• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    1124
  • up
    USD
    7.646
  • up
    EURO
    8.8844
  • up
    GBP
    9.8321
  • up
    Altın
    458.727
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 14.08.2020 - 09:31 Yorum : 0

‘Sosyal Medya’ düzenlemesi yasalaştı: Yeni yasa neler getiriyor?

Meclis’te kabul edilen ve 1 Ekim 2020’de yürürlüğe girmesine karar verilen Sosyal Medya Yasası ile ilgili Avukat Devrim Nur Kayabalı, yeni düzenin neleri getirdiği ve sosyal medya platformlarına getirilen yükümlülüklerin neler olduğuna ‘Sosyal Medya Yasası Düzenlemesi’ başlıklı makalesinde yer verdi.

‘Sosyal Medya’ düzenlemesi yasalaştı: Yeni yasa neler getiriyor?

SOSYAL MEDYA YASASI DÜZENLEMESİ

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, yani Sosyal Medya Yasası Resmi Gazete'de yayımlandı, 1 Ekim 2020 tarihiyle yürürlüğe girmiş olacağı düşünülüyor.
 

Avukat Devrim Nur Kayabalı 

TÜRKİYE’DE TEMSİLCİ ve SUNUCU BULUNDURMA ZORUNLULUĞU
Yürürlüğe giren yasanın getirdiği ve tartışmaya en açık hususlardan biri; yaygın sosyal platformlarından Instagram, Twitter, Facebook gibi sitelerin Türkiye'de temsilci bulundurma zorunluluğuna ilişkin maddeye dayanıyor. Bu gibi çoğu sosyal medya sitesinin temsilcilikleri yurt dışında bulunuyor ve Türk mahkemelerinin önüne sosyal medya hesapları üzerinden işlenen bir suç intikal ettiğinde suça konu paylaşımın mahkemeye sunulması talebi reddedilebiliyor. Sosyal Medya platformlarında yer alan içeriklerin paylaşılması, taraf olunan uluslararası anlaşmalara göre belirleniyor. Örneğin, twitter Türkiye'de işlenen bazı suçlarda içerik paylaşmayı içeriklerin ''Fikir ve Düşünce Hürriyeti'' kapsamında yer aldığını ileri sürerek reddetmiş idi. Ancak, yeni yasa ile Türkiye'de temsilci bulundurma zorunluluğu içerisindeki sosyal medya platformlarının elinden bu takdiri durum alınmış oldu. Düzenlemeye göre sosyal medya platformları sunucularını Türkiye’de bulundurmak zorunda kalacak. Talep edildiğinde ise; IP adreslerini, kişisel bilgileri buradaki kurumlarla paylaşmak durumunda olacak. 

Bu hususu iki açıdan değerlendirmek gerekiyor;

SUÇ TEŞKİL EDEN İÇERİĞİ PAYLAŞMA ZORUNLULUĞU
Birincisi şu ki, sosyal medya hesapları üzerinden işlenen bazı suçlar platformların içerikleri paylaşmak konusundaki isteksizlikleri nedeni ile takipsiz ve sonuçsuz kalabiliyorlardı ve ilgili suçların failleri internet ortamında ''sınırsız'' korunduklarını ve ''hayalet'' olduklarını düşünerek rahatça hak gasbı yaşatabiliyorlardı. Bu durumun önü kesilmiş oldu. Ancak ikinci ve çok daha tartışmaya açık olan durum şu ki; talep edilen tüm içerikleri paylaşmak zorunda olacak sosyal medya platformlarının bu durumu kullanıcıların fikir ve düşünce özgürlüğünü ihlal edecek bir ''sansür'' getiriyor. Anonim hesap devri bir nevi ortadan kalkıyor. Yani, anonim bir hesap üzerinden Twitter'da bir hashtage katıldığınızda ve bir şekilde o hashtag hakkında bir suç duyurusu başlatıldığında IP adresinizin talep üzerine 48 saat içerisinde bildirileceğini bilmeniz gerekiyor. Yaptığınız gayri ihtiyari bir yorum yahut fikir paylaşımı kendinizi bir anda ''örgütlü bir suçun'' içerisinde bulmanız gibi sakıncalı bir duruma sebebiyet verebilir. Sosyal medya platformları yasaya ilişkin net yorumlarda bulunmamalarına rağmen Twitter'in Türkiye'den çekileceği gibi söylentiler mevcut. Bu da olumsuz bir durum oluşturacak, çünkü sosyal medya hesapları yaygınlaşan internet kullanımı nedeni ile günümüzde haberlere erişme ve bilgi almak için de kullanılıyor. Böyle bir durumda kamuyu ilgilendiren bazı olaylardan habersiz ve bilinçsiz bir toplum haline gelmemize sebebiyet verebilir. Madalyonun iki keskin yüzü var ve ikisi de oldukça keskin. Düzenlemenin akıbetini uygulamadaki kullanımı ve sosyal medya platformlarının tavrı belirleyecek gibi görünüyor. 

İDARİ PARA CEZASI HANGİ DURUMLARDA KESİLİYOR?
Yasal düzenlemeye ilişkin bir başka ucu açık ve kötüye kullanılabilinecek husus ise ''Erişim Engeli ve İçerik Kaldırmaya '' ilişkin. Yasadan önce Sulh Ceza Mahkemelerinin görev alanına giren erişim engeli ve içerik kaldırma konularında artık 48 saat içerisinde kişilerin başvurusu ile mahkemeye gerek kalmadan paylaşım ortadan kaldırılabiliniyor. Kaldırmazsanız, idari para cezası kesiliyor. Ve bu durum toplumda tanınmış ve/veya güçlü kişi/kurumların aleyhlerinde herhangi bir ifadenin ya da eleştirinin yer alamayacak olmasına da sebebiyet verebilecek kadar ucu açık bir düzlemde yer alıyor. 

PLATFORMLARA TAZMİNAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Yasa ayrıca sosyal medya platformlarına bir tazminat yükümlülüğü de getiriyor. Bir paylaşıma ilişkin erişim engeli veya içerik kaldırma kararı aldığınızda ve ilgili sosyal medya platformu bunu uygulamadığında şikayette bulunan kişi doğrudan sosyal medya platformuna (paylaşımda bulunana değil) tazminat davası açabiliyor. Usule ilişkin mevcut böyle bir yasa hükmü yürürlükte olduğunda da mahkemeler ''evet, kararı uygulamamışsın o zaman tazminat almaya hak kazandın'' şeklinde kararlar verebilecekler. Buradaki sorun, konunun tartışılmadan doğrudan kişiye tazminat hakkı tanınmasından geçiyor, muhataba pek söz hakkı tanınmıyor. Böyle bir durumun sosyal medya platformları üzerindeki baskıyı artıracağı da şüphesiz.

SOSYAL AĞLARA VERİLERİ TÜRKİYE’DE TUTMA ZORUNLULUĞU
Yasada sosyal ağ sağlayıcıların verileri Türkiye'de tutmak zorunda olduğu gibi ibareler yer alıyor ancak bunun nasıl yapılacağı belirsiz. Ek olarak, idari para cezalarından bahsediliyor ancak cezanın nasıl tahsil edileceği hususu da tartışmaya açık. 

İnternetin günümüzde hayatımızda kapladığı yer göz önüne alındığında, böyle bir yasanın sınırlarının tartışmaya ve şüpheye yer bırakmayacak netlikte çizilmesi gerekiyor. 

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber