• Piyasalar
  • down
    BIST 100
    1112
  • up
    USD
    8.3508
  • up
    EURO
    9.7324
  • up
    GBP
    10.8367
  • up
    Altın
    504.262
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 15.09.2020 - 17:27 Yorum : 0

The İrishman (2019)

Muhtemelen Robert de Niro ve Al Pacino'yu son kez birlikte gördüğümüz muhteşem Scorsese filmi "The İrishman" geçen yıldan beri izleyenleri; filmin kurgusuna, hikayesine ve usta oyuncuların performansına hayran bırakmaya devam ediyor... Üç buçuk saat süren The Irishman filmi, hiç kötü filmine şahit olmadığımız Martin Scorsese'nin bizce başyapıt eserlerinden biri. Bu makalemizde Scorsese’nin biyografik suç filminin mini de olsa kritiğini filmi henüz seyretmemiş okuyucularımız için TGRT Haber TV Dijital Varlıklar olarak sizlerle paylaşmak istiyoruz... İşte The İrishman'ı seyretmenizi sağlayacak ayrıntılar...

The İrishman (2019)

Charles Brandt'ın "I Heard You Paint Houses" adlı eserinden, Steven Zaillian'ın senaryosunu yazdığı ve Martin Scorsese'nin gerçekleştirdiği Amerikan yapımı biyografik suç filmi "The Irishman"ı henüz izlemediyseniz ilk fırsatta seyretmenizi tavsiye ediyoruz... 

Peki bu filmi neden seyretmelisiniz?
Bunun cevabı net aslında. Film, yaşanmış bir hikayeden yola çıkılarak adeta tüm insanlığın hikayesini kuşatacak şekilde Martin Scorsese tarafından beyazperdeye aktarılmış...  

The Irisman (2019)

Filmin oyuncu kadrosunda kimler yok ki? Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci, Anna Paquin, Bobby Cannavale, Harvey Keitel ve Ray Romano gibi oyuncular aldıkları her kuruşun hakkını fazlasıyla vermişler.

"Filmin senaryosu ve oyunculuğu süper ama bir Masterpiece değil" diyenleri de anlarız. Evet bu film belki de bu oyuncu kadrosuyla yirmi yıl önce çekilmeliydi. Ancak filmde oyuncular teknolojinin nimeletlerinden faydalanılarak gençlendirilmiş. Bu sinemaseverleri kesmemiş olabilir. Çünkü onların zihinlerinde oyuncular yaşlı. Biz filmdeki karakterlerin yaşına veya görüntülerine takılmıyoruz. Size de filmi olduğu gibi izlemenizi tavsiye ediyoruz.  

Peki film ne anlatıyor?
Film, çok şeyi büyük bir ustalıkla seyirciyi sıkmadan, usandırmadan tane tane anlatıyor. Martin Scorsese bu filmi çekmek için 140 milyon dolar para harcamış. Peki bu paraya bu film değmiş mi? Bizce evet! Fazlasıyla değmiş. Öylesine değmiş ki siz de bu filmi seyretmeyi düşünüyorsanız mümkünse takım elbisenizi giyerek bu filmi izlemelisiniz... 

The İrishman

Film, II. Dünya Savaşı'nın sonrasında Amerika'daki organize suç dünyası, gazi, dolandırıcı ve 20. yüzyılın en azılı isimlerinin yanında çalışmış bir mafya tetikçisi olan Frank Sheeran'ın gözünden beyazperdeye aktarılıyor. En az 50 yıllık bir süreci ustalıkla anlatan film, Amerikan tarihindeki çözülememiş en büyük gizemlerden biri olan efsanevi sendika başkanı Jimmy Hoffa'nın ortadan kaybolma hikâyesini ele alıyor. The Irishman, sinemaseverleri organize suç dünyasının içine çekerek, bu dünyanın nasıl bir yer olduğunu, neler yapıldığını, nasıl işlediğini, rekabetleri ve ana akım politikayla nasıl kirli bağlantılara sahip olduklarını gözler önüne seriyor. Bu arada akışta kaybolan Hoffa'yı onun en yakınındaki tetikçilerden biri olan Frank Sheeran üzerinden anlatıyor.


Peki Frank Sheeran kim?
Sheeran bu kirli dünyanın içinde şimdiye kadar gelmiş en iyi görev adamlarından biri. Sheeran, bu kirli dünyanın kirini kirle profosyonel bir şekilde örten en acımasız tetikçilerin Kral Lui'si... Scorsese filmde işini muhteşem bir şekilde yapan bu tetikçinin aldığı görevi harfiyen yerine getirmesindeki esas sebeplere inerek onun askerlik anılarına kadar inerek kahramanın ruh halinin şekillenmesindeki esas gerçeklikleri de gözler önüne seriyor. İşte bu yetenekleri sayesinde Frank hem aldığı görevlerdeki başarısı hem de bağlantıları sayesinde nihayet kamyoncular sendikasının başındaki en güçlü isimlerinden biri olan Jimmy Hoffa'nın has adamı oluyor. Bu noktadan sonra Frank Sheeran'nın gözünden Jimmy Hoffa'nın hikayesini seyretmiş oluyoruz.

The Irisman (2019)

Filmin teknik açıdan da muhteşem. Harcanan paralar işin ehline harcanmış diyoruz. Yani hiç bir filmde biz bu kadar farklı mekanda geçen bir film izlememiştik. Filmin görüntü yönetmenine de buradan saygılarımızı sunuyoruz. Yönetmen Scorsese, mafya filmlerini seviyor. Hatta başka sinemacıları onurlandırmak için Baba filminin temasını andıran müzikleri de hiç çekinmeden kullanabiliyor. 

The Irisman (2019)

Evet, son olarak filmdeki oyuncuların yaşlı olmasına rağmen genç görünebilmelerini nasıl sağlandığını merak edenleriniz de olabilir. Açıkcası bunu biz de bilmiyoruz teknik olarak. Sadece yakın çekimlerde bu tekniğin biraz sırıttığını söyleyebiliriz. Fakat yaşlı da olsalar biz oyunculukların işini hakkıyla yaptığına inanıyoruz. Kameralar daha çok Robert de Niro'ya odaklanmış olsa da Al Pacino'nun oyunculuğunu da görmek gerekir. Biz her iki oyuncundan rolünü daha iyi oynamış kişi olarak Joe Pesci'yi aday gösteriyoruz. Özellikle filmin final sahnelerinde Pesci'nin performansına bakıp onu alkışlamamak ayıp olur... 

Bir sonraki film eleştiri yazısında görüşmek üzere... 
Kalın sağlıcakla. 

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber