22˚
İstanbul
22˚
parçalı bulutlu
Nem %44
Rüzgar 4.41 /s
Salı
23˚/16˚
Çarşamba
22˚/12˚
Perşembe
18˚/11˚
Cuma
20˚/12˚
16 Mayıs 2022 Pazartesi
Sonuç
7 trilyon dolarlık helal pazarının paydaşları İstanbul’da bir araya geldi

7 trilyon dolarlık helal pazarının paydaşları İstanbul’da bir araya geldi

Anadolu Ajansı'nın (AA) global iletişim ortağı olduğu, İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT) ile İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) iş birliğinde düzenlenen zirve ve expo başladı. Açılışına, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın katıldığı organizasyon, bu yıl "Yeni Çağın Yeni Normalleri: Helal Üretim ve Tüketimin Vazgeçilmezliği" temasıyla İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştiriliyor. Etkinliğin açılışında konuşan, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, gıdadan turizme, ilaçtan giyime pek çok sektörü bünyesinde barındıran helal sektörünün her geçen gün büyüdüğünü, bu ekonominin 2 milyara yakın Müslüman nüfusun talep ve davranışlarıyla gelecek dönemde çok daha farklı noktaya ulaşacağını söyledi. İslam dünyası olarak bu ekonominin yönetilmesi ve geliştirilmesi için önemli çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Yavuz, bu çalışmalar sayesinde son 10 yılda epey ilerleme kaydettiklerini bildirdi. Türkiye'nin helal turizm konusundaki faaliyetlerinden ve bu alandaki ilerlemeden bahseden Yavuz, Müslüman nüfus sayısının 2030'da 2,2 milyara, 2050'de 2,8 milyara ulaşacağını, bu artışın helal turizmin hızlı ilerlemesini sağlayacağını söyledi. Yavuz, dünya turizm pazarının yıllık yüzde 3,8 büyürken, helal turizmde bu oranın yüzde 4,8 olduğunu, helal turizm ve seyahatin gün geçtikçe daha büyük ilgi çektiğini dile getirdi. "7 TRİLYON DOLARLIK EKONOMİDEN PAYIMIZI ARTIRMA KONUSUNDA KARARLIYIZ" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Yavuz, helal turizm fırsatlarını gören çok sayıda ülkenin bu alana özel çalışmalar yaptığını anlattı. Türkiye'nin bulunduğu coğrafi konum itibarıyla bu alanda önemli bir avantaja sahip olduğunu söyleyen Yavuz, "Öyle ki ülkemize 21 milyonu AB ülkelerinde 30 milyonu ise Rusya Federasyonu'nda olmak üzere 400 milyonluk Müslüman nüfus sadece birkaç saatlik uçuş mesafesinde yaşıyor. Ayrıca ülkemiz dünyada belirli faktörlere göre belirlenen helal turizm endeksinde de her yıl oldukça yüksek puan alıyor. Türkiye olarak İİT üyesi ülkeler arasında Müslümanların seyahat etmesine en uygun ülke olarak her zaman ilk 3 ülke destinasyonu arasında yer almaktan gurur duyuyoruz." ifadelerini kullandı. Helal konseptte dünyanın en iyi otellerinden bazılarının Türkiye'de bulunduğunu, İstanbul, Antalya, İzmir ve Aydın'daki tesislerin yıl boyunca bu anlamda büyük rağbet gördüğünü dile getiren Yavuz, "Müslüman turistlerin beklentilerini, helal turizm konseptine en uygun düzeye taşıyan tesislerle karşılamaktayız. Otellerimizde yiyecek ve helal hizmetinin yanı sıra günlük ihtiyaçlara yönelik her türlü faaliyetimiz de mevcut." diye konuştu. Özgül Özkan Yavuz, Türkiye'nin dünya helal ekonomisinin ve helal konseptli turizmin önemli bir aktörü olduğunun, bu alanda önemli çalışmalar yapmaya devam edeceklerinin altını çizdi. Yavuz, "7 trilyon dolarlık bu ekonomiden aldığımız payı önümüzdeki dönemde de artırmak konusunda kararlıyız ve bu alanda Müslüman ülkelerle aramızdaki iş birliğini artırmak niyetindeyiz. Üretimden hizmet sektörüne ve turizme sahip olduğumuz tüm imkanları ve değerleri büyük bir Müslüman ülke olarak, Müslüman dünyasını tanıtmak ve anlatmak konusunda ciddi bir çaba içerisindeyiz." açıklamasında bulundu. KKTC'DEN MÜSLÜMAN ÜLKELERE İŞ BİRLİĞİ VE YATIRIM ÇAĞRISI KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun da Müslüman ülkelerin et ithalatının 10 milyar dolar civarında olduğunu, bu ithalatın genelde Brezilya, Avustralya, Hindistan, Fransa ve Çin gibi Müslüman olmayan ülkelerden yapıldığını söyledi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin İslam ülkeleriyle ticaret yapmaya özen gösterdiğini belirten Atun, "Katılımcı İslam ülkeleri ile daha güçlü, daha kalıcı ve daha sürdürülebilir sosyal, ekonomik ve ticari bağlar kurmak istiyoruz." dedi. KKTC'de en güçlü sektörlerin sırasıyla turizm, eğitim ve tarım olduğunu anlatan Atun, şu anda sağlık ve sanayi sektörlerinin güçlendiğini bildirdi. Atun, "Gelişen ve geleceğe aydınlıkla bakan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti; her türlü teşvikle ve destekle sizlere gereken kolaylığı sunmak arzusunda ve kararlılığındadır." ifadesini kullandı. "10 AYDA 46 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT" Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ise Türkiye'nin, nüfusunun yüzde 50'den fazlası Müslüman olan 46 ülkeye ihracatının 2021'in 10 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 artarak 46 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini bildirdi. Bu ülkelerin toplam ihracattan yüzde 25 pay aldığını dile getiren Gülle, "Çoğunluğu Müslüman olan Balkanlar, Kuzey Afrika, Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya bölgelerinin merkezinde bulunan Türkiye için bu rakamın ve bu oranın çok daha yüksek olması gerektiğine inanıyoruz. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz fuar ve zirve gibi organizasyonlarla İslam dünyasındaki ticaretin önü daha çok açılacaktır." diye konuştu. "İSLAM ÜLKELERİ HELAL STANDARTLARINDA ORTAK HAREKET ETMELİ" Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı ve SMIIC Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adem Şahin de Müslümanların azınlıkta olduğu bölgelerde ve ülkelerde güvenilir ve helal gıda ile hizmete erişebilmesinin öneminden bahsetti. TSE'nin, SMIIC'nin yayımladığı tüm standartları kabul ettiğini dile getiren Şahin, bu standartların tamamını bütüncül bir yaklaşımla uyguladıklarını bildirdi. Şahin, şunları kaydetti: "Dünya genelinde helal belgelendirme üzerine çalışma yapan kurum ve kuruluşlar çok dağınık çalışıyor, ortak bir paydada buluşulamıyor. Bu dağınıklık son kullanıcılar ile üretim yapan kuruluşlarda ve firmalarda da bir itimat problemi doğurmaktadır. Bu çerçevede insanlığın menfaati doğrultusunda hareket edebilmek adına İslam ülkelerinin tek bir çatı olarak toplanarak standartları kabul etmesi ülkemizin en büyük temennisidir." "KOVİD-19 DÖNEMİNDE HELAL GIDA ÜRETİMİNİ ARTIRMALIYIZ" İslami Gıda Güvenliği Teşkilatı (IOFS) Direktörü Yerlan A. Baidaulet ise, sağlıklı ve helal gıda üretmenin öneminden bahsederek, tedarik zincirinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle yaşanan sıkıntıları anlattı. Baidaulet, "Salgın döneminde küresel anlamda gıda güvenliğinin ne kadar önemli olduğu, helal gıda tüketiminin önemi daha da ortaya çıktı. Bu nedenle özellikle helal gıda üretimindeki potansiyelimizi en üst düzeye çıkarmalıyız." diye konuştu. İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerinin ortak bir platform geliştirmeleri gerektiğine değinen Baidaulet, gıda güvenliği konusunda standartların oluşturulması noktasında avantaj sağlayacak bir platformun helal gıdanın üretimini ve pazar payını artırabileceğini söyledi. Dünya Helal Zirvesi Organizasyonu Başkan Yardımcısı Emre Ete de organizasyonu, tüm Müslümanların ortak bir gayede buluşmasına hizmet etmek adına her yıl bir adım daha öteye taşıyacaklarını söyledi. Ete, "Helalin aslında sıhhat, afiyet, iffet ve izzet olduğunu, helalin olduğu her yerde emeğin, alın terinin bulunduğunu hep birlikte tüm dünyada temsile devam edeceğiz. Yaklaşık 2 milyar Müslümanın yaşadığı dünya genelinde Müslümanların ekonomik anlamda birbirini desteklemesi, 7 trilyon dolarlık helal sektörünün büyümesi ve helal farkındalığının artması için çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. HELAL EXPO 25'TEN FAZLA ÜLKEDEN KATILIMCI AĞIRLIYOR Alınan bilgiye göre, dünyanın en büyük "helal organizasyonu" olarak kabul edilen etkinlik, helal belgeli ticaret hacminin artırılması, yeni pazarlara ulaşım sağlanması ve sektörel gelişmelerin yakından takip edilmesi amacıyla düzenleniyor. Bu yıl "Yeni Çağın Yeni Normalleri: Helal Üretim ve Tüketimin Vazgeçilmezliği" temasıyla ICDT ve SMIIC iş birliğiyle düzenlenen 7. Dünya Helal Zirvesi ve 8. İİT Helal Expo, 25'ten fazla ülkeden milli ve bireysel katılımlarla gerçekleştiriliyor. Fuar, başta gıda olmak üzere kozmetik, finans ve turizm gibi alanlardan birçok sektör temsilcisini bir araya getiriyor. Ayrıca, lojistik, yayıncılık, ambalaj, eğitim gibi farklı sektörlerden de kuruluşlar da yer alıyor. Fuarla eş zamanlı olarak SMIIC ana paydaşlığında, Ticaret Bakanlığı ve Helal Akreditasyon Kurumundan (HAK) başta olmak üzere ülkenin ilgili kurum ve kuruluşlarının katkılarıyla düzenlenen 7. Dünya Helal Zirvesi'ne de dünyanın dört bir yanından alanlarında profesyonel akademisyenler, araştırmacılar, iş insanları ve sektör öncüleri katılıyor. Çevrim içi de takip edilebilecek etkinlikle İİT üyesi ülkeler arasındaki dayanışma ve iş birliğini artırmanın yanı sıra teşkilata üye olmayan ülkelerde de helal sektörüne yönelik farkındalığı artırıp ilişkileri kuvvetlendirmek amaçlanıyor. Organizasyon, 28 Kasım'da sona erecek.

Haberler
25 Kasım 2021 - 15:46
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Helal ürünler giderek daha fazla tercih ediliyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Helal ürünler giderek daha fazla tercih ediliyor

8. İslam İş birliği Teşkilatı (İİT) Helal Expo Fuarı ve 7. Dünya Helal Zirvesi'nin açılış töreni gerçekleştirildi. İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen fuar ve zirvenin açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir mesaj gönderdi. Helal belgeli ürün ve hizmetlerin, temiz ve sağlılık olmasından dolayı herkes tarafından giderek daha fazla tercih edildiğini belirten Erdoğan, "Nitekim Türkiye olarak yaklaşık 3 sene önce ülkemize kazandırdığımız Helal Akreditasyon Kurumu'yla bu meseleye verdiğimiz önemi gösterdik" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan yazılı mesajında şu ifadelere yer verdi: 'ENSTİTÜYE ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUZ' "Yeni çağın yeni normalleri: Helal Üretim ve Tüketimin Vazgeçilmezliği' temasıyla düzenlenen zirvenin başarılı geçmesini diliyorum. Helal belgeli ürün ve hizmetler, temiz ve sağlıklı olmaları sebebiyle gerek Müslümanlar, gerekse diğer inançlara mensup insanlar tarafından giderek daha fazla tercih edilmektedir. Devasa bir büyüklüğe ulaşan bu sektörde hem tüketicinin helal belgeli ürün ve hizmetlere güvenilir bir şekilde erişimini sağlamamız hem de bu ürün ve hizmetlerin uluslararası ticarette dolaşımını kolaylaştırmamız gerekiyor. Bu amaçla 2010 yılında faaliyete geçen İslam Ülkeleri Standartlar ve Teknoloji Enstitüsünün çok önemli roller oynadığını görüyoruz" "YENİ HİZMET BİNASINDA SON AŞAMAYA GELDİK" İslam İş birliği Teşkilatı üyesi ülkelerinin tamamını enstitüye üye olmaya, böylece helal belgelendirmedeki ayrılıkları, uyuşmazlıkları güvensizlikleri ortadan kaldırmaya davet ediyoruz. Helal belgeli ürün ve hizmetlerin ticaretinde iş birliğimizi artırdıkça bundan vatandaşlarımızla beraber tüm insanlıkta kazançlı çıkacaktır. Nitekim Türkiye olarak yaklaşık 3 sene önce ülkemize kazandırdığımız Helal Akreditasyon Kurumu'yla bu meseleye verdiğimiz önemi gösterdik. Yine bu çerçevede İstanbul'da enstitünün kullanımına tahsis edeceğimiz hizmet binasının inşaatından son aşamaya geldik, en kısa sürede fiziki, beşeri ve teknik hazırlıkları tamamlayarak bu binayı İslam Dünyası'nın hizmetine sunmayı hedefliyoruz. Tüm dünyada salgınla birlikte sağlıklı, temiz ve güvenilir gıdaya dair endişelerin arttığı bir dönemde düzenlenen bu zirvenin kendi alanında bir dönüm noktası teşkil edeceğine inanıyorum. Bu önemli organizasyona öncülük eden kurumlarımızı tebrik ediyor, her iki etkinliğinde hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.  #r-2803055,2803027,2803023,#

Haberler
25 Kasım 2021 - 13:53
Pandemide dünya 'helal'e koştu

Pandemide dünya 'helal'e koştu

Her yıl Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleşen İslam İş Birliği Teşkilatı Helal Fuarı, bu sene 25-28 Kasım tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezinde yapılacak. 8. İİT Helal Expo ve 7. Dünya Helal Zirvesi; İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT), İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) ve Discover Events iş birliği ile düzenlenecek. Covid-19 salgını ile helal ürün ve hizmetlerin daha da ön plana çıktığı bu günlerde 8. İİT Helal Expo; dünyanın dört bir yanından gelecek 500’den fazla satın alma profesyoneline ev sahipliği yapacak. Son dönemde yerli, millî ve helal üretimde hızla yükselen Türk şirketler de dünya pazarındaki payını daha da yükseklere taşıma imkânı bulacak. 50 bine yakın ziyaretçi ve 10 bine yakın yabancı delegeyi de ağırlamaya hazırlanan etkinlik, B2B anlaşmaları ile şirketlerin helal sektöründen daha fazla pay almasına zemin hazırlayacak. Yiyecek, içecek, gıda işleme, paketleme, kozmetik, kişisel bakım, sağlık ürünleri, İslami finans, medya, kamu kurumları, helal belgelendirme, sivil toplum kuruluşları ve eğitim alanında faaliyet gösterenleri 20 bin metrekareye yakın sergi alanı içerisinde ağırlayacak fuar ve zirve, helal ekonomisinin küresel pazarı şekillendirme hedefinde de önemli bir adım olacak. Dünya Helal Zirvesi Konsey Başkanı ve Discover Events Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete; dünya genelinde Müslüman nüfusun hızla arttığını, bununla doğru orantılı olarak tüketim ihtiyaçlarının da artış gösterdiğini kaydetti. MÜSLÜMANLAR ATAKTA Ete “7 trilyon doları aşan bir piyasayı şekillendiren helal gıda, İslami finans, helal turizm, muhafazakar moda, helal kozmetik ve ilgili diğer sektörlerden ne yazık ki, Türkiye ve birkaç Müslüman ülke, diğer dünya ülkelerine kıyasla çok daha az pay alıyor” dedi. Helal gıda pazarının artmasında İslam dünyasındaki hızlı nüfus artışının büyük etkisi var. Aynı şekilde özellikle salgın döneminde hijyen ve sağlıklı olma özellikleri sebebiyle başka inançlardaki insanlar tarafından da helal gıda daha fazla tercih ediliyor. Yunus Ete “Müslüman olmayanlar da sıklıkla sağlık, hijyen ve kalite bağlamında helali tercih edebiliyor. Salgında dünya paydaşları zaman zaman güçlükler yaşamakta ve helal sertifikalı ürünlere ulaşmakta zorlanmaktadır. Bu sebeple İslam ülkeleri bu sorunlara odaklanmalı. Gıdadan turizme, ilaçtan giyime birçok sektörü bünyesinde barındıran helal pazarının büyüklüğünün, önümüzdeki 10 yıl içerisinde 10 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Elbette bu rakamlara ulaşabilmek adına, helal ürün sertifikasyon çalışmalarını daha da hızlandırarak Müslüman dünyasında iş birliğini artırmalıyız” değerlendirmesinde bulundu. FARKINDALIK ARTIYOR Her sene katlanarak büyüyen helal pazarıyla ilgili farkındalık oluşturmak ve Türkiye’nin bu alandaki ticari potansiyelini artırmak için bu fuarlar düzenlediklerini belirten Yunus Ete “Dünya helal ekonomisinin yakın zamanda 8 trilyon doları bulması bekleniyor. İslami finansın 3,5 trilyon dolar hacmi geçmesi, gıda ve içecek sektörünün 2 trilyon doları, helal turizm sektörünün 400 milyar doları, kozmetik sektörünün 200 milyar doları geçmesi, muhafazakâr giyimin ise 243 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe ulaşması tahmin ediliyor. Helal ekonomisinin yakın zaman içerisinde küresel pazarı şekillendirmesi bekleniyor. Ülkemiz, ‘helal’ hassasiyetinin yüksek olduğu sayılı ülkelerden. Dünyada her geçen yıl helal konusunda farkındalık artarken ortak standartların varlığının önemi hissediliyor. Türkiye, ihracat tarafında ise hızlı bir büyüme yaşıyor ki, bu da bizim için son derece sevindirici” ifadelerini kullandı.   RAKAMLARLA DÜNYA HELAL PAZARI İslami Finans: 3,5 trilyon dolar (İngiltere, İsviçre, Malezya, Dubai ve S. Arabistan) Helal gıda: 2 trilyon dolar (Brezilya, Avustralya, Malezya, İngiltere ve Türkiye) Helal turizm: 400 milyar dolar (Endonezya, Malezya, Türkiye ve bazı ada ülkeleri) Diğer (tekstil, ilaç, kozmetik vs): 1 trilyon dolar (Asya ve Avrupa ülkeleri ağırlıkta) DÜNYA İSTANBUL’DA Yunus Ete, bu yılki fuarda da dünya genelinden gelecek satın almacıların profesyonel bir B2B platformunda buluşacağını ifade ederek; Cezayir, Avustralya, Bangladeş, Brezilya, Brunei, Kamerun, Kanada, Kolombiya, Mısır, Gambiya, Almanya, Gana, Endonezya, Irak, İtalya, Kosova, Kuveyt , Libya, Malezya, Hollanda, Nijerya, Umman, Pakistan, Filistin, Fransa, Sri Lenka, Gineau Bisseau, Fildişi Sahilleri, Burkina Fasso, Portekiz, Katar, Rusya, Suudi Arabistan, Senegal, Somali, Güney Kore, İspanya, Sudan, İsviçre, Togo, Kongo, Mali, Nijerya, Fas, Maldivler, Hindistan Tunus, Birleşik Arap Emîrlikleri, İngiltere, ABD, ve Yemen gibi birbirinden çok farklı ülkelerden 500’ün üzerinde firmanın fuarda satın alma heyetleri ve yatırımcılarla bir araya geleceğini aktardı. TÜRKİYE'NİN PAYI 100 MİLYAR DOLAR Ülkemizde son yıllarda hükûmetin de öncülük etmesiyle helal sektörü konusunda ciddi çalışmalar yapılıyor. Türkiye bugün, dünya helal sektöründen 100 milyar doların üzerinde pay alıyor. Bunun 55-60 milyar dolarlık kısmını İslami finans ürünleri oluşturuyor. Geriye kalanı da mal ve hizmet olarak gerçekleşiyor. Discover Events Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete, daha aktif politikalar ve çabalarla, Türkiye’nin dünya helal pazarından aldığı payı 400 milyar dolara çıkarmanın mümkün olduğunu söyledi. Yunus Ete, helal gıda tüketimi talebinin turizm sektörünü de yakından ilgilendirdiğini, dinî hassasiyetlerin helal turizmine ilgiyi tırmandırdığını söyledi. Türkiye’nin bu noktada dünyanın en şanslı ülkelerinden biri olduğunu vurgulayan Ete, şöyle devam etti: Dünyada helal tatil hizmeti veren tesis sayısı 350 civarında. Bu tesislerin 150’si Türkiye’de. Tahminlere göre sadece helal turizmin parasal büyüklüğü önümüzdeki süreçte 400 milyar doları aşacak. Türkiye dışında Endonezya ve Malezya’da bazı girişimciler helal otel kategorisinde ciddi yatırımlar yapıyor. Türkiye’nin de bu potansiyeli değerlendirerek harekete geçmesi hâlinde 2023 yılında 20 milyar dolarlık sadece helal turizm gelirine ulaşması öngörülüyor. HELAL AKREDİTASYONDA ÜLKEMİZ DE SÖZ SAHİBİ Orta Doğu ve diğer bazı ülkelerin ithalat rejimlerinde helal logo ya da belgeler, her geçen gün daha fazla aranıyor. Yunus Ete, Türkiye’de helal üretim beyanı ve belgelendirme pazarının da hızla geliştirdiğini söyleyerek “Helal Akreditasyon Kurumunun (HAK) kurulması fevkalade önemli bir hizmet. Yetkin ve güçlü bir kurum tarafından yürütülecek olması ve bu çalışmanın OIC/SMIIC standartları çerçevesinde yapılması, birçok ülkeye de emsal olacaktır. Bu kurumun faaliyete başlamasıyla helal pazarı daha profesyonelce yönetilecek ve Müslümanların menfaatine uygun hâle gelecektir” öngörüsünde bulundu. Yunus Ete; Türkiye’de üniversitelerde helal araştırma merkezlerinin kurulması, helal ile ilgili laboratuvar deneylerinin yapılması, helal ürün, hizmet, finans ve tesis gibi birçok alanda seminer, kongre, zirve, toplantı ve konferansların sıklıkla düzenlenmesinin de bu alanda ciddi bir bilinçlendirme oluşturduğunu aktardı. Ete “Bütün dünyada önemli bir potansiyel oluşturan helal ekonomisi, her ülke için önemli bir kaynak hâline gelmiştir. ‘Dünya Helal Zirvesi İstanbul’, ülkemizde Müslümanlara ve helal ile ilgilenen bütün taraflara daimi bir platform oluşturmuştur. Her yıl Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının yüksek himayelerinde gerçekleştirilmiş zirve, 2017 yılından itibaren de İslam İİT Helal Fuarı ile birlikte kendi alanında dünyanın en önemli zirve ve fuarı hâline gelmiştir. Bu sene aynı formatı daha da geliştireceğiz” diye konuştu. #r-2798360,2797349,#

Haberler
17 Ekim 2021 - 09:38
Nutella helal mi? Üretim sertifikalarını açıkladılar

Nutella helal mi? Üretim sertifikalarını açıkladılar

Nutella Türkiye "Türkiye’de satılan Nutella Helal Serfitikalıdır" açıklamasının ardından bu kez üretim sertifikalarını açıkladı. NUTELLA HELAL Mİ Ünlü çikolata markası Nutella'ya ABD'de twitter'dan sorulan "Ürünleriniz helal mi" sorusun üzerine Nutella'nın hesabından verilen "Hayır helal değil" yanıtının ardından firma ilk tweeti yalanlayarak özür dilerken, Türkiye Nutella dün konuyla ilgili "Türkiye’de satılan Nutella Helal Serfitikalıdır" açıklaması yapmıştı. Şirketin Türkiye Ofisi bugün de üretim sertifikaları olan Helal Sertifikası, FSSC 22000 Gıda Güvenliği Sistem Sertifikası ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistem Sertifikası belgelerini açıkladı. HELAL SERTİFİKASI “Nutella dahil olmak üzere tesislerimizde üretilen ürünlerimizin Helal Gıda Sertifikası bulunmaktadır. Helal gıda, İslami kurallara uygun olarak üretilen gıda anlamındadır. Haram olarak belirtilen ürünlerin harici tüm gıdalar helal olarak kabul edilmektedir. Domuz/domuz eti ve bunlardan üretilen ürünler; İslami usuller uyulmadan kesilen hayvan veya kesimden önce ölen hayvanlar; Etçil hayvanlar, avlanmış kuşlar ve dışarı kulağı olmayan kara hayvanları; Kan ve kandan yapılmış ürünler; Şarap, etil alkol ve ispirto, alkol ve tüm sarhoşluk veren maddeler ve söz konusu tarif edilen ürünlerin herhangi biriyle temas eden ürünler ayrıca kaynağı bilmediği için jelatin, gliserin, enzimler, hayvansal yağ ve proteinler şüpheli olarak tanımlanır. Nutella tanımlanan gıdalardan hiçbirini içermemektedir. Bu sebeple ürünümüz Helal Gıda sertifikasına sahiptir.”

Haberler
18 Eylül 2020 - 11:01
İstanbul 2-5 Eylül tarihlerinde 3 önemli etkinliğe ev sahipliği yapacak

İstanbul 2-5 Eylül tarihlerinde 3 önemli etkinliğe ev sahipliği yapacak

Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES), bu yıl CNR Food İstanbul Gıda Fuar kompleksinde 8'incisi düzenlenecek Helal ve Tayyip Ürünler Özel Etkinliği ile 12'incisi düzenlenecek Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı için çalışmalara başladıklarını açıkladı. Etkinliklerin 2-5 Eylül 2020 tarihleri arasında 7'inci Hall'de gerçekleştirileceğinin bilgisini veren dernek, İstanbul'da gerçekleştirilecek etkinlik için bütün dünyadaki şirket ve iş insanlarını İstanbul'a davet etti. "600 yıl İslam'a başkentlik yapmış İstanbul'da buluşuyoruz" 3.8 trilyon dolarlık helal pazardan payını artırmak için üretici, ihracatçı, satıcı, tüketici ve kamu kurumlarının ile el birliği, güç birliği, gönül birliği yaptıklarını belirten GİMDES Başkanı Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, "Bütün ümmet elele, gönül gönüle, omuz omuza olmak için 600 yıl İslam'a başkentlik yapmış İstanbul'da buluşuyoruz. Fuarda GİMDES'den ve GİMDES'in tanıdığı birçok ülkelerin sertifika kurumlarından helal sertifika almış helal ve tayyib gıda, helal ve tayyib kozmetik ürünleri üreten firmalar yer alacak. Bütün dünyadaki helal ürün talep eden firmaların satın almacıları ile biraya gelecekler. Sağlıklı nesil için önce helal ve tayyib gıda diyoruz ve buna böyle inanıyoruz. Bu ihtiyacı karşılayabilmek için 2010'da CNR ile birlikte başlattığımız uluslararası helal fuar konseptini dejenere eden nevzuhur bir fuar girişiminin ardından, 3 yıllık bir aradan sonra yine, CNR ile birlikte 8'inci Helal ve Tayyib Uluslararası etkinliğimizi 2-5 Eylül tarihlerinde CNR Food İstanbul Gıda Fuarı 7'nci Hall'de bütün dünya Müslümanlarının hizmetine açıyoruz." dedi. Alanlarında uzman 16 konuşmacı konferans verecek Yapılan bilgilendirmede; aynı tarih içinde ve aynı mekânda 12'inci Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı da gerçekleştirilecek. Konferansa; Endonezya'dan, Malezya, ABD, Almanya, Güney Afrika, Filipinler, Cezayir, Tunus, Fransa, İngiltere, Türkiye'den alanlarında uzman 16 konuşmacı katılacak. Fuar ve konferanslarda konuşulacak konular şöyle; Müslüman ve gayrimüslim ülkelerde helal ve tayyib ürünlerin üretim ve ticaretinin problemleri ve yaygınlığı artıracak çözüm önerileri. Tıp ve kozmetik sanayinde kullanılan ana hammaddelerin İslami yönden sorgulanması. Helal kesim ile ilgili dünya Müslümanlarının mevcut durumları şoksuz ve elle kesim şartlarına geçişin hızlandırılması. Transgenik ve genetiği değiştirilmiş katkıların İslam ve insan sağlığı açısından taşıdığı riskler. İslami İlimler ışığında bilimsel ve mesleki eğitim seferberliğinin önemi.

Haberler
01 Şubat 2020 - 10:56
Start up’lar 7. İİT Helal Expo’da '1 İDEA 1 World' diyecekler

Start up’lar 7. İİT Helal Expo’da '1 İDEA 1 World' diyecekler

7. İİT Helal Expo’da bu yıl, ekonominin geleceğini oluşturan genç start-up’lara özel bir alan ayrılıyor. Helal piyasasını oluşturan, gıda, kozmetik, tekstil, turizm, finans gibi sektörlerin gelişimine katkıda bulunan 20’nin üzerinde yeni proje, yerli ve yabancı yatırımcılar ile bir araya gelecek ve sunum fırsatı bulacak. Uluslararası Fikir Buluş Federasyonu Türkiye Temsilcisi olan TÜMMİAD ile ortak organize edilen alanda, helal kavramına gençlerin de duyarlılık oluşturması sağlanarak, dijitalleşmenin bir ürünü olan start-up kavramının helal ekosisteminde yer almasının önünün açılması amaçlanıyor. Gençler bir fikirle tüm dünyayı güzelleştirecek TÜMMİAD Başkanı Bülent Kavaklı konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bilim dünyasındaki bilgi, birikim, tecrübe ve başarılarımızın gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak, dünyaya daha fazla Türk kaşif kazandırmak ve buluşların insanlığa faydalı olması için gerekli desteği sağlamak amacı ile kurulan yapılanmamız, WIIPA Türkiye tek temsilcisidir. TÜMMİAD, uluslararası saygınlığını, Türk kaşiflerinin faydasına kullanmak, kaşiflerimizin gelişmesi ve uluslararası arenada başarılı olmalarını sağlamak gayesindedir. Bilim, buluş ve inovasyon dünyasına hizmetler sunarak yapacağımız yatırım, destek ve danışmalıklar Türk kaşiflerimize ve Türkiye Cumhuriyetine değer ve katma değer katmaktır. 7. İİT Helal Expo içerisinde oluşturulan ‘1 İdea 1 World’ alanında projelerini tanıtacak start-up’lar 50’ yi geçkin ülkeden fuara gelecek yatırımcılar ile bir araya gelme fırsatı bulacak. Organizasyonun kurum nezdindeki desteği ve potansiyeli de göz ardı edilemeyecek bir avantaj sağlayacak” dedi. 7. İİT Helal Expo organizatörü Discover Events Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete ise “2017 yılında OIC ‘in kuruluşlarından ICDT ve SMIIC işbirliği ile düzenlemeye başladığımız İİT Helal Expo her yıl daha da büyüyerek dünyanın en büyük helal fuarı olma yolunda emin adımlarla ilerledi.   Dünyada 4 trilyon Doları aşkın bir piyasayı şekillendiren helal sektörü ile ilgili önemli bir farkındalık oluşturduğumuzu düşünüyoruz. Hali hazırda bu potansiyelin farkında olmayan birçok marka var. Amacımız firmalarımıza en uygun ortamı oluşturup ticaretlerine artı değer oluşturabilmek. Ticaret Bakanlığının da 7. İİT Helal Expo’yu yurt içinde düzenlenen uluslararası fuarlar statüsünde, yüzde 50 teşvik kapsamında desteklemesi önemli bir artı değer oluşturuyor. ‘1 İdea 1 World’ start-up alanı, 7. İİT Helal Expo içerisinde ilk kez bu yıl oluşturuldu. Fuarımıza her yıl yeni konseptler ekleyerek tüm dünyada ilgileri üzerimize çekmeye devam edeceğiz’’ diye açıklamada bulundu. Fuar ve zirve ile ilgili detaylı bilgiye www.helalexpo.com.tr, www.worldhalalsummit.com.tr adreslerinden ulaşılabiliyor.

Haberler
26 Kasım 2019 - 15:31
‘11. Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı’ sonuç bildirgesi yayınlandı

‘11. Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı’ sonuç bildirgesi yayınlandı

GİMDES tarafından 7. Helal ve Tayyib Ürünler Fuarının son gününde gerçekleştirilen 11. Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansının sonuç bildirgesi yayınlandı. Birçok bilim insanı, akademisyen, firma yöneticisi, STK yöneticisi ve mensubu, üniversite öğrencisi ve tüketicinin katıldığı konferansın Türkiye, Endonezya, Kuveyt, ABD, İngiltere, Güney Afrika ve Hollanda’dan alanında uzman 12 konuşmacının sunumları ışığında sonuç bildirgesi hazırlandı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Araştırma Sertifikalandırma Derneği (GİMDES) Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, “Her geçen gün gelişen ve değişen Dünya’da nüfusun yaklaşık yüzde 25’ini oluşturan Müslümanlar helal ve tayyib yaşam sisteminden oldukça uzaktır. Etnik unsurlar içerisinde çoğunluğu Müslümanlar oluşturduğu halde azınlık gibi hareket etmelerine neden olan temel unsur, emrolunan helal ve tayyib ürün tüketiminin olmamasıdır. Batı modernitesinin dikte etmiş olduğu ekosistemde Müslümanların dikkat etmesi gereken helal ve tayyib unsurların her geçen gün adedi ve ehemmiyeti artmaktadır” ifadelerine yer verdi. “İnternet kullanımının helal ve tayyib yaşam sistemine uygun hale getirilmesi gerekir” Dr. Büyüközker, “Emperyalist bir mantaliteyle meydana getirilmiş temel üretim proseslerini dahi halledemeden Müslümanlar için yeni birçok konu ortaya çıkmaktadır. Örneğin; günlük hayatın olmazsa olmaz unsurlarından birisi haline getirilen internet kullanımının helal ve tayyib yaşam sistemine uygun hale getirilmesi gerekir. Bunun gibi yeni ve güncel konularla birlikte eski ama önemini koruyan birçok konuyu İslam’ın ışığında bilim ve fennin verileriyle açıklayacak yeterli sayıda yetişmiş Müslümanın olmaması, Helal sertifikalı ürünlerin hitap edeceği potansiyel gücün büyüklüğü sebebiyle birçok istismarcıların iştahı açılmış ve mesuliyetini düşünmeden sertifikalık oynamaya kalkmıştır. Bu durum ise beraberinde bir birinden farklı standartlar, bir birinden farklı uygulamalar ve mantar gibi çoğalan sertifikacıların peydahlanmasına sebep olmuştur. Aynı zamanda sadece ticari olarak bakılan bu yaklaşım ister istemez ehil olmayan birçok icazet makamlarının da kurulmasını hızlandırmıştır” diye konuştu. Dr. Büyüközer, 'Tek Ses Tek Yürek' başlığı altında, konuşmacıların tebliğlerinden çıkan sonuçları şu şekilde sıraladı: “İslam’a göre haramı yayınlamak, teşvik etmek veya haramın işlenmesine vesile olacak her şey haramdır. Bu sebeple daha önce bahsedilen internetin karanlık yüzünden nesillerimiz korunmalı, ayetteki ifadeyle ifsat edilmesinin önüne geçmeye çalışmalıyız. Bütün bunları yapacak teknolojik altyapı mevcut, fakat engelci bir yaklaşımdan ziyade engel ve öğretim bir arada bulunan bir yaklaşımı tercih etmeliyiz ki başarılı olabilelim. İnternet, akıllı telefon ve benzeri her türlü elektronik iletişim ve bilişim imkânları seferber edilerek her yaşta insanlarımızın helal ürünler, helal katkılar ve üretim teknikleri konularındaki bilgilere ve uygulamalara kolayca ve hızlıca ulaşmaları sağlanmalı, nesillerimizi sağlığa zararlı ürünlerden bir an evvel kurtaracak adımları atmalıyız. GDO’lu ürünler helal sertifikalandırma sisteminde yer almamalıdır. Helal ve tayyib kalite bütün kalitelerin üstündedir. Gıda güvenliğinde, hijyen, sağlık vb. özellikleri de içeren en güvenilir kalitedir. Uluslararası alanda İslam ümmetinin maslahatı için helal sertifikalandırma kurumlarının dikkate alacağı tek bir standart olmalıdır. “Tek ses tek yürek” yegane sloganımız ve yegane hedefimiz olmalıdır. Helal sertifikası ise yetkin, güvenilir ve tarafsız bir kurum tarafından verilmelidir ve bundan devlet ve toplum adına çalışan STK’lar sorumlu olmalıdır. Buna bağlı olarak toplumdaki bilinç artırılmalı, teknolojik gelişmeler kullanılmalı ve tüketicinin bilgi alabilmesi kolaylaştırılmalıdır. Bu amaçları gerçekleştirmek adına Endüstri 4.0 denilen 'nesnelerin interneti' uygun bir şekilde kullanılmalı ve sertifikalama kurumlarında yer almalıdır. Helal bir endüstri için eğitim çok önemlidir. Tüketici, üretici ve Helal sertifikalama kurumları dahil herkes bir şekilde eğitime dahil edilmelidir. Eğitim sistemine helal dahil edilmek zorundadır. Sonuç olarak, eğitim helal bir hayata ve helal endüstriye ulaşmada kilit rol oynamaktadır. Bunu sağlayacak geçici bir program şöyle özetlenebilir. Konu tüm camii görevlilerince halka anlatılmalı, MEB tarafınca bütün okullarda öğretmenler tarafından eğitim verilmeli, gerekli üniteler ders kitaplarına eklenmeli ve farkındalık sağlanmalı. Bir yandan da temel bir çözüm için, GİMDES’in sunduğu, ana okuldan yüksekokula kadar sürecek İslam ilimlerine dayalı Darü’l Helal Medresesi’nin bir an evvel devreye sokulması ile eğitim sistemi İslamileştirilmelidir. Bugün artık BM bünyesindeki The Codex Alimentarius Komisyonunun da, 'helal gıda ve helal sertifika' konusu gündemdedir. Birçok ülkede de halklarının talepleri istikametinde helal sertifikalı ürün talebi artmakta ve market raflarında yerlerini almaktadır. Bugün ‘helal mi, haram mı?’ sorusuna kesin ve tam cevap verebilmek ciddi çalışmaların ve araştırmaların yapılmasını gerektirir. Bu da helal sertifika kurumlarının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Sertifika kurumlarının da güvenilir olabilmesi için güvenilir bir yerden icazet (akreditasyon) almaları gerekmektedir. Dünya Helal Konseyi (WHC), dünya çapında helal belgelendirme kuruluşlarının oluşturdukları en eski ve en yaygın bir federasyondur. Bu federasyon üye kuruluşların kendi helal sertifikasyon ve akreditasyon süreçlerinin uluslararası tanınmalarını sağlamaktadır. Bu da sertifika kurumlarının güvenilirliğini artırmaktadır. Bu sebeple, akreditasyon çok mühim bir konudur ve sadece işin ehli tarafından yapılması gerekmektedir".

