22˚
İstanbul
22˚
hafif yağmur
Nem %51
Rüzgar 4.21 /s
Pazartesi
21˚/16˚
Salı
22˚/15˚
Çarşamba
24˚/16˚
Perşembe
25˚/18˚
22 Mayıs 2022 Pazar
Sonuç
Fenerbahçe 2011 Türkiye Süper Kupası'nın oynatılmasını talep etti

Fenerbahçe 2011 Türkiye Süper Kupası'nın oynatılmasını talep etti

Fenerbahçe Spor Kulübü, Türkiye Futbol Federasyonu'na 2011 Türkiye Süper Kupası'nın oynatılması için başvuruda bulundu. Sarı-lacivertlilerden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Kulübümüz, 27 Aralık 2021 Pazartesi günü itibariyle Fenerbahçemize ve yöneticilerimize atfedilen tüm suçların; Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin oybirliği ile beraat kararını onamasıyla düşmesine istinaden adımlarını atmaya başlamıştır. Bu kapsamda, Yönetim Kurulumuzun imzasıyla Türkiye Futbol Federasyonu’na aşağıdaki başvuru yapılmıştır. Camiamızın bilgilerine sunarız. TFF'YE YAZI GÖNDERİLDİ Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'nun dikkatine; 27 Aralık 2021 tarihinde, Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin Futbolda Sözde Şike Davası’nda mahkemenin verdiği beraat kararını onamasıyla Fenerbahçemizin 2010-2011 şampiyonluğu bir kez daha ve geri dönülemez şekilde tescil edilmiş; bu gerçekten yola çıkarak da şampiyonluğumuzun bize getirdiği doğal bir hakkı dile getirme gereği doğmuştur. 2010-2011 Süper Lig şampiyonu Fenerbahçemiz ile aynı sezonun Türkiye Kupası şampiyonu Beşiktaş arasında oynanması gereken 2011 Türkiye Süper Kupa karşılaşması, kamuoyunun bildiği gibi hain örgütün tertiplediği sözde dava ve devamında TFF’nin aldığı erteleme kararına istinaden oynanamamıştır. Yargıtay tarafından nihai kararın verilmesiyle birlikte bu maçın bir an önce organize edilmesini ve vicdanlarda yer eden büyük bir soru işaretinin ortadan kaldırılmasını ivedilikle talep ediyor; hak edenin sahada kazanarak kupayı müzesine götürmesini istiyoruz. #r-2806735,2800634,2795475,#

Haberler
30 Aralık 2021 - 14:19
Şike kumpası davasında yeni gelişme! Fikret Seçen, Mehmet Berk, Zekeriya Öz de aralarında...

Şike kumpası davasında yeni gelişme! Fikret Seçen, Mehmet Berk, Zekeriya Öz de aralarında...

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "futbolda şike" kumpasında yer aldıkları gerekçesiyle aralarında Fikret Seçen, Mehmet Berk ve Zekeriya Öz'ün de bulunduğu 38 eski savcı ve hakim hakkında iddianame düzenlendi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekili Ayhan Memük tarafından hazırlanan iddianamede, eski Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile eski Fenerbahçe Yöneticisi İlhan Yüksel Ekşioğlu "müşteki", eski savcılardan Zekeriya Öz, Mehmet Berk, Fikret Seçen, Cihan Kansız ile dönemin bazı hakimleri Hüsnü Çalmuk, Sedat Sami Haşıloğlu'nun da aralarında bulunduğu 38 kişi "şüpheli" olarak yer aldı. 8 SUÇTAN CEZALANDIRILMALARI İSTENDİ Şüphelilerin Yargıtayın ilgili ceza dairesinde yargılanmak üzere haklarında son soruşturma açılması kararı verilmesi istenen iddianamede, şüphelilerin "kişiseI verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin gizliliğini ihlal, görevi kötüye kullanma, gizliliğin ihlali, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel hayatın gizliliğini ihlal, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma" suçlarından cezalandırılması istendi. İDDİANAMEDEN İddianamede, şu değerlendirmeye yer verildi: "Şüphelilerin kamuoyunda 'futbolda şike' kumpası olarak bilinen soruşturma ve kovuşturmada yargı yoluyla futbol camiasını dizayn etmek ve Fenerbahçe Spor Kulübü'nü ele geçirerek dönemin Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım'ı tasfiye etmek amacıyla yaptıkları yargısal faaliyetlerinde Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar vermedikleri, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleriyle hiçbir biçimde bağdaşmayacak şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisine girerek örgüt hiyerarşisi ve ideolojik bağlılık duyguları ve örgütün talimatıyla kolluk görevlileri ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek FETÖ'nün amacı doğrultusunda hareket ettikleri, maddi gerçeğin ortaya çıkmasına çalışmadıkları, buna göre tarafsızlık, doğruluk, tutarlılık, ehliyet ve liyakat ilkelerine aykırı davrandıkları anlaşılmıştır." #r-2795475,2784454,#

Haberler
05 Kasım 2021 - 14:15
Ahmet Şık hakkında dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle fezleke hazırlandı

Ahmet Şık hakkında dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle fezleke hazırlandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Boğaziçi eylemleri sırasında “Bu hükümet seçimle gitmeyecek, sokağa çıkın” çağrısında bulunan eski HDP’li İstanbul Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık hakkında milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması için fezleke hazırladı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan fezleke Adalet Bakanlığına gönderildi. Fezlekede Şık’ın “sokağa çıkın” çağrısından sonra hakkında soruşturma başlatıldığı belirtilerek, “Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık'ın Boğaziçi protestolarını bahane ederek, 'Bu hükümet seçimle gitmeyecek, sokağa çıkın' çağrısında bulunduğuna dair haberler yer alması üzerine 27. Dönem Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık hakkında TCK 214. maddesi kapsamında ‘suç işlemek için alenen tahrik’ suçundan soruşturma başlatılmıştır” denildi. Bağımsız Milletvekili ve gazeteci Ahmet Şık, tutuklama talebiyle hakim karşısına çıkartılan Boğaziçi Üniversitesindeki öğrencilerin serbest bırakılması sonrası yaptığı açıklamada, “Kimse seçimle gidiyorlar sayıklamasının peşinden gitmesin artık. Mafyayla hukukla, bunların hukuku ile mücadele edilmez. Evrensel hukuk normlarının olduğu bir hukukla mücadele etmek için herkes yurttaşlık görevini yerine getirmeli, bu mücadeleye omuz verilmeli” ifadelerini kullanmıştı.

Haberler
15 Nisan 2021 - 11:00
'Futbolda şike kumpası' davasında sanıklara rekor hapis cezaları istendi

