• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    110477
  • up
    USD
    5.8011
  • up
    EURO
    6.4759
  • up
    GBP
    7.7507
  • up
    Altın
    275.921
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 16.09.2014 - 16:23 Yorum : 0

TEOG lise nakil sonuçları TEOG lise boş kontenjanlar MEB TEOG 4. nakil işlemleri

TEOG nakil işlemleri devam ediyor. TEOG 1. ve 2. ve, şimdi de 3. nakil işlemleri son erdi. TEOG yeni nakil işlemleri devam ediyor. TEOG lise boş kontenjanlar, TEOG nakil sonuçları, tüm gelişmeler..

TEOG lise nakil sonuçları TEOG lise boş kontenjanlar MEB TEOG 4. nakil işlemleri

TEOG nakil işlemleri devam ediyor. TEOG 1. ve 2. ve, şimdi de 3. nakil işlemleri son erdi. TEOG yeni nakil işlemleri devam ediyor. TEOG lise boş kontenjanlar, TEOG nakil sonuçları, tüm gelişmeler haberimizde... Binlerce öğrenciyi ilgilendiren TEOG nakil işlemleri devam ediyor. TEOG 1. ve 2. ve, şimdi de 3. nakil işlemleri son erdi. Hafta boyunca devam eden nakil işlemleri, Cuma günü 

 

açıklanacak. Öğrenciler, devlet okullarında 15 bin 694 boş kontenjanlara yerleşebilmek için tercihlerini yapacak.

 

TEOG 3.nakil işlemleri sona erdi. Sonuçlar12 Eylül Cuma günü MEB tarafından açıklandı. MEB TEOG Nakil 2. tercihlerinde nakil olamayan öğrenciler son şans olarak 3.nakil sürecini merakla bekliyordı. Şimdi ise sırada TEOG 4.Nakil İşlemleri var. Teog nakil işlemleri hakkında daha detaylı bilgiler haberimizin detaylarında...

 

Lisede Nakil Bekleyen Binlerce öğrenciyi ilgilendiren TEOG 3.nakil sonuçları kesinlik kazandı. 2.Tercihinde nakli olmayan öğrenciler için son şans olan 3.Nakil işlemleri ve tercihleride bitti. Okullardaki boş kontejyanları öğrenmek için haberimizin devamına bakabilirsiniz. TEOG 4.hafta Nakil İşlemleri Pazartesi günü başlayacak.

 

TEOG nakil işlemleri liselerin boş kontenjanlar listesi ve TEOG Nakil Sonuçları her hafta burada olacak. TEOG Nakiller hakkında detaylı bilgi için haberimizin devamını okuyunuz.

 

3’üncü hafta nakil kontenjanları açıklandı

 

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında, yerleştiği liseyi istemeyen öğrenciler için uygulanan nakil döneminin üçüncü haftası tamamlandı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın açıklamasına göre 3'üncü hafta TEOG nakillerinde, Türkiye genelindeki liselerde 39 bin 37 boş kontenjan oluştu.

 

e-Okul üzerinden açıklanan sonuçlara göre, İstanbul’daki yüksek puanlı okullardan Galatasaray Lisesi kontenjanını doldurdu. İstanbul Lisesi ve Kabataş Erkek Lisesi’nde ise hala boş kontenjan var. Bir televizyon programına katılan Bakan Avcı’nın açıkladığı sonuçlara göre, Ankara’da 2 bin 67, İstanbul’da 3 bin 669, İzmir’de 1357 boş 

 

kontenjan bulunuyor.

8-11 Eylül tarihleri arasındaki 3’üncü nakil döneminde öğrenciler yerleştikleri liselere giderek, nakil yaptırmak istediği okul için dilekçe verdi. 12 Eylül Cuma günü ise, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara başvuran öğrenciler, puan üstünlüğüne göre sıralanarak, okullara yerleştirme yapıldı. Sonuçlar ise, saat 19.00'da açıklandı. Buna göre, İstanbul’daki yüksek puanlı okullardan bazılarının boş kontenjanları şöyle:

 

Galatasaray Lisesi: 0

Cağaloğlu Anadolu Lisesi: 19

İstanbul Lisesi: 3

Pertevniyal Lisesi: 22

Şehremini Anadolu Lisesi: 29

Vefa Lisesi: 11

Arnavutköy Korkmaz Yiğit Anadolu Lisesi: 27

Kabataş Erkek Lisesi (Almanca): 8

Kabataş Erkek Lisesi (İngilizce): 14

Bingül Erdem Anadolu Lisesi: 10

Kadıköy Anadolu Lisesi: 34

Burak Bora Anadolu Lisesi (İngilizce): 29

Burak Bora Anadolu Lisesi (Fransızca): 11

Köy Hizmetleri Anadolu Lisesi: 59

İstanbul Atatürk Fen Lisesi: 13

 

Nakiller devam edecek

Okullar 15 Eylül Pazartesi günü açılacak ancak TEOG nakilleri önümüzdeki hafta da devam edecek. Öğrenciler 15-18 Eylül tarihleri arasında gitmek istedikleri okul için nakil dilekçesi verecek. Bakanlık ise yerleştirme sonuçlarını 19 Eylül Cuma günü açıklayacak.

 

LİSELERDE YENİ YÖNETMELİK

 

Liselerin hazırlık, 9’uncu sınıflarındaki açık kontenjanlara, eylül ayı sonuna kadar puan üstünlüğü esasına göre nakil ve geçişler bakanlıkça yapılacak. Böylece taban puan uygulaması kaldırıldı. Yazılı sınavlardan sonra başarısız öğrenciler için yapılan sınav tekrarı, dönem sonlarında yapılacak ek bir sınava dönüştürüldü. Ortaöğretim kurumlarında dersler arası dinlenme süresi 10 dakikadan az olamayacak. Seçmeli bir ders, 10 öğrenciyle açılabilecek. Ders seçimi mayıs ayının ikinci haftasından ders kesimine kadar yapılabilecek.

 

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, ortaöğretime ilişkin yapılan düzenlemeler doğrultusunda 7 Eylül 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin değişen ve gelişen şartlar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesine ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Yönetmelik değişikliği, bakanlık birimlerinin ve 81 il milli eğitim müdürlüğünün görüş ve önerileri, ALO 147, BİMER ve Bilgi Edinme Sistemi üzerinden alınan talep, şikayet ve görüşler, uygulamaya yönelik bakanlık birimlerince yapılan talimat ve açıklamalar, ilgili okul yöneticileri ile yapılan seminer çalışmalarından alınan bildirimler ile katılımcıların görüş ve önerileri alınarak hazırlandı.

 

Liselerde yapılan değişiklikler şöyle:

- Yapılan düzenleme ile örgün ortaöğretim kurumlarında dersler arası dinlenme süresinin 10 dakikadan az olamayacak. Bu şekilde öğrencilerin dinlemelerine daha fazla zaman ayrıldı.

- Ders seçiminin mayıs ayının ikinci haftasından ders kesimine kadar yapılabilmesine imkan verildi. Böylece, ders seçim süresi öne çekilerek yeni eğitim ve öğretim yılının bütün yönleriyle planlanması kolaylaştırıldı.

- İmamlık, hatiplik, vaizlik, müezzinlik, Kur’an kursu öğreticiliği ve benzeri mesleki uygulamaya yönelik eğitimler ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde yürütülmesine imkan verildi.

- Seçmeli bir ders 10 öğrenciyle açılabilecek, daha az talep olursa açılamayan derslerle ilgili milli eğitim müdürlükleri karar verecek. Bu şekilde ders seçiminde öğrenci taleplerinin karşılanabilmesine imkan sağlandı.

- 12 yıllık zorunlu eğitim gereği tercihlerine yerleşemeyen veya tercih yapmayan öğrenciler Bakanlıkça resen bir okula yerleştirilecek. Bu konuda adresleri ve okulların kontenjan durumu dikkate alınacak.

- Açık öğretim liseleriyle örgün ortaöğretim kurumları arasında karşılıklı yapılacak nakil ve geçişlere açıklık getirildi. Özel eğitime ihtiyacı olan ve kaynaştırma yoluyla eğitim alacak öğrencilerin, okulların kontenjan durumları dikkate alınarak ortaöğretim kurumlarına dengeli bir şekilde yerleştirilmesine imkan verildi. Her bir şubede iki öğrenciyi geçmeyecek şekilde düzenleme yapıldı.

 

Komisyonca yerleştirilecek öğrenciler

- Herhangi bir ortaöğretim kurumunda kaydı bulunmamak ve kayıt şartlarını taşımaları kaydıyla 12 yıllık zorunlu eğitim gereği önceki yıllarda 8. sınıfı bitiren öğrencilerin komisyon marifetiyle yerleştirilmelerine imkan verildi.

- Anne veya babası ölen, hakkında koruma kararı verilen, koruyucu aile yanına yerleştirilen, bir yıllık geçici bakım sürecinde olan, eğitim veya bakım tedbiri kararı verilen, ikameti geçici olarak değiştirilen çocuklar ile şehit veya gazi çocukları gibi istisnai öğrencilerin komisyon marifetiyle yerleştirilmelerine de imkan sağlandı.

 

Yabancı uyruklu öğrenciler uygun okullara yerleştirilecek

- Milli Eğitim Bakanlığı’na Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmelik çerçevesinde yapılan düzenlemeyle mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında program açılması için gereken 12 öğrenci sayısı 10’a çekildi. 10’dan az öğrenci olması durumunda açılacak programlar için milli eğitim müdürlüklerince taşımalı eğitim sağlanacak.

- Örgün ortaöğretimde puansız öğrenci alan ortaöğretim kurumu kalmaması nedeniyle yabancı uyruklu öğrenciler komisyon marifetiyle uygun okullara yerleştirilecek.

- Ortaöğretim kurumlarının 9’uncu sınıfını doğrudan geçenlerden, mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarında öğrenim görmek isteyenlerin başvurusu için gerekli olan yılsonu başarı puanının en az 55 olma şartı aranacak.

- Başvuru ve yerleştirme işlemleri e-Okul sistemi üzerinden yapılacak.

 

Alana ve dal yerleştirmeleri

- Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında alan seçimi 9’uncu, dal seçimi ise 10’uncu sınıfın sonunda yapılacak.

- Alana yerleştirme puanı, öğrencinin ortaokul sınıflarının yılsonu başarı puanlarının aritmetik ortalamasının yüzde 40’ı ile 9 ‘uncu sınıf yılsonu başarı puanının yüzde 60’ı toplanarak belirlenecek ve yerleştirme işlemi tercih ve puan üstünlüğü dikkate alınacak.

- Dala yerleştirme işlemleri de 10’uncu sınıfın sonunda öğrencinin alan ortak eğitimindeki yetenek ve başarıları, sektörün ihtiyacı, öğrenci ve velilerin talepleri ve grup oluşturma sayıları dikkate alınarak ilgili okul müdürlüğünce yapılacak.

- Mesleki ve teknik Anadolu liselerinde, sınıf tekrar edenler dahil, bir alanda eğitime başlanabilmesi için en az 10, bir dalda eğitime başlanabilmesi için en az 8 öğrencinin kayıtlı olması gerekecek. Öğrencinin sağlık durumunun geçmek istediği alanın öğrenimine elverişli olması şartı aranacak. Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin, özelliklerine uygun meslek alan ve dalına ya da programına yönlendirilmeleri ve yerleştirilmeleri sağlanacak.

- Anne ve/veya babasına ait çalışır durumda bir işyeri bulunanlar, istemeleri halinde; işyerini ve mesleğini ilgili meslek kuruluşlarından belgelendirmeleri şartıyla bu işyerindeki meslekle ilgili alan/dala doğrudan kayıt yaptırabilecek.

 

Geç gelme süresi ilk ders saatiyle sınırlandırıldı

Öğrencilerin okula düzenli devamının sağlanması amacıyla geç gelme süresi birinci ders saati ile sınırlandırıldı. Bu sürenin dışındaki geç gelmeler devamsızlıktan sayılacak. Yazılı devamsızlık bildirimleri; devamsızlığın 5, 20 ve 40’ıncı günlerinde yapılacak olup, öğrencilerin okula devamının sağlanması istenecek.

- Sürekli tedaviyi ya da organ naklini gerektiren hastalığı bulunan öğrencilerin devamsızlık süreleri yeniden belirlendi. Üniversite hastaneleri veya eğitim ve araştırma hastanelerinde kontrol kayıtlı sürekli tedaviyi ya da organ naklini gerektiren hastalığı bulunanlar ile kaynaştırma ve özel eğitim gerektiren öğrencilerin özürsüz devamsızlık süresi 10 günü geçmemek kaydıyla toplam devamsızlık süresi 60 gün olarak uygulanacak.

- Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumları bünyesindeki programlar ile alan/dallara geçiş esasları düzenlenirken, silahlı kuvvetler bando hazırlama okullarından güzel sanatlar liselerine nakil ve geçişe imkan verildi.

 

Nakiller dönemin son üç haftasında yapılmayacak

- Birinci ve ikinci dönemin son üç haftasında nakil ve geçiş yapılmayacağı hükmü getirildi. Bu şekilde dönem sonlarında yaşanan nakil ve geçişlere dayalı tereddüt ve sıkıntıların giderilmesi amaçlandı.

- Belli okullara olan talep ve yığılmayı önlemek, dengeli yerleştirmeyi sağlamak için istisnai durumlara bağlı nakillerde kontenjan üst sınırı şube bazında fen, sosyal bilimler liselerinde 36’yı, diğer okul türlerinde ise 40’ı geçemeyeceği hükme bağlandı. Böylece, nakil ve geçişlerdeki yığılma, tereddüt ve sıkıntıları gidermek amacıyla bu kapsamdaki iş ve işlemler haftalık hale dönüştürüldü.

 

Yerleştirme işlemleri

- Geçmiş yıllarda birden fazla yapılan tercih ve yerleştirme işlemlerinin bire indirilmesi nedeniyle okulların hazırlık, 9. sınıflarındaki açık kontenjanlara, eylül ayı sonuna kadar puan üstünlüğü esasına göre nakil ve geçişler bakanlıkça yapılacak. Bu şekilde taban puan uygulaması kaldırıldı.

- Okulların hazırlık, 9’uncu sınıflarındaki açık kontenjanlara eylül ayı sonuna kadar her haftanın ilk dört günü başvuru, cuma günleri ise değerlendirme ve puan üstünlüğüne göre yerleştirme yapılacak.

- Güzel sanatlar liseleri ile spor liselerinin açık kontenjan bulunması durumunda diğer ortaöğretim kurumlarının 9’uncu sınıflarında kayıtlı öğrencilerden yetenekleri doğrultusunda öğrenim görmek isteyenlere kasım ayının son haftasında yetenek sınavı ile yeni bir imkan verildi.

- Böylece güzel sanatlar liseleri ile spor liselerinin açık kontenjanlarının doldurulması ve yetenekli öğrencilere bu okullarda öğrenim görme imkanı sağlandı.

 

 

Sorumluluk sınavı

- Yazılı sınavla değerlendirme sayısı üçten ikiye indirildi. Performans ve uygulamaya dayalı değerlendirmeye daha fazla imkan vermek amaçlandı.

- Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında özellikle 12. sınıf öğrencileri haftada üç gün uygulamalı derslerin eğitimini işletmelerde gördüklerinden, tüm öğrencilerin aynı gün okulda bulunması mümkün olmadığından “mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından işletmelerde mesleki eğitime öğrenci gönderilen sınıflarda ortak sınav yapılmaz” hükmü getirildi.

- Yazılı sınavlardan sonra başarısız öğrenciler için yapılan sınav tekrarı dönem sonlarında yapılacak ek bir sınava dönüştürüldü.

- Özürleri nedeniyle sorumluluk sınavına katılamayan ve özürleri kabul edilen öğrencilerin sorumluluk sınavları ilgili dönem içerisinde okul yönetimince yeniden belirlenen günlerde yapılacak.

- Kasım ve nisan aylarında yapılan sorumluluk sınavları, dönem başlarına alındı. Böylece özellikle son sınıf öğrencilerinin daha erken mezun olabilmelerine imkan sağlandı. Sınavların daha sağlıklı ve güvenli yapılması amacıyla öğretmen sayısı ikiye çıkarıldı.

 

Sınav sonuçlarına veli itirazda bulunabilecek

- Öğrencinin talebi halinde sınav evrakı ders öğretmeni veya öğretmenleri ve öğrenciyle birlikte bir kez daha incelenebilecek, isterse öğrenci velisi proje, performans çalışmaları ve sınav sonuçlarına, sonuçların ilanını takip eden 5 işgünü içerisinde itirazda bulunabilecek. Oluşturulacak komisyon tarafından 5 gün içerisinde incelenip değerlendirilerek öğrencinin nihai puanı belirlenerek veliye bildirilecek.

- Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında komisyon tarafından yapılan beceri sınavlarına yönelik itiraz yalnız iş dosyasının değerlendirmesi için yapılacak.

- Ortaöğretim kurumlarında her dönemde tüm derslerden iki performans puanı verilecek. Bunlardan biri yapılan performans çalışmasına, diğeri ise öğrencinin derse hazırlık, devam, aktif katılım ve örnek davranışlarına göre verilecek ve zümre kararıyla performans çalışmasına dayalı olarak bir performans puanı daha verilebilecek. Böylece performans çalışmalarına ve değerlendirilmesine açıklık getirildi.

- Sınavsız öğrenci alan ortaöğretim kurumu kalmadığı için 2 yıl üst üste hazırlık sınıfında başarısız olan öğrencilerin okulla ilişiği kesilerek hazırlık sınıfı bulunmayan diğer ortaöğretim kurumlarının 9. sınıfına kayıtları yapılacak.

- Hazırlık sınıfında öğrenim görmeden aynı okulun 9. sınıfına doğrudan geçmek isteyen öğrenciler birinci yabancı dil dersiyle Türkçe dersinden dönemin ilk haftası yerine, ekim ayının ilk haftası içinde yeterlilik sınavına alınacak.

 

İbadet için uygun mekan ayrılacak

- Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından denizcilik, otelcilik, konaklama ve seyahat hizmetleri, yiyecek-içecek hizmetleri gibi yoğunlaştırılmış eğitim yapılan alanlarda, özellikle Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa başta olmak üzere birçok ilde yıl boyu aktif olarak faaliyet gösteren otel işletmelerine turizm sezonu ile ilişkilendirmeden de öğrenci gönderilebilecek.

- Mesleki ve teknik Anadolu lisesi sağlık alanı mezunlarının diploma tescil işlemlerinin il sağlık müdürlüklerine devredilmesi yönünde düzenleme yapıldı.

- Çeşitli nedenlerle öğretmenin bulunamadığı ders saatlerinin rehber öğretmenlerce etkin ve verimli kullanılması sağlanarak grup rehberlik çalışmalarına imkan verildi.

- İstemeleri halinde, asker öğretmen ve rehber öğretmenler belletici öğretmen olarak görev alabilecek.

- Okulda, ibadet ihtiyacı için doğal aydınlatmalı uygun mekan ayrılacağı hükmü getirildi. Böylece ibadetin özüne uygun mekanın tahsis edilmesine imkan sağlandı.

 

Özel yetenekliler için “destek eğitim odası”

- Özel yetenekli öğrencilere ihtiyaç duydukları alanlarda destek eğitim hizmetleri verilmesi için okulun bünyesinde destek eğitim odası ve eğitim bölgelerinde yetenek atölyeleri açılacak.

- Okul ve işletmelerde staj yapan öğrencilerin staj değerlendirme ölçütleri yeniden belirlendi ve değerlendirme görevi komisyona verildi.

- Okuldan kısa süreli uzaklaştırma cezası alan öğrenciler, okulun açık olduğu sürede 1 günden 5 güne kadar okul binası, eklentileri ve işletmelerde yapılan her türlü eğitim ve öğretim etkinlikleri ile staj çalışmalarına katılamayacak. Bu süre, özürlü devamsızlıktan sayılacak. Böylece okuldan kısa süreli uzaklaştırma cezasının uygulanma şekil ve süresiyle ilgili tereddütler giderildi.

 

Öğrenci geçişleri

Sivil havacılık ve denizcilik alanlarında yetkili kurumlara lisans başvurusu yapılabilmesi için uluslararası sözleşmelere uygun yeterliliklerin kazandırılması ve bunun belgelendirilmesi gerektiği hususunda yeni bir düzenleme yapıldı.

- Mesleki ve teknik eğitime bağlı okullarda hemşirelik alanında yapılan yaz uygulaması, hemşirelik alanının sağlık alanına dönüştürülmesinden dolayı kaldırıldığından yerine staj ibaresi getirildi.

- Ortaöğretimde okul çeşitliliğinin azaltılmasına yönelik yeni yapılanma sonucunda sınavsız öğrenci alan ortaöğretim kurumları kademeli olarak sınavla öğrenci alan okullara dönüştüğünden, mevcut öğrencilerin haklarının korunması, açık öğretim liselerinden sınavsız öğrenci alan okulların ara sınıflarına öğrenci geçişine ek madde ile imkan sağlandı.

 

Ayrıca Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, TEOG sonrası istemediği okula yerleşen yaklaşık 40 bin öğrenci velisine çağrıda bulundu: "Özel okullara geçişlerin başlamasıyla devlet okullarında şimdiden 15 bin kontenjan oluştu. Bu kontenjanlar önümüzdeki haftalarda artarak devam edecek. Velilerimiz telaş etmesinler. Nakil talepleri pazartesi gününden itibaren yapılabilecek" dedi. Avcı, 40 bin öğretmen atamasının ise Meclis'in olağanüstü toplanmasıyla çözüleceğini açıkladı. Bakan Avcı, Cibuti Eğitim Bakanı Djama Elmi Okieh ile görüşmesinin ardından gündemdeki konularla ilgili soruları yanıtladı. Bu haftadan itibaren özel okullara geçişlerin başlamasıyla devlet okullarında yeni kontenjanların oluşmaya başladığını belirten Avcı, "Son aldığım bilgiye göre bu kontenjan 15 bine yaklaştı. Bu kontenjanlar önümüzdeki haftalarda artarak devam edecek. Velilerimiz telaş etmesinler. Nakil talepleri pazartesi gününden itibaren yapılabilecek" dedi.

 

TEOG nakillerine ilişkin bir soru üzerine Bakan Avcı, liselere yerleştirme süreciyle ilgili 1 milyon 300 bin öğrencinin ortaokulu bitirerek liseye başlayacağını, bu öğrencilerin yüzde 93'ünü oluşturan 1 milyon 50 bin öğrencinin 15 tercihinden birine yerleştiğini, burada bir sorunun bulunmadığını söyledi.

 

Sınavdan sonra önce tercih sisteminde kafalar karıştı, sonra yerleştirmede işler allak bullak oldu.

 

Yanlışların yok sayıldığı, her yüzdelik dilime 2 bin 400 öğrencinin daha fazla girdiği bu yıl okulların puanları yükseldi, öğrenciler daha alt tercihlerine yerleşti. Geçen yıl 600-700 bin öğrencinin tercih yaptığı sisteme bu yıl 1 milyon 291 bin 851 adayın tamamı dahil edilip, özel okullara gidecek olanlar ayrıştırılmadığı için bir karmaşa yaşanıyor. Velilerin, istediği okula gitmek için 29 Eylül Cuma akşamını beklemekten başka çareleri yok. Çünkü, nakil sistemi kilitlendi.

Sınava girenler A ve B grubu bir listede tercih yaptı. A grubunda öğrencinin puanınına ve yüzdelik dilimine göre 15 liseyi yazması istendi. B grubunda okul ismi değil, okul türünden (Anadolu Lisesi, meslek lisesi, imam hatip, Fen lisesi vs) en az 4 tercih yapıldı. Ancak, özel okul tercihi yapan velilerin bazıları devlet okuluna çocuğunu göndermeyeceği için herhangi bir tercih yapmadı.

 

TERCİH SÜRECİ SORUNLU BAŞLADI

 

Tercih sürecinde Bakanlığın hiç bir yeri kazanmayanı boş kalan kontenjanlara yerleştireceği ve özellikle imam hatipe gönderileceği yönündeki söylentiler velilerin bazılarında “imam hatipe” gideceği kaygısı yaşattı. Bunun üzerine parası olan veliler özel okulların kapısına yığıldı. Türk ve yabancı okulların geçmiş yıllara göre yüzü güldü. Geçen yıl bir ya da iki birinci sınıf açan okullar bu yıl 4 hatta 5 sınıf açtılar.

 

 

 

YERLEŞTİRMEDE HAYAL KIRIKLIĞI

 

22 Ağustos’ta sabah saatlerinden itibaren TEOG sonuçlarını bekleyen veliler ancak öğleden sonra 15.00’te sonuçları görebildiler. Sonuçları görenler de bu durumdan pek memnun kalmadı. Çünkü, öğrencilere geçmiş yıllarda olduğu gibi genel sıralamaları verilmedi. Geçen yılın okulların taban puan ve yüzdelik dilimine göre liste oluşturan öğrenciler umdukları ya da tahmin ettikleri okullar yerine daha alt tercihlerine yerleştirildi. Puanlar birbirine yakın oldu. Bakanlık bu yıl testlerde yanlış soruları saymadı, sadece doğrularla puan hesaplaması yaptı. Geçen yıl 1 milyon 049 bin öğrenci sınava girmişti bu yıl 1 milyon 291 bin 851 oldu. Bu durumda yüzdelik dilime giren öğrenci sayısı arttı. Genel başarı sıralamaları da verilmediğinden, öğrenciler de okulların geçen yılki puanlarını baz aldığı için birçok öğrenci hayal kırıklığı yaşadı.

 

EVLERİNDEN UZAĞA GİTTİLER

 

Öğrencilere sık sık “evlerinize en yakın okula yerleştirileceksiniz” söyleminde bulunan Bakanlık, tercih yapmayan 134 bin öğrenciyi boş olan okullara gönderdi. Bunların birçoğu da yüzlerce kilometre ötedekiler oldu. Erenköy’de oturan Tara Akyol’u Çatalca’daki bir okula yerleştiren Bakanlık, aynı şeyi binlerce öğrenciye yaptı. B grubunda Ataşahir, Üsküdar ve Kadıköy dışındaki bir ilçeyi yazmayan Tara gibi yüzlerce öğrenci arasında bazıları il dışına bile gönderildi. Bakanlık her ilçedeki öğrenci sayısı ile o sayıya uygun kontenjanı öngöremedi. Her öğrenci bir okula yerleştirilmek zorunda olduğu için bilgisayarda öğrencinin seçmediği ilçedeki bir okula bile gönderildi.

 

ÖĞRENCİLER TEK HAVUZA ALINDI

 

Bu yıl bütün öğrencileri tek sistemle okula yerleştirme esas alındı. Daha önceki yıllarda meslek lisesine ya da özel okula gidenler sisteme dahil edilmiyordu. Bu nedenle büyük bir yığılma oldu. Herkes kendi ilçesindeki okula gidemedi.

 

 

 

TEOG YERLEŞTİRME TAKVİMİ

 

4 TEMMUZ: Tercihlere esas kontenjan tablolarının ilanı

7 TEMMUZ: 8. sınıf Yerleştirmeye Esas Puanların (YEP) ilanı

31 TEMMUZ-8 AĞUSTOS: Tercihlerin alınması (Saat 17:00'ye kadar)

22 AĞUSTOS: Yerleştirme sonuçlarının açıklanması

25-28 AĞUSTOS: Nakil başvuruları alınacak

29 AĞUSTOS: Nakil işlemleri saat 19.00’da bitecek

15 EYLÜL: Okulların açılış tarihi

EYLÜL SONU: Ay sonuna kadar haftalık periyotlar halinde nakil işlemleri sürecek

 

TEOG Lise Tercih ve Yerleştirme İşlemleri 2014 yılı için TEOG Liselere yerleştirme sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan içerik sizlerle. İşte 2014 yılı ortaöğretim kurumlarına geçiş uygulaması tercih ve yerleştirme işlemleri bilgilendirme programı.

 

- Anadolu liselerine,

 

- Anadolu imam hatip liselerine,

- Çok programlı Anadolu liselerine,

- Fen liselerine,

- Mesleki ve teknik Anadolu liselerine,

- Sosyal bilimler liselerine,

- Mesleki ve teknik eğitim merkezlerine,

- Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne bağlı ve YEP’e göre öğrenci alan özel okullara

 

1. Yerleştirme işlemlerindeki güncellemeye neden ihtiyaç duyulmuştur?

 

Yerleştirme işlemleri Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Uygulamasında

gerçekleştirilen değişim doğrultusunda;

• Yerleştirme işlemlerini Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Uygulamasını

şekillendiren felsefe ve pedagojik ilkeler ile uyumlu hale getirmek,

• Öğrencileri öğrenim görmek istedikleri okul türüne yerleştirmek,

• Beşerî ve ekonomik kaynaklar üzerindeki işlem maliyetini azaltarak yerleştirme

sürecini daha etkin kılmak,

• Yerleştirme işlemlerinin öğrenciler ve aileleri üzerinde oluşturduğu baskıyı azaltmak

amaçlarıyla güncellenmiştir.

TEOG'da 151 BİN 580 ÖĞRENCİ TERCİH YAPMADI

 

Bu yıl öğrenciler liselere Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) puanlarına göre yerleştirilecek. Bunun için 31 Temmuz-8 Ağustos tarihleri arasında A ve B listesi olmak üzere tercih yapıldı. Ancak 1 milyon 271 bin 273 öğrenci TEOG sınavlarına girmesine rağmen 151 bin 580 öğrencinin tercih yapmadığı ortaya çıktı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci’nin valiliklere gönderdiği yazıya göre bu öğrenciler isterlerse kayıtlarını 12-17 Ağustos tarihleri arasında istedikleri özel okullara yaptırabilecekti. Ancak dünson bulan bu sürede özel okula kayıt yaptırmayanları MEB, otomatik olarak 22 Ağustos’ta evlerine en yakın okullara yerleştirecek. Bu öğrencilerin evlerinin en yakınındaki okul meslek ya da imam hatip lisesi de olabilecek.

 

MEB, özel okula geçişlerle ilgili yeni düzenleme de yaptı. Yerleştirme sonuçları açıklandığında özel okula gitmek isteyenler yerleştikleri okullardan nakillerini alacaktı. Yeni düzenlemeyle yerleştikleri okullara gitmelerine gerek kalmadan istedikleri özel okula kayıt yaptırabilecekler.

 

E-OKUL

 

İnternet üzerinden yapabildiğimiz işlemlere her geçen gün yenisi eklenmektedir. E-Okul sistemi de internet üzerinden notlarımızı, devamsızlığımız ve yanında okul hayatımızla ilgili birçok şeyi öğrenebileceğimiz bir sistemdir. 2007 yılında kurulmuş olan E-Okul sisteminde öğrencinin okul kaydından mezun oluncaya kadar geçen zaman ki bilgileri bulunmaktadır. E-Okul sisteminde öğrencinin not bilgileri, devamsızlık bilgileri bulunmaktadır. E-Okul sisteminin öğrenci ve öğretmen girişi farklıdır. Öğrenci girişi E-Okul veli bilgilendirme sistemi ve öğretmen ve idarecilerin kullandığı giriş ise E-Okul Yönetim Bilgi sistemidir.

 

E-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi

 

E-Okul veli bilgilendirme sistemi öğrenci velilerini öğrencinin durumu hakkında bilgilendirmek amaçlı amacıyla kurulmuş bir sistemdir. E-Okul veli bilgilendirme sistemi ile öğrenciler ve aileleri öğrencinin not durumunu ve devamsızlık bilgilerini internet üzerinden öğrenebiliyor.

 

Öğrencilerin velilerinden korkup notlarını söylememe durumları E-Okul veli bilgilendirme sistemi ile ortadan kalkıyor. E-Okul veli bilgilendirme sistemine erişmek için, E-Okul veli bilgilendirme sistemine giriniz. Açılan sayfada sizden kutucukta bulunan harf ve rakamları girmeniz istenecektir. Bunları dikkatli bir şekilde giriniz. Kutucukta bulunanları algılayamazsanız yenile butonundan kutucuktaki harf ve rakamları yenileyebilirsiniz. Daha sonra bir altta TC kimlik numaranız istenecektir.

 

TC kimlik numarası öğrencinin TC kimlik numarasıdır. Bir alt seçenekte ise öğrenci numaranız istenecektir. Buraya öğrencinin okulda kullandığı öğrenci numarasını yazınız. Son olarak da tamam butonuna tıklayınız. Bu işlemlerden sonra E-Okul veli bilgilendirme sistemine giriş yapmış olacaksınız. E-Okul veli bilgilendirme sistemi 3 ana başlıktan oluşur. Bunlar;

 

1. Öğrenci Bilgileri: burada öğrencinin tüm bilgileri bulunmaktadır. Öğrenci bilgileri menüsü 12 uygulamadan oluşmaktadır. Bunlar; Duyurular, Not Bilgisi, Haftalık Ders Programı, Devamsızlık Bilgisi, Sınav Tarihleri, Aldığı belgeler, Ortalama Yükseltme Puanları, Yıl Sonu puanları, Meslek Lisesi İçin Alana Geçiş Sonuçları, Teknik Lise Geçiş Sonuçları Nakil Durumu ve E-Karne.

 

Duyurular: E-okul sistemi üzerinden önemli bilgilerin duyurulduğu alandır ve E-Okul sistemine ilk girişte bu seçenek karşınıza çıkacaktır.

 

Not Bilgisi: Bu uygulamada öğrencinin ders listesi, bu derslerden kaç sınav olduğu, hangi sınavlara girdiği, girdiği sınavlardan hangi notu aldığı, performans ödevlerinden aldığı puanlar ve uygulama ders notları E-Okul sisteminin not bilgisi seçeneğinden ulaşabileceğiniz uygulamalarıdır.

 

Devamsızlık Bilgisi: E-okul siteminin devamsızlık bilgisi seçeneğinden öğrencinin okula gelmediği devamsızlık yaptığı günleri öğrenebilirsiniz. Bu sistem ile öğrencinin hangi günler okula tam gün gelmediği, yarım gün devamsızlık yaptığı günler ve tarihler E-Okul devamsızlık bilgisi seçeneğinden öğrenilebilir.

 

Haftalık Ders Programı: E-Okul sisteminin bu uygulamasında öğrencinin hangi günler de ve saatler dersinin olduğu, hangi gün ve saatler de dersinin boş olduğunu öğrenebilirsiniz. E-Okulun haftalık ders programı uygulamasıyla veli öğrencinin hangi gün hangi dersi olduğunu ve okul günlerini öğrenebilir. Ayrıca öğrenci ders programını kaybetmiş bile olsa bu sistem üzerinden öğrenebilir.

 

Sınav Tarihleri: E-Okul sisteminin sınav tarihleri uygulaması ile veli öğrencisinin hangi günlerde sınavının olduğu hangi derse çalışması gerektiğini görebilir.

 

Aldığı Belgeler: E-Okulun bu uygulamasında öğrencinin okul yaşamı boyunca almış olduğu belgeler listelenebilmektedir. Yani örnek verecek olursak hangi yıl hangi dönem takdir veya teşekkür belgesi aldığına bu uygulamadan erişebiliriz.

 

Yıl Sonu Notları: Bu uygulama ile öğrencinin yıl sonu not ortalamalarını öğrenebilirsiniz.

Ortalama Yükseltme Puanları: Öğrencinin girmiş olduğu ortalama yükseltme sınavlarının notlarının bulunduğu uygulamadır.

 

Meslek Lisesi Alana Geçiş Sonuçları: Meslek lisesinde okuyan öğrencilerin uzmanlık alanlarının belirlenmesi ile ilgili bilgiler yer almaktadır.

 

Teknik Lise Geçiş Sonuçları: E-Okulun bu uygulaması ise teknik lisede okuyan öğrencilerin geçiş ve başvuru sonuçlarının bulunduğu bir uygulamadır.

 

Nakil Durumu: E-Okulun bu uygulamasında öğrencinin kurumlar arasında yaptığı değişikliğin sonuçları ve nakil olma durumları gösterilmektedir.

 

E-Karne: Öğrencilere kağıt şeklinde verilen karnenin bu sisteminde kayıtlı olarak bulunduğu bir uygulamadır.

 

Sınav Bilgileri: E-Okul sisteminin menüsünde ilk uygulamalardan birisi olan sınav bilgileri ile tüm okul yıllarına ait sınav bilgilerine notlarına ulaşabilirsiniz.

Seçmeli Ders Seçimleri: Öğrencinin seçmeleri derslerini internet üzerinden seçip kaydedebileceği bir E-Okul uygulamasıdır.

 

TEOG nedir?

 

Liselere geçişte yapılan sınavlar son on yıl içinde dördüncü farklı uygulamasıyla karşımızda; ancak bu kez farklı bir durum var: Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) modeliyle öğrenciler liseye giriş için ayrı bir ulusal sınava alınmayacak. Bunun yerine yıl içinde kendi derslerinde girecekleri sınavlardan bazıları ülke genelinde ortak sınav olarak yapılacak ve bu sınavın sonucu da karne notuna dâhil edilecek.

 

Başka deyişle, derslerin sınavlarından birini Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) yapacak. Sınavda soru sorulacak toplam altı ders olacağı için (Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Yabancı Dil) her dönem altı adet olmak üzere toplam on iki sınav ülke genelinde ortak sınav formatında uygulanacak.

 

 

Liselere geçişte esas alınacak puan hesaplanırken 8. sınıf ağırlıklandırılmış merkezi sınav puanının %70’i ile öğrencinin 6., 7. ve 8. sınıf yıl sonu başarı puanlarının aritmetik ortalamasının %30’u toplanacak. Tüm bunların şimdilik geçerli olduğunu, bakanlığın verdiği ilk mesajlarda gelecek yıllarda bu uygulamanın alt sınıflara doğru kaydırılabileceğini vurguladığını da belirtelim.

 

Bir uygulamayı tüm boyutlarıyla tenkit etmenin doğru olmadığını, her kararın içinde çeşitli doğruların bulunabileceğini teslim etmek gerekir. Öncelikle, öğrencileri liseye geçiş için ayrı bir ulusal sınava hazırlanmak zorunda bırakmadığı için bunu olumlu buluyoruz. Sonuçta bir öğrenci her derste belli sayıda yazılı sınava girmek zorunda ve bu sınavlardan bir tanesinin ortaöğretime geçiş için kullanılması akla yatkın. Ayrıca sınava giremeyenler için ek bir sınavla telafi şansı verilecek olması da öğrencileri rahatlatacaktır. Ne var ki, vazgeçilen SBS modelinin noksanlarının tedavi edilip edilmeyeceği sorgulanmaya muhtaç.

 

Bu nedenle yapılan değişikliği değerlendirirken karar alıcıların tanımlamalarına ve yeni modelin amaçlarında hangi vurguları yaptıklarına göz atmakta yarar var. Aşağıda TEOG sistemine ilişkin MEB’in sunumundan yaptığımız bazı alıntılara yer veriyoruz.

 

--- MEB’e göre modelin temel niteliği, öğrenci başarısını anlık bir performansa dayalı olarak değil, geniş bir zaman dilimine yayarak belirlemektir. Bu, vazgeçilen SBS’ye göre bir üstünlük ise ondan da önceki -üç yıla yayılan- SBS’den neden tek sınavlı modele geçiş yapıldığını sorgulamak gerekmez mi? Tek sınavın geçerli olduğu bir modeli kurarken yıllara yayılan sınavların sınav kaygısını artırmasını gerekçe göstermek, bu kez sadece beş yıl önce olduğu gibi birden fazla sınav yaparken kaygıyı azaltmaktan söz etmek pedagojik midir?

 

Bu “kaygılar” istenilen modellere geçişte kullanılan keyfi araçlar mıdır, bilmiyoruz; ancak fotoğrafa bakılan açıya göre azalması veya artması eğitim ciddiyetinden uzak gözükmektedir.

 

--- Bakanlığın ifadesiyle “eğitimin doğasında var olan değişim ve gelişime paralel olarak ortaöğretime geçiş modelinin işlevsel, sürdürülebilir ve esnek bir nitelik göstermesi büyük önem taşımaktadır.” Bu süslü, gösterişli ve işe yaramayan dil kullanma huyumuzdan bir türlü vazgeçemiyoruz. Bu cümle çok sınavlı, tek sınavlı, sınavsız, vb. her model için kullanılabilir. Hangi sınav modeli “işlevsel olmayan” veya “sürdürülemeyen” olduğunu ileri sürerek yola çıkar ki? Dünyanın en iyi niyetli insanları da olsalar eğitimcilerin güzel şeyler temenni edip bunların yalnızca çok küçük bir kısmı için gerçekçi çözüm bulabilme özellikleri herhâlde değişmeyecek.

 

--- Modelin amaçlarından biri “orta ve uzun vadede öğrencinin ders dışı sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerini değerlendirmek” olarak ifade ediliyor. Modelin tam olarak hangi yönünün buna hitap ettiğini defalarca düşünmemize rağmen bir ipucu bulamadık. Sayısı artırılan bir sınav uygulamasıyla sınavda yer almayan ders veya etkinliklerdeki faaliyet sayısının artmasındaki doğru orantı hangi neden-sonuç ilişkisiyle kurulmuştur; merak ediyoruz.

 

Bunun yerine -defalarca dile getirdiğimiz üzere- bir öğrencinin gerek yıl içindeki okul günü sayısını, gerekse gün içinde okulda geçirdiği süreyi artırmayı ne zaman ciddi olarak düşüneceğiz? Çok kestirme olarak söylemek gerekirse, bir öğrenciyi iyi yetiştirmenin koşullarından birisi okulda geçirilen zamanın artırılmasıdır (bunun nitelikli bir zaman olması gerektiği konusunu ise -aşikâr olması itibarıyla- tartışmaya bile gerek görmüyoruz). Sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerin niteliği ve niceliği -türü ne olursa olsun- sınav modellerinin güncellemesiyle kolay kolay değişmeyecektir.

 

--- Bakanlığa göre modelin amaçları arasında “öğrenci, öğretmen ve okul ilişkisini güçlendirmek, eğitim sürecinde öğretmenlerin ve okulun rolünü daha etkin kılmak, öğretmenin meslekî performansını artırmak, ülke çapında müfredatın eş zamanlı uygulanmasını sağlamak” yer almaktadır. Tamamına katılıyoruz; fakat sonuncunun nasıl sağlanacağını merak ediyoruz. Öğretmenlerin raporlu olduğu ve derslerin zaman zaman boş geçtiği, taşımalı eğitimin verimsiz işlediği veya kış döneminde elverişsiz hava koşulları nedeniyle kapalı kalan okullar var. Tam gün eğitim verilen okullarla saydığımız okullarda müfredatın eş zamanlı uygulanmasının sağlanması kolay gözükmemektedir.

 

--- MEB tarafından yapılan sunumdaki bir diğer amaç, okul dışı eğitim kurumlarına yönelik ihtiyacı azaltmak olarak ifade edilmektedir. Doğrusu sınav modelinde yapılan tüm değişikliğin bunun etrafında kümelendiği kanaatindeyiz. Dershanelere duyulan ihtiyacın azalacağı iddiasının görülen bir dayanağı yoktur. SBS’nin üç yıla yayıldığı dönem gerekçelerden birisinin yine bu olduğunu bizzat üst düzey bakanlık görevlilerinden birisinden yine dinlediğimizi düşününce sınav modelinde yapılan her değişikliğin dönüp dolaşıp dershanelere geldiği görülüyor.

 

Sınav sayısının artırılması suretiyle yıllara yayılmasında da, azaltılarak tek bir sınava indirilmesinde de amacın dershanelere duyulan ihtiyacı azaltmak olması ironiktir. Ancak daha önemlisi ve üzücü olan, eğitimde ortak bir anlayışın oluşturulamaması ve değişken görüşlerin belki de en çok Millî Eğitim bürokrasisi içinde görülmesidir. Bir dönem kredili sisteme geçiş yapıldığında ve kısa bir zaman sonra vazgeçildiğinde karar vericilerin hemen hemen aynı kişiler olmasına benzer şekilde burada da yalpalamalar görülmektedir.

 

Ana eksenimiz dershaneler olduğuna göre bu konuya biraz daha değinelim. Dershaneler, kendi yönetmeliklerinde “öğrencileri; bir üst okulun veya yüksek öğretime giriş sınavlarına hazırlamak, istedikleri derslerde yetiştirmek ve bilgi düzeylerini yükseltmek amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumları” olarak tanımlanmaktadır. Ortaöğretime ve yükseköğretime geçişte oluşan arz-talep dengesizliği Türkiye’yi arayışlara sevk etmiş, ülke genelinde yapılan ve pek çoklarınca sakıncaları dile getirilen sınavlar dışında bir yol bulunamamıştır. Eğitimin merkezi örgün eğitim veren okullar olduğu hâlde gerek buralardaki eğitim-öğretimin yeterli bulunmaması, gerek bölgeler ve okullar arasındaki ciddi standart farkları, gerekse rekabet avantajı elde etmek isteyen veya yarışta geride kalmak istemeyen öğrencilerin artan sayısı nedeniyle yaygın eğitimin bir parçası olan dershaneler sıkça kendinden söz ettirir hâle gelmiştir.

 

Pek çok yerde olduğu gibi bu sektörde de kurumlar arası rekabet son derece garip ve eğitimin ruhuyla bağdaşmayan uygulamalarla kendini göstermeye başlamıştır. Henüz ortaokuldaki öğrencilere başarı ödülü olarak otomobil vaat edilmesi, yönetmeliklerinde kesin surette yasaklanmasına rağmen öğrenci adları ve fotoğraflarının afişlerle şehirlerin en görünür yerlerine asılması, bunlara ait reklamların medyada yer alması, bu husustaki Millî Eğitim düzenlemelerinin ve Rekabet Kurumu kararlarının hiçe sayılması, hafta içinde okul saatlerinde dershanelerin yoğun kurs ve benzeri adlarla dersler koyması ve öğrencilerinin okulda kalmak yerine bu programlara devam etmelerinin istenmesi ve benzeri pek çok yanlışlık sayılabilir.

