2022-04-29 12:50:42 | Son Güncelleme : 2022-04-29 12:57:05

Prof. Neşet Köksal'dan meme kanserinde “gen” uyarısı: Riski iki kat artırıyor

Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal, birinci derece akrabalarında meme kanseri olması bu hastalığa yakalanma riskini 2 kat artırdığını söyleyerek “BRCA gen mutasyonu olan kadınlar daha genç yaşta meme kanserine yakalanabilir" uyarısında bulundu.

Prof. Neşet Köksal'dan meme kanserinde “gen” uyarısı: Riski iki kat artırıyor
fotoğrafı büyüt
Fotoğrafı Paylaş

Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal, genç yaşta meme kanseri görülme sıklığının günümüzde artış gösterdiğini belirterek, "Ancak bana bir şey olmaz demeden, 20'li yaşlardan başlayarak her genç kadının kendi kendine elle muayeneye başlaması gerekli" ifadelerini kullandı. Köksal, meme kanserinin günümüzde kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu ve gün geçtikçe de görülme yaşının düştüğünü kaydetti. Olumsuz gibi görülen tabloya rağmen can kayıplarının azaldığına dikkati çeken Köksal, toplumsal farkındalığın artması, tarama yöntemlerinin yaygınlaşması ve hedefe yönelik tedavilerle meme kanserine karşı son yıllarda yüz güldürücü sonuçlar elde edildiğini vurguladı.

HER 7-8 KADINDAN BİRİ

Meme kanseri tedavisinin mümkün olduğunu ve erken tanıyla tedavi başarısının oldukça yükseldiğini aktaran Köksal, "İstatistiklere göre, dünyada her 7-8 kadından birinin hayatının belirli bir döneminde meme kanserine yakalanabiliyor. Bununla paralel genç yaşta meme kanseri görülme sıklığı da günümüzde artış gösteriyor. Ancak 'bana bir şey olmaz' demeden, 20'li yaşlardan başlayarak her genç kadının kendi kendine elle muayeneye başlaması gerekli. Erken tanı sayesinde meme kanserine karşı mücadeleyi kazanmak mümkün" değerlendirmesinde bulundu.

ERKEN TEŞHİS İÇİN 3 YÖNTEM

Köksal, meme kanserinin erken teşhisi için yapılması gereken üç yöntem olduğunu söyleyerek bunları şöyle anlattı: “Öncelikle kadınların 20’li yaşlarından itibaren düzenli kendi kendine elle meme muayenesi yapmalı. Elle yapılan muayenede şüpheli bir durum olduğunda hekim tarafından meme muayenesi yapılmalı. Hekim muayenesi sonrasında yine şüpheli bir durum olduğunda mamografi ve meme ultrasonu gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulmalı. Bu şekilde hem erken tanı hem de meme kanserine bağlı can kayıplarının azalması mümkün.”

30-40 YAŞ ARASI 3 YILDA BİR, 40 YAŞ SONRASI HER YIL

Köksal, son yıllarda ülkemizde de toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalarla birlikte insanların çok daha bilinçli hale geldiğini aktararak, "30-40 yaş arasındaki her kadın 3 yılda bir uzman hekim kontrolünden geçmelidir. 40 yaşından sonra ise yıllık mamografik kontrolleri yapılmalıdır. Birinci derece akrabalarında genç yaşta meme kanseri saptanan kadınlarda ise taramaya kanserin saptandığı yaştan 10 yıl önce başlanması gerekir" dedi.

YÜZDE 70-80 ORANI 40 YAŞ SONRASI

Düzenli yapılan mamografinin de meme kanserine karşı önemli olduğuna işaret eden Köksal, düzenli mamografi taramaları sayesinde meme kanserinden yaşam kaybının önemli ölçüde düştüğünü sözlerine ekledi. Köksal, istatistiklere göre, kadınlarda meme kanserinin yaklaşık yüzde 70-80 oranında 40 yaşından sonra ortaya çıktığını ifade ederek, şunları aktardı: "Ancak 40 yaş altında görülen meme kanserinin daha agresif seyirli olması önemini artırıyor. BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlu kalıtsal meme kanserleri, meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 15’ni oluşturur. Anne, kız kardeş gibi birinci derece akrabalarında meme kanseri olması bu hastalığa yakalanma riskini 2 kat artırır. BRCA gen mutasyonu olan ya da ailesinde meme kanseri olan kadınlar daha genç yaşta meme kanserine yakalanabilir. Bu nedenle bu gruptaki kadınlar meme kanseri taramalarını yaptırmak için 40 yaş sonrasını beklememelidir."

Etiketler