21˚
İstanbul
21˚
az bulutlu
Nem %52
Rüzgar 4.35 /s
Salı
23˚/16˚
Çarşamba
22˚/11˚
Perşembe
17˚/11˚
Cuma
19˚/12˚
16 Mayıs 2022 Pazartesi
Sonuç
Bakıcısını kaybeden engelli Mustafa amca tek başına kaldı

Bakıcısını kaybeden engelli Mustafa amca tek başına kaldı

İzmir’de adeta kızı gibi gördüğü bakıcısını kanserden kaybeden 76 yaşındaki engelli Mustafa Yaşar, tek başına yaşam mücadelesi vermeye çalışıyor. Kendisine bakacak kimsesinin kalmadığını söyleyerek gözyaşlarına boğulan Yaşar, bakım hizmeti için yetkililerden yardım istedi. ÇOCUKLARI VE EŞİ ÖLDÜ İzmir’de yaşayan 76 yaşındaki Mustafa Yaşar, 1968 yılında geçirdiği kaza sonucu koltuk değnekleriyle hayatını sürdürmeye başladı. 1992 yılında iki çocuğunu Manisa’daki evinde çıkan yangında kaybeden, bir çocuğunu da hastalık sonucu toprağa veren Yaşar, sara hastası olan eşini de 2011 yılında kaybetti. Bir süre huzurevinde yaşayan Mustafa Yaşar’ın tek can yoldaşı ise Yaşariye Çırak oldu. Yaşar’ın evine yerleşip 10 yıl ona bakıcılık yapan Yaşariye Çırak, bu süre zarfında rahim kanseri oldu. Yaşariye Çırak OĞLU VE GELİNİ DOLANDIRDI Geçtiğimiz yıl oğlu ve gelini tarafından dolandırılan ve bu yüzden haberlere de konu olan Yaşariye Çırak, kanserin tüm vücudunu sarması üzerine 23 Aralık 2021’de hayatını kaybetti. Kızı gibi gördüğü bakıcısını kaybeden Mustafa Yaşar ise şimdi tek başına hayat mücadelesi veriyor. Yaşlılığı ve engeli nedeniyle kendine bakmakta güçlük çektiğini belirten Yaşar, kendine bakacak birinin bulunması için destek istedi. 10 YIL BOYUNCA BANA BAKTI Kendisinin engelli maaşı ve Yaşariye Çırak’ın ölen eşinden gelen maaşı ile bugüne dek geçindiklerini söyleyen Mustafa Yaşar, “Yaşariye 10 yıl boyunca bana baktı. Yaşariye aynı zamanda rahim kanseriydi. Tedavisi iyi gidiyordu, kontrollere de gidiyordu ama kanser tüm vücudunu sarınca onu 23 Aralık 2021’de kaybettim. Son zamanlar çok mutsuzdu. Oğlu ve gelini onu dolandırdığı için çok üzülüyordu. Bu durumu kafasına takıyordu" diye konuştu. BAKIM HİZMETİ İSTEDİ Bakıcısı ölünce hayatta tek başına kaldığını ifade eden Yaşar, “Yaşariye ölünce yalnız kaldım. Oğullarımı ve eşimi kaybettikten sonra Allah bana Yaşariye’yi yollamıştı. Şimdi o da öldü. Ben ne yapacağım bilmiyorum. Onun ölmesiyle kolum kanadım kırıldı. Ne oturup kalkabiliyorum ne de kendi işlerimi yapabiliyorum. Çoraplarımı bile giyemiyorum. Allah’tan başka kimsem kalmadı. Bir engelli maaşım var, başka da bir gelirim yok” dedi. #r-2800958,2798702,2798365,#

Haberler
29 Ocak 2022 - 00:06
Belçika'da bakıcı dehşeti: 4 yaşındaki çocuğun cesedi başka ülkede bulundu

Belçika'da bakıcı dehşeti: 4 yaşındaki çocuğun cesedi başka ülkede bulundu

Geçtiğimiz hafta Belçika'da kayıp olan 4 yaşındaki Dean Verberckmoes'un cansız bedeni Hollanda'nın Zeeland bölgesindeki Neeltje Jans Adası'nda bulundu. Hollanda polisi tarafından yapılan açıklamada, çocuğun 34 yaşındaki bakıcısı Dave De Kock’un ise cesedin bulunduğu bölgenin yaklaşık 120 kilometre kuzeydoğusundaki Meerkerk kasabasında yakalandığı ve gözaltına alındığı belirtildi. Küçük çocuğun ailesi bakıcının Dean’i eve bırakmaması üzerine polise kayıp başvurusunda bulunmuş ve geniş çaplı arama başlatılmıştı. Belçikalı yetkililer, bakıcı ve çocuğun sınırı geçmiş olmasından şüphelenildiği gerekçesiyle Hollanda’da arama çalışması yapılmasını talep etmiş ve güvenlik güçleri harekete geçmişti. Kock ve Dean son olarak Çarşamba günü Belçika’nın Sint Niklaas kentinde görülmüştü. Dean’in annesi Elke Verberckmoes daha önce bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, Dave De Kock’un iki çocuğuna da düzenli olarak baktığını ve çocukların bakıcılarıyla iyi vakit geçirdiklerini ifade etmişti. 2 YAŞINDAKİ BİR ÇOCUĞU DA ÖLDÜRMÜŞ Belçikalı savcılar, Dave De Kock’un daha önce 2 yaşındaki bir çocuğu öldürmekten 10 yıl hapis cezasına çarptırıldığını ve Aralık 2018'de cezasının sona erdiğini açıklamıştı. Anne Verberckmoes Belçika basınına yaptığı açıklamada, Dave De Kock'un hapis cezası aldığını ancak suçunu bilmediğini şu sözlerle ifade etti: ''Başka bir çocuğun ölümü nedeniyle 10 yıl hapis cezasına çarptırıldığını bilmiyordum. Suçlu olduğunu ve hapiste olduğunu biliyordum ama nedenini bilmiyordum. Bana bunu söylemedi. Sadece masum olduğunu söyledi. Ona güvenmiştim. Bir şeyler sakladığı hissine hiç kapılmadım. Tüm bunları ancak arama başlatıldıktan sonra öğrendim. Sonra aniden geçmişi hakkında yazılar gönderildi. Şok olmuştum. Bunu bilseydim, çocuklarım konusunda ona asla güvenmezdim.'' #r-2800304,2774996,#

Haberler
18 Ocak 2022 - 15:20
İki çocuk annesi bakıcı kadınla kayıplara karıştı

İki çocuk annesi bakıcı kadınla kayıplara karıştı

Afyonkarahisar’da yaşayan ve 5 yıl önce evlenen Çetinkaya çiftinin iki çocuğu oldu. Biri 3 aylık, diğeri 3 yaşında olan çocukların bakımında zorluk yaşayan Gizem Çetinkaya için eşi İsmail Çetinkaya eve yatılı bir bakıcı aldı. Bakıcı Filiz G. ile samimi olan Gizem Çetinkaya, 6 gün önce iki çocuğunu evde bırakarak bakıcı Filiz G. ile kayıplara karıştı. Eşinin hayatından endişe duyan İsmail Çetinkaya, eşinin psikolojisinin bozuk olduğunu ifade ederek, eşine ‘evine dön’ çağrısında bulundu. ÇOCUKLARIM PERİŞAN OLDU 2017 yılından beri evli olduğunu ifade eden İsmail Çetinkaya, “İki çocuğum var, biri 3 aylık diğeri 3 yaşında. Evliliğimizde hiçbir şey yokken, aramız gayet iyiyken bunlar yaşandı. Babasıyla beraber yaşıyoruz, bir de yanımızda bakıcı var. Geçen hafta Cuma günü bir anda evden 'Hastaneye gidiyorum' diye çıktılar ve dönmediler. Ben eşimin hayatından şuan endişeliyim. Eşimin psikolojisi bozuk. Daha önce de birkaç defa yaptı bunu. İsterseniz ailesiyle görüşebilirsiniz. Her şeyi kanıtlarım. Ben sadece başına bir iş gelmesinden korkuyorum. Boşanmak istiyorsa eğer gelsin güzelce boşansın. Çocuklarının başında dursun. Benim 3 aylık bebeğim ile 3 yaşındaki çocuğum perişan oldu. Ben işime, gücüme devam edeceğim. Ben sadece onun hayatından endişe duyuyorum” dedi. EVİMİZDEKİ BAKICI İLE KAÇTILAR Eşinin, evlerindeki bakıcı ile birlikte kaçtıklarını ifade eden Çetinkaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ben o kadını işe aldım. Eşimin kanına girenin o olduğunu düşünüyorum. Kimlerle tanıştı, kimlerle irtibat kurdu bilmiyorum, ama yüzde 100 eminim yanlış bir ortamdalar. Yanlış insanlarla birlikteler. Eşimin acil evine dönmesini istiyorum. Babasının evi her zaman ona açık. Ben boşanacağım zaten ama annesi çocuklarımın başında dursun. Tek isteğim bu. Beni duyuyorsa, beni görüyorsa gelsin evine güzelce.” ANLAŞMALI BOŞANMAK İSTİYORUM Eşinden bulunduğu ortamı acilen terk edip evine dönmesini isteyen Çetinkaya şöyle konuştu: “Eşim bana 'Konya’dayım, bir işte çalışıyorum' diye mesaj attı. Bence hiçbir işte çalışmıyor. Herkesten para istiyor. Benden para istiyor. Çalışan insan para ister mi? Ben yanlış yolda olduğunu düşünüyorum. Kötü bir ortamda olduğunu düşünüyorum. Acilen devletimizden ve vatandaşlarımızdan destek istiyorum. Ben boşanacağım, yanlış bir şey yapmayacağım. Benden de korkmasın. 80 milyonun önünde söylüyorum. Anlaşmalı boşanalım, gelsin babasının evinde otursun çalışmak istiyorsa çalışsın, çocuklarına baksın. Tek isteğim bu.”

Haberler
07 Aralık 2021 - 16:20
Kayseri’de Rus bakıcı eziyeti! Yaşlı kadının ağzına yastıkla basıp darp etti

Kayseri’de Rus bakıcı eziyeti! Yaşlı kadının ağzına yastıkla basıp darp etti

Kayseri’de 83 yaşındaki Gümüş Bozkurt’un ailesi koronavirüse yakalanınca karantinaya girdi. Yakınlarının tavsiyesi ile Rus Maya Karimova’yı bakıcı olarak tutan aile, karantinadan çıkıp Bozkurt’un yanına gidince zayıfladığını ve yemek yemediğini fark etti. RUS BAKICIDAN ŞİKAYETÇİ OLDULAR Durumdan şüphelenen torun Kübra Kolkıran, eve gizli kamera yerleştirdi. Şüphe üzerine kadının işine son veren Kolkıran, daha sonra anneannesine durumu sordu. Gümüş Bozkurt’un “O bakıcı gitti mi, size korkumdan söyleyemedim. Geceleri ağzıma yastığı bastırıp beni darp ediyordu” demesi üzerine gerçeği öğrenen aile üyeleri, Maya Karimova’dan şikayetçi oldu. BAKICI GİTTİKTEN SONRA YEMEĞE YENİDEN BAŞLADI aşından geçen olayı anlatan Kübra Kolkıran, “Biz koronadan dolayı bir talihsizlik yaşadık. Anneanneme zarar vermeyelim derken istemeyerek daha çok zarar vermişiz. Hiç kimse annesini yalnız bırakmasın. Bizim gibi yalnız bırakmak zorunda kalanlarda mutlaka bir kamera yerleştirsinler. Ben kamerayı yerleştirmekte çok geç kalmışım. Şüphe üzerine son günler kamera yerleştirdim ve fotoğraflarını çektim. İçimdeki ses bunu yapmamı söylüyordu. Şimdi yeniden gülmeye başladı. Yemek yemeye başladı. Mutlu günlerimize yeniden döndük. Kadının sadece Rus olduğunu biliyoruz” diye konuştu.  

Haberler
02 Kasım 2021 - 15:00
Film senaryosunu aratmayan dolandırıcılık: 14 bin lirayı kendi hesabına aktardı

Film senaryosunu aratmayan dolandırıcılık: 14 bin lirayı kendi hesabına aktardı

Gaziantep'te yaşanan olayda, evinde yalnız yaşayan ve yıllar önce geçirdiği kaza sonrası engelli kalan 76 yaşındaki Nazlı Yüksel Samut, evinin çevresinde gezen ve işsiz olan M.S.K. isimli şahıstan kendisine yardımcı olmasını istedi. ÖNCE BAKICI OLDU, SONRA HIRSIZ Kadının teklifini kabul eden ve gönüllü bakıcı olan şahıs, bir süre sonra kadının mobil bankacılıktan hesaplarına giriş yaptı. Bir süre mobil bankacılık üzerinden kadının emekli maaşından kendi hesabına para aktaran şahıs, son olarak da kadının hesabından kredi başvurusu yaptıktan sonra hesaba yatırılan krediyi kendi hesabına aktararak ortadan kayboldu. Yaklaşık 14 bin lira parası çalınan engeli ve yaşlı kadın ise göz yaşı dökerek yetkililerden yardım istedi. Soldaki adam yaşlı kadını dolandıran ve parasını çalan şahıs 'İNSANLIK ÖLMÜŞ' DEDİRTTİ Yaşadığı mağduriyeti anlatan ve çaresiz bir şekilde kendisine uzanacak yardım elini beklediğini belirten Nazlı Yüksel Samut, "Ben 25 yaşından beri engelliyim. Son olarak Haziran ayında banyoda düştüm ve kalçamda platin kırıldı. Ondan sonra daha kötü olmaya başladım. Bir engelli maaşım var, tek yaşıyordum, kimsem yoktu. Bu şahıs da evimin önündeki kahveye sürekli gidip geliyor ve orada oturuyordu. İşsizdi. Bugün bu şahsa, 'oğlum ben kalkıp yürüyemiyorum, kendime bakamıyorum, bana yardımcı ol' dedim. 'Tamam yaparım' dedi ve her gün evime gelip bana yardım etmeye başladı. Beni birkaç kez hastaneye falan da götürüp getirdi. İlk zamanlar bana çok yardımcı oldu. Bunu inkar edemem" dedi. Kendisine bakan şahsın daha sonra telefonuna mobil uygulama indirerek hesabındaki paraları kendi hesabına aktardığını aktaran Yüksel Samut, "Ondan sonra telefonumdan mobil banka uygulamasını indiriyor. Benim hesabıma giriş yapıyor ve benim hesabımdan kendi hesabına para aktarıyor sürekli. Maaşım da eksik yatmaya başlayınca banka götür beni dedim ve bankaya gittik. Banka gittiğimizde maaşımın neden eksik yattığını sordum, onlar da kredi çektiğimi ve kesinti yaşandığını söyledi. Sonra ekrandan hesap hareketlerini gösterince şok oldum. Bana bakan şahıs, ara ara kendisine 100, 200, 300, 500'er liralık paralar göndermiş. En son da 10 bin lirayı kendi hesabına aktarmış. Toplamda da 14 bin lirayı kendi hesabına aktarmış" ifadelerini kullandı. "YAZIK GÜNAH DEĞİL Mİ" Dolandırılma olayının anlaşılmasının ardından şahsın ortadan kaybolduğunu belirten ve yetkililere seslenen 76 yaşındaki engelli kadın, "Yazık günah değil mi ya, ben engelli ve yaşlı bir kadınım. Evim kira, elektrik borcum, su borcum var. Bu şahıs yüzünden bankaya bir sürü borcum var. Maaşımın büyük çoğunluğu kesiliyor, bana 900 lira kalıyor, 600 lira ev kirası veriyorum. Ben kalan 300 lirayla nasıl geçinirim. Bunu yapan kişiye ne diyebilirim ki, Allah belasını versin. Eninde sonunda yakalanacak. Buraya da getirecekler ve yüzüne tüküreceğim. Benden çaldığı paralarla annesini ameliyat ettirmiş. Ben kendim muhtaç durumdayım. Bu insanlığa sığar mı? Yetkililere sesleniyorum. Lütfen bu şahsı bulun. Bana yardım edin. Bir kuruş param kalmadı. Banka hesabıma bloke koydu ve ayda sadece 900 lira veriyor bana ve gerisi kredi ödemesine gidecek. Toplam 20 bin liraya yakın borç olmuş bankaya, ben ne yapacağım. Bana yardım ederek bu şahsı yakalasınlar. Davacıyım" diye konuştu. #r-2796755,2796649,#

Haberler
04 Ekim 2021 - 15:45
Bakıcı şiddetini oyuncağın içindeki ses cihazı ortaya çıkardı!

Bakıcı şiddetini oyuncağın içindeki ses cihazı ortaya çıkardı!

Güzellik merkezi çalışanı Alper Erdemil(29) ile eşi Fatma Erdemil(27), yaklaşık bir ay önce, kızlarına bakması için N.K. isimli kadınla anlaştı. Her sabah Öykü’yü N.K.’nin evine bırakıp, iş çıkışı alan anne-baba, kısa süre sonra küçük kızın vücudunda morluklar olduğunu fark etti. Morlukların nedenini sordukları bakıcıdan, ’Kızımız yürümeyi yeni öğreniyor" yanıtı alan çift, Öykü’nün şiddet gördüğünden şüphelendi. Kızını almak için gittiği bir akşam bakıcının evinden bağırma sesleri geldiğini duyan baba, internetten aldığı ses kayıt cihazını Öykü’nün oyuncak arabasına yerleştirdi. Ertesi sabah kızını, oyuncak arabasıyla birlikte bakıcıya teslim etti. Aynı günün akşamında dinlediği ses kaydında ise bakıcı N.K. olduğu iddia edilen bir kadının Öykü’ye, "Kes sesini, seni öldürürüm. Sus, sesini kes, yat. Sus artık yeter, sabrım kalmadı" şeklindeki sözleri ile tokat ve ağlama seslerini duydu. Anne-baba hemen savcılığa şikayetçi oldu. ’KAYITLARI DİNLEDİĞİMİZDE KANIMIZ DONDU’ Baba Alper Erdemil yaşadıklarını şöyle anlattı: "Çocuğu bakıcıdan almaya gittiğim de zile basmadan önce, evin içerisinden bağırma sesleri geldiğini duydum. Bu durumu eşimle paylaştım. İnternet üzerinden ses kayıt cihazı sipariş ettim. ’Cihazı nasıl kullanabilirim?’ diye düşünürken, kızım oyuncak sepetinin içerisinden arabayı alıp elinden sallamaya başladı. Biraz incelediğimde cihazı yerleştirmek için çok uygun bir oyuncak olduğunu tespit ettim. Vidaları sökerek, cihazı yerleştirdim ve sabitledim. Kızımla birlikte bakıcının evine gönderdim. Akşam kızımla birlikte oyuncağı teslim aldım. Kayıtları dinlediğimizde kanımız dondu. Çocuğumuza uygulanan şiddeti fark ettik. Hiç şefkat görmediğini, sürekli bağırıldığını, hakaret ve küfür edildiğini tespit ettik. Savcılığa gereken şikayetlerde bulunduk. İfadelerimizi verdik, olayı yargıya taşıdık." ’DURUP DURUP AĞLIYORUM’ Sinirlerinin bozulduğunu ve ağlama nöbetleri geçirdiğini ifade ederek, N.K.’nin hak ettiği cezayı almasını isteyen anne Fatma Erdemil ise "Onüç saatlik ses kaydı olduğu için ’acaba’larla yaklaştık. Kayıtlarda, çocuğuma kahvaltı yaptırmak istiyor. Çocuğum diş çıkarma aşamasında olduğu için çok fazla bir şey yemiyor. ’Bu yemeği yiyeceksin, yemezsen seni öldürürüm. Allah’ın cezası’ gibi sözler duydum, çok kötü oldum. Psikolojik olarak çok yıprandık. Hala çok kötüyüm. Durup durup ağlıyorum. Adalette bir ses kaydı ne kadar geçerli olur bilmiyoruz ama bu kayıt normal bir kayıt değil. Kadının çocuğuma vurduğu, şiddet uyguladığı, sözlü ve fiziksel şiddet var çocuğuma yönelik. Kadının hak ettiği cezayı almasını istiyorum" diye konuştu. Ailenin şikayeti üzerine Cumhuriyet savcılığı, bakıcı N.K. hakkında soruşturma başlattı.

Haberler
14 Eylül 2019 - 12:22
42 yıllık yaşamını 4 engelli çocuğuna adayan anne

42 yıllık yaşamını 4 engelli çocuğuna adayan anne

Hatay’da 42 yıldır yaşamını 1’i kız 3’ü erkek 4 engelli çocuğuna adayan ve onların bütün sorunları ile tek başına ilgilenen anne Halime Yücel, sağlık sorunları nedeniyle engelli evlatlarına bakamamaktan korkuyor.  Yetkililerden yardım bekliyor Antakya ilçesi Avsuyu Mahallesi’nde yaşayan Halime Yücel, 4 engelli çocuğuna 42 yıldır gözü gibi bakıyor. Engelli çocukları Mehmet Yücel (42), Hikmet Yücel (34), Yıldız Yücel (24) ve Mustafa Yücel’in (23) elleri ayakları olan fedakar anne Halime Yücel, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle engelli evlatlarına bakamayacak duruma geldiğini söyledi. 3’ü yüzde 90, biri de yüzde 70 engelli olan çocuklarının engelli ve bakıcı maaşlarının verilmemesi nedeniyle bakıcı da tutamadıklarını ifade eden Yücel, devlet yetkililerinden yardım bekliyor.  "Ben de hastayım, rahatsızım" Türkçe konuşmayı bilmeyen ve hayatını engelli evlatlarına harcayan anne Yücel, “Çocuklarıma bakarken çok zorluk çektim. Sağlık sorunlarımdan dolayı artık 4 çocuğuma birden bakamaz oldum. Devletimizden yardım bekliyorum. 3 tane ameliyat geçirdim çok rahatsızım, çocuklarım da doğuştan engelli. Elimden geleni yaptım bugüne kadar, yapmaya da devam edeceğim. Onlar sonuçta benim çocuklarım. Ama ben artık kendime bile bakamayacak duruma geldim. Ben de hastayım, rahatsızım” dedi.  "Çok zor durumda kaldık" 42 yaşından 23 yaşına kadar dört engelli çocuğunun bakıcı maaşlarıyla birlikte yeşil kartlarının bile olmadığını ifade eden baba Necat Yücel, “Çocuklarımıza eskiden maaş veriyorlardı, 2015 yılından beri vermiyorlar. 180 dönüm tarlamız var ama biz 16 kişiyiz evde. 2015’ten beri ne bir maaş, ne yeşil kart, ne de bir bakıcı maaşı alıyoruz. Artık halimiz perişan. 42 yaşından 23 yaşına kadar 4 engelli çocuğum var. Artık çok zor durumda kaldık. Sayın Cumhurbaşkanımızdan yardım talep ediyoruz" diye konuştu.

Haberler
16 Ağustos 2019 - 09:07
Mesleğini bıraktı, yılan bakıcısı oldu

Mesleğini bıraktı, yılan bakıcısı oldu

Kayseri'de yaşayan 33 yaşındaki Fatih Özkal, insanların yaklaşmaya bile cesaret edemediği birbirinden tehlikeli 12 yılanın bakıcılığını yapıyor.  Kayseri Organize Sanayi Bölgesi'nde uzun yıllar CNC operatörü olarak çalışan Fatih Özkal, 2 yıl önce işini bıraktıktan sonra zorlu bir mesleği tercih ederek Anadolu Harikalar Diyarı'ndaki Sürüngen Evi'nde cam fanus içinde bulunan yaklaşık 12 çeşit yılanın bakıcılığını yapmaya başladı. İnsanların yanına bile yaklaşmaya korktuğu yılanların yanından bir an bile ayrılmayan Özkal, haftanın 6 günü yılanlarla iç içe bir yaşam sürüyor. Yılanları yeri geldiğinde koynunda taşıyan, gerektiğinde dışarı çıkartan Özkal, hayvanların hem sağlıklı şekilde yaşamlarını sürdürmesi hem de beslenmesi için elinden gelen gayreti gösteriyor. Yılan bakıcısı Fatih Özkal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sürüngenlere karşı merakının geçmişe dayandığını söyledi. Sevdiği işi yapmak istediğini, bu yüzden yılan bakıcılığı görevini üstlendiğini vurgulayan Özkal, şunları kaydetti: "Yaklaşık 2 yıldır Anadolu Harikalar Diyarı'nda yılan bakıcılığı yapıyorum. Sürüngen hayvanlar ilgimi çok çektiği için bu bölüme geçtim. Sürüngen hayvanlarla daha fazla iç içe olmak istediğim için buradayım. Yılanların bakımıyla her gün ilgileniyorum. Herkesin farklı farklı merakı vardır. Benim de sürüngen hayvanlara karşı merakım var. Bu hayvanlarla ilgilenmeyi daha çok seviyorum. Yılanları genellikle hafta sonları dışarı çıkartıyoruz. Çoğu ziyaretçi yanına bile yaklaşamıyor, çekingen davranıyor. Ziyaretçiler korkuyor ancak ben onlara hayvanların özelliklerini, uysal bir yapıya sahip olduklarını anlatıyorum." Özkal, "12 çeşit yılanımız var. Bazıları boğarak öldürme özelliğine sahip. Hiçbiri zehirli değil. Diş yapıları biraz daha keskin. Isırma acısını daha önce yaşadım. Yaklaşık 5-6 gün acısı geçmiyor. Ancak insana herhangi bir zararı yok. Refleks olarak bana alıştılar. Kış sezonlarında biraz sıkıntı yaşıyoruz. Agresif oluyorlar ve saldırma pozisyonuna geçiyorlar." diye konuştu.   "Baş başa kaldığımız zaman bazen aksiyon yaşıyoruz" Özkal, albino pitonu, sarı anakonda, top pitonu, boa ve ok yılanı gibi 12 çeşit yılan bulunduğunu, bazı yılanların 5 metre uzunluğunda olduğunu aktardı. Yılanların ayda bir deri değiştirdiğini ve bunun sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam ettiği anlamına geldiğini anlatan Özkal, yılanları dondurulmuş et ürünleriyle beslediklerini ifade etti. İşini sevdiği için bakımda zorlanmadığını belirten Özkal, şöyle konuştu: "Kimsenin elini bile değdirmediği, çoğu kişinin korktuğu yılanların günlük bakımlarını yapıyorum. Yılanları sabah geldiğimizde tek tek kontrol ediyoruz. Sağlıklarında bir sıkıntı gördüğümüz zaman veteriner hekimlere götürüyoruz. Yılanlar çok hassas, ortam sıcaklıklarının 28 derecenin altına düşmemesi gerekiyor. Baş başa kaldığımız zaman bazen aksiyon yaşıyoruz. Saldırdıkları zaman kendimize göre aletlerimizle önlemlerimizi alıyoruz. Yılanları biraz evcilleştirdim. Normalde yılanlar evcilleşmez ama biraz daha sakin duruyorlar yanımda." Özkal, ömrünün sonuna kadar yılanlara bakmak istediğini sözlerine ekledi.

Haberler
04 Aralık 2018 - 12:10
Hem engelli kızlarına hem yaşlı annesine bakıcılık yapıyor

Hem engelli kızlarına hem yaşlı annesine bakıcılık yapıyor

Koçarlı ilçesi Bağcılar Mahallesi'nde çiftçilik yapan 54 yaşındaki Süleyman Güngör, 19 yıl önce eşinden ayrıldıktan sonra ikisi engelli 4 çocuğu ve annesiyle 2 odalı bir evde yaşamaya başladı. Zihinsel engelli küçük kızı Kezban (26) ile fiziksel ve zihinsel engelli kızı Gamze'ye (28) hem annelik hem de babalık yapan Güngör, 4 yıl önce de çeşitli hastalıklardan dolayı yatağa bağımlı hale gelen annesi Kezban'ın da bakımını üstlendi. Bir oğlu askerde diğer oğlu da Aydın merkezde çalışan Güngör, devlet desteği ve tarlada çalışarak kazandığı parayla ailesinin geçimini sağlarken, yaşadığı olumsuzluklara rağmen haline şükrediyor. Gelişimini tamamlayamaması nedeniyle küçük bir çocuk görünümünde olan kızı Gamze'yle sürekli ilgilenen Güngör, annesinin ve engelli iki kızının bütün ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyor. Süleyman Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eşinden ayrıldıktan sonra 19 yıldır çocuklarına hem annelik hem babalık yaptığını, onların tüm ihtiyaçlarını elinden geldiğince karşılamaya çalıştığını anlattı. "Keşke bir kez bana 'baba' dese" Büyük kızı Gamze'de gelişim geriliği bulunduğunu, görünümünün 5 yaşındaki bir çocuk gibi olduğunu belirten Güngör, şöyle konuştu: "Konuşamıyor. Bazen onu gezmeye çıkarıyorum. Keşke bir kez bana 'baba' dese çok farklı olurdu. İki kızım da engelli. Sağlıklı olmalarını, onları gelin etmeyi çok isterdim. Bu da benim imtihanım. Zorlanıyorum ama başka çarem yok. Kendimi çocuklarıma adadım. Hayat mücadelesine devam etmek zorundayım. Onları atacak halim yok, çalışacağım, bakacağım. Ölünceye kadar da onlara bakacağım. Onlar benim yavrum. Ne zaman ruhumu teslim ederim ondan sonrasını bilmiyorum. Allahıma binlerce kez şükürler olsun. Her şeye rağmen mutluyuz, huzurluyuz." Güngör, annesinin de 4 yıl önce yaşlılığa bağlı yatalak olmasının ardından kızlarıyla birlikte onun da ihtiyaçlarını, bakımını gördüğünü dile getirdi. Anne Kezban Güngör ise oğlunun tüm zorlukların üstesinden geldiğini belirterek, "Oğlumdan Allah razı olsun bize bakıyor. O olmasa biz rezil oluruz." dedi.

Haberler
06 Şubat 2018 - 15:36
Alman hasta bakıcı Müslüman oldu

Alman hasta bakıcı Müslüman oldu

Uzun yıllar Almanya’da hasta bakıcısı olarak çalışan ve 9 yıl önce Yunus Yılmaz isimli Türk vatandaşı ile evlenen Angelika Haxhiv (49), 5 yıl önce Türkiye’ye yerleşti. Küçüklüğünden bu yana tanıdığı Türkler nedeniyle İslamiyete ilgi duyan Haxhiv, Fethiye'de tanıştığı arkadaşlarının tavsiyesiyle Hristiyanlığı terk ederek İslamiyeti seçti. Eşi Yunus Yılmaz ile birlikte Müslüman olmak için Fethiye İlçe Müftülüğü'ne başvuran Alman Angelika Haxhiv, Fethiye Müftüsü Oğuzhan Kadıoğlu ve din görevlilerinin eşliğinde Kelime-i Şehadet getirip Müslüman oldu. Alman Haxhiv Müslüman olunca “Melek" ismini aldı. Çok az Türkçesi ile duygularını paylaşan Angelika Haxhiv, "5 yıldır eşim Yunus Yılmaz ile Fethiye’nin Çiftlik Mahallesi'nde yaşıyoruz. Çocukluktan beri İslamiyete ilgi duyuyordum. Kur’an okuyup, Müslüman olmak istedim. Mahallemizdeki Kur’an Kursuna gidip Kur’an-ı Kerim okumak istiyorum. İslamiyeti seçtiğim için çok mutluyum. Arapçayı öğrenip, Kur’an-ı Kerim’i Hatim etmek istiyorum. Çok huzurluyum” dedi. Haxhiv’in eşi Yunus Yılmaz ise eşinin kendi isteği ve arkadaşlarının tavsiyesi ile İslamiyeti seçmesinden dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. FETHİYE’DE 50’DEN FAZLA YABANCI MÜSLÜMAN OLDU Fethiye Müftüsü Oğuzhan Kadıoğlu da, "Mübarek Ramazan ayında Melek Yılmaz hanımın İslamiyete girişine şahitlik ettik. Bir hacı teyze ve arkadaşlarının tavsiyesi ile İslamiyeti kavramış ve bugün de törenle Müslüman oldu. Turizm bölgesi olması nedeni ile bölgemize gelen yabancı uyruklu vatandaşlar, ezan sesi ya da arkadaş etkisiyle Müslümanlığı tercih edebiliyor. Bugüne kadar 50’nin üzerinde kardeşimiz ihtida töreni ile Müslüman oldu” diye konuştu.  

Haberler
10 Haziran 2016 - 15:54