Tgrt Haber
05 Aralık 2023 09:39 - Güncelleme : 05 Aralık 2023 09:58

Haydarpaşa Garı'nın 7 yıldır süren restorasyonu hala tamamlanmadı

Kadıköy’de 2010 yılında çıkan büyük yangında alevlere teslim olan Sultan 2. Abdülhamid Han'ın emaneti Haydarpaşa Garı'nda 2016 yılında başlayan restorasyon çalışmaları hala tamamlanmadı. Aradan geçen 13 yıla rağmen açılamayan tarihi yapı havadan görüntülendi.

Editör: Bengül Büyükhan / Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Restorasyon

Haydarpaşa Garı, 2010 yılında çatısında çıkan yangında büyük hasar aldı. Restorasyonu 2016 yılında başlanan tarihi yapı aradan 7 yıl geçmesine rağmen açılamadı. Havadan görüntülenen 13 yıldır kapalı olan tarihi yapının dış cephesinde ve müştemilat kısımlarında çalışmaların devam ettiği görüldü.

Haydarpaşa Garı'nın 7 yıldır süren restorasyonu hala tamamlanmadı

"HAYDARPAŞA GARI, OSMANLI DÖNEMİNDE HAC YOLCULARININ TREN İLE HACCA BAŞLADIKLARI NOKTA"

Haydarpaşa Garı'nın tarihini anlatan Tarihçi Zafer Bilgi, "Haydarpaşa Garı özellikle İstanbul’un sembolik mekanlarından bir tanesi. İstanbul’un belirgin siluetlerinden bir tanesi. Aynı Galata Kulesi, Kız Kulesi gibi Haydarpaşa Garı da biraz daha 1800’lü yılların sonuna doğru yapılmış. 

İstanbul’un kısa sürede ayrılık ve birleşme noktası olduğu için belirgin sembollerinden olarak göz önünde olmaya başlamış. Haydarpaşa Garı, 1873 yılında Sultan 2. Abdülhamid Han'ın hemen tahta geçmesinden önce İzmit ile biraz daha Haydarpaşa’nın olduğu yerdeki bağlantıyı sağlama amaçlı bir tren istasyonu olarak yapılıyor.

Fakat asıl ününü 1908 yılında Sultan 2. Abdülhamid Han'ın son dönemindeki açılışıyla kazanıyor. Orası yük trenlerinin ve yolcu taşıyan trenlerin başlangıç noktası olması hasebiyle Anadolu’nun içlerine doğru taşınıyor. Sultan 2. Abdülhamid Han'ın Hicaz tren yolunun başlangıç noktası olarak Haydarpaşa Garı bir anda göz önüne gelmiş oluyor. 

Hicaz tren yolu ne anlama geliyor onu anlamak lazım. Buradan ihramlarla trene biniyorsunuz, Kabe-i Şerif'e, Mekke’ye, Medine’ye 3 gün gittiğiniz aslında İstanbul’dan Kabe’ye bağlantının olduğu nokta İstanbul. O yüzden Harem ismiyle anılıyor. İhrama girilen yer. Sonradan burası Anadolu’nun içleriyle olan bağlantıyı sağlaması hasebiyle İstanbul’un Anadolu’ya ulaşan bir yüzü olmuş. Ve Haydarpaşa Garı insanların mutluluklarının, kavuşma anlarının ve ayrılıklarının bir sembolü olarak Kurtalan Ekspres diye kayıtlarda geçiyor. 2 Alman mimar tarafından yapılıyor o yüzden birazcık mimarisi de tuhaf. Mimarisi neoklasik diye geçiyor. Yaklaşık 4 bin metrekarelik bir alana yüksek kulelerle, 25’e yakın odalarla konumlandırılmış” dedi.

Haydarpaşa Garı'nın 7 yıldır süren restorasyonu hala tamamlanmadı


"HAYDAR PAŞA, SULTAN 3. SELİM'İN SELİMİYE KIŞLASI'NI YAPTIRAN KİŞİLERDEN BİRİDİR"

Tarihi yapının isminin Sultan 3. Selim döneminde devlet adamı olan Haydar Paşa’dan geldiğini anlatan tarihçi Bilgi, "İsminin Haydarpaşa Garı olmasının sebebi de 3. Selim döneminde Selimiye Kışlası yapılıyor.

Haydarpaşa Garı’nın arka tarafında bulunan yere. Haydar Paşa, 3. Selim’in Selimiye Kışlası'nı yaptıran kişilerden biridir. Üstün emeğinden dolayı 3. Selim orada bir yerleşke veriyor kendisine ve kısa sürede semt Haydarpaşa ismiyle anılıyor. Sonrasında bu semte yapılan gar da Haydarpaşa Garı olarak anılıyor" ifadelerini kullandı.

Haydarpaşa Garı'nın 7 yıldır süren restorasyonu hala tamamlanmadı

"DENETİMİN YAPILMAMASI, TEDBİRLERİN ALINMAMASI SONUCUNDA BUNLAR ORTAYA ÇIKIYOR"

Tarihi yapıda çıkan yangın ve restorasyonu hakkında konuşan Bilgi, "2010 yıllarda burada bir yangın çıkıyor, çatısı olduğu gibi yanıyor. Biz de üzülerek izlemiştik. Çatısı olduğu gibi tutuştu böyle yapıların çatısı bir tutuştuğunda artık söndüremiyorsunuz. Mıh dediğimiz çiviler tutuyor. O çiviler ateş topuna dönüşüyor. Hemen etrafa sıçramasına yol açıyor. 

Çatıyla beraber olduğu gibi üst silueti maalesef yok olup gitmişti. Bu tarz ateşler, Osmanlı Dönemi'nde bilhassa köşklerin ve konakların da başının belasıydı.

Bunlarla mücadele etmek için Osmanlı, ahşap konakların aralarına yangın engelleyici taş duvarlar yapmıştı. Bir konaktan başka konağa sıçramasın diye. Burada da alt yapı taş olduğu için biraz daha üst yapı yangından etkilenmişti. 

Ama alttaki yapıya da biraz sirayet etmişti. Dönem dönem buraların restore edilmesi ve geçmişten o birikimin, bilginin ve değerli müktesebatın geleceğe taşınması gerekir. Burası böyle ihmal edildi. 

Trenlerin kullanılması esnasında oraların düzenli olarak belki belli periyotlarla bir restorasyonun olması gerekiyordu. Onlar ihmal edildi ve son dönemde maalesef yangın olayı o ihmalkarlığın belki bir neticesi. Tam denetimin yapılmaması, gerekli tedbirlerin alınmaması sonucunda bunlar ortaya çıkıyor. 

Haydarpaşa Garı’nın şöyle bir önemi daha var. Bunların görüntüsüne bakılıyor rekonstrüksiyon dediğimiz, bazen sıfırdan yapma oluyor. Veya görüntüye bakarak zarar almış köşelerin yeni baştan yapılması söz konusu olabiliyor. Bir dönem burası farklı amaçlarla değerlendirilecek gibi söylentiler çıkıyor. Sonra bu söylentiler duruluyor. Buranın ticari amaçla kullanılmasından vazgeçiliyor.

İlginçtir burada arkeolojik bir buluntu çıkıyor. Haydarpaşa’nın bulunduğu yerde. Arkeolojik buluntu Haydarpaşa’yı kurtarıyor. Artık bir sit alanı ilan ediliyor. Bir tarihi yapının göbeğinde olduğu belli oluyor. Ve hemen ertesinde burayla beraber o tarihi yapının da sit alanın da, arkeolojik kalıntıların da araştırılıp yerinde onlarında ihya olması için uğraşılıyor. Orada yalnızca Haydarpaşa Garı değil, aynı zamanda İstanbul’un çok geçmişine doğru yolculuk yapacağınız bir arkeolojik kalıntının da çalışması devam ediyor" dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...