Tarih : 05.05.2021 - 16:34 Yorum : 0

20 Years Challenge akımına katılmadan önce bir daha düşünün

Dünya genelinde büyük ilgi gören sosyal medya akımı "20 Years Challenge" hakkında çarpıcı bir uyarı geldi. Doç. Dr. Ali Murat Kırık, yüz tanıma tabanlı yazılım programlarının elde ettiği verilerle kişisel gizliliği ihlal edebileceği uyarısında bulundu.

20 Years Challenge akımına katılmadan önce bir daha düşünün

Sosyal medyanın son çılgınlığı, adeta paylaşım rekoru kıran "20 Years Challenge" akımı oldu. Siyasilerden sporculara, şarkıcılardan oyunculara kadar pek çok ünlü sima 20'li yaşlarındaki fotoğraflarını çeşitli etiketlerle paylaştı.

Türkiye'den de büyük katılımın olduğu akımla ilgili Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dijital İletişim Araştırmacısı Doç. Dr. Ali Murat Kırık'tan birtakım uyarı geldi.

Zararsız bir eğlence gibi görünüyor ama...

Akımın zararsız bir eğlence gibi görünse de katılmadan evvel iyice düşünülmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Ali Murat Kırık, "Yapay zeka, toplu bilgi veritabanlarını toplamak için makine öğrenimi tekniklerini kullanmaktadır. İyi vakit geçirdiğiniz eğlenceyi yayınlarken, kişisel verileriniz, yani yüzünüz birçok farklı şirketin yüz tanıma yazılım programları tarafından taranıyor. Bu programlar sizi etiketliyor, bilgilerinizi inceliyor ve kişisel hesabınızda bilgi oluşturuyor. Sosyal medyada arkadaşlarınızla fotoğraf paylaşmak eğlenceli olabilir, ancak gizlilik ayarlarınızı ve bu verileri kimlerle paylaştığınızı bilmek de aynı derecede önemlidir. Zira son iki günde Türkiye’de bu akıma dâhil olan kullanıcı sayısı 30 milyonun üzerine çıkmış durumda" dedi.

"Haz uğruna kendi elimizle kişisel verilerimizi paylaşıyoruz"

Sosyal medyadaki beğenilme isteğinin bağımlılık haline gelebileceğine dikkat çeken Dijital İletişim Araştırmacısı Ali Murat Kırık, beğenilerin insan beynine endorfin salgıladığını ve insanları daha fazlasına ulaşmaya yönelik arayışa soktuğunu, bazı insanların sosyal medyada ilgi gördükçe daha fazla paylaşım yaptığını dile getirip şöyle devam etti:

"Aynı şekilde büyük veri, ele alınamayacak kadar büyük veya karmaşık olan veri kümelerini analiz etme, sistematik olarak bilgi çıkarma veya bunlarla başka şekilde ilgilenme yollarını ele alan bir alandır. Akımların büyük veriye hizmet ettiğini ifade edebilmek mümkündür. Örnek vermek gerekirse yaşla ilgili özellikler ve daha spesifik olarak yaş ilerlemesi (örneğin, insanlar yaşlandıkça nasıl görünecekleri) üzerine bir yüz tanıma algoritması oluşturmak istediğinizi düşünün. İdeal olarak, çok sayıda insanın resmini içeren geniş ve titiz bir veri kümesi istersiniz. Böylelikle yüz tanıma algoritması sistemlerini ciddi bir veri desteği sağlanmış olur. Böylece haz uğruna kendi elimizle kişisel verilerimizi paylaşmış oluyoruz.

20 yıl önceki fotoğraflar paylaşıldığında yapay zeka algoritmasının yaş ilerlemesini fark edebildiğini vurgulayan Doç. Dr. Kırık, “Basitçe söylemek gerekirse, çoğu insan 20 yıllık bir dönemi göz önünde bulunduracaksa nasıl göründükleri konusunda önemli farklılıklar gösterir. Bu, yapay zekanın insanlarda yaş ilerlemesini daha iyi öğrenmesine yardımcı olur. Yapay zekanın çalışma şekli beynimizin çalışma şekline çok benzer. Beynimiz, bilgiyi bir alandan diğerine taşıyan sinir ağları üzerinde çalışır ve tekrarlanan veri girişi yoluyla, sonunda bilgiyi saklar ve öğreniriz. Öğrenme yeteneğinde ustalaştıktan sonra, veri parçalarını bir araya getirmeyi ve fikirler oluşturmayı ve hatta sorunlara çözümler keşfetmeyi başarırız. Yapay zekanın temel tasarımı, yapay bir sinir ağı sistemidir. Oluşturulduğunda bilgi olmadan başlar, ancak veri beslemesi gerekir. Örneğin, bir yüz tanıma programına öğrenmesi için milyonlarca yüz verilebilir. Bebeklerden yaşlılara kadar insanların görüntülerini kapsar. Buradaki temel sorun bu verilerin bir gün kötüye kullanılacağı ve kendi kişisel verilerinizin rızanız olmadan toplanacağı fikridir. Şirketler imajınızdan yararlanıyor ve katılımınız için size para bile verilmiyor” ifadelerini kullandı.

"Fotoğraf paylaşımıyla istenen hedefli reklamcılık"

Kullanıcıların fotoğraf paylaşmasından ziyade eski ve yeni hallerini yan yana paylaşmanın sıkıntı oluşturabileceğinin altını çizen Murat Kırık, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Kullanıcılar belirli bir sırayla fotoğraflarını paylaşınca sosyal ağların bunları analiz etmesi çok daha kolaydır. Ayrıca, insanların nasıl göründüğünü ve nasıl yaşlandıklarını yakalamaya çalışan teknoloji için bu durum çok daha kullanışlıdır. Yani bir pazarlama aracıdır. Sonuç olarak bu yeni derlenmiş verilerle, hedefli reklamcılığa destek olunacağı açıktır. Yaşlarımız ilerledikçe, reklam mesajları bizler için birçok özelliğe göre değiştirilecek ve görsel özellikler de önemli bir kriter haline gelebilecektir. Böylece bu durum konum izleme, beğenilerimiz ve etkileşimlerimiz ile bir araya geldiğinde durumun vahameti daha iyi anlaşılmaktadır. Katılmak eğlenceli olsa da, çevrimiçi gönderdiklerinizin kişisel verileriniz için riske değdiğinden emin olunuz. Her zaman gizlilik ayarlarınızı kontrol edin ve zamanınıza ve emeğinize değecek şeylere katılımınızı sınırlayın. Çocuklarınızı da koruyun ve yayınlayabileceklerini sınırlayın. Ayrıca, herhangi bir görüntüyü göndermeden önce, fotoğraf arka planınızdaki tüm meta verileri kaldırdığınızdan emin olun. Zira yüzünüzü başkasına veriyorsanız yakın gelecekte ev adresinizi de vermenize gerek kalmayacak.

Kaynak : İHA
 
 
YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber