2022-05-25 06:56:34 | Son Güncelleme : 2022-05-25 07:04:47

Altın ve dövizdeki dalgalanmayı frenleyecek hazırlıkta son aşamaya gelindi: Enflasyona endeksli bono yolda 

‘Kur Korumalı Mevduat’ düzenlemesinin ardından ‘enflasyona endeksli bono’ çıkarılması için çalışmalar hız kazandı. Kur korumalı hesaplardaki faize benzer şekilde çıkarılacak kağıtla ilgili nema oranı belirlenmesi bekleniyor. Vade sonunda nema oranı, o günkü enflasyonun altında kalırsa arada farkın yine hazine tarafından karşılanması öngörülüyor. Yapılacak olan düzenleme ile birlikte dövizdeki dalgalanması frenlenmesi beklenirken altın ve borsayı da etkilemesi bekleniyor.

Altın ve dövizdeki dalgalanmayı frenleyecek hazırlıkta son aşamaya gelindi: Enflasyona endeksli bono yolda 
fotoğrafı büyüt
Fotoğrafı Paylaş

Döviz kurunda dalgalanmalar sürüyor. Dolar 20 Aralık’tan sonra ilk defa 16 TL seviyesine aşarken hükümet bir kez daha harekete geçti. Geçtiğimiz günlerde yapılan kabine toplantısının ardından ‘Enflasyona Endeksli Bono’ hakkında bir gelişme yaşanmaması ve ‘Türkiye'nin Suriye sınırında yeni bir operasyona hazırlanması’ piyasada risk iştahını azalttı. Türkiye'nin CDS primi de 700 puan üzerinde seyrederken, döviz üzerindeki baskı arttı.

PİYASALAR MERKEZ BANKASININ FAİZ KARARINA ODAKLANDI

Yarın gerçekleşecek TCMB faiz kararı öncesinde dolar, 16,15 TL'nin üzerini test etti. Bu arada piyasa aktörleri Merkez Bankasından hamle beklemiyor. Politika faizinin yüzde 14 seviyesinde sabit bırakılması öngörülüyor.

TL’DE KIRILGANLIK SÜREBİLİR

Analistler “Kabine toplantısında ekonomi ile ilgili yeni bir karar alınmadı. Enflasyona endeksli borçlanma ile ilgili gelişme olmaması, kuru yeniden 16 seviyesinin üzerine taşıdı. Bir sonraki kabine toplantısı 6 Haziran’da. Kısa vadede enflasyona endeksli borçlanma aracının detaylarıyla ilgili belirsizlik TL’de kırılganlığa yol açabilir” uyarısında bulundu. Bu arada Türkiye'nin gerçekleştireceği sınır ötesi operasyona dair gelişmeler de piyasalar tarafından dikkate takip ediliyor.

Foto Galeri
İslam Memiş'ten puslu havada kazandıracak yöntem

ATEŞİ DÜŞÜRECEK YENİ ADIM

Durum böyle olunca dövizdeki dalgalanmaların önüne geçmek için uygulamaya konulan kur korumalı mevduat (KKM) düzenlemesinin ardından şimdi de enflasyona endeksli bono çıkarılması için yapılan hazırlıklar son aşamaya geldi. Bu çerçevede, kur korumalı hesaplardaki faize benzer şekilde, çıkarılacak kâğıtla ilgili bir nema oranı belirlenmesi bekleniyor. Vade sonunda bu nema oranı, o günkü enflasyonun altında kalırsa aradaki farkın da yine hazine tarafından karşılanması öngörülüyor. Ekonomi yönetiminin konuyla ilgili hazırlıkları sürerken, çalışmanın piyasaya etkilerinin neler olacağı da tartışılıyor. Ekonomist Prof. Dr. Seyfettin Erdoğan “Enflasyon korumalı tahvil-bono uygulaması, finansal yatırımcıların tedirginliğini gidermek için doğru bir strateji. Yatırımcı, enflasyonun yüksek ve belirsiz olduğu dönemlerde yatırım yapmaktan imtina eder. Ülkeler de böyle dönemlerde yatırımcıların zarar kaygısını bertaraf etmek amacıyla enflasyona ek bir risk primi düzeyinde getiri garantisi sağlar ve finansal sistemin işleyişini sürdürmeye çalışır. Böylece yatırımcılara güven de aşılamış olur. Bir anlamda, ateşin şiddetini azaltmak amacıyla böyle uygulamalar yapmak, son derece yerinde ve doğru politikalardır” dedi.

‘SAPMALAR HESABA KATILMALI’

Hükûmetin yaptığı çalışmanın nasıl işleyebileceğini de değerlendiren Erdoğan “Enf-lasyon beklentisi hesaplanır ve bunun üzerine bir risk primi ilave edilir. Mesela, yüzde 50 enflasyon beklentisi var. Verilecek yüzde 50 oran, insanların parasının enflasyon oranında erimemesini sağlar ancak bu tatminkâr olmaz. Sonuçta yatırımcı, enflasyonun dışında kâr payı ya da diğer deyişle, risk primi bekler. Enf-lasyon korumalı tahvil-bono uygulamasında risk primi de olmak zorunda” diye konuştu. Bu noktada enflasyondaki öngörülmeyen sapmaların da dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, enflasyondaki sapma kadar, kâr payının da artması gerektiğini ifade etti.

‘UZUN VADE GEREKİYOR’

Kulislerde, hazine bonusunun vade süresinin en az 90 gün olacağı konuşulurken Erdoğan “Tahvil-bononun bir de geri ödemesi var. Geri ödeme, hazineye bir yüktür. Bu sebeple hazine yükünü dengeli olarak gelecek yıllara dağıtıcı, uzun bir vade gerekiyor. Ekonomi yönetimi 20 yıldır borçlanma taleplerinin vadesini uzatıyor ve faizleri düşürüyor. Bu yöntem toplam ulusal gelir içerisinde kamu borç yükünün azalmasını sağladı” açıklamasını yaptı. Kur korumalı mevduat ve enflasyona endeksli bono uygulamaların piyasaya katkısını anlatan Erdoğan “İnsanları TL’ye yönlendirmek gibi bir avantajı var. İnsanlar TL üzerinden yatırım yaptığında kazanç elde edebileceğini öngörüyorsa, bu güveni onlara verebiliyorsanız, dövize talep olmaz. Ayrıca, kur korumalı yöntemle dövizi baskıladığınızda, döviz kaynaklı enflasyon problemini gidermiş olursunuz. Diğer deyişle, daha düşük maliyetlerle dışarıdan mal alırsınız ve bu böylece kur-enflasyon geçişkenliğini kırmış olursunuz” dedi. Bu çözümlerin kısa vadeli çözümler olduğuna dikkat çeken Erdoğan, orta ve uzun vadeli çözümler için Türkiye’ye döviz gelmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’de döviz bolluğunun söz konusu olması için de doğrudan yabancı yatırım gelmesi gerektiğini vurguladı.