15˚
İstanbul
15˚
hafif yağmur
Nem %62
Rüzgar 7.10 /s
Cuma
20˚/11˚
Cumartesi
23˚/13˚
Pazar
23˚/16˚
Pazartesi
22˚/16˚
19 Mayıs 2022 Perşembe
Sonuç
Son dakika! Türkiye'yi ayağa kaldıran Elmalı davasında istenen cezalar belli oldu

Son dakika! Türkiye'yi ayağa kaldıran Elmalı davasında istenen cezalar belli oldu

Antalya'nın Finike ilçesinde 7 yaşındaki kız çocuğu ile 10 yaşındaki abisinin annesi, üvey babası, dayısı ve annesinin arkadaşları tarafından cinsel istismara maruz kaldığı iddiaları tüm Türkiye'de gündem olmuştu. Uzun süre konuşulan ve 'Elmalı Davası' olarak kayıtlara geçen olayda, 27 yaşındaki anne Merve A. ile 25 yaşındaki üvey baba Rahmi A.'ya 70, 15 yaşındaki dayı S.C.G.'ye ise 30 yıldan az olmamak üzere hapis cezası istendi.  İSTİSMARI BABAANNE ORTAYA ÇIKARDI Balıkesir'de geçtiğimiz yılın haziran ayında savcılığa giderek şikayette bulunan babaanne, o esnada 6 ve 9 yaşında olan iki torunun annesi, üvey babası ve dayısı tarafından istismara uğradığını öne sürerek bu kişilerden şikayetçi oldu.  Çocuk İzlem Merkezi'nde ifadelerine başvurulan ana sınıfı öğrencisi 6 yaşındaki kız çocuğu ve 10 yaşındaki abisi, kan donduran detayları ortaya çıkarmıştı. Anne ve babasının ayrıldığını, annesi Merve A.'nın Rahmi A. ile evlendiğini, ancak F., A., M. ve M. adlı erkeklerle de ilişkisi olduğunu söyleyen kız çocuğu, geçen yıl, üvey babası Rahmi A. ile isimleri F., A. ve M. olan kişilerin kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlattı. #vd-48793# 'OKLAVA VE ŞARJ KABLOSUYLA DÖVÜYORLAR' Yaşadıklarıyla ilgili annesi Merve A., üvey babası Rahmi A. ve dayısı S.C.G.'den şikayetçi olan G.E.G., ağabeyiyle kendisine çok acı çektirdiklerini anlatırken, anneannesi F.G. ile dayısı S.C.G.'nin de kendisini çok dövdüğünü sözlerine ekledi. Savcıya ifade veren ağabey İ.E.G. ise anneannesinin Finike'deki evinde kaldığı 7-8 aylık süreçte oklava ve şarj kablolarıyla dövüldüğünü söyledi. İ.E.G., üvey baba Rahmi A., M. ve dayısı S.C.G.'nin kendisinin özel bölgelerine dokunduğunu söyledi. RESİMLERLE ANLATMAYA ÇALIŞTILAR G.E.G. ile ağabeyi İ.E.G., yaşadıklarını, deftere yaptıkları çizimlerle de anlatmaya çalıştı. Çocukların yaptıkları resimler, soruşturma dosyasına girdi. ZANLILAR SERBEST BIRAKILDI Soruşturma kapsamında yakalanıp gözaltına alınan anne Merve A. ile Rahmi A., sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Sanıklar Merve A. ve Rahmi A., üçüncü duruşmada yurt dışına çıkış yasağı şartıyla adli kontrolle serbest bırakıldı. Çocuklar ise devlet korumasına alındı. İstismara uğradıkları iddia edilen iki kardeşin annesi, üvey babası ile dayısının "cinsel istismar" ve "eziyet" suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. İFADELER ÇELİŞKİLİ AMA İTİBAR EDİLMELİ Mahkeme savcısının duruşma öncesi açıkladığı mütalaasında, sanık, suça sürüklenen çocuk savunmaları, katılan ve tanık beyanları, doktor raporları, Adli Tıp Kurumu raporları, bilirkişi raporlarıyla tüm dosyanın birlikte değerlendirildiği kaydedildi. Mağdur çocukların mahkeme ve soruşturma aşamasında alınan beyanlarının çelişki içerdiği belirtilen mütalaada, buna karşılık Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Polikliniği ile Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporunda mağdur çocukların beyanlarına itibar edilmesi gerektiği aktarıldı. DURUŞMA 15 KASIM'DA Bu kapsamda sanık anne M.A, üvey baba R.A. ve dayı S.G'nin mağdur çocuk G.E.G'ye karşı "çocuğa yönelik cinsel istismar" ve "eziyet"ten, İ.E.G'ye karşı "çocuğa yönelik cinsel istismar" suçundan cezalandırılmaları talep edildi. Sanıklar hakkında 11 yıldan 23 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Mütalaada, sanıkların istenen suçlar kapsamında tutuklanmaları talebinde bulunuldu. Duruşma 15 Kasım'da görülecek . #r-2787316,2786924,2786880,#

Haberler
09 Kasım 2021 - 14:50
Ağrı'da üvey baba vahşeti: 4 yaşındaki çocuk komalık oldu

Ağrı'da üvey baba vahşeti: 4 yaşındaki çocuk komalık oldu

Ağrı’da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Evleri Sitesi'nde kalan 4 yaşındaki çocuk, izinli olarak gönderildiği evinde üvey babası tarafından darp edilerek komalık oldu. 9 gün boyunca yoğun bakımda kaldı. Annesi ve üvey babası tutuklandı. BAYRAM İÇİN AİLESİNE TESLİM EDİLDİ 4 yaşındaki M.S. daha önce ağabeyi ile birlikte kaldığı Sevgi Evi'nden annesi ve üvey babası tarafından alınmak istendi.  Ailenin isteği üzerine gerekli incelemeler yapıldı. 4 yaşındaki M.S. Kurban Bayramı’nı ailesinin yanında geçirmesi ve aile ortamının incelemesi amacıyla ailesine teslim edildi. ÖLDÜRESİYE DÖVÜLDÜ, KOMALIK OLDU Ailesine teslim edilen 4 yaşındaki çocuk Kurban Bayramı’nın 3. günü üvey babası tarafından Merkez Fevzi Çakmak Mahallesi 811. Sokak'taki evinde öldüresiye dövüldü. Üvey babasının saldırısına uğrayan 4 yaşındaki çocuğun kolu ve vücudunun çeşitli yerleri kırıldı. Hastaneye kaldırılan ve yoğun bakımda 9 gün boyunca tedavi gören M.S. hayati tehlikeyi atlattı. Annesi ve üvey babası ise tutuklanarak ceza evine gönderildiler. DAVA SÜRECİ TAKİP EDİLİYOR Ağrı Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmetşafi Erim yaşanan olayla ilgili açıklama yaptı. M.S’nin bayram tatilini ailesinin yanında geçirirken şiddete maruz kaldığını belirten Erim, “Davaları adli tatil bitiminde başlayacak olup, İl Müdürlüğümüz avukatı tarafından süreç takip edilmektedir. Faillerin en ağır cezayı alması için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır” dedi.

Haberler
03 Ağustos 2021 - 09:36
Üvey baba vahşeti! Daha 3 yaşındaydı

Üvey baba vahşeti! Daha 3 yaşındaydı

Olay, dün saat 11.30 sıralarında, Tepecik semtinde meydana geldi. İşsiz olduğu öğrenilen Bilal T., eşi Ayşe T. ile kıskançlık nedeniyle tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine, Bilal T. eşini dövdü. Ayşe T.'nin polise verdiği ifadeye göre, Bilal T. darp sırasında arka odada bulunan ve o anda ağlamaya başlayan, Ayşe T.'nin önceki evliliğinden olan oğlu Abdülkadir Doğan'ın yanına gidip, darbetmeye başladı. Bu sırada, yardım istemek için yakınlarda oturan kayınvalidesinin evine kaçan Ayşe T., onlarla birlikte geri geldiğinde, minik Abdülkadir Doğan'ı hareketsiz yatarken gördü. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İhbar üzerine gelen sağlık ekipleri, Doğan'ı ambulansla Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdü. Kalbinin durduğu belirlenen Doğan, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Abdülkadir Doğan'ın cenazesi, otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. Doğan'ın vücudunda ve yüzünün çeşitli yerlerinde morluklar olduğu belirlendi.   'MOTOSİKLET ÇARPTI'   Bilal T., olayın ardından Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı. Bilal T.'nin polise verdiği ifadede, Ayşe T.'nin evden çıktıktan sonra kapıyı açık bıraktığını, Abdülkadir Doğan'ın da bu kapıdan sokağa çıktığını ve bu sırada motosikletin çarptığını söylediği öğrenildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.  

Haberler
27 Mayıs 2019 - 13:03
Her satırı dehşet verici... Susuz bırakmış! Hortum, sigara, poşet...

Her satırı dehşet verici... Susuz bırakmış! Hortum, sigara, poşet...

Edinilen bilgilere göre, Suriye’deki savaşta kocasını kaybettikten sonra 4 çocuğuyla birlikte Türkiye’ye sığınan ve Mardin’e yerleşen S.S., iki yıl sonra burada Suriyeli M.E. ile ikinci evliliğini yaptı. Başlangıçta üvey çocuklarıyla aralarında hiçbir problem olmayan M.E., S.S.’den iki çocuğu dünyaya geldikten sonra üvey çocuklarına yönelik tavırları değişti. M.E., bir süre sonra 7 ile 11 yaş arasındaki çocukları aç ve susuz bırakmaya başladı. Bununla da kalmayan M.E., hortumla dövdüğü çocukların vücudunda sigara da söndürerek işkence yapmaya başladı. M.E. eşi S.S.’yi de hem psikolojik hem de fiziksel şiddete maruz bıraktı. Eşinin de kafasına da her gün poşet geçirerek döven M.E., S.S.'nin Mardin Aile ve Sosyal Politikalar (ASP) İl Müdürlüğüne başvurması sonucu gözaltına alındı. S.S. ve 6 çocuğu ise koruma altına alındı. İşkence gören çocuklardan birinin kaldırıldığı hastanenin yoğun bakım ünitesinde yaşam savaşı verdiği öğrenildi. SİSTEMATİK İŞKENCE ASP İl Müdürü Hüsnü Bengi Efetürk, S.S.’nin müdürlüğe geldiğini belirterek, kendisiyle yaptıkları görüşmede, ilk evliliğini 2005’te Suriye’de gerçekleştirdiğini öğrendiklerini belirtti. S.S.'nin ilk evliliğinden 4 çocuğunun dünyaya geldiğini ifade eden Efetürk, "İlk eşinin 8 yıl önce Suriye’de çıkan savaşta hayatını kaybettiğini, eşini kaybettikten yaklaşık iki yıl sonra M. E. isimli kişi ile 2. evliliğini yaptığını, bu evliliğinden ise 2 çocuğunun dünyaya geldiğini anlattı. 2. evliliğine Almanya’da yaşayan babası razı olmamış ve buna rağmen bu evliliği gerçekleştirmiş. Evliliğinin ilk bir yılında herhangi bir sıkıntı yaşamamış. Ancak ikinci eşinden olan çocuğu M. doğduktan sonra eşi M.E.’nin ilk eşinden olan çocuklarına karşı tutum ve davranışlarının değişmiş. Çocuklarını aç bırakmak, çocukların vücutlarını ıslattıktan sonra hortumla çeşitli yerlerine vurmak, çocukların vücutlarında sigara söndürmek suretiyle işkence etmiş. Bu şiddet sistematik olarak bugüne kadar devam etmiş. Aynı şekilde eşi kendisine de fiziksel ve psikolojik şiddet uygulamış. Kendisi ve çocuklarının maruz kaldığı şiddet ve açlık durumunun tırmanması üzerine gidecek yeri olmadığından müdürlüğümüze başvuruda bulunduğunu belirtmiştir" dedi.  3 GÜNDE 1 TABAK YEMEK S.S. ile yaptıkları görüşmede kendilerine eşinin çocuklarına 2-3 günde bir tabak yemek ve günde bir tas su ayırdığına dikkat çeken Efetürk, şunları kaydetti:  "Bunun haricinde çocuklara yemek ve su vermeyeceği yönünde kendisinden yemin etmesini istemiş. Kendisi de yemin etmiş ve bu nedenle çocuklara gün içerisinde yemek ve su vermediğini ifade etmiştir. S.S. ayrıca eşinin kök ailesi ile görüşmesine müsaade etmediğini, eşi ile babasının arasının iyi olmadığını, bu durumun eşinin çocuklara karşı tutumunu olumsuz etkilediğini, eşinin kendisine de fiziksel şiddet uyguladığını, neredeyse her gün başına poşet geçirerek kendisinin vücudunun çeşitli yerlerine vurduğunu, son gebeliğinde eşinin kendisinin kolunu kırdığını, bu olayın hastaneye intikal ettiğini ancak kendisinin eşinden şikayetçi olmayarak doktorlara düştüğünü söylediğini ifade etmiştir."  'BİR ÇOCUĞUN HAYATİ TEHLİKESİ DEVAM EDİYOR' Çocuklarıyla birlikte müdürlüğe başvuran kadının çocuklarının sağlık sorunlarının olduğunu dile getiren Efetürk, "Bu nedenle müdürlüğümüze gelmeden 2 çocuğunun hastaneye yatırıldığı, Linda ve Hamude adlı çocukların ise görüşme esnasında sağlık durumunun iyi olmadığı gözlendiğinden 112 acil servis aranarak tıbbi müdahale talep edilmiş, çocuklar ŞÖNİM’de görevli sağlık personeli eşliğinde hastaneye götürülmüştür. Yatışı gerçekleşen çocuklardan Hele’nin yoğun bakım servisinde olduğu, doktoru ile gerçekleştirilen görüşmede Hele’nin durumunun hastaneye yatışının yapıldığında mevcut durumuna göre daha iyi olduğu ancak hayati tehlikesinin devam ettiği, Şehed isimli çocuğun ise belinde kırıklar olduğu, mama ile beslendiği ve 3 gün gözetim altına tutulacağı şu an Mardin Devlet Hastanesi servisinde takibinin yapıldığı, Linda ve Hammude isimli çocukların tetkik sonuçlarından sonra ilaç tedavisine başlandığı ve hastaneden taburcu olduktan sonra Musa Cihaner Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğüne misafir olarak yerleştirildiği, eş M.E.’nin ise şu an göz altında olduğu ve hakkında başlatılan soruşturmanın devam ettiği bilgileri edinilmiştir. S.S. ve beraberindeki 2 çocuğu ise 26.06.2018 tarih ve E. 549 sayılı Müdürlük oluru ile Kadın Konukevi İlk Kabul Birimine yerleştirilmiştir. S.S.’nin Kadın Konukevine kabul işlemlerinin yapıldığı sırada yanında bulunan Murad ve Meram isimli çocuklarının ise vücutlarının çeşitli yerlerinde sigara söndürme izlerinin olduğu, çocuklarına karşı ilgisiz olduğu, hastanede tedavi olan çocuklarının durumu hakkında bilgi talep etmediği, eşinin cezaevinden çıktıktan sonra çocukları eşine bırakarak Almanya’da yaşayan ailesinin yanına gideceğini ifade ettiği bilgileri Kadın Konukevi personelinden alınmıştır" diye konuştu.  ACİL KORUMA TALEP EDİLDİ S.S. ile gerçekleştirdikleri görüşmede mağdur kadının 6284 Sayılı Kanun, Kadın Konukevi Hizmeti, ŞÖNİM hizmetleri, ALO 183 ve ALO 155 hakkında bilgilendirildiğini vurgulayan Efetürk, sözlerini şöyle sürdürdü: "S.S. sığınma talebinin olduğunu ancak hakkında tedbir kararı istemediğini belirtmiştir. Bunun üzerine gerekli işlemler yapılarak S.S., Kadın Konukevi Müdürlüğü İlk Kabul Birimine yerleştirilmiştir. S.S.’nin çocuklarını karşılaştıkları veya karşılaşabilecekleri her türlü kötülükten/riskten koruyup kollayamadığı, çocuklarının sağlık durumları hakkında bilgi sahibi olmadığı ve tarafımızdan bilgi talep etmediği, çocuklarına karşı ilgili bir tutuma sahip olmadığı, çocuk yetiştirme konusunda yetersiz olduğu, eşinin çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamasına engel olduğu, kendisinin de bu duruma sessiz kaldığı, tüm bu sebeplerden dolayı çocukların ihmal ve istismara açık olduğu izlenimi oluşmuştur. Söz konusu durumlar göz önünde tutularak Kadın Konukevi Müdürlüğü tarafından sosyal inceleme raporu ile S.S.’nin 6 çocuğu hakkında 5395 Sayılı Kanunun İlgili Maddeleri gereğince Acil Koruma Kararı talep edilmiştir. S.S. her ne kadar hakkında tedbir kararı talep etmemişse de eşi M.E. tarafından can güvenliği riskinin olduğu düşünüldüğünden 'Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun' kapsamında uygun görülen tedbir kararları talep edilmiştir.”

Haberler
29 Haziran 2018 - 17:36
Öldürülen Ahmet’i babası gözyaşlarıyla anlattı

Öldürülen Ahmet’i babası gözyaşlarıyla anlattı

İzmir'in Menemen İlçesi'nde, 15 yaşındaki lise öğrencisi Ahmet Coşkun’un öz babası Mustafa Ali Coşkun oğlunun nasıl katledildiğine anlam veremediğini belirtti. Eşinden 200 yılında ayrılan Mustafa Ali Coşkun, oğlu Ahmet’e annesi Elif M. tarafından kendisi ile görüşmemesi için sürekli baskı yapıldığını anlattı. “Baban seni kaçıracak, kötülük yapacak diye sürekli hipnotize ediyordu. Benimle görüşmemesi için her şeyi yapıyordu” dedi. “Cinayeti benim üstüme yıkmak istediler” Oğlunu en son bir sene önce gördüğünü belirten acılı baba, “Oğluma baskı yapıldığı için ağlıyordu, benimle görüşmek istemedi. Acaba bu olayı benim üzerime mi yıkmak istediler. Sürekli herkese seni ‘baban kaçıracak’ diye korkutuyordu. Öyle diyerek ne yapmak istediler acaba, benim üstüme, yıkmak istediler. Bunları ben bilmiyorum, inşallah adalet bulur ve cezalarını en iyi şekilde verir. Benim çocuğum geri gelmez ama acımı hafifletir” dedi. “Oğlumun iyiliği için her şeye razıydım, görüşmüyordum” Oğlu üzüldüğü için görüşmek için ısrarcı olmadığını anlatan baba Coşkun, “Çocuğum ağlayınca, ‘Ben seni iyiliğin, derdin, tasanı paylaşmak için görüşmek istiyorum. Sen istemedikten sonra ben her şeye razıyım. Ama sen ne zaman istersen ama 18, ama 20 sen iyi ol yeter ki sen ne zaman istersen ben o zaman görüşürüm. Sorun değil benim için, ben senin için her şeye katlanırım’ dedim. Bu ölümden öte her şeye razıydım ben. İsterse devlete versinler, isterse hiç göstermesinler. her şeye razıydım. Ama bu cinayeti aklım almıyor, tek buna razı değildim. Bunu da nasıl gerçekleştirdiler, bu zulmü nasıl yaptılar, bu caniliği nasıl işlediler bilmiyorum” diye konuştu. Oğlunu en son bir sene önce gören Coşkun, oğlunun annesi tarafından baskı görmesi ve ağlayarak görüşmek istememesi üzerine kabullendiğini söyledi. “Keşke bana verselerdi” 2011’de nafaka davası olduğunda çocuğunun velayetini üstüne almak isteyen baba Coşkun, kendisine verilmediğini belirterek, “Kolay değil, kim kabullenebilir ki. Çok zor, Allah kimsenin başına vermesin. Belki şiddet uygulamıyordur ama kaçtığında ağladığından hissediyordum. Deseydi ki al çocuğu bak bir telefon kelime yeter, benim için” dedi. Oğlunu gözyaşlarıyla anlattı. Oğlunun ölüm haberi gelene kadar hep kaybolduğunu ve geri geleceğini düşündüğünü belirten acılı baba gözyaşları içinde, “Ahmet süper bir çocuktu. Tek dersleri için çalışıyordu. Okulunda müdürüyle görüştüğümde hep sürekli dereceler elde ettiğini söylerlerdi. Gölgesinden çekinen bir çocuktu, kimseye zarar vermezdi. Melek gibi çocuktu. Nasıl katlettiler, bunun şokundayım ben. Aklıma hiç böyle bir şey gelmedi. Ben öldüğünü duyana kadar hep kaçırıldığını düşündüm, bulunacak diyordum. Katledecekleri hiç aklıma gelmedi. Kabullenmek zor ama mecburum” dedi   #n-164712# #n-163119# #n-162822#

