24˚
İstanbul
24˚
açık
Nem %38
Rüzgar 4.68 /s
Çarşamba
24˚/16˚
Perşembe
25˚/18˚
Cuma
26˚/19˚
Cumartesi
26˚/18˚
24 Mayıs 2022 Salı
2021-11-18 16:01:42

Reel sektörün faiz kararına tepkisi: TCMB ile piyasa arasındaki bağ zayıflıyor

Merkez Bankası'nın faiz kararı sonrasında değerlendirmede bulunan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Piyasa dinamikleri ile TCMB faizi arasındaki bağ giderek zayıflıyor" dedi.

Reel sektörün faiz kararına tepkisi: TCMB ile piyasa arasındaki bağ zayıflıyor
fotoğrafı büyüt
Fotoğrafı Paylaş

TCMB’nin faiz indirimine reel sektörden ilk tepki geldi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekip Avdagiç, piyasa dinamikleri ile TCMB faizi arasındaki bağın giderek zayıfladığını dile getirdi.

Twitter hesabından yaptığı açıklamada yatırımcıların yüksek faizlerden memnun olmadığını ifade eden Şekip Avdagiç, “Türkiye'de yatırım yapmaya çalışan insanların hiçbirisi yüksek faizden memnun değil. Ne var ki, yaşanan tartışmalar, faizi de kuru da enflasyonu da başrolde tutmaya devam ediyor. Açıkçası konu politika faizinin ne kadar değişeceğinden oldukça uzaklaştı. Piyasa dinamikleri ile TCMB faizi arasındaki bağ giderek zayıflıyor. Döviz kurlarının ihracat açısından rekabetçi kur sınırını aştığını, faiz indirimlerinin bankaların rotatif ve taksitli kredilerine yansımadığını ve kredilere ulaşımda sıkıntının devam ettiğini görüyoruz” dedi.

ASIL MESELE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK

Öngörülebilirliğin önemine değinen Avdagiç, “İş dünyası için asıl konu öngörülebilirliktir. Yani kurun, enflasyonun ya da faiz seviyesinin yüksekliğinden ziyade öngörülebilir olmaması asıl meseledir. Türkiye ekonomisi kur-faiz-enflasyon üçlüsüne hapsedilemeyecek kadar büyüktür” şeklinde konuştu.

KÜRESEL FIRSATLARI DEĞERLENDİRME ÖNERİSİ

“Kur ve enflasyonun seyri, Türkiye’nin risk primine ve dolarizasyona olumsuz yansıyor” diyen Avdagiç şunları kaydetti:

“Beklentimiz, bir an önce öngörülebilirliğin en üst seviyeye çıkarılması; Kur, faiz ve enflasyonun bir dengeye kavuşturulması ve iş dünyasının “fiyatlayamama” sıkıntısından kurtarılmasıdır. Unutmayalım ki, küresel düzeyde enflasyonun, emtia ve enerji fiyatlarının yükseldiği bir konjonktürden geçiyoruz. Devletimiz, reel sektörümüz ve bankalarımızla bir bütün olarak, önümüze çıkan küresel fırsatları değerlendirmeye odaklanmalıyız.”

Etiketler