Haberler
02 Ekim 2019 - 15:21
11. Uluslararası Helal ve Tayyib Konferansı 7 Eylül'de

11. Uluslararası Helal ve Tayyib Konferansı 7 Eylül'de

Uluslararası Helal ve Tayyib Konferansı ile ilgili açıklamalarda bulunan Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalama Araştırmaları Derneği (GİMDES) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kâmi Büyüközer 8 ülkeden konularında uzman 13 konuşmacının katılım sağlayacağını aktardı.  Büyüközer, “Biyoteknolojinin inanılmaz gelişmesi ve gayrimüslim emperyal güçlerin Müslümanların helal haram hassasiyetini dejenere etme gayreti ile, bu yüzyıl, bilhassa gıdalarında, helalin harama karıştığı, insanoğlunun yediği ve içtiği şeylerde, helal ile haramın normal duyusal algılarla fark edilemeyecek bir seviyeye geldiği görülmektedir. Evet, insanlar lezzette bir erozyonun olduğunu, nesilde önemli bir değişimin yaşandığını, alerjik ve bakteriyel birçok hastalığın ortaya çıktığını ve de hızla arttığını görmekte ancak, bu değişimlerin ve musibetlerin gerçek sebebinin ne olduğunu bilmediği gibi, kaynağını da genel bilgisi çerçevesinde kavramakta zorlanmaktadır. Nüfusu 2 milyara ulaşan İslam dünyası bu kaostan kurtulabilmek için dininin gereği olan Helal ve Tayyib ürün arama eylemini fark etmiş ve her geçen gün bu arayış eylemini güçlendirerek sürdürmektedir. Ülkemizde de bu arayış, Helal ve Tayyib ürünleri Sertifikalama ve Denetleme çalışmaları ile 2005 yılından itibaren öncü olan GİMDES ile başlatılmış ve bu konunun yaygınlaşmasında, Sertifikama hizmeti ile birlikte yürütülen etkinlikler olan fuar ve konferanslar da önemli rol oynamıştır. Bu anlayışla, 2008-2018 yılları arasında 11 adet Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansını ve 6 adet Helal ve Tayyib Fuarını gerçekleştirmiştir” dedi.  İslam ümmetinin artık kendi modernitesini inşa etmeye başladığını söyleyen Dr. Büyüközer, “Bu etkinliklerde GİMDES ve CNR EXPO ev sahipliği yapacak. Tarihi ve doğal güzellikleri ile dünyaca meşhur olan İstanbul, inanıyoruz ki sizi de büyüleyecektir. 100 yıldır kendisine dayatılan, kendisine ait olmayan Batı modernitesine mahkûm edilmiş İslam Ümmeti artık kendi modernitesini inşa ediyor, kaybettiği Helallerini yeniden keşfediyor. 3.8 trilyon dolarlık Helal pazarın gerçekleştirilmesi için üreticimiz, ihracatçımız, satıcılarımız, tüketicilerimiz ve kamu kurumlarımız elbirliği, güç birliği, gönül birliği yapıyoruz. Bütün ümmet elele, gönül gönüle, omuz omuza olmak için 600 yıl İslam’a başkentlik yapmış İstanbul’da buluşuyoruz” ifadelerine yer verdi.  Sağlıklı nesil için önce Helal ve Tayyib gıda dediklerini ve buna böyle inandıklarını aktaran Büyüközer, “7 Eylül’de, 4-7 Eylül’de gerçekleştirilecek fuar, 6.Hall, Helal ve Tayyib Ürünler alanı içinde 11. Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansımızı da gerçekleştiriyoruz. Türkiye; Avrupa’nın, Afrika’nın, Orta Doğu’nun ve Asya’nın tam ortasında ve Helal Pazarın çok önemli ve aranan aktörü olarak bütün kardeşlerini GİMDES’in bu etkinliklerine davet etmektedir. 11. Uluslararası Helal ve Tayyib Ürünler Konferansına; Endonezya’dan, Malezya’dan, Amerika’dan, Güney Afrika’dan, İspanya’dan, İngiltere’den, Kuveyt’ten, Türkiye’den konularında uzman 13 konuşmacı katılacak” dedi.  Büyüközer, konferansta sunum yapacak konuşmacılar şu şekilde sıraladı:  “Dr. Hanı Al Mazeedi, Kuwait Institute for Scientific Research, Kuveyt  Dr. Sukoso, Head of Halal Product Assurance Organisation Agency (BPJPH), Endonezya  Dr. Muhammad Nadratuzzaman Hosen, State Islamic University, Jakarta, Endonezya  Muhammad Mazhar Hussaini, American Halal foundation, Amerika  Dr. ADEL Sabır, European Halal Development Agency., İngiltere  Moulana Saeed Navlakhi, South African National Halal Authority, SANHA, Güney Afrika  Dr. Halim Aydın, MÜSİAD Yönetim Kurulu, Türkiye  Mohamed Mhamdi, Halal Food Quality, İspanya  Dr.Hasan Yetim, İZU, Türkiye  Prof. Dr. İsa Yüceer, Felsefe ve Din Bilimleri- Bitlis, Türkiye  Prof. Dr. Hasan Tahsin Feyizli, Türkiye  Dr. Hüseyın Kâmİ Büyüközer, GiMDES Başkanı, Türkiye  Mehmed Zahit Büyüközer, GİMDES, Türkiye”  

Haberler
22 Temmuz 2019 - 11:51
'Helal turizm pazarı 220 milyar dolara ulaşacak'

'Helal turizm pazarı 220 milyar dolara ulaşacak'

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Turizm Müdürü Halil İbrahim Şan, Müslüman nüfusun 2020'de 2,2 milyara ulaşacağını belirterek, "Müslüman turistlerin talepleri helal turizmin önemini artırıyor. Büyüyen Müslüman seyahat sektörü 2020'de 156 milyon Müslüman turiste ve 220 milyar dolarlık helal turizm pazarına ulaşacak." dedi. Anadolu Ajansı'nın (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, İslam Ülkeleri Standartları ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC), İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT) ve Discover Events iş birliğinde gerçekleştirilen Dünya Helal Zirvesi 2018 ve 6. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Helal Expo Fuarı, Yenikapı'daki Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi'nde üçünü gününde devam ediyor. Zirve kapsamında düzenlenen Helal Turizm panelinde konuşan Şan, İstanbul'un Asya ve Avrupa'nın kesişme noktasında, medeniyetlerin mirasını taşıyan, imparatorluklara ev sahipliği yapmış, geçmişi tanığı ve geleceğin metropolü olduğunu söyledi. Helal turizm kavramının, dünyada sayısı hızla artan Müslüman turist pazarının turistik ihtiyaçlarının fark edilmesi ve bu hassasiyetlere yönelik ürün ve hizmet geliştirilmesiyle ortaya çıktığını ifade eden Şan, helal turizm kavramının, Müslüman turistlerin ihtiyaçlarını karşılamak adına oluşturulan ürün ve hizmetlerin İslami öğretilere ve ilkelere göre gerçekleştirildiği turizm türünü ifade ettiğini anlattı. Şan, helal turizmde amacın, Müslüman turistlerin inançları ve dini kuralları bir bütün halinde talep eden tüketiciye sunmak odluğunu bildirdi. Gelecek yıllarda Müslüman turist sayısı artacağı için helal turizm pazarının gelişeceğini dile getiren Şan, Müslümanlar için helal ürün helal hizmet ve helal süreçlere ilişkin olarak dünyada gelişen bir algı ve talep görüldüğünü söyledi. "2020'de Müslüman nüfus 2,2 milyara ulaşacak" Şan, helal turizmin son yollarda çok büyük önem kazandığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünya genelinde artan Müslüman nüfusun 2020 yılında 2,2 milyara ulaşması ve toplam nüfus içerisinde ki payının yüzde 26 olması bekleniyor. Müslüman turistlerin talepleri helal turizmin önemini artırıyor. Büyüyen Müslüman seyahat sektörü 2020'de 156 milyon Müslüman turiste ve 220 milyar dolarlık helal turizm pazarına ulaşacak. Bu durum turizm gelirlerini artırmak isteyen Müslüman ülkelerin helal turizm konusunda kapsamlı çalışma yapmasını sağlıyor. Türkiye ve İstanbul'da bu pastan payını almalı. Biz, bu konuda önemli çalışmalar yapıyoruz." Şan, Türkiye'nin, helal turizm pazarına yatırım yapan ve bu pazarda hızla gelişen Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Singapur, Japonya, Güney Kore ve Tayvan gibi ülkelerle rekabetinin kaçınılmaz olduğunu söyledi. "Türkiye, Müslüman tatilcilerin en çok tercih ettiği 4 ülkeden birisi" Şan, helal konsepti ile hizmet veren konaklama işletmelerinin İslam dininin emir ve yasakları konusunda hassas olmaları, bu emir ve yasaklara uygun olarak tasarlanmış olmaları, yiyecek ve içecek sunumlarını hassasiyetleri göz önünde bulundurarak yapmaları, alkol ve yasaklanmış ürünlerinin yapılmaması, kadın ve erkek faaliyet alanlarının biribirinden bağımsız olması ve ibadet edebilme imkanı sağlayan işletmeler olmasının beklendiğini anlattı. Türkiye'nin turizm alanında 40 yılı aşkın tecrübesi ile dünya standartlarında hizmet verdiğini dile getiren Şan, dünyanın en çok turist çeken ve turizm geliri elde eden ülkeleri arasında olduğunu söyledi. Şan, geçen yıl Master Card Crescent Rating'in yaptığı araştırmaya göre Müslüman tatilcilerin en çok tercih ettiği 4 ülkenin Malezya, Birleşik Arap emirlikleri, Endonezya ve Türkiye olduğunu bildirdi. Türkiye'nin, Suudi Arabistan'dan sonra en fazla Müslüman turist ağırlayan ikinci ülke olduğu bilgisini veren Şan, "Hatta, hac ve umre ibadetini yapmak için Suudi Arabistan'a gidenleri saymazsak Türkiye bu alanda birincidir." dedi. Şan, Türkiye'nin turizmdeki ziyaretçilere sunduğu fırsatlardan bahsederek, vize ve erişim kolaylığının, her bütçeye hitap eden tatil olanağının, helal gıda ve otel imkanlarının, bunlarıdan bazıları olduğunu söyledi. Konuşmasında İstanbul'da Müslüman ziyaretçilere yönelik tarihi, turistik yerlerden ve sosyal alanlardan bahseden Şan, şehirde kutlanan dini gün ve bayramları değerlendirirken İstanbul'un aynı zamanda helal lezzet şehri olduğunu dile getiren Şan, şehrin öne çıkan helal gıda ürünlerini anlattı. Panelde Maldivler, Singapur ve Endonezya'dan gelen bazı üniversite, şirket ve dernek yetkilileri de ülkelerindeki helal turizm potansiyelinden bahsetti.   

Haberler
01 Aralık 2018 - 15:56
Dünya Helal Zirvesi yarın başlıyor

Dünya Helal Zirvesi yarın başlıyor

Dünya Helal Zirvesi Konsey Başkanı ve Discover Events Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete, dünya çapında İslam ekonomisini oluşturan diğer önemli sektörlerin büyümesi göz önüne alındığında, 2021 yılında helal ekonominin toplamda 7 trilyon dolara ulaşacağının tahmin edildiğini kaydetti. AA'nın Global İletişim Ortağı olduğu, Dünya Helal Zirvesi ile 6. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Helal Expo Fuarı, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, İslam Ülkeleri Standartları ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC), İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT) ve Discover Events iş birliğinde yarın Yenikapı'daki Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde başlayacak. Ete, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, helal kavramının sadece yiyecekleri değil aynı zamanda tekstil, kozmetik, hizmet, lojistik, finans ve turizm gibi çok farklı sektörleri kapsadığını belirtti. Dünya helal ekonomisinin 2017 yılı itibarıyla 4 trilyon doların üzerinde bir hacme sahip olduğunu bildiren Ete, "Küresel helal pazarı, 2 milyar Müslümanı ilgilendiren ve tüm dünyada kendine güçlü bir yer edinen yeni bir gelişme olarak karşımıza çıkmıştır. Temiz, sağlıklı, güvenilir ve risksiz olması sebebiyle helal ürün, hizmet ya da sistem Müslümanların yanı sıra gayrimüslimlerin de ortak menfaatinedir." değerlendirmesinde bulundu. Ete, İslam ekonomisi içerisindeki ticari etkileşimler göz önüne alındığında bu pazar payının özellikle İslami finans ve helal gıda üzerinde yoğunlaştığını belirterek, 2015 yılı verilerine göre sadece İslami finans sektörünün yaklaşık 2 trilyon dolar civarında olduğunu kaydetti. İslami Finans'ın toplam küresel öngörülen varlıklarındaki büyümeyi 2021 yılına kadar 3,5 trilyon dolara çıkarmasının beklendiğini aktaran Ete, şunları kaydetti. "İslam ekonomisi içerisinde bahsedilen hacmin 2015 verilerine göre 1,17 trilyon dolarını oluşturan gıda ve içecek sektörünün de 2021 yılında 1,9 trilyon doları geçmesi beklenmektedir. Muhafazakar giyim 243 milyar dolar büyüklüğe sahip, medya ve iletişim 189 milyar dolar, turizm ve seyahat 151 milyar dolar, ilaç ve kozmetik sektörü de 133 milyar dolar büyüklüğe sahip. Dünya çapında İslam ekonomisini oluşturan diğer önemli sektörlerin de büyümesi göz önüne alındığında 2021 yılı içerisinde helal ekonominin toplamda 7 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor."

Haberler
28 Kasım 2018 - 15:36
Bakan Zeybekçi: Helal pazarın yüzde 80’i gayrimüslimlerin

Bakan Zeybekçi: Helal pazarın yüzde 80’i gayrimüslimlerin

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yaklaşık 4 trilyon dolarlık helal ürün pazarının yüzde 80'inin gayrimüslim ülke firmalarında olduğunu belirterek, "Helal ürünlerin sadece belgelendirme pazarının büyüklüğü ise 6 milyar dolar. Bu pazarlara Türkiye ve diğer Müslüman ülke kuruluşlarının yer alması gerektiğini düşünüyoruz." dedi. Zeybekci, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Helal Akreditasyon Kurumunun (HAK) Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde 23-25 Kasım'da İstanbul'da gerçekleştirilecek Dünya Helal Zirvesi'ne ilişkin açıklamalarda bulundu. "Helal" kavramının dini yanı olmakla birlikte uluslararası ticaretin önemli dinamikleri arasında yer aldığına işaret eden Zeybekci, 2 milyara yakın Müslüman'ın yanı sıra temiz ve güvenli olduğu için helal ürün ve hizmetleri tercih eden gayrimüslimlerin de bulunduğuna işaret etti. Helal pazarının gıda, kozmetik, sağlık, turizm, finans ve ilaç sektörlerini barındırdığını ve 4 trilyon doların üzerinde bir değere ulaştığını vurgulayan Zeybekci, Türkiye'nin, her geçen gün büyüyen bu pazarda söz sahibi olması gerektiğini söyledi. Zeybekci, helal sektöründe pek çok standart ve logo bulunduğunu, İslam ülkeleri arasında ortak bir belgelendirme sistemi oluşturulmasının henüz mümkün olmadığını ifade ederek, bu alanda İslam İşbirliği Teşkilatının bağlı kuruluşu olan İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) standartlarının dikkate alınmasını istediklerini vurguladı. SMIIC'in, gıdanın ardından kozmetik, ilaç ve diğer sektörlerde de helal standartlarını oluşturacağını, ayrıca ortak standartlara dayalı bir akreditasyon sistemi kurulması gerektiğini kaydeden Zeybekci, Türkiye'nin helal sektörüne yönelik talep ve önerilerini dile getireceği Dünya Helal Zirvesi'nde, bu konuların yanı sıra helal ticaret ve vizyonuna yönelik hedefler ile yol haritasının belirleneceğini bildirdi. Zirve ile eş zamanlı Helal Ürünler Fuarı'nın gerçekleştirileceğini belirten Zeybekci, söz konusu fuara Müslüman ülkeler yanında gayrimüslim ülkelerden de katılım beklendiğini anlattı. Zeybekci, "Helal Ürünler Fuarı'na yönelik 150 stant için talep geldi. Bunların 40'ını ABD, Avusturya ve Brezilya gibi gayrimüslim ülkelerden firmalar oluşturuyor." ifadelerini kullandı. Helal pazarında satılan helal belgeli ürünlerin yüzde 80'inin gayrimüslim ülkelerin firmalarınca üretildiğine dikkati çeken Zeybekci, "Yaklaşık 4 trilyon dolarlık helal ürün pazarının yüzde 80’i gayrimüslim ülke firmalarının. Helal ürünlerin sadece belgelendirme pazarının büyüklüğü ise 6 milyar dolar. HAK, 6 milyar dolarlık helal belgelendirme pazarında, Türk belgelendirme firmalarının daha fazla pay sahibi olmasını da sağlayacak. Bu pazarda Türkiye ve diğer Müslüman ülkelerin daha fazla paya sahip olması gerektiğini düşünüyoruz." değerlendirmelerinde bulundu. "İhracatçının maliyetleri azalacak" Bakan Zeybekci, helal ürün ve hizmetlere isteyen herkesin helal logosu yapıştırdığını, helal kavramının ne olduğunu bile bilmeden bu logonun kullanıldığını da söyledi. HAK'ın kurulması nedeniyle Müslüman ülkelerden çok olumlu tepkiler aldıklarını bildiren Zeybekci, "Dünyada da ilktir HAK. Türkiye, HAK ile bu alanda kural koyucu ve lider olacak. Helal akreditasyon sisteminin yaygınlaşması için gerekenleri yapacağız. Türkiye'deki akreditasyon sistemi işlemeye başladıktan sonra diğer ülkelerde de zaman içinde işlemeye başlamasını öngörüyoruz." diye konuştu. Akreditasyonun, belgelerin itibarını artıran bir mekanizma olduğuna işaret eden ve tüketici nezdinde de söz konusu ürünlerin itibarının artacağını aktaran Zeybekci, HAK'ın helal belgesi veren kuruluşları akredite edeceğini dile getirdi. Zeybekci, HAK'ın, dünyada ilk olmasına karşın yeterli olmayacağını bildirerek, "SMIIC üyesi ülkelerin de kendi akreditasyon kurumlarını oluşturmalarını isteriz. Akreditasyon sistemi sayesinde HAK veya ilerde kurulması öngörülen diğer akreditasyon kurumlarının akredite ettiği uygunluk değerlendirme kuruluşlarından alınan helal belgesi tüm dünyada kabul görecek. Şu anda firmalar ürünlerini satmak istedikleri her ülkeden belge almak zorunda kalıyor. İhracatçı firmaların maliyetleri HAK ve kurulacak akreditasyon sistemi ile azalacak. HAK bu bağlamda ticaretin gelişmesini sağlayacak, engellerin ortadan kalkmasına vesile olacak. HAK faaliyete geçtikten sonra helal belgeli ürünlere güven artacak, bu ürünlerin belgelendirme maliyeti azalacak." dedi. Helal belgesi almanın zorunlu olmadığını vurgulayan Zeybekci, bu durumun HAK faaliyete geçtikten sonra da devam edeceğini vurguladı. Zeybekci, sözlerini şöyle tamamladı: "İsteyen firma bu belgeyi alacak, istemeyen almayacak. Diğer taraftan HAK, helal standartlarını da belirlemeyecek. Zaten buna yönelik kurallar, standartlar belirlenmiş durumda. Bunlar SMIIC'in belirlediği kurallar çerçevesinde oluşturulmuştur. HAK, bir ürününün helal olup olmadığına karar vermeyeceği gibi helal belgesi de vermeyecek. Helal belgesi veren uygunluk değerlendirme kuruluşlarını HAK denetleyecek, akredite edecek. Helal belgesi veren yurt içinde ve yurt dışındaki uygunluk değerlendirme kuruluşlarını talep olması halinde denetleyecek, akredite edecek."

Haberler
19 Kasım 2017 - 11:34
Helal Akreditasyon Kurumu tasarısı yasalaştı

Helal Akreditasyon Kurumu tasarısı yasalaştı

Helal uygunluk değerlendirme kuruluşlarını akredite etmek üzere Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. HAK, verilen görevleri yerine getirmek üzere Ekonomi Bakanlığı ile ilgili ve Türkiye'de helal akreditasyon hizmeti sunma yetkisine sahip tek kuruluş olacak. HAK, helal uygunluk değerlendirme kuruluşlarını akredite edecek, bu kuruluşların ulusal ve uluslararası standartlara göre faaliyette bulunmalarını, düzenledikleri belgelerin ulusal ve uluslararası alanda kabulünü sağlayacak. HAK, idari ve mali özerkliğe sahip, özel bütçeli olacak. Tasarıyla "helal akreditasyon" tanımı yapılıyor. "Helal akreditasyon", helal uygunluk değerlendirme alanında faaliyet gösteren kuruluşların HAK tarafından ulusal ve uluslararası kabul görmüş teknik kriterlere göre değerlendirilmesi, yeterliliğinin onaylanması, düzenli aralıklarla denetlenmesi ve izlenmesini ifade edecek. Yurt içi ve yurt dışında yerleşik helal uygunluk değerlendirme kuruluşlarına helal akreditasyon hizmeti sunacak olan kurum, helal akreditasyonla ilgili kıstas ve tedbirleri belirleyecek, bunları uygulayacak. Kurum, faaliyet alanı kapsamında, uluslararası ve bölgesel akreditasyon birlikleri ve örgütleri nezdinde Türkiye'yi temsil edecek, bunlara üye olacak, yönetimlerinde görev alacak veya bu kuruluşların merkezi olarak hizmet verecek, ikili veya çok taraflı karşılıklı tanıma anlaşmalarını imzalayacak. HAK, akreditasyon kuruluşları ve akreditasyon kuruluşu bulunmayan ülkelerdeki helal akreditasyon ile ilgili kurum ve kuruluşlarla ilişkiler kuracak, iş birliğinde bulunacak. Kurum, helal uygunluk değerlendirme kuruluşlarının gerçekleştirdiği faaliyetleri icra edemeyecek, verdikleri hizmetleri sunamayacak, bir helal uygunluk değerlendirme kuruluşunda hissedar olamayacak ve bu kuruluşlara danışmanlık hizmeti veremeyecek. Danışma Kurulu oluşturulacak Helal Akreditasyon Kurumu, Yönetim Kurulu, Danışma Kurulu ve Genel Sekreterlik birimlerinden oluşacak. Kurumun karar organı olarak Yönetim Kurulu, başkan ve 4 üye olmak üzere Ekonomi Bakanının teklifi üzerine Başbakan tarafından atanacak. Başkan, tam zamanlı sözleşmeli olarak istihdam edilecek. Danışma Kurulu, aralarında bakanlık temsilcilerinin de olduğu 44 kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşundan oluşacak. Yönetim Kurulu ve Danışma Kurulu üyelerinin görev süreleri 3 yıl olacak. İhtiyaç görülmesi halinde ilgili görülen ulusal ve uluslararası kuruluşlardan Danışma Kurulu toplantılarına temsilci davet edilebilecek. İlgili daire başvuruları inceleyecek Helal Akreditasyon Kurumunda, Helal Akreditasyon Dairesi Başkanlığı, Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Yönetim Hizmetleri Dairesi Başkanlığı birimleri yer alacak. Helal Akreditasyon Dairesi, helal uygunluk değerlendirme faaliyetleri yapan kuruluşların helal akreditasyon başvurularını inceleyecek, sonuçlandıracak, akredite edilen kuruluşları izleyecek, denetleyecek. Uluslararası İlişkiler Dairesi, helal akreditasyon konusunda her türlü bilimsel ve teknik incelemeleri gerçekleştirecek, helal akreditasyonun önemini artırıcı faaliyetler yapacak.

Haberler
01 Kasım 2017 - 22:44
Helal Akreditasyon Kurumu kuruluyor

Helal Akreditasyon Kurumu kuruluyor

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Helal Akreditasyon Kurumunun, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler içinde helal akreditasyon yapmak amacıyla oluşturulan ilk kurum olacağını bildirdi TBMM Genel Kurulunda, Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sürüyor. Tasarının tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Zeybekci, Helal Akreditasyon Kanun Tasarısı'nın, bir yılın üzerinde yapılan bir çalışmayla, bütün kurum ve kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlandığını belirtti. Kurulun helali, haramı belirlemeyeceğini, helal ile haramın 36 ülkenin oluşturduğu bir kurul tarafından zaten belirlenmiş durumda olduğunu anlatan Zeybekci, kurumun helal belgesi vermeyeceğini, helal belgesi verebilecek olan kuruluşları akredite yapacağını, onları takip edeceğini ifade etti. İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler içinde helal akreditasyon amacıyla oluşturulan ilk kurum olacağını ve Türkiye'nin bunda öncülük edeceğini anlatan Zeybekçi, altyapısı, standardizasyonu, teknik kadrosu, tecrübesi, laboratuvarları Türkiye kadar yeterli olmayan birçok ülkede de kurumun faaliyet göstereceğini açıkladı. Zeybekci, şunları söyledi: "Türkiye'de üretilen hiçbir ürünün üzerinde helalle ilgili bir şüphe yoktur; geçmişte de yoktu, bugün de yoktur, gelecekte de olmayacak. Bu düzenleme, Türkiye'de bir ihtiyaç olduğundan kaynaklanan bir sebeple de ortaya çıkmamıştır. Türkiye'de helal haramla ilgili bir kısıtlama, sınırlama, bir uygulama yoktur ancak sadece domuzla ilgili Tarım Bakanlığının bir şartı vardır: İçerisinde domuz karışımı olan veya domuz eti olan tüm ürünler üzerine görülür ve ayrıca sergilenmek ve stoklanmak kaydıyla böyle bir uygulamaya tabi olmak zorundadır. Üzerine de yazılmak zorundadır. İçinde ne kadar domuz olduğu da açıklanmak zorundadır." "Helal Akreditasyon Kurumu büyük bir ihtiyaçtan dolayı ortaya çıktı." diyen Bakan Zeybekci, sözlerine şöyle devam etti: "İngilizlerin bir sözü var: 'Kuralı koyan altını alır.' Bugün dünyada ülkeler ikiye ayrılıyor: Bilgiyi üretenler, bilgiyi tüketenler; kuralı koyanlar, o kurala uyanlar. Bu kurum, ülkemiz ve ihracatçımız açısından son derece faydalı olacak, ihracatımızı artıracaktır. Nasıl? Şu anda birçok ülke kendine göre standartlar koyuyor. Bu kurala göre artık tek standart olduğu için Helal Akreditasyon Kurumunun akredite ettiği bir kurum tarafından helal belgesi alan bir kuruluşun gönderdiği ürün, bütün bu ülkeler tarafından kabul edilmek zorunda olacak. Onun için ben bunu son derece faydalı görüyorum." TBMM Genel Kurulu'nda Helal Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmelerde siyasi parti temsilcileri söz aldı.  AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, küresel ekonomide önemli değişiklikler ve dönüşümlerin yaşandığını, böyle bir dönemde dış ticarette etkin ve girişken olmanın artık bir tercih değil ihtiyaç olduğunu, gittikçe büyümekte olan küresel helal pazarına da bu gözle baktıklarını ve önemsediklerini söyledi.  Dünyada 1,8 milyar Müslümanın yaşadığını dile getiren Ercoşkun, Müslüman nüfusun, helal ürün ve hizmetlere ilişkin ilgisi ile talebinin giderek arttığını kaydetti. Ercoşkun, "Helal deyince aklımıza sadece tükettiğimiz gıdalar gelmesin. Bugün helal kavramı kozmetikten, eczacılık ürünlerine, tekstilden lojistiğe kadar pek çok ürün gurubu ile hizmette talep edilen ve katma değer oluşturan bir unsur olarak ön plana çıkıyor." diye konuştu.  Ercoşkun, en temel amaçlarının ortak helal standartlarına dayanan bir helal belgelendirme sisteminin Müslüman ülkelerinde tesisini sağlamak olduğunu belirterek, "İşte bu sistemin oluşumu için son tuğlayı da Helal Akreditasyon Kurumu ile koymayı hedefliyoruz." dedi.  MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, parti olarak helal akreditasyona karşı olmadıklarını, arzularının Türkiye'nin helal akreditasyonda dünya pazarından daha fazla pay alması olduğunu söyledi. Bu alanda gerekli altyapı, birikim ve tecrübeye sahip Türk Akreditasyon Kurumunun (TÜRKAK) mevcut olduğunu ve sistem, ürün, hizmet, laboratuvar ile personel alanlarında akreditasyon hizmeti verdiğini dile getiren Yönter, "Gelin TÜRKAK'ı helal akreditasyon konusundaki eksikliklerini tamamlayarak daha aktif hale getirelim. Bu alanda bir kurum varken yeni bir kurumun ihdas edilmesinin ne tip bir soruna neden olacağını da zaman elbette gösterecektir. Bugüne kadar helal ürün alanında sayısız çalışmalara imza atan TÜRKAK varken bu kurumdan bağımsız bir yapı oluşturulması öncelikle girişimcimizi yoracak, meşgul edecektir." diye konuştu. HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya da 4 Kasım 2016'da HDP eş genel başkanları ile milletvekillerinin gözaltına alınmasının "açık ve net siyasi bir darbe" olduğunu öne sürdü. Kaya, "Helal sadece yediğimiz, giydiğimiz değildir. İnsanların emeğini çalmak, özgürlüğünden alıkoymak en büyük haramdır." ifadesini kullandı. CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır ise televizyonlarının başında Meclisi izleyenlerin şu anda "Türkiye'deki bütün sorunları hallettiniz de sıra buna mı geldi?" diye milletvekilleriyle dalga geçtiğini ileri sürdü. Bayır, "Alın teri ve emeğinizle kazandığınız para helal paraysa aldığınız şey helaldir. Ayakkabı kutularındaki dolarlarla alıyorsan o haramdır. Benim anlayışım budur." ifadesini kullandı.

Haberler
31 Ekim 2017 - 21:13
Memur-Sen’den toplu sözleşme masasında “Helal Gıda Sertifikalı” dondurma ikramı

Memur-Sen’den toplu sözleşme masasında “Helal Gıda Sertifikalı” dondurma ikramı

4. Dönem Toplu Sözleşme teklifleri arasında, memurlara verilen öğle yemeklerinde ‘Helal gıda sertifikası’ şartı uygulanmasına yer veren Memur-Sen, hizmet kolları tekliflerinin müzakere edildiği toplantıda, helal gıda sertifikalı dondurma ikramında bulundu. İkram masada şaşkınlığa sebep olurken, Yalçın, konuya ilişkin açıklamada bulunarak, “Helal gıda sertifikalı” ürünler kullanılması şartının gerekliliğine değindi. 4. Dönem Toplu Sözleşme süreci kapsamında görüşmeler, hizmet kolları komisyon çalışmalarının ardından, Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı, Diyanet-Sen, Bem-Bir-Sen, Enerji Bir-Sen, Birlik Haber-Sen, Ulaştırma Memur-Sen ve Kültür Memur-Sen tekliflerinin müzakeresiyle devam etti. Böylelikle geçtiğimiz hafta boyunca süren hizmet kolları komisyon toplantıları neticesinde oluşturulan raporların ardından müzakere sürecine geçilmiş oldu. Kamu İşveren Heyeti adına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu’nun başkanlık ettiği oturumda, Kamu Görevlileri Sendikalarına ise Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın başkanlık etti. Oturumda, 11 hizmet kolunun tümünde yetkili olan Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı sendikaların genel başkanları ve Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı bürokratları da hazır bulundu. “Helal gıda uygulaması, aynı zamanda hijyen ve kaliteye işaret ediyor” Dondurma ikramı esnasında konuşan Yalçın, toplu sözleşme masasında, kamu kurum ve kuruluşlarında sunulan yemek hizmetlerinde kullanılan malzemelerde “Helal Gıda Sertifikalı” ürünler kullanılması zorunluluğuna ilişkin bir şartın uygulamaya geçirilmesini istediklerini belirtti. Yalçın, “Konfederasyon olarak böyle bir teklifi yapmayı hem görev hem de onur sayıyoruz. Biz, helal gıda konusundaki hassasiyetin kamu yönetimi, kurum ve kuruluşları tarafından dikkate alınması ve hayata geçirilmesi için kamu personel sistemi üzerinden bir başlangıç yapmak istiyoruz. Kamu görevlilerimizin, helal gıda noktasında tahminen değil tescilen bir teminata sahip olmasını istiyoruz. Bu amaçla, 4. Dönem Toplu Sözleşme masasına; ‘helal gıda sertifikalı ürünler kullanan kamu yemekhaneleri’ ve ‘helal gıda noktasında tescillenmiş ürünlerle yapılmış yemeklerle yemek servisinden faydalanan kamu görevlileri’ sonuçlarını üreten bir teklifi taşıyoruz" dedi.

Haberler
11 Ağustos 2017 - 17:02
Kerem Alışık'tan 'hakkımı helal etmiyorum' açıklaması

Kerem Alışık'tan 'hakkımı helal etmiyorum' açıklaması

Dün Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazında helallik istendiği anda arka safta duran bir kişinin “hakkımı helal etmiyorum” demesi üzerine imam ve saftakiler tepki göstermişti. Cenaze namazı sırasında yaşanan bu olayla ilgili Çolpan İlhan'ın oğlu Kerem Alışık, şunları söyledi;"BENİ DERİNDEN SARSTI""Dün (27 Temmuz Pazar) sadece annemi değil, canımızın bir parçasını toprağa verdik. Teşvikiye Camii'nde helallik alındığı sırada bir kişinin “hakkımı helal etmiyorum” sözlerini duymak beni ve yakınlarımı derinden sarstı. Üstelik şahsın gelip elimizi sıkarak taziyelerini bildirip, acımızı paylaştığını söyleyip, sonrasında derin bir sükunete riya katmasındaki tarif edilemez acı ile sarsıldık. Acımıza rağmen hemen konunun araştırılmasını, yapılan bir haksızlık var ise derhal düzeltilmesini istedim yakınlarımdan. Hak sahibi iseniz hakkınızı helal etmeyebilirsiniz pek tabii ki. Herkesin “kul” olarak böyle bir hakkı vardır.  Konu ile ilgili açıklamayı gerektirecek bir “haksızlık” durumu olmadığı için detaylara girmeyeceğimi ancak özellikle internet medyası ve televizyonlara yansıyan haberlerden dolayı üzüntü duyduğumuzu söylemek istedik. Annem Çolpan İlhan'ın henüz toprağa bile verilmemişken kemiklerini sızlatacak bu durumun yaşanmasından ve son yolculuğuna uğurlanışına düşen bu “haksız gölgeden” dolayı büyük üzüntü duyduğumu sizlerle paylaşmak istedim. Bugüne kadar Çolpan İlhan adının “Haksızlık” kelimesi ile yan yana geldiğini hiç duymamış biri olarak, dün de siz basın mensuplarına söylediğim gibi, “Aslında o bize hakkını helal etmeli.

Haberler
28 Temmuz 2014 - 12:45