20˚
İstanbul
20˚
açık
Nem %37
Rüzgar 6.38 /s
Cumartesi
23˚/13˚
Pazar
23˚/16˚
Pazartesi
21˚/17˚
Salı
22˚/15˚
20 Mayıs 2022 Cuma
Sonuç
Büyük gözler, turuncu cilt... Mars'ta insanlar farklı görünecek

Büyük gözler, turuncu cilt... Mars'ta insanlar farklı görünecek

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) ve SpaceX şirketinin CEO’su Elon Musk, önümüzdeki birkaç on yıl içinde Kızıl Gezegen’e insan göndermeyi hedefliyor. Bilim insanları lojistik faaliyetler üzerinde çalışırken aynı zamanda yeni ortamın insan vücuduna etkilerini de araştırıyor.  ABD’deki Rice Üniversitesinden evrimsel biyolog Dr. Scott Solomon, Mars'ta yaşayan insanların turuncu bir cilde sahip olabileceğini söyledi. Bu fikri 2016 tarihli “Future Humans: Inside the Science of Our Continuing Evolution” adlı kitabında yazdı. TURUNCU GIDALAR  Mars, Dünya'dakinden çok daha ince bir atmosfere sahip ve manyetik alan koruması bulunmuyor. Yani insanların kansere neden olan yüksek radyasyon seviyelerinde hayatta kalmak için bir yolunu bulması gerekiyor.  Örneğin, karotenoid içeren çok miktarda gıda tüketmek işe yarayabilir. Bu pigmentler havuç ve balkabağı gibi besinlerde bulunuyor ve turuncu olmalarının sebebi de bu. Cildimizdeki ve kan dolaşımımızdaki karotenoidler bizi radyasyonun zararlı etkilerinden korumaya yardımcı olabilir. Ancak ne kadar çok tüketirsek cildimizin rengi de o kadar çok turuncuya dönecek.  Bu arada, Dünya'da bizi UV’den (ultraviyole ışık) korumaya yardımcı olan doğal cilt pigmenti melanindir. Ancak Mars'ta bizi korumak için yeterli olmayabilir. Dünyadaki mikroplar kendilerini tehlikeli UV ışığından korumak için karotenoidlere güvenir ve araştırmacılar şimdiden Mars'taki pigmentin belirtilerini arıyor. İSKELET, KASLAR VE KAFATASI  Business Insider'a göre, Mars'taki zorlu koşullar insan iskeletini ve kaslarını küçültebilir. Uluslararası Uzay İstasyonunda kalan astronotların kemikleri zayıflıyor.  Bilim insanları, 6 ay-1 yıl süren uzay araştırmalarında bile bu etkilerin görülmesinin uzun süreli uzay hayatında ne gibi etkilere neden olabileceğini düşünüyor. Küçülen kafatasları nörolojik durumlara neden olabilir. Zayıf kemiklerin ve kasların başka sağlık komplikasyonlarına yol açabileceği de söylendi.  Mars, Dünya’ya kıyasla Güneş'e daha uzak. Bu nedenle normal bir gün bile Dünya’daki bulutlu bir gün gibi. Bu daha karanlık ortam, zamanla insan gözlerini değiştirebilir. Gezegen bilimcisi Dr. Nathalie Cabrol, daha önce NBC News'e bu konu hakkında konuşmuştu: "Gözlerimiz, Dünya üzerindeki belirli bir miktarda ışığa alışmıştır. Bu yeni ortam koşullarına adaptasyon sağlamak için ya optik sistemimiz ve beynimiz retinada daha fazla ışık toplamaya çalışacak ya da yeni retinalar veya daha büyük gözler geliştireceğiz." Göz boyutundaki bir değişiklik, bir insanın kafatasının şeklini de etkileyecek. Dünya’daki insanlara kıyasla ömrün kısalması ve kafatasının küçülmesiyle birlikte nörolojik bozuklukların yaşanması muhtemel görünüyor. Bilim insanları, Mars’ta yaşayacak insanların ve Dünyalıların bağışıklık sistemlerinin tamamen farklı olacağını söylüyor.  #r-2810511,2810364,#

Haberler
31 Ocak 2022 - 12:09
İlk öte uydu keşfedildi: Dünya'dan üç kat daha büyük

İlk öte uydu keşfedildi: Dünya'dan üç kat daha büyük

ABD’nin en büyük üniversitelerinden Columbia Üniversitesi, dikkat çeken bir keşfe imza attı. Profesör Dr. David Kipping’in liderliğindeki ekip, Dünya'nın neredeyse üç katı büyüklüğünde gizemli bir cisim keşfettiklerini duyurdu. Dünya’nın çapı 12 bin 742 kilometre iken bu cismin çapı 32 bin 991 kilometre.  Araştırmacılar, NASA'nın Kepler uzay teleskobundan elde edilen verilere dayanarak, kendi güneş sistemimizin dışında bulunan bir öte uyduyu keşfettiklerini açıkladı.  Bilim insanları, yeni keşfi doğrulamak için diğer teleskoplardan gelen gözlemlere ihtiyaç duyduklarını belirtti. Bu arada Columbia Üniversitesi ekibi çalışmayı Nature Astronomy'de yayımladı.  ÖTE UYDU KEŞİFLERİNDEKİ ZORLUK İlk potansiyel öte uydu adayı dört yıl önce tanımlanmış olmasına rağmen şimdiye kadar hiçbiri resmen kabul edilmedi. Bu öte uydular doğrudan görüntülenemedikleri için, bir yıldızın önünden geçtiklerinde, yıldızın ışığını anlık olarak kararttıkları için varlıkları anlaşılıyor.    Son on yılını öte uyduları aramakla geçiren Profesör Kipping, "Gökbilimciler şimdiye kadar 10 binden fazla ötegezegen adayı buldu. Ancak öte uyduları bulmak çok daha zor." dedi. Eğer yeni keşif doğrulanırsa, Güneş sistemi dışında öte uyduların öte gezegenler kadar yaygın olduğu fikrine güçlü bir kanıt olacak.  #r-2808668,2808180,#

