Tgrt Haber
01 Mart 2024 15:27 - Güncelleme : 01 Mart 2024 16:44

Son dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e sert tepki: Gazze'de yaşananlar savaş değil soykırım

Son dakika haberi... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı konuşmada İsrail'e sert sözlerle yüklendi. Netanyahu yönetiminin işgalci olduğunu, Batı'nın ise iki yüzlü tavrıyla akan kana ortak olduğunu söyleyen Erdoğan, "Gazze'de yaşananlar savaş değil, katliam" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Gazze'deki savaşın sonlandırılması için garantörlüğe hazır olduklarını belirtti.

Editör: Onur Kaya / Kaynak: TGRT Haber
Son dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e sert tepki: Gazze'de yaşananlar savaş değil soykırım
Hakan Fidan,Antalya

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üçüncüsü düzenlenen Antalya Diplomasi forumuna katıldı. Programda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası sistemin küresel adaletsizliğe çare olamadığını vurguladı. 

Türkiye'nin son 21 yılda attığı adımlarla bir üst lige yükseldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye her alanda aktif bir güç olarak öne çıkmaktadır" dedi. İsrail'in Gazze'deki saldırılarına da sert sözlerle tepki gösteren Erdoğan, "Gazze'de yaşananlar bir savaş değildir, bir soykırım girişimidir. İsrail'e ilk günden beri koşulsuz destek veren Batılı güçler ise 'tazıya tut, tavşana kaç' diyen ikiyüzlü politikalarıyla dökülen kana ortak oluyor" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Turizm başkentimiz Akdeniz'in incisi, tarih, tabiat ve kültür şehri güzel Antalya'mıza hepiniz hoş geldiniz. Antalya Diplomasi Forumu'nun 3. buluşmasında sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. 6 Şubat asrın felaketi nedeniyle forumumuzu geçen sene iptal etmiştik. Deprem felaketinin yaralarını hızla sarıyoruz. Maddi ve manevi desteği burada özellikle ifade etmek isterim. Dünyanın neresinde olursa olsun acımızı paylaşan, dayanışma ve desteklerini esirgemeyen dostlarımıza ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. 

"İNSANLIK SIKINTILI BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR"

3 gün boyunca günümüz liderlerinden geleceğin liderlerine, iş insanlarından akademisyenlere yaklaşık 4 bin civarında katılımcı burada bir araya gelecek. Fikir teatilerinin ve tartışmaların bizleri doğruya, iyiye, adalete bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum. Bu yıl temayı diplomasiyi öne çıkarmak olarak belirledik. İnsanlık olarak gerçekten sancılı, sıkıntılı ve krizlerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Pek çok alanda ezberler bozuluyor.

"21. YÜZYIL GİDEREK BUHRANLAR ÇAĞINA DÖNÜŞÜYOR"

Ülkeler arasındaki gelir adaletsizliği katlanarak artıyor. Savaşlar eskisinden çok daha kanlı geçiyor. Sömürgecilik yeni yöntemlerle devam ettiriliyor. Kültürel ırkçılık, İslam düşmanlığı dünyanın birçok bölgesinde veba salgını gibi toplum içinde yayılıyor. Refah, huzur, barış ve özgürlük asrı olmasını umduğumuz 21. yüzyıl bir buhranlar çağına dönüşmektedir. 'Kural temelli uluslararası düzen' anlamını ve ağırlığını kaybetmekte, bir slogandan öteye geçememektedir.

Türkiye gerek coğrafi durumu, gerek kültürel bağları gerekse beynelmilel ilişkileri itibarıyla krizlerden en çok etkilenen ülkelerden biridir. Terör tehdidiyle tam 40 yıldır mücadele ediyoruz. DEAŞ'la sahada göğüs göğüse mücadele edip bozguna uğratan yegane NATO ülkesiyiz.

"KRİZLERİN ÇÖZÜMÜNDE EN BARIŞÇIL ARAÇ DİPLOMASİ"

Son dönemde protesto eylemi kılıfı altında Avrupa'da Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırıların çoğu Türkiye büyükelçiliklerinin önünde gerçekleşti. Türkler provoke edilmek istendi. Düzensiz göç meselesinde 12 yıldır baskı altındayız. Yaklaşık 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz. İklim değişikliği konusunda da durum farklı değil. Akdeniz çanağında olmamız hasebiyle iklim değişikliğinin menfi etkilerine her geçen yıl daha fazla maruz kalıyoruz.

Türkiye'nin hiçbir hadiseyi uzaktan görme veya görmezden gelme lüksü yok. Doğru bildiklerimizi söylemek tüm insanlığa karşı görevimiz. Acı da olsa birileri için rahatsız edici de olsa gerçekleri dillendirmeye devam edeceğiz. 

Karşı karşıya olduğumuz jeopolitik riskleri yönetmek için her zamankinden daha dikkatli bir politika izliyoruz. Prensiplerimizden taviz vermeden, ülkemizin menfaatlerini her alanda savunmanın gayretindeyiz. Diplomasi krizlerin barışçıl çözümünde elimizdeki en büyük araç. Makulde buluşma iradesi olduğu müddetçe aşılamayacak hiçbir engel yok. Yeter ki diplomasiye yer açalım. Jeopolitik rekabetin kıran kırana geçtiği bir coğrafyada yer aldığımızı asla unutmuyoruz. İçeride güçlü olmadan dışarıda güçlü olamayacağını, sahada varlık göstermeden masada kazanım elde edilemeyeceğini çok iyi biliyoruz.

"ARTIK FARKLI BİR LİGE YÜKSELDİK"

Son 21 yılda ekonomiden ticarete, savunmadan ihracata her alanda büyük atılımlar gerçekleştirdik. Diklenmeden dik durabilmek için, bekamızı koruyabilmek için her adımı attık. Ekonomide ülkemizi yılda ortalama yüzde 5,5 oranında büyüttük. Milli geliri 238 milyar dolardan 5 kat artışla 1 trilyon 119 milyar dolara yükselttik. Savunma sanayiinde yerli ve milli üretimin payını yüzde 20'lerden yüzde 80'e ulaştırdık. İHA ve SİHA teknolojisindeki başarımız herkesin malumu. Geçen hafta 5. nesil savaş uçağımız KAAN'ın da ilk uçuşunu başarıyla yapmasıyla bu alanda farklı bir lige yükseldik. Türkiye hem doğuya hem batıya kazan-kazan temelinde ilişkiler kurabilen, hiçbir ayrım yapmadan mazluma el uzatan, bekası tehlikeye girdiğinde her türlü tedbiri alabilen, her alanda aktif bir güç olarak öne çıkmaktadır.

"SAVAŞ DEĞİL SIYKIRIM"

7 Ekim'den bu yana Gazze'de yaşanan katliamları hepimiz içimiz kanayarak takip ediyoruz. İsrail'in saldırıları sonucunda 30 bin Gazzeli şehit edildi. 2 milyon insan evlerinden göçe zorlandı. Gazze'de sadece çocuklar, kadınlar, siviller canice katledilmeli. Aynı zamanda milyarlarca insanın uluslararası sisteme, adalete, hukuka inancı da yok edildi. Tarafsızlıktan dem vuran basın yayın organlarının, AB kurumlarının, itibar etmemiz gerektiği söylenen yapıların ne kadar aciz ve işlevsiz olduğunu hep birlikte gördük.

Gazze'de yaşananlar bir savaş değildir, bir soykırım girişimidir. Çünkü savaşın bile uyulması gereken bir adabı, hukuku vardır. Ana kucağındaki yavruları açlığa, susuzluğa mahkum eden, hastaneleri, camileri, üniversiteleri, mülteci kamplarını, sivilleri kalleşçe hedef alan bir barbarlıktan bahsediyorum.

"İKİYÜZLÜ BATI, DÖKÜLEN KANA ORTAK OLUYOR"

Netanyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikalarını dün olduğu gibi pervasızca sürdürebiliyor. İsrail'e ilk günden beri koşulsuz destek veren Batılı güçler ise 'tazıya tut, tavşana kaç' diyen ikiyüzlü politikalarıyla dökülen kana ortak oluyor. 

Sözler eylemle desteklenmedikçe Filistin'deki zulmü durdurmak, uluslararası sisteme güveni yeniden inşa etmek mümkün değil. Uluslararası toplum, Filistin halkına olan borcunu ancak Filistin devletinin kurulmasıyla ödeyebilir. Bunun için 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen Filistin devletinin teşekkülü şarttır. Bu maksatta garantörlüğü de içerecek şekilde sorumluluk almaya Türkiye olarak hazırız. Gelecekte de Filistinli kardeşlerimize gereken desteği verecek, Gazze'nin yeniden toparlanmasını sağlamak için elimizden geleni yapacağız. Buradan bir kez daha uluslararası toplumu Gazze'ye ve Filistin davasına samimiyetle sahip çıkmaya davet ediyorum."

Son dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e sert tepki: Gazze'de yaşananlar savaş değil soykırım - 1. Resim

"ULUSLARARASI SİSTEM MEŞRUİYETİNİ YİTİRDİ"

Programda konuşma yapan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise şöyle konuştu:

"Mevcut uluslararası düzen barış, istikrar, adalet ve eşitlik üretmiyor. Güçlü kurumlara ve ortaklıklara ihtiyaç duyulduğu bu dönemde uluslararası sistemin giderek zayıfladığı aşikar. Her geçen gün güçlünün haklı olduğunu gösteren olayların yaşandığı bu düzende adaletsizlikler her alanda devam ediyor. Adalet üzerine kurulmayan hiçbir düzen kalıcı olamaz. Bu kötü gidişatı gören ilkeli ülkeler de var. Türkiye sorunların çözümüne her daim yapıcı katkılar sağlamakta, krizler ve çatışmalar karşısında ilkeli ve etkin bir tutum sergilemektedir. Yıllardır uyguladığımız dış politikamız barış, istikrar ve refah kuşağı tesis etmeyi hedeflemektedir. 

Sayın Cumhurbaşkanımız bütün gayretiyle küresel adaletsizlikleri ortadan kaldıracak, adil ve kapsayıcı bir düzenin kurulması için var gücüyle mücadele etmektedir. Uluslararası sistemin meşruiyetini yitirmiş olması beraberinde daha fazla şiddet ve vahşeti getiriyor. Kaybedecek vaktimiz yok, diplomasiye hemen şimdi ihtiyacımız var.

"KATLİAMIN KATİLLERİ GAZZE'DEKİ HAYKIRIŞA KÖR VE SAĞIR"

Gazze'de yaşananlar uluslararası sistemin meşruiyet krizinin en açık işaretidir. Gazze'nin fotoğrafı, uluslararası sistemin ikiyüzlülüğünün gizlenemez şekilde ortaya çıktığı bir felaket anıdır. Bugün artık Gazze'deki katliamın suç ortaklığını taşıyamadığı için kendini yakan ABD'li askerin duruşu, uluslararası sistemin meşruiyet krizinin örtülemez işaretidir. Batı'nın onurlu insanları da artık bu vahşete kayıtsız kalmıyor. Gazze’deki savaşın sonlandırılması için garantör olmaya hazırız.

Yeryüzü halkları ateşkes diyor. İslam dünyası ayakta, Batı'nın vicdanlı insanları ayakta. İnsani değerlere sahip çıkan herkes Gazze'deki katliamın durmasını istiyor ancak katliamın failleri bu haykırışa kör ve sağır. Bugün uluslararası sistemin krizi derken mazlumların çığlığının, adalet isteyenlerin haykırışlarının günbegün bu çözüm üretmeyen sistemin tabutuna çivi olarak çakıldığı bir gerçeklikten bahsediyoruz."

Son dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Antalya Diplomasi Forumu'nda önemli açıklamalar - 1. Resim

Kaynak: TGRT Haber
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...