Haberler
21 Şubat 2017 - 14:01
Öldürülen 6 yaşındaki çocuğun sırrı 17 yıl sonra çözüldü

Öldürülen 6 yaşındaki çocuğun sırrı 17 yıl sonra çözüldü

İzmir'in Buca İlçesi’nde 1998’de işlenen ve 17 yıl boyunca sır olarak kalan çocuk cinayeti, vicdan azabı çeken üvey babanın şüpheli tavırları üzerine çözüldü. İddiaya göre, ilk evliğinden 2 çocuğu olan Mustafa A. (54), kendisi gibi ilk eşinden boşanan ve 1 çocuğu olan Gülsem A. (53) ile 1995’te evlendi. İlk evliğinden olan 2 çocuğunu maddi imkânsızlıklar nedeniyle daha önce yetiştirme yurduna veren Mustafa A., evlendiği Gülsüm A.’nın 6 yaşındaki oğlu Barış Özütemiz’e ‘baktığı’ için yakınları tarafından sürekli eleştirildi. Mustafa A., bunun üzerine küçük Barış’ı öldürmeye karar verdi. Mustafa A. ve yeğeni Murat K., 17 Mayıs 1998’de Barış’ı yanlarına alarak Buca Kaynaklar’a götürdü. ARKASINDAN VURDULAR Barış oyuna daldığı sırada arkasından yaklaşan Murat K., büyük bir taş parçasıyla çocuğun başına vurdu. İki zanlı, öldüğünü tespit ettikleri küçük Barış’ın cesedinin üzerini taşlarla kapattıktan sonra evlerine gitti. Anne Gülsüm A., eve yalnız dönen Mustafa A.’ya oğlunun nerede olduğunu sorunca, Mustafa A., “Barış’ı İstanbul’da yaşayan ve çocuğu olmayan kız kardeşime götürdüm. Onların maddi durumu iyi, çocuğa daha iyi bakarlar” dedi. Olaydan 2 gün sonra cesedi bulunan küçük Barış, o dönem kimliği tespit edilemediği ve yakınlarına ulaşılamadığı için kimsesizler mezarlığına gömüldü. Anne Gülsüm A. ara sıra İstanbul’a gidip gelen Mustafa A.’ya sürekli oğlunun rahatının yerinde olup olmadığını sordu. Her seferinde “oğlunun çok iyi olduğu, onu rahatsız etmemesi gerektiği” cevabını aldı. JANDARMAYA GİTTİ Ancak Barış’ı öldürdüğü için vicdan azabı çeken ve cinayetin ardından psikolojik tedavi görmeye başlayan Mustafa A., geçen yıl 10 Mayıs’ta Kemalpaşa Jandarma Komutanlığı’na giderek “17 yıl önce motosikletle Buca’da kaza yaptım, ben ve yanımdaki üvey oğlum Barış yaralandık, o sırada bir araç Barış’ı alıp hastaneye götürdü, ondan bir daha haber alamadık” dedi. Mustafa A.’nın anlattığı hikâyedeki pek çok soru işareti üzerine, Kemalpaşa Savcılığı olayın araştırılması için İzmir Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne yazı yazdı. Olay tarihinde hiçbir hastaneye yaralı çocuk getirilmediğini belirleyen polis, aynı tarihlerde bölgede bulunan ve kimliği tespit edilemeyen çocuk cesedinin Barış’a ait olabileceği şüphesiyle Mustafa A.’yı takibe aldı. Telefon dinlemelerinde, Mustafa A. ile yeğeni Murat K.’nın küçük Barış’ın öldürülmesiyle ilgili birbirlerini suçladıkları tespit edildi. Gözaltına alınan ve suçlarını itiraf eden iki zanlı tutuklanarak cezaevine gönderilirken, anne hakkında ise herhangi bir adli işlem yapılmadı. MEZARI AÇILACAK Savcının talimatı üzerine, 17 yıl önce kimsesizler mezarlığına gömülen Barış’ın mezarının önümüzdeki günlerde DNA testi ve kimlik teşhisi için açılacağı öğrenildi.

Haberler
20 Mayıs 2015 - 10:56