• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    96170
  • up
    USD
    5.7196
  • up
    EURO
    6.3365
  • up
    GBP
    6.9034
  • up
    Altın
    276.976
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 17.03.2019 - 08:15 Yorum : 0

Terörist bile diyemediler!

Batı medyası ve liderleri; Yeni Zelanda’da iki camide 50 kişiyi şehit eden Hristiyan katil için ‘terörist’ ifadesi kullanmamaya özen gösterdi

Terörist bile diyemediler!

Yeni Zelanda’da 50 kişinin şehit düştüğü cami saldırılarının ardından Batı dünyası gerçek yüzünü bir daha gösterdi. Başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere birçok dünya lideri, saldırgan Brenton Tarrant için “terörist” ifadesi kullanmadı. Terör örgütü DEAŞ’ın gerçekleştirdiği saldırıların ardından “İslamiyet” ile “terör” kelimelerini yan yana kullanmaktan çekinmeyen liderler, bu sefer “saldırı”, “katliam” demeyi tercih etti. Söz konusu davranışı, Batı medyası da gösterdi. Saldırının hemen ardından Alman Bild gazetesi internet sitesinde haberi verirken “17 dakikalık Haçlı Seferi” başlığını kullandı. Gelen tepkiler üzerine Alman gazetesi başlığı değiştirdi. İngiliz Daily Mirror gazetesi ise katilin küçüklük fotoğrafını yayımladığı terörist için “melek çocuk” ifadesini kullandı. Başta ABD medyası olmak üzere Almanya, İngiltere, Fransa gibi Batı dünyasının önde gelen ülkelerin medyasının Hristiyan saldırgana “terörist” dememesi dikkat çekti.

PAPA’DAN MANASIZ AÇIKLAMA
Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus’un saldırıyla ilgili yayınladığı taziye mesajı tepki çekti. Mesajda, Papa Franciscus’un iki camide yaşanan “manasız şiddet eylemlerinin” sebep olduğu yaralanma ve can kayıplarından dolayı büyük üzüntü duyduğu, bütün Yeni Zelanda halkı ve özellikle Müslüman toplumu ile dayanışma içinde olduğu ifade edildi. Papa Franciscus’un daha önce ABD, Somali, Filipinler, Mısır ve Belçika gibi ülkelerde gerçekleştirilen ve sivillerin hayatlarını kaybettiği saldırılar için “terör saldırısı” ifadelerini kullanırken, Yeni Zelanda’daki camilere yönelik saldırılara “manasız şiddet eylemleri” demesi dikkati çekti.

TRUMP’A UYARI
Öte yandan Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, katliamın ardından Müslüman toplumunun temsilcileriyle bir araya geldi. Yas tutanlara saygısını göstermek için başörtüsü takan Başbakan Ardern, Müslümanların taleplerini dinledi. Saldırgan için “terörist” ifadesini kullanan Ardern, başsağlığı için kendisini arayan ABD Başkanı Donald Trump’tan da bütün Müslüman topluluklarına “sempati ve sevgi” göstermesini istedi.

GÜVENLİ DİYE GÖÇ ETMİŞLERDİ
Yeni Zelanda’da Nur ve Linwood Camilerine düzenlenen terör saldırısında şehit düşenler arasında üç yaşındaki çocuktan 71 yaşındaki dedeye kadar farklı yaş gruplarından kişiler bulunuyor. Şehitler arasında Sovyet işgali sırasında Afganistan’ı terk eden, Suriye’deki iç savaş sebebiyle göç eden, Somali’den gelen de bulunuyor...
* Katliam sonrası yaralı olarak sedyede taşınırken işaret parmağı havada fotoğrafı ile saldırının simgesi olan Suudi Arabistan vatandaşı Muhsin el-Harbi de (61) hastanede şehit düştü.

* Katil Brenton Tarrant ile cami girişinde ilk karşılaşan kişi Davud Nabi oldu. Görüntüde silahını doğrultmadan hemen önce 71 yaşındaki Nabi, saldırgana “Merhaba kardeşim” diyor. Ancak gözünü kan bürümüş terörist bu sözlere kurşunlarla karşılık verdi ve 1970’lerin sonunda Afganistan’dan göçen Nabi, camide şehit düşen ilk kişi oldu.
* Nur Camii’nde hayatını kaybedenler arasında üç yaşındaki Somali göçmeni Mucad İbrahim de bulunuyor. Ağabeyi Abdi İbrahim, Mucad’ın saldırı sırasında yaşanan arbedede kaybolduğunu ve acı haberi hastanede aldıklarını söyledi.
* Mucad gibi saldırıda hayatını kaybeden bir başka Somali göçmeni ise Abdullah Haşi. 1980’li yıllarda ailesinin “güvenli” diye geldiği Yeni Zelanda’da, dört yaşındaki Abdullah Haşi de hayatını kaybetti.
* Nur Camii’nde bulunan Pakistan göçmeni Naim Raşid (48) ve 21 yaşındaki oğlu Talha’nın da şehit düştü. Baba Naim teröristi engellemeye çalışırken, oğlu Talha da ezan okurken şehit düştü.
* Saldırı sırasında annesi ve arkadaşlarıyla camide olan 14 yaşındaki Seyid Milne de şehit düştü.
*  Bangladeş kökenli Hüsna Ara, caminin kadın bölümünde namaz kılıyordu. Saldırgan içeri girip insanların üzerine rastgele ateş açmaya başladığında tekerlekli iskemleye bağlı kocasını aramaya gitti. Ancak kurşunların hedefi olarak şehit düştü.
* Suriye’deki savaş sebebiyle ailesiyle birlikte ülkesini terk eden Halit Mustafa da, 2018’de geldiği Yeni Zelanda’da 16 yaşındaki oğlu Hamza ile bir sene sonra şehit düştü.

TERÖR SİZİ DE VURUR
Belçika’da Heusden-Zolder Belediye Başkan Yardımcısı ve Encümeni Engin Özdemir, Yeni Zelanda’da yaşanan terör saldırısı haberlerini veren batı medyasını eleştirdi. Özdemir, “Cuma günü Yeni Zelanda’da cuma namazı için toplanmış Müslüman kardeşlerimiz hunharca bir terörist tarafından katledildi. Beni bir üzen de batı medyası olmuştur. Müslüman kardeşlerimiz terörist tarafından öldürülüyor. Ancak olay terörist saldırısı denmiyor, silahlı saldırı adı altında haber veriyorlar. Hey batı basını özgür ol, adil ol, tarafsız ol, bazı baronların satılmış kalem sözcülüğünü yapmayın. Bu terör sizi de vurur” ifadelerini kullandı.

CAMİ ÖNÜNDE ÇEKİÇLİ SALDIRI
Yeni Zelanda’daki silahlı saldırının ardından bu sefer de İngiltere’de İslam karşıtı görüntüler ortaya çıktı. Başkent Londra’da Cannon Caddesi üzerindeki Ashaadibi Mescidi ve Toplum Merkezi önünde cuma namazı için bekleyenlere, yirmili yaşlarda bir grup İslam karşıtı sloganlar atıp küfürler yağdırdı. Cemaate ‘teröristler’ diye bağıran grup çekiç ve sopalarla saldırdı. Çevredekilerin müdahalesi ile olay yerinden araçlarına binerek kaçan saldırganları cemaat engellemeye çalıştı. Bir kişi, saldırganların aracının üzerine çıkarak durdurmaya çalışsa da başarılı olmadı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

HAKİM YÜZÜNÜ GİZLEDİ
Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrindeki Nur ve Linwood camilerine girip 50 kişiyi şehit eden saldırgan Brenton Tarrant hâkim karşısına çıktı. Tarrant, dalgıçların “her şey yolunda” anlamında olan ancak Naziler arasında “tamam” anlamına gelen bir işaret yaptı. Sanığın eli ile yaptığı işaretin beyaz ırkın üstünlüğünü simgeleyen “White Power” yani, beyaz güç hareketi olduğu iddia edildi. Hakim Paul Kellar, sadırganın mahkeme kayıtlarındaki görüntülerinde yüzünün buzlanmasını istedi. Güvenlik sebebiyle duruşma halka açık yapılmadı. 28 yaşındaki katil 5 Nisan’a kadar gözaltında tutulacak. Öte yandan NZ Herald Gazetesi, saldırganın ‘öfke ve intikam’ dolu ifadelerin yer aldığı manifestoyu, saldırıdan önce Başbakanlık ofisi başta olmak üzere aralarında politikacılar ve yerel medya mensuplarının da bulunduğu 70 kişiye mail attığını yazdı. Gazete, bu manifestonun kendilerine gönderilmediğinin de altını çizdi.

IRKÇI SENATÖR YUMURTALI PROTESTOCU GENCİ DÖVDÜ
Avustralya’nın Queensland Senatörü Fraser Anning, Yeni Zelanda’da katliam yapan vatandaşı Brenton Tarrant’ı sözde eleştirirken skandal ifadeler kullandı. Anning “Toplumumuz içinde gerçekleştirilen her türlü şiddet eylemine karşıyım ve saldırganları kesinlikle kınıyorum, fakat but tür bir saldırının savunulacak bir yanı olmasa da bugün gerçekleştirilen saldırı toplum içinde hem Avusturalya’da hem Yeni Zelanda’da artan Müslüman nüfusuna karşı büyüyen korkunun bir göstergesidir. Her zamanki gibi sol görüşlü politikacılar ve medya bu saldırıyı silahlara yönelik kanunlar ve aşırı milliyetçilik ile bağdaştıracaktır. Ancak, bu klişeleşmiş bir saçmalık. Bugün Yeni Zelanda sokaklarında yaşanan vahşetin sebebi radikal dincilere Yeni Zelanda’ya gelme izni veren ‘göçmen programı’dır” ifadelerini kullandı. Anning, gazetecilere açıklama yaptığı sırada ise 17 yaşındaki bir gencin yumurtalı protestosuna maruz kaldı. Bir genç, konuşma yapan senatörün arkasına gelerek elindeki yumurtayı kafasına vurdu. Senatörün tokat attığı ve yere düşürdüğü genci, korumalar tartakladı. Senatörün ırkçı sözlerine, Avustralya Başbakanı da tepki göstermişti.

Kaynak : Türkiye Gazetesi
 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber