Tarih : 03.12.2021 - 06:13 Yorum : 0

Bağlılık Hasan: Anadolu’dan bir helalleşme hikâyesi

Türkiye’nin Oscar adayı "Bağlılık Hasan", helalleşme ve vicdan hikâyesi olarak karşımızda... Film, hacca gitmeye hazırlanan bir adamın yaşadığı vicdani sorgulamayı, çevre hassasiyetiyle birleştirip beyazperdeye taşıyor

Bağlılık Hasan: Anadolu’dan bir helalleşme hikâyesi

Türkiye’nin Oscar adayı olan Semih Kaplanoğlu’nun “Bağlılık Hasan” filmi, hacca gitmeye hazırlanan bir adamın yaşadığı sorgulamayı, çevreci vurgularla beyazperdeye taşıyor.

Sinemada kendine has yolculuğuna devam eden Semih Kaplanoğlu, bu defa bir helalleşme ve vicdan hikâyesiyle karşımızda… Türkiye’nin Oscar adayı olan ve dünya prömiyerini 75. Cannes Film Festivali’nde yapan “Bağlılık Hasan”, Kaplanoğlu’nun iki sene evvel başlattığı “Bağlılık” üçlemesinin ikinci filmi… İlk filmde modern hayatta yalpalayan bir kadının dünyasına seyirciyi dâhil eden yönetmen, bu defa hacca gitmeye hazırlanan bir adamın yaşadığı sorgulamayı beyazperdeye getiriyor. Tabiattaki bozulmayla insan ruhundaki yıkımı cem eden filmin oyuncu kadrosunda; Umut Karadağ, Filiz Bozok, Gökhan Azlağ, Ayşe Günyüz Demirci ve Mahir Günşiray gibi isimler yer alıyor. Bugünlerde politikanın gündemine “helalleşme”nin yerleşmesi de film için enteresan bir tesadüf oluyor.

HEM TOPRAĞI HEM RUHU…

Günümüzde geçen hikâyede; Anadolu’nun bir kasabasında eşi Emine ile birlikte yaşayan Hasan, ağabeyinden mahkeme yoluyla kazandığı arazide ziraat yapmaktadır. Ancak suni ziraat ilaçlarıyla tabiatı zehirlediği gibi hırsla ruhunu da mahvetmiştir. Mesela tarlasına dikilecek yüksek gerilim hattı direğini rüşvetle ağabeyinin tarlasına taşıtır, insanların zaaflarını kullanır, iftira atar… Aslında dindar bir şekilde resmedilmeyen Hasan ve eşine, bekledikleri hac kurası çıkar. Hazırlıklara başladıklarında ise müftülükteki din görevlisi, etrafındakilerle helalleşmelerinin iyi olacağını söyler. Bu yüzden kendini hesaba çekmeye başlayan Hasan, daha evvel ticari hesaplarını tuttuğu not defterine, bu defa kul borçlarını işler. Hesap da oldukça kabarıktır! İnsanların karşısına “Hakkınızı helal edin” diye çıktığında ise beklemediği manzaralarla karşılaşır…

YEŞİLÇAM GİBİ DEĞİL

Kaplanoğlu “Bağlılık Hasan”da Anadolu insanından ilham alarak, sahici tipolojiler meydana getiriyor. Hacca gitmeye çalışan ama o dünyaya uzak bir adamın hayatındaki dilemmalara vurgu yapıyor ama Yeşilçam’ın dindarların samimiyetini sorgulayarak ötekileştirdiği yapımlardan ayrı bir yerde duruyor. Yine de eserin “ahlak” ve “din” mefhumlarını birbirinden ayrı şeylermiş gibi okumaya müsait anlatımı, bana doğru gelmiyor. Öte yandan yine sembollerle dolu bir Kaplanoğlu filmi var karşımızda. Eserde yerinde kullanılan “ağaç”, “kuyu” gibi metaforlarla anlatım derinleştiriliyor. Fakat iki buçuk saate yayılan eser, felsefi tarafı kuvvetli olsa da, “diri” hikâyesiyle seyirciyi peşinden sürüklemeyi başarıyor.

DİDAKTİK TEKRARLAR

Kaplanoğlu’nun üzerine basa basa yaptığı çevre vurguları ise doğrusu biraz aşırıya kaçıp didaktik tekrarlara dönüşebiliyor. Ama Hasan’ın ilaçlı domateslerini, “Avrupa kabul etmez” diye almayan kabzımala “Ama tarım ilacını bana satan onlar…” mealinden yakınması dikkate değer bir diyalog oluyor. Hasılı usta işi dokunuşlara sahip eser, bu sene vizyona gelen yerli yapımların zirvesine çıkıyor.

OSCAR’I ALABİLİR Mİ?

Peki, “Bağlılık Hasan”, Türkiye’nin adayı olarak “Oscar” yani Akademi Ödüllerinde kısa listeye kalabilir veya heykelciğe uzanabilir mi? Doğrusu, Hollywood gündemiyle örtüşen “iklim” vurgularının Akademi’nin gözünden kaçmayacağını düşünüyorum ama gerek üslubu gerekse mutat ideolojik tutumları göz önünde bulundurduğumuzda filmin Oscar heykelciğine uzanmasının zor olduğu kanaatindeyim.

Kaynak : Türkiye Gazetesi
 
 
YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber