23˚
İstanbul
23˚
açık
Nem %38
Rüzgar 2.03 /s
Çarşamba
22˚/11˚
Perşembe
16˚/11˚
Cuma
20˚/12˚
Cumartesi
22˚/13˚
17 Mayıs 2022 Salı
Sonuç
Bu hafta vizyonda hangi filmler var? 29 Ocak 2022 sinemada vizyona giren filmler neler?

Bu hafta vizyonda hangi filmler var? 29 Ocak 2022 sinemada vizyona giren filmler neler?

Okullarında tatil olmasıyla keyifli vakit geçirmek için en güzel fırsatlardan birisi kuşkusuz sinemaya gitmek! Peki beyazperde de bu hafta hangi filmler vizyona girecek? Bu hafta Türkiye'de sinema salonlarında 6'sı yerli olmak üzere gösterime girecek olan 9 sinema filmi bulunuyor. Peki bu hafta vizyona hangi filmler girecek? Bu hafta sinemada ne var? Hangi filmler gösterime girecek? İşte detaylar... BU HAFTA BEYAZPERDE'DE VİZYONA GİREN FİLMLER HANGİLERİ?  ANKA "Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz" adlı dizinin fenomen karakteri İlyas Çakırbeyli'ye hayat veren oyuncu Ozan Akbaba'nın senaryosunu yazdığı "Anka", çocukluğunda ailesini bir kaza sonucu kaybeden Murat'ın, yıllar içinde bir yandan bu travmasıyla mücadele ederken bir yandan araba yarışlarında ismini duyurmasını anlatıyor. Yapımcılığını Müşvik Guluzade'nin üstlendiği filmin yönetmen koltuğunda "Filinta" ve "Halka" dizilerinin yönetmeni Süleyman Mert Özdemir oturuyor. Filmde, Ozan Akbaba, Serdar Orçin, Atilla Şendil, Engin Hepileri, Deniz Işın ve Uğur Uzunel başrolleri paylaştı. Yarış sahnelerinde ise aksiyon yönetmeni Marc Schölermann ile çalışıldı. Murat henüz çocukken ailesini trafik kazasında kaybeder. O günden beri hayata tutunmak konusunda gönülsüz olan Murat'ın hayatındaki en büyük destek yakın arkadaşı Tarık, sevdiği kadın Zümrüt ve onu büyüten Ejder babası olur. YILDIZLAR DA KAYAR Yönetmen koltuğuna Günay Günaydın'ın oturduğu "Yıldızlar da Kayar" adlı film, komedi severleri sinema salonlarına davet ediyor. Cem Kılıç, Ceyda Olguner, Cezmi Baskın, Hakan Burak Bozdoğan ve Müge Coşkun'un rol aldığı yapım, altı ay bir köyde yaşamak zorunda kalan popstarın, başından geçenleri konu ediyor. Enis Özkan ile Murat Çiçek'in yapımcısı olduğu filmin çekimleri İstanbul ile Çorum Osmancık İnal Köyü'nde gerçekleştirildi. Yıldızlar da Kayar, bir köyde altı ay yaşamak zorunda kalan bir popstarın hikayesini konu ediyor. Popstar, bu süre içerisinde köyde düzenlenecek bir festivalin sorumluluğunu üstlenir. KAPTAN PENGU VE ARKADAŞLARI 2 Yerli animasyon filmi "Kaptan Pengu ve Arkadaşları 2" Kaptan Pengu önderliğindeki grubun, iklim değişikliği, doğal afetlerin artışı, kuraklık, doğal bitki örtüsündeki kayıplar, okyanus ve denizlerde yaşamı tehdit eden kirlilik sorunuyla ilgilenmesini işliyor. Kaptan Pengu ve Arkadaşları 2, kuraklık, okyanus ve denizlerde yaşamı tehdit eden kirlilik, iklim değişikliği, doğal afetlerin artışı gibi sorunlarla ilgilenen, Kaptan Pengu önderliğindeki grubun yaşadıklarını konu ediyor. AYI KARDEŞLER: MACERA PARKI Leon Ding'in yönettiği animasyon filmi "Ayı Kardeşler: Macera Parkı", Briar, Bramble ve Oduncu Vick'in yeni açılan Vahşi Hayat isimli macera parkında yaşadıkları serüvenleri anlatıyor. Filmin seslendirmelerini Sinan Divrik, Arda Kavaklıoğlu, Emin Yaraç ile Talha Sayar üstlendi. Heyecan verici bir deneyim sunan “Vahşi Yaşam” kapılarını açmıştır. Konuklar taktıkları gen bilekliği sayesinde hayvana dönüşebilmektedir. Vick, “Vahşi Yaşam'ın büyük ödüllü bir yarışmaya ev sahipliği yaptığını öğrendiğinde katılmaya karar verir. HADİ BE Komedi filmi olan Hadi Be! arkadaşları Nizo ve Mıstık yüzünden kendisini olmadık işlerin içinde bulan Tevfik'in hikayesini anlatıyor. Oğuz Yalçın'ın yönettiği filmde, Burçin Bildik, Ferdi Sancar, Orhan Uslu, Günce Mutlu ve Ferdi Akarnur oynadı. Sanayide küçük bir esnaf lokantası işleten tevfik, genç bir adamdır. Kısır olduğunu öğrenince kara kara düşünmeye başlar arkadaşları nizo ve mıstık durumu öğrenir ve yardım etmek isterler. Tevfik, arkadaşları yüzünden kendini beklenmedik olayların içinde bulur. İki salak ile bir avanağın trajikomik macerası izleyiciyi bir yandan kahkahalara boğarken bir yandan da yürek burkacaktır. KAOS YÜRÜYÜŞÜ Başrolünde Tom Holland, Daisy Ridley ve Demian Bichir'ın rol aldığı "Kaos Yürüyüşü", aksiyon ve bilim kurgunun iç içe geçtiği heyecanlı yapımlardan biri olarak izleyici karşısına çıkacak. Film, Patrick Ness'in "Chaos Walking" roman serisinin 2008'de yayımlanan ilk kitabı "The Knife of Never Letting Go"dan uyarlandı. Doug Liman’ın yönettiği yapım, kadınların tamamının öldüğü, erkeklerin ise birbirilerinin düşüncelerini gürültü şeklinde duyduğu distopik bir dünyada, Violet adında gizemli bir genç kadının ortaya çıkmasıyla değişen dengeleri ele alıyor. Todd Hewitt, insanlık için yeni bir umut olan "Yeni Dünya"nın uzak bir gezegeninde yaşamaktadır. İnsanlık için yeni bir umut olması beklenen "Yeni Dünya", "Noise" adı verilen bir virüs sebebiyle cehenneme döner. İLK TEMAS Gerilim ve bilim-kurgu türünü sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefleyen "İlk Temas" filmi Atilla Barışer'in senaryosunu yazıp, yönetmenliğini üstlendiği film, bilimsel olmayan şeylere inanmayan bir profesörün, yaşadığı dağ evinde başına gelen bir olay sonrası yaşamının tamamen değişmesini işliyor. Yönetmen koltuğunda Atilla Barışer'ın oturduğu gerilim, bilim-kurgu türündeki "İlk Temas" filminin oyuncu kadrosunda Bekir Annıak, Bedirhan Barışer, Maksut Kesici, İrem Akçay, Mehmet Sait Aydın gibi isimler yer alıyor. DORAİBU MAİ KA Doraibu mai kâ, kendisine tahsis edilen bir şoför ile hiç beklenmedik bir yolculuğa çıkan bir adamın hikayesini konu ediyor. GELİN Ruhani bir varlıkla evli olduğunu iddia eden bir kızla ilgili araştırma yapmaya giden gazetecilerin başına gelenlere odaklanan "Gelin" adlı filmi, Berkay Berkman yönetti. Korku türündeki filmde, İrem Kök, Necla Kondak, Berkay Berkman ile Alp Taş başrolleri paylaştı. Gelin, ruhani bir varlıkla evli olduğunu iddia eden bir kız ile ilgili araştırma yapmaya giden insanların başına gelenleri konu ediyor. #r-2810433,2810352,2810237,2810240,2809574,2808436,#

Haberler
29 Ocak 2022 - 14:27
ANKA ve AKSUNGUR’un görüntüleri nefes kesti

ANKA ve AKSUNGUR’un görüntüleri nefes kesti

Türkiye Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından, geliştirilen ve üretilen yerli İnsansız Hava Araçları (İHA) ANKA ve AKSUNGUR görevlerini icra ederken ilk kez havada profesyonel bir şekilde kaydedildi. Türkiye’nin gökyüzündeki gözleri olan ANKA ve AKSUNGUR uzun süreli uçuşlar ile ülkenin güvenliğinin teminatı olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne desteğini aralıksız sürdürüyor. AKSUNGUR REKOR KIRIYOR 24 metre kanat açıklığı ve 750 kilogram yüksek faydalı yük taşıma kapasitesiyle dikkat çeken yerli ve milli İHA AKSUNGUR, yaptığı uçuşlarla havada kalış rekoru kırıyor. AKSUNGUR'un mavi vatanda da etkin rol alması öngörülüyor. AKSUNGUR, 40 bin fite kadar uzun süreli operasyonlara imkan veren iki adet turbo şarjlı dizel PD-170 motoruna da sahip. İlk uçuşunu 2019 yılında gerçekleştiren AKSUNGUR, 2021 yılının ikinci çeyreğinde ilk saha görevine başlayarak, sahadaki uçuş süresi bin saati geride bıraktı. #vd-51579# ANKA HER KOŞULDA HAVADA ANKA İHA, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin keşif, gözetleme, hedef, teşhis ve tespit ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilmiş yerli İnsansız Hava Aracı. ANKA İHA, gece ve gündüz, kötü hava şartları da dahil, keşif, gözetleme, sabit/hareketli hedef tespit, teşhis, tanımlama ve takip amaçlı, gerçek zamanlı görüntü istihbaratı görevlerine yönelik olarak TUSAŞ tarafından geliştirildi. ANKA, 200 kilogram faydalı yük kapasitesi ile 30 bin fit irtifa ve 24 saat uçuş süresi yeteneklerine sahip. #r-2803266,2803492,#

Haberler
30 Kasım 2021 - 11:45
Zümrüdü Anka Kuşu nedir? Simurg ne anlama gelir? Anka Kuşu efsanesi hikayesi...

Zümrüdü Anka Kuşu nedir? Simurg ne anlama gelir? Anka Kuşu efsanesi hikayesi...

"Küllerinden doğan kuş" olarak bilinen Zümrüdü Anka Kuşu'nun hikayesi ve ne anlama geldiği merak ediliyor. Pers Mitolojisi'nden gelen ve Doğu Mitolojisi'nde de yer edinen Simurg'un diğer adları "Pehlevi", "Rukh" ve "Pâzand" olarak biliniyor. Türk mitolojisindeki karşılığı, "Hüma Kuşu" olan Anka Kuşu, efsanesiyle de kulaktan kulağa yayılmıştır. Zümrüdü Anka Kuşu'na dair çeşitli efsanelerin hikayeleri ve Simurg'a dair merak edilenler haberimizde... ZÜMRÜDÜ ANKA KUŞU NEDİR? Zümrüdü Anka Kuşu olarak bilinen ve masallara konu olan; mitolojik bir varlık olarak kabul edilen Simurg'un birçok farklı adı vardır. Hüma Kuşu, Tuğrul Kuşu, Pehlevi, Pazand olarak da bilinen Simurg'un tarihi binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Anka Kuşunun etimolojisi, Avesta'daki "Saêna kuşu"ndan türemiştir. Mistik bir kuş olarak kabul edilen Anka Kuşu; Fars sanatında kuş şeklinde, kanatlı dev bir varlık olarak resmedilmiştir. Farklı yerlerde de, köpek başına ve aslan pençelerine sahip bir tavus kuşu olarak da resmedilmiştir. Bir antik İran tanımında, Simurg'un kendisini alevlerle kaplayana kadar 1700 yıl yaşadığı, hatta ölümsüz olduğu ve Bilgi Ağacı'nda bir yuvası olduğu söylenmektedir. İran efsanesine göre, Anka Kuşu o kadar yaşlıdır ki; dünyanın yıkılışına tam üç kez tanık olmuştur., böylece, Simurg o kadar çok şey öğrenmiştir ki tüm zamanların bilgisine sahip olmuştur. Simurg uçuşa kalktığında, bilgi ağacının yaprakları titreyerek her bitkinin tohumları dökülmüştür. Dökülen bu tohumlar, dünyanın her yanına dağılırarak çeşitli bitkilerin gelişmesine sebep olmuş ve insanlara şifa kaynağı haline gelmiştir.  ZÜMRÜDÜ ANKA KUŞU EFSANESİ Anka kuşu efsanesi masallara, şarkılara, beyaz perdeye ve şiirlere konu olmuştur ve diriliş, yeniden var oluş gibi anlamlara gelmektedir. Efsaneye göre, anka kuşunu uzaktan aramak yanlıştır; sabreden ve emek veren herkes kendi anka kuşunu oluşturabilmektedir. Küllerinden doğan anka kuşu, temelde, kendi gücünü kendisi bulmaktadır. Bunun için sabırlı olmak, çaba sarf etmek gerekmektedir. Araplara göre Anka, İranlılara göre de Simurg kuşunun Türkçe'deki anlamı ise Zümrüd-ü Anka kuşudur. Kaf dağının tepesinde köşke benzeyen bir yuvada yaşadığına inanılan u kuş, yassı burunlu ve yırtıcı görünümlüdür.  Efsaneye göre, Zümrüdü Anka kuşu, bilgi ağacının dallarında yaşar ve bilgeçtir. Öyle ki, bütün kuşlar ona inanır, başları sıkıştıkça Simurg’un kendilerine yardım edeceğini, onları hep zor durumlardan kurtaracağını düşünürler. Zümrüdü Anka kuşu öleceğini hissettiği zaman kendisine ağacın kuru dallarından bir yuva yapar ve hiçbir zaman ne olduğu anlaşılmayan bir yapışkanla yuvayı sıvar, yuvanın içinde ölümü bekler. Güneş bütün görkemiyle ortaya çıkıp, kuru dalları yakıncaya kadar ortaya çıkmaz ve yuvada yanarak ölen Anka Kuşu, sonunda küllerinden yeniden doğar. Bir gün kuşların başına bir gün öyle bir talihsizlik gelir ki, Simurg’tan yardım istemeleri gerekir. Birden Simurg’un uzun süredir hiç görünmediğini fark ederler, o kadar çok beklerler ki yuvasından çıkıp havalanacağı anı; nihayet umudu keserler. Her şeyin bittiğini düşündükleri bir anda, çok uzaklardaki bir ülkede, Zümrüdü Anka kuşunun kanadından bir tüy bulunur. Umutları yeniden yeşeren bütün kuşlar, birlik olup Simurg’un yuvasının yolunu tutarlar fakat Zümrüdü Anka Kuşu'nun yuvası, Kaf Dağı’nın tepesindedir. Oraya ulaşmak için, yedi dipsiz vadiyi geçmek gerekmektedir. Bu vadiler öyle zorludur ki, yolda bir sürü kuş kaybolur. Yedi dipsiz vadiyi aşmak, Zümrüdü Anka Kuşu'na ulaşmanın tek çaresidir.  Bu vadilerden birincis istek, ikincisi aşk, üçüncüsü marifer, dördüncüsü istisna, beşincisi tevhid, altıncısı şaşkınlık ve yedincisi yok oluş vadileridir. Her biri birbirinden zorlu olan bu vadilere doğru yolculuğa çıkan kuşlar, yolda zaaflarına göre birer birer dökülür. Geriye yalnızca otuz kuş kalır. Vadileri geçmeyi başaran otuz kuş, Zümrüdü Anka’nın yuvasını bulduklarında, Simurg'un Farsça'da 30 kuş demek olduğunu anlarlar; yani aradıkları kendileridir. Vadileri aşmayı başaran kuşlar, aslında kendi içlerine yolculuk yaparak oluşumlarını tamamlamışlardır.  #r-2803329,2803251,2803202,2802976,2803081,#

Haberler
28 Kasım 2021 - 15:11
TUSAŞ Genel Müdürü Kotil: Anka-2’mizin seri üretimini yapıyoruz

TUSAŞ Genel Müdürü Kotil: Anka-2’mizin seri üretimini yapıyoruz

Türkiye’de havacılık ve savunma sektörünün öncü firmalarından olan TUSAŞ’ın yapmakta olduğu projeleri ve hedeflerini değerlendiren TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, Milli Muharip Uçak, Aksungur, Hürkuş, Atak 2 gibi birçok proje hakkında bilgi verdi. Milli Muharip Uçak'ın 18 Mart 2023’te hangardan çıkarmayı düşündüklerini söyleyen Kotil, 2025’te teslimatı gerçekleştireceklerini, sertifikasyon çalışmalarının da 3 yılı bulacağını belirtti. Kotil, Milli Muharip Uçak'ın göreve başlaması için planlanan tarihin 2029 olduğunu söyledi. 5. nesil savaş uçağı MMU projesi nihayete erdiğinde Türkiye’nin 5. nesil savaş uçak üretebilen, bu teknoloji ve altyapıya sahip 4 ülkeden biri olacağına dikkat çeken Kotil, “Bu uçak bittiğinde, ülkemizde bir savaş uçağı tasarım tecrübeli 6 bin mühendisimiz olacak. Gerçi yabancı mühendislerimiz de var, ama onlar az sayıda. Bu mühendislerimiz, bundan sonraki projelerimiz için altyapıyı oluşturacak” ifadelerini kullandı. Temel Kotil, MMU projesinin Türkiye teknolojisi açısından da çok önemli olduğunu ve bu projenin Türkiye’ye teknolojide sıçrama yaşatacağını söyledi. Kotil, “İmalat, tasarım, mekanik test dahil 13 sektörde dünya sınıfında olacak” tahmininde bulundu.   ATAK 2 ilk uçuşunu 2023’te yapacak TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, ATAK 2 helikopteri için de ilk ATAK helikopterinden farklı olarak tamamen yerli ve milli olacağını, Amerikalılar'la Ruslar'ın ardından en gelişmiş helikopteri üretmiş olacaklarını belirtti. TSK’nın envanterinde bulunan ATAK taarruz, taktik keşif helikopterinin dişli kutusu, topu ve motorunun İtalya’dan geldiğini belirten Kotil; ATAK 2’nin dişli kutusu ve motoru dahil tümüyle yerli olacağını, ağırlık itibariyle ABD üretimi Apache helikopterlerini de geride bırakacağını söyledi. "ATAK 2'nin 2025’te de teslim edilmesi planlanıyor" Kotil, “Amerikalılar'ın bu konudaki helikopteri Apache’dir. Aşağı yukarı 8-8,5 tondur. Bizim helikopterimiz 12 ton, daha ağır. Bunun üzerindeki mühimmat, patlayıcılar 1200 kg. Bugünkü ATAK’ta 300 kg civarında. Dolayısıyla bayağı büyük bir abi olacak.” dedi. ATAK 2’nin Deniz Kuvvetleri ve uçak gemileri için düşünüldüğüne dikkat çeken Kotil, “Kara Kuvvetleri ve Jandarma için de yapıyoruz” bilgisini verdi. ATAK 2 için tarih veren Kotil, “ATAK 2 ağır taarruz helikopterinin 2023’te ilk uçuşunu yapması, 2025’te de teslim edilmesi planlanıyor.” dedi. GÖKBEY sınıfının birincisi olacak Projede binlerce mühendisin çalıştığına dikkat çeken Kotil, GÖKBEY genel maksat helikopteri hakkında da bilgi verdi. Temel Kotil, geliştirmekte oldukları genel maksat helikopteri GÖKBEY’in kendi sınıfının birincisi olacağının altını çizdi. 12 kişi kapasiteli olacak, cephe gerisinde asker taşımak ve ambulans helikopteri olarak kullanılacak helikopterin, uluslararası piyasada da en çok rağbet gören helikopterlerden biri olmasının beklendiğini söyleyen Kotil, şu anda sertifikasyon uçuşlarının yapıldığını belirtti. GÖKBEY yılda 24 adet üretilecek Kotil, sertifikasyon uçuşlarında bütün ihtimalleri havada denediklerini, gerekirse yerde söküp yeniden yaptıklarını belirtti. Sürecin uzun olma nedenini bu şekilde açıklayan Kotil, iki yıl içerisinde bu projeyi de tamamlamak istediklerini belirtti. Temel Kotil, GÖKBEY’i ayda 2 adet olmak üzere yılda 24 adet üretmeyi planladıklarını söyledi. Seri üretime geçildi Kotil, AKSUNGUR’un da seri üretimine geçtiklerini açıkladı; “Daha çok yük taşıyabilen, daha çok havada kalabilen Anka-2’mizin de seri üretimini yapıyoruz. Anka-2, 48 saat havada kaldı. Dolayısıyla uzak yerden kontrol edilebileceği için, Türkiye’nin herhangi bir noktasında kumanda merkezinden her tarafa gidip gelebiliyorlar. Bugün dünya turu atmıyorlar ama inşallah yakında dünya turu atan İHA’larımız olacak.” ifadelerini kullandı. Hedefimiz ilk 10 savunma şirketi arasında yer almak Airbus, Boeing gibi dünya devlerine parça ürettiklerini hatırlatan Kotil, böylece hem değer ürettiklerini hem de imalat teknolojisini öğrendiklerini belirtti. TUSAŞ’ın sadece parça üreticisi değil aynı zamanda çözüm ortağı olduğunun altını çizen Kotil, termoplastik geliştirdiklerini, sadece kompozit üretecek, dünyada 4'üncü büyük kapalı alana sahip yeni nesil fabrika kurulduğunu söyledi. Kotil, büyük uçak şirketlerine parça üreterek Türk ekonomisine 250 milyon dolar net girdi sağladıklarının da altını çizdi ve bu miktarı 2 milyar dolara çıkartmayı hedeflediklerini belirtti.        

Haberler
05 Aralık 2020 - 15:33
Altay tankı, Akıncı ve Aksungur için tarih belli oldu!

Altay tankı, Akıncı ve Aksungur için tarih belli oldu!

İsmail Demir, ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yiğit ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, savunma sanayisindeki gelişmeler ve şirketin yürüttüğü çalışmalara ilişkin basın toplantısı düzenledi. Demir, ROKETSAN’ın dünyada savunma sanayisi şirketleri arasında ilk 100’de yer aldığına işaret ederek, burada yürütülen projelerinin Türkiye’ye stratejik avantajlar sağlayarak harekat alanında vurucu gücünü etkileyeceğini söyledi. ROKETSAN’ın roket çalışmalarının yanı sıra uydu fırlatma çalışmaları da yürüttüğünü anlatan Demir, "Bir taraftan kara-kara, deniz-kara, hava-kara füzelerimizin geliştirilmesi çalışmaları sürerken, diğer taraftan burada kazanılan kabiliyetlerin, uzay teknolojilerinde kullanılmasıyla ilgili çalışmalar devam ediyor." dedi. Demir, mevcut roket teknolojilerinin hepsinin Türkiye’de çalışıldığını ve belirli bir olgunluk seviyesine gelindiğini belirterek, kontrol ve kumanda sistemlerine yönelik de çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi. "AZERBAYCAN İÇİN HİÇBİR ZAMAN TEREDDÜT ETMEDİK" İsmail Demir, Azerbaycan’ın son günlerde yürüttüğü harekatta kullanılan Türk savunma sanayisi ürünlerine yönelik soru üzerine, "Biz Azerbaycanlı kardeşlerimize Türk savunma sanayisinin imkanlarını sunmak ve bu konuda destek vermek açısından hiçbir zaman tereddüt etmedik." değerlendirmesinde bulundu. Balistik füze sistemlerine yönelik soruya karşılık Demir, bu konuda herhangi bir iş birliğine ihtiyaç duyulmadığını söyledi. Demir, "Bu konuda ROKETSAN kendi iç Ar-Ge'sini yürütüyor, çeşitli Ar-Ge kuruluşlarımızdan da destek alıyor, kendi yol haritası var. İngiltere veya başka bir ülkenin bu konuda bize destek vermesi gibi bir beklentimiz yok.” dedi. ALTAY TANKI SERİ ÜRETİM YOLUNDA Demir, Altay tankında seri üretimin başlamasına yönelik, "Alternatif motoru bulup, getirip, sisteme girmesiyle arada büyük bir boşluk bırakmamakla ilgili zamansal yol haritamız var. Hattı kurup üretecek hale getirdikten sonra senkronize bir yol haritası düşünülüyor. Seri üretim hattının kurulması ve tesisle ilgili çalışmalar başladı. Önümüzdeki senenin ortalarına doğru hattın faaliyete geçmesi ve üretimin başlamasını bekliyoruz." ifadelerini kullandı. ROKETSAN’ın stratejik ürünleri üretttiğini belirten Demir, "ROKETSAN, dünyada az sayıda rekabet edecek şirketin olduğu bir konuma geldi. 3-5 sene sonra daha iyi durumda olacağını göreceğiz. Harekat alanındaki performanslarının görülmesiyle de ürünlerine talepler artacak. ROKETSAN her ürünü her ülkeye satabilir mi konusunda da ülkemizin politika öncelikleri söz konusu olacak.” değerlendirmesinde bulundu. Şirketin uzaya yönelik çalışmalarından da bahseden Demir, "Buradaki ilk hedefimiz alçak yörüngeye küçük uyduları yerleştirmek. Bununla beraber yerli ve milli uydularımızın üretilmesi ve fırlatılmasına yönelik çalışmalar devam edecek. Bu konuda roket motorları teknolojilerinde, çeşitli kabiliyetlere sahip oluyoruz. Bu anlamda biraz daha süreye ihtiyacımız var." diye konuştu. "MÜŞTERİLER KAPIDA BEKLİYOR" Demir, SAMP-T hava savunma sistemine ilişkin sorulara, "Bir SAMP-T bataryasının doğrudan alınması diye bir şeyin mümkünatı yok. Bu bir zincir ortak üretim, ortak geliştirme... 4-5 aşamadan oluşan bir yol haritamız var, 5 sene önce konuştuğumuz. Bu yol haritasına sadık kalındığı müddetçe diğer meseleler gündeme gelebilir. Kapıyı kapatmış değiliz, hedefimiz yol haritasına sadık kalınırsa gelişmeler devam eder." yanıtını verdi. Silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) vuruş kabiliyetinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini anlatan Demir, "Teber ve türevleri, MAM-L ve türevlerinin, daha geniş ölçekte SİHA'lara çok daha geniş kabiliyetler kazandıracak belki de sürü mantığıyla hücumu sağlayacak, kendi savunmalarını ortaya koyabilecek muhtelif kabiliyetlerin kazandırılması önümüzdeki dönem stratejilerimiz arasında." diye konuştu. Demir, Aksungur ve Akıncı insansız hava aracı sistemlerinin envantere alınma sürecine ilişkin soruya da "Siparişler elimizde diyebiliriz, takvimi test ve olgunlaşma süreçleri bittiğinde müşterilerimiz kapıda bekliyor. Onların talep ve kullanım alanlarına göre, hatta bir mühimmat değil, diğer unsurları taşımasına göre bir takvim belirleyeceğiz. Önümüzdeki yıl teslimatları görüyor olacaksınız." karşılığını verdi. ELEKTRONİK BOMBA Elektronik bomba konusundaki sorular üzerine Demir, "TÜBİTAK bünyesinde tasarım çalışmaları vardı, bunlar belli bir olgunluğa erişti. ROKETSAN da bu konuda devrede. Elektronik harp çeşitliliği ve boyutlarıyla alanda önemli etkiler yapabiliyor. Hem savunma hem de hücum anlamında elektronik harp konusu gündemimizin ana başlıkları arasında. Hem ihracat hem de kendi ihtiyaçlarımız anlamında bu çalışmalara devam ediyoruz." dedi. Demir, ROKETSAN’da sıvı yakıtlı roket motoru çalışmalarının da yürütüldüğünü söyledi. KENDİ UYDUSUNU FIRLATAN ÜLKE HEDEFİ ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de şirketin uydu ve uzay alanındaki çalışmalarına yönelik soru üzerine, şu bilgileri verdi: "Bu senenin sonuna 135 kilometreye çıkmayı planlıyoruz. 2023 yılına kadar uzay çalışmalarında çok önemli bir noktaya geçeceğiz. İlk hedefimiz 100 kilogramlık bir uyduyu 400 kilometredeki yörüngede tutabilmek. Bunu yaptığı zaman uzaya kendi uydusunu fırlatan bir ülke statüsüne geçeceğiz. Daha sonraki uzun vadede hedefimiz de 1-1,5 tonluk uydularımızla kendi kaynaklarımızla uzaya fırlatabilecek kabiliyeti kazanmak." ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yiğit ise Hisar hava savunma füzeleri projesindeki değişikliklere ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti: "Daha önce yurt dışından sağladığımız yaklaşma sensörünün karakterini, yapısını değiştirip kendimiz üretmeye başladık. Kendi araç yaklaşma sensörümüzü geliştiriyoruz. Nihai ürünümüzde onları kullanacağız. Gelen isteklerle Hisar’ı daha da geliştirdik çünkü hedef setleri de kabiliyetlerini geliştiriyor. Dolayısıyla Hisar-A’yı ve Hisar-O’yu Hisar-A+ ve Hisar-O+ olarak menzili ve irtifası, kabiliyeti artırılmış olarak teslim etmeyi planlıyoruz.”

Haberler
29 Eylül 2020 - 16:13
ANKA'nın mirasçısı Aksungur İHA

ANKA'nın mirasçısı Aksungur İHA

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından İnsansız Hava Aracı (İHA) olan ANKA'nın küllerinden doğan ve gelişmiş hali olan Aksungur çok kısa bir süre içerisinde hayata geçirildi. Özellik olarak ANKA'nın gövdesiyle aynı gövdeye sahip olan ve ANKA'nın kullandığı aero dinamikleri kullanan Aksungur, ANKA uçağının mirasçısı konumunda. İki uçakta da aynı yer sistemleri kullanılarak hem ANKA hem de Aksungur kontrol edilebiliyor. ANKA'da edinilen tüm bilgi, beceri ve tecrübe Aksungur'a aktarıldı. Aksungur'un doğuş hikayesini anlatan İHA Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Ömer Yıldız, “Bunu yaparken biz daha önce yaptığımız ANKA uçağının mirasından istifade ettik. Bu ürünümüz özellik olarak ANKA’nın gövdesiyle aynı gövdeye sahip. ANKA’nın kullandığı tüm aero dinamikleri kullanıyoruz. Tüm yer sistemlerimiz aynı, aynı kontrol istasyonundan hem ANKA hem de Aksungur'u kontrol edebiliyoruz. ANKA’da edindiğimiz tüm bilgi, beceri ve tecrübeyi Aksungur'a aktardık. Sadece ANKA’nın arkasında bulunan bir motoru aldık iki motor haline getirdik. Biraz da kanadını büyüttük böylelikle, hem havada kalma süresini hem de maksimum kalkış ağırlığını arttırmış olduk” diye konuştu.  Aksungur, F-4 ve F-16 tipi uçakların taşıyabildiği yükteki mühimmatları taşıyabiliyor  Aksungur'un F-4 ve F -16 tipi savaş uçaklarının taşığı mühimmatları taşıyabildiğini aktaran Yıldız, “Aksungur, 750 kilogram toplam iki adet MAX82 dediğimiz toplam ağırlığı 500 kilogramı bulan bomba, radar ve kamera yüklenebilecek. ASELSAN, ROKETSAN ve SAGE tarafından geliştirilen önemli mühimmatlar var. Kanatlı güdüm kiti, hassas güdüm kiti, MAX81 ve MAX82’nin güdümlü hale getirilmiş hali olan TEBER81 ve TEBER82 gibi mühimmatları hem taşıyabilecek hem de atabilecek hale geliyor. Mevcut durumda kullanılan İHA’lar bu yükleri kaldıramıyor. Bu yükler, F4, F16 ve benzer uçakların taşıyabileceği yükte mühimmatlar. Bir F16’nın sahte uçuş maliyetinin 20 bin dolardan başladığını düşünürseniz böyle bir uçakla bu yüklerin taşınabilmesi ciddi bir ekonomik rahatlık sağlayacak” ifadelerini kullandı.  Çabuk üretilmesinin sırrı; geçmişin mirasını doğru şekilde kullanmak  Aksungur'un üretiminin kısa sürede olmasının ANKA'dan doğru şekilde yararlanılması olduğunu söyleyen Yıldız, “Bu kadar kısa sürede üretilmesinin sırrı; geçmişin mirasını doğru bir şekilde kullanmak. Sıfırdan başlıyor olsanız 1 buçuk yıl çok kısa bir süre, 1 buçuk yılda böyle bir ürün geliştirilmez. ANKA’yı daha önce geliştirdiğimiz için onun mirası elimizde. Yer sistemleriyle ilgili aerodinamikle ilgili hiçbir sistem çözmedik. Sadece bu uçağa geçerken uçağın çift motorlu olmasından kaynaklanan komplikasyonlar çözüldü ve yeni ve büyük bir kanat tasarımı gerekti. Bunu da çok sıkı çalışarak 1 buçuk yıla sığdırdık” ifadelerini aktardı.  İki uçak prototipi var  Uçaklardaki kanat açıklığının kapatılıp motor gücünü artıracaklarından bahseden Yıldız, “Arkamızda bulunan uçak ilk prototipimiz. İkinci bir prototipimiz de hazır bir şekilde bekliyor. O da bu ay sonuna kadar uçmuş olacak. Üçüncü uçağımız prototip olmayacak ve artık müşteriye teslim edilmek üzere üretilmiş olacak. Bu uçağımız da yıl sonuna kadar hazır olacak. Yıl sonuna kadar uçağımızın tüm uçuş testlerini yapıp, uçuş parametrelerini açıp, uçuş zarflarını açacağız, silah entegrasyonlarını tamamlayacağız ve müşterimize hazır bir şekilde teslim edeceğiz. 50-60 test uçuşu yapmak iddialı bir iş biz bu yıl bunu başardık. Bundan sonra bu uçağımızı bekleyen bir sonraki adım ise; uçağımızın şu an kanat açıklığı 24 metre, bu kanat açıklığını biraz daha küçülterek, motor gücünü arttırarak uçağımızı biraz daha hızlandıracağız” dedi.  Aksungur'un hızını artırmaları gerektiğini aktaran Yıldız, “Hız ihtiyacı şundan sebep ortaya çıkıyor. Bu uçaklar havada uzun müddet kalabilmeleri için yavaş uçan uçaklar. Görev bölgesine intikalleri bazen hızlı olması gerekiyor. Bu yüzden hızını arttırmamız gerekiyor. Hızı arttırmamızın bir diğer nedeni ise; kötü hava koşullarından etkilenmeyerek iniş kalkış yapabilmesi. Bir sonraki adımımız hız arttırımıyla ilgili olacak” şeklinde konuştu.  Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde seri üretime geçilecek  Aksungur'un önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde seri üretime geçecek şekilde hazırlandıklarını kaydeden Yıldız, “3’üncü çağımızı müşteriye teslim edecek şekilde hazır ediyoruz. Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde de seri üretime geçecek şekliyle hazır olacak. Gelen sipariş miktarı ve talebe göre seri üretimlere başlayacağız. Yönetim kurulumuzun aldığı bir karar var bu konu hakkında; hiç sipariş olmadan kendi bütçesinden dört uçak daha yapacak ama daha sonra yapılan işlerimiz ve üretim miktarımız sipariş miktarına göre olacak” ifadelerini kullandı.  "Aksungur telsiz rölesi, sal radarı, geniş alan kamerası gibi yükleri taşıyabilecek"  “ANKA uçağımızda da elektronik istihbarat ve iletişim istihbaratı yapma özelliği var. Radyo dalgası yayan her türlü cismi ve ekipmanı takip edebiliyoruz. Aksungur'da bu hassasiyet biraz daha gelişmiş olacak. Bunların yanı sıra Aksungur'da telsiz rölesi, sal radarı, geniş alan kamerası gibi yükleri taşıyabilecek” ifadelerini aktardı.  Sonraki adım Aksungur'u süpersonik hıza çıkarmak  “Bizim Şimşek ismini verdiğimiz bir 350 knot hızla uçan bir hedef uçağımız var. İlk hedefimiz bu hızı 450 knota çıkarmak. Bunu şu an çıkardık sayılır, uçağımız 430 knotla uçmaya başladı. Bir sonraki adımımız bu hedef uçağımızı süpersonik hıza çıkarmak. Bu da özellikle hava savunma sistemlerinin geliştirilmesi için önemli bir adım. Ondan sonraki adımımız da ölçekli bir uçak yapmak olacak” ifadelerini kaydetti. 

Haberler
06 Temmuz 2019 - 13:53
Anka, milli radarıyla Ege ve Akdeniz'de

Anka, milli radarıyla Ege ve Akdeniz'de

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından üretilen "Anka"ların kullandığı faydalı yüklere yeni bir milli ürün eklendi.  Kamera, sinyal istihbarat, telsiz röle ve silah faydalı yüklerini taşıma kabiliyetine sahip Anka İHA Sistemi, yeni faydalı yükü milli SAR ile göreve başladı.  SAR ve kamera yüklü Anka, Deniz Kuvvetlerinin su üstü keşif ve gözetleme görevleri için Ege ve Akdeniz'de kullanılacak.  Radar sayesinde uzak menzilden ve bulut üzerinden istihbarat toplama yeteneğine sahip olan sistem, su üstü unsurlarının türünü tespit edebilecek ve konumlama yapabilecek. Görüntüleme modlarıyla liman, üs bölgesi gibi stratejik hedeflerden istihbarat toplanabilecek. Arama modlarıyla hareketli hedeflerin hızı ve konumları belirlenebilecek.  Prototipi 2013'te tamamlanan Anka, 2016'da envantere girdi. Geçen sürede Ankaların konfigürasyonları çeşitlendi, güvenlik güçlerinin de ihtiyaçları doğrultusunda birtakım değişikliklerle sistem daha da geliştirildi.  Halen çeşitli konfigürasyonlarda 20'ye yakın Anka güvenlik güçleri tarafından kullanılıyor. Ankaların uçuş süresi 15 bin saati geride bıraktı.  Ankalar, son dönemde gerçekleştirilen harekatlarda karıştırma gibi yoğun harp koşullarında başarıyla kullanıldı.  Yeni ihtiyaçlar kapsamında yeni faydalı yüklerle donatılan Ankaların keşif-gözetleme kabiliyetleri güçlendirilip, daha geniş bir alanı kapsayacak şekilde geliştiriliyor.  SARPER'İ ASELSAN GELİŞTİRDİ  ASELSAN, hava platformları için geliştirdiği görüntüleme ve hareketli hedef tespit radarı Sarper SAR Sistemi'nin seri üretimlerini tamamlayarak TUSAŞ'a teslim etmişti. Bu sistemlerden biri Anka'ya entegre edilerek uçuş testleri gerçekleştirilmişti.  Sarper, insanlı ve insansız hava platformlarında, yüksek çözünürlüklü yeryüzü görüntüleme ve hareketli hedef tespiti amaçlı olarak kullanılabiliyor.  Havadan gözetleme uygulamalarında SAR sensörleri, yağışlı/bulutlu ve karanlık havada dahi görüntüleme yapabilme kabiliyetleriyle önemli kazanımlar sağlıyor. Sarper sistemi, fiziksel kısıtların elverdiği en hassas çözünürlükte görüntü temin ediyor, uygulanan özel anten tasarımı ve sinyal işleme yaklaşımları sayesinde aynı anten üzerinden görüntüleme ve hareketli hedef tespiti yapabiliyor.  Askeri alanda keşif ve gözetleme uygulamalarında kullanılan Sarper, sivil alanda ise doğal afet sonrası hasar tespiti ve kriz yönetimi, şehir planlama ve haritacılık uygulamalarında kullanılabilecek şekilde geliştirildi.  Sarper, 30 bin feet irtifaya kadar çalışabiliyor. 

Haberler
09 Mayıs 2019 - 12:58
Milli İHA Anka mobil dünyada büyük ilgi gördü

Milli İHA Anka mobil dünyada büyük ilgi gördü

Gençler ve yeni nesillerin savunma sanayisine ilgisini artırmak için milli insansız hava aracı (İHA) Anka için hazırlanan mobil oyun, kendi kategorisinde en popülerler arasına girip dünyaca ünlü oyunlara rakip oldu. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından Udo ve Otto Games ile iş birliği yapılarak hazırlanan "Operasyon: Anka" oyunu, ilk kez 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) tanıtıldı. Oyun, fuar sırasında Google Play ve App Store'dan ücretsiz erişime açıldı. Türk savunma sanayisinin ilk mobil oyunu, yayımlandığının duyulmasının ardından ciddi ilgi gördü. Oyun 48 saatte 40 binin üzerinde indirme sayısına ulaştı. Oyunlar listelerinde hızla tırmanan "Operasyon: Anka", kendi kategorisinde en popülerler arasına girip dünyaca ünlü oyunlardan PubG'ye rakip oldu. Kullanıcılardan yüksek beğeni puanları toplayan "Operasyon: Anka" için yüzlerce de yorum yapıldı. Oyunu oynayanlar, "Önce aslı yapıldı şimdi ise oyunu. Açılışta Türk Havacılık ve Uzay Sanayii yazısı ve simgesini görmek gurur verici", "Ülkemizin askeri teknolojisinin geldiği noktayı herkesin görmesi için çok güzel bir oyun", "İnşallah savaş uçaklarımızın, tanklarımızın da oyunlarını görebiliriz", "Oyunun yeni çıktığını, daha da geliştirileceğini düşünürsek başlangıç olarak güzel. Yerli firmaların da bu tarz uygulamalar ile tanıtım yapması da çok güzel", "Yapılan İHA ve SİHA'larla gurur duyuyorken böyle bir oyunla karşılaşmak daha da gururlandırdı", "Yerli ve milli gururumuz Anka'yı kullanmak harika", "Atak, Hürkuş, Hürjet, Milli Muharip Uçak gibi diğer araçların da oyunlarını dört gözle bekliyorum" şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Kullanıcılar oyunda, destek bekleyen kara unsurlarına kullandıkları SİHA ile yardımcı olmaya çalışıyor. Oyun, birçok farklı oynanışa sahip bölümden oluşuyor. Kullanıcılar; kurgusal bir hikaye kapsamında oyunda sürekli birbirinden farklı askeri operasyonlara dahil oluyor, bu operasyonları tamamladıkça da hikayenin ilerlemesiyle yeni deneyimler yaşıyor. Bu operasyon türleri arasında müttefik ünitelere destek uçuşları yapmak, düşman işgalinde olan bölgeleri hava saldırısı ile savunmak, kritik düşman mevzilerine düzenlenen operasyonlara hava desteği vermek ve düşman elebaşını bölgeden kaçmadan etkisiz hale getirmek gibi birçok farklı seçenek bulunuyor.

Haberler
04 Mayıs 2019 - 16:24
Milli İHA Anka, Asya'da ihracata kilitlendi

Milli İHA Anka, Asya'da ihracata kilitlendi

Malezya'da düzenlenen Asya-Pasifik Bölgesi'nin alanında en önemli fuarı Langkawi Uluslararası Denizcilik ve Havacılık Fuarı (LIMA 2019) Türk savunma sanayisi firmalarının katılımıyla sürüyor. TUSAŞ, insansız hava aracı Anka'yı fuarda oluşturulan statik alanda üzerindeki Türk ve Malezya bayraklarıyla sergiliyor. Anka'ya ilgi gösteren Malezyalılar, platformu inceleyip önünde fotoğraf çektiriyor. Şirketin standında ise T129 Atak Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri, Gökbey Genel Maksat Helikopteri, Hürkuş Gelişmiş Eğitim Uçağı, Hürkuş-C Hafif Taarruz ve Silahlı Keşif Uçağı ve Milli Muharip Uçak maketleri yer alıyor. Anka Program Müdürü Erol Oğuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fuar kapsamında Anka’yı sergilemekten büyük mutluluk ve gurur duyduklarını söyledi. Oğuz, öncelikli hedeflerinin Anka'ya gösterilen ilgiyi satışa çevirebilmek olduğunu vurguladı. Prototipi 2013'te tamamlanan Anka'nın, 2016’da envantere girdiğini anlatan Oğuz, geçen sürede araçta birtakım değişiklikler gerçekleştirildiğini ifade etti. Oğuz, şöyle konuştu: "Şu an itibarıyla 20'ye yakın Anka silahlı kuvvetler envanterinde terörle mücadele, deniz üzeri keşif gözetlemede kullanılıyor. Anka, başta Hava Kuvvetleri envanterinde olmak üzere görev yapıyor. Amacımız yıl sonuna kadar hali hazırda 17 bin saat olan uçuş saatini artırmak. Bunu sahadan aldığımız geri bildirimlerle, iyileştirmelerle devam ederek yapmak istiyoruz. Şu anki aldığımız geri bildirimler oldukça başarılı şekilde kullanıldığı yönünde. Suriye operasyonunda karıştırma gibi yoğun harp koşullarında başarıyla kullanıldı. Bunları duymak bizim için oldukça mutlu edici ama biz açıkçası iyileştirme yönünde eksiklerimizi görelim, bilelim ki bu ürünümüzü geliştirelim istiyoruz. Hedefimiz uçuş saatimizi artırmak, envantere yeni Anka’lar katmak. Bununla ilgili de müzakereler devam ediyor. Yeni ihtiyaçlar kapsamında belki yeni faydalı yükler olabilir. Bunları ekleyerek Anka’ların envanterdeki sayısını, uçuş saatini artırmayı ve keşif-gözetleme anlamında kapsayabildiğimiz birçok yeri kapsayarak ülkemizin güvenliğine katkıda bulunmak istiyoruz." İhracata yönelik çalışmalar Oğuz, Anka'nın ihracatına yönelik de çok yoğun çalışmaları olduğunu söyledi. Güneydoğu Asya Bölgesi'ni stratejik pazarlardan biri olarak gördüklerini dile getiren Oğuz, bunda hem ülkeler arası ilişkilerin yakınlığının hem de bölge ihtiyaçlarının etkili olduğunu ifade etti. Malezya, Endonezya, Bangladeş gibi ülkelerde yoğun faaliyetlerde bulunduklarını anlatan Oğuz, şunları kaydetti: "Bazı ülkelerde bunlar mevcut süren ihaleler şeklinde, bazılarında henüz şartname hazırlığı aşamasında. Ancak yoğun şekilde takip edip bu bölgede en az bir satış ve devamını getirmek istiyoruz. Bu stratejik hedefin yeni kapılar açacağını, yeni ürünlerin gelişimine sebep olacağını düşünüyoruz ve ülke ekonomisine katkıda bulunmak istiyoruz. Bu bölgeyle kısıtlı değiliz. Asya bölgesinde Kazakistan, Özbekistan gibi bölgelerde çalışmalarımız var. Yine Kuzey Afrika'da, Latin Amerika'da, İHA pazarı potansiyeli olabilecek her yerde açıkçası çalışmamız var. Öncelikli bölgeler var, öncelikli bölgelerden biri de Güneydoğu Asya ülkeleri. Çabalarımızın yakın zamanda olumlu sonuç vereceğini umuyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapma yönünde tüm motivasyonumuzla çalışıyoruz." Anka-Aksungur'u geliştirme süreci TUSAŞ'ın yeni geliştirdiği ve yakın zamanda ilk uçuşunu duyurduğu Anka-Aksungur hakkında da bilgi veren Oğuz, bunun Anka'nın mimarisi üzerine kurulduğunu söyledi. Anka'da elde ettikleri deneyimi, bilgi birikimini yeni platformu geliştirirken kullandıklarını anlatan Oğuz, şu değerlendirmelerde bulundu: "Özellikle yazılım bileşenleri, uçuş kontrol, oto pilot gibi önemli efor, zaman, bilgi birikimi gerektiren unsurları Anka sayesinde Anka-Aksungur'a uyarladık, entegre ettik. Aynı yer kontrol istasyonunu kullanıyorlar, aynı data linklerini kullanıyorlar ortak çalışabilirlik açısından da büyük avantaj. En önemli farkı taşıdığı faydalı yük. Anka-Aksungur daha büyük bir uçak ve dolayısıyla faydalı yük kapasitesi hem harici hem dahili daha fazla. 2 motorlu bir uçak, daha yüksek irtifalara çıkabiliyor. Anka'da elde ettiğimiz harekat konseptini, özellikle uydudan kontrolü Anka-Aksungur'da da kullanacağız. Örneğin, Hava Kuvvetleri envanterindeki Anka'lar Eskişehir'den kontrol edilip sınır hattında uçurulabiliyor. Çok önemli konsept gelişimler sağladık. Bunların aynısını Anka-Aksungur'da kullanacağız." Oğuz, "Önünde bir takım kalifikasyon testleri, faydalı yüklerle ilgili testler var. Bu bir süreç, planlamaları yapıldı. O planlamalara uygun uçuş testleriyle faydalı yükler bir bir entegre edilip yeni yetenekleriyle test fazını devam ettirecek." dedi.

Haberler
30 Mart 2019 - 13:16
TUSAŞ’ın Anka’sı Malezya Yolunda

TUSAŞ’ın Anka’sı Malezya Yolunda

Keşif, gözetleme, sabit/hareketli hedef tespit, yakın hava desteği ve sinyal istihbarat görevlerine yönelik geliştirilen ANKA Orta İrtifa Uzun Havada Kalışlı (MALE) İHA Sistemi, LIMA 2019 Fuarı’nda statik alanda ilk kez sergilenecek. Ayrıca, T129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri, GÖKBEY Genel Maksat Helikopteri, HÜRKUŞ Gelişmiş Eğitim Uçağı, HÜRKUŞ-C Hafif Taarruz ve Silahlı Keşif Uçağı ve Milli Muharip Uçak (MMU) maketleri TUSAŞ standında yerini alacak.  Geçtiğimiz yıl da Malezya’da katıldığı fuara damga vuran TUSAŞ, özellikle Asya ülkelerinin yakından ilgilendiği ANKA İHA Sistemleri için ihracat görüşmelerini sürdürecek. TUSAŞ, etkin bir şekilde T129 ATAK ve ANKA İHA Sistemleri için Asya bölgelerinde faaliyet yürütmeye devam ederken, Malezya’da ANKA sistemlerinin tedarikine yönelik üst düzey temaslarda bulunacak.  LIMA 2019’da, endüstriyel işbirliği konuları, özgün ürün ve modernizasyon projeleri detaylı bir şekilde anlatılarak, bölgedeki gereksinimlerin TUSAŞ ürün yelpazesiyle karşılanması için çalışmalar gerçekleştirilecek.  Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Hakkında  Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, sabit ve döner kanatlı hava platformlarından insansız hava araçları ve uzay sistemlerine kadar entegre havacılık ve uzay sanayi sistemlerinin tasarım, geliştirme, modernizasyon, üretim, entegrasyon ve yaşam döngüsü destek süreçlerinde Türkiye’nin teknoloji merkezi konumunda olup; havacılık, uzay ve savunma sanayiinde küresel oyuncular arasında yer almaktadır.  ANKA Hakkında  ANKA, yeni nesil Orta İrtifa Uzun Havada Kalışlı (MALE) İnsansız Hava Aracı Sistemi, gece ve gündüz, kötü hava şartları dâhil keşif, gözetleme ve işaretleme görevlerini gerçekleştirmektedir. Sahip olduğu tam otonom uçuş ve iniş/kalkış yeteneği ile etkin operasyon imkânı sağlamaktadır.  Kullanmakta olduğu ağır yakıtlı motor, buzdan koruma sistemi, çevresel şartlar koruma sistemi, kriptolu haberleşme birimleri ile operasyonel sahada etkin olarak kullanılmaktadır.  15 bin’e ulaşan uçuş saati ile ANKA İHA Sistemi, farklı coğrafi ve çevresel koşullarda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin farklı birimlerinde ülkemize hizmet vermektedir. 

Haberler
25 Mart 2019 - 11:17