• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    99028
  • up
    USD
    5.8739
  • up
    EURO
    6.4829
  • down
    GBP
    7.434
  • up
    Altın
    281.714
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 30.05.2014 - 17:19 Yorum : 0

Enerjide dev imza atıldı

Başbakan Erdoğan, Şah Deniz Doğalgaz Üretim Sahası ve Tanap Projesi imza töreninde, 'Biz Türkmen gazının da Türkiye üzerinden batı piyasalarına erişmesini temenni ediyoruz' dedi.

Türkiye'nin Şahdeniz Doğalgaz Üretim Sahası ve Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi'ne (TANAP) ortaklığının artırılmasına ilişkin anlaşma, Beşiktaş'taki Shangri La Bosphorus Otel'de düzenlenen törenle imzalandı. Törende konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, anlaşmaların ülkeler ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi. Son yıllarda küresel enerji alanında büyük çaplı değişimler yaşandığını ifade eden Erdoğan, dünya enerji haritasının süratle değiştiğini, bu yeni aktörlerin ortaya çıktığını, mevcut enerji oyuncularının da yeni yol ayrımlarıyla karşı karşıya geldiğini anlattı. Geliştirilen yeni teknolojilerin enerji arenasında köklü değişimlere yol açtığını vurgulayan Erdoğan, güvenlik, refah ve barışın birlikte anlamlı hale geldiği bu ortamda karşılıklı çıkarların gözetildiği uluslararası işbirliği ve dayanışma girişimlerinin büyük önem kazandığını kaydetti.  
Bu gelişmelere paralel olarak enerji güvenliğinin, dış politika, ulasal güvenlik, ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınma gibi kavramlarla birlikte anılmaya başlandığını dile getiren Erdoğan, enerji güvenliği konusunun küresel gündemin giderek daha üst sıralarına çıkarken günümüz dünyasındaki tartışmaların da ana temalarından biri haline geldiğini kaydetti. Başbakan Erdoğan, Türkiye olarak enerji güvenliğinin sağlanmasında üretici, transit ve tüketici ülkeler arasında etkin bir iş birliği ve diyalog tesisinin büyük önem taşıdığına inandıklarını vurgulayarak, şöyle devam eti:
"Bu anlaşıyla dost ve kardeş ülke Azerbaycan ile doğu-batı enerji koridorunu geliştirdik. Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol ve Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı projeleri, bu koridorun başarıyla hayata geçirdiğimiz iki unsurudur. Elbette Gürcistan'ın da bu projelerin gerçekleştirilmesinde önemli bir role sahip olduğunu ifade etmek isterim. Bugün de TANAP'ın öngörülen takdim içerisinde hayata geçirilmesi amacı doğrultusunda önemli bir adımın atılmasına hep birlikte şahitlik ediyoruz. Bilindiği gibi TANAP'a ilişkin hükümetlerarası ve ev sahibi hükümet anlaşmaları, 2012 yılının Haziran ayında İstanbul'da şahsım ve değerli kardeşim Aliyev'in huzurunda imzalanmıştı. Haziran 2012'den bu yana geçen sürede TANAP açısından büyük önem taşıyan yeni gelişmeler yaşandı. Şahdeniz-2 nihai yatırım kararı anlaşması, geçtiğimiz aralık ayında Bakü'da düzenlenen bir törenle neticelendirildi."
"TANAP'ın TAB'a bağlanması öngörülüyor"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün imzalanan anlaşmalarda yer alan hususlardan özellikle ikisinin Türkiye ve şirketler bakımından büyük önem taşıdığını belirterek, şunları kaydetti: "Bunlardan biri BOTAŞ'ın TANAP boru hattında yüzde 20 olan payının yüzde 30'a çıkarılmış olmasıdır. İkincisi de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın Şahdeniz sahasındaki payının yüzde 9'dan yüzde 19'a yükselmiş bulunmasıdır. Böylece Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı söz konusu sahada British Petrol'den sonraki ikinci büyük ortak konumuna geldi.  İlk aşamada TANAP'ı Şahdeniz sahasının beslemesi öngörülüyor. Bu çerçevede Şahdeniz sahasının ikinci geliştirme aşaması kapsamında üretilecek doğalgazın 6 milyar metreküplük bölümü ülkemize satılacak. Bu sahadan gelen doğalgazın 10 milyar metreküplük bölümünün de Türkiye üzerinden TANAP vasıtasıyla Avrupa'ya taşınması planlanıyor. Daha sonraki aşamalarda ise Hazar Denizi'nin Azerbaycan bölümünde bulunan diğer sahalardan elde edilecek doğalgaz kaynaklarının da bu boru hattına yönlendirilmesi hedefleniyor. Türkmen gazının da Rus ve Doğu pazarlarına ilaveten Batı piyasalarına da Türkiye üzerinden erişmesini temenni ediyoruz. Daha ileriki aşamalarda farklı ilave kaynakların bu boru hattına yönlendirilmesi hususu da söz konusu olabilecektir. Bugünkü anlaşmalar bu süreci de özellikle kapsama alanı içine almaktadır."
TANAP'ın geleceğe yönelik bir proje olduğunu dile getiren Erdoğan, "Şahdeniz Konsorsiyumu, 28 Haziran 2013'te, buradan çıkartılacak gazın TANAP'tan sonra Trans-Adriyatik Boru Hattı (TAB) vasıtasıyla taşınmasına karar verdi. Yani, TANAP'ın TAB'a bağlanması öngörülüyor. Bu karar, ülkemizle Bulgaristan arasında bir bağlantı yapılması gereğini de beraberinde getiriyor. Nitekim Ukrayna'da yaşanan olaylar başta olmak üzere son gelişmeler ülkeler arası, özellikle dayanışmanın, özellikle bu noktadaki dayanışma içerisindeki halkların önemini bir kez daha gösterdi" diye konuştu.
Hayata geçirdikleri ve üzerinde çalıştıkları veya gündemlerinde bulunan bu tür projelerin, bölgenin siyasi, sosyal ve ekonomik görünümünü şekillendiren tarihi dönüm noktalarını oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Türkiye; 77 milyona yaklaşan nüfusu, gelişen ekonomisi, hızla artan enerji talebi ve enerji merkezi olma hedefiyle bu bakımdan yükselen bir ülkedir. Bu çerçevede, Ceyhan'ı, Doğu Akdeniz'in birinci, Avrupa'nın ise Rotterdam'dan sonra ikinci büyük terminali haline dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Bunu beraber halledeceğiz. Doğu Akdeniz, Irak ve Hazar bölgesiyle ilgili olarak enerji alanında son dönemde ortaya çıkan gelişmeler, ülkemizin enerji merkezi konumunu güçlendirecek niteliktedir.  
Türkiye, TANAP vasıtasıyla doğalgaz arz güvenliği, arz çeşitliliği, Doğu-Batı enerji koridorunun dağıtım merkezi olma gibi stratejik avantajlar yanında önemli bir gelire de kavuşacaktır. Ülkemizin 21 ilinden geçecek olan projenin inşası sırasında ortaya çıkacak ekonomik faydayı da kalkınma ve istihdam bakımından önemli görüyoruz. Şahdeniz Ortaklığı ve TANAP, bizim için gazın kaynağında çıkarılmasından tüketimine kadar olan tüm aşamalarda içinde yer aldığımız bir proje olması bakımından da ayrıca önemlidir.  Bunların da ötesinde, biz, TANAP'ı sadece ticari bir yatırım olarak değerlendirmiyoruz. TANAP'ın Türkiye ile Azerbaycan arasında olduğu kadar, Avrupa ülkeleriyle de aramızda uzun yıllara dayanacak güçlü, sağlam ve organik ilişkiler tesis edecek bir proje olacağına inanıyoruz." Türkiye'nin, mevcut fırsatları somut projelere ve gerçeklere dönüştürmek için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu çabalarını sürdüreceğini ifade eden Erdoğan, katkıda bulunanlara teşekkür etti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Türkiye’nin, kardeş ülke Azerbaycan ile geliştirdiği projelerin en büyüklerinden biri TANAP olacaktır. Bu proje, karşılıklı yatırımların en önemli göstergelerinden biridir" dedi. Törende Yıldız, Başbakan Erdoğan’ın bütün ithal edilen ham petrol ve doğalgazın yerli üretimle veya sınırları değişmek kaydıyla mutlaka Türkiye’nin üretimiyle beraber yapılmasını istediğini dile getirdi. Nabucco Projesi'nin adının değişmiş olmasının, Türkiye’nin coğrafyasından kaynaklanan avantajları kaybedeceği anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldız, tam tersi Nabucco veya Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) adının olmasının, Türkiye’nin değil, Avrupa’nın problemi olduğunu söyledi.
Nabucco ile Avrupa’nın kuzeyine gelecek doğalgazın, bu en son seçimle, Avrupa’nın güneyine doğru gittiğini belirten Yıldız, şunları kaydetti: "Türkiye’deki yaklaşık 1800 kilometrelik hat, aynı şekilde Türkiye’den geçmektedir. Türkiye’nin, kardeş ülke Azerbaycan ile geliştirdiği projelerin en büyüklerinden biri TANAP olacaktır. Bu proje, karşılıklı yatırımların en önemli göstergelerinden biridir.  PETKİM Star rafinerisi yalnızca Azerbaycan’ın Türkiye’de yaptığı yatırımlar değil, aynı zamanda Türkiye’nin Azerbaycan’da yaptığı yatırımlara önemli bir örnek teşkil edecektir. 1902-2002 yılları arasında fiili olarak tam 100 yılda Türkiye’nin kurulu gücü 31 bin 700 megavata gelmiştir. Ancak son 11 yılda güçlü irademizle beraber ortaya konan AK Parti hükümetlerimiz, bundan daha fazlasını 32 bin 500 megavatı gerçekleştirdi. Bizler TPAO’nun yurtdışı yatırımlarını zenginleştiriyoruz." Yıldız, eğer bir yerde tüketim varsa onun üretileceğini, üretim varsa da mutlaka iletileceğini belirttiklerini dile getirerek, "Bu 45 milyar dolarlık bir zincir. Bunun halkaları var. Şahdeniz’deki üretim halkası, Gürcistan ve Türkiye’deki iletim halkası… Bu bütün halkaların toplamı 45 milyar dolar. Bu para 2019’un başına kadar harcanmak zorunda ki bu üretim yapılsın ve tüketim noktalarına da iletilsin. Bu proje, 9 Avrupa ülkesiyle 100 milyar dolarlık doğalgaz kontratını yapmış bir projedir. Türkiye yalnızca ihtiyaçlarını buradan karşılamakla kalmayacak aynı zamanda AB üyesi ülkelerin de probleminin çözümünün bir parçası olmak adına önemli bir merhale teşkil etmiş olacak. Biz, yerli üretimle yerli istihdamla beraber bütün teknolojilerin kullanıldığı ve çevreye duyarlı bir projeden bahsediyoruz" değerlendirmesini yaptı. Doğalgazı ve petrolu hemen kaynağın başında satınalmak üzere bir operasyon gerçekleştirildiğini vurgulayan Yıldız, "Yüzde 10’luk hisse daha katılarak Türkiye, BP’den sonraki en yüksek hissedarlık oranına gelmiştir. Türkiye, cari açıktaki en önemli katkılardan olan doğalgaz ve petrolü siyasi sınırları sabit kalmak şartıyla mutlaka ekonomik sınırlarını enerji sınırlarını genişleterek bu sonuca inşallah ulaşacaktır" dedi.
SOCAR  Başkanı Rövnag Abdullayev de bugünün Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinin daha da ilerlemesi için tarihi bir gün olduğunu belirtti. Azerbaycan Enerji Bakanı Natiq Aliyev ise enerji projelerinde Türkiye’nin payını artırmış olmaktan dolayı mutlu olduklarını sözlerine ekledi.
Törende, ilk olarak TPAO-TOTAL Hisse Alım-Satım Anlaşması, BOTAŞ-SOCAR TANAP Hisseleri Alım-Satım Anlaşması, BOTAŞ-TANAP Gaz Taşıma Anlaşması ve T.C. Hükümeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti arasında TANAP’a ilişkin Mutabakat Zaptı imzalandı.

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber