• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    98415
  • down
    USD
    5.7824
  • down
    EURO
    6.4409
  • down
    GBP
    7.5029
  • down
    Altın
    277.449
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 20.06.2019 - 01:25 Yorum : 0

'Bu medeniyetin baş şehrine yalancı bir belediye başkanı yakışmaz'

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "23 Haziran'a kadar çok çalışmalısınız. Sebebi şu, İstanbul sadece bizim İstanbul'umuz değildir. İstanbul, bizim medeniyetimizin baş şehridir. Bu medeniyetin baş şehrine yalancı bir belediye başkanı yakışmaz." dedi.

'Bu medeniyetin baş şehrine yalancı bir belediye başkanı yakışmaz'

Bakan Soylu, Miniatürk'te düzenlenen "Kastamonulular Genç Hemşehri Buluşması"ndaki konuşmasına, "Siz güzel bir memleketin evlatlarısınız. Bir tarafta Kastamonu, bize şunu öğreten; 'Gelişiniz güle güle, gidişiniz güle güle, her işiniz güle güle olsun.' diyen güzel bir memleketin evlatlarısınız." sözleriyle başladı.

Gençlerin, memleket ne zaman zora girse, ne zaman sıkıntıya düşse, ne zaman fedakarlık istese, o fedakarlığı hiçbir zaman çekinmeden ortaya koyan, güzel bir memleketin evlatları olduğunun altını çizen Soylu, Şehitler Tepesi'ni boş bırakmayan, bugün Türkiye'de Ezan-ı Muhammedi'nin 5 vakit okunmasını, ay yıldızlı bayrağın hür ve özgür bir şekilde nazlı nazlı dalgalanmasını sağlayan ancak bu konuda hiç böbürlenmeyen, bunun onurunu evinin köşesine çekilerek yaşayan, asaletli bir şehrin evlatları olduklarını ifade etti.

- "İstanbul, bizim medeniyetimizin baş şehridir"

Süleyman Soylu, "23 Haziran'a kadar çok çalışmalısınız. Sebebi şu, İstanbul sadece bizim İstanbul'umuz değildir. İstanbul, bizim medeniyetimizin baş şehridir. Bu medeniyetin baş şehrine yalancı bir belediye başkanı yakışmaz." diye konuştu.

23 Haziran'ın önemine dikkati çeken Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Çok marjinal bir grup, İstanbul'u ele geçirmeye çalışıyor. Gezi olaylarını hatırlıyor musunuz? Gezi olaylarında 1 saat, 2 saat içerisinde Alman televizyonları Taksim Meydanına indiler mi? İngiliz televizyonları indiler mi? Amerika destekledi mi? FETÖ destekledi mi? PKK paçavrasını Taksim'deki Atatürk Anıtı'nın önüne asmak istedi mi? Türkiye'nin holdingleri oraya erzak göndererek, otellerine finans sağlayarak oraya sahip çıkmak istedi mi? Peki, şimdi aynı tabloyu görüyor muyuz? Seçimin iptal edildiği gün, Kandil'in bütün hayvanları 'İstanbul'da İmamoğlu'nu destekleyeceğiz' diye beyanat verdiler mi? FETÖ sosyal medyadan ve Amerika'dan, Avrupa'dan sabahtan akşama kadar İmamoğlu'nun bayraktarlığını yapıyor mu? Amerika seçim iptal edildiği gün, bizi tehdit ederek, 'Biz bunu not ettik.' dedi mi? Bütün anlayışıyla beraber bu seçime yükleniyor mu?

Peki, bütün bunların yanı sıra, Alman televizyonu Deutsche Welle, İngiliz televizyonu BBC onların borazanlığını yapıyor mu? Yapmak istedikleri şudur, İstanbul'da Gezi ruhunu iktidara taşımak istiyorlar. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu, İstanbul'un medeniyet tarihini saptırmak anlamına gelir. Bu kadar açık ve net. 'Zulüm 1453'te başladı.' diyenlerin İstanbul'da iktidara gelmesi İstanbul'un maneviyatına zulmeder."

İstanbul Halep'in, İstanbul Doğu Türkistan'da mezalim yaşayanların, İstanbul Kerkük'ün, Telafer'in, Filistin'den Kudüs'e Kahire'ye kadar 'Eğer başımıza bir şey gelirse bizim ümit diyarımızdır.' diye baktıkları şehrin adıdır." dedi.

Bakan Soylu, Bayrampaşa'daki bir otelde gerçekleştirilen "Bosna Sancak ve Rumeli Buluşması"nda yaptığı konuşmada, programdaki hemen herkesin ya kendisinin ya babasının ya da dedesinin göçü yaşadığını söyledi.

Bulgaristan'da yaşananların, çekilen sıkıntıların, Türkiye kapılarını açtığında birtakım çevrelerin yaptığı tezviratların, içlere nifak sokmaya ya da "Aman batarız" korkusu yaymaya dönük söylemlerin, sadece o gün değil, ondan önceki dönemlerde de sürekli olarak Türkiye'de ortaya konulduğunu belirten Soylu, "Bize Üsküp'ü, Makedonya'yı, Balkanlar'ı unutturmak isteyenler aslında bize bizi unutturmak istediler." ifadesini kullandı.

Aynı kafaların bugün kendilerine Halep'i, Şam'ı, Bağdat'ı, Kahire'yi unutturmak istediğine işaret eden Soylu, güney sınırının bir santim altının görülmemesini istediklerini aktardı.
Tarihe, birliğe ve beraberliğe bir çizgi çizmenin, meseleye ticari ve ekonomik bakmanın mümkün olmadığını vurgulayan Soylu, "O zaman niye Mevlana diyoruz, Yunus diyoruz, Karacaoğlan diyoruz. O zaman niye hepimiz Eyüp Sultan'a koşuyoruz. O zaman niye Hacı Bayram diyoruz. O zaman niye Hacı Bektaş, o zaman niye Pir Sultan diyoruz. Türkülerimize bakarsak, cevabını buluruz. Bağdat bizim türkülerimizde, Yemen bizim türkülerimizde. Balkan türküleri diye yekpare bir başlık, bizim kendi kültürümüzde. Burayı bir şekilde silmek mümkün değildir." diye konuştu.

"Kurtuluşun merkezi burasıdır"

İstanbul'un geçmişten bugüne dek yaşadığı değişimlere değinen Soylu, şunları kaydetti: 
"Bugün dünyada birçok ülkede, suyunun yüzde 95'ini temizleyerek denizi deşarj eden metropol yok. Çöp dağlarından katı atık tesisleriyle bütün dünyaya örnek nasıl bir metropol olunacağını gösteren bir örnek yok. Bunu hep beraber yaşadık. Çıkarın İstanbul'dan Avrasya'yı. Çıkaralım İstanbul'dan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü. Çıkaralım İstanbul'dan Osman Gazi'yi, metrobüsleri. Biz 580 metre Karaköy-Beyoğlu arası tüneli bir müze olarak gezmiş nesiliz. Hangi öz güvenle büyüdük. Türkiye sadece bugün geçmişimizdeki kahramanlıklarla övünen bir ülke değil. Bugün yaptıklarıyla, havalimanından Avrasya'ya, Marmaray'a kadar attığı adımlarla, ortaya koyduğu insanlık projeleriyle beraber geleceğe kendi neslini öz güvenli yetiştiren bir ülke haline geldik. Sadece geçmiş kahramanlık türkülerini bugün söyleyen bir Türkiye yok. Etrafındaki, dünyadaki haksızlıklara seyirci kalmayan bir Türkiye var. Bunu birlikte yaptık. Bu millet yaptı. Kurtuluşun merkezi burasıdır."
Süleyman Soylu, "Bugün Selahattin Demirtaş'ın güzellemelerini hepiniz görüyorsunuz. Sessiz mi kalalım? Ona yapılan güzellemeleri, 'Aslında o çok iyi bir insandır. Türkiye siyasetinde çok büyük bir katkısı vardır.' sözlerini, 6-7 Ekim'i hafıza kaybıyla unutalım mı? Parçalanan çocukları, hayatları karartılan Kürt evlatları unutalım mı? 13-14 yaşlarında tecavüze uğrayan kızları unutalım mı? 'Unut' diyorsanız unuturuz. Biz unuturuz ama ne vicdanlar unutur ne tarih unutur, ne de bunları çekenler unutur." dedi.

İstanbul'un Türkiye'nin burnunu nereye çevireceğini çok merak ettiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: 
"Bu büyük bir sorumluluktur. İlk kez İstanbul'un eline böyle bir fırsat geçti. Bilesiniz ki, İstanbul sadece bizim İstanbul'umuz değildir. İstanbul Bosna'nın, Kosova'nın, Varna'nın İstanbul'udur. İstanbul eğer Bakü'de bir ümitsizlik olursa, onların ümitle baktığı şehrin adıdır. İstanbul Halep'in, İstanbul Doğu Türkistan'da mezalim yaşayanların, İstanbul Kerkük'ün, Telafer'in, Filistin'den Kudüs'e Kahire'ye kadar 'Eğer başımıza bir şey gelirse bizim ümit diyarımızdır.' diye baktıkları şehrin adıdır. İstanbul Eyüp Sultan'ın beldesidir. Karşı taraftan bakan Yuşa Hazretleri'nin beldesidir. Selimiye'yle Süleymaniye'nin birbirine şarkı söylediğidir ve bütün dünyayı kendilerine kıskandırdıkları bir beldedir. İstanbul sadece bizim değildir. Bunun değerini bilmeyenlere, bunu küçümseyenlere, bizi bambaşka bir noktaya iteceklere eğer bunu teslim edersek bir vebalin altına gireriz. İlk kez İstanbul gibi bir şehre böyle bir imkan sunulduğunu görüyorum."

"İstanbul seçimleri için daha önce İzmir'e gittim, şimdi de buradayım"
 

Sırbistan Başbakan Yardımcısı Rasim Ljajic'nin ise, Türkiye'nin Balkanlara ve tüm bölgeye güç verdiğini işaret ederek, 23 Haziran seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım için destek istedi.

Ljajic, "Türk yatırımcılarını ve iş insanlarını ülkemizde görmekten mutluluk duyarım. 30 yıldır siyasetin içindeyim, hiçbir ülke ve siyasi partinin seçimleri için oy istemeye ya da onlara yardımcı olmaya gitmedim. Bosna Hersek'e, Karadağ'a, Kazakistan'a beni davet ettiler, her zaman o ülkede yaşayan insanların kim için oy kullanacağını en iyi kendisinin bildiğini söyledim. İstanbul seçimleri için daha önce İzmir'e gittim şimdi de buradayım. Kendi kural ve prensiplerimi çiğnedim. Oy taraftarlığı yapmıyorum, sadece canıgönülden, yürekten, bunun Allah katında insanların huzurunda ifade etmek istiyorum ki, kimin ne yaptığı apaçık bir şekilde belli, gerçek ve gün gibi görünüyor." diye konuştu.
Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner'in de selamlama konuşması yaptığı programa, bazı milletvekilleri ile Bosna Sancak ve Rumeli dernekleri üyeleri de katıldı.

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber