20˚
İstanbul
20˚
açık
Nem %43
Rüzgar 3.12 /s
Pazar
23˚/16˚
Pazartesi
21˚/17˚
Salı
22˚/15˚
Çarşamba
23˚/15˚
21 Mayıs 2022 Cumartesi
Sonuç
HDP-PKK’dan Kürt mültecilere baskı ve tuzak: Ya bize katılın ya da isyan çıkartın

HDP-PKK’dan Kürt mültecilere baskı ve tuzak

YILMAZ BİLGEN PKK zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan aileler HDP-PKK ortak çalışması ile terör bölgesine dönmeye zorlanıyor. Yürütülen bütün çabalara rağmen ikna edilemeyen aileleri bekleyen ikinci tehlike ise çocuklarının kandırılarak PKK-PYD’ye teslim edilmesi. Ayn el-Arab’dan Şanlıurfa’ya sığınan hukukçu Mustafa Şeyho şu ana kadar 70’i aşkın çocuğun ailelerinden koparılarak terör örgütüne götürüldüğünü anlattı. Bölge denklemini yakın takip eden isimlerden Doç. Dr. Adem Palabıyık, özellikle Kürt kökenli aileler üzerinde Türkiye aleyhtarı yoğun bir dezenformasyon faaliyeti yürütüldüğünü, Kürt mültecilerin aldatma ve tehdit yöntemleri ile PKK-PYD’ye katılmaya zorlandığı bilgisini paylaştı. #haber# DAĞA ADAM ARIYORLAR Güneydoğu illerinde sürdürülen PKK’ya adam kazandırma faaliyetlerini TÜBİTAK için hazırlanan bir proje kapsamında fark ettiğini anlatan Âdem Palabıyık, şöyle konuştu: Göç, mültecilik ve dilencilik arasında sosyolojik bir bağın olup olmadığını araştırıyordum. Van, Bitlis ve Muş illerinde birçok Suriyeli göçmenle görüştüm. Genel itibarı ile Türk devletinin yaklaşımından memnun olduklarını gördüm. Ancak Kürt kökenli göçmenler, birilerinin kendilerine yardım ederken ‘devletin sizi buradan sürecek. Biz sizi şimdiden PKK bölgesine götürelim’ dediğini anlattı. Bu söylemin arka planını araştırdığımda Kürt kardeşlerimiz üzerinde yürütülen kara propagandayı gördüm. Yöntem değiştirerek ve HDP aparatını kullanarak örgütün güç kaybını telafi etmeye çalışıyorlar. İKNA MİSYONU HDP’DE Palabıyık, sahada şahitlik ettiği provokasyonu şöyle anlattı: HDP yönetimi tarafından tayin edilen kişiler önce hedef (Kürt) aileleri belirliyor. Sonra da onların sempatisini kazanacak yardım ve benzeri yollar deneniyor. Biraz mesafe alındığında önce Kürt kökenli göçmen kardeşlerimizin gözünde negatif devlet algısı oluşturuluyor. Sonrasında ise bu ailelerin PYD-YPG terör örgütlerine katılımını sağlamaya çalışıyorlar. Sohbetlerimde Arap ve Türkmen kökenli ailelere de denk geldim ama onlar, kendilerine böyle bir teklifle gelen kimsenin olmadığını ifade ettiler. Bu durum, HDP’nin seçici olduğunu ve kiminle irtibat kurmak istediğini aşikâr olarak ortaya koyuyordu. İSYAN İÇİN KIŞKIRTIYORLAR Dönüşe ikna edilemeyen ailelere Ümit Özdağ ve benzerlerinin konuşmaları tercüme edilerek kışkırtılıyorlar. Göçmenlere karşı büyük bir ayaklanma başlayacağı, Kürtlerin özel hedef olduğu ve devletin sadece Türkmen ve Arapları koruyacağı, kendilerine sahip çıkmayacağı telkin ediliyor. Hatta olayı Ermeni tehcirine kadar götürüyorlar. Özetle ya PKK-PYD’ye katılın ya da isyan çıkarın deniliyor. Özellikle son günlerde yaşanan göçmen tartışmasını silah olarak kullanıyorlar.” Terör örgütünün çocuk istismarlarını “Onlar daha çocuktu” kitabında detaylı olarak anlatan Aytekin Yılmaz ise “Bu durum PKK’nın kuruluş felsefesinde var. Hemen her gün ailelerinden zorla kaçırdıkları 13-14 yaşlarında çocukların ölülerini şehit diye paylaşıyorlar. BM, Batılı insan hakları örgütleri dahil tüm kurum ve kuruluşlar da bu rezaleti izliyor” dedi.

Haberler
20 Mayıs 2022 - 08:22
Fatih Erbakan'dan Millet İttifakı'na eleştiri: HDP olmadan İstanbul ve Ankara'yı alamazlardı

Fatih Erbakan'dan Millet İttifakı'na HDP eleştirisi

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, 2023 seçimlerine giden süreçte Kocaeli TV'de yayınlanan Ters Köşe adlı programda çarpıcı açıklamalarda bulundu. CHP ve İyi Parti liderliğindeki 6'lı Millet İttifakı'na eleştirilerde bulunan Fatih Erbakan, HDP'nin söz konusu ittifakın gizli ortağı olduğunu savundu. Millet İttifakı'nın HDP sayesinde Ankara ve İstanbul'u kazandığını söyleyen Erbakan, HDP'yi kapatmanın PKK'nın işine yarayacağını belirtip "HDP'yi siyasi yollarla mağlup etmek lazım. Partiyi kapatmak PKK'nın ekmeğine yağ sürmek olur" şeklinde konuştu. Millet İttifakı'nın gizli ortağının HDP olduğunu söyleyen Erbakan, "HDP olmadan İstanbul'u da alamazlardı, Ankara’yı da alamazlardı. Hatta HDP de haklı olarak bu gizlilikten şikayetçi. Diyor ki, ‘Hem arka planda benim oyumu alıyorsunuz. Sayemde İstanbul, Ankara, Adana, Edirne'yi alıyorsunuz ama masaya oturtmuyorsunuz’. Apaçık ortada, HDP’nin yüzde 11-12’lik oyu olmasa 50+1’de de çok zorlanırlar” diye konuştu. "HDP'Yİ SİYASİ YOLLARLA MAĞLUP ETMEK LAZIM" Erbakan, "HDP kapatılmalı mı?" sorusuna ise "Kapatılması en çok PKK’nin işine yarar. Bizim bu konuda söylediğimiz hep o. HDP’nin siyasi yollarla mağlup edilmesi lazım. Yani ideolojik olarak, çizgi olarak, maalesef yapı olarak o çekirdek kadro özellikle bizim tarihimizle, kültürümüzle, o bölge insanının inancıyla, temel değerleriyle bağdaşmayacak söylemleri, ideolojileri var. Komünizm var, sosyalizm var, ateizm var. Maalesef onlar da toplumsal cinsiyet eşitlikçi, onlar da 'İstanbul Sözleşmesi' diyor, onlar da 'LGBT' diyor. Şimdi bunların Doğu'daki, Güney Doğu'daki insanımızla doku uyuşmazlığı var" diye konuştu. #haber# "HDP'Yİ KAPATMAK PKK'NIN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK OLUR" Erbakan, "Bunun yanlışlığını, HDP’ye gitmemeleri gerektiğini bizim siyasi yolla anlatmamız lazım. Kapattığınız zaman her seferinde daha da güçleniyor. Bugüne kadar 5-6 kere kapatıldı. Her seferinde daha çok örgütlendiler, daha çok mağdur edebiyatı yaptılar. Bir diğeri de dediğim gibi PKK’nın ekmeğine yağ sürmek. Çünkü PKK diyecek ki; 'Bak biz size yıllardır dedik ki kardeşim bu iş siyasetle olmaz. Dağa çıkalım, silahlı mücadele yapalım. Siz dediniz ki 'Yok biz siyaset yapacağız' al bak gördün mü, belediyeyi kazanıyorsun kayyum atıyorlar. Meclise giriyorsun partini kapatıyorlar. Gelin öyleyse dağa çıkalım'. PKK’ye bu kozu vermemek lazım. Kapatılmasının uygun olmayacağını düşünüyoruz" dedi. 'PARLAMENTER SİSTEME KARŞIYIZ' 6'lı masanın getirdiği öneride problemler olduğunu söyleyen Erbakan, sözlerine şöyle devam etti: "Mesela Türkiye’yi tekrardan iki başlı sisteme döndürme istekleri var. Neden cumhurbaşkanı ayrı başbakan ayrı olsun? Bu kadar bürokrasi yükü, protokol yükü, bu kadar masraf ve de aynı zamanda iki başlı bir sistem. Bundan dolayı biz karşı çıkıyoruz. Biz, ‘Mevcut sistemin aksayan yönleri var, bunların düzeltilmesi lazım, bunlar önemli konular’ diyoruz. Fakat yeniden eski sisteme dönmek gibi bir görüşümüz yok. Cumhurbaşkanı halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı olsun, ayrıca bir başbakan olmasın, biz bu noktadayız. Onun yanında 'cumhurbaşkanlığı yapan bir insana siyaset yasağı' gelsin diyorlar. Bize göre bu da mantıksız bir şey. Siyasi, bürokratik tecrübesinin en üst seviyesinde. Bir kere fırsat eşitliğine aykırı, demokrasiye aykırı. Hakimlerin terfilerinde, ‘Verdikleri kararların AİHM içtihatlarına uygunluğunu esas alalım, ne kadar AİHM içtihadına uygun karar vermişse o kadar yükselsin’ diyorlar. Biz adaleti Avrupa’dan mı öğreneceğiz? Böyle bir şey de uygun değil." 6'lı masanın taslağına yönelik eleştirilerini sürdüren Erbakan, "Ben kendi açılarından söylüyorum; partide milletvekilinin seçilmesi, listeye girmesi genel başkanın iki dudağının arasında olduğu sürece partide de tek adam sistemi vardır. Partide demokrasi yok, o zaman nasıl güçlü meclis olacak? Nasıl güçlendirilmiş parlamenter sistem olacak? O zaman mesela hukuki bir zorunluluk olarak ön seçimi getirin. Genel başkanın iki dudağının arasında olmasın" dedi.

Haberler
17 Mayıs 2022 - 15:13