Tarih : 05.05.2021 - 15:17 Yorum : 0

Sanat türleri ve tarzları nelerdir? | 7 sanat dalları nelerdir?

Sanat türleri ve tarzları her zaman insanlığın ilerlemesine katkıda bulunmuştur. Peki insanlığın daha da ilerlemesine katkı sunan bu sanat türleri ve tarzlarının hangileri olduğunu merak ediyor musunuz? Eğer merak ediyorsanız işte tüm detayları haberimizde bulabilirsiniz...

Sanat türleri ve tarzları nelerdir? | 7 sanat dalları nelerdir?

Kendi bütünlüğü içinde, gerçekliğin sanatsal olarak özümlenişine ilişkin ayrışık ve karmaşık sistem olup; insanoğlunun sanat tarihi içinde ortaya çıkarak, sürekli devingen bir gelişim göstermiştir. Somut sanat yapıtları her zaman için kendine özgü sanatsal anlatım araçları ve olanakları olan belirli cins, tür ve tarzlar içinde yer alırlar. Gerçeklikteki olguların eksiksiz ve çok yönlü canlandırılarak özümlenişine, sanatsal olarak genellendirilerek estetiksel olarak değerlendirilişine, her çağın sanatsal bilinci içinde, ancak sanat cinsleri, türleri ve tarzlarının bütünlüğüyle ulaşılabilmiştir. İşte bu söz konusu kavramlar, gerçekliği sanatsal olarak özümleme sistemi içinde yapılan sınıflandırmanın düzenleyici kavramları oluşturmuştur. Bu kavramlar, sanatın temel gelişim yasaları, sanatın kendine özgü temel özellikleri ve sanatın gerçeklikle olan ilişkisindeki ortaklaşalıklar içerisinde, kendine özgü görece bir yasallık doğrultusunda gelişim gösteren başlıca kalıcı özelliklerle farklılıklardaki temel, genel dinamik gelişimleri dile getirirler. Sanatsal yansıtmadaki bu farklılıklar, dilsel, görsel, ‘canlandırıcı’, yani jestsel mimiksel ve müziksel anlatım biçimleri içinde olduğu kadar, değişik ‘imge dilleri’nin bireşiminden ortaya çıkan bazı temel özellikleri içinde de, sanatların farklı imgesel biçimlendirme olanaklarına bağlı oluşundan kaynaklanır.

Sanat türleri ve tarzları nelerdir?

Nitekim gözün ve kulağın nesnesi farklı olduğu gibi, kulağa gelen de göze gelenden farklıdır. Nesneler ile insanın ‘zihinsel’ (görme ve işitme) duyuları arasındaki karşılıklı ilişkilerin değişik yollardan yer alışının yanı sıra, sanatsal yapıtlarda gerçekliğe ilişkin olguların zamansal ya da mekânsal gelişimleri içinde kavranışı da sanatın cinslere, türlere ve tarzlara ayrılarak sınıflandırılmasına kaynaklık eder (örneğin bu gibi bir olanaklılık açısından bir yanda  edebiyat, canlandırma sanatları ve müzik, öbür yanda da görsel sanatlar, mimari ve uygulamalı sanatlar yer alır). İnsanın zaman içinde gelişiminin verilmesi, örneğin edebiyatta epik ve dramatik türler arasında önemli farklılıklara yol açar.

7. sanat dalları nelerdir?

Yedinci sanat dalları güzel sanatların geleneksel altı dalına (resim, heykel, mimari, dans, şiir ve müzik) sonradan eklenen "sinema sanatı" nı anlatan deyimdir. Sanatlar arasında sınıflandırıcı ayrımlama, kullanılan malzeme, teknik ve sanatsal anlatım yoluna bağlı, kendine özgü içerik biçim ilişkilerince de yapılabilir (örneğin, sinema sanatı ve televizyon, bu medyalarla ilgili maddi teknik gelişmelere bağlıdır). Ne olursa olsun, çeşitli sanat cinsleri, türleri ve tarzlarının gerçek tarihsel gelişim süreci, sanatın konusu ve içeriğinin tarihsel gelişimi olduğu kadar, insanların estetiksel gereksinim ve çıkarlarının gelişiminin de toplumdaki tarihsel gelişmelerce belirlenişinden kaynaklanır. Sanat cinsleri, türleri ve tarzlarının gelişimi ve değişimi, yenilerinin ortaya çıkışı hep bu yolla olmuştur. Tikel sanatlar ile sanat türlerinin konumu, sanatsal özümleme içinde değişmekte; tikel sanatlar ile sanat türleri ve tarzları arasında karşılıklı ilişki süreci, sürekli devim ve değişim içinde kavranmaktadır. Bu tüm oluşumlar, en son kertede toplumsal ve tarihsel olarak belirlenirler. Maddeci estetik, tüm toplumsal gelişmenin belli aşaması içinde sanat cinsleri, türleri ve tarzlarının tarihsel devim yasalarını olduğu kadar, bu sanat cinsleri ve türlerinin kendine özgü özelliklerini, gerçeklikle olan estetiksel ilişkilerini, sanatsal genellendirme, estetiksel değerlendirme ve biçimlendirme özelliklerini, gerçeklikle olan estetiksel ilişkilerini, sanatsal genellendirme, estetiksel değerlendirme ve biçimlendirme özelliklerini de araştırır; sanatsal yöntemler arasındaki ilişkilerle bu yöntemlerin tikel sanat cinsleri ve türleri içinde uygulanışını, tikel sanatlar arasındaki karşılıklı ilişkilerin biçimlenişini inceler. Ele alınan sanat sistemine bakışa göre, sanat cinsleri, türleri ve tarzlarına ilişkin kavramlar da değişik anlamlar kazanır.

Sanat türleri ve tarzları nelerdir? | 7 sanat dalları nelerdir?

Örneğin, a) Sanat cinsleri, ilkin, temel imgelendirici özelliklerine göre, yani dilsel, görsel, jestsel mimiksel ya da müziksel anlatım biçimlerine göre bir ayrıma uğrarlar. Edebiyat, örneğin, epik edebiyat ile lirik edebiyatın, ‘okuma’ tiyatrosu ile sahne oyununun bir karmaşığı olarak ortaya çıkabildiği gibi, opera, operet, müzikal ve balede libretto’yu, radyo oyunu ile kabarede oyun metnini, sinema ve televizyon yapıtlarında senaryoyu; oratoryo, kantat ve şarkılarda da sözü (güfteyi) oluşturur.

Canlandırma sanatı, tiyatro, bale, kabare, radyo oyunu, televizyon oyunu, sinema ve sözsüz oyunda yer alan tüm jestsel mimiksel karmaşık canlandırma biçimlerini kapsadığı kadar, bunların kukla oyunu ya da çizgi film gibi sanat biçimleri içinde taklidini de içine alır. Aynı şey müziksel yorumlamayı olduğu kadar, sinema ve tiyatro müziğini de içine alan, her türlü çalgısal ve vokal müzik biçimleri için de geçerlidir. Karmaşık tarihsel oluşumu içinde, görsel sanat kavramı da yalnızca resim, heykel ve grafik sanatları değil, aynı zamanda mimari ve uygulamalı sanat ile süsleme sanatlarının da her türlü görsel nesnesel sanatsal anlatım biçimlerini kapsar. Öte yandan, temel farklı biçimler alışıyla birbirinden ayrılan sanat cinsleri, genelinde, özel malzeme ve medyalara bağlı olup, tarihsel olarak görece bir bağımsızlık içinde tikel sanatlar haline gelmişlerdir; örneğin, edebiyat, görsel sanatlar, müzik, sanatsal dans, tiyatro sanatı, sinema sanatı, televizyon sanatı, mimari, uygulamalı ve süslemeli sanatlar.

Sanat türleri ve tarzları nelerdir? | 7 sanat dalları nelerdir?

Sanat nedir ve kaça ayrılır?

Edebiyat ve sanat bilimleri sistemi, bu ayrımlamaya bağlı olup, tüm değişimleri içinde sanatların gelişimini incelediği gibi, tikel sanatların kendine özgü yasallıklarıyla aralarındaki ilişkileri, sanatlar arası bireşim ve ayrışmaları da inceler, b) Sanat türleri başlıcalıkla her tikel sanat içindeki farklı sanat biçimlerinin kendine özgü, kalıcı belirtileriyle gösterilir; örneğin, edebiyatta; epik, dramatik ve lirik türler; görsel sanatlarda; resim, heykel, grafik türleri. Türler arası farklılıklar hiçbir zaman mutlak olmayıp, türler arasında karşılıklı iç içe geçiş süreçleri yer alır; bununla birlikte bu farklılıklar, gerçekliğin estetiksel olarak özümleniş tarzı ve biçiminin başlıca özelliklerini, bunların görünüş biçimlerinin zamansal ve mekânsal olarak kavranışlarını, her tikel sanat içindeki içerik biçim ilişkilerini dile getirirler. Bu anlamda tür kavramı, özel bir düzenleme birimi olarak da kullanılır (örneğin, epik edebiyatın ‘Ana  türleri’ olarak epos, roman ve uzun öykü; dram sanatının özel türleri olarak komedya ve tragedya vb.). Zaman zaman sanat türleri, içeriksel temasal bir ayrımlama içine sokulduğu gibi, belli görevleri yerine getiren işlevsel sanat biçimleri olarak da bir ayrıma sokulur; örneğin görsel sanatlar alanında (özel plastik ve resimler biçimlendirme özelliği açısından) anıtsal sanat ya da çocuklara özgü sanat (örneğin, çocuk edebiyatı). Sanat türlerinin içeriği kadar, gelişimlerindeki devinim de, belli toplumsal ekonomik koşullarla bundan kaynaklanan ağırlıklı gereksinimlere bağlıdır. Sanat türlerinin ‘değişmez’ biçim ve kurallar içinde kalıplaşıp kalması kadar, kendi ayırıcı özelliklerinin çözüntüye uğrayıp dağılması da (örneğin, geç burjuva çöküşmüş sanatta olduğu gibi), toplumsal bunalım ve çöküş belirtilerinin bir anlatımıdır.

Sanat türleri ve tarzları nelerdir?

Güzel Sanatlar ve çeşitleri nelerdir?

Tarihsel süreç içinde, sanat türlerinin içeriğinde bir değişime yol açtığı kadar, yeni sanat türlerinin de ortaya çıkmasına yol açacak biçimde, gerçekliği yeni sanatsal özümleme yollarına gereksinim vardır, ayrıca böyle yollar da ortaya çıkmaktadır; örneğin, televizyon oyunu vb. c) Edebiyat ve sanat tarzları, tikel sanat türlerinin kendilerine özgü, somut kavrayış biçimleridir. Bunlar, bir sanat türünün belirli, görece bir kalıcılığı olan anlatım biçimi içindeki dallarıdır (örneğin, lirik’te Lied, ilahi, od, ağıt, balad vb.). En doğrusu, tarz kavramını, tematik olarak belirleyip, sınırlı bir sanatsal etkinlik dalını bir sanat türü çerçevesi içinde ele almaktır. Sanat tarzları, sanatsal yapıtların çok çeşitli ayrışık nesnel temellerinin ve her tikel sanat türü içinde değişik özellikler göstermesinin kendi bir anlatımı olarak, sanat tarihinin gelişmesindeki daha bir geç evre içinde ortaya çıkmışlardır.

Rönesans edebiyatı

Örneğin, Rönesans edebiyatı ve sanatında bütünsel bir dünya anlayışı özelliği vardır, ‘salt’ manzara, natürmort, portre, çıplak resme rastlanmaz. Buna karşılık 17. yüzyılın klasikçi sanatında, sanat tarzları, bir dünya görüşüne bağlı olarak ‘sanatsal bilginin kendi nesnesinin çözümsel olarak açığa konuşu’nun (Kağan) bir anlatımı olarak açıkça ortaya çıkmış; belirli yaşamsal olgulara ilişkin toplumsal değer yargıları olarak ‘yüksek’ ve ‘aşağı’ tarzlar biçiminde bir ayrıma uğramıştır. Sanat tarzları, gerçekliği sanatsal olarak özümleme sisteminin en dinamik ve devingen öğesidir. Sanat tarzlarının zenginleşmesi büyük ölçüde, gerçekçi sanat akımlarının gelişmesiyle; kralların, komutanların ya da mitolojik kahramanların yaptıkları işlerin değil, kişinin kendi toplumsal sorunsalının, özellikle de, kişinin tüm karmaşıklığı ve çelişkenliği içinde toplumsal çevreyle olan bağıntısının biçimlendirilmesiyle olmuştur (örneğin, toplumsal çözümleyici roman, psikolojik anlatı, ‘töre oyunu’, ‘tema’ resmi vb.). Geç kapitalist çöküşmenin gelişimi, sanat tarzlarının yoksullaşmasını ve sınırlı kalmasına yol açmıştır; resim ve heykelde, şiir ve müzikte soyutçuluk, sanatçının gerçek dünyayla artık ilgilenmemesi karşısında, sanat tarzlarından vazgeçmiştir. Sanat cinsleri, türleri ve tarzlarının gelişmesi, olağanüstü karmaşık, bunalımlı, eşitsiz bir tarihsel süreci oluşturur; bu süreç, içinde, edebiyat, resim ve müzik, kendi türleri ve tarzları içinde ‘başı çeken’ sanatlar olmuş, öbürleri ise kıyı köşede kalmıştır. Hegel, idealist kılıkta da olsa, sanat cinsleri, türleri ve tarzlarının eşitsiz gelişmesi yasasını bulgulamış, son kertede tutarsız olmakla birlikte, bunlar arasındaki farklı sanatsal değerleri ve sıralamayı ortaya koymuştur.

Sanat türleri ve tarzları nelerdir?

Maddeci düşüncenin klasikleri ise, sanatların eşitsiz gelişmesinin toplumsal koşutluğunu kanıtlamışlar, uzlaşmaz toplumlarda sanatsal kültürel ilerlemelerdeki çelişkenliğin temellerini ve koşullanmalarını kapsamlı biçimde açığa koymuşlardır. Uzlaşan bir toplumda ise, sanatların eşitsiz gelişmesinin aşılmasını getirecek bir tarihsel eğilim söz konusu olup, tüm sanatların eşit gelişmesi zorunluluğu yasasının işlerliği gündemdedir. Burada çeşitli sanat cinsleri, türleri ve tarzlarının gelişmesi ve ilerlemesinin optimal koşullarının olgunlaşması gerekir. Bunun içinde, tikel sanat ve sanat türleri arasındaki dinamik karşılık ilişkilerin bilimsel temellere dayanan, planlı gelişimi, tikel sanatlar ile sanat türlerinin birbirinden yalıtılmışlığının üstesinden gelinmesi söz konusudur.

 
 
YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber