• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    108097
  • down
    USD
    6.708
  • down
    EURO
    7.4961
  • down
    GBP
    8.4026
  • down
    Altın
    372.015
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 06.03.2018 - 17:32 Yorum : 0

En iyi Türk Filmleri | İzlenmesi gereken en iyi 7 Türk filmi nedir?

En iyi Türk filmleri nelerdir? Türk sineması son yıllarda yaptığı filmlerle ön plana çıkıyor. Birçok ödüle aday olarak gösterilen Türk filmleri, Avrupa'da da ses getiriyor. Peki En iyi Türk fimleri nelerdir? En çok aranan Türk filmleri nelerdir? İzlenmesi gereken filmleri sizler için derledik. En iyi Türk filmlerini TGRT Haber'de bulabilirsiniz...

En iyi Türk Filmleri | İzlenmesi gereken en iyi 7 Türk filmi nedir?

En iyi Türk filmleri nelerdir? Türk sineması son yıllarda yaptığı filmlerle ön plana çıkıyor. Birçok ödüle aday olarak gösterilen Türk filmleri, Avrupa'da da ses getiriyor. Peki En iyi Türk fimleri nelerdir? En çok aranan Türk filmleri nelerdir? İzlenmesi gereken filmleri sizler için derledik. En iyi Türk filmleri nelerdir? Türkiye sinemasında son yıllarda gösterime giren en önemli filmler fragman ve tanıtımları ile birlikte sitemizde bulunmaktadır

Babam ve Oğlum, 2005

1980 darbesinde annesini kaybeden küçük Deniz (ki o dönemde birçok erkek çocuğa verilen ismi koymuş) yedi yıl sonra hiç görmediği dedesinin Ege’deki çiftliğine doğru bir yolculuğa çıkar. Deniz’in dedesini hiç görmemesinin nedeni dedesiyle babasının yıllardır küs oluşudur. Hüseyin Efendi okumaya diye gönderdiği oğlunun politik olaylara karıştığını öğrenince onu evlatlıktan silmiştir çünkü. Sadık’ın her şeye rağmen baba evine geri dönüşünün nedeni Deniz’den ayrılmak zorunda oluşudur; küçük oğlunu babasına emanet edecektir. Kelimenin tam anlamıyla Deniz bu çiftlikte hafif tatlı kaçık bir ailenin ortasında bulur kendini. Evin yanaşmaları, küs teyze, traktör kullanan ve telsizle konuşan müthiş bir babaanne, bileğinden boğazına kadar bilezikle dolaşan gelin Hanife ve saf bir amca…

Nar, 2011

Bir kadın kendi adaletinin peşine düşüyor ve dördü de farklı inanıştaki, farklı insanların hayatları aynı evin içinde, hem de yarım gün gibi çok kısa bir sürede aynı öykü çevresinde kurgulanıyor. “Hepimiz nar taneleri gibi birbirinden ayrıyız: Hem çok benzeriz, hem de çok farklıyız. Ama açılmamış bir bütün nar gibiyiz aynı zamanda.” diyor senarist ve yönetmen Ümit Ünal Nar’ı tanımlarken. İnsanın hayatındaki diğer insanlara duyduğu güven, karşılıklı inanç ve adalet duygularının sorgulanmasından yola çıkan film, insanları bir arada tutan bağların kaybolması ile meyvenin kabuğu çatladıktan sonra nar tanelerinin etrafa saçılmasını özdeşleştiren bir anlatım sergiliyor.

Bir Zamanlar Anadolu’da, 2011

Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’da Jüri Büyük Ödülü’nü alan filmi “Bir Zamanlar Anadolu’da” ,Anadolu’nun bozkırında bir gece ve saatlerdir süren bir cinayet soruşturması komiser, jandarma ve doktordan oluşan bir ekip, Kenan’la Ramazan’ın gömdüğü cesedi aramaktadır. Kenan, Yaşar’ı gömerken sarhoş olduğunu, yalnızca top gibi bir ağacı ve bir çeşmeyi hatırladığını söylemiştir. Engebeli, yılankavi yolların sırtında iş uzadıkça uzar. Bir Zamanlar Anadolu’da çok-katmanlı bir film. Olay örgüsünü oluşturan cinayet hikayesi kendi başına merkezi oluşturmuyor. Zaten katil belli, maktül belli, cinayetin nedeni belli, asıl meselenin , bir cinayet vakası üzerinde cesedi bulmaya çalışanlarla birlikte insanın ruhunun anatomisiyle ilgili olduğunu görürüz.

Vavien, 2009

Vavien’de, eşi ve çocuklarıyla sıradan bir hayat süren Celal’in tuhaf hikayesi anlatılmaktadır. Celal, karısı ve çocuğuyla bezgin, umutsuz ve mutsuz bir aile hayatı yaşamaktadır. Abisi Cemal’le birlikte ortak oldukları elektrik dükkanında da işler çok umduğu gibi gitmez. Borçları birikmiştir. Bu sıradanlıktan sıyrılmak isteyen ikilinin tek eğlencesi Samsun’daki bar ve pavyonlardır! Pavyonda çalışan Sibel Ceylan’a olan aşkı Celal’in başına dert açacaktır. Celal’in karısı Sevilay, 15 yıldır, Almanya’da yaşayan babasının gönderdiği paraları biriktirerek saklamaktadır. Celal’in bu sırrı bildiğinden habersizdir. Zaten mutsuz bir hayat sürmekte olan Celal, bu paranın kurtuluşu olduğunu düşünerek, bir plan yapar. Fakat Celal’i sürprizler beklemektedir.

Ayla, 2017

Film, Kore Savaşı'nda yaşanan gerçek ve çok dramatik bir hikayeyi beyazperdeye taşıyacak. 1950 yılında savaşta yer alan Süleyman Astsubay savaş meydanında küçük bir kız bulur. 5 yaşındaki bu Koreli kız yetimdir ve nereye gideceğini bilmemektedir. Astsubay kızı yanına alır ve Ayla ismini verir. Birliğin neşesi haline gelen Ayla ile astsubay kısa sürede baba-kız gibi olurlar. Ancak 15 ay sonunda birliğin Türkiye'ye geri dönme kararı çıkar. Ayla'yı bırakıp dönmek istemeyen Süleyman Astsubay her yolu denese de Kore kanunlarını aşamaz. Küçük kızı geride bırakmak zorunda kalan Süleyman ve yetimlere uygulanan sisteme dahil olarak yetimhaneye verilecek olan Ayla son vedalarında tekrar bir araya gelmeye söz verirler. Yıllar ikiliyi yeniden buluşturacak mıdır?...

Selvi Boylum Al Yazmalım, 1977

Selvi Boylum Al Yazmalım, kamyon şoförü İlyas ile köylü kızı Asya’nın destansı aşkının filmidir. İlyas Asya’yı çok sevmesine rağmen, karısına olan sevgisi kamyonuna olan aşkına yenik düşer. Kamyonu ‘Arkadaş’ı kaybetme korkusu onu kötü alışkanlıklara itmiştir. Mutlu evlilikleri, İlyas’ın kıskançlığı ve alkol alışkanlığı ile sarsılıp, evlilik dışı ilişkisiyle de sona erer. 
Asya oğullarıyla beraber evi terk etmiştir. Hayatları tam da bir çıkmaza girmişken karşılarına Cemşit çıkar. Cemşit hiçbir karşılık beklemeden onlara sıcak bir yuva verir ve Asya’nın oğluna babalık yapar. Yıllar geçer ve İlyas ansızın yeniden karşılarına çıkar. 
Döneminin politik yapısına da uyum gösteren film ‘Sevgi nedir?’ sorusunun cevabını arar ve filmin sonunda cevabını verir: ‘Sevgi Emektir.’ Atıf Yılmaz’ın ve Türk sinemasının başyapıtlarından biri olan Selvi Boylum Al Yazmalım, Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un ‘Kırmızı Eşarp’ adlı romanından uyarlanmıştır. Aşkın iç sesleri ve çelişkileri üzerine gerçek bir başyapıt.

Kış uykusu, 2014

Aydın emekli bir oyuncudur; aktörlüğü bıraktıktan sonra Kapadokya'da kendi halinde butik otel işleterek günlerini geçirir. Hayatında iki kadın vardır: Kendisine her anlamda uzak ve soğuk olan genç karısı Nihal ve boşanmış olan kız kardeşi Necla... Kışın bastırması ve kar yağışının artması bu küçük taşrada en çok Aydın'ın sinirlerine dokunur ve onu uzaklara gitmeye teşvik eder...

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber