Tarih : 28.11.2021 - 07:12 Yorum : 0

Fırıncılar darboğazda! Kendi 'un'umuzla kavrulacağız

Ekmeğin fiyatı son zamlarla birlikte 2,5 liraya yükselirken artık bildiğimiz ucuz ekmekte denklem tamamen değişiyor. Pandemi ile lojistik ve enerji maliyetleri artıyor. Doğalgazdaki yüzde 48’lik zam en çok ekmeğin üretimini vurdu. Türkiye’nin en büyük ithalat kapısı olan Rusya, bu dönemde Türkiye’nin rakibi hâline gelirken asgari ücret zammı fırıncıyı kara kara düşündürüyor.

Fırıncılar darboğazda! Kendi 'un'umuzla kavrulacağız

Dünyanın en büyük üç un üreticisinden biri olan Türkiye, pandemi döneminde duran un ihracatına uzun bir aradan sonra yeniden başladı. İçeride ise un fiyatları yaklaşık iki kat artmış durumda. Buğday fiyatları bütün dünyada dolar bazında yükselişini sürdürürken doğalgaz zamları ve asgari ücretteki artış, fırıncıları kara kara düşündürüyor. Diğer taraftan düne kadar Türkiye’nin ham madde deposu hâline gelen Rusya, Türkiye için bir ortaktan ziyade rakibe dönüyor. Ekmeğin fiyatı son zamlarla birlikte 2,5 liraya yükselirken artık bildiğimiz ucuz ekmekte denklem tamamen değişiyor.

FIRINCILAR DARBOĞAZDA

Ekmekteki maliyet artışına karşı sektörden un “ihracatı durdurulsun” sesleri yükselirken Türkiye Unlu Mamul Makine Üreticiler Birliği Derneği (TUMMAB) Başkanı ve aynı zamanda Toya Makine ve Bay Bread CEO’su Serdar Yalçınkaya, fırıncıların darboğazda olduğunu söyledi. Yalçınkaya “Üretimin aksaması ve buna bağlı olarak mahsulün fiyatı arttı. Buğday fiyatları dolar bazında da yükseliyor. Un fiyatları son yedi ayda yüzde 100 arttı. Bunda pandeminin yanı sıra enerji ve lojistik maliyetlerinin artması etkili oldu. Ayrıca kıtlık ve kâr hırsıyla stok yapıldı. Üç hafta önce doğalgaza yüzde 48 zam geldi. Fırınlar sonuçta doğalgazla çalışıyor. Diğer taraftan asgari ücret görüşmeleri başlıyor. Bir fırın 8-10 kişiyi istihdam ediyor. Dolayısıyla ücret artışları maliyete yansıyacak. Şu an unlu mamullerde ciddi bir maliyet artışı var” ifadelerini kullandı.

RUSYA ARTIK TÜRKİYE’NİN RAKİBİ

Artık bu dönemde Rusya’dan da Türkiye’ye ekmek yok. Yalçınkaya, Rusya’nın ürettiği buğdayı direkt ihraç etmek yerine unlu mamul hâline getirerek katma değerli ürüne dönüştürmek istediğini belirterek “Rusya son 10 yılda buğday üretimini 38 milyon tondan 83 milyon tona çıkardı. Türkiye’de ise üretim aynı dönemde yüzde 8-10 düştü. Rusya önümüzdeki üç beş sene içerisinde buğday ihracatını unlu mamül ihracatına dönüştürmek istiyor. Daha önce dünyanın istediği kalitede un üretemiyordu. Geçen sürede teknolojilerini geliştirdiler. Gerekli yatırımı yaptılar. Ellerinde ham madde var, şimdi üretime başlıyorlar. Buğdayı unlu mamul hâline getirdiğinizde gelirinizi yüzde 50-70 oranında artırma imkânınız var. Rusya bunu gördü. Hatırlarsanız Rusya geçen sene buğday ihracatına vergi getirmişti. Bunun sebebi kuraklık değil, buğdayı unlu mamule dönüştürmek istemesinden. Rusya artık bizim makamımıza talip” dedi.

SENELİK İHTİYAÇ 40 MİLYON TON

Yalçınkaya’nın verdiği bilgiye göre Türkiye yaklaşık her yıl 40 milyon ton buğdaya ihtiyaç duyuyor. Türkiye’nin buğday üretimi ise 18-19 milyon ton arasında. Geri kalan kısmı Rusya ağırlıklı olmak üzere yurt dışından ithal ediliyor. 20 milyon tonu yurt içinde tüketilirken 20 milyon tonu da bisküvi, baklava, galeta, makarna olarak yurt dışına tekrar ihraç ediliyor. Türkiye’nin kendi ürettiği buğdayın yaklaşık yarısının ekmek üretiminde kullanıldığına dikkati çeken Yalçınkaya “Türkiye’de günde 110 milyon ekmek üretiliyor. Bu da 8 milyon ton buğday demek. Diğer kısmı poğaça, börek, baklava, makarna vs. için kullanılıyor. Yani 20 milyon ton, kendi vatandaşımızın karnını doyurmaya yetiyor. Pandemide ihracat durmuştu. Yeniden başladı. 1 milyar doları un olmak üzere 10 milyar dolar unlu mamül ihraç ediyoruz” diye konuştu.

TEKNOLOJİK FIRINCILIK ŞART

Serdar Yalçınkaya, fırında maliyet artışlarına karşı dijital dönüşümün şart olduğunu söyledi. Toya Makine olarak teknolojik fırınlar geliştirdiklerini dile getiren Yalçınkaya “Fırınlar eski. Acil olarak sektörde yüksek teknoloji fırıncılığa ihtiyaç var. Biz geliştirdiğimiz teknolojik fırınlarla üretim maliyetinde yüzde 30-40, satış maliyetinde yüzde 50’ye yakın avantaj sağlıyoruz. Bunu en az iş gücü gerektiren teknolojik makinelerle yapıyoruz. Ayrıca fırın için büyük alanlara gerek yok. Teknolojik makinelerle 100 metrekarelik alanda fırın açmak mümkün. Bu işe yatırım yapan fırıncıların sattığı ekmeğin yüzde 10’unun parasını da biz ödüyoruz. Bu şekilde bir milyon ekmek, yani 2,5 milyon liralık destek veriyoruz” diye konuştu.

Kaynak : Türkiye Gazetesi
Etiketler : Un Ekmek Fırın
 
 
YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber