Tarih : 23.11.2021 - 17:18 Yorum : 0

Devalüasyon nedir, ne demek? Devalüasyon sebepleri nelerdir, olursa ne olur?

Devalüasyon, döviz kurlarına meydana gelen artışla merak edilen terimler arasında yerini aldı. Son günlerde dolar, altın ve eurodaki artışlar, Türk Lirası’nın değer kaybetmesi, ekonomik bir terim olan devalüasyonu da yeniden gündeme getirdi. “Devalüasyon nedir, ne demek?” “Devalüasyon sebepleri nedir, olursa ne olur?” soruları internet üzerinden en sık sorulan sorular arasına girdi.

Devalüasyon nedir, ne demek? Devalüasyon sebepleri nelerdir, olursa ne olur?

Son günlerde döviz kurlarında yaşanan artışlar, Türk Lirası’nın dolar karşısında değer kaybetmesine neden oldu. Hal böyle olunca devalüasyon ihtimali de vatandaşın ağırlık verdiği ihtimaller arasına girdi. Son günlerin Google üzerinden en sık araştırılan terimi haline gelen devalüasyon nedir, ne demek? Devalüasyon sebepleri nelerdir, olursa ne olur? İşte detaylar…

DEVALÜASYON NE DEMEK?

Sabit kur sistemlerinde ödemeler dengesi açık veren ülkelerin ulusal paralarının dış satınalma gücünün, hükümet tarafından alınan bir karar neticesinde düşürülmesi durumuna devalüasyon denir. Yani bir devletin resmi para biriminin, diğer ülke dövizleri karşısında değer kaybetmesi durumudur. Devalüasyon, bir ülkede ithal malların pahalılaşmasına yol açarken, yerli malların fiyatlarında da düşüş meydana getirir.

Devalüasyon, eski Yunan ve Roma’da para yerine geçen maden miktarlarının azaltılması ile gerçekleştirilirdi. Altın ve gümüş miktarına göre basılan sikke miktarının çoğaltılması, para değerinin düşmesine neden oluyordu. Bu durum on dokuzuncu yüzyılda kağıt para miktarındaki artışla ortaya çıkan enflasyonun para değerinde meydana getirdiği düşüşle gerçekleşiyordu. Bu şekilde milli para birimine karşılık gelen altın miktarı indirilerek kambiyo kurları ayarlanıyordu.

TÜRKİYE’DE DEVALÜASYON ÖRNEKLERİ

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu tarihte, 1923’te 1 dolar 0,75 kuruş civarındaydı. Türkiye ekonomisinde zaman içinde meydana gelen sarsıntılar ve döviz taleplerinin karşılanmasında çekilen zorluklar, devalüasyonu meydana getirmiştir. 1923 tarihinden bugüne ekonomik dengelerin temelde çökmesine neden olan ve kalıcı etkiler meydana getiren büyük devalüasyonlara başvurulmuştur.

1923’ten 1940 yılına kadar İngiliz Sterling’i karşısında değer kaybeden Türk Lirası, ABD doları karşısında ise hiçbir değer kaybına uğramamıştır. Fakat 1940’ten itibaren dış satımı artırmak amacıyla devalüasyonlar gündem konusu olmuştur. 1940 yılında, resmi kurla birlikte döviz satışlarında yüzde 48 oranında prim uygulanmaya başlamıştır. 1940 tarihinde 1 dolar 1,11 TL iken 1945 yılında 1,31 TL olarak kayıtlara geçmiştir. Türkiye’de ilk büyük devalüasyon 7 Eylül 1946 tarihinde gerçekleşmiştir. Recep Peker Hükümeti’nin gerçekleştirmiş olduğu bu devalüasyon “7 Eylül Kararları” olarak adlandırılmıştır. Yapılan bu devalüasyonla yüzde 116 oranındaki artışla ABD doları, 2,83 liraya yükseltilmiştir.

Türkiye’deki ikinci devalüasyon, Adnan Menderes Hükümeti tarafından, 4 Ağustos 1958 tarihinde yapılmış ve 2,83 lira olan Amerikan Doları, 9 liraya yükseltilmiştir. Üçüncü büyük devalüasyon, Süleyman Demirel hükümetince 10 Ağustos 1970 tarihinde yapılmıştır. Yapılan bu devalüasyonla 1 Amerikan Doları 9 liradan, 15 liraya yükseltilmiş ve 1978 senesine kadar farklı zamanlarda küçük devalüasyonlar uygulanmıştır. Bu şekilde gerçekleştirilen devalüe işlemleri neticesinde Türk Lirası ABD doları karşısında 19 liraya kadar yükselmiştir.

DEVALÜASYON SEBEPLERİ NEDİR?

Devalüasyonun uygulanmasındaki en önemli sebep, ekonominin dış ticaret dengesinde açıkların meydana gelmesidir. Bir ülkede toplam ithalat, toplam ihracatın üzerinde seyrediyor ise o ülkenin ekonomisinde dış ticaret açığı bulunmaktadır. Devalüasyon, bu durumda olan bir ülkenin satın alma gücünü zayıflatmaya ve daha fazla ihracat ile daha az ithalat gerçekleşmesine olanak sağlamaya çalışır. Yani ekonomik toparlama için bazı durumlarda devalüasyon yapılması gerekebilir.

Ülkenin para biriminde diğer dövizler karşısında meydana gelen değer kaybı, satın alma gücünü zayıflatır. Böylece ithal malların fiyatında artış gerçekleşir. Bu da ülkenin dış ülkelere ihraç edeceği ürünlerde fiyat düşmesine neden olur. İhracat gelirlerinde artış yaşanmasına neden olan bu durum, ithalat gelirlerinde ise azalma meydana getirerek bütçenin dengeye ulaşmasına zemin hazırlar. Devalüasyonun asıl amacı, ihracatın artırılıp, ülkenin ticaret açığını dengelemeye çalışmaktır.

DEVALÜASYON OLURSA NE OLUR?

Devalüasyon bir ülkenin resmi para biriminin diğer ülkelerin dövizleri karşısında değer kaybetmesine neden olur. Devalüasyon olması durumunda, iç ve dış satın alma güçleri kurlara yansımaya başlar. İthalatın pahalı, ihracatın ise daha uygun bir fiyattan ele alınmasına yol açar. Bu da enflasyon değerlerinin yükselişine sebep olur. Cari açık daha da azalarak, ülkenin ekonomisinde yavaşlama meydana gelir ve faiz oranları da daha yüksek oranlarla yansıtılmaya başlanır.

 
 
YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber