• Piyasalar
  • down
    BIST 100
    1112
  • up
    USD
    8.3508
  • up
    EURO
    9.7324
  • up
    GBP
    10.8361
  • up
    Altın
    504.262
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 15.09.2020 - 12:31 Yorum : 0

Tenet (2020)

Christopher Nolan’ın senaryosunu ve yönetmenliğini yaptığı Tenet filminin başrollerinde John David Washington, Robert Pattinson, Elizabeth Debicki ve Kenneth Branagh gibi ünlü oyuncular yer alıyor. Sinema tarihinde ilk defa Amerika ve Birleşik Krallık ortaklığıyla çekilen Tenet filmi küresel bir tehditle başa çıkmaya çalışan bir casusluk filmi olarak karşımıza çıkıyor. Nalon'a göre nükleer bir facia, insanlığın başına gelen en büyük felaketlerden biri olmayabilir. Tenet bundan daha kötü bir olasılığı ele alıp beyazperdeye aktarmaya çalışıyor. Aslında bir tür bilim kurgu, aksiyon ve casusluk filmi olan Tenet gösterime girdiği 26 Ağustos 2020'de dünya genelinde 70 farklı ülkede hafta sonu seanslarında 53 milyon dolar hasılat elde ederek bizim de dikkatimizi çekti. Özellikle COVID-19 pandemisinde suskun olan sinema sektöründe büyük bir başarıya imza atmasının altındaki gerçekleri merak edip sizler için de mini bir tanıtımını yaptık. Şimdi gelin hep birlikte Tenet filmine bir göz atalım. Keyifli seyirler diliyoruz şimdiden...

Tenet (2020)

Beyazperdeye aktarılmış her filmin kendine özgü bir niteliği ve bir de konusu var. Bir film, günümüz şartlarında kalabalıkları sinemalara geri çekmek istiyorsa illa da yüksek bir konsepte ve daha yüksek bir bütçe ile çekilmesi gerekmiyor. Bunun en güzel örneğini; "12 Öfkeli Adam" ve "Zatoichi" filminde kısa da olsa ele almıştık... Sanıyoruz günümüz sinemaseverleri eski kuşak sinemaseverlerden zaman geçtikçe içerik ve görsellik bakımında ki zevkler noktasında ciddi bir farklılık göstermeye başladı. Özellikle yeni kuşağın bir sinema filmden beklentisi: “beyinleri yakan bir senaryo”ya sahip olmasıdır. 

Tenet 2020

Tenet filmi hem bir casusluk, hem bir bilim kurgu dalında hem yeni kuşağın, hem de eski kuşak sinema severlerin beklentilerini karşılayabilecek çapta. Christopher Nolan'ın her şeyiyle ilgilendiği Tenet filminde John David Washington’u, zaman içinde geriye doğru hareket eden gizemli silahları öğrenen ve ardından Kenneth Branagh'ın canlandırdığı sadist Ukraynalı silah tüccarı olan sorumlu adamı bulma görevine atılan bir gizli ajan rolünde görüyoruz. Tenet bize biraz "Back to the Future 2 (Geleceğe Dönüş 2)" ve "Edge of Tomorrow'u (Yarının Sınırında)" filmlerinin son perdesine sıkıştıran bir Bond filmi olarak geldi.

Özellikle sinemalarda son altı ayın ardından hiç yeni filmin oynamaması pandemi dönemi sonrası hemen gösterime girmesi ve iki buçuk saatlik gösterimle sinemayı özlemiş sinemaseverlerin ilgisini hemencik çekerek ilk hafta sonunda gişe rekorları kırmasını biz kesinlikle yadırgamıyoruz. 
Bu filmde: egzotik yerleri, şık kostümleri, şok eden çatışmaları ve patlamalarla dolu sahneleri izleyeceğinizin garantisini verebiliriz.

Gelelim film hakkında söylenecek sözümüzün ilkine. Aslında film hakkında söylenecek ilk söz hiç kuşkusuz yönetmen Nolan’un vizyonu hakkında olmalı diye düşünüyoruz. Nolan’ın Tenet’inde görsel, işitsel ve “zamansal” tutku ve kurguların yeni ve çılgın bir çağın ayak seslerinin geldiğini rahatlıkla sizlerde farkedeceksiniz.

Tenet 2020

Nalon'nun; Akıl Defteri "Memento" filminde belleklerimizde kazınan geriye doğru anlatımı, Başlangıç "Inception" filminde katmanlar arasında gezinen karakterleri ve Dunkirk savaş filminde ki üç farklı yapıtında ki "zaman takıntısı"nı Tenet filminin tamamında net bir şekilde görebilirsiniz. Tenet işte tam olarak bu zaman takıntısının ayyuka çıktığı bir film. Filmin ismi dahi palindromik olan "Tenet"i sağdan ve soldan okuduğunuzda aynı olduğunu, filmdeki karakterlerin zamanla olan ilişkisine filmin başlangıcından, sonuna kadar izleyiciye yansıtıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Gelecekte yaşanan bir olayın geçmişi de etkileyen tehditler barındırdığına yönelik birçok film seyrettik seyretmesine fakat Tenet'te zamanı her iki yönde yaşayabilen karakterlerin aniden tersine evrilebilen bir akış ile seyircinin karşına çıkması ilk bakışta kafa karıştırıcı gibi görünüyor olsa da kim bilir belki de bu filmi diğer versiyonlarından ayıran en ilgi çekici tarafı da bu diyebiliriz. Özellikle film içinde geçen bir replikte: “Onu (zamanı) anlamaya çalışmayın, onu (zamanı) hissedin.” diyen Nolan'ın mesajı aslında açık ve net değil mi?  

Tenet 2020

Filmde olası bir III. Dünya Savaşı’ndan veya dünyanın herhangi bir sebeple yok oluşundan insanlığı kurtaracağı iddia edilen kahramanını filmde baskın bir şekilde hissettiren Nolan’ın ana karakterinin Bond filmlerindeki gibi şık giyimli bir ajan olması, onun bond filmi çekmek istemesine bağlayabiliriz. Zaten filmde bu bu atmosferi rahatlıkla hissedeceksiniz. Diğer taraftan, ana karakterin bir sahnede, maskeyle dolaşmak zorunda olması günümüz covid-19 pandemi döneminde maske ile dolaşması, açılış sahnesinde ki opera binasında, tüm izleyicilerin gösteriyi ölümcül bir şekilde seyretmesi sinemaseverlerin dikkatinden kaçmayacaktır eminiz...

Tenet 2020

Biz filmin zamanla klasikleşecek bir bilim kurgu ve aksiyon sineması örneği olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü bu filmi 150 dakika boyunca seyrederken zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Filmin akışkanlığı, temposu, sesi gerçekten çok harikaydı. Görsel açıdan da filmin üzerinde çok dikkatli durulduğunu görüyoruz. Normal bir aksiyon veya bilim kurgu filminde, sadece bir kaç sahne görebildiğimiz aksiyon sahnelerini Tenet'e düzinelerce göreceksiniz. 

Tenet 2020

Yönetmen Nolan’ın filminde dikkatimizi çeken bir diğer konu ise fütüristik göndermeleri... Aslında zaman olgusunu işlerken hep geleceği yorumlamayan Nalon'un, bu senaryoda kredi kartları ve tüketim toplumuna “hangimiz geleceğe ait değiliz...” gibi göndermelerinin düşünülmesi gerekir. Yine filmin bir seyahat sahnesinde esprisi olarak Mars adının geçmesi ve gelecekten gelen tehditlerle geçmişi suçlanması ve buna yönelik gelecek neslin, geçmiş nesilden sırf dünyayı yaşanmaz hale getirdiği için intikam almaya çalışmasını da farklı bir yazıda ele alıp değerlendirilmesini gerektiğini düşünüyoruz...

Evet, son olarak, Nolan’ın yeni filminde; ihtişamdan, nefes kesici aksiyon sahnelerinden, fütüristik göndermelerinden, zaman ve mekan kavramlarından heyecan duyacağınızı rahatlıkla söyleyebiliriz. Seyrettiğiniz de memnun kalacağınızdan da şüphe duymuyoruz. 

Kalın sağlıcakla...

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber