2022-05-04 09:30:59 | Son Güncelleme : 2022-05-04 09:54:11

Dünyanın en zor davalarından biriydi! 26 yıllık cinayeti bir bant parçası çözdü

İngiltere’de 6 yaşında cinayete kurban giden Rikki Neave’nin katili tam 26 yıl sonra bulunabildi. İlk şüphelinin annesi olduğu davada gerçek katil yıllar sonra ufacık bir yapıştırıcı bant parçası sayesinde bulunabildi. İşte İngiltere'nin en zor davası…

Neave sırt üstü yatırılmış, kollarını ve bacaklarını açıp bedenine yıldız şekli verilmişti.
fotoğrafı büyüt
Fotoğrafı Paylaş
Neave sırt üstü yatırılmış, kollarını ve bacaklarını açıp bedenine yıldız şekli verilmişti.

İngiltere'nin Peterborough şehrinin Welland kasabasındaki evlerinde annesi ve kız kardeşleriyle birlikte yaşayan 6 yaşındaki Rikki Neave, 28 Kasım 1994 günü sabah 9.30'da evden kendi kendine çıktı ve bir daha geri dönmedi. Annesi Ruth Neave aynı gün saat 18.00 sularında polisi arayıp Rikki'nin kayıp olduğunu haber verdi. Neave’nin cansız bedeni bir gün sonra eve çok yakın bir mesafede bulundu.

CESEDİNE YILDIZ ŞEKLİ VERİLMİŞ

Neave bulunduğunda sırt üstü yatırılmış, kollarını ve bacaklarını açıp bedenine yıldız şekli verilmişti. Daha sonra Neave'nin giysileri de bulundu. Yapılan incelemede, çocuğun montunun yakasının arkadan şiddetle çekilmesi sonucu boğularak hayatını kaybettiği tespit edildi. Neave'den bir yıl önce de Jamie Bulger isimli bir çocuk öldürülmüştü İngiltere'de.

ANNE BERAAT ETTİ

Neave’nin ailesi bölgedeki sosyal hizmetler görevlilerinin "risk altında" listesinde yer alıyordu. Bu yüzden Neave'nin ölümünden yaklaşık 6 ay sonra 24 Mayıs 1995'te, anne Ruth Neave hakkında iddianame hazırlandı. Anne Neave, oğlunu öldürmenin yanı sıra çocuğa eziyet etmekle ve hırsızlıkla da suçlanıyordu. Savcılık Neave'in, oğlunu, eşi Dean'in gönlünü kazanmak için öldürdüğünü öne sürüyordu. Söylenene göre, Dean, Rikki'den hiç hoşlanmıyordu ve Neave ona yeniden kavuşabilmek için oğlunu kurban etmişti.

İddialara göre Neave komşularına bir büyücü olduğunu söylemiş, Rikki'yi boğduktan sonra yıkayıp Leonardo da Vinci'nin ünlü Vitruvius Adamı'na benzer şekilde yatırdığını anlatmıştı. Üstelik Ruth'un evindeki bir kitapta da Vinci'nin bu çiziminin bir kopyası da bulunmuştu. Jürinin Ekim 1996'da Neave'in oğlunun ölümüyle ilgili suçlamalardan beraatına karar verdi. Diğer suçlamalarla ilgili yargılandığı davada ise 7 yıl hapis cezasına çarptırılarak cezaevine gönderildi. Rikki'nin dosyası ise faili meçhul cinayetlerin rafında tozlanmaya terk edildi.

Anne Ruth Neave, Rikki'nin büyükbabası Maurice ve babası Trevor Harvey

SORUŞTURMA 2015'TE YENİDEN BAŞLADI

Ruth Neave, 2000 yılında hapisten çıktıktan sonra Rikki'nin dosyasının yeniden açılması ve katilinin bulunması için çabaladı. O dönemdeki eşi Gary Rogers da bu çalışmalara destek verdi. Bu kez dosyadan Cambridgeshire Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yapan kıdemli polis Paul Fullwood sorumluydu. Dedektif Fullwood'a göre, Anne Ruth Neave'in çocuklarına yönelik kötü muamelesi olmasa, cinayet çok zaman evvel çözülebilirdi.

DEDEKTİF BİR BANT PARÇASINDAN YOLA ÇIKTI

Fullwood, "Kapsamlı bir değerlendirme yapmayı kabul ettim” dedi. Fullwood, 15 sayfa belge, yüzlerce yanlış ihbar, çoğunluğu 90'lı yıllarda ortadan kaldırılmış ya da aileye teslim edilmiş delil parçasını yeniden inceledi. Fullwood ve ekibi, 1994 yılında toplanan delillerin hepsini en baştan incelemeye başladı. Fiziksel kanıtlardan geriye neredeyse hiçbir şey kalmamıştı. Rikki'nin cenazesi de yakılmıştı. Ancak yine de ekip eldeki kanıt dosyalarını büyük bir titizlikle incelemeye başladı. "Dosyaların arasından zarflar, zarfların içinden de bant parçaları çıktı" diye anlattı Fullwood. Kayıtlara göre, söz konusu bant parçaları Rikki'nin giysileri üzerine yapışık halde bulunmuştu. Fullwood ve ekibi bu bantları bir kez daha laboratuvara gönderdi. Bantların üzerinde bulunan liflerin analiziyle ortaya çok çarpıcı bir gerçek çıktı. Bantlarda James Lewis Watson isimli bir kişinin DNA'sı bulunmuştu. Savcılar bu bulguyu "davada bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi ancak DNA bulgusu tek başına Watson'ı hapse atmak için yeterli değildi.

James Watson, Portekiz'e kaçtı. 

TANIKTI ŞÜPHELİ OLDU

Şubat 2016'da bantların üzerinde DNA'sı bulununca, bir kez daha Watson'ın ifadesine başvuruldu. Ancak bu kez sıfatı "tanık" değil "şüpheli"ydi. Diğer yandan 1994'te toplanan tüm deliller de bir kez daha mercek altına alındı. Daha önce olayın tanığı olarak dinlenen Watson, "Filanca yerdeki yüksek bir çitin arkasını görebilsin diye Rikki'yi kucağıma aldım" demişti ama söz konusu noktada çit filan yoktu. Polislerin Rikki'nin katilini nihayet bulduklarına dair inançları her dakika biraz daha güçleniyordu. Watson hakkında 17 hırsızlık 11 de soygun suçlaması bulunuyordu.

PORTEKİZ'E KAÇTI

Rikki Neave cinayetiyle alakalı olarak resmen gözaltına alındıktan sonra Watson, şartlı tahliye yurdunda tanıştığı bir kişinin karavanının arkasına saklanarak İngiltere'den kaçtı. Bir süre Portekiz'de yaşadı. Bu dönemde Portekiz sahillerinde çektirdiği fotoğrafları sosyal medyada paylaşıyor yerel basına "Kaçmak çok kolay oldu" minvalinde röportajlar veriyordu. Ancak 2016 yılında iki ülkenin iş birliği sonucu yakalanarak İngiltere'ye iade edildi.

Etiketler