23˚
İstanbul
23˚
açık
Nem %44
Rüzgar 2.19 /s
Çarşamba
22˚/12˚
Perşembe
17˚/11˚
Cuma
19˚/12˚
Cumartesi
23˚/13˚
17 Mayıs 2022 Salı
Sonuç
Ünlü yönetmen Semih Kaplanoğlu 'yapmadan ölürsem gözüm açık gider' dediği filmi açıkladı

Ünlü yönetmen Semih Kaplanoğlu 'yapmadan ölürsem gözüm açık gider' dediği filmi açıkladı

Semih Kaplanoğlu, Tarkovski gibi sinemada kendi bildiği yolda giden ve manevi olanın ışığında ilerleyen bir yönetmen… “Bal” filmiyle 60. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde “Altın Ayı” mükâfatını kazanan yönetmen, bugünlerde “Bağlılık” serisinin ikinci filmi “Bağlılık Hasan”la seyirci karşısına çıkıyor. Türkiye’nin Oscar adayı da olan eser, taşralı bir adamın gideceği hac seyahati öncesinde etrafındakilerle helalleşmeye başlamasıyla şekilleniyor… Biz de film vesilesiyle Kaplanoğlu’yla buluşup, sinema üzerine sohbet ettik… Uzun zamandır film yapan bir yönetmensiniz. Hikâyeler mi size çarpıyor, yoksa siz mi onları arıyorsunuz? Galiba her filme has ayrı bir süreç yaşanıyor. Aklıma geldikçe kısa kısa film hikâyeleri yazarım. Bu fikir ve hikâyeler de zamanını bekler. Bir filmin fikri oluştuktan, eserin miksajı bitene kadar o filme dair yapılabilecek bütün düşünceleri serbest bırakırım. Senaryo benim için hemen biten bir şey değil. Bu hafta vizyona yeni giren “Bağlılık Hasan” filminizde hırslarla yoğrulmuş ve bozulmuş portreler var. Bu hikâyede Türkiye’deki insanların ve muhafazakârların hâli size nasıl etki etti? Ben insana bakıyorum. Bozulma bir kesimde ya da grupta değil bütünde var. Zaten elmaların biri çürüdüğünde diğerlerine de bulaştırıyor. Mesela şu an üretimin en yoğun olduğu bölgelerdeki köylerde bankacılar geziyor. Yeni fidanlarla daha fazla ürün alma vaadiyle köylülere kredi aldırılıp, eski ağaçları söktürülüyor. Herkes aynı elmayı yetiştiriyor ama eskiden beş liraya satılan elma, şimdi iki liraya satılamıyor. Birçok ürün çeşidi teke indiriliyor ve daha fazla tarım ilacı kullanılıyor... BU SİSTEMLE BİR DERDİM VAR Neo liberal dünya, insanları da tek tipleştiriyor sanki…  Evet, öyle. İşte benim bu sistemle bir meselem var. Bu sistemin içindeki mahkûmiyetimizi ve çarkı nasıl döndürdüğümüzü görmemiz gerekiyor. Kapitalizm ve onun tüketim kültürü, egolarımızı yükseltiyor ve içimizde oluşan boşluğu eşyayla kapattığımızı zannediyoruz. Filmde tabiattaki bozulmayla insan ruhundaki negatif değişimi irtibatlandırıyorsunuz. Başka filmlerinizde de tabiat hassasiyetinizin izlerini gördük. Sizi bu hususta hassas kılan şey nedir? Bu herhâlde son otuz kırk senede dünyada yaşadığımız değişime karşı bir tür farkındalık… Her yerdeki çözülmeyi görüyorum. BATI’NIN ÇEVRECİLİĞİ SAMİMİ DEĞİL Bugün Batı, sanat üretimleri ve politik enstrümanlarıyla âdeta koro hâlinde iklim değişikliğinin tehlikelerine ve çevreye dikkat çekiyor. Ama filminizde vurguladığınız gibi tabiata en çok zarar verenler de aynı ülkeler. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? Ben Batı’yı hiçbir şekilde samimi bulmuyorum. Kimsede nükleer santral olmasın istiyorlar ama kendi ülkelerinde onlarca var. Çünkü bu sistemin devamını sağlamak için ürettikleri bir teknoloji var. Ondan asla vazgeçemeyecekler. Bence şimdi tahribatı perdelemek için bir tür kamuoyu çalışması gibi bir şey yapıyorlar. Dolayısıyla her yaptıklarından şüphe duyuyorum. Öte yandan filminizde hacca girmeye çalışan ama hayatlarında büyük tenakuzlar olan tipolojiler çiziyorsunuz. Yeşilçam’da benzer karakterlerle dindarların samimiyeti ötekileştirilerek sorgulanmadı mı? Yeşilçam’ın birçok filminde hayata kalıplar içerisinden bakılır; bir mezarlık gösterilir, bir ney çalar ya da üçkâğıtçı olarak hacıhoca tipleri ortalıkta dolaşır. Bunlar, insanın hakikatini tanımlayan şeyler değil. Aslına her insanın içinde hem kötülük var hem de iyilik… Hepsi oynak bir zemine hareket ediyor. TARİH DİZİLERİNDE ‘O HAKİKAT’ YOK! Eseriniz seyirciyi “Acaba helalleşmem gereken birileri var mı?” diye düşünmeye itiyor. Acaba yönetmen olarak bu soru sizin zihninizde sık dolaşıyor mu? Sinema yapmak bir anlamda kendinizle de uğraşmanız demek. Burada bir tür tutarsızlık olduğunda, gelip sizin yüzünüze vurulabilir. O yüzden elimden geldiğince kendimi sorgulamaya çalışan birisiyim. Ancak hayat seyrimizde mutlaka idrak edemediğimiz bir sürü mesele oluyordur. "YAPMADAN ÖLÜRSEM GÖZÜM AÇIK GİDER" Sinemada “mutlaka yapmalıyım” dediğiniz bir hedefiniz var mı? Bağlılık serisinin yeni filmi olarak bir müddettir Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Huzur” romanının adaptasyonuyla uğraşıyorum. Ancak “Yapmadan ölürsem, bu dünyadan gözüm açık gider” dediğim bir şey var: 16. yüzyıl Osmanlısında geçen bir mutasavvıfın hikâyesi… Mesela bir Niyazi Mısrî filmi yapmak istiyorum. Çünkü inanılmaz hayat hikâyesi var. Bizim Osmanlı ve Selçuklu tarih dizileri ise bir temsiliyet yapıyor ama aslında hiç o manevi hakikati içermiyorlar. Bir tür kendi kendimize propaganda yapar gibi bir hâlleri var. Hâlbuki Sultan Abdülhamid gibi karakterler, TV yıldızı olmanın ötesinde derinliğe sahip insanlar. Ariflerimiz de öyle ama o ilişki bir türlü kurulamıyor. Hâliyle Osmanlının manevi tarafı bugün de örtülü kalıyor. LEYLA HANIM ÇOĞU ZAMAN BENİ İKNA EDİYOR Semih Kaplanoğlu “Film üretiminde edebiyatçı eşiniz Leyla Hanım’la (İpekçi) nasıl bir etkileşiminiz var?” soruma şu cevabı veriyor: Kendisiyle 23 senedir evliyiz. O benim bütün senaryolarıma katkı sağlar. Yazdıklarımı okuyor; tabii kanlı tartışmalar çıkıyor (Gülüyor). Bazen ben onu, çoğu zaman da o beni ikna ediyor. Aslında onun romanlarında yansıtmaya çalıştıkları ile benim sinemada yapmaya gayret gösterdiğim şey iç içe… Belki bu, hayatı birlikte yaşamaktan geliyor. OSCAR DEĞİL TEMSİLİYET ÖNEMLİ  “Bağlılık Hasan” bu sene Türkiye’nin Oscar adayı da oldu. Aslında Amerikan sinemasının mükâfat mekanizması olan Oscar’ı fazla mı önemsiyoruz? Eurovision gibi bir şey bu… Biliyorsunuz Eurovision’a da senelerce gidip geldik. Millî dava! (Gülüyor) Ama ben inanıyorum ki bir gün Türkiye’den bir iş orada, o sistem içerisinde değer kazanacak. Filmlerimizin var olduklarının orada gösterilmesi, temsil edilmesi önemli. Ben olaya bu noktadan bakıyorum. Yoksa bizim bir sürü ödül almış filmimiz var Peki, hem çevre hem insanlık açısından geleceğe nasıl bakıyorsunuz? Bence bir değişim gelecek ve bu, birilerinin planladığı anlamda insanın dönüştürülmesi şeklinde olmayacak. İnsanın aklı ve kalbi bu gidişe bir dur diyecek diye umut etmek istiyorum.

Haberler
06 Aralık 2021 - 07:08
Bağlılık Hasan: Anadolu’dan bir helalleşme hikâyesi

Bağlılık Hasan: Anadolu’dan bir helalleşme hikâyesi

Türkiye’nin Oscar adayı olan Semih Kaplanoğlu’nun “Bağlılık Hasan” filmi, hacca gitmeye hazırlanan bir adamın yaşadığı sorgulamayı, çevreci vurgularla beyazperdeye taşıyor. Sinemada kendine has yolculuğuna devam eden Semih Kaplanoğlu, bu defa bir helalleşme ve vicdan hikâyesiyle karşımızda… Türkiye’nin Oscar adayı olan ve dünya prömiyerini 75. Cannes Film Festivali’nde yapan “Bağlılık Hasan”, Kaplanoğlu’nun iki sene evvel başlattığı “Bağlılık” üçlemesinin ikinci filmi… İlk filmde modern hayatta yalpalayan bir kadının dünyasına seyirciyi dâhil eden yönetmen, bu defa hacca gitmeye hazırlanan bir adamın yaşadığı sorgulamayı beyazperdeye getiriyor. Tabiattaki bozulmayla insan ruhundaki yıkımı cem eden filmin oyuncu kadrosunda; Umut Karadağ, Filiz Bozok, Gökhan Azlağ, Ayşe Günyüz Demirci ve Mahir Günşiray gibi isimler yer alıyor. Bugünlerde politikanın gündemine “helalleşme”nin yerleşmesi de film için enteresan bir tesadüf oluyor. HEM TOPRAĞI HEM RUHU… Günümüzde geçen hikâyede; Anadolu’nun bir kasabasında eşi Emine ile birlikte yaşayan Hasan, ağabeyinden mahkeme yoluyla kazandığı arazide ziraat yapmaktadır. Ancak suni ziraat ilaçlarıyla tabiatı zehirlediği gibi hırsla ruhunu da mahvetmiştir. Mesela tarlasına dikilecek yüksek gerilim hattı direğini rüşvetle ağabeyinin tarlasına taşıtır, insanların zaaflarını kullanır, iftira atar… Aslında dindar bir şekilde resmedilmeyen Hasan ve eşine, bekledikleri hac kurası çıkar. Hazırlıklara başladıklarında ise müftülükteki din görevlisi, etrafındakilerle helalleşmelerinin iyi olacağını söyler. Bu yüzden kendini hesaba çekmeye başlayan Hasan, daha evvel ticari hesaplarını tuttuğu not defterine, bu defa kul borçlarını işler. Hesap da oldukça kabarıktır! İnsanların karşısına “Hakkınızı helal edin” diye çıktığında ise beklemediği manzaralarla karşılaşır… YEŞİLÇAM GİBİ DEĞİL Kaplanoğlu “Bağlılık Hasan”da Anadolu insanından ilham alarak, sahici tipolojiler meydana getiriyor. Hacca gitmeye çalışan ama o dünyaya uzak bir adamın hayatındaki dilemmalara vurgu yapıyor ama Yeşilçam’ın dindarların samimiyetini sorgulayarak ötekileştirdiği yapımlardan ayrı bir yerde duruyor. Yine de eserin “ahlak” ve “din” mefhumlarını birbirinden ayrı şeylermiş gibi okumaya müsait anlatımı, bana doğru gelmiyor. Öte yandan yine sembollerle dolu bir Kaplanoğlu filmi var karşımızda. Eserde yerinde kullanılan “ağaç”, “kuyu” gibi metaforlarla anlatım derinleştiriliyor. Fakat iki buçuk saate yayılan eser, felsefi tarafı kuvvetli olsa da, “diri” hikâyesiyle seyirciyi peşinden sürüklemeyi başarıyor. DİDAKTİK TEKRARLAR Kaplanoğlu’nun üzerine basa basa yaptığı çevre vurguları ise doğrusu biraz aşırıya kaçıp didaktik tekrarlara dönüşebiliyor. Ama Hasan’ın ilaçlı domateslerini, “Avrupa kabul etmez” diye almayan kabzımala “Ama tarım ilacını bana satan onlar…” mealinden yakınması dikkate değer bir diyalog oluyor. Hasılı usta işi dokunuşlara sahip eser, bu sene vizyona gelen yerli yapımların zirvesine çıkıyor. OSCAR’I ALABİLİR Mİ? Peki, “Bağlılık Hasan”, Türkiye’nin adayı olarak “Oscar” yani Akademi Ödüllerinde kısa listeye kalabilir veya heykelciğe uzanabilir mi? Doğrusu, Hollywood gündemiyle örtüşen “iklim” vurgularının Akademi’nin gözünden kaçmayacağını düşünüyorum ama gerek üslubu gerekse mutat ideolojik tutumları göz önünde bulundurduğumuzda filmin Oscar heykelciğine uzanmasının zor olduğu kanaatindeyim.

Haberler
03 Aralık 2021 - 06:13
Bağlılık Hasan ne zaman vizyona girecek? Türkiye'nin bu yılki Oscar adayı "Bağlılık Hasan" film konusu ve oyuncuları!

Bağlılık Hasan ne zaman vizyona girecek? Türkiye'nin bu yılki Oscar adayı "Bağlılık Hasan" film konusu ve oyuncuları!

Bağlılık Hasan filmi vizyon tarihine sayılı zaman kala, sinemaseverler, bu yıl Oscar'a aday gösterilen Bağlılık Hasan filminin konusunu, oyuncularını ve 2022 Oscar tarihini araştırmaya başladı. Bağlılık Hasan filmine dair merak edilenler haberimizde... BAĞLILIK HASAN FİLMİ NE ZAMAN VİZYONA GİRECEK? Yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun 94. Akademi Ödülleri'nde, bir diğer adı ile Oscar'da ödül alması beklenen, "Yabancı Dilde En İyi Film Dalı"nda Türkiye adına yarışacak "Bağlılık Hasan" filmi 3 Aralık 2021 tarihinde vizyona girecek.  "BAĞLILIK HASAN" FİLMİNİN KONUSU VE DETAYLARI Yönetmenliğini ve senaristliğini Semih Kaplanoğlu'nun üstlendiğini "Bağlılık Hasan" filminin dünya prömiyeri 74. Cannes Film Festivali'nin "Belirli Bir Bakış" bölümünde gerçekleşmişti. Film, geçimini babadan kalan meyve bahçesi ve domates tarlasıyla sağlayan Hasan'ın hikayesini anlatıyor.Hasan, eşi Filiz'i tanıdıkça, yıllar boyu verdikleri zorlu hayat mücadeleleri içinde sadece kendi hedeflerine uygun hareket ettiklerini, davranışlarının başka insanlar üzerindeki etkilerini pek düşünmedikleri fark etmeye başlıyor. Yıllardır bekledikleri güzel haberi alıp Hac için Mekke'ye gitmeye hazırlandıkları günlerde; Hasan, geçmişiyle hesaplaşıp içten içe bir vicdan muhasebesi yaşamaya başlıyor. BAĞLILIK HASAN FİLMİ OYUNCU KADROSU "Kaplan Film" ve "Sinehane" ortak yapımı filmin başrollerini Umut Karadağ ve Filiz Bozok paylaşıyor. Mahir Günşiray ise konuk oyuncu olarak yer alıyor. Umut Karadağ – Hasan Karakteri Filiz Bozok – Emine Karakteri Gökhan Azlag – Serdar Karakteri Ayşe Günyüz Demirci – Nisa Karakteri Mahir Günsiray – Muzaffer Karakteri Hakan Altıner – Hakim Mehmet Karakteri OSCAR 2022'YE ADAY TÜRK YÖNETMEN KİM OLACAK? Yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun "Bağlılık Hasan" filmi, Türkiye'nin 94'üncü Akademi Ödülleri'ndeki (Oscar) adayı olarak belirlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile sinema alanındaki meslek örgütü temsilcilerinden oluşan seçici kurul, "Yabancı Dilde En İyi Film Dalı"nda Türkiye'nin adayını belirlemek üzere değerlendirme toplantısını geride bıraktı ve görüşmeler sonucunda karara varıldı. Sanatsal Etkinlikler Komisyonu'na başvuran filmlerin değerlendirildiği kurulda, Semih Kaplanoğlu'nun "Bağlılık Hasan" filmi, 94. Oscar Ödülleri adayı olarak Türkiye'yi temsil edeceği açıklandı. OSCAR 2022 NE ZAMAN? Oscar 2022'nin Mart ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor. #r-2799578,2799101,2799101,#

Haberler
30 Ekim 2021 - 17:29