• Piyasalar
  • up
    BIST 100
    98415
  • down
    USD
    5.7824
  • down
    EURO
    6.4409
  • down
    GBP
    7.5029
  • down
    Altın
    277.449
  • TGRT Haber Arama
  • TGRT Haber Facebook
  • TGRT Haber Twitter
  • TGRT Haber Youtube
  • TGRT Haber RSS
REKLAMI KAPAT
Tarih : 10.02.2014 - 10:28 Yorum : 0

Hastayı dinlemek, teşhisin yarısı

Opr. Dr. Halil Bayer, hastayı dinlemenin teşhisin yarısı olduğunu söyledi.

Hastayı dinlemek, teşhisin yarısı

Özel Dünyam Hastanesi Opr. Dr. Halil Bayer, ' Genel olarak tüm branşlarda doktorun hasta ile olan diyaloğunda hastalığı ile ilgili çok detaylı bir şeklide hikayenin, alınması hastanın dinlenmesi hastalığın teşhisinde neredeyse yarısından fazlasını teşkil eder' dedi.
Hekimlerin Tıp Fakültesinde gördükleri en önemli derslerden birinin propedötik dedikleri hasta hikayesinin alınmasının çok detaylı bir şekilde anlatıldığını vurgulayan Opr. Dr. Halil Bayer” Teşhisin yarısından fazlasını koymamızda yardımcı olan bu metodun uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Burada önemli olan hastayla hikaye almada normal sosyal yaşantılarda olduğu gibi, bir insanla olan ilişkinizde ya da onunla olan konuşmanızda iyi bir dinleyici olmak lazım. Hastaya gerekli zamanı ayırıp hastayla ilgili şikayetlerini detaylı bir şekilde anlatmasını beklemekte fayda var” diye konuştu.Hastanın, muayene odasına girdikten sonra iyi bir gözlemci olunması gerektiğini, hastanın muayene odasına girdiğindeki tavrının çok önemli olduğunu belirten Bayer” Hasta muayene masasına oturduğunda muayeneye başlamadan önce 'şikayetiniz nedir?' demek sanki hastayı sorgular gibi olur. Bu hastaların bazılarında tedirginlik yapıyor. Sosyal ve kültürel yaşantısı göz önüne alındığında bazı vatandaşlar çekingen olabiliyor. Hastayı rahatlatmak için en azından hastayla diyaloğu kurduktan sonra tabi ki yaşına göre yaklaşım sergilemek lazım ve hastaya mutlaka ismi ile hitap etmek gerekir. Bunlar önemli çünkü bu doktorun hasta ile olan diyaloğunu daha rahat olmasını sağlıyor ve doktorla hasta arasında etkileşim sağlıyor.” ifadelerini kullandı.Opr. Dr. Bayer” Hastanın şikayetlerini dinlemek lazım. Zaten tecrübeli bir hekimin ön teşhis ya da ön tanı dediğimiz birtakım teşhisler oluşmakta. Hastayı, daha sonra detaylı bir şekilde muayene ediyoruz. Bu muayenenin neticesinde bazı bilgiler ve bulgularla hastanın şikayetiyle örtüştürerek netleştiriliyor. Karşılıklı olarak pozitif bir diyalogdan sonra hastanın özellikle öz geçmişinden sonra yani hastanın daha önce geçirmiş olduğu rahatsızlıklar gibi durumların detaylı sorgulanması lazım. Çünkü bütün bunlar bizim hastaya doğru teşhis koymamızda ve doğru tedavi uygulamamızda çok etkili yöntemlerdir. Bundan sonra hastanın teşhisini yüzde seksen, doksan kafamızda netleştirdikten sonra yüzde yüz yapmak için daha ileri tetkik ve muayene gerekiyorsa onları da yapmamız gerekiyor. Amacımız hastaya etkili bir tedavi planlamak. Temel felsefe hastaya faydalı olmak görüşünden hareket ederek hastaya gerekli izahatı yaptıktan sonra yapmış olduğumuz tetkikleri dokümanları ve birde not yazarak diğer hekim arkadaşlara rahatlıkla gönderebiliyorum. Hastaya hastalığı ile ilgili en iyi yöntem ve tedaviyi önermek onun yapılmasını sağlıyoruz ve bunu yaptığımız zamanda gerçekten ciddi anlamda bir memnuniyet sağlıyoruz. En önemlisi de hastalar bu davranışınızdan dolayı bu konuda minnetlerini sunuyor, teşekkür ediyorlar. Bütün bunların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Son olarak hastaya yaklaşımda ister cerrahi olsun ister medikal olsun temel meselemiz şu olsun istiyorum hastayı empati kurarak kendi yakınımız yada kendimiz için istemediğimiz bir şeyi hasta için önermemek kendimiz için yapmayı uygun gördüğümüz ya da kendi yakınımıza uygun gördüğümüz uygulayacağımız yöntem ve tedaviyi hastaya önermemiz gerekir” şeklinde konuştu.

 
 

YORUM YAPIN

 
 
© 2004 - TGRT Haber