21˚
İstanbul
21˚
açık
Nem %36
Rüzgar 6.36 /s
Cumartesi
22˚/13˚
Pazar
24˚/16˚
Pazartesi
22˚/16˚
Salı
22˚/14˚
20 Mayıs 2022 Cuma
Sonuç
Çalışan Gazeteciler Günü neden kutlanıyor? 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlama mesajları ve sözleri

Çalışan Gazeteciler Günü neden kutlanıyor? 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlama mesajları ve sözleri

1961 yılı Resmi Gazetesi’nde yayınlanan 212 sayılı kanun ile birlikte ilan edilen 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, her yıl kutlanmaya devam ediyor. 60 yılı aşkın süredir kutlanmakta olan ve Türk Gazetecileri için büyük bir önem arz eden bu günde, gazeteci yakınlarının ve sevdiklerinin gününü kutlamak isteyen vatandaşlar, internet üzerinden yaptıkları araştırmalarda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlama mesajları ve sözlerini sorgulatıyor. İşte kısa, uzun ve anlamlı Çalışan Gazeteciler Günü sözleri ve mesajları… ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ TARİHÇESİ 4 Ocak 1961 yılı Resmi Gazetesi’nde yayınlanmış olan 212 sayılı kanun ile birlikte ilan edilen ve Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak bilinen bu gün, basın çalışanlarının bazı hak ve yasal güvencelere sahip olması adına düzenlenmiştir. Yapılan düzenlenme ile iş sözleşmelerinin yazılı olarak gerçekleştirilmesi sağlanmış, ilgili sözleşmelere işin türü ve ücret miktarının yazılması gibi sosyal ve yasal hakların tanınması istenmiştir. Basın çalışanları için düzenlenmiş olan bu yasa ile kendilerine yüklenen sorumlulukları kabul etmek istemeyen ve 9 kişiden oluşan bazı gazete patronları, 212 sayılı yasaya ve Basın İlan Kurumu’nun oluşmasına dair 195 sayılı yasanın mesleki sakıncalar doğuracağını iddia etmişler ve ortak bir bildiriye imza atarak gazetelerini 3 gün kapatacaklarını duyurmuştur. Bu olay “Dokuz patron olayı” olarak anılmış ve gazeteciler, bu boykot sürecinde “Basın” isimli bir gazete yayımlamaya başlamışlardır. 11 Ocak günü yayına başlayan “Basın” gazetesi, üç gün süren boykot boyunca düzenli olarak yayınlanmaya devam etti. 1971 yılında meydana gelen askeri müdahalenin ardından ülke genelinde gazetecilerin bazı haklarını geri alması üzerine kutlanmakta olan “Çalışan Gazeteciler Bayramı”, “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak değiştirildi. 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ SÖZLERİ Gazetecilerin bazı haklarını geri alması ve yasal güvencelere bağlanmış olması için her yıl kutlanmakta olan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde, bu mesleği icra eden sevdiklerinin özel gününü kutlamak isteyen vatandaşlar için Çalışan Gazeteciler Günü kutlama mesajları ve sözlerini derledik: Gazeteciler kanunun ve umumun menfaatlerinin aksine muamelelere şahit ve vakıf oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdır. (M. Kemal Atatürk) Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır. (M. Kemal Atatürk) Milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacak olan' yazılı ve görsel basın çalışanlarımıza işlerinde kolaylıklar diliyorum. (M. Kemal Atatürk) İyi bir gazete, kendisiyle konuşan ulustur. (Özdemir Asaf) Yirminci yüzyılın en önemli kuruluşu gazetedir. (Ziya Gökalp) Gazetesiz bir hükümet idaresine, hükümetsiz bir gazete idaresini tercih ederim. (Jefferson) Gazeteleri gazeteciler yazar, ancak okuyucular yazdırır. (Benjamin Franklin) Bizi idare edenler, hükümetler ve gazetelerdir. (Wendel Phillips) Gazetecilik, okuyucularının tarihe tanıklık etmesini sağlar; kurgu okuyucularına yaşamak için bir fırsat verir. (John Hersey) Gazetecilik birilerinin yazılmasını istemediği şeyleri yazmaktır. Geri kalan her şey halkla ilişkilerdir! (G.Orwell) Gazetecilikte gerçeği söylemek ve şeytanı utandırmaktan daha yüksek bir yasa olamaz. (Walter Lippmann) Üç gazete, beni yüz sancaktan daha çok korkutur. (Napoleon) ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ KUTLAMA MESAJLARI Kamuoyunu doğru ve hızlı şekilde bilgilendiren, ilkeli ve dürüst gazeteciliği kendine ilke edinmiş değerli basın mensuplarımızın Dünya Gazeteciler Günü kutlu olsun. Gerçeğin ışığında yol almamızı sağlayan tüm basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun. Basın yayın organları içerisinde çalışan muhabirinden, sayfa editörüne, yazarlarından, matbaasında çalışan tüm gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlar, hayatlarında sağlık ve başarılar dilerim. Tüm gazetecilerimizin 10 Ocak Dünya Gazeteciler Gününü kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. Gece gündüz çalışan, demokrasinin yanında saf tutan, millet için yazan, emek veren tüm basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlarım. Doğru, tarafsız, kalemini hak, hakikat ve adaletten ayırmayan bütün gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun. Haber peşinde koşan, doğru haberin aktarılması için gece gündüz demeden emek veren tüm gazetecilerin "10 Ocak Gazeteciler Gününü" kutlarım. İLETİŞİM BAŞKANI FAHRETTİN ALTUN’DAN ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ile ilgili günün anlam ve önemini vurgulayan bir mesaj yayımladı. Altun, ilgili mesajında şu ifadelere yer verdi: “Basın ve ifade hürriyeti çerçevesinin korunması, daha önce olduğu gibi bundan sonra da önceliğimiz olmaya devam edecektir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak mesleki ilkelerden ve demokratik değerlerden ödün vermeyen, görevlerini hassasiyet ve saygınlıkla icra eden, böylece medyaya güveni ve sektörün kalitesini de artıran basın mensuplarının destekçisi olmayı sürdüreceğiz” Güçlü bir demokrasi için önemli bir yeri bulunan basının, vatandaşın doğru ve güvenilir bilgiye ulaşması için oldukça önemli olduğunu vurgulayan Fahrettin Altun, mesajına şu sözlerle devam etti: “Basın sektöründe emek harcayan, hakikatin savunuculuğunu ve temsilciliğini yaparak demokrasiyi güçlendiren gazeteciler de bu yönüyle önemli bir görev üstlenmektedir. Medya mensupları, ülkemizde de bireylerin ve toplumun Anayasa ile güvence altına alınan Haber alma hürriyetinin ve hakkının stratejik bir ayağını teşkil etmektedir. Topluma sağlıklı, eksiksiz ve gerçekliği teyit edilmiş bilgiler sunmaya özen gösteren ve sadece hakikatin peşinde koşan gazeteciler, mesleğin saygınlığını da korumakta ve yükseltmektedir.” #r-2763399,2686019,#

Haberler
10 Ocak 2022 - 10:55
’Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

’Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’ni kazananlar belli oldu

Türkiye’nin en yaygın meslek örgütü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 1959 yılından bu yana sürdürdüğü Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’nin sahipleri açıklandı. İhlas Haber Ajansı Muhabiri Metin Akyürek, “Zozo” konulu fotoğrafıyla , Tunceli Muhabiri Ercan Topaç da “Polis Karakolu’na Saldırı Düzenleyen 2 Terörist Böyle Etkisiz Hale Getirildi” görüntüleri ile ’övgüye değer’ görüldü. İşte Metin Akyürek'in ödül aldığı o fotoğraf İşte ödüller: a-Siyasal: Can Uğur Birgün Gazetesi’nde 31 Ekim 2015 tarihinde yayınlanan “Yeşil Kartlı Canlı Bomba” başlıklı haberiyle ödüle değer bulundu. Övgü: Fevzi Kızılkoyun Hürriyet Gazetesi’nde 16 Ekim 2015 tarihinde yayınlanan “İhmalin Son 3 Günü” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü. Ödül: b- Ekonomi: Gülistan Alagöz Hürriyet Gazetesi’nde 6 Mart 2015 tarihinde yayınlanan “Muhteşem Dönüşüm” başlıklı haberiyle ödüle değer bulundu. Övgü: Arda Akın Hürriyet Gazetesi’nde 11 Temmuz 2015 tarihinde yayınlanan “Dürüstlük Tutunağı” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü. Ödül: c- Çevre: Güngör Karakuş Habertürk Gazetesi’nde 3-5 Temmuz 2015 tarihinde yayınlanan “Çevre Cennet Koylar Yok Oluyor” başlıklı haberiyle ödüle değer bulundu. Övgü: Ömer Erbil Hürriyet Gazetesi’nde 2 Haziran 2015 tarihinde yayınlanan “Ataköy’e Yarımada” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü. Ödül: d- Eğitim: Sümeyra Tansel Taraf Gazetesi’nde 14 Ocak 2015 tarihinde yayınlanan “Milli Eğitim 872 Çocuğun Geleceğini Hiçe Saydı” başlıklı haberiyle ödüle değer bulundu. Övgü: Recai Uygur Pusula Gazetesi (Erzurum) 24 Kasım 2015 tarihinde yayınlanan “Eğitime Hayat Verdi” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü. Ödül: e- Sağlık: Gizem Coşkunarda Milliyet Gazetesi’nde 14 Haziran 2015 tarihinde yayınlanan “Kürtaj Olmak İsteyen Kadınların Devlet Hastaneleri ile İmtihanı” başlıklı haberiyle ödüle değer bulundu. Övgü: Celal Kaya ve Zehra Evcil Zaman Gazetesi’nde 24 Aralık 2015 tarihinde yayınlanan “Tıp Eğitimi” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü. Ödül: f- Kültür Sanat: Gökhan İlker Akgüngör Vatan Gazetesi’nde 13 Şubat 2015 tarihinde yayınlanan “Ayıp Oldu! Jose Marti’ye Kalas Desteği!” başlıklı haberiyle ödüle değer bulundu. Övgü: Ceren Çıplak Cumhuriyet Gazetesinde 23 Mart 2015 tarihinde yayınlanan “AKM’deki İşgal Belgesi” başlıklı övgüye değer görüldü. Ödül: g- Spor: Barış Arslan Batman Çağdaş Gazetesi’nde 27 Ağustos 2015 tarihinde yayınlanan “Güvercinler Disipline” başlıklı haberiyle ödüle değer bulundu. Övgü: Murat Ağca Habertürk Gazetesi’nde 11 Kasım 2015 tarihinde yayınlanan “Rüşvetçi İstanbul’da” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü. Ödül: Araştırma: Selahattin Sevi Zaman Gazetesi’nde 21 Ekim- 24 Kasım 2015 tarihlerinde yayınlanan “Can Pazarında Son Durak- Bodrum’dan Budapeşte’ye Mültecilerle 10 Gün” başlıklı araştırmasıyla ödüle değer bulundu. Övgü: Hilal Köse Cumhuriyet Gazetesi’nde 27 Şubat- 10 Ekim 2015 tarihleri arasında yayınlanan “Böyle Vahşet Görülmedi” başlıklı araştırmasıyla övgüye değer görüldü. Ödül: Röportaj: Ali Açar Cumhuriyet Gazetesi’nde 17-18 Temmuz 2015 tarihlerinde yayınlanan “Altın İtiraflar” başlıklı röportajıyla ödüle değer bulundu. Övgü: İpek Yezdani Hürriyet Gazetesi’nde 29 Nisan 2015 tarihinde yayınlanan “IŞİD Köleleri” başlıklı röportajıyla övgüye değer görüldü. Ödül: Spor Köşe Yazısı: Atilla Türker Habertürk Gazetesi’nde 12 Mart 2015 tarihinde yayınlanan “İşte 2,5 Milyon Dolarlık Vurgunun Belgeleri” başlıklı köşe yazısıyla ödüle değer bulundu. Sayfa Düzeni: Ödül: a- Birinci Sayfa Düzeni: Erkan Akdoğan Cumhuriyet Gazetesi’nin 27 Kasım 2015 tarihli birinci sayfasıyla ödüle değer bulundu. Ödül: b- İç Sayfa Düzeni: Gülsen Uludağ Milliyet Gazetesi’nin 8 Mart 2015 tarihli Pazar Eki 4.Sayfasıyla ödüle değer bulundu. Karikatür: Bu dalda gönderilen eserler arasından ödüle değer eser bulunamadı Ödül: Fotoğraf: Burak Çan Zaman Gazetesi’nde 29 Ekim 2015 tarihinde yayınlanan “Anayasa’yı Askıya Aldılar” konulu fotoğrafıyla ödüle değer bulundu. Övgü: Metin Akyürek İhlas Haber Ajansı (İHA)’dan 28 Mart 2015 tarihinde servis edilen “Zozo” konulu fotoğrafıyla övgüye değer görüldü. ... TELEVİZYON-RADYO Ödül: TV Haber Dalında: Ela Sezen ve Osman Girgin Habertürk’te 19 Ağustos 2015 tarihinde yayınlanan “Kurbağalıdere’nin Zehri Marmara’ya” başlıklı haberiyle ödüle değer bulundu. Övgü: Öznur Aslan FOX TV’de 28 Ocak 2015 tarihinde yayınlanan “Nihat Kazanhan” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü. Ödül: TV Haber Program Dalında: Zehra Sümeyye Yılmaz TRT HABER’de 21 Ekim 2015 tarihinde yayınlanan “Kaos Hattı” haber programıyla ödüle değer bulundu. Övgü: Kenan Taş CNN Türk’te 26 Kasım 2015 tarihinde yayınlanan “Türkiye-Irak-Suriye Üçgeninde Neler Yaşanıyor” konulu haber programıyla övgüye değer görüldü. Ayrıca Mete Çubukçu 19 Ocak 2015 tarihinde Pasaport “Almanya’da Irkçı Bir Hareketin Anotomisi: Pegida” konulu haber programıyla övgüye değer görüldü. Ödül: TV Belgesel Dalında: Cengiz Özkarabekir 28 Şubat 2015 tarihinde Bugün TV’de yayınlanan “Çıldır” belgeseli ile ödüle değer bulundu. Övgü: Nazım Alpman 1 Ekim 2015 tarihinde İz TV’de yayınlanan “Yakın Tarih Kuşağı-1915 Tehcir Yolu” belgeseli ile övgüye değer görüldü. Ayrıca Sevilay Tüccar 4 Ocak 2015 tarihinde TRT Türk’te yayınlanan “Sınırları Aşmak” belgeseliyle övgüye değer görüldü. TV Kültür Sanat Bu dalda ödüle değer bir eser bulunamamıştır. Ödül: TV Kamera Çalışması Dalında: Hasan Dönmez 24 Kasım 2015 tarihinde Haber Türk’te yayınlanan “Düşürülen Rus Uçağı” görüntüleri ile ödüle değer bulundu. Övgü: Ercan Topaç 4 Eylül 2015 tarihinde İHA adına çekilen “Polis Karakolu’na Saldırı Düzenleyen 2 Terörist Böyle Etkisiz Hale Getirildi.” görüntüleri ile övgüye değer görüldü. Ödül: Radyo Program Dalında: Filiz Yentürk- Pınar Kundakçı Temel 30 Aralık 2015 tarihinde TRT Radyo 1’de yayınlanan “Çerçeve” programı “Alzheimer” konulu bölümü ile ödüle değer bulundu. Övgü: Nacide Berber 10 Kasım 2015 tarihinde NTV Radyo’da yayınlanan “Yol Açan Kadınlar” programı ile övgüye değer görüldü. Ayrıca Yavuz Oğhan 7 Eylül 2015 tarihinde Rusya’nın Sesi (RS FM)’de yayınlanan “Yavuz Oğhan’dan Bir de Bunu Dinle” programıyla övgüye değer görüldü. ... İNTERNET Ödül: İnternet sitesi: “cumhuriyet.com.tr” haber sitesi ödüle değer bulundu. ... NEZİH DEMİRKENT ÖZEL ÖDÜLÜ Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu 2015 Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri Yönetmeliği kapsamında Nezih Demirkent Özel Ödülü’nün Anadolu Ekonomisine dönük yazı ve çalışmaları dolayısıyla Dünya Gazetesi Genel Yayın Müdürü ve Yazarı Hakan Güldağ’a verilmesini oy birliği ile kararlaştırdı. 56.’sı düzenlenecek Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri Töreni’nin yeri ve zamanı daha sonra açıklanacak. SEÇİCİ KURUL KİMLERDEN OLUŞTU? Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri Gazetecilik Seçici Kurulu Ayşe Özek Karasu (Habertürk Gazetesi Genel Koordinatörü), Bertan Ağanoğlu (Milliyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü), İsmail Ballı (İHA Genel Müdür Yardımcısı), Necdet Doğan (Hürriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü), Sevim Ertemur (Gazeteci), Vahap Munyar (TGC Başkan Vekili-Hürriyet Gazetesi Yazarı) ve Zafer Özcan’dan (Özgür Düşünce Gazetesi Ekonomi Müdürü) oluştu. Seçici Kurul Başkanlığına Necdet Doğan, Yazmanlığa Sevim Ertemur seçildi. Vahap Munyar mazereti nedeniyle toplantıya katılamadığı için oyunu kapalı zarfla gönderdi. Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri Görsel Basın Seçici Kurulu’nda Dr. Engin Başçı (TRT Muhabiri), Göksel Göksu (CNN Türk Muhabiri- TGC Yönetim Kurulu Üyesi-Kadın Komisyonu Koordinatörü ), Yrd. Doç. Dr. Gökmen Karadağ (İstanbul Aydın Üniversitesi), İhsan Yılmaz (A Haber Şef Editörü- TGC Yönetim Kurulu Üyesi), Sibel Güneş (TGC Genel Sekreteri), Prof. Dr. Şükran Esen (Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema Bölüm Başkanı) ve Ümit Aslanbay (Halk TV Haber Müdürü) yer aldı. Seçici Kurul Başkanlığı’na Yrd. Doç. Dr. Gökmen Karadağ yazmanlığa Dr. Engin Başçı seçildi. Göksel Göksu mazereti nedeniyle toplantıya katılamadığı için oyunu kapalı zarfla gönderdi. İnternet Seçici Kurulu’nda Ahmet Özdemir (TGC Genel Sekreter Yardımcısı), Celal Toprak (Gözlem Gazetesi İstanbul Temsilcisi- TGC Yönetim Kurulu Üyesi), Emre Kızılkaya (Hürriyet Gazetesi Dijital Haber Koordinatörü), Ercüment İşleyen (Hürriyet Dijital İçerik Direktörü), Erol Önderoğlu (Gazeteci), Oğuz Güven ( cumhuriyet.com.tr Yayın Yönetmeni) ve Dr. Recep Yaşar (TGC Başkan Yardımcısı) yer aldı. Seçici Kurul Başkanlığına Ahmet Özdemir, Yazmanlığa Dr. Recep Yaşar seçildi. Celal Toprak ve Ercüment İşleyen toplantıya katılamadıklarından oylarını kapalı zarfla gönderdiler. Oğuz Güven cumhuriyet.com.tr ile ilgili oylamaya katılmadı.

Haberler
24 Mart 2016 - 13:05
Akdoğan, 'Basında yasal mevzuat yeniden ele alınmalı'

Akdoğan, 'Basında yasal mevzuat yeniden ele alınmalı'

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) tarafından düzenlenen "Basın İş Kanunu Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, kısa bir süre önce Başbakanlıkta medya sektörünün temsilcileriyle bir araya gelerek hem tanıştıklarını hem de sektörün temel meselelerini ele aldıklarını, bugünkü çalıştayın da o toplantının bir sonucu olduğunu kaydetti. Çalıştaya çalışanlardan, çalıştıranlardan, kamudan, sivil toplum kuruluşlarından, üniversitelerden, bürokrasiden temsilcilerin katıldığını ifade eden Akdoğan, üç halkadan oluşan çalıştay zincirinin ilkinin Ankara'da yapıldığını, gelecek aylarda Erzurum ve İstanbul'da da çalıştaylar gerçekleştirileceğini söyledi. Çalıştayların, meselenin tüm boyutlarıyla ele alınması ve tüm tarafların düşüncelerini, beklentilerini, kaygılarını gündeme getirmeleri için önemli bir fırsat olduğunu dile getiren Akdoğan, bu çerçevede söyleyecek sözü olan kim varsa, herkesi dinlemenin kendileri için önemli bir görev olduğunu ifade etti. Bugünkü toplantının, teknik düzeyde olduğunu belirten Akdoğan, "Özellikle ben katılmayayım, çok rahat herkes konuşsun, tartışsın diye düşünüyordum. Ama bu, basın emekçilerinin meselesi olmasına rağmen basın, bakan düzeyinde katılım olmadan ilgi göstermez diye, basının meselelerini, basının ilgisine sunabilmek için önce biz bir katılalım konuşalım, basın emekçilerini belki patronları göndermez, bakan geldi diye gelip kayıt yapsınlar istedik" dedi. Bilgi ve İletişim sektöründe baş döndürücü gelişmelerin yaşandığı bir dönemde olunduğunu dile getiren Akdoğan, medya sektörünün tüm alanlarıyla hızlı bir değişimden geçtiğini, klasik medya araçlarının yanına yenilerinin eklendiğini, hızlı teknolojik dönüşümün, sektörün kabuk değiştirmesine sebep olduğunu söyledi. Yeni medya ortamında, iletişim, yayıncılık ve bilişim hizmetlerini sağlayan sektörlerin sınırlarının iç içe geçtiğine dikkati çeken Akdoğan, "Dün gazeteciliğin en temel araçları daktilo, fotoğraf makinesi, matbaa ve kağıt iken, bugün saymakla bitiremeyeceğimiz yeni yeni araçlarla karşı karşıyayız" diye konuştu. "Gazetecilik zor bir meslek" Daha önce muhabir, fotomuhabiri, musahhih, mizanpajcı, matbaa ustası, yayın yönetmeni gibi birtakım unvanların bulunduğunu anımsatan Akdoğan, şimdi elektronik, bilgisayar mühendislerinin de doğrudan sektörün bir parçası haline geldiğini, iş kollarının ve unvanlarının çeşitlendiğini dile getirdi. Gazeteciliğin, teknoloji yoğunluklu bir mesleğe dönüşmesi sebebiyle, istihdam alanında daralmalar yaşandığını belirten Akdoğan, "Bizim yapacağımız bu değişime direnmek değil, elbette bu değişimi kavramak ve en yararlı şekilde mesleğimize, yaşamlarımıza aktarmaktır" diye konuştu. Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni medya ortamında hızlı bir değişim yaşanırken ve bu değişimden hayatlarımız, mesleğimiz olumlu ya da olumsuz bir şekilde etkilenirken kenarda durup izleyemeyiz. Gazetecilik doğası gereği zaten zor bir meslek. Gazeteci hem bedenen işçilik yapar, hem de yoğun bir zihinsel faaliyet yürütür. Karda, kışta, sıcakta, tehlike altında, kan ter içinde haberin peşinde koşar. Bir taraftan zihinsel, bir taraftan bedensel bir faaliyet yürütür. Bu yüzden hem fikir, hem de beden işçisidir. İşvereninden en alt kademede çalışan arkadaşımıza kadar, bu sektörde çalışan arkadaşlarımızın büyük zorluk ve fedakarlıkla işlerini yaptığını biliyorum." "Hükümet olarak sorumluluğumuzun farkındayız" "Başta ekonomik olmak üzere birçok sorunla mücadele eden gazetecinin işini hakkıyla yapabilmesi nasıl sağlayabiliriz? Bunu nasıl geliştirebiliriz?" diye soran Akdoğan, bunun, çok boyutlu iyileştirmeler gerektiren bir konu olduğunu söyledi. Yalçın Akdoğan, şöyle devam etti: "Kaderi patronunun sadece iki dudağı arasında olan ve her an işten çıkarılma korkusu yaşayan bir gazeteci, bu işin hakkını layıkıyla verebilir mi? Kıdem ve tecrübe gibi bu mesleğin yaslandığı en önemli iki özelliğin, ucuz iş gücüne kurban edildiği bir ortamda gazeteci yarına güvenle bakabilir mi? Bazı meslekler doğası gereği esnek bir mesai gerektirir. Ancak gece geç saatlere kadar mesaide kalan, haftada ancak bir gün izin yapabilen veya yapamayan, bayramda, tatilde çalışmak zorunda kalan bir gazeteciyi normal bir çalışan olarak görebilir miyiz? İşten çıkarıldıktan sonra bile hakkı olan tazminatı ancak aylarca süren mahkemeler sonucunda alabilen bir gazetecinin iş güvencesinden söz edebilir mi? Üzülerek belirtmek istiyorum ki, her gün gazeteci arkadaşlarımız yalnızca birkaçını sıralayabildiğim bu sorunlarla yüzleşerek iş yapmaya çalışıyor. Bu durumu düzeltmek için hiç şüphesiz herkese büyük sorumluluklar düşüyor. Biz, hükümet olarak sorumluluğumuzun farkındayız." Bugüne kadar medya sektörünü daha sağlıklı bir yapıya kavuşturmak için çeşitli adımlar attıklarını belirten Akdoğan, bugün ise hem çalışanı, hem de işvereni yakından ilgilendiren önemli bir çalışmanın ilk adımlarını attıklarını söyledi. "Çalıştayda tüm boyutlarıyla ele alınacak" Türkiye'de uygulanmakta olan iş mevzuatının, gazeteciye özel bir önem verdiğini, gazeteci ile işvereni arasındaki hukuki ilişkinin, İş Kanunu dışında, "5953 Sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun"la da düzenlendiğini hatırlatan Akdoğan, "1953 yılından beri yürürlükte olan bu kanun birçok defa tadil edilmiş olmasına rağmen bugün geldiğimiz noktada ihtiyaçları karşılamadığı yönünde çok yoğun bir tartışma var. Bugün gazetecilik tanımından, mali ve özlük haklara kadar birçok konuda gazetecilerin ve basın  çalışanlarının çalışma hayatlarına ilişkin yasal mevzuatın yeniden ele alınması gerekiyor" dedi. Medya sektörü ile ilgili hangi çalışmanın yapılması gerekiyorsa, bunu sektörün emekçileriyle, temsilcileriyle yapmak istediklerini vurgulayan Akdoğan, böylece sektörün sorunlarına çözüm bulmaya çalışacaklarını ifade etti. Akdoğan, gazeteciliğin tanımı, Mali ve Özlük Haklar, Medya Veritabanı, İnternet Gazeteciliği ve Yeni Medya, Basın İş Sözleşmesi, Kıdem Tazminatı,  İş Kanunu ve Basın İş Kanunun karşılaştırılması, bildirimlerin tek bir kurumda toplanması, abonelik sistemi, gazetecilerin basın sektörü dışında başka işlerde çalışması, Basın Kartları, iş güvenliği, sendikalaşmanın önündeki engeller gibi başlıkların çalıştayda tüm boyutlarıyla ele alınacağını söyledi. Bu çalışma ile sadece çalışanların karşı karşıya kaldığı sorunlara çözüm aramayacaklarını, işverenlerin de yasadan kaynaklanan sorunlarının olduğunu düşünerek, bunları da ortaya çıkarmayı hedeflediklerini anlatan Akdoğan, işverenlerin bir kısım mali yükümlülükler sebebiyle, basın emekçilerini farklı bir kategoride çalıştırmak istemelerinin büyük mağduriyetler yaşanmasına sebep olduğunu kaydetti. "Önceliğimiz güçlü bir sektörün varlığı" "Değil basın kanunu, birçok çalışan kayıt dışı çalıştırılabiliyor. Yani basın kanunu kapsamına almadan çalıştırmanın ötesinde, sigortasız, kayıt dışı çalıştırılan basın emekçileri var" diyen Akdoğan, düşük maaşla çalıştırılan basın emekçilerinin, maaşlarını bile almakta zorlandığını belirtti. Basın kanununun getirdiği imkanları yük olarak gören bu anlayışın ürettiği sorunları iyi bildiklerini ifade eden Akdoğan, bu konunun tüm boyutlarıyla ele alınması gerektiğine inandıklarını söyledi. Sermaye düşmanlığı yapmanın doğru bir yol olmadığını dile getiren Akdoğan, şunları kaydetti: "Bizim bu çalışmaları  yapmadaki amacımız, çalışanlar üzerinden işverene örtülü mesaj göndermek değil, bizzat çalışanı ve işvereni ile daha sağlıklı bir medya düzenini nasıl oluşturabiliriz, bunu tüm boyutlarıyla ele almak. Her açıdan güçlü ve sağlıklı şirketlerin varlığı sektörün de sağlıklı işlemesinin garantisi olacaktır. Hükümet olarak nasıl ki, diğer iş kollarında güçlü bir özel sektör varlığı için mücadele ediyor, bu konuda düzenlemelere gidiyorsak medya sektöründe de önceliğimiz güçlü bir özel sektörün varlığıdır."  "Uluslararası medyanın yatırım yapmasını önemsiyoruz" Yerli sermayenin yanı sıra uluslararası sermayenin de sektöre yatırım yapmasını önemsediklerini, bu konuda, RTÜK Yasası'nda değişikliğe gittiklerini ve yabancı sermaye payını artırdıklarını hatırlatan Akdoğan, şunları kaydetti: "İnsan eziliyorsa, insan faktörü devre dışı kalıyorsa ondan sonra sermaye ve diğer şeyler bunlar birbirini tamamlayan faktörler, ama önce insan demek durumundayız ve emekçilerin şartlarını öncelikle değerlendirmek durumundayız. Bu sadece bir iş, kazanç, ekmek meselesi değil, gazeteci dediğimiz insan topluluğu fikirsel, zihinsel bir iş yapıyor. Bu yüzden onun başka ekonomik problemlerle çok fazla boğuşmaması gerekiyor." "Dünyada ne tür gelişmeler oluyor, diğer ülkeler bu sorunlarla nasıl başa çıkıyorlar, ne tür düzenlemeler yapıyorlar? Bu konuda akademik olarak bu süreçleri takip ediyoruz" diyen Akdoğan, "İnşallah bu sürecin sonucunda işvereni ve çalışanı ile tüm medya sektörünün sorunlarını çözecek, sağlıklı bir yasayı çıkarmaya muvaffak oluruz. Bu konuda söyleyecek sözü olan kim varsa dinlemeye hazırız" diye konuştu. Akdoğan, çalıştaylar sonrasında ortaya çıkan taslağı ele alacaklarını ve TBMM'nin gündemine taşıyacaklarını belirterek, katılımcılara teşekkür etti.

Haberler
25 Eylül 2014 - 15:49
Yeni medya gazetecilik anlayışını kökten değiştiriyor

Yeni medya gazetecilik anlayışını kökten değiştiriyor

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörlüğü ile Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünce düzenlenen "Sosyal Medya ve Yeni Politikalar" başlıklı konferans, Troya Kültür Merkezi'nde başladı. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya, konferansta yaptığı konuşmada, küreselleşmeyi etkileyen en önemli faktörlerden birinin, iletişim alanında meydana gelen değişiklikler olduğunu bildirdi. Dünyada 1960'lardan sonra başlayan teknolojik gelişmelerle medya ve iletişimin yapısının tamamen farklı bir boyuta taşındığını belirten Karakaya, şöyle devam etti: "Tarihsel arka planda 'dördüncü güç' ve 'kamunun sesi' olma iddiasıyla faaliyet gösteren geleneksel medya, insanların ihtiyaç duydukları bilgiyi neredeyse tek başına sağlamaktaydı ancak son yıllarda ortaya çıkan yeni iletişim pratikleri, zaman, mekan ve coğrafi uzaklık konjonktürlerinin oluşturduğu sınırlılıkları ortadan kaldırmış, birey odaklı, çok yönlülüğü mümkün kılacak bir formata bürünmüştür. Yaşanan bu dönüşüm sonucunda 'yeni medya' olarak adlandırdığımız yeni bir iletişim kavramı ortaya çıkmıştır. 'Yerel ağ' da denilen internet, zaman içinde gelişen ve neredeyse bütün dünyayı saran bir iletişim ağı haline gelmiştir. Bugün neredeyse dünyanın bütün coğrafyalarında devlet hizmetleri, güvenlik birimleri, okul ve hastane gibi kurumlar, şirketler ve medya alanındaki kişisel bilgisayarlar birbirlerine bağlanmış durumdadır." Karakaya, yeni medyanın, klasik gazetecilik anlayışını da kökten değiştirdiğini vurguladı.  Gazeteciliğin farklı bir boyuta taşındığına işaret eden Karakaya, şunları söyledi: "Günlük yaşantımızın hemen hemen her alanında giderek yaygın bir şekilde kendisine yer bulan, neredeyse insan vücudunun bir uzantısı haline gelen, cep telefonları, tablet bilgisayarlar ve taşınabilir belleklerle gelişen yeni medya, dünyada olduğu gibi ülkemizde de gazetecilik anlayışını kökten değiştiriyor. Bugün artık sadece okuyan değil okuduğunu paylaşan, yorum yapan, paylaşan, beğenisini ve hoşnutsuzluğunu dile getiren bir okuyucu kitlesine haber yapılmaktadır. Bu da iletişimin, eğitimin, gazetecilik pratiklerinin ve bu konuda yapılan çalışmaların tekrar gözden geçirilmesini ve yeni medya anlayışına nasıl uyum sağlanabileceğinin anlaşılmasını gerekli kılmaktadır. Yeni medya mecrası, sayısız enformasyon akışı sağladığı gibi ne yazık ki spekülatif ve doğruluğu araştırılmamış gerçek dışı fikirlerin de dolaşıma girmesine, insanların özel hayatlarının gereğinden fazla deşifre edilmesine ve bilgi kirliliğine neden olmaktadır. Bu anlamda yeni medya olanaklarının bilinçli kullanılması ve bilgi kirliliğinin en aza indirilmesi için konu hakkında araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten iletişim fakülteleri ve basın mensuplarına önemli görevler düşmektedir."

Haberler
08 Mayıs 2014 - 16:10