19˚
İstanbul
19˚
açık
Nem %39
Rüzgar 6.38 /s
Cumartesi
23˚/13˚
Pazar
23˚/16˚
Pazartesi
21˚/17˚
Salı
22˚/15˚
20 Mayıs 2022 Cuma
Sonuç
Mahkemeden ünlü oyuncu Elçin Sangu için kötü haber: Tazminat ödeyecek

Mahkemeden ünlü oyuncu Elçin Sangu için kötü haber: Tazminat ödeyecek

Ünlü oyuncu Elçin Sangu'ya eski menajeri Başak Okay tarafından haksız yere sözleşmeyi feshettiği iddiasıyla açılan davada karar verildi.  İstanbul 14.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmada Elçin Sangu ile taraf avukatları hazır bulundu. Mahkeme, ünlü oyuncu Elçin Sangu'nun Başay Okay'a 100 bin dolar tazminat (1 milyon 350 bin TL) ve rol aldığı reklamlarda Okay'ın hak ettiği 2 milyon 378 bin TL'yi 6 yıllık faiziyle ödemesini hükmetti.   ELÇİN SANGU'YU İSTANBUL'A GETİRMİŞTİR Duruşmada beyanda bulunan Başay Okay’ın avukatı, ‘’Müvekkilim, Elçin Sangu’yu keşfedip İzmir’den İstanbul’a getirmiştir. Diksiyon eğitiminden oyuncu koçluğuna kadar hepsiyle ilgilenip çeşitli dizilerde rol almasını sağlamıştır. Ancak davalı sözleşmeyi haksız yere feshedip yeni bulduğu bir menajer ile aynı sözleşme imzalamıştır. Davamızın kabulünü istiyoruz’’ dedi. Elçin Sangu BİZ KENDİSİYLE AĞLAYARAK AYRILDIK Davalı Elçin Sangu ise ‘’Başay Okay’ın kendisi beni yanına çağırdı. Bana, ‘ben sana yetemiyorum’ diyerek menajerliğimden ayrılmak istedi. Biz kendisiyle ağlayarak ayrıldık. Kendisi ertesi gün zor durumda olduğunu belirterek 100 bin lira para istedi. Beni menajer Gaye Sökmen’e eliyle götüren de davacının kendisidir. Reklam projelerinde yer almamda davacının hiçbir katkısı yoktur. Dava reddedilsin’’ ifadelerini kullandı. ELÇİN SANGU TAZMİNATI 6 YILLIK FAİZİYLE ÖDEYECEK Mahkeme, davalı Elçin Sangu’nun 100 bin dolar cezai şart ile 2 milyon 378 bin lira maddi tazminatı 6 yıllık faiziyle birlikte Başay Okay’a ödemesine karar verdi. Karar sonrası duruşma çıkışı açıklama yapan Elçin Sangu, ‘’Karara itiraz edeceğiz. Gerekirse dosyayı İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar taşıyacağım’’ diye konuştu. Başay Okay ELÇİN SANGU'DAN 'KÖLELİK' SÖZLEŞMESİ İTİRAZI Menajer Başak Okay, oyuncu Elçin Sangu’ya sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetti iddiasıyla 100 bin dolarlık cezai şart parasının tahsili istemiyle mahkemeye başvurmuştu. Elçin Sangu’yla ilgilenebilmek için kendisine gelen tüm teklifleri kabul etmediği söyleyen menajer Okay şöyle demişti: Davalı Elçin Sangu, tüm bu fedakarlıklara rağmen sözleşmeyi tek taraflı feshetmiştir. Hem sözleşmeye, hem de ahde vefa ilkesine aykırı davranmıştır. Buna karşılık Elçin Sangu ise cevap dilekçesinde Başak Okay’la imzaladığı 31 Aralık 2015 tarihli sözleşmenin kölelik sözleşmesi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmişti. #r-2808635,2808599,2808199,#

Haberler
13 Ocak 2022 - 21:22
Baba Gültekin: Süleyman Girgin bana 'davadan' vazgeç dedi

Baba Gültekin: Süleyman Girgin bana 'davadan' vazgeç dedi

Muğla'da vahşice öldürülen Pınar Gültekin'in acılı babası Sıddık Gültekin CHP'li milletvekilinin kendini davadan vazgeçmesi yönünde aradığı iddiası ile ilgili açıklamalarda bulundu. Acılı baba Sıddık Gültekin, “Arkadaşlar ben bu açıklamayı ayın 4’ünde mahkeme önünde yapacaktım. Ama maalesef çıkan yanlış haberlerden dolayı mecbur kaldım. Bugüne kadar da sessiz kaldım. Ayın 16’sında kızım diri diri Muğla’da yakıldı ayın 23’ünde telefonum çaldı. Telefonu açtım Muğla Milletvekili Süleyman Girgin olduğunu söyledi. Taziye dileklerinde bulundu, taziyeden sonra ‘davadan vazgeç’ dedi. 'Kamu davası zaten devam ediyor. Biz senin yanındayız ne gerekiyorsa yapacağız' dedi” şeklinde konuştu. Olayı gerçekleştiren caninin annesinin CHP’de ilçe başkanı olduğunu olaydan sonra istifa ettiğini aktaran baba Gültekin, “Söylediklerim harfi harfine doğrudur, söylediğim tüm cümleler doğrudur. Kabul etmedim, kızınız olsa acaba siz kabul eder miydiniz dedim ve telefonu kapattım. Bir buçuk 2 dakika sürmedi görüşmemiz. Telefonla beraber olayı da kapattım. Kızımın taziyesinden 20 gün sonra Hizan CHP İlçe Başkanı Aydın Sadık beyefendi akrabalarımı, arkadaşlarımı devreye soktu. Bana ulaştılar. İlk önce inanmadım. Dedim ki sizi kim aradı. Süleyman Girgin'in aradığını söylediler. Beni arayan kişi ile onu arayan kişinin aynı olduğunu gördüm. 'Ne kadar para istersen veririz yeter ki davada vazgeç zaten kamu davası sürüyor' dediler. Benim kızıma Muğla’da çok iftiralar atıldığı için, canım pahasına da olursa İstanbul tapusunu verseler bile ben bu davadan vazgeçmeyeceğim. Sonuna kadar nereye giderse gitsin ben zaten yaşayan bir ölüyüm bu yüzden davadan vazgeçmedim. Ondan sonra ben İstanbul’a geldim yine 1-2 sefer aradı” dedi. “Neden yalan atayım, hiçbir siyasi bir çıkarım mı var” Haberlerde hakkında yalan attığına ilişkin iddialara yönelik baba Gültekin, “Ben neden yalan atayım, siyasi bir çıkarım mı var? Zaten acılı bir babayım zaten derdim ile uğraşıyorum. Burada bütün Türkiye kamuoyuna söylüyorum. Bu haberlere çok üzülüyorum. Ben neden iftira atayım ben hiçbir siyasi partiye üye değilim. İftira atmıyorum. Cumhuriyet Halk Partisine de mal etmiyorum. Ben kişiler üzerinden konuşuyorum. Daha sonra Veli Ağbaba beni aradı. Veli Ağbaba’ya da aynısını söyledim. İsmi de söyledim. Sonra Özgür Özel bey aradı aynısını ona da söyledim. Haber çıkmadan bir gün önce Hizan CHP İlçe Başkanını görevden alıyorlar. Özgür Özel bey ‘gerekeni yapacağız, partimizin içinde böyle insanları kabul etmiyoruz’ dedi. Sonra bana sonuna kadar yanındayız davayı da takip edeceğiz dedi. Diyelim ki ben yalan atıyorum, bir ilçe başkanı niye yalan atsın neden Uğur Sefer arasın şimdi. Bazı insanları parasına malına güveniyor. Benim kızım satılık değil. Gerçekten bu kabul edilecek bir şey de değil. Bir insanı öldüreceksin parayla insanları bağlayacaksın. Böyle bir şey kabul edilemez. Türkiye’de kadın cinayeti yaşanmasın ve herkesin de bütün Türkiye’nin de arkamda olduğunu ben hissediyorum” dedi.

Haberler
31 Aralık 2020 - 16:32
Apple ve Samsung barışıyor

Apple ve Samsung barışıyor

Apple ve Samsung Amerika Birleşik Devletleri sınırları dışındaki bütün davalarından vazgeçiyor. İki şirketin ortak yaptığı açıklamada, Samsung ve Apple’ın ABD dışında aralarında var olan bütün davalardan vazgeçmek için anlaştığı belirtildi. Şirketler arasında yapılan anlaşmanın herhangi bir lisan anlaşmasını içermediğinin ifade edildiği açıklamada, ABD mahkemelerinde 3 yıldan beri sürmekte olan yüksek maliyetli davaların ise devam ettirileceği bildirildi.Her iki şirkette akıllı telefon ve tablet piyasasında en büyük oyuncular olarak biliniyor. 2011 yılında ABD'li teknoloji devi Apple, Güney Koreli Samsung firmasının Galaxy cep telefonu ve tabletlerinde iPhone ve iPad'ın bazı özelliklerini kopyaladığını iddia ederek ABD'de mahkemeye başvurmuştu. İki şirket birbirlerine karşı Güney Kore başta olmak üzere Almanya, Avustralya, Fransa, İtalya, Hollanda, Japonya ve İngiltere'de de patent davaları açmıştı.Amerikan mahkemesi iki şirket arasındaki ilk davada  2012 yılında Apple şirketine zararları karşılığında Samsung tarafından 1 milyar dolar tazminat ödenmesine karar vermişti. İkinci davada ise jüri her iki şirketin de birbirlerinin patentlerini ihlal ettiğine karar vererek Samsung’u 119,6 milyon dolar, Apple'ı ise 158 bin 400 dolar tazminat ödemeye mahkum etmişti. Üst mahkemede görülen her iki dava da henüz sonuçlanmadı.

Haberler
06 Ağustos 2014 - 11:23
Akaryakıtta o uygulama sona eriyor

Akaryakıtta o uygulama sona eriyor

Dağıtıcı ve bayi paylarının toplamını benzin ve motorinde litrede 37 kuruşa indirerek sınırlandıran Kurul kararı sayesinde, yaklaşık 2 aydır benzin türlerinin litresi ortalama 13 kuruş, motorin türlerinin litresi ortalama 30 kuruş indirimli satışa sunuluyor. EPDK'dan alınan bilgiye göre, dağıtıcı ve bayi paylarının toplamını benzin ve motorinde 37 kuruşa indirerek sınırlandıran Kurul kararı, 21 Mayıs 2014 Salı günü son kez uygulanacak ve sona erecek. İlk olarak 22 Mart gecesi uygulanan Kurul kararı ile vergiler dahil ilgili gün geçerli olacak lira/litre cinsinden akaryakıt rafineri çıkış fiyatının, akaryakıt dağıtım tavan fiyatı ve akaryakıt bayi tavan fiyatının nasıl hesaplanacağı belirlendi ve EPDK tarafından akaryakıt satış fiyatları her salı ve cuma günleri EPDK internet sitesinde ilan edilerek kamuoyuyla paylaşıldı. Son olarak 17-20 Mayıs tarihleri için tavan fiyatı uygulamasını devreye alan Kurul, bu uygulamayı 21 Mayıs 2014 Salı günü son kez yürürlüğe sokacak. Söz konusu tarih itibarıyla tavan fiyatı uygulaması için öngörülen 2 aylık süre dolmuş olacak. 22 Mayıs 2014 Çarşamba itibarıyla akaryakıttaki tavan fiyat uygulaması kaldırılmış olacak."Tüketici hakları için uygulama devam etmeli"Enerji Uzmanı Cemil Ertem, konuya ilişkin değerlendirmesinde, uygulamanın yürürlükten kalkmasını doğru bulmadığını söyledi. Tavan fiyatı uygulamasının tüketici haklarının korunması için devam ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Ertem, "Öncelikle önümüzdeki aylarda petrol fiyatlarında Rusya krizine bağlı oynaklıklar görülecek. Ayrıca cumhurbaşkanlığı seçimine bağlı olarak döviz kurlarında stabil ortam oluşamayacak. Bu durum doğrudan akaryakıt fiyatlarını etkiler. EPDK, tavan fiyatı uygulamasını kesinlikle devam ettirmeli. Türkiye'nin enerji piyasaları, kurlarda oynaklık olmasa bile düzenlenmeli, çünkü tekel olan alanlar var. Tekel olan piyasalarda devletin çok ciddi düzenleme yapması gerekiyor. Bu da ancak EPDK'nın tavan fiyatı uygulamasıyla mümkün olabilir" görüşlerini savundu.22 Mayıs itibarıyla dağıtıcı paylarının eski fiyatına dönebileceğini belirten Ertem, "EPDK tavan fiyat uygulamasını sonlandırırsa vatandaş 22 Mayıs 2014'te dağıtıcı paylarının eskisi gibi yüksek tutulduğu fiyatlarla karşılaşacak" diye konuştu.

Haberler
20 Mayıs 2014 - 13:26
'Palalı saldırgan'ın davaları birleştirildi

'Palalı saldırgan'ın davaları birleştirildi

Gezi Parkı odaklı eylemlerde Taksim'de izinsiz gösteri yapan gruptakilere palayla saldırdığı iddia edilen Sabri Çelebi'nin de aralarında bulunduğu 4 sanığın yargılandığı dava ile Çelebi hakkında aynı olayda başka bir kişiyi palayla yaraladığı gerekçesiyle açılan dava birleştirildi. İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya, sanık Çelebi ile müşteki Ender E. katıldı. Duruşmada ifade veren Sabri Çelebi, şikayetçiyi ilk defa gördüğünü, olayın içinde olup olmadığını bilmediğini söyledi.  Ender E. ise olay günü Gezi Parkı odaklı eylemlere katılmak için Taksim'e gittiğini belirterek, burada polisin saldırıya geçtiğini ileri sürdü. Ender E, "Kaçmaya başladım, bu sırada önüme biri düştü. 'Yardım edeyim' derken, sanık pala ile saldırdı. Kafamı korumak için kolumu kaldırdığımda, dirseğimden 3-5 santimetre kesik olacak şekilde yaralandım. Olay esnasında yalnız değildi. Küfürler ediyordu'' diye konuştu.  Olay yerine gelen polislerin sanığın sırtını sıvazladığını iddia eden Ender E, daha sonra serbest bırakılan sanığın göstericilere saldırmaya devam ettiğini öne sürdü.  Bu sırada, şikayetçinin ifadesine sık sık müdahalede bulunan müşteki avukatları ile hakim arasında tartışma yaşandı. Müştekinin avukatı Özlem Ayata, sanığın eylemi öldürme kastıyla yaptığını savunarak, bu nedenle tutuklanması gerektiğini ve dosyanın görevsizlik kararı verilerek ağır ceza mahkemesine gönderilmesini talep etti. Avukat Ayata, Sabri Çelebi hakkında hem bu mahkemede hem de 27. Sulh Ceza Mahkemesi'nde açılmış davalar bulunduğunu anlatarak, bunların birleştirilmesini istedi.  Sanık Sabri Çelebi'nin avukatı Turan Öner ise eylemcilerin Taksim'e piknik yapmaya gelmediğini ifade ederek, ''Müvekkilimin iş yerini yakmışlardır. Buna ilişkin kamera kayıtları mevcuttur'' dedi.  Müvekkiline yönelik terör örgütünün saldırısı ve tehditlerinin bulunduğunu öne süren Öner, buna ilişkin MİT ve polis raporlarını mahkemeye sunacaklarını bildirdi.  Öner, ayrıca polisler tarafından müvekkilinin olay sırasında sırtının sıvazlandığı iddiasının asılsız olduğunu, polisin de müvekkilinden şikayetçi olduğunu söyledi.   Mahkeme, müştekinin davaya katılma talebini kabul ederek, dosyanın aynı mahkemede görülen aralarında Sabri Çelebi'nin de bulunduğu 4 sanıklı dava ile birleştirilmesine karar verdi. Savunmasının alınması ve atılı suçun niteliğini dikkate alarak Sabri Çelebi'nin tutuklanma talebinin reddine hükmeden mahkeme, İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesi'nde sanık hakkındaki dava dosyasının da incelenmek üzere istenmesine karar verdi.  Öte yandan, İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 3. duruşmasına, sanıklar Şeyhmus Kırmızı ve Sabri Çelebi ile müştekiler Seyfettin E. ve Kaan P. katıldı. Diğer sanıklar ise duruşmaya gelmedi. Mahkeme hakimi, Sabri Çelebi hakkında müşteki Ender E'ye yönelik dava dosyasının bu davayla birleştirildiği açıkladı.  Duruşmada söz alan müşteki avukatlarından Hacer Yılmaz, sanıkların organize bir şekilde kişileri öldürme kastıyla hareket ettiklerinin sabit olduğunu savunarak, Sabri Çelebi'nin olaydan sonra Fas'a kaçtığını belirtti. Yılmaz, bu nedenle sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı ile adli kontrol uygulanmasını talep etti. Sanıkların eylemlerinin kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunu öne süren Yılmaz, dava dosyasının ağır ceza mahkemesine gönderilmesini istedi. Avukat Turan Öner, müvekkili Sabri Çelebi'nin öldürme kastının olmadığını savunarak, "Müvekkilimin iş yeri teröristler tarafından yakılmıştır. Müvekkilim günah keçisine dönüştürülmüştür'' dedi. Bu ifadeler üzerine müştekiler, "Bize mi terörist diyorsunuz?" diyerek tepki gösterdi. Müşteki avukatlarından Efkan Bolaç da "Terörist kimdir? Bize göre de pala ile saldıran teröristtir" diye konuştu.  Sanık Murat Ertik'in avukatı Ümit Bülent Özay ise müvekkilinin hiç kimse tarafından teşhis edilemediğini ve dava sonucunda beraat edeceğini söyledi. Mahkeme, sanıklar hakkında daha önceden verilen adli kontrol kararının dava açıldığından kalktığını ve daha sonra da sanıkların duruşmaya katıldıkları anlaşıldığından müşteki avukatların adli kontrol talebinin reddine karar verdi. Mahkeme, görevsizlik kararına ilişkin görüş bildirmek üzere dosyanın savcılığa gönderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan İddianamede, sanıklar Sabri Çelebi, Ahmet Girgin, Şeyhmus Kırmızı ve Murat Ertik'in, "kasten yaralama", "görevli memura direnme", "memura karşı silahla (bıçakla) yaralama" ve "şahıslara karşı yaralama" suçlarından toplam 9 yıl 9 ay ile 27 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.  Şikayetçi Ender E'nin başvurusu üzerine hazırlanan iddianamede de sanık Sabri Çelebi'nin ''kasten yaralama'' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. 

Haberler
09 Nisan 2014 - 16:36
Beşiktaş tazminat davalarını askıya aldı

Beşiktaş tazminat davalarını askıya aldı

Siyah-beyazlı kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, Vodafone Arena'nın yapımı için gece gündüz uğraş verilen ve maçların başka sahalarda oynandığı bu sezonda arkadaki en büyük itici gücün Beşiktaş taraftarının gönülden verdiği destek olduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: "Spor Toto Süper Lig 2013-2014 sezonunun ilk devresinde Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan, Beşiktaş-Galatasaray derbi mücadelesinde çıkan olaylar sebebiyle, hem kulübümüz hem futbol takımımız hem de kombinesini, biletini alarak tribünleri dolduran Beşiktaş taraftarları büyük mağduriyet yaşamıştır. Söz konusu karşılaşmada  çıkan olaylar sonrası yürütülen soruşturma çerçevesinde, Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı tarafından şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan kişiler arasında masum Beşiktaş taraftarlarının da olabileceği düşünülerek, başka mağduriyetler de yaşanmaması amacıyla kulübümüz tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davaları askıya alınmıştır." Yargı aşamasının tamamlanmasının ardından suçları sabit görülen sanıklar hakkındaki maddi ve manevi tazminat davasına kaldığı yerden devam edileceği vurgulanan açıklamada, ayrıca şu görüşlere yer verildi: "Sporcusuyla, taraftarıyla, camiasıyla tek vücut olan Beşiktaşımızın yüksek değerlerini korumak, hem kulübümüzün hem de Beşiktaş taraftarının en önemli amacıdır. 2013-2014 sezonunun kalan haftalarında taraftarımızla birlikte hedefe kilitlenerek başarıya giden yolda el ele, gönül gönüle yürümek en büyük dileğimizdir. Beşiktaş taraftarının, Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynadığımız son Bursaspor karşılaşmasında, kulübünün herhangi bir ceza almaması için gösterdiği özen ve hassasiyet gerçekten takdire şayandır. Taraftarlarımızın bu karşılaşmada olduğu gibi, bundan sonraki tüm müsabakalarımızda da tribünlerde sergilediği centilmenlik ve fair-play ruhunu sürdüreceğine, başarıya giden yolda kulübüyle ve renkleriyle bütünleşeceğine inancımız tamdır."

Haberler
21 Şubat 2014 - 19:52
Mavi Marmara davalarında taviz yok

Mavi Marmara davalarında taviz yok

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mavi Marmara davalarına ilişkin tutumlarını değiştirmeyeceklerini söyledi. Gazze'deki abluka ve ambargo kaldırılmadan hiçbir anlaşmanın yapılmaması gerektiğini dile getiren Yıldırım, Mavi Marmara olayı sonrasında İsrail'in uluslararası kamuoyunda zayıf duruma düştüğünü, kendilerinin ise güçlü olduğunu aktardı. Yıldırım; İsrail'in, uluslararası arenada "ambargoya" tabi tutulduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: "İsrail tazminat ödeyecek, tamam ama tazminat daha yüksek miktarlarda olacak. Özür diledi. İnşallah abluka ve ambargo kalkacak. Bunun dışında da İsrail, açık denizde bizi katlettiği için davalar ve mahkemeler mutlaka devam edecek, katiller mutlaka cezasını çekecek. Bu konuda hiç taviz vermiyoruz. Zaten Başbakan bu konuda bize adeta bir güvence verdi. Şehit ailelerinin onayı olmadan, bu davaların kaldırılamayacağını söylemiş oldu. Çünkü hukukta da, İslam hukukunda da bu böyledir. Ancak mağdurların aileleri bu konuda karar sahibidir." İHH'nın Suriye'deki yardım faaliyetlerinin devam ettiğini anlatan Yıldırım, yaşanan iç savaşta en çok halkın mağdur olduğunu vurguladı. Yıldırım, Suriye'deki iç savaşın uzun süreceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Suriye'deki savaş uzar. Bu savaşla ilgili kendimizi 8-10 yıla göre ayarlamamız gerekiyor. Bütün yardım kuruluşlarına bu çağrıda bulunuyoruz. Çünkü Esed gitmeye niyetli değil. Suriye'de sadece Esed'le muhalifler savaşmıyor. Dünyadaki güç dengeleri mücadele ediyor. Oradaki durum halk açısından sıkıntılı. Biz halkın yanında olmak zorundayız. Çocukların ve kadınların yanında olmak zorundayız. Kısa nefesli olmayacağız, uzun zamanlı sabretmeyi bileceğiz. Son tahlilde Suriye halkının bu savaşı kazanacağına inanıyorum. Suriye'de çok güçlü, kendi tarihi ve toplumsal değerlerine bağlı bir yapılanma meydana geldi. Bu da gittikçe büyüyor." Anadolu Ajansı'nın (AA) dünya gündemine taşıdığı savaş suçu belgelerinin Esed rejimini zor duruma soktuğuna işaret eden Yıldırım, "AA, yapmış olduğu o son yayında özellikle Cenevre-2 Konferansı'ndan önce büyük bir oyunu bozdu. Suriyeliler yalnızlığa itilecekti. Hem işkence görüyor, hem öldürülüyor hem de hiçbir hakkı kendisine verilmiyordu. Ama AA'nın ortaya çıkardığı ve yayınladığı görüntülerle Esed ve çevresinin oyunları bozuldu" diye konuştu. Yıldırım, AA'nın dünyanın birçok yerinde açtığı bürolarla Türkiye'nin ve İslam dünyasının yüz akı olduğuna ifade etti. AA'nın Suriye ve Mısır gibi ülkelerde en sıcak anlarda görevini yerine getirdiğini anlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "AA muhabirlerinin birçoğu tehlikelerle karşılaştı ama doğru haberleri buldu ve yayınladı. Bizim de birçok yerde sesimiz oldu. Mesela bu son olaylarda İHH'yı dünya nezdinde kötülemek için bir takım örgütlerle irtibatlandırmaya çalıştılar. Bunu İngilizce olarak, özellikle Today's Zaman ve Hürriyet'in İngilizce bölümü dışarıya servis etti. Fakat AA çeşitli dillerde yayın yaptığı için gerçekleri herkese iletebildik. Böylece bizim üzerimize yapıştırılmaya çalışılan imajı bertaraf ettik. O nedenle İslam dünyasının geneline ve bizim gibi haksızlığa uğrayanlara AA'nın katkısını gördük." 

Haberler
12 Şubat 2014 - 11:36
Kritik davalar sil baştan

Kritik davalar sil baştan

Başbakan Erdoğan'ın özel yetkili mahkemeler ile Terörle Mücadele yasasının kaldırılacağını açıklamasının ardından yapılacak yasal değişiklik ile, kamuoyunun da yakından izlediği önemli davalar etkilenecek. TBMM'ye sunulacak yasa tasarısı ile, Terörle Mücadele ile görevli mahkemeler kaldırılacak, ellerindeki dosyalar normal ağır ceza mahkemelerine devredilecek. TMY de kaldırılarak bazı maddeler, TCK'ya aktarılacak. Böylelikle 12 Eylül 1980’den itibaren sıkıyönetim mahkemeleri, DGM’ler ve özel yetkili mahkemelerle sürdürülen “Olağanüstü yargılama” dönemi de sona ermiş olacak. Yasa tasarısı ile yeniden yargılama konusu da karara bağlanacak. Yeniden yargılama başvurularına Yargıtay Ceza Genel Kurulunda kıdemli üyelerden oluşan bir kurulun karar vermesi ve özel yetkili mahkemeler kaldırılınca dosyaların devredileceği ağır ceza mahkemelerinin yetkili olması formülü üzerinde duruluyor.NE DEĞİŞECEK ?Özel yetkili mahkemelerin kaldırılması ile bu mahkemelerin görev alanına giren suçlarla ilgili davalar, ağır ceza mahkemelerinde görülecek. Devam eden ve Yargıtay tarafından bozulan davalar da ağır ceza mahkemelerine devredilecek. Ağır ceza mahkemelerine gönderilecek davalar arasında Kafes, Poyrazköy, 28 Şubat, 12 Eylül, KCK, askeri casusluk faili meçhuller de var. Kararı açıklanan Ergenekon davasında da Yargıtay’ın olası bir bozma kararı vermesi halinde, bu dava da normal ağır ceza mahkemelerine gelecek. Özel yetkili savcılık ve mahkemelerin kaldırılması ile birlikte, bütün suçlar yönünden,normal mahkemelerde uygulanan usul hükümleri uygulanacak. Şüphelilerin 24 saat süreyle avukatıyla görüş yasağı, dosya üzerindeki gizlilik gibi uygulamalar son bulacak. TMK kapsamında verilen kısa süreli hapis cezaları paraya çevrilebilecek. 10 yıl olan tutukluluk süresi de 5 yıla düşecek.

Haberler
29 Ocak 2014 - 22:59
Mahkeme davadan ikinci kez çekildi

Mahkeme davadan ikinci kez çekildi

Mısır Ceza Mahkemesi ikinci kez Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii ve 18 arkadaşının davasından çekilme kararı aldı. Kamuoyunda “Mukattam Olayları” olarak bilinen olaylarla ilgili olarak, "göstericileri öldürmek suçlamasıyla" yargılanan İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı Bedii, eski Başkan Muhammed Mehdi Akif ile Hürriyet ve Adalet Partisi (HAP) Genel Sekreteri Muhammed el-Biltaci'nin de aralarında bulunduğu hareketin lider kadrosundan 19 kişi hakim karşısına çıktı. Duruşmada yargılamayı yapan Kuzey Kahire Ceza Mahkemesi davadan çekilme kararı aldı. Daha önce 29 Ekim'de yapılan duruşma sırasında da "davadan çekilme" kararı alan Kuzey Kahire Ceza Mahkemesi, ikinci kez aynı kararı almasını “davanın görülmesinde zorlukların yaşanması” gerekçesine bağladı. Duruşmada Bedii ile 18 arkadaşı mahkemenin çekilme kararını okuduğu sırada ordu ve 3 Temmuz darbesinin mimarı Savunma Bakanı Abdülfettah es-Sisi aleyhinde sloganlar attı. Sanıkların, Sisi'yi, "Allah’a ve seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye ihanet etmek" ile suçlayan sloganlar atması üzerine mahkeme salonunda bulunan bazı basın mensuplarının karşıt sloganlar attığı görüldü. Basın mensuplarının slogan atmasını kabullenemeyen sanık yakınları buna tepki gösterince söz dalaşı ve bağrışmalar yaşandı. Yargıç bunun üzerine oturuma geçici olarak ara verdi. Bedii'nin sanık kafesine ilk girdiği sırada kafeste bulunan eski Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Mehdi Akif’in elini öpmesi dikkat çekti. Sanık kafesinden "Rabia" işaretleri yaparak sloganlar atan İhvan liderleri, zaferin yakın olduğunu ve zulme karşı direnişin gerekli olduğuna dair ayet ve hadisleri sesli okudu. Sanık yakınları da "Rabia" işaretleri yaparak, “Askerin Yargısı” şeklinde slogan attı. Mahkeme heyeti, savunma heyetini görüşme odasına çağırarak kendilerinden sanıkları suküneti korumaları konusunda ikna etmelerini istedi. Daha sonra avukatların sanıklarla görüşerek onları sakin olmaya çağırdıkları gözlendi. Ancak mahkeme heyetinin salona girmesiyle birlikte HAP Genel Sekreteri Muhammed el-Biltaci'nin öncülüğünde atılan, “Batıl, Batıl/ Geçersiz, geçersiz” sloganları yükselince heyet başkanı davadan çekilme kararını açıkladı. 30 Haziran olayları sırasında Kahire’nin güney doğusundaki Mukattam bölgesinde bulunan Müslüman Kardeşler Merkezi’nin basılması sırasında çıkan gösterilerde 9 kişi hayatını kaybetmiş, 91 kişi yaralanmıştı. Mısır savcılığı eski ve yeni İrşad Konseyi Başkanları ve diğer 17 kişi aleyhinde hazırladığı iddianamede sanıkları olaylarda göstericileri öldürmeye teşvik etmeyle suçluyor. Soruşturmalar sırasında kendilerine nispet edilen suçlamaları kabul etmeyen sanıklar, bunun siyasi içerikli bir dava olduğunu ve hukuki ya da maddi bir delilden yoksun olduğunu ileri sürüyor.  

Haberler
12 Aralık 2013 - 07:09