 

Eğitimle ilgili bu yanlış uygulamalara, kayıtlı olan ancak devlete olan yükümlülüklerinde son derece cimri davranan, Maliye denetimini bertaraf etmek üzere kayıt dışı açılan, hiçbir yasal evrağı ve faturası olmayan ve “merdiven altı dershaneler” olarak dillendirilen yerleri de eklemeliyiz. Bunlar arasında kayıt dışı olanlara ait verilere sahip değiliz; ancak devlette kaydı bulunan kurumlara ait bir örnek ilgi çekicidir. Yakın bir zamanda TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Şimşek, kapatılması gündeme gelen dershanelerin 2012 yılında kurumlar vergisi olarak 16,5 milyon lira ödeme yaptığını belirtti. Sektörde yaklaşık dört bin dershanenin olduğundan hareketle dershane başına ortalama 4.125 lira kurumlar vergisi ödenmiş oluyor. Ülkemizdeki kurumlar vergisinin %20 olduğu düşünüldüğünde dershaneler ortalama olarak yılda 20.625, ayda yaklaşık 1.700 lira kazanç elde etmiş gözüküyorlar. Çalıştırdıkları bir öğretmenden daha az gelir elde eden bu kurumların -vergi beyanlarını ciddiye alıp- maddi durumları için mi, yoksa vergi toplama sistemimiz adına mı üzülmeliyiz; karar veremiyoruz. Tüm bunlarla birlikte hukuki ve mali sorumluluklarını yerine getiren, kendi gücü oranında öğrencilere katkı sağlamaya çalışan dershanelerin toplumdan gelen bir talebi karşılamaya çalıştıklarını da göz ardı etmemek gerekir.

 

Yakın bir tarihte Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın, 1 Ocak 2014´ten itibaren dershanelerin ruhsatlarının yenilenmeyeceğine ve artık yasal olarak da Millî Eğitim sistemi içerisinde yer almayacaklarına ilişkin görüşleri haberlerde yer aldı. Buna göre 2014 yılının Ocak ayından itibaren dershanelere ruhsat verilmeyecek ve bakanın ifadesiyle “daha esnetilmiş, standartları biraz daha aşağı çekilmiş koşullarda özel okula dönüşmeleri için teşvik edilecekler.” Bu dönüşüm için üç yıl süre tanınacak ve 2014-2015 öğretim yılından başlamak üzere MEB sistemi içinde dershaneler olmayacak. Bakan Avcı’nın “MEB’in onaylamadığı, ruhsat vermediği ve denetlemediği kurumlara itibar edilmez” ifadesine bakınca bu kurumlara karşı başlatılan sert müdahalenin boyutu daha iyi anlaşılıyor.

 

Sınavların etkisinin kısmen azaldığı ve okulların ön plana çıktığı bir eğitim modeline ulaşmak istendiğine ikna olsak da çeşitli soruların cevabını bulmakta zorlanıyoruz. MEB istatistiklerine göre 2011-2012 öğretim yılında 3.961 olan dershane sayısı 2012-2013’te 3.858 olarak gerçekleşti. İçinde bulunduğumuz öğretim yılında 220 dershane kapandı ve 8 Kasım 2013 tarihi itibarıyla bu sayı 3.638 oldu. Yapılan bir araştırmaya göre bu kurumların yalnızca %1,5’i özel okul standartlarına uygun. Bu durumda diğerleri ne olacak? Bu sorunun cevabı için bakanın “geçiş sürecinde esneklikler sağlanacak; farazi söylüyorum, 100 metre kare bahçe şartı varsa 3 yıl için 70’e de razı olacağız ama 3 yıl sonra o şartı sağlaması beklenecek” demeci ipucu verse de yaklaşım sağlıklı değil. Üç yıl sonra ne değişecek? Dahası, standartları yükseltmek yerine düşürerek âdeta ücretli resmî okullar oluşturmaya doğru gittiğimizi fark ediyor muyuz?

 

Bir diğer sorun, özel okulların yaklaşık %50 kontenjan doluluğu ile yaşamlarını sürdürmeleri. Dershane yöneticilerinin de dile getirdiği üzere, hâlihazırda yarısı boş olan bir sektöre -bir diğer sektörü ortadan kaldırma adına- yeni kurumların katılmasının mantığı nedir? Son olarak, dershaneleri yok hükmünde gördüğümüzde gerçekten yok olmuş mu olacaklar? Kaldı ki Millî Eğitim sistemi dışına çıkarıldıklarında ve MEB bu kurumları veya yerlerine kurulan -örneğin, karşı çıkılmayacağı bildirilen- etüt merkezlerini denetlemediğinde kontrol dışı bir eğitim faaliyeti başlamış olmayacak mı? Sözgelimi, buralarda görev yapan kişilerin öğretmen olma ehliyetleri olup olmadığını kim denetleyecek? Hiç kimse denetlemeyecek ise bu içimize sinecek mi? Bu fotoğrafa bakınca II. Meşrutiyet’in meşhur Maarif Nazırı Emrullah Efendi’nin şaka yollu söylediği “mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim” sözü akla geliyor. Var olandan kaçmak sorunu görünmez hâle getirmediği gibi gelecekte başka potansiyel sorunlara da yol açıyor.

 

TEOG uyarınca yapılacak ortak sınavlarda yanlışlar doğruları götürmeyecek. Ölçme-değerlendirmenin temel mantığına uymayan bu uygulama “ulusal sınavlar derslerin bir sınavı yerine de geçecek; öğretmenlerin yaptığı sınavlarda ise yanlışlar doğruları azaltmıyor” şeklinde savunuluyor. Okullardaki testlerde yanlışların doğruları götürmediğine ilişkin bakanlık görüşü konunun eksik değerlendirildiğini göstermektedir. TEOG ile öğrenciler bir ulusal sıralamaya tabi tutulacak ve bir üst öğretim kurumuna -liseye- yerleşeceklerdir. Okullarda ise hiçbir öğretmenin öğrencileri sıralamak gibi bir çabası yoktur. Kaldı ki, bakanlığın bu konudaki görüşleri de çelişkili. Bir taraftan bu uygulama savunulurken diğer yandan Talim Terbiye Kurulu Başkanı zor soruların da sorulmasının gerekliliğine ilişkin açıklamasında “sınavlar, başarı değil yerleştirme sınavlarıdır” görüşünü iletiyor. Anlaşılan, her yapılan uygulamanın doğruluğunu ispat etme telaşı i&cc

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber