19˚
İstanbul
19˚
açık
Nem %39
Rüzgar 6.38 /s
Cumartesi
23˚/13˚
Pazar
23˚/16˚
Pazartesi
21˚/17˚
Salı
22˚/15˚
20 Mayıs 2022 Cuma
Sonuç
YÖK'ten "kişiye özel" ilana son veren düzenleme

YÖK'ten "kişiye özel" ilana son veren düzenleme

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Yeni YÖK olarak ilk kez hayata geçirdiğimiz ‘YÖK Akademik Kariyer Liyakat’ projemizin tanıtım toplantısında bazı akademik kadro alımlarında yaşanan durumlardan rahatsız olduğumuzu belirterek bunları engellemeye yönelik ‘düzenlemeler’ yapacağımızı ifade etmiştik” ifadelerini kullandı. Ayrıca yaptığı paylaşımda yeni düzenleme ile beraber akademik kadrolara yapılacak istihdamın liyakat sistemini artırılarak gerçekleşeceğini, kadro için çıkılan ilanda kişiye özel koşulların belirlenemeyeceğini belirten Başkan Saraç şunları kaydetti: “Bu kapsamda yükseköğretim kurumlarımızın akademik kadro istihdamında ‘liyakat ve fırsat eşitliğini’ artırmak amacıyla ‘Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği’nde yaptığımız düzenleme bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yaptığımız bu çalışma neticesinde; Profesör, Doçent ve Doktor Öğretim Üyesi kadrolarının özel şartlarında adaylara ait tez/uzmanlık tezi adlarının bir kısmı veya tamamı yazılamayacak. Ayrıca, ilanın özel koşulunda belirli bir adayı tanımlayan özel şartlara da yer verilemeyecek. Belirli bir adayı tanımlayan özel şartların öğretim üyesi alımlarındaki atama ilanlarında yazılmasını engellemeyi hedefleyen ve ‘fırsat eşitliğini, rekabet ve kaliteyi önceleyen’ bu düzenlememizin yükseköğretimimiz ve akademisyen adaylarımız açısından hayırlı olmasını dilerim.”

Haberler
09 Mart 2021 - 10:14
YÖK aşılama programında üniversitelere de öncelik talep etti

YÖK aşılama programında üniversitelere de öncelik talep etti

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı, Sağlık Bakanlığından, üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde görevli akademik personel, sağlık çalışanları ve yükseköğretim kurumlarında görevli akademik ve idari personelin öncelikli olarak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılama programına dahil edilmesini istedi. YÖK, Sağlık Bakanlığına Kovid-19 aşılama programına ilişkin önerilerini içeren bir yazı gönderdi. Yazıda, Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında yapılacak aşılama çalışmalarında, çeşitli nüfus grupları arasında enfeksiyon kapma, ölüm oranı, olumsuz toplumsal etki riski gibi unsurlarının göz önüne alınarak genel önceliklerin belirleneceğini, buna göre ilk aşamada sağlık çalışanları, 65 yaş üstü vatandaşlar ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinlerin aşılanacağının açıklandığı hatırlatıldı. YÖK'ün yazısında şunlar kaydedildi: "Bu bağlamda sağlık çalışanları kapsamında, üniversitelerimizin sağlık uygulama ve araştırma merkezleri (üniversite hastaneleri) ile üniversiteler ve Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri arasında tesis edilen birlikte kullanım mevzuatı çerçevesinde görev yapan akademik personel ve sağlık çalışanlarının da öncelikli aşılama kapsamında değerlendirmesinin çok önemli olduğu açıktır. Ayrıca yükseköğretim kurumlarımızda yüz yüze verilen örgün eğitim ve öğretim faaliyetlerinin en kısa zamanda başlatılabilmesi ve sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesini temin için 'yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik ve idari personelin' de kademelendirme yapılarak öncelikli aşılama programına dahil edilmesi önem taşımaktadır." Yazıda, bu önerilerin Sağlık Bakanlığınca kabulü halinde kademelendirme çalışmaları için YÖK'ün her türlü iş birliğine açık olduğu da ifade edildi.

Haberler
17 Aralık 2020 - 14:47
YÖK Başkanı Saraç: Uzaktan öğretim yoluyla verilebilecek ders oranı yüzde 40'a yükseltildi

YÖK Başkanı Saraç: Uzaktan öğretim yoluyla verilebilecek ders oranı yüzde 40'a yükseltildi

YÖK Başkanı Saraç, yapısal değişikliklerinin ikinci kısmı olan uzaktan öğretim ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde Son dönemde yükseköğretim sistemini yarınlara hazırlayabilmek maksadıyla, ayrıca üniversiteleri küresel değişime, yeni ve zor döneme hazırlıklı kılabilmek, yükseköğretimi uluslararası rekabete sokabilmek için bazı yeni ve yenilikçi düzenlemeler yaptıklarını belirten Saraç, bu bağlamda geçtiğimiz günlerde küresel salgın sürecinde yurt dışında okuyan Türk öğrenciler ile ilgili ve Türkiye'de yabancı uyruklu öğrencilerin gelmesine yönelik düzenlemeleri açıkladıklarını anımsattı. Bugün de uzaktan öğretim ile ilgili yapısal değişikliğe yönelik bazı kararları açıklayacaklarını ifade eden Saraç, "Bilindiği gibi küresel salgın nedeniyle ülkemizde de bütün dünyada olduğu gibi yüz yüze eğitime ara verilerek, dijital imkanlarla uzaktan öğretim yoluyla dersler yürütülmeye başlanmıştır. Yaşanan süreç, yükseköğretim kurumlarımızın her şeye rağmen derslerin uzaktan öğretimle yürütülmesine ilişkin gerekli hazırlıkları çok hızlı bir şekilde yürütebildiğini de ortaya koydu. Bununla birlikte bazı yükseköğretim kurumlarımızın, dijital imkanlarla uzaktan öğretim yoluyla ders verebilme alt yapısı ile akademik hazırlık açısından geliştirilmesi gereken yönlerinin de bulunduğunu ifade etmek isteriz. Fakat bu durum, yükseköğretimi güçlü bütün sistemler, dünya sıralamalarındaki ilk 100'de yer alan tüm üniversiteler için de geçerlidir. Dolayısıyla gelecek süreçler bağlamında bugünden hazırlığımızı yaptığımız takdirde önümüzde ümidvar olmamızı gerektiren bir fırsat bulunmakta olup gerekli adımların vakit geçirilmeksizin atılması durumunda çok hızlı mesafe alınacağımıza güçlü bir şekilde inanıyorum" diye konuştu. Örgün öğretimde uzaktan öğretimle verilebilecek ders oranını YÖK olarak yüzde 40 çıkardıklarını bildiren Saraç, "Bilindiği üzere mevzuatımız üniversitelerimizin örgün programlarında yer alan derslerin yüzde 30'una kadarını uzaktan öğretim yolu ile verebilmelerine imkan sağlamasına rağmen bu oranın yarısına yaklaşan üniversitemiz dahi bulunmamaktadır. Bu durum, dijital imkanların kullanabilmesi yolunda güçlü bir iradeye sahip bulunan kurumlarımızın bile ayrıca bir yönlendirmeye ve desteğe ihtiyaç duyduğunu göstermektedir" şeklinde konuştu. "Uzaktan öğretim yoluyla verilebilecek ders oranı yüzde 40'a yükseltildi" Bu çerçevede yükseköğretim kurumlarını önümüzdeki süreçlere hazırlayabilmek, dijital imkanlarla uzaktan öğretim yoluyla ders vermelerine ilişkin çalışmalarını ve hazırlıklarını desteklemek amacıyla yükseköğretim kurumlarında uzaktan öğretim yoluyla ders verilmesi konusunda önemli kararlar alındığını bildiren Saraç, şunları kaydetti: "Buna göre, ön lisans, lisans ve yüksek lisans düzeydeki örgün programlarda uzaktan öğretim yoluyla verilebilecek ders oranı yüzde 40'a yükseltildi. Böylelikle dünyanın pek çok ülkesinde uygulanan karma öğretim modeline diledikleri takdirde üniversitelerimiz uygulama ile geçebilecekler. Örgün öğretim programlarında yer alan derslerin yüzde 10'unun uzaktan öğretim ile verilmesini istiyor ve önemsiyoruz. Dijital imkanların kullanabilmesindeki yetkinliğin program özelinde de olması için örgün öğretimdeki her bir programın derslerinin asgari yüzde 10'unun uzaktan öğretim ile verilmesinin güçlü bir şekilde tavsiye ve teşvik edilmesine de karar verildi. Örgün öğretimde uzaktan öğretim ile verilecek bu derslerin her bir dönem bazında olması veya bütün programa yayılması ile eş zamanlı verilip verilmemesi hususlarında üniversiteler karar verecek. Fakat Yükseköğretim Kurulu olarak dijital imkanlar ve uzaktan öğretim yolu ile verilecek bu derslere özellikle 2020-2021 eğitim-öğretim yılı güz dönemi programında nispeten daha fazla yer verilmesini önemsiyoruz. Bu önerimiz devlet ve vakıf bütün üniversitelerimiz için geçerli. Buna yönelik senato kararı alan ve uygulayan devlet üniversitelerine, uzaktan eğitim merkezlerinde görevlendirilmek üzere ek kadro tahsisi yapılacak, ayrıca bu uygulamaya geçen üniversiteler için ek araştırma görevlisi de tahsis edilecektir." Saraç, önümüzdeki eğitim öğretim yılının ilk döneminde kampüslerde öğrenci açısından daha rahat eğitim öğretim ortamlarının oluşmasını hedeflediklerine vurgu yaptı. Bu yeni düzenlemelerin üniversitelerin uzaktan öğretime ilişkin yetkinliklerinin artırılmasını sağlayacağı gibi üniversitelerin kampüslerinde, amfi, derslik gibi eğitim ve öğretim mekanlarında ve sosyal mekanlarda öğrenci açısından devletin belirlediği yeni normalleşme sürecine uygun ortamların oluşması sonucunu da doğuracağını dile getiren Saraç, "Uygulama ağırlıklı programlardaki teorik derslerin de ilk dönemde ve mümkün olduğunca dijital imkanlar ile verilmesinin tercih edilmesi ve kalabalık derslerin de gruplara bölünerek yapılması önümüzdeki eğitim öğretim dönemi için ünivesitelerimize güçlü önerilerimiz ve tavsiyelerimiz arasındadır" ifadelerini kullandı. "Uzaktan Eğitim Merkezi veya Birimi bulunmayan devlet üniversitemiz kalmadı" "20 Uzaktan Eğitim Merkezi'nin kurulmasıyla artık Uzaktan Eğitim Birimi bulunmayan devlet üniversitesi sistemde kalmadı" diyen Saraç, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Devlet üniversitelerimizin çoğunda uzaktan öğretim birimleri bulunmaktaydı. Geleceğin yükseköğretiminde dijitalleşmenin önemini gittikçe artıracağı güçlü beklentisinden de hareket ederek bütün üniversitelerimizde bu merkezlerin kurulması ve hızlı bir şekilde yetkinlik kazanması maksadıyla bugün 20 devlet üniversitemizde daha Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi'ni kurduk. Böylelikle Uzaktan Eğitim Merkezi veya Birimi bulunmayan devlet üniversitemiz kalmadı. Bu merkezlerin hem uygulamalara destek veren hem de ilgili konularda araştırmalar yapan bir yapıya dönüştürülmesini sağlamayı planlıyoruz. Bu merkezlerde görevlendirilen personelin yetkinliklerini artırmak için özel bir program da uygulayacağız. Diğer taraftan vakıf üniversitelerinin tümünde de bu merkezlerin kurulması yönünde tavsiye kararı aldık." Saraç, önümüzdeki dönemde uzaktan öğretim uygulamalarının standartlarını yeniden belirleme ve izleme çalışmalarının yapılacağını söyledi. Programların açılması ve derslerin yürütülmesine ilişkin kalite standartlarının belirlenmesi ve uygulamaların değerlendirilmesine yönelik yeni mekanizmaların kurulması, buna paralel olarak YÖK'de de ayrı bir birim kurulmasının söz konusu olduğunu aktaran Saraç, "Uzaktan öğretimle yürütülen program ve derslerde ölçme ve değerlendirme yöntemleri sadece sınavlarla değil, sürece yayılan bir şekilde kurgulanması için bir çalışma başlattık. Yükseköğretim kurumlarımızdaki uzaktan öğretim altyapısının güçlendirilmesini sağlamaya yönelik olarak TÜBİTAK ile yaptığımız ortak çalışmalar hızla devam etmekte olup bu konulardaki somut gelişmeler önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacaktır. Yeni YÖK olarak yükseköğretimi tedrici olarak yeniden yapılandırmaya yönelik sonuç üreten yeni düzenleyici kararlar almaya ve kamuoyu ile paylaşmaya önümüzdeki günlerde de devam edeceğiz" dedi. "Bu kriz bittikten sonra pek çok sistem eskisi gibi olmayacak" Türkiye'de korona virüs günlük vaka sayılarında azalma söz konusuyken bu tür önlemlerin neden almaya ihtiyaç duyulduğuna ilişkin bir soru üzerine Saraç, "Biz bu pandemi vakasının dünyada seyrine ve çeşitli ülkeleri etkilemeye başladığından itibaren ilgili ülkelerde bulunan yükseköğretim sistemlerini ve başarılı üniversitelerin durumlarını mercek altına almıştık. YÖK olarak kanaatimiz bu pandemi süreci ülkemizde çok başarılı bir şekilde sürdürülüyor. Fakat bu kriz bittikten sonra pek çok sistem, bunun içinde yükseköğretim sistemleri de dahil eskisi gibi olmayacak. Biz YÖK olarak bunu görüyoruz. Dolayısıyla yeni bir dönem başlayacak ve biz bu dönemi üniversitelerimize hazırlıklı kılmak istiyoruz. Bizim ya bu süreçlere hazırlıklı olmamız lazım ya da bu süreç kapımıza dayandığı vakit günü birlik kararlar almamız lazım" açıklamasında bulundu.

Haberler
04 Haziran 2020 - 13:41
Milyonlarca öğrenciyi ilgilendiriyor! İşte alınan kararlar

Milyonlarca öğrenciyi ilgilendiriyor! İşte alınan kararlar

YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yeni tip koronavirüse yönelik alınacak tedbirlerin görüşüldüğü dünkü toplantıda, bütün yükseköğretim kurumlarında 16 Mart'tan itibaren 3 hafta süreyle eğitime ara verildiği hatırlatıldı. Bu kararın tedbir amaçlı olduğuna işaret edilen açıklamada, "Kararın amacına ulaşması için bu sürecin akademimizde sükunetli ve dikkatli bir şekilde sürdürülmesi gerekmektedir. Bu kapsamda münferit söylem ve uygulamalara yer verilmemelidir." ifadesi kullanıldı. Devletin aldığı ve alacağı tedbirlere ilişkin tamimlere uyulmasının önemli olduğuna dikkat çekilen açıklamada, yükseköğretim kurumlarında koronavirüse yönelik süreçte YÖK'ün koordinasyonunda devletin konuya ilişkin almış olduğu ve alacağı kararlar çerçevesince hareket edileceği vurgulandı. Yükseköğretim kurumlarından koronavirüsle ilgili süreçleri yürütecek bir rektör yardımcısının belirlenmesi istendiği aktarılan açıklamada, bu kişilerin isimlerinin başkanlığa iletildiği, bu kişilerle YÖK arasında sürekli ve doğurdan ilişki tesis edildiği belirtildi. YÖK Yürütme Kurulunun bugün YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç başkanlığında toplandığı, alınan kararların üniversitelere gönderildiği ifade edilen açıklamada, kararlara da yer verildi. Alınan kararlar şöyle: - Yükseköğretim üst kuruluşlarında başkan, başkan vekili, yürütme kurulu üyeleri, Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri, genel sekreter, genel sekreter yardımcısı, daire başkanı, basın ve halkla ilişkiler müşaviri ile hukuk müşaviri hariç olmak üzere 60 yaş ve üzerinde bulunanlar ile hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelli çalışanlar, Sağlık Bakanlığının belirlediği dezavantajlı gruplar (bağışıklık sorunu olanlar, kanser hastaları, kronik solunum yolu hastaları, obezite ve diyabet, kalp damar hastaları, organ nakli olanlar, kronik hastalar) 16 Mart 2020 tarihinden itibaren 12 gün idari izinli sayılacak. - Yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik ve idari personelden rektör, rektör yardımcısı, dekan, enstitü, yüksekokul, konservatuar, meslek yüksek okulu ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri hariç olmak üzere 60 yaş ve üzerinde bulunanlar ile hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelli çalışanlar, Sağlık Bakanlığının belirlediği dezavantajlı gruplar (bağışıklık sorunu olanlar, kanser hastaları, kronik solunum yolu hastaları, obezite ve diyabet, kalp damar hastaları, organ nakli olanlar, kronik hastalar) 16 Mart 2020 tarihinden itibaren 12 gün idari izinli sayılacak, okul öncesi ve ilköğretimde çocuğu bulunan kadın akademik ve idari personelin yıllık izin taleplerinin karşılanacak, yıllık izin hakkı bulunmayanlar için mazeret izinleri kullandırılacak, diğer akademik ve idari personelin izin talepleriyle ilgili olarak meri mevzuat çerçevesinde işlem yapılacak. - Yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik ve idari personelin önceden planlanmış olanlar dahil olmak üzere tüm yurt dışı çıkışları ikinci bir duyuruya kadar iptal edilecek, zorunlu ve ivedi durumlarda talebin Üniversite Yönetim Kurulu kararı ekinde, 12 Mart 2020 tarih ve 2020/2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelge uyarınca değerlendirilmek üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilecek. - Yükseköğretim kurumlarının eğitim öğretim, akademik değişim programları, sosyal ve kültürel faaliyetler, spor müsabakaları gibi çeşitli kapsamdaki, akademik veya idari personel ya da öğrenci katılımlı bütün yurtdışı faaliyetler (önceden planlanmış olanlar dahil) ikinci bir duyuruya kadar iptal edilecek. - Örgün eğitim programlarına devam eden tüm ön lisans ve lisans öğrencileri gibi sağlık, öğretmenlik, fen ve mühendislik programlarından staj, intörnlük ve uygulamalı eğitimleri olan ön lisans ve lisans öğrencilerinin de eğitimlerine ara verilecek. - Tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık öğrencileri hariç tüm lisansüstü öğrenciler de bu kapsamda değerlendirilecek. - Uzaktan öğretimle ilgili usul ve esaslara göre açılmış, halihazırda uzaktan eğitimle yürütülmekte olan programlar, uygulamalı ve yüz yüze eğitimleri hariç olmak üzere eğitimlerine devam edecek. - Yabancı dil hazırlık sınıflarındaki eğitimin uzaktan erişim yoluyla sunulmakta olan kısmının sürdürülüp sürdürülmemesi hususu yükseköğretim kurumlarınca değerlendirilecek, sınavları ise eğitim öğretime ara verme kararının kaldırılmasından sonra planlanacak. - Öğrenciler (Türk ve yabancı uyruklu) yurt dışına çıktıkları takdirde, dönüşte pandeminin durumuna göre sorun yaşayabilecekleri, uçuşlarının iptal olabileceği, döndüklerinde en az 14 gün eğitime devam edemeyebilecekleri ve başkaca sorunlar yaşayabilecekleri hususunda yükseköğretim kurumlarınca bilgilendirilecek. - Mevlana veya Erasmus gibi değişim programları kapsamında yurt dışında olup yurda dönen öğrencilerin ders intibakları hususunda mağduriyet yaşamamaları için gerekli tedbirler yükseköğretim kurumlarınca alınacak. - Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan Yurt Dışı Yabancı Dil Eğitimi, Mevlana, Proje Tabanlı Mevlana programları ile ilgili çağrılar iptal edilecek. - Tıp fakültesindeki intörnler gerektiğinde, gönüllü olarak talep etmeleri ve üniversitece uygun görülmesi halinde sağlık hizmet sunumunda görev alabilecek. - Yükseköğretim kurumlarında süreçlerin etkin ve dinamik olarak yürütülebilmesi için konuya ilişkin belirlenmiş olan rektör yardımcılarının başkanlığında komisyon oluşturulacak, öğrencilerle iletişim ve takip sistemi gözden geçirilerek güncellenecek, akademik ve idari personel ile öğrenciler kurumlarınca düzenli olarak gelişmeler hakkında bilgilendirilecek. - Dünyadaki yükseköğretim sistemlerindeki gelişmelerle paralel olarak özellikle son yıllarda başlatılan "Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi" kapsamındaki deneyimler, 120 üniversite bünyesinde bulunan uzaktan eğitim araştırma ve uygulama merkezleri ile 2 milyondan fazla öğrenciye uzaktan eğitim imkanı veren üniversitelerin yetkinlikleri ve bunun için gerekli olan altyapıları dikkate alınarak dijital ortamda dersler verilebilmesine imkan sağlamak için üniversitelerin talep ve teklifleri alınacak. Açıklamada, "Yeni YÖK olarak, şeffaflığa verdiğimiz önem çerçevesinde kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz." ifadesine yer verildi

Haberler
13 Mart 2020 - 21:19
YÖK'ten 'hukuk eğitiminin 5 yıla çıkarılması' önerisine ilişkin açıklama

YÖK'ten 'hukuk eğitiminin 5 yıla çıkarılması' önerisine ilişkin açıklama

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), hukuk fakültesi mezunları için, ilgili paydaşların da içinde bulunduğu bir süreçle "meslek icra sınavı"nın getirilmesinde yarar görüldüğü bildirildi. Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit'in, Adli Yıl Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, hukuk fakültelerindeki lisans eğitiminin 5 yıl olması gerektiğine ilişkin ifadelerinin ardından YÖK'ten açıklama yapıldı. "Yükseköğretim Kuruluna, Yargıtay Başkanlığından konuya ilişkin yapılmış resmi bir müracaatın henüz bulunmadığının" belirtildiği açıklamada şunlar kaydedildi: "Bununla birlikte Yükseköğretim Kurulu olarak, eğitim öğretim süreleri de dahil konunun, içinde bulunduğumuz Avrupa Yükseköğretim Alanının çerçevesinde ele alınmasının doğru olduğunu, ayrıca Yargıtay Başkanlığımızın hassasiyetlerine de cevap verecek şekilde sisteme yeni girecek olanlar için mezuniyet sonrasında, Adalet Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili paydaşların da içinde bulunduğu bir süreçle 'meslek icra sınavının' getirilmesinde yarar gördüğümüzü ifade etmek isteriz." Cirit'in sözleri Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, dün Adli Yıl Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, hukuk eğitimindeki yetersizliklerin adli hizmetlerin kalitesini olumsuz etkilediğini ifade etmiş, hukuk fakültelerinde lisans eğitiminin 5 yıl olması, yargı etiği derslerinin de tüm hukuk öğrencilerine verilmesi gerektiğini dile getirmişti. Bu konuşmanın ardından bazı basın yayın organlarında Cirit'in konuyla ilgili olarak YÖK'e resmi başvuruda bulunduğu iddia edilmişti.

Haberler
05 Eylül 2018 - 15:22
'YÖK Üstün Başarı Ödülleri'ne üniversitelerden yoğun ilgi

'YÖK Üstün Başarı Ödülleri'ne üniversitelerden yoğun ilgi

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, bu yıl ilk defa uygulamaya konulan YÖK Üstün Başarı Ödüllerine üniversitelerden yoğun bir ilgi geldiğini ve bu ilgiden memnun olduklarını belirtti. AA muhabirine konu ile ilgili açıklama yapan Saraç, gösterilen ilgiye teşekkür etti. Saraç, YÖK olarak bu ödülleri çok önemsediklerini ifade edere, "Yeni YÖK olarak bu yıl yeni bir uygulama başlattık. Yükseköğretim Kurulu Üstün Başarı Ödülleri. Ödüllerimiz bireysel ve kurumsal olmak üzere iki kategoride verilecek. Bireysel ödüller başlığı altında, fen ve mühendislik bilimleri, sağlık bilimleri ile sosyal ve beşeri bilimler olmak üzere 3 farklı alanda Yılın Doktora Tezi Ödülü verilecek. Bu kategoride ödüle doktora sahibi ile danışmanı birlikte aday olacak ve ödülü birlikte alacaklar." dedi.  Son başvuru 31 Temmuz Kurumsal Ödüller başlığında ise Topluma Hizmet Ödülü, Uluslararası İşbirliği Ödülü, Üniversite-Sanayi İşbirliği Ödülü ve Yerel Kalkınmaya Katkı Ödülü olmak üzere 4 farklı alanda ödülün verileceğini kaydeden Saraç, şunları ifade etti: "Kurumsal ödüllerle, yükseköğretim kurumlarımızın önemli misyonlarına dikkat çekmek ve bunları teşvik etmek istiyoruz. Örnek ve yenilikçi uygulamaları özendirmek ve bu uygulamaları bütün kurumlarımıza yaygınlaştırmak ana hedeflerimizden. Kurumsal Ödüller için seçtiğimiz başlıklar yeni YÖK'ün vizyonuna denk düşecek şekilde, özenle belirlenmiştir." YÖK Başkanı Saraç, son başvuru tarihinin 31 Temmuz olduğunu hatırlatarak, başvuru şartları ile ilgili bilgilerin "odul.yok.gov.tr" adresinde mevcut olduğunu aktardı.   

Haberler
19 Temmuz 2017 - 11:31
Kapatılan üniversitelerin öğrencilerinin dikkatine!

Kapatılan üniversitelerin öğrencilerinin dikkatine!

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK), kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının önlisans ve lisans programlarındaki öğrencilerin tercihlerinin 23 Ağustos 2016 Salı gününden 26 Ağustos 2016 Cuma günü saat 23.59’a kadar alınmasına karar verildiğini bildirdi. YÖK’ten yapılan açıklamada, 23 Temmuz 2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 karar sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname”nin 2’inci maddesi ile kapatılan vakıf yükseköğretim kurumları ile ilgili olarak 667 sayılı KHK’nın 2’inci maddesi 4’üncü fıkrası uyarınca kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrencilerin belirlenen diğer yükseköğretim kurumlarına yerleştirilmesi ve ilgili işlemlerin yürütülmesine ilişkin olarak usul ve esaslar kapsamında, “Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının önlisans ve lisans programlarından mezun olanlar ile halen kayıtlı öğrencilere ilişkin belge ve kayıtların Ek-1 listede karşılarında gösterilen koordinatör üniversiteye aktarılmasına, kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarında kayıtlı tüm önlisans ve lisans öğrencilerinin (özel yetenek sınavı ile kayıt yaptıranlar dahil); kapatılan yükseköğretim kurumuna kayıt yaptırdıkları yıldaki ÖSYS/DGS puanları ile kayıt yaptırmış oldukları yılda diğer yükseköğretim kurumlarının aynı adı taşıyan programlarının taban puanları esas alınmak suretiyle yapacakları tercihler dikkate alınarak ÖSYM tarafından merkezi olarak yerleştirilmelerine, kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarındaki kayıtlı önlisans ve lisans öğrencilerinin ÖSYM tarafından merkezi olarak yerleştirilme işlemleri aşamasında öğrencilikle ilgili işlemlerinin kesintiye uğramaması için Yükseköğretim Kurulu tarafından YÖKSİS veri tabanında Ek-1 deki koordinatör üniversitelerine aktarılmalarına, ÖSYM tarafından yerleştirme işlemlerinin tamamlamasını müteakiben de yerleştikleri yükseköğretim kurumuna aktarılmalarına karar verilmiştir” denildi. “YETERLİK ŞARTINI SAĞLAYAMAYAN ADAYLARIN HAZIRLIK SINIFI OKUYARAK BAŞARILI OLMALARI HALİNDE…” Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “Öğrencilerin tercih işlemlerinde kayıtlı oldukları programla aynı isimdeki (bazı programlar için eşdeğer isimlerdeki) programları tercih edebilmelerine, öğretim dili yabancı dil olan programlardaki öğrencilerin aynı isimli (bazı programlar için eşdeğer isimlerdeki) öğretim dili Türkçe programları da tercih edebilmelerine, öğretim dili Türkçe olan programlardaki öğrencilerin aynı isimli öğretim dili yabancı dil olan programları da tercih edebilmelerine (kayıtlı oldukları öğretim dili Türkçe programdan öğretim dili yabancı dil olan programa yerleştirilen öğrencilerin yerleştirildikleri yükseköğretim kurumunun programa devam edebilmek için aradığı yabancı dil yeterlik şartını sağlamaları gerektiğine, yabancı dil yeterlik şartını sağlayamayan adayların hazırlık sınıfı okuyarak başarılı olmaları halinde programa devam edebilmelerine), uluslararası ortak lisans (çift) diploma programlarına kayıtlı öğrencilerin kayıtlı oldukları programla aynı adı taşıyan fakat uluslararası ortak (çift) diploma programı olmayan programları tercih edebilmelerine, tercihlere yerleştirmede öğrencinin kayıt olduğu yıla ait ilgili puanının dikkate alınmasına; tercih edilen programın ilgili yıla ait taban puanının öğrencinin puanından düşük veya puanına eşit olması durumunda yerleştirme yapılmasına; öğrencinin tercih ettiği programlardan birine yerleşememesi durumunda ilgili yılda adayın puanından düşük veya adayın puanına eşit puanla öğrenci alan program olması durumunda taban puanı öğrencinin puanına en yakın olan programa yerleştirilmesine; öğrencinin puanının ilgili yıldaki programların taban puanlarından düşük olması durumunda ise ilgili yıldaki en düşük taban puanlı programa yerleştirilmesine, yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından yatay geçiş yapan öğrencilerin yerleştirme işlemlerinde yurt dışındaki yükseköğretim kurumuna kayıt olduğu yıldaki varsa ilgili ÖSYS puanı, yurt dışındaki yükseköğretim kurumuna kayıt olduğu yılda ÖSYS puanı olmayan öğrencilerin ise programın puan türünde puanı 180 olarak kabul edilmesine, Özel Yetenek Sınavı sonucuna göre öğrenci alan programlarda kayıtlı öğrencilerin kayıt oldukları yıl ve ÖSYS puanları dikkate alınarak yukarıdaki esaslar çerçevesinde kayıtlı oldukları program adı ile aynı adı taşıyan programlara ÖSYM tarafından yerleştirilmesine, öğrencilerin kapatılan vakıf yükseköğretim kurumuna ödemekte olduğu ücreti, 667 sayılı KHK uyarınca eğitime devam edecekleri yükseköğretim kurumuna ödemelerine, kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrencilerin şartları sağlamaları halinde ’Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in kurumlar arası yatay geçişe ilişkin ilgili maddesi ile ek madde 1 uyarınca yatay geçiş yapabilmelerine, kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilerin yatay geçiş işlemleri için gerekli olan öğrenci belgesini e-devlet üzerinden alabilmesine ancak bu öğrencilerin kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarından yerleştirilip yerleştirilmediğine dair gerekli kontrollerin başvuru yapılan yükseköğretim kurumu tarafından YÖKSİS üzerinden yapılmasına, öğrencilerin kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarından daha önce aldıkları belgeler ile yatay geçiş için başvuru yapabilmelerine, kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilerin yaz öğretimine ilişkin işlemlerinin koordinatör üniversite tarafından düzenlenmesine, koordinatör üniversite tarafından yaz öğretimi yapılamaması durumunda yerine bütünleme sınavı yapılabilmesine, kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilerin belge düzenlenmesi, staj gibi işlemlerinin yerleştirildikleri yükseköğretim kurumu tarafından yürütülmesine karar verilmiştir.” ÖĞRENCİLER TERCİHLERİNİ 23-26 AĞUSTOS TARİHLERİ ARASINDA YAPACAK Tekemmül eden diploma ve diploma yerine geçen belgelerin düzenlenmesinin koordinatör yükseköğretim kurumu tarafından gerçekleştirileceği kaydedilen açıklamada, “Bu süreçte diploma veya diploma yerine geçen belgelerin imzalı olarak hazır olması halinde öğrencilere bu diplomaların verilmesine, diploma veya diploma yerine geçen belgelerin hazır olmaması durumunda diplomanın, öğrencinin yerleştirildiği yükseköğretim kurumu tarafından düzenlenmesine, ancak diplomanın üzerinde 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca söz konusu yükseköğretim kurumuna yerleştirildiği ibaresinin yer almasına, kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilerin ÖSYM tarafından kayıt olduğu yıldaki puanları dikkate alınarak merkezi olarak yerleştirilmesinden sonra istemeleri halinde yükseköğretim kurumlarından özel öğrenci olarak ders alabilmesine ve bu derslerin yerleştirildiği yükseköğretim kurumunda saydırılmasına, isteyen vakıf yükseköğretim kurumlarının sadece kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının öğrencilerinden 31 Ağustos 2016 tarihine kadar kontenjan sınırlaması olmadan kurumlar arası yatay geçiş başvurusu alabilmelerine ve kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilerden tüm derslerden başarı şartı aranmaksızın 100 üzerinden 50 veya 4 üzerinden 2 not ortalamasına sahip öğrencilerin yatay geçişlerinin kabul edilmesine, kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilerin yatay geçiş için istenen bilgi ve belgeleri temin edememeleri durumunda öğrencinin beyanı dikkate alınarak başvurularının alınarak değerlendirilmesine ve değerlendirme sonucunda kayıt hakkı kazanan öğrencilerin kayıtlarının yapılmasına, beyanı dikkate alınarak kayıt hakkı kazanan öğrencilerin bilgi ve belgelerinin daha sonra koordinatör üniversitesinden temin ederek kayıt hakkı kazandığı yükseköğretim kurumuna ibraz etmesi, beyan ettiği bilgilerin doğru olmadığı anlaşılanların kayıtlarının iptal edilerek bu öğrencilerin yükseköğretime kayıt oldukları yıldaki puanları dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından yerleştirilmesine, 2016-2017 güz dönemi için yatay geçiş yapan öğrencilerin de ÖSYM tarafından yapılan yerleştirmeye başvuru yapabilmeleri, bu durumdaki adaylar yatay geçiş yaptıkları ya da ÖSYM tarafından yerleştirildikleri programın birini tercih ederek kayıt yaptırabilmelerine, kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarında mezun duruma gelmiş olanların ÖSYM tarafından yapılan merkezi yerleştirme işlemine alınmamasına bu öğrencilerin diplomaları koordinatör üniversitesi tarafından düzenleneceğinden mezun duruma gelmiş adaylar tercih yaparak yerleştirilmiş olsa bile bu durumları tespit edilenlerin yerleştirilmesinin iptal edilerek diploma düzenlenme ve diğer işlemleri koordinatör üniversitesi tarafından yürütülmesine, ÖSYM tarafından yapılan yerleştirme işlemlerine tercih yapmayan adaylar haklarından vazgeçmiş kabul edilmesine ve tekrar yerleştirme yapılmamasına, ÖSYM tarafından öğrencilerin tercihlerinin 23 Ağustos 2016 Salı gününden 26 Ağustos 2016 Cuma günü saat 23.59’a kadar alınmasına (https://ais.osym.gov.tr), bu usul ve esasların uygulanması sürecinde gerektiğinde değişiklik yapılabilmesi hususunda Yürütme Kurulu’na yetki verilmesine karar verilmiştir” ifadeleri yer aldı.

Haberler
18 Ağustos 2016 - 17:16
YÖK Başkanlığına Yekta Saraç atandı

YÖK Başkanlığına Yekta Saraç atandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açık bulunan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına (YÖK), YÖK Üyesi Prof. Dr. Yekta Saraç'ı atadı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıkta bulanan YÖK Başkanlığı ve üyeliğine seçim yaptı. Buna göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, açık bulunan YÖK Başkanlığına 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 6'ncı maddesinin (c) fıkrası uyarınca, Yükseköğretim Kurulu Üyesi Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç'ı, YÖK üyeliğine de 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 6'ncı maddesinin b/1 bendi uyarınca Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Demir'i seçti. -Prof. Dr. Saraç'ın özgeçmişiİstanbul'da, 21 Mart 1963 tarihinde doğan Yekta Saraç, lisans eğitimini 1981-1985 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamladı. 3 Aralık 1985'te aynı üniversitenin Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eski Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı'nda araştırma görevlisi olarak akademik kariyerine başlayan Saraç, 1987-1991 yılları arasında doktora eğitimini aldıktan sonra, 25 Haziran 1992 tarihinde yardımcı doçent, 04 Ekim 1994'de doçent ünvanını kazanarak, 2000 yılında profesör oldu.Saraç, 2005-2006 yıllarında KKTC Doğu Akdeniz Üniversitesinde görev yaptığı sırada 19 Ekim 2005'te YÖK Genel Kurul üyeliğine seçildi. Saraç, 19 Ekim 2010'da da ikinci defa  YÖK üyeliğine atandı. 13 Mart 2008'den itibarenYÖK Yürütme Kurulu üyesi ve 21 Ocak 2010'dan itibaren ise YÖK Başkan Vekilliği görevini yürüten Saraç, 6 Kasım'da Gökhan Çetinsaya'nın Başbakanlık Başmüşavirliği'ne atanması ile vekaleten YÖK Başkanlığına getirildi. Basılı 8 kitabı ve pek çok dergide yayınlanan alanıyla ilgili makaleleri bulunan Saraç'ın uzmanlık alanı Eski Türk Edebiyatı, metin şerhi, belagat-retoriktir.

Haberler
11 Kasım 2014 - 17:03
Lisans öğrencilerine de formasyon eğitimi

Lisans öğrencilerine de formasyon eğitimi

YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu'nun 20 Şubat 2014 tarih ve 9 sayılı kararıyla belirlenen ve öğretmenliğe kaynaklık eden yükseköğretim programlarından mezun olanlar için geçerli pedagojik formasyon eğitimi sertifika programının, bu yükseköğretim programlarına devam eden lisans öğrencileri için de açılacağı belirtildi. Bu kapsamda, programın, bünyesinde eğitim, eğitim bilimleri fakültesi bulunan yükseköğretim kurumlarında açılmasına, bünyesinde bu fakülteler açılmamış yükseköğretim kurumlarının, program açma yetkisi bulunan bir üniversiteyle işbirliği yapmasına karar verildiği ifade edilen açıklamada, derslerin, öğrenci tercihleri dikkate alınarak, yükseköğretim kurumlarının imkanları dahilinde, birinci öğretim, ikinci öğretim, hafta sonu, yaz okulu, uzaktan ve açık öğretim gibi farklı alternatifler dahilinde verilebileceği kaydedildi. Açıklamada, sınıf içi uygulama gerektirmeyen teorik derslerin, öğrenci talepleri dikkate alınarak fakülte yönetim kurulu kararıyla, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinden kredi tamamlama şeklinde alınmasına imkan sağlanması için söz konusu üniversitenin yetkilendirilmesinin kararlaştırıldığı vurgulandı. Açıklamada, alınan diğer kararlar şöyle sıralandı:-"2013-2014 eğitim-öğretim yılında son sınıfta okuyan öğrencilerin programı tamamlamalarını sağlamak amacıyla, teorik dersleri açık öğretim fakültesinde, uygulamalı dersleri de bu esaslar çerçevesinde 2014 yılı sonuna kadar tamamlamalarına imkan sağlanmasına,-2014-2015 eğitim-öğretim yılında son sınıfı okuyacak öğrencilerin, programı iki yarıyılda tamamlamalarını sağlamak amacıyla, kayıtlarının yapılarak teorik dersleri güz döneminde açık öğretim fakültesinde, uygulamalı dersleri de 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde tamamlamalarına imkan sağlanmasına,-Programı talep eden öğrenci sayısı, üniversitelerin kontenjan talepleri ve öğretim üyesi yeterliliği dikkate alınarak pedagojik formasyon eğitimi sertifika program kontenjanlarının, her yıl için Yükseköğretim Kurulunca planlanmasına,-Bu konularla ilgili olarak Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programlarına İlişkin Usul ve Esaslar'ı güncellemek üzere gerekli düzenlemelerin yapılmasına karar verilmiştir."

Haberler
26 Mart 2014 - 19:37