Haberler
14 Ocak 2022 - 10:03
2022 Merkür Retro'su ne zaman başlayacak ve bitecek? 2022 Merkür Retro'sunun tarihleri ve burçlara etkisi

Merkür Retro'suna bugün başladı

2022 Merkür Retrosu, bu yıl 4 kez tekrarlanacak ve astrologlara göre, yaşanacak bu retroların burçlar üzerinde çeşitli etkileri olacak. Teknolojik cihazlare ilaveten; iş, aşk, arkadaşlık ilişkilerinde de aksamaların yaşanacağı ön görülen Merkür Retrosu ne zaman başlayacak ve bitecek? 2022 Ocak, Mayıs, Eylül, Aralık aylarında gerçekleşecek Merkür Retrosu'nun tarihleri, etkileri ve burç yorumları, nelere dikkat edilmesi gerektiği haberimizde... MERKÜR RETROSU NEDİR? Merkür Retrosu, gezegen gerilemesini ifade etmektedir. Gezegenlerde yaşanan gerileme; gezegenin, güneş sistemindeki yörüngesinde meydana gelen yavaşlama ile geri gitmesi olarak tanımlanır Merkür retrosunda yaşanan bu gerileme etki ettiği alanlarda çalışmaların iyi gitmemesine, yönetimde sorunlar yaşanmasına ve kargaşaya yol açar. Sene içinde 2 ya da 3 kez meydana gelen bu Retro sırasında kişilerin hayatlarında alacakları kararlar doğrultusunda dikkatli olması ifade edilir. MERKÜR RETROSUNUN ETKİLERİ NEDİR? RETRODA NELER OLUR? Merkür retrosu adından da anlaşılacağı gibi gerilemelerin yaşanacağına işarettir. Merkür retrosunda, teknolojik araçlarda meydana gelen arızalar, ikili ilişkilerde yaşanacak yeni adımlar ya da eski ilişkilerin tekrar gündeme gelmesi söz konusudur. Retroda, planlanan seyahatler ve alınacak yeni kararlar konusunda da dikkatli olunması önerilir.  #haber# 2022 MERKÜR RETROSU BAŞLANGIÇ VE BİTİŞ TARİHLERİ  2022 yılında gerçekleşecek retroların etkileri araştırılmaya devam ediyor. Bu yıl içinde 4 defa gerçekleşecek Merkür Retrosunun tarihleri şöyle: 15 Ocak Merkür Retrosu 11 Mayıs Merkür Retrosu 10 Eylül Merkür Retrosu 30 Aralık Merkür Retrosu   2022 MERKÜR RETROSUNDA NELER OLACAĞI DÜŞÜNÜLÜYOR? 2022 yılında 15 Ocak, 11 Mayıs, 10 Eylül, 30 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek Merkür Retrosunun etkileri ve burçlar üzerindeki etkisi dört dönem olarak yorumlandı. Retroya dair detaylar... 15 Ocak Merkür Retrosu 2022 yılının ilk Merkür retrosu, Kova ve Oğlak burçlarında gerçekleşerek etkisini 4 Şubat’a kadar sürdürücek. Bu retro, Venüs geri hareketinin de ortasında başladığı için aşk ilişkilerini de hareketlendirecek. Venüs'ün aşkı temsil etmesi sebebi ile Merkür de eskinin geri dönüşü ile bağdaştırıldığı için eski sevgililerden gelecek adımlara karşı hazırlıklı olunması gerekecek. Tüm bu geri dönüşler ile birlikte, retronun Kova ve Oğlak gibi net burçlarda gerçekleşmesi, istemediğiniz kişilere sınır koyabileceğinizin habercisi olacağı düşünülüyor. 15 Ocak'ta Merkür Retrosu'ndan etkilenecek burçlar: Terazi Akrep  Boğa Koç   11 Mayıs Merkür Retrosu  4 Haziran’da sona ermesi beklenen Merkür Retrosu, İkizler ve Boğa burcunda gerçekleşecek. 2022 yılının ikinci retrosunda, bazı iletişim becerilerinizin körelirken; yanlış anlaşılmalar sebebi ile gerginlik yaşayabilirsiniz. Bu dönemde yaşanan tartışmalarda sert tavırlar sergilememeniz ve gaflarda bulunmamanız önerilidir.  11 Mayıs'da Merkür Retrosu'ndan etkilenecek burçlar: Kova Balık Aslan Başak   11 Eylül'de Merkür Retrosu10 Eylül’de Terazi burcunda meydana gelecek Merkür Retrosu, 3 Ekim tarihinde Başak burcunda tamamlanacak. Bu dönemde çevrenizde aile, iş, arkadaşlık, ilişkiler olmak üzere her alanda iletişimde problemler yaşamanız olağandır. Gerektiğinden soğuk bir iletişimi benimseyebilir ya da içinize kapanabilirsiniz. Alınganlıklar, kararsızlıklar yaşayabileceğiniz tehlikeli bir dönem olarak değerlendirilebilir.  11 Eylül'de Merkür Retrosu'ndan etkilenecek burçlar: Yengeç Oğlak İkizler Yay    30 Aralık'ta Merkür Retrosu2022'nin son retrosu 30 Aralık'ta başlayacak ve 19 Ocak 2023 son bulacak. Bu süreçte bunalmış hissedebilir, 2023’e kasvetli bir ruh hali ile başlayabilirsiniz. Bu dönemde ruhsal bunalımlar, yanlış anlaşılmalar, tartışmalar gündemde olabilir. Yakınlarınızı alttan almanızda ve daha hoşgörülü davranmanızda fayda var.  30 Aralık'ta Merkür Retrosu'ndan etkilenecek burçlar: Koç Terazi    MERKÜR RETROSUNDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ, NELERDEN KAÇINMALI? Bu dönemde, yeni bir işe başlamamaya ve yeni gelen teklifleri ve projeleri 6 Şubat’tan sonraya ertemeye gayret edin. Teklif retrodan önce geldiği takdirde, değerlendirebilirsiniz. Sınav kağıtlarınızı ve eğitimlerinizi dikkatlice gözden geçirin. Optik kaydırma, not kaybetme gibi olumsuz olaylara karşı tedbirli olmanızda yarar var.  Gayrimenkul alım-satım işlerinizi bir süre erteyebilir ya da retrodan önce tamamlayabilirsiniz. Telefon, tablet, bilgisayar gibi elektronik cihazlardaki belgelerinizi ve fotoğraflarınızı mutlaka yedekleyin çünkü bu dönemlerde yaşanabilecek veri kaybı oldukça olağan görülüyor.   Yeni bir şey almayı, alışveriş yapmayı düşünüyorsanız, bunu 6 Şubat’tan sonra yapmanız önerilir. Yatırım yapmak için retronun doğru zaman olmadığını söyleyen astrologlara göre, doğru zaman retro bitimi ve etkilerinin geride kaldığı zaman zarfı olacaktır. 

Haberler
11 Mayıs 2022 - 16:00
NASA'nın Mars'ı yaşanabilir hale getirme planlarının detayları

NASA'nın Mars'ı yaşanabilir hale getirme planlarının detayları

40 yıl boyunca NASA'da çalışan baş bilim insanı James Green, geçtiğimiz hafta emekli oldu. Emekliliğinden önce ise Mars'ın insanlar için nasıl yaşanabilir bir gezegene dönüştürülebileceğine ilişkin detayları paylaştı. Green, Mars'ı Güneş'in yüksek enerjili güneş parçacıklarından korumak için Kızıl Gezegen'i dev bir manyetik kalkanla kaplamayı önerdi. Bu şekilde koruyucu kalkan, Güneş'in Mars atmosferini soymasını engelleyecek ve gezegende insan dostu bir iklim oluşacak.  New York Times'a açıklamalarda bulunan James Green, önerisini şu sözlerle anlattı: ''Mars’ın atmosferinin soyulma işlemi durduğunda, yüzeyde basınç artacak ve Mars kendini dünyalaştırmaya başlayacak. Daha yüksek sıcaklık ve basınç, toprakta bitki yetiştirme sürecine başlamamızı sağlayacak.'' Green, bu proje için 2017'den beri çalıştıklarını da sözlerine ekledi. Green'in önerdiği plana göre, Mars'a korumalı bir 'manyetokuyruk' yerleştirilecek bu da Güneş parçacıklarının akışıyla ondan sıyrılan atmosferi yeniden inşa etmesine yardımcı olacak. Uzmanların bildirdiğine göre Kızıl Gezegen’de atmosferin yüzde 90'ı şimdiye kadar soyuldu.  Mars, Güneş’ten korunduğunda ise sıcaklık sonunda, kutuplar üzerindeki karbondioksit örtüsünün süblimleşmesine, atmosfere geri dönmesine ve sera etkisinin artmasına izin veren bir noktaya yükselecek. Bu aynı zamanda yüzeyin derinliklerinde gizlenmiş suyu serbest bırakarak antik okyanusun yedide birinin geri dönmesini sağlayacak. Aynı zamanda, proje kapsamında Mars ve Güneş arasındaki bir yörüngede, Mars L1 olarak bilinen bir noktada, bir çift eşit ve zıt yüklü mıknatıstan oluşan bir dipol alanı oluşturulacak. Bu 'yapay manyetik alan ise Mars'ı sert Güneş rüzgarından koruyan bir “manyetokuyruk” içine sokacak. Green, bu konuya ilişkin şunları söyledi: ''Güneş’ten gelen yüksek enerjili parçacıklar olmasaydı. Mars'ın atmosferi zamanla kendini yeniden inşa etmeye başlayacaktı. Simülasyonlar, sadece birkaç yıl içinde Mars’ın Dünya ile karşılaştırılabilir bir ortama dönüşebileceğini gösteriyor.'' Green, Mars'ta basıncın artmasının ekvatorun ısınmasına ve kutup başlığının çökmesine neden olacağını söyledi. Ayrıca bu durumun atmosferin ısınmasına, buzu eritmesine ve sıvı suyun geri dönmesine neden olacağını da belirtti. Ardından, sadece birkaç yıl içinde Kızıl Gezegen’deki iklimin istikrara kavuşacağını öne sürdü: "Bu, aslında iklimi yapay olarak değiştirdiğimiz bir terraformu değil. Doğanın yapmasına izin veriyoruz. Ve bunu bugün bildiğimiz fiziğe dayanarak yapıyoruz.'' #r-2806453,2807548,2807068,#

Haberler
04 Ocak 2022 - 17:02
Mars için yeni plan: Güneş kalkanı iklimi değiştirecek

Mars için yeni plan: Güneş kalkanı iklimi değiştirecek

40 yıldır NASA baş bilim insanı olarak görev yapan Jim Green, Cumartesi günü uzay ajansına veda ederken düşüncelerini paylaştı. New York Times'a konuşan jeomühendis, koruyucu kalkanın Güneş’in Mars'ın atmosferini bozmasını önleyeceğini söyledi. Böylece gezegende insanlar için yaşanabilir bir iklimin oluşacağını belirtti.  Kalkan planı hakkında konuşan Jim Green, “Daha yüksek sıcaklık ve basınç, toprakta bitki yetiştirme sürecine başlamanızı sağlar. Mars, kendini dünyalaştıracaktır.” dedi.  GÜNEŞ KALKANI MARS'I DÜNYALAŞTIRACAK Eğer Mars Güneş’ten korunursa, sıcaklık ekvatorda artacak ve kutup başlığının üzerindeki CO2 (karbondioksit) örtüsünün süblimleşip (katıdan gaza geçme) atmosfere dönmesine neden olacak. Böylece, yüzeyin derinliklerindeki su da yüzeye çıkarak Kızıl Gezegen’deki eski okyanusun yedide biri yeniden gelişecek.  Simülasyon çalışmaları, sadece birkaç yıl içinde Mars’ın Dünya benzeri alanlara sahip olabileceğini gösteriyor. Ancak bilim insanlarının bu tür çalışmalarda gerçek keşifler esnasında karşılaştıkları çeşitli zorluklar olabiliyor.  1980 yılında NASA’ya katılan Green, 1 Ocak 2022’de resmen emekliye ayrıldı. Bu süreçte, Güneş sistemindeki manyetik ve elektrik alanlar ile düşük enerjili plazma araştırmalarında uzmanlaştı. ELON MUSK'IN PLANI MARS'I BOMBALAMAK Green'in Mars'ı Dünya'ya daha çok benzetmek için bilimsel yöntemi varken, Elon Musk'ın daha şiddetli bir planı var. Uzay taşımacılığı şirketi SpaceX'in kurucusu, atmosferi ısıtarak Mars’ı Dünya’ya benzetmek için gezegenin yüzeyinin altındaki donmuş rezervlerde hapsolmuş karbondioksiti salmak üzere Kızıl Gezegen’i bombalamaktan bahsetmişti. #r-2807068,2805459,#

Haberler
04 Ocak 2022 - 10:14
Tüm bildiklerimiz sil baştan: 4,5 milyar yıl önce Dünya'ya çarpan gezegen keşfedildi

Tüm bildiklerimiz sil baştan: 4,5 milyar yıl önce Dünya'ya çarpan gezegen keşfedildi

Araştırmacılar, Dünya'nın mantosunun derinliklerinde 4,5 milyar yıl önceye ait kaya katmanları buldu. Ekip, bu kalıntıların Dünya ile çarpışmış Mars benzeri bir gezegene ait olduğunu açıkladı.  Keşif, Dünya'nın ilk evrelerde bir başka gezegenle çarpıştığı ve çarpışma sonucunda Ay'ın oluştuğu fikrini destekliyor. Çünkü Apollo astronotlarının topladığı Ay kayalarını analizi, Dünya'nın kabuğunda bulunan kayaya çok benzer bir bileşim taşıdığını gösterdi. Bu sonuçlar, Dünya ve Ay’ın aynı olay sonrası oluştuğu fikrini ortaya çıkardı.  DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİREBİLİR Utah Üniversitesi bilim insanlarının çalışması, “dünya tarihini değiştirebilecek” nitelikte görülüyor. Çığır açan çalışmada araştırmacılar, bilim insanlarını acilen toplanmaya davet etti.  Yeni yayımlanan çalışmanın ardından Dünya’nın meydana gelme süreci hakkında da kafalarda soru işaretleri oluşmaya başladı. Çünkü araştırma ekibi, bu çarpışmanın ciddi olduğunu ileri sürüyor. Öyle ki çarpışma sonrası Dünya’nın sıcaklık derecesinde bile değişim gerçekleşmiş olabilir.  Utah Üniversitesinde çalışan pek çok bilim insanının izinleri iptal edildi. Çünkü araştırmacılar çalışmanın büyük bir ivedilikle yeniden analiz edilmesini istiyor. Birkaç gün ya da hafta sonra araştırmacılar, yeni bir açıklama yapacaklarını açıkladı.  #r-2807309,2806965,#

Haberler
01 Ocak 2022 - 16:41
Plüton tartışması alevlendi: Bilim insanları "gezegen" olsun diyor

Plüton tartışması alevlendi: Bilim insanları "gezegen" olsun diyor

"Plüton gezegen mi?" sorusuna birçok kişi halen "Evet" cevabını veriyor. Çünkü 1930 yılında keşfedilen Plüton, 2006’ya kadar dokuzuncu gezegen olarak tanımlanıyordu. Ancak 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), gezegenlerin tanımını değiştirdi.  Astronomi birliğine göre, gezegenlerin küre şeklinde olması, Güneş’in etrafında dönmesi ve yörüngesindeki diğer cisimleri temizlemesi gerektiğine karar verildi. Ancak Plüton yuvarlak ve Güneş’in etrafında dönmesi nedeniyle bu tanımların ikisine uyarken, yörüngesini “plutinos” isimli cisimlerle paylaştığı için gezegen sınıfından dışlandı. Böylece Plüton, "cüce gezegen" kategorisine alındı.  PLÜTON İÇİN BİLİM DEDİLER  2006 yılından bu yana bilim insanları zaman zaman 'Plüton' tartışmasını alevlendirmeye devam ediyor. Son olarak, geçtiğimiz ay Icarus dergisinde yayımlanan bir çalışmada bir grup araştırmacı, Uluslararası Astronomi Birliği’nin tanımını 'astroloji' temelli olarak nitelendirdi. Yani bilimsel olmadığını ileri sürdüler. Bilim insanları, astronomi birliğinin bilime zarar verdiğini söyledi.   Makalede bilim insanları, Plüton kararını yeniden düşünmemiz gerektiğini belirtti. Ayrıca astronomi birliğinin gezegen tanımının yüzyıllardır kabul edilen gezegen tanımıyla ters düştüğünü belirttiler. Araştırmacılar, 16. yüzyıldan beri gezegenlerin aynı tanım altında toplandığını ve Plüton için yeniden bu tanıma uyulmasının doğru olacağını söyledi. Ayrıca çalışmada, gezegenlerin "uzayda jeolojik olarak aktif herhangi bir cisim" olduğu ifade edildi. Ancak bu ifade, Plüton'un yanı sıra asteroit Ceres ve Europa, Enceladus ve Titan uyduları gibi onlarca cismi de kapsıyor.  Central Florida Üniversitesinden gezegen fizikçisi ve çalışmanın lideri Philip Metzger, "Güneş sistemimizde muhtemelen 150'den fazla gezegen olduğunu düşünüyoruz." şeklinde konuştu.  #r-2803522,2799520,#

Haberler
01 Ocak 2022 - 15:20
Emekliliği yaklaşan Hubble'dan dünya dışı yaşama dair yeni keşif

Emekliliği yaklaşan Hubble'dan dünya dışı yaşama dair yeni keşif

ABD’de Arizona Üniversitesi’nde öncülüğünde yürütülen bir araştırmada, Dünyadan yüzlerce ışık yılı uzaklıkta tespit edilen bir gezegen Hubble Uzay Teleskobu ile gözlemlendi. Independent’ın haberine göre, Hubble’ın HAT-P-11b olarak adlandırılan gezegeni ultraviyole ışıkla gözlemlendiğini araştırmada, gök cismi çevreleyen karbon iyonları tespit etti. "Manyetik alanlarla etkileşime giren yüklü parçacıklar" diye tanımlanan karbon iyonları, gezegenin manyetosferi olabileceği anlamına geldiği ifade edildi. MANYETOSFET NEDİR, NE İŞE YARAR? Dünya benzeri bir gezegenin manyetik alanının, ona ev sahipliği yapan yıldızdan yayılan radyoaktif parçacıklarla etkileşime girmesi sonucunda oluşan bölgeye manyetosfer adı veriliyor. Dünya'nın sıvı dış çekirdeğindeki akımlar netincesinde meydana gelen manyetik alan ise kısaca mıknatısa mıknatıs özelliğini kazandıran alanlar olarak tanımlanabilir. Gezegeni saran manyetik alan, atmosferin korunmasında çok önemli bir rol oynuyor. Örneğin Güneş'ten Dünya'ya gelen radyoaktif parçacıklar manyetosfer engeline takılarak yüzeye ulaşamıyor. Söz konusu parçacıkların manyetosferle etkileşimi, kuzey ışıkları diye bilinen auroraları meydana getiriyor. Ancak manyetosferin yararı bu ışık gösterisiyle sınırlı değil. HAT-P-11B'DE YAŞAM VAR MI? Tüm bu veriler, söz konusu ötegezegende yaşam olabileceğini düşündürüyor. Ancak yaşamın var olmasında manyetizma kadar etkili bir başka faktör daha var: Yıldız ve gezegen arasındaki uzaklık. HAT-P-11b, kendi yıldızına Dünya'ya kıyasla 20 kat yakın. Bu da gezegenin üst atmosferinin adeta "kaynadığı" anlamına geliyor. Ekstrem sıcaklık, yaşam için elverişsiz koşullara neden oluyor HUBBLE GÖREVİ BIRAKMAYA HAZIRLANIYOR NASA yıllardır üzerinde çalıştığı James Webb'i yörüngeye fırlatma için geri sayıma geçmiş durumda. Hubble'a oranla 3 kat büyük merceklere sahip olan teleskop, Hubble'dan elde edilen verilerin de 100 kat fazlasını elde edecek.   #r-2806296,2786236,#

Haberler
24 Aralık 2021 - 15:57
Çarpıcı keşif: Mars'ta su izleri bulundu

Çarpıcı keşif: Mars'ta su izleri bulundu

Daily Mail’in haberine göre, Binghamton Üniversitesi araştırmacıları Mars’ta su bulgularına ulaştı. Çalışmaya göre su, yüzeyin 30 kilometre altındaki kil minerallerinin içinde. "Smektit" isimli demir açısından zengin mineral, Dünya'da da bulunuyor. Smektitler, kaya ile su arasındaki belirli bir reaksiyondan meydana geliyor. Bununla birlikte, bilim insanları Mars'ta smektitin termal olarak en kararlı formunu yani demirli smektiti gözlemlediklerini açıkladı.  Binghamton Üniversitesi jeoloji ve çevre çalışmaları profesörü Dr. David Jenkins, “Smektitin termal olarak en kararlı formu demirli smektitin yaklaşık 600°C sıcaklıklara kadar kararlı olduğunu gördük. 30 km derinlikteki maddenin Mars'taki kayıp su için önemli bir rezervuar olabileceği ortaya çıktı.” dedi.  İLK SU KANITLARI 2006'DA BULUNDU Mars'ta su olduğuna dair ilk bulgular 2006 yılında bir NASA çalışmasında yayımlandı. Bu çalışmada yer alan fotoğraflar, 1999 ile 2001 arasındaki yıllarda çekildi. Mars'ta sıvı suyun varlığını gösteren "Terra Sirenum" ve "Centauri Montes" adlı iki krateri gösterdi.  31 Temmuz 2008'de NASA'nın Phoenix Mars iniş aracı, Kızıl Gezegen’de Dünya'daki su ile aynı elementleri içeren su buzunun varlığını doğruladı. Kızıl Gezegen’de bulunan birkaç kurumuş vadi ve nehir kanalı, bir zamanlar akan suyun olduğunu gösteriyor.  NASA'nın Perseverance gezgini ise şu anda yaklaşık 3.5 milyar yıl önce suyla dolu olduğu düşünülen Jezero Krateri'ni araştırıyor. Daha önce Mars suyunun kutup bölgesinde depolanmış buz ve yeraltı buzu olduğu tahmin ediliyordu.  KİL MİNERALLERİ SU VARLIĞINI GÖSTERİYOR Prof. Dr. Jenkins açıklamasının devamında, "Son birkaç yılda, Mars'ın yörüngesindeki uydulardan yeterli miktarda buz olmadığını veya Mars yüzeyinden yeterli su buharı kaybı olmadığını belirlemek için yeterli veri toplandı." dedi. Çalışmanın önemine değinen araştırmacı, "Çalışmanın birincil katkısı, Mars'ın derinliklerinde demirce zengin smektitlerin bulunabileceği maksimum sıcaklıkları sağlaması. Önceki çalışmalar, smektitin düşük sıcaklıkta oluşumunu göstermeye odaklandı ancak ne kadar kararlı olabileceğini göstermedi. Bu son bilgi, Mars'ta kil mineralinin hangi derinlikte oluşabileceğini belirlemeye çalışacaksak gerekli." şeklinde konuştu.  Açıklamasını sonlandırırken Jenkins, Mars suyu için potansiyel bir rezervuar olarak kil minerallerinin önemini doğrulamaya yardımcı bir çalışma olduğunu söyledi. Ancak çalışmanın bu konuya nokta koymak için yeterli olmadığını da vurguladı.  #r-2804727,2803522,#

Haberler
16 Aralık 2021 - 10:53
Venüs Retrosu nedir, ne zaman bitecek? Venüs Retrosunun burçlara etkisi ve bilinmeyenleri!

Venüs Retrosu nedir, ne zaman bitecek? Venüs Retrosunun burçlara etkisi ve bilinmeyenleri!

Venüs Retrosu, bir gezegen hareketidir ve "retrograd" adı verilen bu hareket, 42 gün sürmektedir. Her yıl gerçekleşen bu retronun, insanlardaki duygu durumunu ve ruh halini etkilediği söylenir ve burçlara olan etkisi ile, kişilerin aşk hayatında yeni gelişmeler olacağına yorulur. Peki, 2021 Venüs Retrosu başladı mı, ne zaman bitecek? Astroloji uzmanları Venüs Retrosu'nda neler olacağı söyleniyor? İşte, Venüs Retrosu'nun bilinmeyenleri... VENÜS RETROSU NE ZAMAN BAŞLAYACAK, NE ZAMAN BİTECEK? 19 Aralık 2021 itibari ile başlayan Venüs Retrosu, 29 Ocak 2022'ye kadar aynı Oğlak burcunda ay hareketinde bulunacak. Geri geldiğinde ise, 6 Mart 2022'de bu alanı tamamen terk edene kadar etkilerini sürdürmeye devam edecek.  VENÜS RETROSU BURÇLARI NASIL ETKİLEYECEK? Merkür gerilemesinden sonra, Venüs de insanların günlük yaşantısını değiştirdiği söylenen tek gezegendir ve bu gerileme güneş sistemindeki diğer gezegenleri de etkilemektedir. Bu durumun da, bazı değişikliklere sebep olduğu söylenmektedir. Retrodayken insanların daha derin düşündüğü, bir iç gözlem, yansıtma ve iç diyalog aşamasına girdiği söylenmektedir. Gezegenler içinden Merkür'ün duygusallığına oranla, Venüs aynı zamanda ekonomi ile de ilişkilidir. Bu dönemde, finansal koşullar ve kişisel konumlarla ilgili diğer tutumlarla gelişebilir. Bu dönemde ilişkilerin zayıfladığını, dengeli olmadığını, diyalogların bir istikrarsızlık içinde olduğunu işaret ediyor. Bu dönemde, niyetlerin ve kötü duyguların yanlış yorumlanması da ihtimaller arasındadır. Venüs, para gezegeni olarak bilinmektedir. Gerileme hareketinde, önemli finansal kararlar bu dönemde riskli bulunur ve adım atmadan önce kişilerin defalaca kez düşünmesi önerilimektedir. Venüs retrosunda doğa olaylarında da hareketlilk beklenmektedir. Volkanik patlamalar, kum fırtınaları, depremler, toprak kayması da beklenilebileceği söylenenler arasındadır.  VENÜS RETROSU'NDA İKİLİ İLİŞKİLER "Venüs Oğlak burcu Retrosu'nda ikili diyaloglarda oldukça hareketli günler yaşanacak" diyen astroloji uzmanları; aldatılma, yalan ve ihanet gibi ilişki sorunlarının ortaya çıkacağına işaret ediyor. Bitmesi bir pamuk ipliğine bağlı, temeli çürük ilişkiler için de geri sayımı başlatan Venüs Retrosu, arınma dönemi olarak değerlendirilmektedir. Mantığın ağır basacağı bu dönemde, ilişkilerin de yeni bir soluk kazanacağı düşünülüyor. Mart ve Temmuz arasında, 2022 yılının temelini hazırlayabileceği söylenirken; önceliğin temkinli davranmak olduğu ifade ediliyor.  #r-2803522,2801796,2799520,#

Haberler
01 Aralık 2021 - 14:17
NASA yayınladı: Mars'ta uzaylı yaşamına dair kanıt

NASA yayınladı: Mars'ta uzaylı yaşamına dair kanıt

NASA'nın Mars'ta bulduğu suyun kaynağının bir nehir yatağı olduğu ortaya çıktı. NASA'nın paylaştığı yeni fotoğraflar, kızıl gezegenin uzaylı yaşamına ev sahipliği yaptığını kanıtlayan fosilleri bulmayı umduğu Mars'taki eski kurumuş nehir yatağını ortaya koydu. Bilim insanları, Perseverance uzay aracının çektiği ve milyarlarca yıl önce gezegende suyun nasıl aktığını gösteren fotoğrafları Journal of Science'da yayınladı. Uzay aracı Perseverance, 'Kodiak Butte' olarak bilinen ve 'dalgalanan su seviyeleri ve sonraki değişen akış stilleri altında kapalı bir göl sistemini gösteren' bir kaya oluşumunun fotoğraflarını çekti. Bilim insanları, bu yeni bulgunun, NASA'nın gezegenin daha fazla araştırılmasına ilişkin kararlarına rehberlik edecek "benzeri görülmemiş bir bilgi  noktası' sağladığını söyledi. ''NORMAL BİR NEHİR AKIŞI VARDI'' Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) Gezegen bilimleri profesörü olan Benjamin Weiss, konuya ilişkin şunları söyledi: "Gezgin bu inanılmaz ıssız araziye indi ve hiçbir yere gitmeden, sadece uzaktan fotoğraf çekerken, Jezero'nun milyonlarca yıl önce gölün dibi olduğunu doğrulayan kayalar gördük.'' NASA'nın yayınladığı fotoğraflarda normal nehir akışının olduğu dönemlerde meydana gelebilecek ince kil veya kum katmanları da yer aldı. Fransa'daki Nantes Üniversitesi'nden bir jeolog olan Nicolas Mangold ise şunları söyledi: “Kodiak'taki stratigrafiyi* anlamak, yaşamın korunması için en olası olan tortuları belirlememizi sağlıyor. Geçmişte bir noktada suyun yüzeyde aktığını biliyoruz, ancak bu aktivitenin süresini bilmiyoruz.'' Mangold, ayrıca alanın sel olaylarından kaynaklanan küçük kaya tabakaları ile kaplandığını sözlerine ekledi. MARS'TA SELİN NEDENİ Bilim insanları henüz Mars'ta neyin sele sebep olduğunu bilmeseler de şiddetli yağmur veya ani buz erimelerinin neden olabileceğini düşünüyorlar. Weiss, bu teorilerini şu sözlerle açıklıyor: "O zamanlar Mars muhtemelen daha fazla buza sahipti, bu da volkanik aktivite veya meteor çarpmaları ile aniden eriyerek kratere su, kaya ve silt akışı gönderdi. Kraterin etrafındaki bölge, Mars'taki bilinen en eski kayaları içiriyor. Şimdi, kraterden bile ayrılmadan o kayaları da örnekleyebiliriz.'' Öte yandan araştırmanın yazarlarından Amy Williams, "Artık net fotoğraflara sahibiz. Kil ve  çamurtaşı bulduğunuza dair tam bir güvenimiz var. Bu resimlere bakmak bir kitabın kapağını okumak gibi. Keşfimiz yeni başlıyor" dedi. #r-2796127,2794887,2794311,#

Haberler
12 Ekim 2021 - 09:55
Mars'ta hayatın olduğuna dair büyük kanıt!

Mars'ta hayatın olduğuna dair büyük kanıt!

NASA'nın Perseverance uzay aracı sayesinde Kızıl Gezegen'de 'yaşanabilir, sürdürülebilir bir ortam' olduğu ortaya çıktı. Perseverance, geçtiğimiz günlerde 'Montdenier' ve 'Montagnac' olmak üzere iki kaya örneği topladı. Kayalardan alınan örneklere göre, kayalar eski lav akıntılarından oluşan bazaltik bir bileşime sahip. Bilim insanlarının kayada gördükleri değişiklik seviyesi, yeraltı suyunun uzun süredir mevcut olduğunu gösteriyor.  ''ANTİK MARS SUYU'' NASA Genel Merkezi'nden Mitch Schulte konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları ifade etti: "Bu örnekler, Dünya'da gelecekteki laboratuvar analizleri için yüksek değere sahip. Bir gün, bu kayanın minerallerinin temsil ettiği çevresel koşulların sırasını ve zamanlamasını çözebiliriz. Bu, Mars'taki sıvı suyun tarihi ve kararlılığıyla ilgili büyük soruyu yanıtlamaya yardımcı olacak.''   "Bu ilk iki kaya çekirdeğindeki tuz mineralleri, antik Mars suyunun küçük kabarcıklarını da hapsetmiş olabilir. Bu mineraller, Mars'ın eski iklimi ve yaşanabilirliği hakkında ipuçları sunan mikroskobik zaman kapsülleri olarak hizmet edebilir. Tuz mineralleri antik yaşamın izlerini koruma yetenekleriyle Dünya'da iyi bilinmektedir.'' Bununla birlikte araştırmacılar kaya örneklerinde, yeraltı suyu buharlaştığında oluşmuş olabilecek tuzlar olduğunu belirledi.    Öte yandan Perseverance, 6 ve 8 Eylül'de kaya örneklerini topladı ve ekip o zamandan beri onları 385 milyon kilometre öteden analiz ediyor.      #r-2794311,2793492,2792849,#

Haberler
13 Eylül 2021 - 15:02
Mars'a insanların seyahati için en uygun tarih belirlendi

Mars'a insanların seyahati için en uygun tarih belirlendi

Dünyadaki birçok ülke gelecekte Mars'a insanlı görevler planlarken gökbilimciler, insanların Mars'a seyahat edebileceği en uygun zamanın belirlendiğini duyurdu. Bilim insnalarına göre, Kızıl Gezegen'e seyahat için en uygun zaman Güneş'in solar maksimum evreleri olduğunu keşfetti.  Şimdilerde var olan teknolojiyle Mars'a insansız uzay yolculuğu en az 7 ay kadar sürüyor. Fakat insanlı yolculukta bu süre en az 9 aya çıkıyor. Bu yolculuğun ise riskleri var. Bilim insanları, bu kadar uzun bir yolculukta astronotların beyin hasarı, mide-bağırsak problemleri ve kanser riski olduğunu söylüyor. Mars'a seyahatte bu riskleri azaltmanın yolu ise 'En uygun zaman'ı seçmekle başlıyor.  Space Weather'da yayımlanan bir makaleye göre, Kaliforniya Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, "Bu çalışma, radyasyonun uzay seyahatlerine katı sınırlamalar getirmesine ve Mars'a insanlı görevler için teknolojik zorluklar ortaya çıkarmasına rağmen, böyle bir görevin hala uygulanabilir olduğunu gösteriyor" diye yazdı. Science Daily'nin haberine göre, Mars'a insanlı seyahatte tehlike oluşturan iki ana parçacık radyasyonu var: Güneş'ten gelen enerjili parçacıklar ve Güneş Sistemi'nin dışından gelen galaktik kozmik ışınlar. Araştırmacılar, astronotların bu radyasyonlardan en az etkileneceği şekilde Mars'a seyahat etmesi için en uygun zamanı belirlemek adına bir dizi simülasyon çalışması yaptılar.  Bulgular, Güneş’in aktivite seviyesinin en yüksek olduğu "solar maksimum" evrelerinde bu parçacıklardan kaçınmanın daha olası olduğunu ortaya koydu.   #r-2792849,2790816,2786361,#

Haberler
31 Ağustos 2021 - 17:18
İnsan yaşamına uygun birden fazla gezegen keşfedildi

İnsan yaşamına uygun birden fazla gezegen keşfedildi

İngiltere Cambridge Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, ''Hycean'' adı verilen, okyanuslaral çevrili, hidrojen zengini yeni gezegenler keşfetti. İnsanların, dünya dışında bir yerde yaşama imkanı açısından büyük bir keşif olan yeni gezegenler bilim dünyasını oldukça heyecanlandırdı. Gezegenlerin bazılarının bir tarafı karanlık olsa da diğer yanının aydınlık olduğu belirtildi. Fakat gezegenlerin yıldızlara yakın oldukları için insan yaşamı için yalnızca karanlık tarafta mümkün olacağı düşünülüyor.  BBC Türkiçe'nin haberine göre, Cambridge Üniversitesi astronomi uzmanları ise yaptıkları son çalışmalar sonucu yarıçapı Dünya'dan iki kat fazla, kütlesi de sekiz kat fazla olan ve "mini-Neptün" olarak niteledikleri gezegen formunda da yaşamın mümkün olabileceğini keşfettiler. SICAK, OKYANUSLARLA KAPLI, HİDROJEN ZENGİNİ İngiltere'de yayımlanan Guardian gazetesinin haberine göre uzmanlar, önümüzdeki iki ya da üç yıl içinde yaşanabilir gezegenlerin türlerini yeniden düşünmemiz sonucu güneş sistemimiz ötesinde yaşam belirtilerini tespit edebileceğimize inanıyor.  Hycean ismi verilen yaşanabilir gezegenler grubu, sıcak, okyanusla kaplı ve hidrojen zengini de bir atmosfere sahip. Dünya benzeri gezegenlere oranla bu tip gezegenler sayıca daha fazla ve gözlemlenmeleri de daha kolay. K2-18b olarak bilinen ve mini-Neptün adı verilen gezegen, bunlardan sadece bir tanesi. ''SU DÜNYALARI'' Guardian'a konuşan araştırmanın yürütücülerinden Cambridge Üniversitesi'nden Dr. Nikku Madhusudhan, Hycean gezegenlerini "hidrojen zengini atmosfere sahip su dünyaları" olarak tanımlıyor. Madhusudhan, bu tür gezegenleri bulmaya odaklanmanın Dünya'nın ötesinde yaşam arayışını da hızlandırabileceğini söylüyor. Madhusudhan ayrıca, NASA'nın Kasım ayında uzaya fırlatması beklenen James Webb Uzay Teleskobu'nun da desteğiyle önümüzdeki iki ya da üç yılda ilk biyolojik göstergeleri keşfedebileceklerini belirtiyor. Dünya benzeri küçük gezegenlerin atmosfer özelliklerinin, güneş benzeri yıldızlara yakın olmaları nedeniyle, yaşam belirtileri keşfetmeyi zorlaştırdığına dikkat çekiyor. Ortalama atmosfer sıcaklığı 200 santigrat dereceye ulaşan bu gezegenlerin yarıçapları Dünya'dan iki kat daha büyük ve kütleleri de 10 kat daha fazla. Büyük gezegenler Dünya boyutlarındaki diğerlerine oranla daha kolay bulunabiliyor. AYDINLIK TARAF YAŞAM İÇİN UYGUN DEĞİL Astrophysical Journal dergisinde yayımlanan makalelerinde Cambridge Üniversitesi araştırma ekibi, bu gezegenlerin kütlesinin yüzde 90'ının su olduğunu belirtti. Ancak ekibin "karanlık hycean" adını verdikleri ve sürekli karanlık olan taraf dışında yaşam mümkün olmayabilir. Bunun nedeni, gezegenlerin kendi yıldızlarına çok yakın olması ve aydınlık olan tarafın da yaşamın mümkün olmayacağı kadar fazla sıcak olması. Yani eğer burada bir yaşam kurmak isteseydik, gezegenlerin su katmanı ile kaplı olması nedeniyle "suda yaşam" şekline uyum sağlamamız gerekirdi. Madhusudhan, "az miktarda da olsa mikrobiyal yaşamın buralarda mümkün olduğunu, zaten Dünya'daki yaşamın da aynı şekilde başladığını da vurguluyor. #r-2786426,2784955,2769706,#

Haberler
27 Ağustos 2021 - 09:40