20˚
İstanbul
20˚
hafif yağmur
Nem %70
Rüzgar 4.97 /s
Salı
23˚/15˚
Çarşamba
23˚/15˚
Perşembe
25˚/17˚
Cuma
27˚/20˚
23 Mayıs 2022 Pazartesi
2021-10-07 09:02:04

Günlerdir konuşulan Paris İklim Anlaşması Resmi Gazete'de! Oy birliğiyle kabul edildi

Günlerdir gündemden düşmeyen Paris İklim Anlaşması'na ilişkin kanun, mecliste tüm partilerin oy birliğiyle kabul edildi. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren kanun 353 oyla Türkiye'nin iklim kriziyle mücadelesinde yeni bir sayfa açacak.

Günlerdir konuşulan Paris İklim Anlaşması Resmi Gazete'de! Oy birliğiyle kabul edildi
fotoğrafı büyüt
Fotoğrafı Paylaş

Paris Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 353 milletvekilinin oy birliğiyle kabul etmesinin ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kanuna göre, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 21'inci Taraflar Konferansı'nda kabul edilen ve Türkiye Cumhuriyeti adına 22 Nisan 2016'da imzalanan "Paris Anlaşması"nın beyan ile birlikte onaylanmasının uygun bulunduğu belirtildi.

Paris Anlaşması, Aralık 2015'te Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 21. Taraflar Konferansı'nda kabul edildi. 22 Nisan 2016'da 175 ülkeyle birlikte Türkiye'nin de imzaladığı anlaşma, 4 Kasım 2016'da yürürlüğe girdi. BMİDÇS'e taraf 197 ülkenin imzası bulunan anlaşmaya Eritre, Irak, İran, Libya, Yemen ve Türkiye taraf olmadı.

ÜLKELER YENİLENEBİLİR ENERJİYE YÖNELECEK

Türkiye'nin BMİDÇS'in gelişmiş ülkeler kategorisini oluşturan Ek-1 listesinden çıkarılmayı ve gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer almayı talep etmesi, anlaşmanın bugüne kadar onaylanmamasının nedenlerinden biri olarak görüldü.

Dünyanın ilk kapsamlı iklim anlaşması olarak tarihi önem taşıyan Paris Anlaşması'nı onaylayan ülkelerin, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak ve 2050'ye kadar sera gazı emisyonlarını sıfırlamak için taahhütlerini hayata geçirmesi gerekiyor. Bu hedef petrol, kömür gibi fosil yakıt kullanımını azaltarak, yenilenebilir enerjiye yönelmeyi de beraberinde getiriyor.

Gelişmiş ve gelişmekte ülkelerin ulusal katkı beyanları ile emisyon azaltım ve sınırlama hedefleri koymasının istendiği anlaşma çerçevesinde, kararların uygulanması gözden geçiriliyor ve tüm tarafların çalışmaları izleniyor.

TÜRKİYE'NİN PARİS ANLAŞMASI HEDEFLERİ

Türkiye, 2015'te BM Sekretaryası'na sunduğu ulusal katkı beyanı çerçevesinde emisyon artışını 2030 itibarıyla yüzde 21 azaltma taahhüdünde bulundu.

Meclis'te anlaşmanın onaylanmasına ilişkin karar, BM Sekretaryası'na iletilecek ve Türkiye anlaşmaya taraf olacak.

Anlaşmanın onaylanmasıyla Türkiye için iklim değişikliğiyle mücadelede hedef ve politikaların belirleneceği yeni bir döneme girilecek.

GLASGOW 26. TARAFLAR KONFERANSI'NDA EKSİK KONULAR TAMAMLANACAK

Paris İklim Anlaşması'nın uygulama kurallarının büyük çoğunluğu belirlenmekle birlikte bazı önemli konular üzerinde uzlaşı sağlanamaması nedeniyle düzenleme bekleyen bölümler bulunuyor.

İskoçya'nın Glasgow kentinde 30 Ekim-12 Kasım 2021 tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan 26. Taraflar Konferansı'nda (COP26) Paris İklim Anlaşması'ndaki eksik konuların tamamlanması bekleniyor.

Böylece COP26, Paris Anlaşması sonrası genel değerlendirmenin yapılacağı ilk zirve olacak. Zirvede, Türkiye beklentilerini ve taleplerini yenileyecek.

Bugüne kadar anlaşmanın Ek-2 listesinde yer almadığı için Yeşil İklim Fonu'ndan yararlanamayan Türkiye, Paris Anlaşması'na taraf olmasıyla birlikte, iklim finansmanı sağlayan diğer fonlar ve çok taraflı bankalara erişimde sıkıntı çekmeyecek ve yeni oluşan uluslararası emisyon piyasalarında ticaret yapabilme imkanından yararlanacak.

2053 YILINA KADARKİ SÜREÇ PLANLANACAK

Türkiye'de iklim değişikliği konusunda çalışan ve aralarında TEMA, WWF-Türkiye, Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği, 350.org, Avrupa İklim Eylem Ağı ve İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneğinin de bulunduğu toplam 15 kurum, anlaşmanın onaylanmasının ardından ortak açıklama yaptı. Açıklamada, Türkiye'nin anlaşmaya taraf olmasının olumlu bir adım olduğu ve 2053'te net sıfır emisyon hedefine ulaşılmasının benimsenmesiyle Türkiye'nin iklim politikasında yeni bir döneme gireceği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda Paris Anlaşması'nın onaylanmasıyla yatırım, üretim ve istihdam politikalarında köklü değişikliklerin olacağına yönelik ifadelerinin anımsatıldığı açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Bu taahhüde ve 2053 hedefine ulaşmak için kısa vadede emisyon azaltım hedeflerinin belirlenmesi ve enerji başta olmak üzere sanayi, ulaştırma, bina, tarım, atık ve doğal varlıkların kullanımı konularında yeni eylem planları hazırlanması bekleniyor. Türkiye, dünyada en fazla sera gazı emisyonuna neden olan ülkeler arasında 16. sırada ve kişi başı emisyon seviyesi her gün artıyor. Sera gazı emisyonlarının azaltımı için öncelikle Türkiye'nin 2053 yılına kadarki süreci kapsayacak kısa vadeli iklim hedefleri belirlemesi gerekiyor. Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefiyle uyumlu bir politika geliştirebilmek için Türkiye'nin halihazırda sera gazı emisyonlarında artıştan azaltımı öngören ulusal katkı beyanını diğer ülkeler gibi gözden geçirmesi ve daha iddialı emisyon azaltım hedefleri sunması bekleniyor."

ÖNCELİK ENERJİ SEKTÖRÜNDE

Açıklamada, Türkiye'nin yeni iklim politikası doğrultusunda sera gazı emisyonlarını düşürmek için hazırlayacağı yeni eylem planında enerji sektörünün başta geldiği bildirildi. Türkiye'nin fosil yakıtlardan aşamalı olarak çıkması ve desteğini sonlandırması gerektiği vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi:

"Hükümetin yeni iklim politikası dahilinde ilk adım olarak yeni kömür santrali yapılamayacağını taahhüt etmesi önem kazanıyor. 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için yeni kömür yatırımlarının yapılmaması gibi bazı önemli kilometre taşlarının bugün belirlenmesi gerekiyor. Türkiye'nin aynı zamanda kömürden aşamalı çıkış için de bir hedef yıl belirlemesi önem taşıyor. İklim politikasında yeni bir döneme giren Türkiye, kömürden çıkışı planlayarak bu konuda lider ülkeler arasına girebilir."

Açıklamada ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadele için atılacak adımların istihdam, temiz hava, teknolojik gelişim gibi faydaları beraberinde getireceği belirtilerek aktif bir iklim politikasıyla milli gelirin yüzde 7 artırabileceği ifade edildi.

Küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyle sınırlandırılması ve sera gazı emisyonlarının 2050'ye kadar sıfırlanması için ülkelerin ortak çalışmasının teşvik edildiği Paris Anlaşması, 2015'te 21. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'nda kabul edilmişti. Türkiye anlaşmayı 22 Nisan 2016'da imzalamıştı.

Etiketler