Tarih : 29.09.2014 - 13:36 Yorum : 0

Kurban kesmek kimlere vaciptir?

Kurban kesmenin önemi büyüktür. Kurban kesen Müslümân, kendini Cehennem'den âzâd etmiş olur.

Kurban kesmenin önemi büyüktür. Kurban kesmeyi büyük bir ni'met bilmelidir. Kurban kesen Müslümân, kendini Cehennem'den âzâd etmiş olur. Hadîs-i şerîflerde, “Sevâb umarak kurban kesen, Cehennemden korunur” [Taberânî], “Allahü teâlâ katında, Kurban Bayramı'nda yapılan amellerden, kurban kesmekten daha kıymetlisi yoktur. Daha kurbanın kanı yere düşmeden Allahü teâlâ, onu muhâfaza eder. Onunla nefsinizi tezkiye edin, onu seve seve kesin” [Tirmizî] buyurulmuştur. 

KURBAN BAYRAMI'NDA HANGİ İBADETLER YAPILMALIDIR?

“CİMRİLERİN EN KÖTÜSÜ...”

Kurban nisâbına mâlik olan bir kimsenin zarûretsiz kurban kesmemesi günâh olur. Peygamber Efendimiz, “Cimrilerin en kötüsü, [vâcib olduğu hâlde] kurban kesmeyendir” buyurmuştur. Kurban kesmesi vâcibken, içindekilerin kurban kesmediği ev, inleyerek, sâhibine bedduâ edip “Sen, kurban kesmediğin gibi, Cenâb-ı Allah da, sana iyilik yapmayı nasîp etmesin” der. O ev, o yıl belâlara düçâr kalır. Kurban kesenin evi ise memnûn olur, sâhibine hayır duâ eder. Bir hadîs-i şerîfte, “Hâli-vakti yerinde olup da kurban kesmeyen, bizim musallâmıza [namaz kıldığımız yere] gelmesin” [Hâkim] buyurulmuştur. 

Diğer hadîs-i şerîflerde de buyuruldu ki:

“Kurbanlarınızı gönül hoşluğuyla kesin! Çünkü hiçbir Müslümân yoktur ki, kurbanını kıbleye döndürüp kessin de, bunun kanı, boynuzu, yünü, her şeyi Kıyâmet'te kendi mîzânına konan sevâbı olmasın.” [Deylemî]

“Kesilen kurban, Kıyâmet'te, etiyle, kanıyla 70 kat büyüyerek mîzâna konur.” [İsfehânî]

“Kurbanlarınız semiz olsun. Onlar Sırât'ta bineklerinizdir.” [Zâdü'l-mukvîn]

KURBAN BAYRAMI SOHBETLER

KURBAN İÇİN ZENGİNLİK ÖLÇÜSÜ

Sual: Bir kimseye kurban bayramında kurban kesmesinin vacib olması için şartlar nelerdir?

 

CEVAP: Maddeler halinde bildirelim:

1- Mukim, âkil baliğ ve Müslüman olması lazımdır. 

2- İhtiyacı olan eşyadan ve verilmesi gereken borçlarından fazla olarak, zekât nisabına malik olması lazımdır. 

3- Miras ve mehir malları, nisab hesabına katılır.

4- Kadınların incisi, pırlantası ve her çeşit ziynet eşyası, kurban nisabına katılır. Zekâta katılmaz.

5- İki veya daha çok evi olanın, nisaptan düşürecek kadar borcu yoksa kurban kesmesi gerekir.

6- Kurban nisabı hesabına katılacak malın, ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da gerekmez. 

7- İhtiyaç eşyaları kurban nisabına dâhil edilmez. İhtiyaç eşyası demek, kıymetleri ne kadar çok olursa olsun, bir ev, bir aylık yiyecek, her yıl için üç kat elbise, çamaşır, evde kullanılan eşya ve aletler, hizmetçiler, binecek vasıtası, meslek kitapları ve ödeyeceği borçlarıdır. Bunların mevcut olmaları şart değildir. Mevcut ise, zekât, fıtra ve kurban için nisab hesabına katılmazlar.

8- Ticaret için olmayan, ihtiyacından artan eşya, kiradaki evler, evdeki süs eşyası, yere serili olmayan halılar, kullanılmayan fazla ev eşyası, sanat ve ticaret aletleri, burada ihtiyaç eşyası sayılmaz, kurban nisabına katılır. Hepsinin değeri, 96 gram altını bulursa, kurban kesmek vacib olur.

9- Bilgisayar, telefon, tabanca, teyp, kaset, CD, DVD, saat, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, temizlik robotu, kıymetli dini levha, avize gibi ev eşyaları, kullanıldıkları için kurban nisabına dâhil edilmez. Hiç kullanılmayıp kenarda duran eski yeni ev eşyaları, kap kacak nisaba dâhil edilir. Evde kullanılmayan eşyalar, nisabın üzerinde olursa, kurban kesmek vacib olur. Mesela çeyiz olarak alınan eşyalar kiminse, o kurban keser. Baba, çeyiz olarak aldığı halde kızına hediye etmemişse, çeyiz hâlâ babanın malıdır. Babanın kurban nisabına dâhil etmesi gerekir.

10- Mushaf'ı, hadis, fıkıh ve diğer ilim kitapları bulunan kişi, bunları okuyorsa nisaba dâhil etmez. Okumuyorsa veya okumayı bilmiyorsa dâhil eder.

11- Her yıl, evdeki 3 kat elbise, ihtiyaç eşyasıdır. Fazlası eski de olsa nisaba dâhil edilir. [Üç kat elbise demek, üç ceket, üç pantolon, bir palto, üç gömlek, üç atlet, üç don ve bir kazak demektir. Bundan fazla olanlar kurban nisabına katılır.]

 

 

KURBAN KESMEK DİNİMİZİN EMRİ MİDİR? KİMLER KURBAN KESER?

 

KURBANLIK HAYVANLARIN VASIFLARI 

Sual: Hangi hayvanlardan kurban olur, vasıfları nelerdir?

CEVAP: 1- Sadece davar, sığır ve deveden kurban olur. Davar denince koyun, keçi; sığır denince de, inek, boğa, manda, dana, düve, tosun anlaşılır. 2- Dişi hayvan da, erkek hayvan da kurban olur. 3- Yünü kırkılmış koyunu kurban etmek ve kurban için almak mekruhtur. 4- Davarın 1, sığırın 2, devenin 5 yaşını geçmesi gerekir. 6 ayı geçen kuzu, iriyse kurban olur. 5- Bir gözü görmeyen, topal olup yürüyemeyen, dişlerinin yarısı yok olan, kulağının veya kuyruğunun çoğu olmayan, bir ayağı kesik veya ölmek üzere olan hasta hayvan kurban olmaz. 6- Eti yenen vahşi hayvandan kurban olmaz. Yabani öküz [buffalo], yabani deve [lama] ve yabani koyundan da kurban olmaz. Melezse, anneye itibar edilir. Annesi evcilse, yavrusu kurban edilebilir. 7- Husyeleri küçük, gebe, tüyü dökülmüş hayvanı kurban etmek mekruhtur. 8- Burnu veya dili kesik yahut çoğu yok olan hayvan kurban olmaz. 9- Davarda bir, sığırda iki meme kesik olsa kurban olmaz, ama yavrusunu emziriyorsa olur. 10- İki kulağı kesik, biri kökten kesik, kuyruğu kesik, bir veya iki kulağı olmayan, kurban olmaz. 11- Diz kapakları gibi bir yeri kemik başına kadar kırılan hayvan kurban olmaz.

Kurban olmaya mani olmayan kusurlar:

1- Boynuzu kırık veya boynuzsuz olan, kurban olur. 2- Kulakta çoğu kesilip ayrılmasa, asılı kalsa mekruh olmakla beraber, caizdir. Yarıdan azı kesik olsa, kurban olur. Kulağı enine veya boyuna yarık olsa, kurban olur. Kulağın yırtık olması tenzihen mekruhtur. Burnunun hükmü de kulak gibidir. Uyuz, burulmuş olanı kurban etmek caizdir. 3- Kulağı, kuyruğu küçük olarak doğan, kurban olur. Kuyruğu kesik değilse, merinos kurban olur. 4- Dişiye aşamayan, zekeri kesik olan kurban olur. Hünsa [çift cinsiyetli] olanı kurban etmemeli. 5- Yayılmasına mani olmayacak kadar deli olup, sürüsünden ayrılmayan hayvan, kurban olur. Sürüsünden ayrılan ve otlayamayacak kadar deli olan hayvan kurban olmaz. 6- Bir gözünde görmeye mani olmayan perde bulunan hayvanı kurban etmek caizdir. 7- Kurbanlık, kesim yerine getirilirken, tepinir ve bir ayağı kırılır, sonra kesilirse, caiz olur. 8- Dişlerinin çoğu varsa, mekruh olmakla beraber caizdir.

 

KURBAN SAHİBİ ÖLSE

 Sual: Babam kurbanlık olarak bir koç aldıktan sonra öldü. Bu koçu kesmek gerekir mi?

CEVAP: Koç, mirasçılara kalır. Kesmek gerekmez.

  

KURBAN İÇİN VEKALET

 Sual: Kurban için vekâlet nasıl verilir?

CEVAP: Maddeler halinde bildirelim: 1- Kurbanı başkasına kestirirken, (Allah rızası için bayram kurbanımı kesmeye seni vekil ettim) demek ve kalben de niyet etmek gerekir. Kurbanı başkasına aldıracaksa, kurbanı alacak kimse de başkasına kestirecekse, (Bayram kurbanımı almaya, aldırmaya, kesmeye ve kestirmeye seni umumi vekil ettim) der. Yahut kısaca, (Kurban işimi halletmek için seni umumi vekil ettim) demek de yetişir. 2- Bir kimse, kendisine kurban kesmesi vacib olmasa da, vekil, vacib diye kesse, kurban yine nafile olarak sahih olur. Adak, akika veya nafile kurban, yanlışlıkla vacib diye kesilse mahzuru olmaz. 3- Kurban kesmeye vekil olan, sahibinden ayrıca izin almadıkça veya umumi vekil edilmedikçe, başkasını kendine vekil yapamaz. Umumi vekil ise başkasını, o da bir başkasını vekil yapabilir. 4- Vekâleten kurban kesene, kimi çok, kimi az para verebilir. Vekil asıl gibidir. Vekil, vekâlet aldığı kimseler adına kurban keser veya başkasına da kestirebilir. Daha sonra vekil, ondan para ister veya istemez. İki kurbana yetecek para veren için de, iki kurban alır veya ona iki hisse verir. Yahut iyisinden bir kurban alır, çünkü umumi vekil, tam yetkilidir. 5- Birden çok kişiye vekâlet vermek sahihtir. Bir işe vekil olan iki kişiden biri, tek başına yetkili olamaz. Ancak emaneti vermede, borcu ödemede, kurban kesme gibi işlerde, biri tek başına yetkili olabilir, çünkü bu işlerde vekillerden birinin, diğerinin görüşünü sormasına ihtiyacı yoktur. Bir kimse, kurbanını kesmek üzere dört kişiye vekâlet verse, bu vekillerden biri kesince, ötekilerin görüşünü almaya ihtiyaç yoktur. Kurban, dinimize uygun kesilmiş olur.

          ***

Sual: Kurban vekâleti iyi bilinmiyor. Kurban kasaba veriliyor. Bu sahih oluyor mu?

CEVAP: Evet, sahih oluyor. Kasaba götürüp, bunu kes demek vekâlettir. Bunun gibi, bir kimse birine, (Kurban işimi hâllet!) dese, vekâlet vermiş olur. Vekil, onun adına bir hayvan alıp kesebilir. (Kurbanı almaya aldırmaya, kesmeye kestirmeye, etini dilediğin gibi tasarruf etmeye seni umumi vekil ettim) demek şart değildir. Denirse daha güzel olur. Denmese de kurban yine sahih olur.

 KESİLECEK KURBAN HAYVANI NASIL OLMALI

 

KURBANA ORTAK OLMAK

 

Sual: Kurbana ortak olacaklarda aranan şartlar nelerdir?

CEVAP: Bazıları şöyledir: 1- Her ortağın Müslüman olması, kurban ve ibadete niyet etmesi ve her birinin hissesinin yedide birden az olmaması şarttır. Sırf eti için ortak olan varsa ve biliniyorsa, hiçbirinin kurbanı sahih olmaz. Bilinmiyorsa sahih olur. Ortakların bir kısmı ölmüş olsa yahut bunak olsa zararı olmaz. 2- Biri adak, biri akika, biri vacib olan bayram kurbanı, biri nafile, biri ölü için, biri de Peygamber efendimiz için olmak üzere kurban kesmek istense, bir inek kesilebilir. Akika, vacib, adak hepsi katılır. Yedi kişiye kadar ortak olmak caizdir. 3- Mutlak adağı olan ortaklığa giremez. Yani belli bir hayvanı, mesela (Şu boynuzlu kara koçu keseceğim) diye adayan, bunun yerine başka kara koçu kesemez, bu adağı için ortak olarak giremez. 4- Zenginin sırf kendisi için satın aldığı sığıra, sonradan ortak olmak caizse de mekruhtur. Yedi kişiye kadar ortak bulmak niyetiyle satın almalıdır. 5- Bir sığıra 3, 5, 7 gibi tek ortak şartı yoktur. 2, 4, 6 gibi çift de olur. Tek sayıda olması iyidir. 6- Bir kişi, geçen yıl kesmediği vacib kurbana niyet edip kurban kesse, o kurbanı kaza etmiş olmaz, kestiği nafile olur. Böyle zamanında kesilemeyen kurbanın bedeli, altın olarak fakirlere verilir.

 

DEVRE MÜLK VE KURBAN

Sual: Bir evinden başka, bir de devre mülkü veya bir arsası olan yahut başka bir eve de ortak olan kimsenin, bunları kurban nisabına dâhil edip, kurban kesmesi gerekir mi?

CEVAP: İmam-ı Muhammed'e göre dâhil etmez, yani kurban kesmesi gerekmez, fetva da böyledir. İmam-ı a'zam ve İmam-ı Ebu Yusuf'a göre ise dâhil ederek kurban keserse vacib sevabı alır. Bu büyük sevaba kavuşmak isteyen, ikinci kavli tercih etmelidir.

 

BURULMUŞ HAYVAN

 Sual: Burulmuş boğayı, tosunu veya koçu kurban etmek caiz midir?

CEVAP: Evet, caizdir. Hattâ burulmuş olanı, burulmamış olandan daha sevabdır, çünkü kısırlaştırılan erkek hayvanlar, daha yağlı ve etleri de daha lezzetli olur. Hidaye kitabında bildirildiğine göre, Peygamber efendimiz, burulmuş iki koç kurban etmiştir. (Dürr-ül-muhtar, Redd-ül-muhtar, Hindiyye, Mecmua-i Zühdiyye)

KURBAN KESENLERE MÜJDELER

KURBANIN ETİ HAKKINDA

  Sual: Kurban eti hakkında yapılacak işler nelerdir?

CEVAP: Maddeler hâlinde bildirelim: 1- Eti tartarak, eşit olarak paylaşmak gerekir. Yağ, sakatat ve yenilen her şey paylaşılır. Tartmadan bölüşüp helâlleşmek caiz olmaz, faiz olur. 7 kişiden dördüne etle birlikte birer bacak, beşinciye etle birlikte derisi, altıncıya etle birlikte başı verilirse, tartmadan paylaşmak caiz olur. Yedinciye bir şey koymak gerekmez. Yahut 7 kişi, kurbanlık ineği birine teslim edip, (Kesmeye, kestirmeye, etini dilediğin gibi sarf etmeye, seni umumi vekil ettik) deseler, umumi vekil, bölüştürmeden etin tamamını herhangi birine verebilir veya tartmadan ortaklar arasında göz kararıyla paylaştırabilir. 2- Hayvan kesildikten sonra eti telef olsa [mesela yansa, köpekler yese], tekrar kesmek gerekmez. Kan akıtmakla vacib yerine gelmiştir. 3- Kurbanın hiçbir yeri satılmaz. Bir kısmı satılırsa, satılan kadarının bedelini sadaka olarak vermek gerekir, ama kurbanın etiyle yenecek bir şey alınsa, o miktarı sadaka vermek gerekmez.

 

SEFERİLİK VE KURBAN

 Sual: Kurban bayramında sefere çıkacak olan nasıl hareket eder?

CEVAP: Maddeler hâlinde bildirelim: 1- Bir zengin, bayramın birinci, ikinci veya üçüncü günü kurban kesip, sefere çıksa vacibi yerine getirmiş olur. Üçüncü günü seferden dönse de, artık tekrar kurban kesmesi gerekmez. 2- Zengin, bayramın üçüncü günü, kurban kesmeden sefere çıkarsa, üzerine vacib olduktan sonra çıktığı için günaha girer. Birinci veya ikinci günü çıksaydı kendisine vacib olmadan çıktığı için günah olmazdı. Kurban, bayramın üçüncü günü imsak vaktinden sonra vacib olur. 3- Kurban kesmeden sefere çıkan zengin, seferdeyken kurban kesmiş olsa bile, bu kestiği nafile olduğundan bayramın üçüncü günü memleketine gelip mukim olursa, tekrar ona kurban kesmek vacib olur. 4- Bir zengin, kurban kesmek niyetiyle bir koyun satın aldıktan sonra, sefere çıksa ve bayramın üçüncü günü de seferde olsa, vekâlet verip o koyunu kestirmesi gerekmez, yani seferi olduğu için kurban kesmesi vacib olmaz. Seferi iken de kurban kesmek çok sevabdır, Sırat'tan geçirir. Bu bakımdan zengin olanın, sevabdan mahrum kalmaması için seferde de kurban kesmesi iyi olur.

M. Ali Demirbaş

KURBAN KESİMİ İLE İLGİLİ GENİŞ BİLGİ

 

AREFE VE TERVİYE GÜNÜ

 

 

Terviye, Arefe gününden bir önceki güne denir. Terviye günü oruç tutmak çok faziletlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ, Terviye günü oruç tutan ve günah söylemeyen müslümanı elbette Cennete koyar.) [Ramuz]

 

 

(Terviye günü oruç tutmak, bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve cihad için gönderilen bin ata bedeldir.)[Ebulberekat]

 

 

Terviye gününden sonra Arefe günü gelir.

 

 

Arefe gününün önemi

Arefe günü sabah namazından, bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar, 23 farz namazın bitiminde selam verince, teşrik tekbiri okumak vacibdir. Bir kere, (Allahü ekber, Allahü ekber, La ilahe illallahü, Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd) denir. Camiden çıktıktan sonra veya konuştuktan sonra okumak gerekmez. İmam tekbiri unutursa, cemaat terk etmez. Erkekler, yüksek sesle okuyabilir. Bu tekbir getirilen günler, Arefe, bayram ve eyyam-ı teşrikdenilen üç gündür, hepsi beş gün ediyor. İlk güne Arefe, ikinci günebayram, Zilhiccenin 11., 12. ve 13. günü olan diğer üç güne de,eyyam-ı teşrik [teşrik günleri] deniyor.

 

 

Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmak sevabdır, fakat Arefe günü oruç tutmak daha çok sevabdır. Birkaç hadis-i şerif:

(Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselamdan, Sur'a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevab yazılır.) [R. Nasıhin]

 

 

(Arefe günü tutulan oruç, bin gün [nafile] oruca bedeldir.)[Taberanî]

 

 

(Arefe günü tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihad için verilen iki bin ata bedeldir.) [T. Gâfilin]

 

 

(Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek yılın günahlarına kefaret olur.) [Müslim] [Yani Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek bir senede yapılan tevbelerin kabul olmasına yarar.]

 

 

(Arefe günü [Besmeleyle] bin İhlâs okuyanın günahları affolup duası kabul olur.) [Ebu-ş-şeyh]

 

 

(Arefe gününden üstün bir gün yoktur. O gün Allahü teâlâ, yeryüzündekilerle iftihar ederek göktekilere, "Ey gök ehli, kullarıma bakın, rahmetime kavuşmak ve azabımdan kaçmak için uzak yerlerden geldiler..." buyurur. Arefe günü Cehennemden o kadar çok kul azat edilir ki, başka günlerde bu kadar azat olmaz.)[Gunye]

 

 

(Şeytan, Arefe gününden başka zaman daha zelil, rezil, hakir ve kinli görülmez.) [İ. Malik]

 

 

(Allahü teâlâ, Arefe günü zerre kadar imanı olanı affeder.) [Gunye]

 

 

(Arefe gecesi ibadet eden, Cehennemden azat olur.) [S. Ebediyye] (İbadet olarak, ilim öğrenmek en faziletlisidir. İlmihal okumakla en uygun ilmi öğrenmiş oluruz.)

 

 

(Duanın faziletlisi, Arefe günü yapılandır.) [Beyhekî]

 

 

(Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah'ın kıymet verdiği bir gündür.) [Deylemî] (Hürmet etmek, günah işlememekle olur.)

 

 

(Arefe gecesi ibadet eden, Cehennemden azat olur.) [S. Ebediyye] (İbadet olarak, ilim öğrenmek en faziletlisidir. İlmihâl okumakla en uygun ilmi öğrenmiş oluruz.)

 

 

(Arefe günü, kulağına, gözüne ve diline sahip olan mağfiret olur.)[Taberanî]

 

 

Bu uzuvlarına sahip olmak, bunlarla günah işlememek, yani gıybet, çalgı, harama bakmak gibi günahlardan uzak durmakla olur. Kulağına sahip olmak, gıybet, çalgı gibi haram olan şeyleri dinlememektir. İstemeden kulağa gelmişse, günah olmaz. Gözüne sahip olmak da, haram olan şeylere bakmamak ve mubah olarak baktığı şeylerden ibret almaktır. Diline sahip olmaksa, yalan söylememek, dedikodu etmemek, laf taşımamak, kötü söz söylememek, hatta boş şey konuşmamak, kimseyi incitmemek demektir. Bunlara riayet eden Arefe gününü değerlendirmiş olur.

 

 

Arefe gecesi, Arefe günü ile Kurban bayramının birinci günü arasındaki gecedir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua reddolmaz. Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi, Berat ve Arefe gecesi.) [İsfehani] 

 

 

(Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar: Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi]

 

 

(Arefe gecesi ibadet eden, Cehennemden azat olur.) [S. Ebediyye]

 

 

Arefe günü oruç

Sual: (Arefe günü de Müslümanların bayramı olduğu için, oruç tutulmaz, çünkü Arefe günü oruç tutmayı yasaklayan hadis vardır) diyorlar. Böyle bir hadis var mıdır?

CEVAP

Hazret-i Ebu Hureyre, (Resulullah, Arafat'ta Arefe günü oruç tutmayı yasakladı) buyuruyor. İbni Abidin hazretleri, bu hadis-i şerifi açıklayarak buyuruyor ki:

Arefe günü, hacının oruç tutması, Arafat'ta vakfeye durmaya ve dualara mani olmamak şartıyla mendubdur [müstehabdır, yani iyi olur]. Oruç tutmak zayıf düşürürse, o zaman tutması mekruh olur.(Redd-ül-muhtar)

 

 

Görüldüğü gibi, Arafat'ta olup da oruç tutamayanlar için, Arefe günü oruç tutmanın mekruh olması, herkes için değildir. Arefe günü oruç tutmak çok sevabdır.

 

 

Arefe günü

Sual: Arefe günü okunması gereken bin İhlâs'ı yetiştiremeyen, akşamdan sonra da okuyabilir mi?

CEVAP

Evet, okuyabilir. Arefe ve kurban bayramı günlerinin geceleri, diğer mübarek geceler gibi değildir. Kendilerini takip eden gecelerdir. Gece ve gündüzüyle birlikte olan 24 saate gün denir. Bin İhlâs okumayı yetiştiremeyen, akşamdan sonra da devam edebilir.

 
 
YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber