21˚
İstanbul
21˚
açık
Nem %37
Rüzgar 6.38 /s
Cumartesi
23˚/13˚
Pazar
23˚/16˚
Pazartesi
21˚/17˚
Salı
22˚/15˚
20 Mayıs 2022 Cuma
Sonuç
Aşağı Kaleköy, ‘Yılın Hidroelektrik Santrali Projesi'nde gümüş ödül kazandı

Aşağı Kaleköy, ‘Yılın Hidroelektrik Santrali Projesi'nde gümüş ödül kazandı

Asian Power Awards 2021, bu yıl 17'nci kez, enerji sektöründe yenilikçi ve öncü girişimlerin tanınması temasıyla düzenlendi. Cengiz Holding'in yüzde 50 ortak olduğu Kalehan Enerji'nin Aşağı Kaleköy Barajı ve HES projesi, ‘Yılın Hidroelektrik Santrali Projesi' dalında gümüş ödülün sahibi oldu. Kalehan Enerji Genel Müdürü Gültekin Keleş, tüm dünyada yenilenebilir enerjinin önemi artarken, hidroelektrik ve güneş enerjisinden oluşan Türkiye'nin ilk hibrit enerji santraliyle bu ödülü almaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Türkiye'nin özellikle hidroelektrik potansiyelinin en iyi şekilde değerlendirilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Keleş, “Aynı zamanda Avrupa'nın en büyük hibrit enerji santrali olan Aşağı Kaleköy Barajı, HES ve GES santralimiz, toplam 580 megavat kurulu güce sahip. Türkiye'de özel sektör tarafından hayata geçirilen en büyük 6'ncı barajının da bulunduğu enerji santralimizle 450 bin hanenin yıllık tüketimini karşılayabilecek büyüklükte elektrik üretiyoruz” diye konuştu. Türkiye'de yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ekonomiye katkı sağlarken toplumu, çevreyi ve kültürel mirası koruyan projelere de imza attıklarının altını çizen Keleş, şöyle devam etti: “Asya bölgesinin en prestijli ödüllerinin, tüm dünyanın seçkin enerji şirketlerine verildiği bir platformda ülkemizden bir şirketin de ödüle layık görülmesi gurur verici. Bu ödül için inşaattan üretime kadar tüm süreçlerde büyük katkıları bulunan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim.' 4 kategoride veriliyor 17 yıldır düzenlenen Asian Power Awards, yenilenebilir, termik enerji projelerin yanı sıra, destek ve işletme olarak dört kategoride veriliyor. Kalehan Enerji'nin de bulunduğu kategoride, projelerin benzersiz ve yenilikçiliğin yanı sıra sektörde öncü olması ve inovasyon gibi kriterler göz önünde bulunduruluyor.

Haberler
04 Kasım 2021 - 17:29
Cengiz Holding'in iştiraki Eti Bakır'dan yeni yatırım

Cengiz Holding'in iştiraki Eti Bakır'dan yeni yatırım

Tamamlandığında 250 bin ton diamonyum fosfat (DAP) gübresi üretecek tesis, 100 milyon dolarlık ithalatın önünü kesecek. Başta enerji, madencilik, inşaat olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren Türkiye'nin lider iş gruplarından Cengiz Holding, iştiraki Eti Bakır A.Ş.'nin Samsun tesisinde diamonyum fosfat (DAP) gübresi üretmeye hazırlanıyor. Cengiz Holding 1,5 milyar TL'lik yatırımla hayata geçirmeyi planladığı bu yatırımı, 2025 yılında tamamlamayı öngörüyor. “İthalatı 100 milyon dolar azaltacak” Yeni yatırımla Eti Bakır'ın Samsun'daki tesisinde yan ürün olarak bulunan sülfürik asidin ekonomiye kazandırılacağını dile getiren Eti Bakır Genel Müdür Yardımcısı Asım Akbaş, “Katot bakır üretimi sonucu ortaya çıkan sülfürik asidi katma değeri yüksek ürüne dönüştürmenin en rantabl şekli gübreye çevirmek. Türkiye bugün fosforik asit ve gübre türevleri ihtiyacını büyük ölçüde ithalat yoluyla karşılıyor; Türkiye'nin bu alandaki ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak, önemli bir yatırıma imza atacağız. İstihdamın artmasına da destek verecek bu yatırım, cari açığın azaltılmasına her yıl 100 milyon dolarlık katkı sağlayacak” diye konuştu. Tesisin yılda 250 bin ton DAP gübresi üreteceğini dile getiren Akbaş, yeni yatırımla Cengiz Holding'in DAP gübre üretiminin 625 bin tona ulaşacağını da sözlerine ekledi. Toplam gübre üretimi 1,2 milyon tondan fazla olacak Türkiye'deki bakır ihtiyacının yüzde 20'sini tek başına karşılayan Eti Bakır'ın Samsun'daki izabe tesisinde flaş fırın teknolojisi kullanılarak yüzde 99,99 saflıkta elektrolitik bakır üretiliyor. Katot bakır üretimi sonucu ortaya çıkan sülfürik asit ve baca gazı arıtma sisteminde elde edilen amonyum sülfat çözeltisinin değerlendirilmesi amacıyla kurulan yeni gübre tesisinde ise sülfürik asit ve amonyağın reaksiyonu sonucu kristalize amonyum sülfat elde edilecek. Eti Bakır'ın Samsun'da halihazırda bulunan gübre tesisi yılda 600 bin ton kristalize amonyum sülfat gübre üretme kapasitesine sahip. Yeni yatırımın tamamlanmasıyla Eti Bakır'ın toplam gübre üretimi 1,2 milyon tonun üstüne çıkacak.

Haberler
18 Ağustos 2021 - 14:45
Cengiz Holding, Türkiye'nin ilk hibrit enerji santralini kurdu

Cengiz Holding, Türkiye'nin ilk hibrit enerji santralini kurdu

Türkiye'de dev projelere imza atan Cengiz Holding, Bingöl'de geçtiğimiz yıl elektrik üretimine başlayan ve 510 megavat kurulu gücü bulunan Aşağı Kaleköy Barajı ve hidroelektrik santrali (HES) projesine 80 megavatlık güneş enerji santralini (GES) de ekledi. Türkiye'nin ilk hibrit enerji santrali olan ve 6 ay gibi bir sürede bitirilerek kabul işlemleri tamamlanan proje, elektrik üretimine başladı Holding'ten yapılan açıklamaya göre Cengiz Holding ve Özaltın Holding iş birliğiyle gerçekleştirilen proje, tamamen Türk mühendisler tarafından yapılırken HES ve GES'in toplam kurulu gücü 590 megavata ulaştı. “400 bin hanenin enerji ihtiyacını karşılayabilir” Cengiz Holding Enerji Grup Başkanı Ahmet Cengiz, 44 bin kolon profili ve 1 milyon metrenin üzerinde kablonun kullanıldığı güneş enerji santralinin, aynı zamanda Türkiye'nin ilk ve dünyanın en büyük ikinci hibrit santrali olduğunu söyledi. Bu büyüklükteki bir projenin ülke ekonomisine kazandırılmasından büyük gurur duyduklarını ifade eden Cengiz, “Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yenilenebilir ve çevreci enerji kaynakları; yeni yatırım planları arasında önceliği almaya başladı. Biz de grup olarak önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji kaynaklarına yoğunlaşacağız. Kısa dönemde hibrit enerji santralleri sayımızı artırmak istiyoruz” diye konuştu. Faaliyete geçen güneş enerji santralinin 1 milyon metrekarelik arazi üzerine kurulduğunu dile getiren Cengiz, şöyle devam etti: “Bingöl'de enerji yatırımlarına 2011 yılında; Aşağı Kaleköy Barajı ve HES Projesi'ne ise 2016'da başladık. Yaklaşık 3,5 yılda bu yatırımı tamamlayarak ülke ekonomisine kazandırdık. Bu proje, 500 megavat kurulu gücüyle Türkiye'nin özel sektör tarafından yapılan 6'ncı büyük barajı. Eklediğimiz 80 megavatlık güneş enerji santraliyle buradan 400.000 hanenin yıllık tüketimini karşılayabilecek elektriği üreteceğiz.” Toplumsal faydaya odaklandı Baraj ve HES inşasının başladığı 2016 yılından bu yana oluşturduğu istihdama ek olarak bölgede yaşayan nüfusun ihtiyaçlarını da göz önünde bulunduran projenin yapım süresi boyunca toplumsal faydaya da odaklanıldı. Bu kapsamda bölgede başta okul, yurt, cami olmak üzere birçok sosyal sorumluk projesine imza atıldı.

Haberler
27 Temmuz 2021 - 14:07
Rize sahiline 5 yıldızlı tesis

Rize sahiline 5 yıldızlı tesis

Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden olan ve bacasız sanayi olarak adlandırılan turizm alanına yapılan yatırımlara bir yenisi daha eklendi. Cengiz Holding tarafından 2017 yılında yapımına başlanan Rize'deki 5 yıldızlı Ricosta Hotel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımları ile 15 Ağustos tarihinde yapılacak törenden sonra faaliyete geçecek. Yatırım maliyeti 160 milyon lira 160 milyon lira yatırım ile kurulan otel özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde turizm sektöründe stratejik bir öneme sahip olacak. Trabzon Havalimanı'na 60, Rize-Artvin Havalimanı'na ise 32 kilometre uzaklıktaki otel, yayla turizminde ilk durak noktası olarak da yerli turizme katkı sunacak. 138 oda ve 300 yatak kapasitesine sahip otel, denize sıfır konumuyla dikkat çekiyor. Ricosta Hotel Genel Müdürü Necdet Vural, otel ile bölgedeki önemli bir boşluğu dolduracaklarını ifade ederek, ''Otelimiz Rize merkezde bulunuyor. Trabzon Havaalanı'na 60 kilometre, Ayder Yaylası'na 90 kilometre ve Uzungöl'e 63 kilometre uzaklıktayız. Bu özellikleri ile hem yayla turizminde ilk adım olacağız hem de iş dünyası tarafından da tercih edileceğiz. Sadece Rize için değil bölgesel olarak da tercih edilen bir tesis olacağız'' dedi. Otel hakkında şu bilgiler veridi: Yatırım maliyeti 160 milyon lira. 100 kişiye istihdam sağlayacak. 2'si King, 16'sı junior süit olmak üzere toplam 138 oda. Yatak kapasitesi 300. Trabzon Havalimanı'na uzaklığı 60 kilometre. 750 kişilik çok amaçlı konferans salonu. 2'si VIP, biri deniz manzaralı olmak üzere 3 ana restoran. Kapalı yüzme havuzu, fitness ve SPA merkezi bulunuyor.

Haberler
13 Ağustos 2020 - 16:08
Mardin'e kurulan 1.2 milyar dolarlık tesis tersine göçün adresi oldu: Bin 500 kişiye istihdam sağlandı

Mardin'e kurulan 1.2 milyar dolarlık tesis tersine göçün adresi oldu: Bin 500 kişiye istihdam sağlandı

Eti Bakır Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri sadece Mardin’de yaşayanlara istihdam sağlamadı. Geriye göçün de adresi oldu. İbrahim Eneş, 30 yaşında laborant uzmanı. Rusya’ya eğitim için gitti. Laborant uzmanı oldu, yıllarca Rusya’da çalıştı. Burada evlendi ve çocukları oldu. Şimdi ailesiyle birlikte baba ocağına kurulan dev tesiste işe başladı. Hasan Erbek, 25 yaşında. İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme mezunu. İstanbul’dan Mardin’e geldi. TERSİNE GÖÇÜN SİMGESİ OLDU Cengiz Holding tarafından Mardin’in Mazıdağı ilçesinde 1.2 milyar dolarlık yatırımla kurulan Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri, kalkınma yoluyla tersine göçün simgesi oldu. Bin 500 kişiye doğrudan 25 bin kişiye ise dolaylı yoldan istihdam sağlayan tesis, aynı zamanda yerli gübre ve metal üretimiyle yaklaşık her yıl yurt dışına çıkan 620 milyon doların da Türkiye’de kalmasını sağlayacak. Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri Genel Müdürü Emre Kayışoğlu, tesisin bölgenin çehresini nasıl değiştirdiğini; kalkınmanın simgesi olma hikayesini rakamlarla anlattı: ‘’Yatırım aşamasında, tesis tamamlandığında bin 100 kişinin doğrudan çalışması planlanıyordu ancak şu anda bu sayıyı geçtik ve  bin 500’e ulaştık.  Bin 500 kişiden toplam bin 19 kişi Mardin sınırları içinden istihdam edildi. Yerel istihdama katkı prensibi bizim için çok önemli ve bu nedenle bin 19 Mardinli çalışanın 847’si ise Mazıdağlılardan oluştu. Şöyle bir örnek vereyim, şu anda fabrikaya yakın olan 2 köyün istihdam edilebilir nüfusunun nerdeyse tamamı tesislerimizde çalışıyor. Fabrikamıza sınır olan Kocakent köyünden 900 kişi inşaat aşamasında istihdam edildi. Şu anda ise bin 500 kişilik fabrikanın 200’ü Kocakent sakinlerinden oluşuyor. Bu ise şu anlama geliyor; her evden bir kişi tesisimizde çalışıyor.’’  İşsizlik oranı düştü Kayışoğlu, bir kişinin bile işe girmesinin kendileri için çok önemli olduğunu ifade etti: ‘’İnşaat aşamasında 5 bin kişiye doğrudan, 25 bin kişiye dolaylı iş imkânı sağladık. Tesis üretime başlayınca da 1.500 kişilik bir kadromuz oluştu. Mardin’in nüfusu yaklaşık 800 bin ve 200 bin kişi ise 18 yaş üstü hesaplanıyor. Mardin’de geçen yıl işsizlik oranı yüzde 25 idi. Şimdi ise bu rakam yüzde 20,6’ya inmiş durumda. Bu rakamlar tesissimizin bölgeye etkisini gösteriyor. Ekosistem geliştikçe bu rakamların olumlu yönde değişeceğini öngörüyoruz.’’  Mühendisler geri döndü Kayışoğlu sadece işçilerin değil beyaz yakalıların da Mardinli olmalarına dikkat ettiklerini ve Mardin’den Türkiye’nin dört bir yanına göç eden mühendislerin, yöneticilerin memleketlerine dönmelerini sağladıklarını söyledi. Tesisin sahip olduğu özellikler yüzünden yabancıların da dikkatini çektiğini belirten Kayışoğlu, yabancı uyruklu 36 çalışan ile Mardin’e uluslararası köprü kurduklarını ifade etti. İlçenin nüfusu arttı Emre Kayışoğlu, yapılan yatırım ile hem Mardin’in hem de Mazıdağı’nın çehresinin değişmeye başladığına da dikkat çekti: ‘’ Mazıdağı’nın 2014 yılında 33 bin 70 olan nüfusu 2015’de 33 bin 930’a, 2016’da 33 bin 972’ye, 2017’de 34 bin 745’e ve 2018’de ise 35 bin 757’ye yükseldi. Bu rakamlar bize Mazıdağı’nın bölgede çekim merkezi olduğunu gösteriyor. Hatta sadece Mardin’i değil bölgeyi de etkiledik. İstihdamda Mardin’den sonra 139 çalışan ile Diyarbakır ikinci sırada geliyor.  Lokanta sayısı 20 kat, kiralar 3 kat arttı Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri, ilçede de büyük gelişime neden oldu. Kayışoğlu bu değişimi de anlattı: ‘’2012 yılında Mazıdağı bir kasaba gibiydi. 2012’de sadece bir lokanta olan ilçede şimdi 20’nin üzerinde yeme içme mekânı ve kafeler açıldı. Sadece 3 olan berber sayısı ise yine 20’nin üzerine çıktı. O dönemde yüksek katlı binaların sayısı bir elin parmakları kadar yokken şimdi şehirde siteler kurulmaya başlandı. Artık ilçede 2 futbol takımı ve 1 spor salonu buluyor. Bu gelişim doğal olarak bazı fiyatların artmasına da neden oldu.  Daha önceleri 400 - 500 lira olan kiralar bin 200 liraya yükseldi.’’ Aylık 10 milyon liralık katkı Kayışoğlu, ilçenin ekonomik girdisine aylık 10 milyon liralık katkıda bulunduklarını söyledi: ‘’Mazıdağı’na sadece istihdam sağlamıyoruz. Prensip olarak ihtiyaçlarımızı da Mazıdağı’ndan temin ediyoruz. İlçeye maaş gelirinin yanı sıra satın almalar yoluyla yaklaşık ayda 10 milyon TL bırakıyoruz.’’ Teknoloji üssü Son teknolojilerin kullanıldığı tesiste, tasarım ve yapım aşamasında dünyanın önde gelen mühendislik şirketlerinden 22 ülkeden 285 yabancı mühendis Mazıdağı’nda Türk mühendisler ile birlikte çalıştı. Dünyada örneği yok Kayışoğlu tesis hakkında ise şu bilgileri paylaştı: "Metal geri kazanım ile entegre olan tek tesis Türkiye'de. Dünyada metal geri kazanım tesisleri var. Ancak gübre ile entegre olan tek tesis bizimki. Fabrikamız yılda 350 milyon dolarlık gübre, 270 milyon dolarlık metal ithalatının da önüne geçecek. Türkiye, gübre üretiminde kullanılan hammaddede bakımından yüzde 95 oranında dışa bağımlı bir ülke. Türkiye yıllık 5 milyon ton olan gübre tüketiminin yarısını ithal ediyor. İthalata yılda 1.1 milyar dolar para ödüyoruz. Kaldı ki; bu fabrika hammaddesinin yüzde 90'nını yurt içinden sağlayacak. Zaten, diğer yüzde 10'luk bölümü ise doğalgaz. Fabrikamızın elektriğini de fabrikamızda üreteceğiz. Sektörde kendi kendine yeten tek fabrika olacak. Hammadde konusunda da dışa bağımlı olmayacağımız için ürettiğimiz gübre ithalatın direk olarak önüne geçecek." Çalışana yüzme havuzu ve hobi bahçesi 1 milyon 580 bin metrekare alana yayılan Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri'nde çalışanlar için sosyal tesisler de bulunuyor. Açık yüzme havuzunun yanı sıra açık ve kapalı spor salonları, hobi bahçesi bulunuyor. Çalışanlar arası spor turnuvaları düzenleniyor. Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde 15 bin 400 ağaç dikimi gerçekleştirilen tesiste 3 km uzunluğunda yürüyüş parkuru da bulunuyor. KÖYE DÖNÜŞ MEKTUPLARI Fatih DEMİR İzmir’den Mardin’e uzanan bir hikaye Liseden sonra 9 Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İşletme Bölümünü kazandım. İzmir’e yola çıktığımda artık doğduğum topraklara arada bir gelebileceğimi düşünüyordum. Büyük firmalarda çalışmanın her zaman daha iyi olduğunu biliyoruz. İşte bu yüzden de geri dönüşüm imkansıza yakındı. Fakat Eti Bakır’ın Mardin’de dev bir tesis kurduğunu duyduğumda başvurumu yaptım ve işe kabul edildim. Büyüdüğüm şehirde yaşamak ve onlara borcumu ödemek için fırsat kapıma gelmişti. Hem bölgeme hem bana katkı sunan Eti Bakır’a hayallerimin peşinden koşma fırsatı verdiği için teşekkür ederim. Bilal AKTEMUR Fransa’dan Mazıdağı’na Babam 1988 yılında bu fabrika devlette fosfat tesisi olarak işletilmekteyken 1996 yılına kadar burada çalıştı. Sonra fosfat tesisleri kapandığında Balıkesir’e tayini çıktı. Uzun yıllar burada çalıştı. Ben Fransa’ya yerleştim. 2012 yılında babamın hastalığı nedeniyle Türkiye’ye döndüm. Bir süre Bigadiç’te yaşadıktan sonra fosfat tesislerinin yerine kocaman bir fabrika kurulduğunu öğrendim. Memleketime dönmek için önüme çıkan bu fırsatı iyi değerlendirdim. Şimdi kendi topraklarımda bu ülkeye hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyorum. Hasan ERBEK ‘Hasan köyüne geri dön’ telefonu 1994 yılında Mardin’de dünyaya geldim. Ortaokulu da Mazıdağı’nda okuduktan sonra Diyarbakır Anadolu Lisesi’ni kazandım. Bu benim için Mardin’e veda etmek anlamına geliyordu. Babam MTA’da memur olarak çalıştığı için kalabalık olan çocuklarının okumasını ve hayata tutunmasını istiyordu. Diyarbakır’da geçen 4 yılın sonunda hayallerim de büyümüştü. En büyük şehir olan İstanbul’da, İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme okudum. Dünyanın her yerine CV gönderdim. Abim bu fabrikada inşaat mühendisiydi. Beni aradı ve “Memleketimize dön” dedi. Hayallerimi fazlasıyla karşılayan bu tesis, veda ettiğim Mardin’e tekrar kavuşmamı sağladı. Bu tesis sadece istihdam anlamına gelmiyor. Ülkenin cari açığını ikame ediyor. Köyüme geri döndüm ve çok mutluyum. Nurşen AKTAŞ Dünyanın en büyük tesisini arıyordum İlk ve orta öğretimimi Mazıdağı’nda tamamladıktan sonra İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi’nde okudum. Mühendis olarak bilgilerimin tamamını kapsayan bir entegre tesiste çalışmak istiyordum. Ancak bu tesisin başka bir yerde, muhtemelen de yurt dışında olmasını bekliyordum. İşin açığı uzakta yaşama hallerinin devam etmesinden kaçış yok düşüncesindeydim. Dünyanın herhangi bir yerinde aradığım büyük tesisin benim topraklarımda kurulmuş olmasının ne kadar değerli olduğunu sadece ben anlayabilirim diye düşünüyorum. Şimdi arkadaşlarımın, ailemin yanında ve aradığım şirkette çalışıyorum. Bu yatırımı buraya kazandıran herkese minnettarım. Abdülkerim Üner Hayatı Mazıdağ’ında yakaladım 1974 yılında Elazığ’da dünyaya geldim. Babam ETİ Alüminyum Tesisleri’nde çalışıyordu. 2006 yılında ben de aynı tesiste çalışmaya başladım. Daha sonra ayrıldım. Ardından çok düzenli bir hayatım olmadı. Rüzgar beni farklı yerlere savurdu. Savrulmuş bir hayat yaşarken Mazıdağ’daki Cengiz Holding’in yatırımı olduğunu öğrendim ve İşletme Müdürü’nü eskiden tanıdığım için  burada işçi olarak çalışmaya başladım. Sonra idareci konuma geçtim. Bölge insanı olan eşimle tanıştım ve şu an 3 çocuğum var. Burası sayesinde hayata tutundum. Savaş Özden Gurbetten yuvama döndüm 29 yaşındayım. Mazıdağı Endüstri Meslek Lisesi mezunuyum. İlk, orta ve lise tahsilimden sonra buralarda iş imkanı olmadığı için ekmeğimizin peşinde memleketten ayrıldım. Önce İstanbul’a gittim. Orada zor şartlar altında çalıştım. Ama evimi hep özledim. Sonra Urfa’da bir iş imkanı buldum, eve yakın olmak için İstanbul’dan Urfa’ya taşındım. Ardından buradaki fabrika açılınca yuvama geri döndüm. Sedat Can Mersin ve Ankara’dan sonra son durak memleket Ben Diyarbakırlıyım. İlk. Orta ve liseyi Lice’de okudum. Ardından Mersin Çağ Üniversitesi Bilgisayar Teknolojileri ve Bilişim Sistemleri Bölümü’nü kazanarak Mersin’e gittim. Mezun olunca doğal olarak memlekette iş bulamadım. Ankara’da bir yazılım şirketinde işe başladım. 3 yıl çalıştım sonra Mazıdağ’ındaki fabrikanın açıldığını öğrenince memlekete dönme fırsatı buldum. Sonuçta Mazıdağı her ne kadar Mardin sınırları içinde olsa da tam olarak Diyarbakır ile Mardin arasında bulunuyor. 

Haberler
06 Ekim 2019 - 11:12
Cengiz Holding sağduyu gösterdi

Cengiz Holding sağduyu gösterdi

Maden ile ilgili bütün iddiaları yerinde cevaplayan Eti Bakır Genel Koordinatörü  Ünsal Arkadaş, “Arama ruhsatımızın olduğu alan 4 bin 406 hektarlık bir alan. Bu alanın yaklaşık 2 bin hektarı su, turizm ve yerleşim bölgelerini kapsıyor. Enerji Bakanlığı Maden işleri Genel Müdürlüğüne resmi başvuruda bulunarak bu alanın 2 bin hektarının ruhsat dışına çıkarılmasını istedik” açıklamasını yaptı. Cengiz Holding, çevre eylemleri ile gündeme gelen Artvin’deki Cerattepe bakır madeninin kapılarını basına açarak tüm iddialara yanıt verdi. İki ay sonra üretime başlayacak olan madeni gazetecilere gezdiren Eti Bakır Genel Koordinatörü Ünsal Arkadaş, suyun kirletilmesi iddiasından ağaç kesimine, turizmi bitirecek iddiasından maden sahasının boyutuna kadar tüm soruları cevaplandırdı. Madende tüm kuralların harfiyen yerine getirildiğini ifade eden Arkadaş, maden sahasının daraltılmasını istediklerini ve böylece ruhsattaki 4 bin 406 hektarlık alanın 2 bin hektarından vazgeçtiklerini söyledi. Arkadaş, “Vazgeçtiğimiz 2 bin hektarlık alanda yerleşim yerleri, su kaynakları ve turizm alanları yer alıyor. Ben de Artvinliyim ve Artvin’i herkes kadar düşünürüm. Ülkemi de düşünürüm. Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne geçen yıl resmi başvurumuzu yaptık. Kendi isteğimizle vazgeçtiğimiz 2 bin hektarlık alanda bırakın maden çıkarmayı arama bile yapmayacağız. 4 bin 406 hektarlık alanın sadece 15 hektarında kapalı alanda madencilik yapılıyor” dedi. Artvin’i ve çevreyi koruma içgüdüsü ile başlayan madene karşı çıkışın hiçbir temele dayanmadığını anlatan Arkadaş, “Sizin de gördüğünüz gibi maden ve su kaynakları ayrı dağlarda. Çalışma yüzey suyuna hiçbir zarar vermiyor. Yeraltı suları ise çökeltme havuzlarında dinlendirildikten sonra biyolojik arıtma sürecinden geçirilip sonra deşarj edilecektir. Herkesin içi rahat olsun” açıklamasını yaptı. Binlerce kamyonun ormanda maden taşıyarak faunaya zarar vereceği ve çevreyi kirleteceği iddialarına da cevap veren Arkadaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamyonlar otoyolda nasıl bir tünele giriyorsanız öyle bir tünelden yeraltına inecek. Oradan aldıkları madeni tünelin girişindeki teleferiğe taşıyacak. Yerin üstünde çalışmayacaklar.” En az 35 bin ağaç dikilecek Cerattepe 50 bin ağaç kesileceği ve dünyanın 100 büyük ormanından birisinin bitirileceği iddialarına da cevap veren Arkadaş, “Sadece 3 bin 500 ağaç kesilecek. İnşaat sahası üzerindeki yüzey toprağı sıyrılacak ve depolanacaktır. Madenin faaliyetinin sona ermesinin ardından bu toprak geri serilecek ve bölge ağaçlandırılacaktır. 3500 ağacın en az 10 katını bölgeye dikeceğiz. İddialar gerçeği bilmemekten ve Artvin’i koruma içgüdüsünden kaynaklanıyor” dedi. Altın da yok siyanür de Cerattepe’de altın çıkarma projeleri bulunmadığını ifade eden Arkadaş, “Bakır madenini çıkarma ve taşıma dışında Cerattepe’de başka tesis olmayacak. Zenginleştirme işlemi yapılmayacağı için siyanür havuzu da kurulmayacak. Maden çıkarıldıktan sonra Samsun’a taşınacak ve orada bulunan tesislerimizde işlenecektir. Olmayan siyanür havuzunun Artvin’e zarar vermesi mümkün değildir” diye konuştu. Maden Heyelana yol açmayacak Heyelanlı alanlara herhangi bir baskı yapılmasının söz konusu olmayacağını da anlatan Eti Bakır Genel Koordinatörü Ünsal Arkadaş, “Çalışma sahasında yüzey toprağı 3-5 metre sıyrılarak heyelana neden oluşturabilecek yük bertaraf edilecektir.  Ayrıca, inşaat sahası üzerindeki yüzey toprağı sıyrılacak ve depolanacaktır.  Depolanan toprak, işletme süresinde korunacak, işletmeyi kapama döneminde sahaya tekrar serilecek ve ağaçlandırılacaktır. Madencilik faaliyetlerinden dolayı, Artvin ve civar köylerin hiçbirinde heyelan tehlikesi oluşmayacağı bilimsel olarak tespit edilmiştir” açıklamasını yaptı. Cerattepe’ye özgü endemik bitki Proje sahasının Artvin’deki bitki çeşitliliğinin sadece küçük bir kısmını yansıttığını ve bu alanda Cerattepe bölgesine özgü (alana endemik) bir bitki türü bulunmadığını anlatan Arkadaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Proje sahasında bulunan bitki çeşitliliği Kafkasya ekosistemi olarak bilinmektedir. Artvin’i de kapsayan Kafkasya ekosistemi, Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, İran ve Sibirya’ya kadar uzanmaktadır. Bu durumda Cerattepe florasına zarar verileceği iddiası tamamıyla gerçek dışıdır. Cerattepe bölgesinde yapılacak olan madencilik faaliyeti ile herhangi bir bitki türünün yok olması mümkün değildir. Ancak buna rağmen çalışma yapılacak alandaki bitkiler tohum halinde saklanacak ve çalışma tamamlandıktan sonra yerlerine dikilecektir.” Madenin 14 yıl işletileceğini anlatan Arkadaş, yıllık 500 tonluk maden işleyeceklerini de vurgulayan Arkadaş, “Bu madenden toplam 20 bin tonluk saf bakır elde edilecek. Türkiye'nin yıllık bakır tüketimi 450 bin ton. Üretimi ise 100 bin ton. Her yıl 4 milyar dolarlık bakır ithal ediyoruz. Bizim madenimizden 14 yılda çıkacak bakırın ekonomik değeri, bugünkü fiyatıyla 1.5 milyar dolar. En azından 1.5 milyar dolarlık bir ithalatın önünü kesmiş olacağız” dedi. Artvin ekonomisine can verecek Madende 387 kişinin istihdam edileceğini ve yıllık 500 bin ton cevher üretileceğini anlatan Arkadaş, “Ayrıca çimento, mazot, yedek parça temini gibi ihtiyaçlar Artvin’den temin edilecek ve yerel inşaat sektörü canlandıracaktır. Madenden çıkarılan malzeme teleferik ile Çoruh Nehri geçirildikten sonra kamyonlarla Murgul’a taşınacak ve taşımacılık sektörü de hareketlendirilecektir. Bakırın önemli bir kısmının ithal edildiğini de düşündüğümüzde bu madenin ülkemiz için de ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır” dedi. CERATTEPE PROJESİ HAKKINDA Bilgi Notu •    Cerattepe Bakır Madeni Projesi ‘bir yeraltı işletmesidir’. •    Çevreyle dost, modern ve sorumlu bir madencilik yapılacaktır. Cerattepe Bakır Madeni Projesi’nin “ÇED olumlu” raporu alınmıştır. •    Projenin ömrü 14 yıl olarak planlanmıştır. •    Proje kapsamında hazırlık ve üretim çalışmalarında 387 kişi çalıştırılması planlanmaktadır. •    Cerattepe sahasında yeraltı üretim yöntemiyle bakır madenini çıkarma, geri dolgu ve taşıma üniteleri dışında herhangi bir proses ünitesi olmayacak ve cevher zenginleştirmesi yapılmayacaktır. •    Cevher zenginleştirme işlemi yapılmayacağından dolayı, atık barajı da olmayacaktır. Ayrıca zenginleştirme tesislerinde kullanılan kimyasallar da kullanılmayacaktır. •    1.700 m rakımda yer alan Cerattepe proje sahası, Artvin Şehir Merkezi’nin kuşbakışı 5 km güneybatısında yer alır. •    Proje alanı, Artvin ve Taşlıca Orman İşletme Şefliği sahası sınırları içerisinde kaldığından, proje kapsamında gerçekleştirilecek işler öncesinde Orman İdaresinden gerekli izinler alınmaktadır. •    Sahadan çıkartılacak olan bakır cevheri miktarı yaklaşık 7 milyon ton olacaktır. Ortalama Bakır tenörü %3,3’tür. Memleketimize, yöremize, daha iyi hizmetlerin nasıl yapılacağı ile ilgili bize büyük bir görev düşüyor ve bunun da farkındayız. Bunun için elimizden gelen ne varsa ortaya koymak niyetindeyiz. Bu nedenle çalışma ortamımız sizlere açık. Sizlerin de görüşleri bizler için çok önemli. Sizlerle diyalog halinde olmak halkımızın da bilgi alması açısından oldukça önemlidir. Bizim yasalara karşı en ufak aykırılık göstermemiz söz konusu değildir. Biz kararlara harfiyen uymak zorundayız. İleri Teknoloji Kullanılacaktır Artvin Cerattepe’de ileri teknoloji ile güvenli bir madencilik işletmeciliği yapılacatır. Bu işletmemizde de diğer işletmelerimizde olduğu gibi çevre tedbirleri en üst düzeyde olacak ve Artvin’e her alanda önemli değerler kazandıracaktır. Kanunlara Harfiyen Uyulmaktadır Eti Bakır AŞ kanunlara harfiyen uymaktadır. Türkiye’de madencilik çok gelişmiş değil fakat bizler madencilik işini dünya standartları dâhilinde yapıyoruz. Projesinden, planlamasına; işletmesinden ekonomisine ÇED raporu doğrultusunda çalışıyoruz. Hukuki Durum Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe Mevkii’nde madencilik faaliyetleri için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu’ raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada, Rize İdare Mahkemesi’nin, ‘Madencilik yapılabilir’ yönündeki kararı Danıştay tarafından onaylandı. Maden İçin 50 Bin Ağaç Kesilecek mi? Maden çalışmaları için teleferik sistemi dâhil 3500 ağaç kesimi yapılacaktır. 50 bin ağaç kesilecek iddiası kesinlikle gerçek dışıdır. Ağaç kesimi üzerinden oluşturulmaya çalışılan algı yanlıştır. Dünyanın 100 Doğal Ormanından Birini Bitiriyorsunuz? İnşaat sahası üzerindeki yüzey toprağı sıyrılacak ve depolanacaktır. Madenin faaliyetinin sona ermesinin ardından bu toprak geri serilecek ve bölge ağaçlandırılacaktır. 3500 ağaçtan daha fazlası (en az 10 katı) bölgeye dikilecektir. Dolayısıyla “dünyanın 100 büyük ormanından birisi bitiriliyor” söylemi gerçeklerle örtüşmemektedir. Yeşil Artvin Derneği’nin oluşturduğu  “yok oluş” algısı tamamıyla gerçekleri bilmemekten, çarpıtmaktan ve Artvin’i koruma içgüdüsünden kaynaklanmaktadır. Artvin’in Su Kaynakları Projeden Zarar Görecek mi? Artvin’in su kaynaklarıyla projenin hiçbir bağlantısı bulunmamaktadır. Maden sahası Cerattepe bölgesinde, su kaynakları ise Genya dağının eteklerinde bulunmaktadır. Çalışmanın kesinlikle su kaynaklarıyla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Çalışmanın yüzey sularına hiçbir etkisi olmayacaktır. Yeraltı suları ise çökeltme havuzlarında dinlendirildikten sonra biyolojik arıtma sürecinden geçirildikten sonra deşarj edilecektir. Siyanür Havuzu Çevreyi Kirletmeyecek mi? Madeni çıkarma ve taşıma dışında Cerattepe’de başka tesis olmayacaktır. Zenginleştirme işlemi yapılmayacağı için siyanür havuzu da kurulmayacaktır. Maden çıkarıldıktan sonra Samsun’a taşınacak ve orada bulunan tesislerimizde işlenecektir. Olmayan siyanür havuzunun Artvin’e zarar vermesi mümkün değildir. Madenler Taşınırken Nakliyat Tozu Çevreyi Kirletmeyecek mi? Bölgede tamamen kapalı madencilik yapılacaktır. Sadece bir tünel girişi olacaktır. Yeraltından çıkarılacak maden tünelin girişine getirildikten sonra teleferik sistemi ile bölgeden uzaklaştırılacaktır. Bölgeden kara taşımacılığı yapılmayacağı için nakliyat sırasında toz oluşması ve hem Artvin’e, hem de endemik dokuya zarar vereceği iddiaları tamamıyla gerçek dışıdır. Maden Heyelanlı Alanlara Baskı Yapacak mı? Heyelanlı alanlara herhangi bir baskı yapılması söz konusu olmayacaktır. Ayrıca çalışma sahasında yüzey toprağı (3-5m) sıyrılarak heyelana neden oluşturabilecek yük bertaraf edilecektir.   Ayrıca, inşaat sahası üzerindeki yüzey toprağı sıyrılacak ve depolanacaktır.  Depolanan toprak, işletme süresinde korunacak, işletmeyi kapama döneminde sahaya tekrar serilecek ve ağaçlandırılacaktır. Madencilik faaliyetlerinden dolayı, Artvin ve civar köylerin hiçbirinde heyelan tehlikesi oluşmayacağı bilimsel olarak tespit edilmiştir. Cerattepe Florasına Verilecek Zarar Nedir? Proje sahası Artvin’deki bitki çeşitliliğinin sadece küçük bir kısmını yansıtmaktadır. Proje alanında sadece Cerattepe bölgesine özgü (alana endemik) bir bitki türü bulunmamaktadır. Proje sahasında bulunan bitki çeşitliliği Kafkasya ekosistemi olarak bilinmektedir. Artvin’i de kapsayan Kafkasya ekosistemi, Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, İran ve Sibirya’ya kadar uzanmaktadır. Bu durumda Cerattepe florasına zarar verileceği iddiası tamamıyla gerçek dışıdır. Cerattepe bölgesinde yapılacak olan madencilik faaliyeti ile herhangi bir bitki türünün yok olması mümkün değildir. Ancak buna rağmen çalışma yapılacak alandaki bitkiler tohum halinde saklanacak ve çalışma tamamlandıktan sonra yerlerine dikilecektir. Fauna Madencilik faaliyetleri sırasında orman ekosistemine bir zarar verilmeyecektir (gürültü, toz, atık vb). Faaliyet alanı çok küçük bir sahayı kapsamaktadır. Dolayısıyla orman habitatı bölünmeyecektir. Çalışan personelin faaliyet öncesi konu ile ilgili eğitimleri sağlanacaktır. Pasa Galerilerin açılması ve cevher alımı sırasında oluşacak pasa, maden sahasında depolama alanında geçici olarak depolanacak ve madende geri dolgu amacıyla kullanılacaktır.  İşletmenin sona ermesi ile beraber yüzeyde herhangi bir pasa kalmayacaktır. Cerattepe cevherinin çıkarılması ve nakledilmesi, sahadaki cevherin bitmesi ve rekreasyon çalışmalarının tamamlanması aşamalarında doğa ve çevrenin korunması için tüm detaylar düşünülmüş ve gerekli önlemler alınmıştır. Sosyo-Ekonomik Etkileri Nedir? İstihdam, Taşımacılık, Malzeme temini (mazot, çimento, yedek parça, çakıl,  vs), Yerel sanayinin canlanması, Mühendislik ve müteahhitlik hizmetleri, Yerel inşaat sektörü, Yerel hizmet sektörünün canlanması, Elektrik tüketimi, Devlet Hakkı (Hazine, İl Özel İdare ve Belediye), Vergi ödemeleri, Halk desteği programları, Diğer maden aramaları ve proje yatırımları, İhracat kalemlerinde Artvin ve Ülke ekonomisine katma değer sağlayacaktır. Bu Projenin Artvin’i Bitireceği Doğru mu? Maden sahasının sınırları 4406 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Maden çalışmaları sırasında bu alanın sadece 15 hektarı kullanılacaktır. Bu proje Artvin’e hiçbir şekilde zarar vermeyecektir. Bu alanın tamamında maden arama/çıkarma çalışması yapılacağı öne sürülerek bölge halkı yanıltılmaktadır. Bölgede tamamıyla kapalı bir madencilik yapılacak olduğu bilindiği halde, 4406 hektarın tamamının yüzeyden tahrip edileceği algısı oluşturulmaktadır. Proje Artvin’e Katma Değer Sağlayacak mı? Madende 387 kişiye doğrudan istihdam sağlanacaktır. Ayrıca çimento, mazot, yedek parça temini gibi ihtiyaçlar Artvin’den temin edilecek ve yerel inşaat sektörü canlandıracaktır. Madenden çıkarılan malzeme teleferik ile Çoruh Nehri geçirildikten sonra kamyonlarla Murgul’a taşınacak ve taşımacılık sektörü de hareketlendirilecektir. Bakırın önemli bir kısmının ithal edildiğini de düşündüğümüzde bu madenin ülkemiz için de ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.

Haberler
28 Ağustos 2017 - 17:40