• Piyasalar
  • down
    BIST 100
    115748
  • up
    USD
    6.8651
  • up
    EURO
    7.7192
  • up
    GBP
    8.5958
  • up
    Altın
    391.772
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 28.06.2020 - 17:30 Yorum : 0

Mardin Gezi Rehberi / Mardin Gezilecek Yerler

Ülke turizmimizin parlayan yıldızı Mardin gerek coğrafi konumu gerekse Ortaçağ dokusunu üzerinde taşıyan ve çeşitli etnik unsurlarıyla keşfedilmeye, gezilmeye, görülmeye değer kadim şehirlerimiz arasında yer alır. Denizden yaklaşık 1000-1150 metre yükseklikte, batı komşusu Şanlıurfa, kuzey komşusu Diyarbakır ve Batman olan Mardin, Türkiye'nin büyükşehir statüsündeki en kalabalık yirmi altıncı şehridir. 2019 yılı istatistiklerine göre nüfusu: 838.778 kişidir. Bu gezi yazımızda sizlere kadim şehir Mardin’in 12. ve 15. yüzyıllar arasında inşa edilmiş camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserlerini, tarihi ve gezilebilecek tüm yer ve mekanlarını tek tek anlatmaya gayret göstereceğiz. Okuyucularımızın Google’da arttırdığı tabir ile “Mardin’de gezilecek yer ve mekanlar nerelerdir” sorusunun tam olarak cevabını yazımızda bulmuş olacaksınız. Şimdiden keyifli okumalar diliyoruz.

Mardin Gezi Rehberi / Mardin Gezilecek Yerler

Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan ve Dicle Bölümü'nde yer alan Mardin, Suriye ile sınırı bulunan Mardin platosunun güneyindeki tepede kurulmuş kadim bir şehirdir. Mardin’in adının Arapça kaynaklarda “Mâridîn” Süryanice kaynaklarda ise “Marde” olarak geçtiği bilinmektedir. Kelimenin kökeni ile ilgili farklı görüşler bulunsa da en bilinen yaygın görüşe göre “Mardin”; savaşçı bir kavim olan ve Ardeşir tarafından 3. yüzyılda buraya yerleştirilen “Mardeler”den geldiği bilinmektedir. Yine bazı görüşlere göre de "Kaleler" anlamına gelen Merdin'den geldiği söylenmektedir.

Mardin Gezi Rehberi / Mardin'de Gezilecek Yerler

Peki güneşin âşık olduğu, taşların dile gelip konuştuğu, dostların ve arkadaşların arasına ancak sıcak güneşin girebildiği bu mistik, kadim şehre nasıl gidilir? Ne zaman gidilir? Nerelere gidilir?

Gelin şimdi bu soruların cevaplarına bakalım.

Mardin’e Uçakla Nasıl Gidilir?

Mardinli-Uçuşları

Kadim şehir Mardin’e İstanbul ve Sabiha Gökçen havalimanından direkt uçak seferleri düzenlenmektedir. Dilenirse İstanbul aktarmalı olarak da gidebilir veya Diyarbakır aktarmalı şekilde Mardin’e uçakla ulaşım sağlayabilirsiniz.

Mardin Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım

Mardin Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım

Şehir merkezine 20 km uzaklıkta olan Mardin, havalimanından 40 dakika içinde şehrin merkezine ulaşmanız mümkün. Buradan toplu taşıma araçları, taksi veya havalimanı servisleri ile gelebileceğiniz gibi dilersiniz araç kiralama seçeneklerinden de istifade edebilirsiniz. HAVAŞ ile havalimanından şehir merkezine de ulaşım sağlayabilirsiniz. Buradan hareket eden servislerin; Mardin, Cumhuriyet Meydanı, Mardin AVM, Mardin Devlet Hastanesi gibi merkezi yerlere hızlıca ulaşım sağlayabilirsiniz.

Mardin’de Şehir İçi Ulaşım

Mardin’de Şehir İçi Ulaşım

Her büyükşehir gibi Mardin’de de şehir içi ulaşımı sağlayabileceğiniz halk otobüsleri ve minibüsler bulunuyor. M1, M2, M3 olarak isimlendirilen otobüsleri kullanarak Yenişehir ve Eski Mardin arasında seyahat edebilirsiniz. Burada eski Mardin ile ilgili bir hatırlatma yapalım: Eski Mardin’de yerleşim yerleri eski ve sokaklar dar olduğu için otomobil veya herhangi bir araçla gezmenizin mümkün olmadığını söylemiş olalım. Eski Mardin’de ki tarihi yer ve mekanları yürüyerek keşf etmeniz gerekecek.

Mardin’e Ne Zaman Gidilir? / Mardin’e Hangi Aylarda Gitmeli?

Mardin’e Hangi Aylarda Gitmeli

Karasal ve çöl ikliminin etkisini gösterdiği Mardin’in yaz aylarında çok sıcak bir şehir olduğunu belirtelim. Bu yüzden şehre gelen ziyaretçilerin genel de ilkbahar ve sonbahar mevsimlerini tercih ediyor. Sıcaklarda veya çok soğuklarda gezmek istemeyen yerli ve yabancı turistlerin ilk ve sonbahar aylarını çokça tercih etmesinden dolayı hem uçak biletlerinde hem de konaklama yerlerindeki yetersizlikten tatiliniz biraz daha pahalı olabilir.

Peki, toplayacak olursak Mardin’de en güzel aylar sırasıyla: Nisan, Mayıs, Eylül ve Ekim hatta Kasım ayını olarak sıralayabiliriz. Kasım ayında gündüzleri zaman zaman sıcak olsa da gecelerinin soğuk olduğunu da unutmamak gerekir. Diğer taraftan kış mevsiminde ayrı bir güzelliğe bürünen Mardin’in tarihi dokularını karlar altında görmek ve sıcak mekanlarında vakit geçirmek istiyorsanız sizi kim tutabilir ki? Evet, tam anlamıyla bir “Tevazu” şehri olan Mardin’de yüzyıllardır farklı kimlikte insan bir arada yaşamaya devam ediyor. Mardin’i gezmek, görmek, keşfetmek için 5 gün rahat rahat, zaman kısıtlamanız var ise 3-4 gün de size yeter. Elbette bütçenize göre 3 günde de şehri gezebilirsiniz. Zira planlı bir gezi ile 3 gün içinde görülmesi gereken yerleri görmüş olursunuz.

Mardin’de Konaklama

Mardin’de Konaklama

Konaklama tercihinizi eski Mardin’den yana kullanmanızı öneriyoruz. Hem burası tarihi dokuların ve gezinizin başlangıç noktası olması açısından daha isabetli bir karar olacaktır.

Tur Şirketi mi? Araba Kiralamak mı?

Tur Şirketi mi? Araba Kiralamak mı?

Bu soruya cevap vermeden önce yukarıda araba ile gezilemeyecek yerlerin eski Mardin tarafında olduğunu bilvesile söylemiştik. Burada tercih yine sizde. Fakat biz Mardin’in çevresi ve Midyat ilçesinde arabasız gezmenizin mümkün olmadığını sizlere hatırlatalım… Bölgede tur şirketleriyle de anlaşıp şehri gezmeniz mümkün. Ancak “ben araba ile gezmek istiyorum” diyorsanız eski Mardin’de otomobilin bir işe yaramadığını da fark etmiş olmalısınız. Peki ne yapılabilir? Mardin’e gitmeden önce gezmek için iyi bir plan yapmanız gerekir. Bu hem zamandan hem nakitten hem de gezilip görülecek yerlerin sayısını arttırmanız açısından kritik bir hamle olur diye düşünüyoruz.

Mardin Gezi Planı

Mardin Gezi Planı

Nasıl bir plan yapmalı? Aslında basit bir plan yapılabilir. Üç aşamalı bir plan olsun bu. Eski Mardin’den başlanılacak bir gezi planı isabetli olacaktır. Eski Mardin’nin tamamının Kudüs şehri gibi tamamının “sit” alanı olduğunu biliyoruz. Burada çeşitli mezhep ve etnik grupların bir arada 12 bin yıldır iç içe yaşadığını, her kimliğe kucağını açmış açık hava müzesi gibi bir yer olduğunu tekrar söylemiş olalım.  Şehrin özellikle mermer ve taştan yapılı evleri, konakları, cami ve külliyeleri görülmeye değer. Mardin mermerlerindeki işçiliğinin nirvanasını tam olarak bu yapılarda gördüğünüzde sizde de hayranlık uyanacaktır.

O halde biz üç günlük bir plan yapalım.

İlk gün gezi planı (Eski Mardin): Burada yer alan Sakıp Sabancı Kent Müzesi, Mardin Müzesi (müzeleri gezerseniz, Mardin’i daha iyi tanıyarak başlarsınız), Mor Behnam (Kırklar) Kilisesi, Zinciriye Medresesi, Mardin sokakları ve evleri, Eski PTT Binası, Ulu Camii, Latifiye Camii, Mardin Protestan Kilisesi, Mardin Çarşıları’nı ilk gün hal etmiş olursunuz.

İkinci gün gezi planı: Kasımiye Medresesi oradan Deyrulzafaran Manastırı buradan da Dara Antik Kenti’ne geçip bir yerlerde soluklanıp yemek, kahve veya çay ile günün finalini yapabilirsiniz.

(Burayı araç kiralayıp gezmeniz daha iyi olacaktır.)

Üçüncü gün gezi planı: İşte son gününüz ve yolculuk direk Midyat! Buraya gitmek için Elbeğendi Köyü, Beyaz Su’dan Midyat’a doğru yolculuk yapıp Mor Gabriel Manastırı’nı görme imkanına kavuşabilirsiniz.

(Burayı araç kiralayıp gezmeniz daha iyi olacaktır.)

Şimdi gelin Mardin’in tarih kokan sokaklarını turlamaya başlayalım.

Mardin Gezilecek Yer ve Mekanlar

Mardin Gezi Planı

Mardin, Tarihi 1. Cadde

Mardin Tarihi 1. Cadde

Aslında geziye en iyi başlangıç noktası burası… Çünkü girdiğiniz o dar sokakların da eni sonu çıkacağı cadde burası. Caddenin hem aşağı hem de yukarı tarafındaki tüm tarihi yer ve mekanlar en nihayetinde bu caddeye bağlanıyor. Caddenin aşağı kısmında alışveriş, hediyelik eşya, gümüş, sabun ve Mardin’e özgü aklınıza ne geliyorsa hepsini bir arada bulabileceğiniz, yemek yemek ve dinlenebileceğiniz noktalar bu cadde de yer alıyor.

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi

Mardin’in ana caddesinin sonunda yer alan Sakıp Sabancı Müzesi, II. Abdülhamit Han döneminde, süvari kışlası olarak yaptırılmış. Günümüzde burası Sabancı Vakfı’na bağlı özel bir müze olarak hizmet veriyor. Müze de Mardin’i hem yakından tanıma hem de yaşam kültürü hakkında bilgiler elde ediyorsunuz. Müzenin binası iki katlı. Alt katı Dilek Sabancı Sanat Galerisi’ne ayrılmış. Burada başta yöredeki sanatçılar ve çevre illerde ki sanatçılar sergiler açabiliyorlar.

Sakıp Sabancı Kent Müzesi giriş ücreti 2020: 5 TL (müze kartlılara 2 TL)

Hatuniye (Sitti Radviyye) Medresesi

Hatuniye (Sitti Radviyye) Medresesi

Sabancı Müzesi’nin beş dakikalık yürüme mesafesinde biraz daha aşağısında yer alan Hatuniye Medresesi’ne yürürken gözleri pırıl pırıl parlayan ve kendi harçlıklarını çıkarmak için fahri rehberlik yapan çocukların size “kapı tokmakları” hikayesini dinlemenizi tavsiye ediyoruz.

Çocuklar gelen tüm misafirlere gerçekten ilginç bilgiler veriyorlar. Destek olmanızı rica ediyoruz. ????

Evet, Hatuniye Medresesi 12. yüzyıl Artuklu mimarı özelliklerini taşıyan mütevazı camii ve medreselerden biridir. Burayı önemli yapan iki neden var. Birincisi İslam dininin son peygamberi Hz. Muhammed’e (s.a.s.) ait olduğu düşünülen ayak izinin olması… İkincisi Artuklu sultanı ve annesinin türbesinin burada yer almasıdır.

Eski PTT Binası (MAÜ Sosyal Tesisi ve Uygulama Oteli)

Eski PTT Binası (MAÜ Sosyal Tesisi ve Uygulama Oteli)

Hatuniye medresesini gezdikten sonra Mardin’in en ünlü caddesi olarak giriş yaptığımız 1. Caddeye çıktığınız da Eski PTT binasını göreceksiniz. Zaten böyle güzel bir yapının görülmemesi mümkün değil. Hemen dikkatinizi çekecektir. Binanın öyle bir taş işçiliği var ki hayran kalmamak mümkün değil… Bu binayı ilk 1890 yılında Ermeni mimar Lole’ye Mardin’in önde gelen ailelerinden Şahtanalar yaptırmış. Ancak 1950 yılından sonra bina el değiştirince burası PTT binası olarak kullanılmış. Günüzde artık burası Artuklu Üniversitesi’ne bağlı bir otel olarak hizmet görüyor.

Zincireye Medresesi

Zincireye Medresesi

Hala 1. Caddeden çıkamadığımızın farkındasınız değil mi? Madem öyle yorgunluğunuz yoksa Zinciriye Medresesi’ne de uğrayalım. Ah bu arada o tarafa doğru yürürken yolunuzun üstünde unutulmuş el sanatlarını tekrar gün yüzüne çıkardan “Mardin Olgunlaşma Enstitüsü”nü ücretsiz gezip burada halı dokuyan hanımefendilerin el emeği göz nuru halılarını inceleyebilir, nasıl yapıldığı ile ilgili bilgi alabilirsiniz.

Enstitüden çıkar çıkmaz sizi Gazipaşa İlkokulu” karşılayacaktır. Aa ne var ki ilkokul değil mi diyebilirsiniz ama değil işte. Burası normal bir okuldan çok farklı. Mardinli çocuklar tarihi bir kimliği olan bu tarihi binanın içinde eğitim görüyorlar. Okulun yanından geçer geçmez yukarı doğru çıkabileceğiniz taş merdivenlerden tırmanmaya başlayın çünkü bu merdivenler sizi Zinciriye Medresesi’ne götürecektir. Medresenin biraz daha yukarısı meşhur Mardin Kalesi. Ancak kale günümüzde askeri amaçla kullanıldığı için çıkmanıza izin verilmeyecektir.

İki katlı bir yapısı olan içinde küçük dersliklerin, camiyi ve türbeleri olan Zinciriye Medresesi’nin ses sisteminde elektronik hiçbir şey kullanılmıyor, yapının tüm taşları simetri sanatına göre dizayn edilmiş. Kullanılan taşları özel, en önemlisi de medresedeki uzun silindir sayesinde binada hasar olup olmadığı anlaşılıyormuş. Eğer bu silindir dönerse, depremin ya da yapının yıkılacağının habercisi olacakmış. Tabii silindir bu zamana kadar hiç dönmemiş.

Mardin Müzesi

Mardin Müzesi

Hangi şehir olursa olsun o şehrin müzesi önemlidir. Neden? Çünkü içinde öz tarihini barındırır. Elbette müzelerden daha iyi de o şehri bir anlatan olmaz diye düşünüyorum. İşte Mardin müzesi de şehri tanımak ve anlamak için gezilecek yerler arasında listemizde bu sebeple yerini alıyor. Sabancı ve Mardin müzesini gezdiğinizde şehir hakkında tam anlamıyla fikir sahibi olacaksınız.

Mardin müze binası 1895 yılında Süryani Katolik Patrikhanesi olarak inşa edilmiş. Burası Türkiye’nin en önemli müzelerinden birisi. Binanın sadece süslü taşları bile görülmeye değer güzellikte. Ayrıca Mardin müzesinin giriş kısmında hemen sağda dilerseniz kendi adınıza bir sikke de bastırıp hatıra olarak saklayabilirsiniz üstelik ücret ödemeden…

Müze de Dara Antik Kenti ve Mezopotamya’nın mistik topraklarından bulunup getirilen bulgular sergileniyor. Müzenin etnografya bölümünde ise Midyat’ın gümüş işçiliğinin en nadide örnekleri sergileniyor.

Mardin Müzesi giriş ücreti 2020: 7 TL

Mor Behnam (Kırklar) Kilisesi

Mor Behnam (Kırklar) Kilisesi

Müzeyi gezdikten sonra müzenin yakınlarında yer alan Mor Behnam (Kırklar) Kilisesi’ni de gezmek ister misiniz?

Müzenin neden “Mor” kelimesi ile anıldığını bilmeyenler için söylemiş olalım. Mor, patrikten sonra gelen en yetkili din adamı anlamında kullanıldığı için bu isimle anılmıştır. Mardin’de yer alan kilise ve manastırların başında hep “mor” kelimesini göreceksiniz.

Mardin’de çok kilise bulunuyor. Ancak hepsini gezmeniz mümkün değil çünkü çoğu ziyaretçi almıyor. Fakat Kırklar Kilisesi ziyaretçi kabul ediyor.

Bu kilisenin 569 yılında Süryani azizlerinden Mor Behnam ve kız kardeşi Saro adına yaptırılmış. Kilisenin içini ancak saat 13:00’den sonra görebilirsiniz. Zira burada aktif olarak ibadet yapılıyor. Kilisede fotoğraf ve video çekmek maalesef yasak. İlla da fotoğraf çekmek istiyorum diyorsanız bahçesi bunun için oldukça uygun.

Mardin Protestan Kilisesi

Mardin Protestan Kilisesi

Mardin Protestan Kilisesi Kırklar Kilisesi’ne 5 dakikalık yürüme mesafesinde. Kilise küçük olsa bile oldukça bakımlı bir kilise… Burayı diğer ibadethanelerden ayıran en büyük özellik “protestan” olduğu için değil, Hz. İsa’nın İncil’deki öğretilerine uyan bir topluluk genel de burada ibadetlerini yapıyorlar. Kilise’de namaz saatine denk gelirseniz, içeriye ezan sesinin girdiğini söylemiş olalım.

Latifiye Camii (Abdullatif)

Latifiye Camii (Abdullatif)

Az önce kilisenin içinde duyulan ezan sesi hemen yakınındaki Latifiye Cami’nden geliyor. Camii Artuklu döneminde Abdullatif tarafından yaptırılmış olan Latifiye Camii… 300 yıllık minaresi 700 yıllık camisi ile karşınızda duran Latifiye caminin mimarisine aşık olacaksınız. Cami’nin avlusunda çay ve acı kahve içebilirsiniz.

Ulu Camii

Latifiye Camii (Abdullatif)

İşte geldik Mardin’i Mardin yapan Ulu Camii’ne… Mardin’in sokaklarında tarih gözlerinizin önünde film şeridi gibi geçerken karşınızda tüm heybeti ve estetiği ile Ulu Camii’ni göreceksiniz. Anadolu’nun en eski camilerinden olan Mardin Ulu Camii çarşı bölgesindeki tarihi yapılar arasında yer alıyor. Ulu Camii tarihi hakkında kesin bilgiler olmasa da buranın 12. yüzyılda inşa edildiği söyleniyor. Normalde iki minaresi olan caminin günümüze kadar tek minaresi kalmış. Bu arada caminin içerisinde Hz. Muhammed’in (s.a.s.) Sakal-ı Şerif’ini görebilir dilerseniz ibadet de edebilirsiniz.

Mardin Sokakları

eski-mardin-sokaklarindan-mardin

Eski Mardin sokakları eski şiirler gibi… Sanki her sokakta ayrı bir şiir dinliyormuş gibi geziyorsunuz. Yer yer dar sokaklar, yokuşlu sokaklar, merdivenli sokaklar vs… Her sokakta sanki bir tarihin içinde geziyormuş gibi garip bir his yaşıyorsanız. Nasıl oluyor bilmiyoruz ama biz öyle hissettik.

Bu arada bu dar sokakların bir de vefakar çöp taşıyan eşekleri var ki sormayın gitsin… Bu eşeklerin hepsi belediyeye bağlı kadrolu çalışıyorlar. Mardin bu eşeklere gerçekten çok şey borçlu… Hiç itiraz etmeden yüklerini yüklüyorsunuz o götüreceği yere kendisi öylesine alışmış ki tıpış tıpış götürüveriyor…

Mardin Abbaraları

Mardin Abbaraları

Abbara ne ola ki? Dediğinizi duyar gibi olduk. Abbara; örgü tekniğiyle yapılan altı geçit üstü ev olan mimari yapılar olarak karşımıza çıkıyor. Bazı sokakları bu şekilde birleştirilmiş.

Şimdi Mardin’in taş evlerine bir bakalım.

Mardin Evleri

Mardin Evleri

Bölge komple sit alanı ilan edilmiş. Tüm evler güney tarafına bakar vaziyette yani hepsi Mezopotamya’ya bakıyor. Tabii şehir 2000’li yıllarda büyüyünce aşağı tarafa yeni evler yapılmış. E ne var taş ülkemizin her yerinde yapılıyor diyebilirsiniz belki ama bu taş evlerin öyle işlemeleri, motifleri var ki görmeden gelmeyin diyoruz.

Özellikle Latifiye ve Ulu Camii arasında bulunan “04 Mut Sokak” da işte sözünü ettiğimiz evleri görebilir fotoğraf çekebilirsiniz.

Öylesine naif bir hali var ki kentin, kapı tokmaklarında bile yarı bir işçilik ve ayrı bir ses ahengi ve zarafet gizli. Tokmaklar iki ses çıkartıyor. Ya kalın ya da ince. Gelen misafir kadın ise ince ses çıkartan tokmağı, erkek ise kalın sesli tokmağı tıklıyor. Ev sahibi de kimin geldiğini buna göre anlayabiliyor… Nasıl? Harika değil mi?

Mardin Çarşıları

Mardin Çarşıları

Tarihi Mardin sokaklarının çarşıları da tarihi. Mardin esnafının çoğu bu 16. yüzyıldan kalma çarşılarda ticaret yapıyorlar. Ulu Cami’nin kuzeyinde yer alan Tarihi Kayseriye (Bedesten) Çarşısı‘na uğrayıp hediyelik eşyalar alabilirsiniz.

Tonozlu derin dükkanları olan Revaklı (Tellallar) Çarşı’nda ise bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Tarihi dükkanların duvarlarına yapıştırılmış şiirler, ortamı daha da güzelleştirmiş. Bu iki çarşı dışında kuyumcuların, bakırcıların, kasapların ve kunduracıların olduğu çarşılar var.

Kasımiye Medresesi

Kasımiye Medresesi

Evet artık aracınızı kiralama vaktimiz geldi. İkinci günde Mardin’i terk ediyoruz. Yolculuğumuzun rotası Kasımiye Medresesi istikameti olarak işaretliyoruz.

Akkoyunlu Hükümdarı Kasım Bey tarafından yaptırılan medrese, Mardin’deki taş işçiliğinin en güzel örneğini görebileceğiniz yerlerden birisi. Yapıldığı dönemin en büyük eğitim merkezleri arasında yer alan medrese de dini derslerin yanında; matematik, astronomi, tıp, kimya gibi eğitimler de verilmiş.

Dönemin en büyük mühendisi olarak bilinen El Cezeri’nin yaptığı üç boyutlu insan yüzünü andıran bu geometrik çizimi görmeniz gerektiğini düşünüyoruz. Burada gün batımı ve gün doğumunu görme şansı yakalayıp manzaranın tadını çıkartabilirsiniz.

Deyrulzafaran Manastırı

Deyrulzafaran Manastırı

3 katlı olan bu manastır, 5. yüzyıldan beri yapılan farklı eklentilerle 18. yüzyılda bugünkü halini almış. Bu eklentilerden bazıları ise şöyle:

Meryem Ana Kilisesi: Manastırın ilk eklenen kilisesi olarak kabul biliniyor. Ayrıca vaftiz işlemi burada yapılıyor. Meraklıları için burada incelemeniz için bir de tarihi matbaa makinası bulunuyor.

Mor Hananyo Kilisesi (ana kilise): Kubbeli Kilise olarak da anılan kilisede haftanın 3 günü ayin, 7 kez de ibadet yapılıyor.

Azizler Evi: Azizler Evi, kurulduğunda tıp merkezi olarak kullanılmış. 13. Yüzyıla gelindiğinde ise mezar odası olarak kullanılmaya başlanmış. Bu oda içinde ilk baştaki 3 adet mezar patriklere, diğer 4 mezar da metropolitlere aitmiş.

Güneş Tapınağı: Manastırın en havalı ve en önemli noktası burası desek realist bir tespitte bulunmuş oluruz herhalde.  Çünkü Süryani vatandaşlarımız Hristiyanlığa geçmeden önce bu tapınakta ibadetlerini eda ediyorlarmış. Yaklaşık ağırlığı 2 ton olan büyük taşlarla yapılan tapınak yerin altında bulunuyor.

Dara Antik Kenti

Dara Antik Kenti

Urfa’nın Ggöbeklitepesi, İzmir’in Efes’i ne anlama geliyorsa, Dara Antik Kenti’de Mardin için o anlama gelir. Bölgenin henüz daha %5’lik kısmında arkeolojik kazılar yapılmış. Bölge için o kadar önemli bir yer ki burası gidince siz de bunu anlayacaksınız. Mardin’in 30 km güneydoğusunda yer alıyor ve mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Burada ziyaret edilebilecek yerlere bakacak olursak;

Nekropol (mezar alanı): Nekropol ilk ziyaret edeceğiniz yerlerin başında geliyor. Zaten size bir rehber de ücretsiz gelip eşlik ediyor. 2008 yılında buralar toprak altındayken şimdi buradan 5. yüzyıla ait Roma mezarlarını görebilirsiniz.

Su sarnıcı: Nekropolden 10 dakika yürüyünce bu sarnıca ulaşıyorsunuz. Köy içinde bir antik kent görmedim demeyin burada göreceksiniz. Antik kalıntıların hepsi köy evlerinin altında. Buradaki Su sarnıcı tesadüfen bulunmuş. İstanbul’daki Yerebatan Sarnıcı gibi bir sarnıca benzeyen Su sarnıcına inerken heyecanlanmamanız mümkün değil.. Burasının 2 bin yıllık bir geçmişi olduğu söyleniyor.

Beyazsu

Beyazsu

Kış aylarında birçok esnaf kapalı olsa da eğer bahar ayında buralara yolunuz düşerse dara antik kentinden 45 dakika uzaklıktaki Beyazsu’ya mutlaka uğrayın deriz. Beyazsu, etrafı yeşilliklerle dolu uzun bir ırmak üzerine birçok balık restoranı kurulmuş harika bir yer.

Elbeğendi (Kafro) Köyü

Elbeğendi (Kafro) Köyü

Sadece 14 Süryani ailenin yaşadığı Kafro Köyü’ne sadece pizzalarını tatmak için bile gidebilirsiniz.

Midyat’da Nereler Gezilir?

Midyat küçük Eski Mardin gibi… Burada nerelere gider hemen sizler için mini bir liste yapalım.

Öncelikle burada 10’dan fazla ibadete açık manastır ve kilise bulunuyor. Bu yapıları görmek istersiniz diye düşünüyoruz. İyi de Midyat’a gelirsek ne yapacağız diye düşünüyorsanız ona da bir açıklık getirelim değil mi?

Midyat için plan şöyle olabilir.

  • Sırf manzara görmek için Mardin Midyat Konukevi’ne uğrayın.
  • Süryani vatandaşlar ile sohbet edebilir şarap yapımı hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.
  • El emeği göz nuru tellerden yapılan o takılardan hediyeler alıp sevdiklerinizi mutlu edebilir, dilerseniz Telkari Gümüşçüler Çarşısı’na uğrayabilirsiniz.

Mardin’de Ne Yenir?

Mardin yöresel yemek

Mardin mutfağının Antep mutfağı ile kıyas etmek yanlış olur ancak çoğu lezzetleri benziyor. Buranın da Gaziantep gibi yemek kültürü olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle et yemeklerini tatmalısınız.

Peki neyi tasviye edelim ya da nereden başlayalım bilmiyorum ama bir başlık daha açıp tek tek sıralayalım sizlere o güzel lezzetleri…

Mardin’in Yöresel Yemek ve Tatlıları

Mardin’in Yöresel Yemek ve Tatlıları

Kaburga dolması: Koyunun kaburga kemiğinden yapılıyor. Mutlaka tadın…

Kibbe/İrok: Mardin usulü içli köfte.

İgbebet: Haşlanmış içli köfte (kızartılmadığı için daha hafif oluyor).

Kihtel: Kibbe malzemesi ile yapılıyor. Farklı olarak yassı bir şekil verilip haşlanıyor.

Alluciye: Bu bir erik yemeği. Erik, et ile beraber pişirilip pilav ile servis ediliyor.

Lebeniye çorbası: Süzme yoğurt ile yapılıyor. Soğuk içilirse tadı çok daha güzel oluyor.

Harire: Pekmez, şeker, un, tarçın ile yapılıp üzeri ceviz ile süslenen bir tatlı.

Mırra: Kulpsuz küçük bardaklarda içilen acı kahve. Birkaç kez demlenerek hazırlanıyor.

Bu tatlar haricinde; etli ekmek, çorten, fikriye, dobo, kinneberli pilavı, sembusek, cevizli börek, kebap çeşitleri gibi lezzetler de bulunuyor.

Mardin’de Ne, Nereden Alınır?

Mardin hediyelik eşya

Şehri gezince alabileceğiniz çok eşya olduğunu söyleyelim ancak yine de biz en çok satınalınan hediyelik eşyalardan birkaç örnek verelim.

Mardin’de esnafın gelen misafirlere ikram ettiği hayalet şekerden almanızı tavsiye edebiliriz. Yine size kahvecilerden kahve, renkli sabunlar, bakır mutfak eşyaları, ilmik ilmik işlenmiş gümüş takılar, Süryani çöreği gibi birçok şeyi almanızı tavsiye ediyoruz.

Mardin’den gelirken bavulunuzda:

  • Mardin Sabunu
  • Süryani çöreği
  • Zafaran (Süryani) çayı
  • Kahve
  • Hayalet şeker
  • İşlemeli bakır ürünler

Hediye olarak götürebileceğiniz eşyalar arasında yer alabilir diye düşünüyoruz.

Mardin’de Yapılan Önemli Festivaller

Kiraz Festivali (Haziran)

Sine Mardin

Uluslararası Film Festivali (Kasım)

Uçurtma Festivali (Nisan)

Mardin’de Önemli Telefonlar

Şehir Kodu: 482

Mardin Havalimanı: (0482) 313 34 00

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber