Tarih : 21.04.2021 - 12:05 Yorum : 0

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 128 milyar dolar iddiası baştan sona yanlış

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, "(128 milyar dolar iddiası) Ne rakam doğru ne rakama yüklenen anlam doğru ne de bu rakam üzerinden yürütülen kampanya doğru. Baştan sona yanlış, baştan sona cehalet." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 128 milyar dolar iddiası baştan sona yanlış

AK Parti Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine, dün gece gerçekleşen kabine revizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak başladı. Erdoğan, atanan 3 yeni isme başarılar diledi.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:

CHP'Lİ ENGİN ALTAY'A YANIT

-(CHP'li Altay'ın Menderes sözleri) Şimdi çıkmış bir ahlaksız, edepsiz benim akıbetimin de Menderes'in akıbeti gibi olabileceğini ümit ettiğini söylüyor. Be ahlaksız, edepsiz kefenimizi giyerek biz bu yola çıktık. Senin genel başkanın tankların arasından kaçıp Bakırköy Belediyesi2ne giderken biz orada milletimizle, milli irademizle beraber tüm dünyaya selam verdik. Ve biz dik durduk. Ölümden korkmadık, bizim imanımızın gereği; ölümü korkutmaktır. Ve bu yolculuğumuzu da böyle devam ettireceğiz. Yani Menderes’in akıbetinden hoşnut mu oluyorsunuz, Çünkü, o akıbeti hazırlayanlar da sizdiniz.

128 MİLYAR DOLAR İDDİASI
-Sahada terör örgütlerine, uluslararası alanda müstemlekecilere karşı verdiğimiz mücadeleyi, ekonomide de faiz-kur-enflasyon şer üçgenine karşı yürüttük (128 milyar dolar iddiası) Ne rakam doğru ne rakama yüklenen anlam doğru ne de bu rakam üzerinden yürütülen kampanya doğru. Baştan sona yanlış, baştan sona cehalet. Ortada gerçekten 128 milyar doların akıbetini anlama arayışı olmadığı için söylenen sözlerde doğru olan hiçbir şey yoktur. Bunların artık gizlemeye dahi ihtiyaç duymadıkları temennileri, Türkiye’nin önce, tıpkı 1994 ve 2001 yılında olduğu gibi çok derin ve keskin bir ekonomik kriz yaşaması, ardından da siyasi değişime maruz kalmasıdır CHP Genel Başkanı dün çıkmış, 'Bu 128 milyar dolarla şunlar yapılırdı, şunlara şu kadar para dağıtılırdı' diye kürsüden atıp tutuyor. Bu zat herhalde, bu 128 milyar doların kendi cebindeki bir para olduğunu, istediği yere istediği gibi keyfince dağıtabileceğini sanıyor. Üstelik Merkez Bankası bu işlemleri yaparken zarar bir yana, son iki yılda 98 milyar lira kar etmiş ve bunu da hazineye aktarmıştır.

"NEDİR BU DİLEDİKLERİ FELAKET?"
-Erdoğan düşmanlığı, AK Parti düşmanlığı, Cumhur İttifakı düşmanlığı bu cehli mikap kesiminin gözlerini öyle bir kör etmiştir ki ülkenin ve milletin felaketinden medet umar hale gelmişlerdir. Nedir bu diledikleri felaket?" Bırakınız 128 milyar doların ne olduğunu, nasıl yönetildiğini, 128 tuğlayı üst üste koymuşluğu dahi yok olan Kılıçdaroğlu, kalkmış bunları konuşuyor. Son iki yılda, Merkez Bankası kaynaklarından 30 milyar dolar cari açığın finansmanı için kullanılmıştır. Yabancı sermaye çıkışı için kullanılan rakam 31 milyar doları bulmuştur. Reel sektörün döviz cinsinden borcunu azaltmak için talep ettiği kaynak da 50 milyar dolara ulaşmıştır. Vatandaşlarımız da 54 milyar dolar karşılığı döviz ve altın alarak, tasarruf tercihlerinde değişikliğe gitmiştir. Gördüğünüz gibi, sadece 4 kalemde 165 milyar dolarlık bir rakam ortaya çıktı


-Türkiye son iki yılda, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir döviz talebiyle yüz yüze kalmıştır. Buna rağmen ülkemiz, talebin hepsini de karşılamayı başarmıştır. Nereye harcandı diye yaygarası yapılan 128 milyar dolar, ne buhar olmuştur, ne de haksız ve hukuksuz yere herhangi birinin cebine girmiştir. Bu para ve çok daha fazlası, ekonominin aktörleri ve vatandaşımız arasında dolaşıma girmiş, yani yer değiştirmiş, ama sonuçta çoğu yine ülkemizin değeri olarak yurt içinde kalmıştır Merkez Bankası rezervini 27,5 milyar dolardan 135 milyar dolara çıkartan da bizdik. Bu rezervi turşusunu kurmak için değil, ülkemizin ihtiyaç duyduğunda kullanması için büyütmüştük; o günler geldiğinde de kullandık. Eğer biz döviz üzerinde yoğunlaşan talebi tereddütsüz karşılamamış olsaydık, yani kontrolü ele almasaydık, işin ucunun nereye kadar varabileceğini, 1994 ve 2001 krizlerine bakarak az çok görebiliyoruz.

Kaynak : AA
 
 
YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber