• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    121475
  • up
    USD
    5.8926
  • up
    EURO
    6.5369
  • down
    GBP
    7.6612
  • up
    Altın
    295.184
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 08.01.2020 - 17:33 Yorum : 0

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin'den ateşkes çağrısı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: İki lider 12 Ocak'ta Libya'da ateşkes için çağrı yapacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin'den ateşkes çağrısı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “İkili ilişkilerin yanı sıra bölgesel konularda ele alındı. İdlib ateşkes başta olmak üzere Suriye işbirliği ABD -İran gerilimi azaltılması ve neler yapabiliriz, Irak ve nihayetinde Libya ile ilgili görüş alışverişinde bulundular. Libya’da ateşkes sağlanması konusunda Rus ortaklarımızla çalışıyoruz. Daha önce heyetimiz Moskova’ya giderek, karşıtlarla görüşmeler yaptılar. Libya’da ateşkesle ilgili Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin 12 Ocak gece yarısı 00.00 Cumartesiyi Pazara bağlayan gecede Libya’da ateşkesin sağlanması için çağrıda bulunacak. Ateşkesin sağlanması kalıcı barışın olması için Rusya ile hem de Libya’daki tüm taraflarla çalışmaları sürdüreceğiz. Bu çalışmalar Berlin sürecinin başarılı olması ve Libya’ya barış ve huzur gelmesi için katkı sağlayacaktır” dedi.

“Koşulsuz ateşkesin Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan 00.00’da uygulanması için çağrı yapılmıştır”
Mevlüt Çavuşoğlu’nun ardından konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, “Bugün hep birlikte izlediğimiz TürkAkım projesi açılış merasimi dışında devlet başkanlarımız arasında ikili görüşme gerçekleştirilmiştir. Ortaklaşa kabul ettiğimiz mutabakat metninde, Devlet başkanlarımız çok yönlü ikili işbirliğimizin devamını ve pekiştirilmesi için her adıma hazır olduklarını beyan ettiler. Basra körfezinde oluşmuş gerginlik, ki gerginliğin temel sebebi ABD’nin uygulamış olduğu orantısız ve haksız güç kullanımı bunun neticesinde Irak topraklarında Süleymani’nin ölümüdür. Son günlerde tırmanış gösteren bu gerginlik ile alakalı olarak devlet başkanlarımız barışçıl yoldan hızlı şekilde tüm mevcut sorunlara çözüm bulunması için mutabakat sağlamışlar. Suriye konusuna gelince başkanımız Suriye’deki çözümün bulunması, ateşkesin sağlanması, Astana Sürecinde ilerleyen hususları hayata geçirilmesi noktasında ortak çalışmayı devam ettireceğiz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda Libya konusunda da bir yol haritası çizilmiş oldu. Hem Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin hem de Erdoğan Libya’daki ihtilafın tüm taraflarına çağrıda bulunarak koşulsuz ateşkesin Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan 00.00’da uygulanması için çağrı yapılmıştır. Libya sorunun çözümünde Berlin sürecinin devam ettirilmesinin önüme vurgulanmıştır. Libya sorunu ile çözüm yolların devam ettirilmesi için hem savunma bakanları, hem Dışişleri bakanlarına temasların devamı için gerekli talimatlar verilmiştir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ortak açıklama yaptı.

"Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanları Ortak Açıklaması"nda, iki ülke cumhurbaşkanları olarak, karşılıklı saygı temelinde, geniş bir yelpazede, yapıcı ikili ilişkiler geliştirildiği ifade edilerek, bugün İstanbul'da açılışı gerçekleştirilen TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı'nın da karşılıklı fayda sağlayan bu ilişkinin somut bir örneği olduğu vurgulandı.

İş birliğinin, halkların ortak menfaatlerine hizmet etmesinin yanı sıra, bölgesel meselelerin çözümüne de katkı sağladığını görmekten memnuniyet duyulduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"ABD ve İran arasındaki gerilimin artmasından ve Irak'taki olumsuz yansımalarından derin endişe duyuyoruz. İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Güçleri Komutanı Kasım Süleymani'yi ve beraberindekileri 3 Ocak 2020'de Bağdat'ta hedef alan ABD hava operasyonunun, bölgedeki güvenlik ve istikrarı olumsuz etkilediğini değerlendiriyoruz. İran'ın Irak'taki koalisyon askeri üslerine 8 Ocak 2020'de gerçekleştirdiği balistik füze saldırıları ışığında, hangi tarafça yapılırsa yapılsın, karşılıklı saldırılar ve güç kullanımı, Orta Doğu'daki karmaşık sorunlara çözüm bulunmasına katkı sunmayacak, aksine, yeni bir istikrarsızlık döngüsüne yol açacak ve nihayetinde herkesin çıkarlarına zarar verecektir. Dış müdahalelere, tek taraflı askeri eylemlere ve mezhepsel çatışmalara her zaman karşı olduk. Bu doğrultuda, bölgedeki mevcut gerilimin düşürülmesine dair bağlılığımızı ifade ediyor, tüm taraflara itidalli ve sağduyulu hareket etme ve diplomasiye öncelik verme çağrısında bulunuyoruz."

Suriye

Ortak açıklamanın Suriye başlığında ise "Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına olan bağlılığımızı teyit ediyoruz." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, "Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye'deki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılığımızı vurguluyor ve bu çerçevede, 17 Eylül 2018 ve 22 Ekim 2019 tarihli Muhtıraların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesinin önemini teyit ediyoruz. İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde sükunetin, İdlib'le ilgili bütün anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesiyle sağlanması gerekliliğini vurguluyoruz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu kalıcı siyasi çözüm bulunmasına yönelik olarak Astana Mekanizması çerçevesinde çalışmaya ve Anayasa Komitesi'ni destekleme taahhüdüne bağlıyız. Tüm Suriyelilere insani yardımı ayrım yapmaksızın, siyasileştirmeden ve ön koşul ileri sürmeksizin artırma ihtiyacını vurguluyoruz." değerlendirmesi yapıldı. 

Açıklamada, başta Trablus çevresinde artan çatışmalar olmak üzere, uzun süredir savaştan muzdarip olan Libya'daki gelişmelerin büyük bir endişeyle izlendiğine vurgu yapılarak, "Libya'da kötüleşen durum, geniş mücavir bölgenin, tüm Akdeniz bölgesinin ve Afrika Kıtası'nın güvenliğini ve istikrarını sarsmakta, düzensiz göçü, silahların daha fazla yayılmasını, terörizmi ve yasadışı kaçakçılık dahil diğer suç faaliyetlerini tetiklemektedir. Libya'nın egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve ulusal birliğine olan güçlü bağlılığımızı yineliyoruz." denildi.

Ülkede kalıcı barış ve istikrarın, ancak Libyalılar arasında samimi ve kapsayıcı diyaloga dayanan, Libyalıların öncülüğünde ve Libyalıların sahiplendiği bir siyasi süreçle sağlanabileceğine dikkati çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Libya'da süregiden çatışmalara askeri bir çözüm aramak sadece daha fazla acılara sebep olmakta ve Libyalılar arasındaki bölünmüşlüğü daha da derinleştirmektedir. 2015 tarihli Libya Siyasi Anlaşması'na, 2259 sayılı BMGK Kararına ve diğer ilgili BMGK Kararlarına dayanarak, Libyalılar arasında BM himayesinde kapsamlı bir siyasi süreci başlatmak için en önemli önceliği, ateşkesin derhal sağlanması teşkil etmektedir. BM kolaylaştırıcılığında yürütülen siyasi süreci canlandırmak için elverişli bir ortamı amaçlayan Berlin Süreci'ne desteğimizi teyit eder ve sürecin ancak Libyalıların ve komşu ülkelerin katılımı ve bağlılığıyla somut sonuçlar verebileceğini hatırlatırız."

12 Ocak saat 00.00

İki liderin açıklamasında Libya'daki sürece ilişkin şu çağrı yapıldı:

"Mevcut kritik şartlar altında ve ilgili BMGK Kararlarının ortaya koyduğu amaçlar ışığında inisiyatif almaya karar verdik. Bu çerçevede, arabulucular olarak, Libya'daki tüm taraflara çatışmaları 12 Ocak günü saat 00.00 itibarıyla durdurmak, sahada istikrarın sağlanması ve Trablus ile diğer şehirlerde günlük hayatın normalleştirilmesi için gereken önlemlerle desteklenen sürdürülebilir bir ateşkes ilan etmek, Libya halkının acılarına son vermek ve ülkeye barış ve refahı yeniden getirmek için derhal bir müzakere masasının etrafında bir araya gelme çağrısında bulunuyoruz. Libyalıların, istisnasız bütün vatandaşlarının çıkarlarını hesaba katan ulusal çapta bir diyalog çerçevesinde, vatanlarının geleceğine bağımsız bir şekilde karar verebileceklerine dair inancımız tamdır."

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber