16˚
İstanbul
16˚
kapalı
Nem %57
Rüzgar 7.26 /s
Cuma
20˚/12˚
Cumartesi
23˚/13˚
Pazar
23˚/16˚
Pazartesi
20˚/16˚
19 Mayıs 2022 Perşembe
Sonuç
Sigara Paketinde Neden 20 Adet Sigara Var? Sizce Bu Tesadüf mü?

Sigara Paketinde Neden 20 Adet Sigara Var? Sizce Bu Tesadüf mü?

İnsan sağlığına en büyük zararı hiç kuşkusuz sigara veriyor. Hatta ülkemizde kapalı tüm mekân ve alanlarda sigaranın yasaklanması, diyanet işlerinin sigara için “haram” diye fetva vermesi, sigarayı tüm kötülüklerin anası gibi görülmesi gibi konular sigara tüketiminin azalmasına nasıl katkı sağladı tam olarak bilemiyoruz. Ancak bunlara ilaveten yapılan başka bir araştırmaya göre insanların sigarayı bırakmaması için bir sigara paketine konulan 20 adet sigaranın sayının bile tesadüfü olmadığını gözler önüne seriyor… Peki, bu nasıl oluyor? Bilim insanları yaptıkları araştırmada bir tiryakinin 45 dakikada bir dal sigara içtiğini gözlemliyor. Yani bir bağımlı 24 saatin, 16 saatlik dilimini uyanık olarak geçiriyor. İşte bu zaman zarfında bir tiryaki uyanık kaldığı süre içinde 20 dal sigaraya ihtiyaç duyuyor. Bir sigara bağımlısının nikotin reseptörlerinin tekrar duyarlı hale gelmesi için ne kadar zaman geçmesi gerekiyor? İşte bu sorunun cevabına bilim insanları 45 dakika diyor. Yani duruma bakıldığında 1 paket sigara kullanan kişi ortalama 16 saat uyanık kalıyorsa 45 dakikada bir sigara kullanıyor ve toplamda tükettiği sigara sayısı ise 20 adet oluyor. Evet aslında sigara paketlerine 20 adet sigara konulmasının asıl nedeni her sigaranın bir uyarıcı görevi görmesi… Bu şekilde sigara tiryakisi beynindeki nikotin reseptörlerini gün boyunca sürekli nikotine doymuş ve duyarsızlaşmış hale getirerek sigara isteği yaşamıyor. Fakat kronik sigara kullanımı devam ettikçe beyindeki nikotin reseptör sayısında artış oluyor ve sigara kullanıcısı aşerme yaşamamak için doz arttırma ihtiyacı duyuyor. Dünya insan popülasyonunun %20’sinin sigara içicisi olduğu istatiksel olarak biliniyor. Herhangi bir psikiyatrik hastalığa sahip olanların sigara kullanımı ve bağımlılığı ise daha yüksek seviyelerde. Sigara tiryakiliği psikiyatrik hastalığı olan insan topluluklarında %50’lere kadar çıkabiliyor. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite, şizofreni ve bipolar bozukluk tanısı alan hastalarda ise sigara kullanımı yüzde 85 oranlarına kadar çıkıyor. Psikiyatrik hastalık tanısı konulmuş kişilerde sigara kullanımı ve bağımlılığının genel topluma göre yüksek olduğu gün gibi ortada iken psikiyatri polikliniklerine başvuran hastalarda sigara kullanımı nedendir bilmiyoruz ama kayıt altına da alınmıyor. Oysa sigara kullanıcılarının sadece %10’u sigarayı bırakmak için tedavi önerisi alıyorlar. Bu oranın bu kadar düşük olmasının tıp ve psikiyatri alanlarında sigara kullanımının göreceli olarak ihmal edilmesine neden olabileceği ise bir gerçek… Tüm dünyada nikotin bağımlılığının tedavisi için psikoterapi ve psikofarmakolojik yöntemler etkin bir şekilde uygulanıyor. Nikotin bağımlılığının tedavisinde etkili olduğu gösterilen psikofarmakolojik ajanların başında nikotinin kendisi var, nikotin sakızı, nazal sprey ya da cilde yapıştırılan nikotin bantları mevcuttur. Nikotin bağımlılığının tedavisinde kullanılan ve kısmen etkili olduğu gösterilen diğer farmakolojik ajanlara bupropion, antidepresan ilaçlar ve bir opiat antagonisti olan naltrekson gösterilebilir. Sağlıklı günler diliyoruz…

Haberler
22 Nisan 2021 - 15:45
Tarihi binalara defineciler dadandı

Tarihi binalara defineciler dadandı

Yukarı Zaferiye Mahallesi Çukur Çeşme Sokak üzerinde bulunan taş binada geçtiğimiz akşam saatlerinde bilinmeyen bir sebeple yangın çıktı. 1820’li yıllardan kaldığı düşünülen ve Anıtlar Kurulunca koruma altına alınan tek katlı taş binada çıkan yangının ardından bir tarih adeta kül oldu. İtfaiye Müdürlüğü ekiplerinin yaklaşık 1 saate yangını kontrol aldığı binada artık geriye bir yıkık bir yapı kaldı. Gelen giden belli değil Keşan’ın en eski mahallelerinden biri olan ve Rum mahallesi olarak da bilinen bölgedeki evlerin hurdacılardan definecilere, fuhuş yapmak ve uyuşturucu kullanmak için gelenlere kadar çok farklı niyetli insanların meskeni haline geldiğini belirten vatandaşlar, “Delinin biri kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramıyor. Define arama niyetinde olan kişiler geldi önce buraya, hurdacılar geldi sonra. Camlarında bulunan demir parmaklıklar vardı, onları aldılar. En sonunda da madde bağımlıları geldi, çok farklı niyetli olan insanlar da geldi. Geçtiğimiz akşam 2 kız 5 erkek girmeye çalıştı. Ben fark ettim, ne amaçla geldiklerini sordum, kaçıp gittiler. Büyük ihtimaller yakıldı burası, çünkü elektriği yok bir şeyi yok, kendi kendine de çıkmaz yangın. Yüklük dolabından çıkarılan eşyalardan başlamış yangın. Sonrasında çatıya da sıçrayarak bütün evi sarmış” dedi. “Kimse bir şey yapamıyor” Anıtlar Kurulu tarafından koruma altında olması sebebiyle, üzerlerinde herhangi bir uygulama yapılamasından dolayı mağduriyetler oluştuğunu söyleyen vatandaşlar, “Anıtlar Kurulu tarafından tescillenip koruma altına alındığı için, Belediye de buraya müdahale edemiyor, mal sahipleri de müdahale edemiyor. Çivi çakılması yasak” diyerek, konuya bir an önce çözüm istedi.

Haberler
29 Ocak 2021 - 12:07
Aile Sorunları Bağımlı Yapıyor / Madde Bağımlılığı Ailelere Öneriler

Aile Sorunları Bağımlı Yapıyor / Madde Bağımlılığı Ailelere Öneriler

Türkiye’de alkol ve madde bağımlılığının her geçen gün artış gösterdiği günümüzde, sorunların çözümü için eğitimin en öncelikli konular arasında yer alması gerektiği bildirildi. Aile Araştırma Kurumu’nun, Alkol ve Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi’ne (AMATEM) başvuran bağımlılarla yaptığı araştırmaya göre, bağımlıların yüzde 52’sini evliler oluşturuyor. Bağımlılıkta en önemli etkenlerin başında yüzde 68’lik oranla ailevi sorunlar geliyor. Bağımlıların yüzde 74.2’si arkadaşının etkisiyle madde kullanımına başladığını söylüyor. Araştırmada, bağımlılıkla eğitim arasında da yakın ilişki tespit edildi. Bağımlıların yüzde yüzde 71’ini ilköğretim okulu, yüzde 21.7’sini lise, yüzde 7.2’sini ise üniversite mezunları oluşturuyor. Araştırmaya göre, bağımlıların yüzde 82’si isteseler de madde kullanımını bırakmayacaklarını düşünüyorlar. Bağımlı ailelerinin yüzde 80.6’sı da aynı görüşü benimsiyor. Bağımlıların ancak yüzde 17’si ile ailelerinin yüzde 19.4’ü bağımlılıktan vazgeçilebileceğini düşünüyor. Araştırmada, madde kullanmaya başlama yaşının 17-19 arasında olduğu, ailelerinin bu durumu farketmelerinin ise 2-3 yıl arasında değiştiği tespit edildi. Uyuşturucu bağımlılığı bölgeler arasında da farklık gösteriyor. Güney, Güneydoğu ve Marmara bölgelerinde uyuşturucu kullanımı diğer bölgelere oranla daha yaygın. Özellikle sosyo-ekonomik düzeyi yüksek kadınlar arasında alkol ve kokain kullanımının giderek yaygınlaştığı gözleniyor. Kullanılan maddeler arasında ilk sırayı da yüzde 73 ile eroin alıyor. Bunu yüzde 16 ile uçucular, yüzde 7 ile esrar izliyor. Yüzde 4’ünü ise alkol gibi bağımlılık yapan diğer maddeler oluşturuyor. Bağımlılık Nedir? “Bağımlılık nedir? Nasıl bir hastalıktır? Bağımlılıkta iyileşme nasıl olur?” gibi konularım konuşulduğu bir oturumdur. Maddeler ve Etkileri  Bağımlılık yapıcı maddeler ve etkileri hakkında bilgilendirme içeren bir oturumdur. Aileye Etkisi  “Aileler bu hastalığı nasıl yaşamaktadır. Aileleri nasıl etkilemektedir? Neler yapılabilir?” gibi konularım konuşulduğu bir oturumdur. Değişim Adımları  “Bağımlılık tedavisinde aileler nasıl davranmalı? Uygun yöntemler nelerdir?” gibi konularım konuşulduğu bir oturumdur. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın, uyuşturucu madde bağımlılığı ile ilgili kapsamlı raporunda ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı: Reçeteler, İçeriği bilinmeyen haplar, Birden ortaya çıkan paralar, Birden ortaya çıkan radyo veya fotoğraf makineleri gibi cihazlar (Bu cihazlar uyuşturuculara para sağlamak için çalınıp satılıyor), Para darlığı ve birden ortaya çıkan borçlar, Evin içerisinde kaybolan eşyalar (Bu eşyaların satışından para elde edilecektir), Uyuşturucu bağımlısı bu tür eşyaları genelde kendi ulaşabileceği yerlerde saklar denildi.  Diğer taraftan, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün raporunda anne ve babaların çocuklarıyla olan ilişkileriyle ilgili önerilerde: İlgi ve yeteneklerinin farkına varmasına yardım edin. Arkadaşlarını tanıyın. Çocuklarınızla arkadaş olun. Boş zamanlarını nasıl, nerede ve kimlerle geçirdiği konusunda bilgi sahibi olun. Aile içindeki sorunlarınızın çözümünde demokratik bir tutum izlemeye özen gösterin. Onu asla başkalarıyla kıyaslamayın. Başardığı işler ve gösterdiği ilerlemeyi, onun kapasitesine göre değerlendirin ve değer verdiğinizi gösterin. şeklinde sıralandı.   

Haberler
20 Ocak 2021 - 12:52
Oyun bağımlılığı yalnızlaştırıyor

Oyun bağımlılığı yalnızlaştırıyor

Teknolojinin her gün daha fazla gelişmesi ve internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bilgisayar ve oyun konsolu sektörü hızla büyüyor. Farklı temalar sunan ve fantastik dünyalar oluşturan oyunlar, ilerleyen teknolojiyle birlikte gittikçe gerçekçi bir hal alıyor. Her yaştan insan bilgisayar başında çok daha fazla zaman geçirmeye başlarken, sürükleyici hikâyeler ve belirlenen hedeflere ulaşma gibi etmenler adeta oyun oynama süresini artırmak için tasarlanıyor. Bilgisayar başında daha çok vakit geçirmeye başlayan gençler, neredeyse temel yaşam faaliyetlerinden olan yemek yemeyi bile unutur hale geliyor. Şiddet içeren oyunlar, özellikle ergenlik döneminde başlayan agresifleşme, yalnız hissetme, stres gibi duygu durumlarını tetikliyor. Ergenlik dönemindeki çocuklara aile tarafından yeterince denetim uygulanmadığında ya da aksine çok sıkı bir denetim uygulandığında ise istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabiliyor.  “Gerekirse uzmanlardan yardım alın”  Ergenlik döneminin çok hassas bir evre olduğunu aktaran Psikolog Melike Uluakay, bu evrede oyun bağımlılığının aile içi sorunlar doğurabildiğini aktardı. Bu noktada önemli rolün ailelere düştüğünü söyleyen Uluakay, “Teknolojinin artmasıyla zaten bizim özellikle internet kullanımından kaynaklı olarak sosyal medya ya da bilgisayar oyunları gibi şeylerin artık yaygınlığını kesemiyoruz. Ama bunu sadece kontrol altına alabileceğimiz bir durum da var. Burada birazcık daha ailelere görev düşüyor. Ailelerin daha fazla denetim, kontrol sağlayarak ilerlemesi gereken bir durum. Oyunlarını belki biraz daha eğitici oyunlar, strateji oyunları, kafa geliştirici oyunlar gibi biraz daha yararlı şekilde kullanmak gerekiyor teknolojiyi. Ergenlik dönemine geldiğimizde bu durumda biraz daha ergenliğin karmaşasını ve duygulanımını içinde yaşadığı için şöyle söyleyeyim; içinde volkan alevi var. Bu alev bir anda patlayabilir ve çocuk, kimliğini bulabilmesi için her şeyi denemek zorunda. Kendine uymayacak şeyi de denemesi gerekiyor ki kendine uymayacağını anlasın. Bu durumda da ailelerin ne çok fazla sıkmak ne de çok fazla bırakması gerekiyor. Tam arayı tutturmak eve çok zor ama gerekiyorsa bir şekilde destek alarak da yapabilirler. Çünkü ergenlik dönemi demek bizim her şeyimizin alevlendiği dönem demek. Bu noktada bence uzmanlardan, gerekli olan yerlerden ben yardım alınması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.  “Aile içi problemlere sebep oluyor”  Sınav stresinden kaçmak için oyun oynamaya başladığını ve daha sonra bağımlı hale geldiğini ifade eden 17 yaşındaki Bartu Kırımtaş, çok daha fazla stresli hale geldiğini söyledi. Oyunların insanları yalnızlaştırdığına değinen Kırımtaş, “Artık sokak hayatı diye bir şey kalmamaya başladı. Bizim dönemimizde ve sınav stresi, sınav kaygısından dolayı ve insanlar artık çevrimiçi vakit geçirdiğinden dolayı biz de böyle kendimizi oyun oynayarak tatmin ederek rahatlatmaya çalışıyoruz daha çok. Oyun oynarken kendimi bir şekilde kaptırıyorum. Çünkü oyunlar insanları nereden yakalayacaklarını çok iyi biliyorlar ve buna göre insanlar bu oyunları yapıyorlar. Ebeveynler çocuklarına gerekli nasıl oyun oynaması gerektiği konusunda bir şeyler öğretebilirse bence bu tarz sorunların aşılabileceğini düşünüyorum. Oyunlar kesinlikle insanları yalnızlaştırıyor. Ben eskiden bir bağımlıydım, bir bağımlı olarak söylüyorum artık sınavım geliyor vesaire kendimi bir şekilde oyunlardan koparmayı başardım ve dışarıda daha iyi bir hayat olduğunu gördüm. Kesinlikle oyunlar insanları yalnızlaştıran şeyler. Çıkın dışarı hayatı görün, insanlarla kafelere oturun. Oyun kendine çektiği zaman ondan kurtulmanız çok zor oluyor. Aile içi problemlere sebep oluyor, arkadaşlar arasında problemler, ben de bir zamanlar çektim, agresiflik olsun, sinir olsun, stres olsun ama oyunun benim hayatımın bir parçası olmadığını anladığımda sadece 1-2 saatliğine oynamaya geliyorum hafta sonları, onun dışında hiçbir şey yapmam. Benim için kafa boşaltma egzersizi daha çok” dedi. 

Haberler
10 Mart 2019 - 10:16
Gençleri teknoloji bağımlılığından kurtarıyorlar

Gençleri teknoloji bağımlılığından kurtarıyorlar

İki yıl önce Bursa İl Sağlık Müdürlüğünce açılan Kükürtlü Mahallesi'ndeki Sağlıklı Hayat Merkezi Teknoloji Bağımlılarıyla Mücadele Birimi'nde 4 psikolog, 2 sosyal çalışmacı, bir de çocuk gelişim uzmanı görev yapıyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğünün yürüttüğü "Adolesanlarda İnternet Bağımlılığı Projesi" kapsamında Osmangazi ilçesinde bulunan bir okulda 2 bin 100 öğrenci arasında anket çalışması yapan ekip, öğrencilerin yaklaşık 295'inin riskli olduğunu tespit etti. Daha sonra öğrencilerin aileleriyle görüşen Teknoloji Bağımlılığıyla Mücadele ekibi, şu anda yaklaşık 50 öğrenciyi, psiko sosyal destekle bağımlılıktan kurtarmaya çalışıyor.Çalışmalarını genişleten ekip, 13 bin öğrenciden yaklaşık 7 bini üzerinde araştırmalar yaptı. Bu öğrencilerden risk grubunda olduğu belirlenen 118 öğrenci daha psiko sosyal destek programlarına dahil edildi. Böylece mücadele birimince destek sağlanan teknoloji bağımlısı olduğu belirlenen öğrenci sayısı 168'e ulaştı.  "Gençlerimizin yüzde 15'inde teknoloji bağımlılığı olduğunu görüyoruz" Bursa İl Sağlık Müdürü Özcan Akan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, teknoloji bağımlılığının Türkiye için halk sağlığı sorunu haline geldiğini söyledi. Akan, teknoloji ve internet bağımlılığının gün geçtikçe daha da büyüdüğünü dile getirerek bu durumun özellikle gençlerde ciddi sorunlar oluşturduğunu belirtti. Türkiye'de her 100 öğrenciden 70'inin bilgisayarı olduğunu vurgulayan Akan, "Her 100 öğrenciden yaklaşık 25'inin kendisine ait cep telefonu var. Her 100 öğrenciden 50'sinin de internette gezindiğini görüyoruz. Yapılan çalışmalar neticesinde şu anda gençlerimizin yüzde 15'inde teknoloji bağımlılığı olduğunu görüyoruz. Bu, çok ciddi bir rakamdır, bunun üzerine gidilmesi gerekir." diye konuştu. Akan, teknolojinin amacına uygun kullanılması durumunda bir sorun oluşturmayacağını fakat 3 saatin üstündeki kullanımda bağımlılığın bir şekilde öne çıktığını ifade etti. Çocuklara küçük yaşta verilen cep telefonu ve tabletlerin bağımlılığa neden olabildiğini vurgulayan Akan, şöyle konuştu:"Ailelerimiz çocuklarına sahip çıksınlar, onlarla daha fazla birlikte zaman geçirsinler. Çocuklarımızı spora, sosyal aktivitelere daha fazla yönlendirsinler. Sabah kahvaltılarında ve akşam yemeklerinde birlikte olsunlar. Çocuklara 'Çok fazla oyun oynuyorsun.' demek yerine, onları çok daha fazla sosyal programlara teşvik etmelerini öneriyoruz. Eğer biz gençlerimize, çocuklarımıza sahip çıkmazsak önümüzdeki yıllarda bu sorun büyüyerek karşımıza çıkacaktır."  "Çocuklarımız sanal dünyayla gerçek dünyayı birbirine karıştırmaya başladı" Tedavi için gelen çocukların aileleriyle yaptıkları görüşmelerde, çocuklarının internette aşırı zaman geçirdiğini söylediklerini belirten Akan, bu durumun çocuklarda beslenme bozukluklarına da yol açtığını dile getirdi.Akan, çocukların eve kapandığını ifade ederek şunları söyledi:"İki gün önce gelen bir çocuğumuzun ailesiyle yaptığımız görüşmede çocuklarının 10 saati aşkın bir süreyi internetin başında vakit geçirdiğini öğrendik. Çocuklarını yakın bir spor salonuna yazdırmalarına rağmen özellikle gitmek istemiyormuş. Çocuklarımız sanal dünyayla gerçek dünyayı birbirine karıştırmaya başladılar, bu çok ciddi bir problem. Bunun sonucu bazı bozukluklara doğru gidiyor. O yüzden dikkat etmemiz gerekir." "Cep telefonu olan çocuklarda bağımlık oranı daha fazla" Kız çocuklarıyla erkek çocuklarının teknolojiye bağımlılık oranın birbirine yakın olduğunu, bu oranın yaklaşık yüzde 15 olduğunu tespit ettiklerini anlatan Akan, kızların daha çok sosyal medyada, erkeklerin de oyun oynayarak zaman geçirdiğini bildirdi. Akan, telefonun teknoloji bağımlılığında önemli bir etken olduğuna dikkati çekerek "Cep telefonu olan çocuklarda bağımlık oranı daha fazla. Cep telefonu olanlarda yüzde 15 bağımlılık söz konusuyken olmayanlarda ise bu oran yüzde 7 seviyesinde. Çocukların teknoloji bağımlılığının en önemli etkenlerinden biri de küçük yaşta annelerinin yemek yedirirken telefonla reklam veya video gibi şeyler izletmeleridir. Çocuk yaşta onları oyalamak için ellerine verilen telefonlar, tabletler bağımlılığa neden olan etkenlerin içinde yer alıyor." dedi.Gençlerin okul sorunları ve sınav kaygıları bulunduğunu dile getiren Akan, "Bu süreçleri profesyonel destek alarak aileleriyle birlikte çözmeleri gerekir. Yoksa bütün sorunu çocuğun çözmesini beklediğimiz zaman çocuklar bunun çaresini sosyal medyada gezinerek bulmaya çalışıyorlar, bu durum da bağımlılığın kapısını açmış oluyor." diye konuştu."Teknoloji Bağımlılığıyla Mücadele Birimi"nde yapılan çalışmalardan ve psiko sosyal görüşmelerden olumlu sonuçlar elde edildiğine işaret eden Akan, ailelerin çocuklarıyla iletişime geçme konusunda önemli bir yol katettiklerini vurguladı. Akan, teknoloji bağımlılığının sadece gençlerle ilgili bir sorun olmadığını, bundan sonraki çalışmaların erişkinlere yönelik yapılacağını kaydetti.

Haberler
08 Mart 2019 - 13:05
Uyuşturucu ve alkol bağımlılığından kurtulmayı başaran 14 savaşçı ünlü

Uyuşturucu ve alkol bağımlılığından kurtulmayı başaran 14 savaşçı ünlü

1- Angelina Jolie: Her türlü uyuşturucuyu denedi "Neredeyse her tür uyuşturucuyu denedim. Benim için gerçekten çok karanlık günlerdi" cümlesi,  Angelina Jolie'ye ait... O sadece uyuşturucu ve alkol bağımlılığından değil; anoreksiya ve depresyon illetinden de kurtulmayı bildi. 'Lara Craft' filminde rol almadan önce her şeyi arkasında bırakmıştı, tamamen 'temiz'di... Ve şöhret, bu filmden sonra çaldı kapısını. Bütün dünya onu tanıdı. Hayatı baştan ayağa değişti! Angelina etrafını sevdiği insanlarla kuşatarak, onlara kendini adayarak ve severek/sevilerek değiştirdi hayatını. 2- Robert Downey Jr.: 1 yıl boyunca klinikte yatarak tedavi gördü Oyunculuk geçmişi olan bir aileden gelen Robert Downey Jr'dan herkes çok şey bekliyordu. Büyüyünce karizmatik bir genç olacak, inanılmaz parlak bir geleceğe doğru yürüyecek, şöhret olacak, Oscar kazanacaktı... Ancak hiçbir şey beklendiği gibi olmadı. Robert ilk oyunculuk sınavında başarısız oldu ve bu başarısızlığın altından kalkamadı. Ailesini hayal kırıklığına uğratmanın verdiği vicdan azabıyla partilerden çıkmadı, her şeyi unutmak istedi. Ve uyuşturucuya başladı... O geceler birçok skandala yol açtı tabii...  Yapım şirketleriyle yaptığı irili ufaklı anlaşmalar iptal edildi, hakkında birçok tazminat davası açıldı. Robert Downey Jr. tam 16 ayı hapiste geçirdi ve devlet mecbur kıldığı için tedavi olmak zorunda kaldı. Neredeyse 1 yılının tamamını özel bir klinikte bağımlılık tedavisi görerek geçirdi. 'Iron Man' ile gelen şöhret Ve böylece uyuşturucuyu bıraktı... Robert'ın arkadaşları tedaviden sonra yeniden sinema dünyasına dönebilmesi için ona bazı küçük roller ayarladılar. Ardından eleştirmenler devreye girdi; bu küçük rollerde ne kadar harika bir oyunculuk sergilediğini yazdılar. Ve büyük şöhret, 'Iron Man' filminden sonra geldi... Artık Robert kendi anlaşmalarını kendi yapıyor, kendi koyduğu tazminat maddelerini kendi imzalatıyor yapımcılara...  3- Adele: O kadar sarhoş oldu ki, sahnede şarkı sözlerini unuttu Adele şöhret olduğu ilk günlerde sahne korkusu yaşıyordu. Sahneye çıkmadan önce rahatlamak için içmeye başladı. Bağımlılık yavaş yavaş sardı bedenini... 2009 yılında kendisini çok etkileyen bir deneyim yaşadı: Artık bu bağımlılık bütün vücudunu sarmış, beyin fonksiyonlarını etkilemeye başlamıştı. Konserden önce alkol yüzünden iyi uyuyamadığı için sesi de bozuluyordu. Ve hemen ertesi gün içkiyi bırakmaya karar verdi. Başarılı oldu. Şimdi sağlıklı bir hayat yaşıyor. 4- Anthony Hopkins: Oraya nasıl geldiğini hiçbir zaman hatırlayamadı 1964 yılında İngiltere'nin ünlü National Theatre'ında çalışmaya başlayan efsane aktör, aynı yıl alkol bağımlılığı yüzünden işinden kovuldu. "15 yıl boyunca ne bulduysam içtim" diye anlatıyor o günleri. Ve kovulmayı hak ettiğini düşünüyor. Bir sabah Hopkins, tamamen yabancı bir yerde, arabasının tekerliğinin yanında uyandı ve nasıl oraya geldiğini hiçbir zaman hatırlayamadı.  "Sarhoşken tekerliğin yanında uyuyakalmışım. Bir araba beni ezebilirdi veya eğer orada uyuyakalmayıp da araba kullanmaya yeltenseydim, ben bir başkasını ezebilirdim" diyor. O olaydan sonra alkolü tamamen sildi hayatından. "Alkol beni neredeyse öldürüyordu. Eğer bırakmasaydım şu an Meksika'da bir cadde ortasında yerlerde sürünüyor olabilirdim" diyor. Hopkins bugün 79 yaşında ve 41 yıldır ağzına içki sürmedi.  5- Drew Barrymore: 13 yaşındayken bağımlılığın pençesine düştü Çok küçük yaşlarda şöhreti yakalayan Drew Barrymore, henüz 13'ündeyken alkol bağımlılığının pençesine düştü. Yavaş yavaş büyük bir dönüşüm geçirdi. Güzel bir beyaz kuğudan, çirkin bir Hollywood ördeğine dönüştü. Sayısız skandala adı karıştıktan, sinir krizi nöbetlerinin ardı arkası kesilmemeye başladıktan, aşırı doz uyuşturucudan ölümden döndükten sonra; 8 ay boyunca kalacağı rehabilitasyon kliniğine yatmayı nihayet kabul etti. "Hayat bazen önünde diz çöktürür" Klinikten ayrıldıktan sonra anılarını anlattığı bir kitap yayınladı. Yaşından beklenmeyen derecede olgun, ciddi sözler içeriyordu bu kitap. Çok beğenildi, çok sattı. Sonradan part-time garsonluk, modellik gibi işler yaptı; çünkü Hollywood'un yolu artık ona kapalıydı. Ama yılmadı! Denemekten bıkmadı! Drew Barrymore bugün filmlerinin aranan yıldızı. Hatta bir yapım şirketi bile var! İki de kız çocuğu sahibi oldu; hayatını tamamen değiştirmeyi başardı. Bu olaylardan yıllar sonra bir gazeteci, "Bütün bu depresyondan kurtulmayı nasıl başardınız?" diye sorduğunda Drew şunları söyledi: "Hayat bazen önünde diz çöktürür. Ben de şöyle düşünürüm; diz çökmek dua etmek için ne kadar güzel bir pozisyon!" 6- Eminem: Artık sadece müziğe bağımlı Bir belgeselde, "Merhaba benim adım Marshall ve ben bir bağımlıyım" demişti Eminem. Bu sözü duyduktan birkaç yıl sonra, aşırı doz uyuşturucu kullandığı ve son dakikada hastaneye yetiştirilerek hayatının kurtarıldığını öğrendik. İki minik kızına duyduğu sevgi sayesinde hayata tutunabildi Eminem. Bugün şahane bir baba ve sadece müziğe bağımlı olarak yaşıyor... 7- Kristin Davis: Kokteyl sahnelerinde bile içmedi Ünlü oyuncunun öyle bir sahne korkusu vardı ki, rahatlamak için alkol kullanmaya başlamıştı. 25 yaşına geldiğinde çoktan bağımlı olmuştu bile! En yakın arkadaşı Kristin'in hayatını mahvetmesine seyirci kalamadı ve ona yardım etmeye karar verdi. Bağımlıların katılığı grup toplantılarına ve yoga derslerine götürmeye başladı Kristin'i. İşe yaradı da! O günden beri Kristin ağzına içki sürmüyor. Hatta ünlü dizi kokteyl sahnelerinde bile ağzına alkol sürmemiş.  "Alkol hayatımdan çıktıktan sonra daha iyi hissetmeye başladım ve bir daha işi şansa bırakmayacağım" diyor. 8- Daniel Radcliffe: Son Harry Potter filminin çekimine sarhoş gidiyordu Harry Potter filminin başarısından sonra Daniel'ın hayatı o kadar değişti ki, depresyona yenik düşmesi gayet normal... Serinin son filminin çekimlerine ise sık sık sarhoş geldiğini biliyoruz. 2015 yılında Daniel alkol bağımlısı olduğunu nihayet kabul etti: "Sarhoşken bambaşka bir insan oluyorum. Bazen sabah uyanınca yabancı bir evde olduğumu fark ediyorum ve oraya nasıl geldiğim hakkında hiçbir fikrim olmuyor. Bir sorun yaşadığımda sürekli içkiye yöneliyordum. Sonra bir gün 5 saat süren bir yürüyüşe çıktım. Bu süre boyunca kesinlikle içki içme ihtiyacı duymadım. O gün anladım ki sadece yürüyerek ve spor yaparak içki içmeyi bırakabilirim. Artık her gün yürüyorum, spor yapıyorum ve kesinlikle içki içmiyorum." 9- Samuel L. Jackson: Eşi ve kızı sayesinde kurtuldu Çok küçük yaşlardan beri oyunculuk yapan Samuel L. Jackson, Atlanta'daki tiyatro okulunu bitirdi. Mezuniyetinden sonra film, tiyatro ve televizyondaki birçok amatör projede yer aldı ama pek de başarı gösteremedi. Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı yüzünden ünlü yönetmenler onunla çalışmayı reddediyordu. 1980'li yılların sonunda rehabilitasyon merkezinde tedavi görmeyi kabul etti. Jackson, hayatının en zor anını rehabilitasyon merkezindeyken yaşadığını söylüyor. Tedavi bittikten sonra 100'den fazla filmde rol alan Samuel L. Jackson, bugün birçok prestijli ödülün sahibi olan, Hollywood'un gözde oyuncularından biri. Aynı zamanda çok iyi bir baba ve eş. 10- Kelly Osbourne: Hem psikolojik tedavi görüyordu, hem uyuşturucu kullanıyordu Babası Ozzy Osbourne yüzünden genetik olarak uyuşturucuya yatkın doğan Kelly Osbourne, aynı zamanda birçok psikolojik sorun yaşıyordu. Her gün birçok ilaç alıyordu. Bazen bu ilaçları uyuşturucularla karıştırıyordu. Yetmezmiş gibi aşırı kiloluydu.  Rehabilitasyon tedavisinden sonra yeni bir albüm çıkardı ve spor yapmaya başladı. Kelly bugün son derece fit görünüyor.  Eskiden ne yaptığı belli olmayan bir gençti; şimdiyse son derece modern ve kendine güvenli bir kadın. 11- Sting: Uyuşturucu yüzünden eşi terk etti Sting'in eskiden ciddi bir uyuşturucu bağımlısı olduğuna, hatta buna bağlı olarak sanrılar gördüğüne inanmak çok zor değil mi? Ama maalesef gerçek bu: Sting de gençliğinde bağımlıydı. Hatta bu sebeple ilk eşi onu boşadı, iki çocuğuyla birlikte çekip gitti. Ardından Sting yeni bir hayata başladı. Uyuşturucuyu bıraktı. Akabinde çıkardığı yeni albümü listelerde fırtına gibi esti. Sting bugün 6 çocuğuna şahane babalık yapıyor ve yeni bir eşi var. 12- Steven Tyler: 20 yıl boyunca... Uyuşturucu kullandığı günlerde dünyanın en popüler rock'çısıydı... Nihayetinde ikinci eşi sayesinde bağımlılığını kontrol altına almayı başardı. Müzisyen, "Aileme, çocuklarıma ve arkadaşlarıma acı çektiriyordum" diye anlatıyor o günleri. 13- Elton John: Uyuşturucu yüzünden annesi bile onu terk etti Sir Elton John'ın uyuşturucu bağımlılığı yüzünden bütün arkadaşları ve sevdikleri kendisinden uzaklaştı. Hatta annesi bile ülkeyi terk etti! 1975 yılında aşırı dozdan neredeyse ölüyordu! 1990'da kendisini doktorlara teslim etti ve rehabilitasyona girdi. Elton John, gençliğini kaybettiğini düşünüyor: "Hayatımın büyük bir kısmını hiç uğruna harcadım. Bağımlılığım yüzünden sadece kendimi düşünüyordum." 14- Britney Spears: Annelik hakları elinden alındı Çok küçük yaşlarda müzik piyasasına giren Britney Spears, 3 yılda 3 albüm yaparak dünya çapında ün yakaladı. Konserden konsere koşturduğu günlerde inanılmaz para kazanıyordu. Tüm bunların altından kalkamayan Britney, uyuşturucu ve alkole yenildi. Adı birçok skandala karıştı. Hatta annelik hakları bile elinden alındı!  Babası duruma el koydu Britney'in babası nihayet olaya el koyunca, durum yavaş yavaş kontrol altına alınmaya başlandı. Eski bağlarından kızını kurtarmayı başaran baba, Britney'in annelik haklarını geri almasına yardımcı oldu. Nihayetinde sevdikleri sayesinde kendine geldi... Ailesini, kariyerini ve hatta çocuğunu kaybetme noktasına gelen Britney uyuşturucuyu bıraktı ve müzik kariyerine yoğunlaştı.       

Haberler
03 Kasım 2018 - 18:30
Uyuşturucu bağımlıları mahalleliyi canından bezdirdi

Uyuşturucu bağımlıları mahalleliyi canından bezdirdi

Erzurum’da Rabia Hatun Mahallesini mesken tutan uyuşturucu bağımlıları mahalleliyi canından bezdirdi. Dün akşam saatlerinde de mahalledeki market sahibinin bıçaklanması üzerine duruma tepki gösteren vatandaşlar, aylardır can korkusuyla yaşadıklarını belirterek yetkililerden yardım istedi.  Erzurum’un merkez Yakutiye ilçesi Rabia Hatun Mahallesi'nde bulunan harabe yerleri mesken tutan yaşları 13 ile 16 arasında değişen çok sayıda uyuşturucu bağımlısı suça sürüklenen çocuk, mahalleliyi ayaklandırdı. Mahalleyi adeta mesken tutan uyuşturucu bağımlıları mahalle sakinlerine can korkusu yaşatıyor. Markete gitmeye korktuklarını belirten vatandaşlar sözlü ve fiziki saldırıları gece-gündüz sürekli yaşadıklarını söyledi. Kendilerini rahatsız eden kişilerin uyuşturucu kullanmanın yanı sıra sattıklarını da iddia eden mahalleli, emniyet ve valilikten yardım istedi. “Bonzai içip çocuklarımızı dövüyorlar” İsimlerinin açıklanmasını istemeyen mahalle sakinlerinden bazıları şöyle konuştu: “Bonzai kullanıyorlar çocuklarımızı dövüyorlar. Dün çocuklarımızın önünü kestiler hemen biz koştuk yanlarına. Biz rahatsız oluyoruz markete gidemiyoruz. Uyuşturucu içiyorlar genç kızlarımıza laf atıyorlar. Bahçelerimizde bonzai içiyorlar biz de bahçemize çıkamıyoruz. Çocuklarımızı dövüp ellerindeki paralarını alıyorlar. Polis çağırıyoruz alıp götürüyorlar sonra da nasıl oluyorsa çıkıyorlar. Uyuşturucu alıp camlarımızı taşlıyorlar. Bir komşumuzu sürekli rahatsız ettiler kadın artık dayanamadı taşınmak zorunda kaldı.” “Yok mu bize yardım edecek kimse?” Uyuşturucu bağımlıları tarafından döner bıçaklı saldırıya uğrayan bir kadın ise, “8 yıldır bu mahalledeyim. Geçenlerde burada oturuyorlardı ben de tam önlerinden geçerken sallamayla üstüme saldırdılar. Uyuşturucu, hırsızlık her türlü pislik var burada. Yetti artık yardım istiyoruz. Yok mu bize yardım edecek kimse” dedi. “Bana ‘seni mermi manyağı yaparız’ dediler” Tehdit edildiğini söyleyen bir diğer mahalle sakini ise, “Burayı mesken edinmişler. Gecenin yarısında bizleri rahatsız ediyorlar çocuğumu uyutamıyorum. Uyarmaya kalktım bana ‘seni mermi manyağı yaparız’ diye tehditvari konuştular. Nereden güç alıyorlar nasıl böyle konuşuyorlar anlamıyoruz” diye konuştu. “Can güvenliğimiz yok” Her zaman sözlü ve fiziki saldırıya maruz kaldıklarını ifade eden bir diğer vatandaş da, “Can güvenliğimiz yok çocuklarımız hiçbir tarafa çıkamıyorlar. Geçen ben bunları dövmek zorunda kaldım karakolda ben suçlu çıktım. Niye dövdüm onları çünkü benim çocuklarıma saldırıyorlar. Gece yarısı balkona bile çıkamıyoruz nedir bu eşkıya dünyası mı? Mahallemiz yılların mahallesi ama sahipsiz. Burada anıt diye bir şey yaptılar orayı ne kaldırdılar ne de koruma altına aldılar. Hep orada geziyorlar bunlar uyuşmuş zaten kaba kuvvetle de yapamıyoruz. Koruma altına da almıyorlar. Polis geliyor gelmesine ama onlara bir şey yapıldığı yok ne ceza ne başka bir şey. Biz artık isyan ettik” şeklinde konuştu Mahalledeki market sahibi bıçaklandı Zaman zaman saldırıya uğrayan mahalleli dün yeniden büyük bir korku yaşadı. Dün akşam saatlerinde de mahalledeki market sahibiyle tartışan suça sürüklenen çocuklar ve diğer uyuşturucu bağımlıları, market sahibi E.D.’ye bıçakla saldırdı. “Dün marketimin önüne geldiler küfürlü konuşmaya başladılar. Ben de gençleri uyarmak maksadıyla dükkandan çıktım. Sonra 20 kişi kadar üzerime saldırdılar. Kafama taşla vurdular bıçağı savurdular elime geldi beş dikiş atıldı. Biz ifadelerimizden de korkuyoruz onlardan da korkuyoruz. Çünkü bu mahalleye her türlü yarayı verdiler” diyen Ensar D., “Biz mahalleli olarak tedirginiz. Her türlü uyuşturucu maddesinin pazarlandığını veya içirildiğini görüyoruz. İçtikten sonra bize hakaret edip saldırıyorlar. Bazen kimse çocuğunu okula gönderemiyor. Caminin imamına bile saldırdılar. Adam eşiyle giderken yanında eşine küfür ediyorlar. Büyük büyük bıçak çekiyorlar. Bize arkalarının olduğunu söylüyorlar biz bunları defalarca emniyete söyledik. Onlar da ‘burası umumi alan herkes gezebilir’ dediler. Onların gezme hakkı varsa bizim de yaşama hakkımız yok mu diye düşünüyoruz. Asıl biz mahalle sakinleriyiz. Sadece birileri ölmeden huzurumuzu istiyoruz” diye konuştu. Öte yandan, mahallelinin tepkisi üzerine sivil polis ekipleri operasyon düzenleyerek harabeler arasında uyuşturucu madde kullanan çocukları aradı.

Haberler
01 Ağustos 2017 - 08:50
400'den fazla uyuşturucu bağımlısı hastaneden firar etti

400'den fazla uyuşturucu bağımlısı hastaneden firar etti

Rehabilitasyon merkezinde tutuklu bulunanların bir çoğunun baston ya da değnek kullandığı ve ülkenin kuzeydoğusundaki Haiphong şehrinin limanına doğru kaçtıkları tahmin ediliyor.Vietnam polisinin hızlı çalışmalarıyla bazı bağımlılar evlerinde bulundu ve rehabilitasyon merkezine geri götürüldüler. Yaklaşık 30 tanesi de gönüllü olarak tedavi olmak için geri döndü.Komünist hükümet ülkedeki yaklaşık 140 bin uyuşturucu bağımlısına tedavi programına katılmayı zorunlu tutuyor.Özellikle gençlere yönelik olan bu program yaklaşık 2 yıl sürüyor ve bu rehabilitasyon ile ülkedeki uyuşturucu kullanım oranının düşürülmesi hedefleniyor.Olayın yaşandığı Gia Minh rehabilitasyon merkezinde 2 yıllık süreç 3 yıla çıkartılmıştı. Ayrıca yiyecekler için ayrılan bütçede de kısıtlamaya gidilmişti.ABD menşeli İnsan Hakları Gözlem Ekibi bu yıl Vietnam'daki rehabilitasyon merkezlerindeki şartları inceledi ve bir BM uzmanı da çoğu rehabilitasyon merkezinin kapatılmasını önerdi.İnsan Hakları Gözlem raporunda tedavi yapılması gereken merkezlerin zorunlu işçi kamplarına dönüştürüldüğünü ve bağımlı tutukluların sağlıklarının iyi olmadığını, çoğu zamanda fiziksel şiddete maruz kaldıklarını belirtti. Tutukluların çoğunluğu merkezlere aileleri ya da yerel yetkililer tarafından rapor ediliyor ancak işledikleri herhangi bir suçları yok. Sadece uyuşturucu kullandıkları ve bağımlı oldukları için suçsuz tutuklular olarak rehabilitasyon merkezlerinde zorunlu olarak kalıyorlar.

Haberler
16 Eylül 2014 - 11:05