22˚
İstanbul
22˚
açık
Nem %39
Rüzgar 2.03 /s
Çarşamba
22˚/11˚
Perşembe
16˚/11˚
Cuma
20˚/12˚
Cumartesi
22˚/13˚
17 Mayıs 2022 Salı
Sonuç
Arakanlı Müslümanlar'dan Facebook'a 150 milyar dolarlık dava

Arakanlı Müslümanlar'dan Facebook'a 150 milyar dolarlık dava

Facebook’un başını beladan kurtulmuyor. Şirketin uzun yıllar benimsediği önce etkileşim politikasının ağır sonuçları olduğu ortaya çıkmıştı. Şirketin raporları bile Facebook'un insanları kötü etkilediğini belgelemişti. Ancak Facebook yönetimi yüksek etkileşimin getirdiği yüksek gelirden vazgeçmek istememişti. Son olarak Facebook'a açılan davalara bir yenisi eklendi. 2017 yılında Arakanlı Müslümanlar, Myanmar'da katliama uğramıştı. Yüzbinlerce Roginhya bölgesinden göç etmek zorunda kalmış, binlercesi ise öldürülmüştü. 150 MİLYAR DOLARLIK 'ALGORİTMA' DAVASI BBC’deki habere göre, açılan davada Facebook, "nefret dolu ve yanlış bilgilerin yıllarca yayılmasına" izin vermekle suçlanıyor. İddialara henüz yanıt vermeyen Facebook’tan davalar kapsamında 150 milyar dolarlık tazminat talep edildi. İngiltere'de dava açan bazı mültecileri temsil eden İngiliz hukuk firmasının Facebook’a gönderdiği mektupta, sosyal medya platformunun algoritmalarının "Arakan halkına karşı nefret söylemini güçlendirdiği" kaydedildi. ABD’nin San Fransisco eyaletinde de bazı avukatlar, benzer iddialarla Facebook'a karşı şikayette bulundu. ARAKANLI MÜSLÜMANLARA ETNİK TEMİZLİK Myanmar'ın Arakan eyaletinde 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti. Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı. BM'ye göre, Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 900 bini geçti.   #r-2776212,2772366,#

Haberler
07 Aralık 2021 - 16:27
Myanmarlı askerler, Arakanlı Müslümanlara 'soykırım' yaptıklarını itiraf etti

Myanmarlı askerler, Arakanlı Müslümanlara 'soykırım' yaptıklarını itiraf etti

New York Times gazetesinin haberine göre, Myanmar'dan geçen ay kaçan iki asker, Myanmar'ın işlediği insanlığa karşı suçlarla ilgili soruşturmanın yürütüldüğü Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) bulunduğu Hollanda'nın Lahey kentine dün götürüldü. Burada görüntülü ifadeleri alınan askerler, Arakan eyaletinin Buthidaung ve Maungdaw ilçelerinde Arakanlı Müslümanların öldürülmesi ve toplu mezarlara gömülmesinde görev aldıklarını belirtti. Askerlerin açıklamaları, Myanmar ordusunun, Arakanlı Müslümanların kökünü kurutmaya çalıştığına dair yaygın iddiaları destekler nitelikte. İfade veren askerlerden 33 yaşındaki Myo Win Tun, Ağustos 2017'de üslerinden "Gördüğünüz ve duyduğunuz herkesi vurun." emri aldığını açıkladı. Myo Win Tun, bu emre itaat ettiğini ve 30 Arakanlı Müslüman'ın katledilmesi ve bir baz istasyonu ile askeri üs yakınındaki toplu mezarlara gömülmesinde rol aldığını söyledi. 8 kadın, 7 çocuk ve 15 erkeği bir mezara gömdüklerini itiraf eden Myo Win Tun, "Ayrım yapmadan herkesi vurduk. Müslüman erkekleri alınlarından vurduk ve cesetlerini ayaklarımızla çukurlara ittik." dedi. Myo Win Tun ayrıca bir kadına tecavüz ettiğini itiraf etti. Arakanlı Müslümanlara karşı ırk ayrımcılığı yaptığını kabul eden Myo Win Tun, üstü olan Albay Than Htike'nin kendilerine "Arakanlı Müslümanları yok edin" emri verdiğini söyledi. Myo Win Tun, "Müslüman 30 masum çocuk, kadın ve erkeğin öldürülmesinde ve bir mezara gömülmesinde görev aldım." ifadesini kullandı. "Çocuk veya yetişkin gördüğünüz hepsini öldürün" emri Er Zaw Naing Tun da 30 Arakanlı Müslüman'ın katledildiği sıralarda yakındaki bir köydeki taburda olduklarını belirtti. Eski bir Budist rahip olan 30 yaşındaki Zaw Naing Tun, üslerinden "Gördüğünüz çocuk veya yetişkin hepsini öldürün." talimatı aldığını dile getirdi. "(Rohingyaların yaşadığı) Yaklaşık 20 köyü haritadan sildik." ifadesini kullanan Zaw Naing Tun, kendisinin de cesetleri toplu mezara gömdüğünü aktardı. Zaw Naing Tun, görevli olduğu taburdaki askerlerle 80 Arakanlı Müslüman'ı öldürdüklerini kabul etti. Maungdaw'daki aralarında Doe Tan, Ngan Chaung, Kyet Yoe Pyin, Zin Paing Nyar ve U Shey Kya'nın da olduğu 20 köye saldırdıklarını anlatan Zaw Naing Tun, Zin Paing Nyar'da taburunda görevli 4 askerle 7 Arakanlı Müslüman'ı öldürdüğü aktardı. "Kadınlara tecavüz edilirken nöbet tuttum" Zaw Naing Tun, silahsız 10 kişiyi yakalayıp öldürdükten sonra köyün kuzeyinde toplu bir mezara gömdüklerini dile getirdi. Rütbesi çok düşük olduğu için cinsel şiddet suçu işlemediğini iddia eden Zaw Naing Tun, diğer askerler Arakanlı kadınlara tecavüz ederken nöbet tuttuğunu beyan etti. Bu askerler, "Gördüğünüz ve duyduğunuz herkesi vurun." emrini verenlerin o dönemde Buthidaung ve Maungdaw'da görevli Albay Than Htike, Yüzbaşı Tun Tun ve Çavuş Aung San Oo olduğunu belirtti. Böylelikle ilk kez Myanmar ordusu (Tatmadaw) mensupları, Birleşmiş Milletler yetkililerinin soykırım kampanyası olarak niteledikleri Arakanlı Müslümanlara yapılan katliamda yer aldıklarını açıkça itiraf etmiş oldu. Bu arada, Arakanlı çok sayıda köylü de birbirlerinden bağımsız olarak toplu mezarların yerini doğruladı ve bu yerler askerlerin ifadelerinde işaret ettikleri yerlerle örtüştü. Myanmar hükümetinin defalarca inkar ettiği toplu mezarlar, UCM'deki soruşturmada ve diğer yasal süreçlerde kanıt olarak da değerlendirilebilecek. 552. Hafif Piyade Taburu üssünün olduğu bölgenin bitişiğindeki bir köyde yaşayan Arakanlı Müslümanlar, asker Myo Win Tun'u teşhis etti ve bölgedeki iki toplu mezarın yeriyle ilgili detaylı bilgi verdi. Söz konusu iki asker, gözaltına alınmadı ancak akıbetlerinin ne olacağı henüz açıklanmadı. Görgü şahidi Rohingyalar vahşeti anlattı Bangladeş'teki kamplarda kalan Arakanlı Müslümanlardan Basha Miya, anneannesinin öldürülerek bu toplu mezarlardan birine Thin Ga Net köyünden 16 kişiyle atıldığını söyledi. Thin Ga Net, Myanmarlı askerler tarafından daha sonra yakılarak haritadan silindi. Miya, anneannesini hatırladığında zaman zaman ağladığını ve ona uygun bir cenaze töreni yapamadığı için kötü hissettiğini dile getirdi. Arakanlı görgü şahitleri, askerlerin, cesetleri toplu mezarlara attıktan sonra üstlerini kapatmak için buldozer getirdiklerini anlattı. Zin Paing Nyar köyünden Bashir Ahmed de askerlerin 26 Ağustos 2017'de köylerine geldiğini ve önlerine çıkan herkese ateş açtıklarını söyledi. Ahmed, "Evlerimiz yaktılar. Geriye hiçbir şey kalmadı." dedi. "Biraz adalet, kimseye adalet sağlanamamasından iyidir" Merkezi Bangkok'ta bulunan insan hakları örgütü Fortify Rights'ın Başkanı Matthew Smith, bunun Arakanlı Müslümanlar ve adalet için çabalayan Myanmar halkı için muazzam bir an olduğunu söyledi. Smith, bu askerlerin UCM'de, Myanmar'dan ilk suçlular ve içeriden ilk tanıklar olabileceğini dile getirdi. UCM'de Arakanlı Müslümanlarla ilgili soruşturmada Bangladeş'e danışmanlık yapan Kanada'daki McGill Üniversitesi Uluslararası Hukuk Uzmanı Payam Akhavan, Myanmar'da bulunan 600 bin Rohingya'nın da benzer bir vahşete maruz kalmaması için iki askerin hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Akhavan, "Cezasız bırakmak seçenek değildir. Biraz adalet, kimseye adalet sağlanamamasından iyidir." dedi. Buthidaung ve Maungdaw'da Ağustos 2017'de, 353 ve 565 Hafif Piyade Taburları "temizlik operasyonları"nı yürütmüştü. Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik Arakan'da 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti. Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı. Ontario Uluslararası Kalkınma Ajansının Ağustos 2018'de yayımladığı rapora göre, 25 Ağustos 2017'den bu yana en az 24 bin Arakanlı Müslüman, Myanmar ordusu tarafından öldürüldü. Askerler 34 bin Arakanlı Müslüman'ı ateşe atarken, 114 bin Rohingya'yı da darbetti. Rapora göre, ordu mensupları 18 bin kadına tecavüz etti. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı. Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Haberler
08 Eylül 2020 - 18:17
ABD'den Arakanlı Müslümanlar için çağrı

ABD'den Arakanlı Müslümanlar için çağrı

ABD yönetimi, Myanmar ordusu tarafından 2017'de Arakan eyaletindeki Müslümanlara yönelik yapılan katliamda rol alanların cezalandırılması ve Bangladeş'e sığınan sivillerin güvenli bir şekilde topraklarına geri dönebilmesi çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, Myanmar ordusunun Arakan eyaletinde yürüttüğü askeri operasyonlar nedeniyle 740 bin Arakanlı Müslüman'ın evlerini terk etmeye zorlanarak komşu Bangladeş’e sığınmasının üçüncü yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklama yayınladı. Arakan bölgesinde tekrardan artma ihtimali olan gerginliğe dikkati çeken Ortagus, "Şiddetin durdurulmasını, diyaloğun, yerel toplulukları korumaya yönelik verilen çabaların ve insani yardıma engelsiz erişimin sağlanmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı. Ortagus ayrıca ABD yönetimi olarak Myanmar ordusu ve Budist çeteler tarafından yapılan saldırılarda hayatını kaybeden, yaralanan veya ülkesini terk etmek zorunda kalan siviller için endişe duyduklarını vurgulayarak şunları kaydetti: "ABD, mültecilerin ve ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin gönüllü geri dönüş olasılıklarının baltalanmasından, barış umutlarının yıkılmasından, yerel topluluklara ait bireylerin öldürülmesinden ve binlerce kişinin yerinden edilmesinden endişe duymaktadır. Myanmar hükümetinden Arakanlı mültecilerin topraklarına güvenli ve gönüllü bir şekilde geri dönebilmesi için gerekli adımları atması çağrısında bulunuyoruz. ABD, ayrıca bu saldırılarda yer alan rütbeli askerlere vize ve finansal yasakların da içinde olduğu çeşitli yaptırımlar uygulamıştır ve uygulamaya devam edecektir. Uluslararası toplumun da bu zulümlerin faillerinden hesap sorma konusundaki kararlılığını takdir ediyoruz." Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik Myanmar'ın Arakan eyaletinde 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti. Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı. Birleşmiş Milletlere (BM) göre, Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 900 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtlamıştı. BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Haberler
25 Ağustos 2020 - 21:51
Suudi Arabistan'ın Arakanlı Müslümanlarla ilgili planı ortaya çıktı

Suudi Arabistan'ın Arakanlı Müslümanlarla ilgili planı ortaya çıktı

Suudi Arabistan'da Arakanlı Müslümanların çoğunun oturum iznine sahip olduğuna işaret eden Özgür Rohingya Koalisyonu'nun kampanya koordinatörü Nay San Lwin, Cidde'de Şumasi merkezinde tutulanlara suçlularmış gibi muamele edildiğini söyledi. Nay San Lwin, bu kişilerin Bangladeş'e sınır dışı edilmeleri halinde cezaevine gönderilebileceğini belirterek, Suudi yetkililere plandan vazgeçmeleri çağrısında bulundu. Nay, dün Cidde havaalanına götürülmek üzere hazırlanan Arakanlı Müslümanların görüntülerinin yer aldığı bir videoyu da paylaştı. Suudi Arabistan, 2011 yılından sonra ülkeye gelen Arakanlı Müslümanlara oturum izni vermiyor. Özgür Rohingya Koalisyonu'nun kampanya koordinatörü Nay, birçok insan hakları örgütünün son 2 yıldır Suudi yetkililere oturum izni konusunda çağrıda bulunduğunu, kendisinin de bizzat Suudi yetkililerle meseleyi görüştüğünü sözlerine ekledi. ARAKANLI MÜSLÜMANLARA ETNİK TEMİZLİK  Birleşmiş Milletlere (BM) göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 725 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı. Bangladeş, ülkedeki Arakanlı mültecilerin yurtlarına dönüşü için Myanmar ile vardığı anlaşmayı uygulamaktan vazgeçerken, uluslararası medya ve yardım kuruluşlarının Arakan bölgesine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, Arakanlı Müslümanların dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri yerine getirmedi. BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor. İnsan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizlik kampanyasına yol açacağı endişesini taşıyor.

Haberler
21 Ocak 2019 - 15:52
Rohingyaların yaşadıkları acı ilk günkü gibi

Rohingyaların yaşadıkları acı ilk günkü gibi

Ana vatanları Arakan'daki baskı, zulüm ve katliamlarından kaçan yaklaşık 1,5 milyon Müslüman, Bangladeş'in Cox's Bazar kentindeki kamplarda zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. Yaşadıkları korkunç olayları derinden hisseden Arakanlı Müslüman mülteciler, yeterli güvence sağlanmadan ülkelerine dönmek istemiyor. Myanmar ordusu ve Budist grupların saldırılarında yakınlarını kaybeden Rohingyalar, hafızalara kazınan dehşet verici katliamları ilk günkü gibi hatırlıyor. Birçoğu annesini, babasını, kardeşini, çocuğunu ya da eşini kaybeden Rohingyalar, acılarına rağmen huzurlu günlerin hayalini kuruyor. Anne ve babası Myanmar askerleri tarafından kurşuna dizilerek öldürülen, katliamdan kaçarak 1,5 yıl önce Cox's Bazar'daki Kutupalong Mülteci Kampı'na sığınan Zafer İslam, "Myanmarlı askerler evden çıkarken anne ve babamı silahla vurarak öldürdü. Saldırılarda biz kaçmak zorunda kaldık. Buraya kız kardeşim, eşim ve 3 çocuğumla birlikte geldim. O günleri unutmam mümkün değil, halen izlerini taşıyorum." dedi. Ruhlamin-Anuar Begom çifti de 2 çocuklarıya kampta hayata tutunmaya çalışıyorlar. Kampa ulaşabilmek çocuklarıyla bir hafta yürüdüklerini, ardından da Naf Nehri'nden yüzerek geçtiklerini anlatan Anuar Begom, Türkiye'deki hayırseverler tarafından bambudan yaptırılan evde kalıyor. Türkiye'nin yardımlarıyla ayakta durabildiklerini aktaran Begom, "Bizim için mücadele veren, bizi burada unutmayan ülke Türkiye'dir. Bunu Türkiye'den gelen insanların buradaki çalışmalarından, bizlere olan yaklaşımlarından anlıyoruz. İlk geldiğimiz günlerde başımızı sokabileceğimiz bir yerimiz yoktu. Türkiye'deki insanlar buraya gelip bizim için evler yaptırdı. Bu sayede barınabildiğimiz bir evimiz oldu. Destekleri için Türk insanına ve Türkiye'ye teşekkür ediyorum." diye konuştu. Kampa 6 çocuğu ve bir torunuyla bir hafta süren yürüyüşün ardından ulaşan 55 yaşındaki Amir Hüseyin ise "Arakan'dan 500-600 kişilik bir kafileyle yürüyerek buraya geldik. Türkiye'nin yaptırdığı evde oturuyoruz, Türkiye'den gelen yardımlarla karnımızı doyuruyoruz. Türkiye'den bizleri düşünen herkese dua ediyorum." değerlendirmesinde bulundu. 64 yaşındaki Muhammed Nur da eşi ve 4 kızıyla 12 gün süren yürüyüşün ardından kampa ulaştığını, hem Arakan'da hem de göç yolunda birçok akrabasının hayatını kaybettiğini söyledi. En fazla yardımın Türkiye'den gönderildiği kamplarda, yardımseverlerin de katkılarıyla kurum ve kuruluşlarca, on binlerce ev, hastane, mescit ve okul gibi sosyal yaşam alanları inşa edilirken, her mahalleye birçok su kuyusu açıldı. Kamplarda yaşam Rohingyalar, yaşanan zor günlere rağmen kamplarda gündelik yaşamlarına devam ediyor. Bazı yetişkinler kamp alanlarındaki işlerde görev alarak ekmek parası kazanıyor. Kamp alanında kazma kürekle yol kazan, inşaat malzemeleri taşıyan mülteciler, günlük yaklaşık 50-100 taka (6-12 lira) kazanç sağlıyor. Bazı mülteciler de şehir merkezinden getirdikleri gıda ürünlerini kamplarda satarak ticaret yapıyorlar. Türkiye'nin inşa ettiği okullarda eğitim gören çocuklar da bir yandan okuma-yazma öğrenip, dini eğitimler alırken, diğer yandan arkadaşlarıyla futbol oynayarak zaman geçiriyor. Kampta takım kuran gençler, zaman zaman futbol müsabakalarında karşı karşıya geliyor.

Haberler
16 Ocak 2019 - 14:33
'Arakanlı Müslümanlara sistematik şiddet devam ediyor'

'Arakanlı Müslümanlara sistematik şiddet devam ediyor'

"National Herald" gazetesinde yer alan habere göre, Gilmour, Bangladeş'in Cox's Bazar kentinde Arakanlı Müslümanların kaldığı kampları ziyaret etti. Arakan'da şiddet olaylarının yeniden başladığı 25 Ağustos'tan bu yana en az 700 bin Arakanlı Müslüman'ın Bangladeş'e kaçtığını belirten Gilmour, "Arakan'da Müslümanlara yönelik etnik temizlik devam ediyor." tespitinde bulundu. Arakan'da şiddet olaylarının azalmasına rağmen, cinayet, tecavüz, işkence, adam kaçırma ve açlığın devam ettiğine dikkati çeken Gilmour, "Arakanlı Müslümanlara karşı yaygın ve sistematik şiddetin devam ettiği görülüyor." diye konuştu. Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında Arakanlı Müslümanların topraklarına dönmesi için imzalanan anlaşmaya da değinen Gilmour, Arakanlı Müslümanlara yönelik zulüm devam ederken Myanmar hükümetinin nasıl bu insanların geri dönüşü için hazır olduğunu açıkladığını sorgulayarak, "Şu anki koşullar altında Arakanlı Müslümanların evlerine güvenli, onurlu ve kalıcı bir şekilde geri dönmeleri tabii ki imkansızdır." ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Genel Sekreter Yardımcısı Andrew Gilmour - Arakanlı Müslümanlar krizi BM'nin açıkladığı son verilere göre, geçen yıl 25 Ağustos'tan bu yana Myanmar'daki şiddetten kaçan 688 bin Arakanlı Müslüman Bangladeş'e sığındı. Arakan'da 1970'lerde yaklaşık 2 milyon Müslüman'ın yaşadığı tahmin edilirken sistematik saldırılardan kaçış nedeniyle bu sayı 300 binin altına geriledi. Uluslararası insan hakları kuruluşlarının yayınladığı uydu görüntülerine göre, bölgede Müslümanlara ait 350'den fazla köy yakıldı. Arakanlı Müslümanların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri, 23 Kasım 2017'de anlaşma imzalamıştı. Anlaşmaya göre, Myanmar'a dönmek isteyenler, Bangladeş'e geçmeden önce Myanmar'da yaşadıklarına dair belge sunmak zorunda ancak 1982'de vatandaşlık hakları ellerinden alınan Arakanlı Müslümanların Myanmar'da kayıtlarının bulunmaması ciddi sorunlara neden oluyor. Anlaşmada, Bangladeş'e geçen Arakanlı Müslümanlara bu ülkede BM tarafından verilen belgelerin de Myanmar hükümetinin "onay" sürecinden geçmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca anlaşmanın imzalanmasından itibaren 2 ay içinde Arakanlı Müslümanların topraklarına dönüşünün başlaması gerekiyordu ancak Arakanlı Müslümanların eve dönüş sürecinin ertelendiği duyuruldu ve bugüne kadar herhangi bir somut adım atılmadı.

Haberler
06 Mart 2018 - 10:21
Arakan'da Müslümanlara ait evler yakılmaya devam ediliyor

Arakan'da Müslümanlara ait evler yakılmaya devam ediliyor

Arakanlı Müslümanların evlerine geri dönüş sürecine dair çelişkili açıklamaların yapıldığı bugünlerde Arakan'da Müslümanlara ait evlerin yakılmaya devam edildiği ortaya çıktı. AA muhabirinin güvenilir kaynaklardan edindiği bilgiye göre, Arakan'da Müslümanlara yönelik şiddet olayları sona ermedi. Kaynaklar, bölgedeki şiddet olaylarının başladığı yer olan ve Müslümanların yoğunlukla yaşadığı Maungdaw'daki bazı köylerde evlerin ateşe verilmesine devam edildiğini bildirdi. Arakanlı Müslümanların eve dönüş bilmecesi Bangladeş yönetimi, Arakanlı Müslümanların topraklarına dönüşü için sık sık çağrılarda bulunuyordu. Bu kapsamda, Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında 23 Kasım'da bir anlaşma imzalanmıştı. Anlaşmaya göre, Myanmar'a dönmek isteyenler, Bangladeş'e geçmeden önce Myanmar'da yaşadıklarına dair belge sunmak zorunda olsalar da 1982'de vatandaşlık hakları ellerinden alınan Arakanlı Müslümanların Myanmar'da kayıtlarının bulunmaması ciddi sorun oluşturuyor. Anlaşmada, Bangladeş'e geçen Arakanlı Müslümanlara bu ülkede verilen belgelerin de Myanmar hükümetinin "onay" sürecinden geçmesi gerektiği belirtiliyor. Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik BM'nin açıkladığı son verilere göre, geçen yıl 25 Ağustos'tan bu yana Myanmar'daki şiddetten kaçan 655 bin Arakanlı Müslüman Bangladeş'e sığındı. Arakan'da 1970'lerde yaklaşık 2 milyon Müslüman'ın yaşadığı tahmin edilirken, sistematik saldırılardan kaçış nedeniyle bu sayı 350 binin altına geriledi.  Öte yandan uluslararası insan hakları kuruluşlarının yayınladığı uydu görüntülerine göre, bölgede Müslümanlara ait 350'den fazla köy yakıldı. 

Haberler
23 Ocak 2018 - 23:14
Arakanlı Müslümanlara yapılan muameleye 'Apartheid' benzetmesi

Arakanlı Müslümanlara yapılan muameleye 'Apartheid' benzetmesi

Örgütün, iki yıl boyunca yapılan görüşmeleri ve toplanan kanıtları bir araya getirdiği yeni raporunda, Rohingyaların Myanmar'da nasıl yaşadıkları detaylarıyla anlatılıyor ve "devlet destekli, insanlık dışı Apartheid'a (ırkçı ayrımcılık sistemi) varan kurumsallaşmış ayrımcılığa dayalı korkunç bir sisteme" maruz kaldıkları vurgulanıyor.  Evlerine geri gönenlerin neyle karşılaşacağı sorgulanıyor Raporda, ayrımcılığın özellikle son 5 yıldır kötüleştiğine dikkat çekilerek askeri operasyonlardan kaçanların eve geri döndüklerinde neyle karşı karşıya kalacakları sorgulanıyor.Myanmar yönetiminin, Rohingyalara vatandaşlık vermesi ve diğer haklarını teminat altına alması gerektiğine işaret edilen raporda, Arakan eyaletinde ekonomik kalkınmanın, ayrımcılığı daha ileriye taşımak için bir araç olarak kullanılmaması uyarısı yapılıyor. "Uluslararası toplum Arakan eyaletinde ne yaşandığı gerçeğiyle yüzleşmeli" Raporda değerlendirmelerine yer verilen örgüt yöneticilerinden Anna Neistat, "Uluslararası toplum, her gün görülen bu kabustan uyanmalı ve senelerdir Arakan eyaletinde ne yaşandığı gerçeğiyle yüzleşmeli." ifadesini kullandı. Neistat, uluslararası toplumun ve bağışçıların, katkılarının bu ihlallere iştirak etmekle sonuçlanmadığından emin olmaları gerektiğini de vurguladı. #n-208894# #n-208711#

Haberler
21 Kasım 2017 - 11:11
Tillerson: Arakanlı Müslümanlara uygulanan zulümden endişe duyuyoruz

Tillerson: Arakanlı Müslümanlara uygulanan zulümden endişe duyuyoruz

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Myanmar güvenlik güçlerinin Arakanlı Müslümanlara karşı uyguladığı zulümle ilgili "güvenilir raporlardan" derin endişe duyduklarını belirterek bölgedeki insani kriz için bağımsız bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu. Tillerson, bir günlük resmi ziyarette bulunduğu Myanmar'ın başkenti Nepido'da, Myanmar Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığından Sorumlu Devlet Bakanı Aung San Suu Çii ile görüştü. ABD Dışişleri Bakanı, düzenlenen ortak basın toplantısında Arakan'da yaşananlara ilişkin "Görüntüler tek kelimeyle korkunç." ifadesini kullandı. Myanmar güvenlik güçlerinin Arakanlı Müslümanlara karşı uyguladığı zulümle ilgili güvenilir raporlardan derin endişe duyduklarını vurgulayan Tillerson, 600 binden fazla Arakanlı Müslümanın Bangladeş'e göç etmesine neden olan insanlık krizine dair bağımsız bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini söyledi. Tillerson, Myanmar'a "geniş çaplı ekonomik yaptırım" uygulamanın doğru olmayacağını ifade ederek "Belirli kişilerin kabul edilemez olarak nitelediğimiz eylemlerden sorumlu olduğunu gösteren güvenilir bilgiye sahipsek bu kişilere yaptırım uygulamak daha uygun olur." değerlendirmesinde bulundu. Arakanlı Müslümanların uğradığı zulme tepki göstermediği için uluslararası toplumun eleştirilerine hedef olan Suu Çii, basın toplantısında Arakan'daki krize dair bakanlığının birkaç açıklama yayımladığını hatırlattı. Suu Çii, "Ben sessiz kalmadım. Yeterince ilgi çekici şeyler söylemediğimi kastediyor olmalılar." dedi. Tillerson, daha sonra Arakan'daki ordu operasyonlarının başında bulunan General Min Aung Hlaing ile de görüştü. Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik Myanmar ordusunun, silahlı militanlarla mücadeleyi öne sürerek Arakan'da sivillere düzenlediği saldırılarda, 25 Ağustos'tan bu yana binlerce Müslüman hayatını kaybetti. Myanmar yönetiminin bölgeye giriş çıkışlara izin vermemesi nedeniyle ölen sivil sayısı tam olarak tespit edilemiyor. Etnik temizliğe dönüşen saldırılarda 300'e yakın köy, ordu ve fanatik Budistler tarafından yok edilirken 600 binden fazla Arakanlı Müslüman dağlık bölgeler, nehir ya da deniz üzerinden Bangladeş'e kaçtı. On binlercesi de Bangladeş'e kaçmanın yolunu arıyor. Arakan'da 1970'lerde yaklaşık iki milyon Müslümanın yaşadığı tahmin edilirken sistematik saldırılardan kaçış nedeniyle bu rakam 350 binin altına geriledi.

Haberler
15 Kasım 2017 - 15:06
BM'den Arakanlı Müslümanlar çağrısı

BM'den Arakanlı Müslümanlar çağrısı

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Uluslararası Koruma Direktörü Volker Türk, Myanmar'da uğradıkları zulüm nedeniyle Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların, güvenli, gönüllü ve sürdürülebilir biçimde topraklarına dönmesini sağlama çağrısı yaptı. Bangladeş basınına göre Türk, Myanmar'a yaptığı ziyarette birçok üst düzey yetkiliyle görüştü. Türk, Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların Myanmar'a dönme hakkı olduğunu vurgulayarak, Myanmar hükümetini, bu kişilerin güvenli, gönüllü ve sürdürülebilir biçimde topraklarına dönmesini sağlamaya davet etti. Arakan'a insani yardımların ulaştırılmasının kısıtlandığına dikkati çeken Türk, muhtaç toplulukların bir an önce yardım alabilmesi için Arakan'a insani yardıma izin verilmesi gerektiğini belirtti. Türk, Myanmar hükümetine, Arakan'daki Müslümanlar ile eyaletteki tüm topluluklara güvenli ortamın sağlanması çağrısında bulundu. 20 bin Arakanlı Müslüman sınırdaki tarafsız bölgede Öte yandan Bangladeşli yetkililer, Myanmar-Bangladeş sınırındaki tarafsız bölgede bekleyen Arakanlı Müslüman sayısının 20 bini bulduğunu açıkladı. Bangladeş Sınır Muhafızları üst düzey yetkilisi İkbal Ahmed, Naf Nehri üzerinden dün gece Myanmar'dan Bangladeş'e ulaşan çoğunluğu kadın ve çocuk 3 bin Arakanlı Müslüman'ın tarafsız bölge Anjumanpara'ya geldiğini belirtti. Ahmed, 17 bin Arakanlı Müslüman'ın da Medi tarafsız bölgesinde bekleyişini sürdürdüğünü kaydetti. Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik Myanmar ordusunun, silahlı militanlarla mücadeleyi öne sürerek Arakan'da sivillere düzenlediği saldırılarda, 25 Ağustos'tan bu yana binlerce Müslüman hayatını kaybetti. Myanmar yönetiminin bölgeye giriş çıkışlara izin vermemesi nedeniyle ölen sivil sayısı tam olarak tespit edilemiyor. Etnik temizliğe dönüşen saldırılarda 300'e yakın köy, ordu ve fanatik Budistler tarafından yok edilirken, 600 binden fazla Arakanlı Müslüman dağlık bölgeler, nehir ya da deniz üzerinden Bangladeş'e kaçtı. On binlercesi de Bangladeş'e kaçmanın yolunu arıyor. Arakan'da 1970'lerde yaklaşık iki milyon Müslümanın yaşadığı tahmin edilirken, sistematik saldırılardan kaçış nedeniyle bu rakam 200 binin altına geriledi.

Haberler
02 Kasım 2017 - 18:22
Arakanlı Müslümanların dramı devam ediyor

Arakanlı Müslümanların dramı devam ediyor

Myanmar ordusu, 25 Ağustos'ta Müslümanların yoğun olduğu Maungdaw kentindeki karakollara düzenlenen eş zamanlı saldırıları bahane ederek Müslüman azınlığın yaşadığı yerleri yakıp yıkmaya ve sivillere yönelik katliama girişti. Canlarını kurtarmak için Bangladeş'e göç yoluna düşen Arakanlı Müslümanlar, bu ülkeye geçmek için dağlık bölgeler, Naf Nehri ya da deniz üzerinden zorlu ve tehlikeli yolculuk yapıyor. Birleşmiş Milletlerden (BM) yapılan son açıklamada 25 Ağustos'tan bu yana Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların sayısının 600 bini geçtiği kaydedildi. BM, on binlerce sivilin de göç yolunda olduğuna işaret ediyor. Ordu ve fanatik Budistler, Arakanlı Müslümanlara ait köyleri de ateşe veriyor. Uluslararası insan hakları örgütlerinin uydulardan aldığı görüntülerde, Arakan'da Müslümanlara ait köylerden 300'e yakınının yakılarak yok edildiği tespit edildi. Bangladeş Dışişleri Bakanı Hasan Mahmud Ali, 10 Eylül'de Myanmar'ın Arakan eyaletinde en az 3 bin Arakanlı Müslüman'ın öldürüldüğünü açıkladı. Myanmar yönetiminin bölgeye giriş çıkışlara izin vermemesi nedeniyle ölen sivillerin sayısı tam olarak tespit edilemiyor. Arakan'dan günlerce aç karnına, yollarda buldukları kirli suları içerek Bangladeş'e kadar yürüyen Arakanlı Müslümanlar hasta ve bitkin halde sınıra ulaşıyor. Bangladeş'in Cox's Bazar kentinde bulunan kampların koşullarının yetersizliği ve yeni gelenlerin de eklenmesiyle kamplardaki durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor. "Myanmar ordusu, genç ve eğitimli Arakanlı Müslümanları hedef alıyor" Arakan Rohingya Konseyi (ERC) Başkanı Dr. Hla Kyaw, Arakanlı Müslümanların son durumuna ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Kyaw, Bangladeş'e geçemeyen Arakanlı Müslümanların, Myanmar'da tehdit altında olduğuna dikkati çekerek, "Arakan'da Müslümanların keyfi tutuklanması söz konusu. Myanmar ordusu genç ve eğitimli Arakanlı Müslümanları hedef alıyor." dedi. Kyaw, Bangladeş hükümetinin Arakanlı Müslümanları Thengar Char adlı adaya yerleştirme planı hakkında da "Bu doğru bir adım değil. Bangladeş hükümetinin bunu yapmayacağını düşünüyorum çünkü ada insan yaşamına uygun bir ortam sunmuyor." diye konuştu. "Kendi topraklarında kendilerine yaşam alanı oluşturabilirler" Arakan Rohingya Birliği (ARU) Genel Direktörü Dr. Wakar Uddin, Arakanlı Müslümanların kendi topraklarına geri dönmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bangladeş'e geçen Arakanlı Müslümanların, Myanmar'da kendi toprakları var. Evleri yakılmış olsa dahi araziler duruyor. Bu insanlar kendi topraklarına geri döndürülmeli." değerlendirmesinde bulundu. 

Haberler
25 Ekim 2017 - 11:45
Bangladeş sınırında yaşam mücadelesi veriyorlar

Bangladeş sınırında yaşam mücadelesi veriyorlar

Myanmar'da ordu ve fanatik Budistlerin zulmünden kaçan Arakanlı Müslümanlar, Bangladeş sınırında açlık ve susuzluğun neden olduğu hastalıkların pençesinde yaşam mücadelesi veriyor. Avrupa Rohingya Konseyinden (ERC) yapılan açıklamada, Arakan'a bağlı Naikong Diya kıyısında yaklaşık 3 bin kişinin günlerdir aç şekilde Bangladeş'e geçmeye çalıştığı belirtildi. Yeterli paraları olmayan Arakanlı Müslümanların kendilerini komşu ülkeye geçirecek teknelere ücret ödeyemedikleri için sınır bölgesinde sıkışıp kaldığı ifade edilen açıklamada, çocukların temiz içme suyuna erişimi olmadığından ishale yakalandığı kaydedildi. Hamilelerin hijyenik koşullardan yoksun şekilde sınır bölgesinde doğum yaptığına dikkat çekilen açıklamada, hastalananların sayısının da günden güne arttığı uyarısı yapıldı. Sosyal medyada yayımlanan bir görüntüde Arakanlı Müslümanların Bangladeş sınırındaki çaresiz bekleyişleri gözler önüne serildi. Videoda konuşan Arakanlı Müslüman erkek, "Myanmar'ın zulmü bizi evsiz bıraktı. Çocuklarımız hayatını kaybediyor. Bangladeş'teki ve tüm dünyadaki Müslüman kardeşlerimize sesleniyorum. Allah rızası için bize yardım edin." dedi. Bulundukları bölgeden başka bir yere hareket edemediklerini ve yemek yiyemediklerini ifade eden Arakanlı Müslüman, deniz suyu içtiklerini ve bu suyun da hastalanmalarına neden olduğunu söyledi. Bangladeş'e geçmeyi başaranlar da ciddi hastalıklarla karşı karşıya Bu arada Bangladeş basınının sağlık yetkililerine dayandırdığı haberlere göre, Arakan'dan Bangladeş'e geçen Arakanlı Müslümanlardan 18 bin 523 hamile ve 42 bin 541 çocuk ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. Çocuk bekleyen 18 bin 523 kadının, hijyenik ortamın bulunmaması, Myanmar'dan kaçarken geçtikleri dağlık alanlardaki düzensiz hareketleri, düzenli gıda ve bakımın olmaması nedeniyle sağlık sorunu yaşadığını belirten yetkililer, hamile Arakanlı Müslümanlardan 441 kadarının durumunun ciddi olduğunu kaydetti. Sağlık yetkilileri, Bangladeş'teki derme çatma kamplarda kalan yaklaşık 42 bin 541 Arakanlı Müslüman çocuğun sağlığının da yetersiz beslenme nedeniyle ileri derecede tehdit altında olduğuna dikkati çekti. Arakanlı Müslümanlara yönelik etnik temizlik Myanmar ordusunun, silahlı militanlarla mücadele gerekçesiyle Arakan'da sivillere düzenlediği saldırılarda 25 Ağustos'tan bu yana binlerce Müslüman hayatını kaybetti. Bölgeye giriş çıkışlara izin verilmemesi nedeniyle ölen sivil sayısı tam olarak tespit edilemiyor. Son saldırılarda 200'den fazla köy, ordu ve fanatik Budistler tarafından yok edildi. Myanmar'da 1970'lerden bu yana sistematik saldırılarla etnik temizliğe maruz kalan yaklaşık 2 milyon Arakanlı Müslüman'ın yüzde 84'ü çevre ülkelere sığındı.

Haberler
08 Ekim 2017 - 17:16
Arakanlı Müslümanları taşıyan tekne alabora oldu

Arakanlı Müslümanları taşıyan tekne alabora oldu

Myanmar'ın Arakan eyaletinde ordu ve fanatik Budistlerin saldırılarından kaçan Arakanlı Müslümanları taşıyan teknenin alabora olması sonucu hayatını kaybeden 16 Müslüman'ın cansız bedenine ulaşıldı. Bangladeş basınında yer alan habere göre, Emniyet Yetkilisi Abul Khayer yaptığı açıklamada, Arakan'dan Bangladeş'e geçmeye çalışan Müslümanları taşıyan teknenin Bengal Körfezi'nde alabora olduğunu bildirdi. Hem denizdeki dalgalanmalar hem de kapasitesinin üzerinde insan taşıdığı için batan teknedeki 16 kişinin cansız bedenine Inani Kumsalı'nda ulaşıldığını aktaran Khayer, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü kaydetti. Cesedine ulaşılan Arakanlı Müslümanların çoğunun çocuk olduğunu söyleyen yetkililer, teknedeki 2'si kadın 4 Arakanlı Müslüman'ın da sağ kurtarıldığını ve hastaneye sevk edildiğini belirtti. Bu arada Uluslararası Göç Örgütü de sosyal medyadan yaptığı açıklamada, teknede 130 Arakanlı Müslüman'ın bulunduğunu duyurdu. Myanmar ordusunun, silahlı militanlarla mücadele gerekçesiyle Arakan'da sivillere düzenlediği saldırılarda 25 Ağustos'tan bu yana binlerce Müslüman hayatını kaybetti. Bölgeye giriş çıkışlara izin verilmemesi nedeniyle ölen sivil sayısı tam olarak tespit edilemiyor. Son saldırılarda 200'den fazla köy, ordu ve fanatik Budistler tarafından yok edildi. Myanmar'da 1970'lerden bu yana sistematik saldırılarla etnik temizliğe maruz kalan yaklaşık 2 milyon Arakanlı Müslüman'ın yüzde 80'i çevre ülkelere sığındı. Halihazırda Myanmar'da kalan 300 bin civarındaki Arakanlı Müslüman'ın on binlercesi de Bangladeş'e kaçmaya çalışıyor.

Haberler
28 Eylül 2017 - 19:26
Arakanlı sığınmacılar için tehlikeli plan

Arakanlı sığınmacılar için tehlikeli plan

Rakhine eyaletinde 25 Ağustos'ta Myanmar ordusunun Rohingya köylerine saldırmaya başlamasından beri 270 bin civarında kişi Bangladeş'e sığındı. Bangladeş hükümeti, bu mülteci yükünü nasıl kaldıracağını düşünerek alternatif yerleşim planları yapıyor. Yoğun göç karşısında Bangladeş hükümeti çok eleştirilen bir planı devreye sokarak, binlerce kişiyi Bangladeş'in alçak delta ovaları bölgesinde yer alan Thengar Char adasına yerleştirmeye hazırlanıyor. Üzerinde kimsenin yaşamadığı ve güvenliliği şüpheli olan ada, bölgedeki tayfun ve fırtınalar karşısında en çok risk taşıyan bölge. ADA TAMAMEN SU ALTINDA KALABİLİR Yakınlardaki bazı adalarda gelgit genişliği 6 metreyi buluyor. Bangladeş Toprak Bakanlığı'na bağlı Çevre Uzmanı Golam Mahabub Sarwar, bu durumda gelgitin yükseldiği dönemde kopacak bir tayfunun, adayı tamamen suyla kaplaması anlamına geldiğini belirtiliyor. Kasırga ve fırtına olmadığı zamanlarda bile, Muson döneminde bu kıyılara çok yoğun yağmur yağıyor. Yağışlar her yıl Haziran'dan Ekim'e kadar devam ediyor ve hava akımlarındaki değişimlerle birlikte daha fazla nemli havayı adaya doğru çekiyor. En yakın yerleşim yerinden tekneyle iki saat uzaklıkta olan Thengar Char adasında hiçbir bina, elektrik, su vs. şebekesi bulunmuyor ve telefon çekmiyor. Denizin sakin olduğu zamanlarda korsanlar bu bölgede dolaşıp fidye için kaçırmak üzere balıkçı avına çıkıyor. Araştırmacı Jeolog ve Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu Inovasyon Merkezi Jonathan Stock'a göre, uydu fotoğraflarında da adanın zaman zaman tamamen su altında kaldığı görülüyor ve adanın yüzeyinde gelgit nedeniyle oluşmuş su olukları bulunuyor.

Haberler
12 Eylül 2017 - 00:24
Türkiye'nin Arakanlı Müslümanlara yardımları sürüyor

Türkiye'nin Arakanlı Müslümanlara yardımları sürüyor

Türkiye'nin Myanmar'daki şiddet olaylarının mağduru Arakanlı Müslümanlar için temin ettiği insani yardımın dağıtımı devam ederken, bir taraftan da yeni yardım projeleri hazırlanıyor. Myanmar'da ordunun operasyonları ve Budist milliyetçilerin saldırılarından kaçarak Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların sayısı her geçen gün artıyor. Birleşmiş Milletler (BM), son olarak Myanmar'dan sınırı geçerek Bangladeş'e gelenlerin sayısının 270 bini bulduğunu açıkladı. Mağdur Arakanlı Müslümanların sayısının artışı ve bölgedeki çok zor şartlar, acil yardım ihtiyacını artırıyor. Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın Bangladeş'in Cox’s Bazar kenti yakınlarındaki sığınmacı kampını ziyaretinden sonra Türk kuruluşları da çalışmalarına hız verdi. Türkiye'nin insani yardımlarının önemli bir kısmını temin eden Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), başta gıda maddeleri olmak üzere yardımların dağıtımını sürdürüyor. TİKA yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Myanmar içinde kalanlar için temin edilen bin tonluk yardımın dağıtımına devam ediliyor. Son iki günde TİKA'nın Myanmar'daki görevlileri bin tonluk yardımın 500 tonluk kısmının dağıtımı için çalışmalar yaptı. Ancak Myanmar'dan gelen bilgilere göre, ordunun devam eden operasyonları nedeniyle dağıtımda zaman zaman aksamalar oluyor. Operasyonlardan kaçan Arakanlı Müslümanların Bangladeş'e zorlu yolculuğu da devam ediyor. Günlerce ormanlık arazilerden yürüyerek Bangladeş sınırına gelenler, sınırı geçerek kamplara ulaşıyor. Burada derme çatma barınaklar yapan Arakanlı Müslümanlar, en temel ihtiyaçlara bile ulaşamadıkları için acil yardım bekliyor. Bu nedenle TİKA Bangladeş'teki Kutupalong kampında kalanlara dağıtılması amacıyla büyük çoğunluğu gıda maddelerinden oluşan acil yardım paketleri temin etti. İlk etapta birkaç kamyon dolusu gıda maddesi ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Ayrıca, Cox's Bazar'da 10 kamyon dolusu toplam 55 tonluk yardım Bangladeş makamlarının iş birliği içinde dağıtılacak. TİKA ile Bangladeş hükümetinin çalışmalarıyla düzenli dağıtımın da en kısa sürede sağlanması hedefleniyor. Bunun yanı sıra bölgede acil sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyuluyor. Hem operasyonlarda ve saldırılarda yaralananlar hem de çeşitli hastalıklar nedeniyle tedavi ihtiyacı bulunan kişilerin acil tıbbi yardım alması gerekiyor. TİKA, bu sağlık hizmetinde kullanılması için bir de ambulans temin etti. Bu ambulans da ilgili makamlara teslim edildi. Bangladeşli yerel makamlar, ulaşan yardımların dağıtımında sıkıntı çıkmaması için Arakanlı Müslümanların kaldığı kampların yakınlarında dağıtım depoları oluşturulması gerekliliğini vurguluyor. Depoların olmaması dağıtımın çok zor yapılmasına, bazen de yapılamamasına sebep oluyor. Yerel yetkililerin bu ihtiyacı paylaşması üzerine TİKA, kamplara yakın noktalarda modern anlamda dağıtım deposu kurulması için planlama yapıyor. TİKA, bütün bunların dışında Arakanlı Müslümanlar için ayrı bir paket oluşturma çalışmaları yürütüyor. AA muhabirine bilgi veren TİKA yetkilileri, bu paketin 2 milyon dolarlık yardım içereceğini söyledi. Bu pakette de ağırlığı gıda maddeleri bulunacak. TİKA’nın temin ettiği yardımlardan, son iki haftada Bangladeş’e sığınmak zorunda kalan Arakanlı Müslümanlardan ilk etapta en az 50 bininin faydalanması bekleniyor.

Haberler
09 Eylül 2017 - 15:09