'Futbolda şike kumpası' davasında sanıklara rekor hapis cezaları istendi

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "futbolda şike" soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle 88 sanığın yargılandığı davada, mütalaasını hazırlayan savcı rekor hapis cezaları istedi. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde görevli cumhuriyet savcısı, davaya ilişkin 142 sayfalık mütalaasını, celse arasında tamamlayarak mahkemeye sundu. Mütalaada, sanıklardan kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca'nın 76 kez "haberleşmenin gizliliğini ihlale azmettirme" suçundan 152 yıldan 456 yıla, 76 kez "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınmasına azmettirme" suçundan 152 yıldan 380 yıla, 166 kez "resmi belgede sahteciliğe azmettirme" suçundan 498 yıldan bin 245 yıla, 91 kez "iftiraya azmettirme" suçundan 91 yıldan 364 yıla kadar olmak üzere toplamda 893 yıldan 2 bin 445 yıla kadar hapsi istendi. Mütalaada, sanıklardan FETÖ sanığı eski emniyet müdürü Nazmi Ardıç'ın 74 kez "haberleşmenin gizliliğini ihlal" suçundan 148 yıldan 444 yıla, 74 kez "kişiler arasındaki konuşmaların kamu görevlisi tarafından dinlenmesi ve kayda alınması" suçundan 222 yıldan 555 yıla, 147 kez "görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemek" suçundan 661 yıldan bin 764 yıla, 87 kez "iftira" suçundan 78 yıldan 348 yıla kadar olmak üzere toplamda bin 109 yıldan 3 bin 111 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Sanık İbrahim Emre'nin FETÖ kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olmak" ile 7 kez "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması" ve 20 kez "iftira" suçlarından 48,5 yıldan 147 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması öngörülen mütalaada, sanık Ahmet Kalender'in de 76 kez "haberleşmenin gizliliğini ihlal", 76 kez "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması", 155 kez "görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemek" ve 92 kez "iftira" suçlarından bin 169 yıldan 3 bin 254 yıla kadar hapsi talep edildi. Şike soruşturmasını başlatan polisin 391 yıla kadar hapsi istendi Mütalaada, hazırladığı tutanakla "futbolda şike" soruşturma sürecini başlattığı iddia edilen polis memuru Lokman Yanık'ın "silahlı terör örgütüne üye olmak" ile 91 kez "iftira" ve resmi belgede sahtecilik" suçlarından 103 yıldan 391 yılda kadar hapisle cezalandırılması istendi. Yunanistan'a kaçmaya çalışırken Edirne sınırında yakalanan sanık Ramazan Haktan Helvacı'nın da 60 kez "haberleşmenin gizliliğini ihlal", 60 kez "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması", 118 kez "görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemek" ve 72 kez "iftira" suçlarından 903 yıldan 2 bin 514 yıla kadar hapsi talep edildi. Mütalaada, eski milletvekili İlhan İşbilen hakkında, daha önce başka bir mahkemede "örgüt üyeliği" suçundan ceza verildiği gerekçesiyle bu suç yönünden davanın reddi, diğer suçlardan beraati istenirken, gazeteci sanık Ekrem Açıkel'in de tüm suçlardan beraatine karar verilmesi öngörüldü. 16 sanığın örgüt üyeliğinden beraati istendi Mütalaada, bazı sanıkların çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılması istenirken, 16 sanığın FETÖ kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan beraatine, diğer suçlardan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talep edildi. Mütalaada, 9 sanık hakkında "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan karar verilmesine yer olmadığı, diğer suçlardan ise ceza verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması istendi. Tüm sanıkların, hukuki unsurları oluşmadığından "özel hayatın gizliliğini ihlal" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından beraatlerine karar verilmesi öngörülen mütalaada, sanıklar İbrahim Emre ve Furkan Durmaz'ın tutukluluk hallerinin devamı talep edildi. Gizli tanık ifadesinde Zaman gazetesindeki toplantıyı anlattı Mütalaada, sanıkların henüz ceza mevzuatında suç olarak düzenlenmeden önce şike konusunda yaptıkları hazırlıklara yer verildi. Davaya konu soruşturma nedeniyle henüz gözaltı işlemleri yapılmadan önce Serdal Adalı'nın gözaltına alınacağının Zaman gazetesindeki toplantıda konuşulduğu anlatılan mütalaada, toplantıda, FETÖ imamlarının, gözaltına alındıktan sonra Serdal Adalı ve ailesinden örgüt adına faydalanmaya çalışarak Adalı'nın örgüte para aktarması karşılığında serbest bırakılacağından bahsedildiği kaydedildi. Mütalaada, "Şike henüz suç olarak düzenlenmeden önce sanıkların Zaman gazetesi binasında bir araya gelerek soruşturma yapılması kararı aldıkları, bu konuşma ortamında gizli tanık Güneş'in de bulunduğu." ifade edildi. Mütalaada, bu gizli tanığın beyanına göre bir toplantıda Şerif Ali Tekalan'ın "Radyomuz var, televizyonumuz var, gazetemiz, derneklerimiz vs. var. Her alanda varız ama futbolda neden yokuz. Bu büyük bir eksiklik." diyerek Berlusconi örneğini verdiği, "Emniyet somut belgelerle bunu ortaya koyar, biz de televizyon ve gazetemize anında servis edersek ve hatta operasyon yapılacak kulüplerin karşısındakiler de desteklenirse daha da etkili olur, dediği." aktarıldı. Aziz Yıldırım hedefe konuldu Güneş'in şike operasyonu henüz yapılmadan önce Zaman gazetesini ziyarete gittiğinde Şerif Ali Tekalan, Mustafa Yeşil ile Lacoste firmasının 2011'deki Türkiye Distribütörünün de bulunduğu ortamda sohbet ederlerken Hidayet Karaca'nın, gizli tanığa hitaben, "Bu spor camiasını nasıl ele geçiririz? Serdal Adalı ile aran nasıl? Bizim yapı Serdal Adalı'ya nasıl bakar?" diye sorduğu anlatılan mütalaada, şike operasyonunun yapılacağından bahsedildiği, işin medya ayağının Karaca'nın yürüteceğinin söylendiği aktarıldı. Sanıkların şikenin suç olarak düzenlenmesinden önce şikenin alt yapısını oluşturarak algı oluşturmaya çalıştırdıkları belirtilen mütalaada, "Sanıklar, tanık Cihan Oskay'ın da anlattığı şekilde gazeteye bu kişiyi davet ederek amaçları doğrultusunda ifade vermesini istemişlerdir. Aziz Yıldırım'ı hedefe koyan sanıkların, Aziz Yıldırım'ın 'Ergenekon terör örgütü ile bağlantılı olduğu ve ihalelerde yolsuzluk yaptığı' şeklinde beyanda bulunarak tanık Cihan Oskay'ı istedikleri şekilde yazı yazması için ikna etmeye çalıştıkları anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi. Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan operasyonda ele geçen doküman içeriğinin, futbol ve Aziz Yıldırım'la ilgili olduğu, henüz suç olarak düzenlenmeyen şikenin gazete ve televizyonlarda yayınlanarak bu konuda algı oluşturulduğu vurgulanan mütalaada, ilerleyen süreçte yine şike suç olarak düzenlenmemişken sanık Lokman Yanık tarafından bu konuda tutanak düzenlendiği kaydedildi. Giresun'daki olaylar soruşturmanın başlangıcı yapılmaya çalışıldı Mütalaada, sanık Yanık'ın düzenlediği raporda Osman Çırak'ın söylemediği şeylerin de ilave edildiği ve bu tutanağa dayanılarak davaya konu soruşturmaya başlanıldığı aktarılarak, şüpheli olarak da Olgun Peker'in gösterildiği kaydedildi. Soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmesi amacıyla Olgun Peker'in suç tarihinden çok daha eski tarihlerde işlemiş olduğu iddia edilen eylemlerinin dahil edildiği anlatılan mütalaada, şöyle devam edildi: "Peker'in en yakın tarihli suç kaydı 2006 yılındadır. Olayların tamamı Giresun'da gerçekleşmiştir. Giresun'da işlendiği iddia edilen eylemlere yeni soruşturma konusu, soruşturma dosyasının bir parçasıymış gibi gösterilerek, kurgulamak istedikleri suç örgütüne cebir ve tehdit unsurunun yerleştirilmeye çalışıldığı anlaşılmıştır. Kişinin geçmişte işlemiş olduğu suçlar, gelecekte işlenecek suçlar yönünden yeni suçun unsuru olamaz. İletişimin tespitinin ve soruşturmanın özel yetkili Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılabilmesi amacıyla bu yola başvurulmuştur. Giresun'da işlenen suçlar yönünden yapılan soruşturmalarda iddia edilen olaylarla ilgili hali hazırda Giresun Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmaların yapıldığı, bu olayların tekrar ele alınarak soruşturma dosyasının başlangıcının oluşturulmaya çalışıldığı anlaşılmıştır." "Bu yargılamayı hukuksuzluğunun hukuk önünde yargılanması olarak değerlendiriyorum" Mütalaaya ilişkin AA muhabirine konuşan müdahil Fenerbahçe Spor Kulübü avukatı Naim Karakaya, mütalaanın kumpas olgusunun ispatlanması açısından önemli olduğunu söyledi. Sanıkların salt FETÖ suçlamasıyla bu yargılamanın bitmeyeceğini dile getiren Karakaya, şunları söyledi: "İftira, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, haberleşmenin gizliliğini ihlal ve sahtecilik suçlarından cezalandırılma istemi kumpas olgusunun ispatı açısından önemli. 3 Temmuz sürecinde insanlar çok ağır şeyler yaşadı. Kumpas olgusuyla karşılaştılar, bir yıla yakın tutuklu kaldılar. Kulüp maddi ve manevi anlamda çok ağır hasar aldı. Bu yüzden bu yargılamayı hukuksuzluğunun hukuk önünde yargılanması olarak değerlendiriyorum. Duruşma 3 Mayıs ile 4 Haziran arasına yapılacak. Sanıkların son savunmaları alınacak. Biz bu süreçte sanıkların savunmalarının alınıp, 2017 Şubat'ında başladığımız duruşma sürecinin sona ulaşmasını bekliyoruz. Bu, kumpas davalarının ilki sayılabilecek bir davadır. Soruşturmasına 15 Temmuz'dan önce başlanmıştır. Bu yönüyle gecikmiş de olsa adaletin sağlanacağına inancımız tam."

Haberler
15 Nisan 2021 - 00:31
"Futbolda şike kumpası" davasında mütalaa hazırlanacak

"Futbolda şike kumpası" davasında mütalaa hazırlanacak

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "futbolda şike" soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle 4'ü tutuklu 87 sanığın yargılandığı dava dosyası, esasa ilişkin mütalaa hazırlanması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. Müdahil Fenerbahçe Spor Kulübü'nü ise avukat Naim Karakaya temsil etti. TUTUKLU SANIKLARIN TUTUKLULUK HALLERİ DEVAM EDECEK Duruşmada sanık ve avukatları, müdahil avukatları ile savcının beyan ve taleplerini alan mahkeme heyeti, ara kararlarını açıkladı. Tutuklu sanıklar Nazmi Ardıç, Ahmet Kalender, Mesut Aydın, İbrahim Emre ve Furkan Durmaz hakkında, atılı "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunun katalog suçlardan olmasını, KOM daire başkanlığından gelen belgeleri, ByLock kayıtları, bazı sanıklar hakkında etkin pişmanlıkta bulunan şüpheli veya tanık beyanları ile HTS kayıtlarını göz önüne alındığını belirten heyet, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir deliller bulunması, sanıkların özellikle kamuda etkin olduğu iddia olunan bir örgüt üyesi olduklarının ileri sürülmesi ve delillerin karartılması yönünde mahkemede kuvvetli bir kanaat oluşması gerekçesiyle bu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Mahkeme, dava dosyasının esas hakkındaki mütalaa hazırlanması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verdi. Mütalaa celse arasında tebliğ edildiğinde sanıklar ve sanıklar avukatlarına mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamak üzere bir sonraki celseye kadar süre veren ve başka sürece verilmeyeceği uyarısında bulunan heyet, daha önce ayrıntılı olarak savunma yaptıkları gerekçesiyle her sanık ve avukatına 90'ar dakika, mağdur avukatları ve müdahillere ise mütalaaya karşı beyanlarını sunmaları için 30'ar dakika süre verileceğini bildirdi. FENERBAHÇE'NİN TALEBİ ÜZERİNE SANIK SONER KOÇ "KAÇAK" SAYILDI Mağdur Fenerbahçe avukatı Naim Karakaya'nın dosya sanıklarından Soner Koç hakkında "kaçak sayılması" yönündeki talebini kabul eden mahkeme heyeti, bu sanığın 5271 sayılı yasanın 247. maddesi uyarınca "kaçak" olmasına ilişkin usul işlemlerin celse arasında yapılmasına karar verdi. Sanıklardan Hakan Şahin'in dosyasının, üzerine atılı "resmi belgede sahtecilik" ve "kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık" suçları bakımından mevcut dosyadan ayrılmasına da hükmeden heyet, bu dosyanın yeni bir esasa kaydına ve yargılamanın yeni dosya üzerinden devamına yönelik karar aldı. Fenerbahçe Spor Kulübü avukatı Naim Karakaya'nın, "bir sonraki celsenin Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde bulunan mahkemeye tahsisli salonda yapılması" talebini, "SEGBİS bağlantılarının ve kayıt imkanının Silivri Ceza İnfaz Kurumlarındaki duruşma salonlarında daha elverişli olması ve SEGBİS ile yapılan bağlantılarda İstanbul Adliyesindeki sistemin daha sınırlı bağlantı sayısına izin vermiş olması" gerekçeleriyle reddeden heyet, başka suçtan tutuklu bulunan sanıklar Muhammed Kaya, İdris Çağatay Yıldırım ve Hidayet Karaca'nın duruşmada hazır edilmeleri için cezaevlerine yazı yazılmasını kararlaştırdı. BİR SONRAKİ DURUŞMA 3 MAYIS'TA Mahkeme heyeti, sanıklardan Ekrem Açıkel'in avukatının, "sanığın mevcut dosyadan tefrik edilerek başka bir esas üzerinden yargılanmasının devamına" yönelik talebini de, önceki celselerde verilen aynı husustaki kararları dikkate alarak reddetti. Sanık ve sanık avukatlarının "kovuşturmanın genişletilmesi" talebini, yargılamanın gelmiş olduğu aşama ve dosya kapsamındaki mevcut delil durumunu dikkate alarak reddeden heyet, bir sonraki duruşmanın 3 Mayıs'ta başlayacak şekilde, bayram günleri hariç mesai süresince Silivri Ceza İnfaz Kurumunda yapılmasını hükme bağladı. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, "bir numaralı" sanık FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 35 yıldan 85 yıla kadar, kapatılan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın 35 yıldan 78 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca hakkında 35 yıldan 80 yıla kadar hapis cezası öngörülen iddianamede, eski milletvekili İlhan İşbilen ve iş adamı Muammer İhsan Kalkavan'ın 35 yıldan 85 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor. İddianamede, dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, İstanbul Organize Suçlar ile Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, kapatılan Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan, Prof. Dr. Suat Yıldırım, avukat Orhan Erdemli, eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer ve avukat Cemalettin Mutlu ile diğer 95 sanık hakkında da çeşitli sürelerle hapis cezaları talep ediliyor. Mahkeme heyeti, 3 Temmuz 2020'de görülen duruşmada, firari sanıklar ile haklarında yalnızca "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlaması bulunan bazı sanıkların dosyasını ayırmış, böylece sanık sayısı 87'ye düşmüştü.

Haberler
10 Şubat 2021 - 18:52