2022-08-03 15:50:00 | Son Güncelleme : 2022-08-03 16:00:14

AEDES SİVRİSİNEK ISIRIĞI NASIL GEÇER? Zika virüsü taşıyan Aedes sivrisineği nasıl görünüyor? Zika virüsü tedavi yöntemleri neler?

Aedes sivrisineği, yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte yeniden gündemin en çok konuşulan konularından biri oldu. 2 yıldır gündemden düşmeyen ve Zika Virüsü taşıyor olması nedeniyle tehlike arz eden Aedes sivrisineği, İstanbul’da gözle görülür bir artış gösterdi. Isırdığı kişilerde kaşıntı sonrası yaralar oluşturan Aedes sivrisineği için şikâyetlerde bulunan vatandaşlar, “Aedes sivrisineği nasıl görünüyor, ısırığı nasıl geçer?”, “Zika virüsü nedir, nasıl bulaşır?”, “Aedes sivrisineği nasıl ilaçlanır?” sorularına cevap arıyor.

Beyaz işaretlere ve çizgili bacaklara sahip küçük siyah bir sivrisinek olan Aedes aegypti, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne göre, dünyanın belirli kısımlarında Zika virüsü, dang humması, chikungunya virüsü ve sarıhumma gibi virüslerin bulaşmasına neden olan bir sinek türüdür.
fotoğrafı büyüt
Fotoğrafı Paylaş
Beyaz işaretlere ve çizgili bacaklara sahip küçük siyah bir sivrisinek olan Aedes aegypti, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne göre, dünyanın belirli kısımlarında Zika virüsü, dang humması, chikungunya virüsü ve sarıhumma gibi virüslerin bulaşmasına neden olan bir sinek türüdür.

İstanbul’da artış gösteren ve gelen şikâyetler üzerine yeniden gündeme Aedes türü sivrisinek, özellikle bulaştırdığı Zika virüsü ile insan sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Aedes sivrisineği ile mücadelede ilaçlamanın etkisinin de tartışıldığı bugünlerde Aedes sivrisineği ısırığının nasıl geçtiği ve Zika virüsünün belirtileri üzerine yoğun araştırmalar yapılmaya başladı. Peki Aedes sivrisineği görüntüsü nasıl, ilaçlama yöntemleri neler? Aedes sivrisinek ısırığı nasıl geçer? Zika virüsü nedir, nasıl bulaşır, belirtileri nelerdir? Detaylar haberimizde…

İSTANBUL’DA AEDES SİVRİSİNEĞİ ALARMI

Son günlerde sivrisineklerde gözlemlenen artış Aedes sivrisineğinin de dikkat çekmesine neden oldu. Çok sayıda mahalleyi etkisi altına alan sivrisine problemi, özellikle Avcılar Yeşilkent Mahallesi sakinlerini oldukça etkiliyor. Yakınlarında bulunan dere nedeniyle artış gösteren sivrisineklerin ısırdığı alanların kaşınma sonrası yara yaptığını belirten mahalle sakinleri, problemin çözüme ulaşması için yetkililere seslendi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Tıbbi Viroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kenan Midilli, artış göstere sineklerin ‘Aedes’ ve ‘Culex’ türünden olduğunu ifade etti. Dr. Midilli, Aedes türü sivrisineklerin, sadece ilaçlama yöntemi ile de ortadan kaldırılamayacağını belirtti.

Sivrisinek artışlarında iklim değişikliğinin etkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kenan Midilli, “Sivrisinekler çok fazla hastalığa vektörlük yapıyorlar, bunları taşıyorlar ve sokarken de insanlara bu hastalıkları bulaştırıyorlar. İstanbul için önemli olan iki cins var. Biri daha önce de burada var olan Culex cinsi. Culex cinsi ile özellikle Batı Nil Ateşi bulaşabiliyor. Daha önce Türkiye'de vakalar oldu ancak 2020 yılından beri Türkiye'de vaka yok. Kuşlardan kan emen Culex cinsi sivrisinekler insanlara da bulaştırabiliyorlar ama insanlar tekrar hastalığın yayılmasında rol oynamıyorlar. Batı Nil Ateşi'nin büyük bir çoğunluğu basit bir gribal enfeksiyon bulgularla kendi kendine iyileşen hastalık tablosu geliştiriyorlar” şeklinde konuştu.

AEDES SİVRİSİNEĞİ İLAÇLAMA YÖNTEMLERİ NELER?

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Tıbbi Viroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kenan Midilli, Aedes cinsi sivrisineklerin, ilaçlama yöntemi ile ortadan kaldırılamayacağını ifade ederek, özellikle daha önceleri Afrika ve Asya’da yaygın olan bu sineklerin, Zika virüsü bulaştırdığını belirtti. Dünya üzerinde araba lastiklerinin dolaşımının artmasıyla bu sineklerin yayıldığını vurgulayan Middilli, “Önce 1960 yıllarında İtalya'da girdi. Bize 2010 yılında batı sınırından giriş oldu. Şu an neredeyse tüm kıyılarımıza yayılmış durumda. İlaçlama yöntemi tercih edilen yöntemlerden bir tanesi ama uzun vadeli başarılı olan bir yöntem değil. Çok çeşitli yöntemlerin bir arada kullanılması gerekiyor. Sivrisinekler, yumurtalarını su birikintilerine bırakıyorlar. Su birikintilerinin yok edilmesi lazım. Araba lastiklerinin içindeki sular, saksı diplerinin içinde kalan sular gibi alanları bile çoğalmak için kullanabiliyorlar. Etraftaki su birikintilerini kurutmak lazım. Bataklıkların kurutulması lazım, biyolojik yöntemler var, sivrisinek larvalarını yiyen balıklar var ama ilaçlama yöntemi çok geçerli bir yöntem değil çünkü çok agresif bir yöntem. İzlenmesi ve gerekli olan asıl kaynakların kurutulması gerekiyor" şeklinde konuştu.

AEDES SİVİRSİNEĞİ NASIL GÖRÜNÜYOR?

Beyaz işaretlere ve çizgili bacaklara sahip küçük siyah bir sivrisinek olan Aedes aegypti, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne göre, dünyanın belirli kısımlarında Zika virüsü, dang humması, chikungunya virüsü ve sarıhumma gibi virüslerin bulaşmasına neden olan bir sinek türüdür. Çizgili bacakları ve üzerindeki beyaz işaretler, diğer sivrisinek türlerinden ayırt edilmesini sağlamaktadır.

AEDES SİVRİSİNEĞİ ISIRIĞI NASIL BELLİ OLUR?

Isırdıkları yerin aşırı kaşınması sonucu kanama ve yaralanma gibi sonuçlar ile kendini belli eden Aedes sivrisineği ısırığının en sık görülen belirtileri, aniden başlayan ateş, eklem ağrıları, döküntü, gözlerde görülen kızarıklıktır. Özellikle el ve ayaklardaki küçük eklemlerde şişmeler meydana getirebilir. Kas ağrısı, baş ağrısı, gözlerin arkasında meydana gelen ağrı ve kusma da diğer belirtiler arasında sayılabilir.

ZİKA VİRÜSÜ NEDİR?

Aedes sinek türünün çoğalmasıyla birlikte gündeme gelen zika virüsü, insanlık için yeni bir tehlikenin habercisi niteliğinde. The New York Times’ın yapmış olduğu habere göre ilk olarak 1947 yılında Uganda’da Zika Ormanları’nda ortaya çıkan bu virüs, Afrika ve Asya’da da görülmüştür. Batı yarımkürede Mayıs ayında yayılmış ve Brezilya’da patlamıştır.

Yeni doğan bebeklerde görülen Mikrosefali (küçük kafa) olarak da bilinen hastalık, Aedes sivrisineğinin hamile kadınlara zika virüsü bulaştırmasıyla yayılmakta. Mikrosefali ile doğan bebeklerin kafaları, normalden 31.5-32 santimetre daha küçük oluyor. Bebeklerin ömrünü kısaltan bu virüs, beyin fonksiyonlarının da bozulmasına neden oluyor. Beynin yetersiz gelişmesine neden olan Zika virüsü, salgın kaynaklı ölüm oranlarını arttırma riski taşıyor.

ZİKA VİRÜSÜ BELİRTİLERİ NELER?

Zika virüsü, Sağlık Bakanlığı’nın yapmış olduğu açıklamaya göre baş ağrısı, ateş, kusma, döküntü, gözlerde kızarma ve kas-eklem ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC), Zika virüsüne dair yapmış olduğu açıklamalarda, virüsün bulaştığı kişilerde görülen semptomların bir hafta içerisinde ortaya çıktığını vurgulamıştır. Kanda birkaç gün durabilen bu virüs, bazı kişilerde daha uzun kalmaktadır.

ZİKA VİRÜSÜ TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Zika virüsünün neden olduğu rahatsızlıklar için özgün bir tedavi ya da önleyici bir aşı henüz geliştirilmedi. BBC muhabiri James Cook’un yapmış olduğu habere göre, Zika virüsü üzerine araştırma yapan ABD'li bilim insanları, virüse karşı ancak 10 yıl sonra bir aşı geliştirilebileceğini ifade ediyor.  Brezilya'lı yetkililer ise, beş yıl içinde aşının geliştirilebileceğini belirtiyor.

Türkiye Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Zika virüsünün neden olduğu rahatıszlıkların tedavisinde dinlenme, sıvı alımının arttırılması, ateş düşürücü ve ağrı kesicilerin kullanılması gibi eylemler oldukça önemli. Ayrıca antibiyotiklerin virüse karşı herhangi bir etkisinin olmadığının da altı çiziliyor. Virüse karşı en önemli mücadele ise sivrisineklerin ürediği durgun suların ilaçlanması ve kurutulması olarak görülüyor. Sağlık Bakanlığı, zika virüsünden korunabilmek için sivrisinek kovucuların kullanılabileceğini ve uzun kollu kıyafetler giyerek, sineklerden arındırılmış mekanları seçmenin oldukça önemli olduğunu ifade etti.