23˚
İstanbul
23˚
açık
Nem %38
Rüzgar 2.03 /s
Çarşamba
22˚/11˚
Perşembe
16˚/11˚
Cuma
20˚/12˚
Cumartesi
22˚/13˚
17 Mayıs 2022 Salı
Sonuç
Bir yılda 26 milyon ton gıda israf ediyoruz

Bir yılda 26 milyon ton gıda israf ediyoruz

Dünya pandemi ile mücadelesini sürdürürken; küresel ekonomi de çok farklı problemlerle boğuşmaya başladı. Global çapta yaygın aşılama sayesinde pandemi ile yaşamayı öğrenmeye çalışırken; artan talep ve buna yetişemeyen arz, çok farklı krizleri gündeme getirdi. Bugün enerjiden ham maddeye, tarımdan lojistiğe kadar birçok alanda ciddi sıkıntı yaşanıyor. Öyle ki dünyanın dev ülkeleri enerjisiz kalıyor, gıda ve ham madde bulamıyor. Sokakta yakıt kuyrukları, marketlerde boş raflar, kepenk indiren fabrikalar, üretimi durduran seralar ve tarım işletmeleri; insanlığı ciddi anlamda tehdit ediyor. Daha da şiddetlenmesinden korkulan arz sıkıntısı, ülkemizi de tehdit ediyor. Buna rağmen dünyada ve ülkemizde israf da devam ediyor. ÜRETİLEN GIDANIN 3'TE 1'İ İSRAF Türkiye İsrafı Önleme Vakfı tarafından paylaşılan son rapora göre, dünyadaki durum şöyle: - Her yıl dünyada üretilen gıdaların üçte biri kayboluyor veya israf ediliyor. Bu miktar 1,3 milyar ton gıdaya karşılık geliyor. - Gelişmiş ülkelerde israf edilen gıdanın maliyeti 680 milyar dolar iken, gelişmekte olan ülkelerde bu rakam 310 milyar doları buluyor. - Meyve ve sebzeler en yüksek oranda israf edilen gıda ürünleri olarak dikkat çekiyor. - ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından israf edilen gıda miktarı, dünya nüfusunun üç katını besleyebilecek miktarda bulunuyor. Yıllık 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor AFRİKA AÇKEN ZENGİNLERİ DOYURAMIYORUZ - Zengin ülkelerde sadece tüketiciler tarafından israf edilen gıda miktarı 230 milyon ton... Bu miktar Sahra Altı Afrika ülkelerinin ürettiği gıda miktarına eşit... - Tüketiciler tarafından israf edilen gıda miktarı Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde 95-115 kg arasında iken, Sahra Altı Afrika ve Güney Asya ülkelerinde 6-11 kg arasında... - Boston Consulting Group tarafından gerçekleştirilen araştırmalara göre, gıda israfı bugün olduğu gibi artmaya devam ederse, 2030 yılında 2,1 milyar tona ve 1,5 trilyon dolar israf tutarına ulaşacak. TÜRKİYE'DE YILLIK 215 MİLYAR TL ÇÖP OLUYOR Türkiye'de durum çok farklı değil. Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu tarafından yapılan çalışmalara göre; - Türkiye’de israf edilen gıda miktarı yıllık 26 milyon tonu buluyor. Bu miktar, 215 milyar Türk lirasına karşılık geliyor. - Bir yılda yaklaşık 50 milyon ton meyve ve sebzenin yüzde 25 ila 40’ı, tarladan çatala kadarki süreçte çeşitli sebeplerle kayboluyor. - 2021 BM Gıda İsrafı Endeksi Raporu'na göre de; Türkiye'de her yıl kişi başına 93 kilogram yiyecek çöpe atılıyor. Türkiye, dünya genelinde en fazla gıdanın israf edildiği ülkeler arasında yer alıyor. 100 MİLYON EKMEĞİN 7 MİLYONU ÇÖP Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken; ekmek, su, gıda ürünleri ya da enerji gibi birçok konuda israfın boyutunun her geçen gün arttığını belirtti. Palandöken “Ülkemizde günde 100 milyona yakın ekmek üretiliyor ve bunun 7 milyona yakını çöpe gidiyor. Evlerde ısıtma ve aydınlatmada kullanılan enerjinin yüzde 35’i israf ediliyor. Yeterince özen göstermiyoruz. Oysa özellikle pandeminin bizlere öğrettiği en önemli şey, sağlıktan sonra gıdanın, suyun ve enerjinin önemli olduğudur. Yani tasarruf etme devrindeyiz. Sebzenin yüzde 25’i, meyvenin ise yüzde 40’ı tarladan tezgahlara gelene kadar ya da evlerimizden çöpe giderek israf oluyor. İsraf maalesef sadece gıda ile değil; su, enerji gibi birçok konuda da yapılıyor. Üstelik bu israfın yarısından fazlası gelişmiş ülkelerde yapılıyor. Damlatan muslukları tamir ettirmek, ihtiyaçtan fazla ekmek, gıda, kıyafet ya da ayakkabı almamak, kullanılmayan ışıkları kapatmak gibi basit ama çok etkili davranışları alışkanlık hâline getirmeliyiz. İsrafın ne dinimizde ne de kültürümüzde hiçbir zaman yeri olmadığı gibi, tasarrufun da hem cebimize hem ülke ekonomisine hem de doğaya faydalı olduğunu unutmamalıyız” diye konuştu. Türkiye’de israf edilen gıda miktarı yıllık 26 milyon ton PALANDÖKEN: İSRAFA DUR DEMEK ELİMİZDE Onlarca okul, köprü, hastane gibi topluma hizmet edecek harcamalar yapılabilecekken, israf nedeniyle bu paraların buharlaştığını hatırlatan Palandöken, şöyle devam etti: İsrafı durdurmazsak, enflasyonun da kıtlık riskinin de düşmesini bekleyemeyiz. Buna 'dur' demek elimizde. Birçok konuda kolay şekilde israfın önüne geçildiğinde; yokluk, yoksulluk gibi terimler de hayatımızdan çıkacaktır. 20 MİLYAR METREKÜP SU BOŞA AKIYOR Dünya çapında 1,1 milyar insan temiz suya erişemiyor. Türkiye’de de kullanılabilir yer üstü ve yer altı su potansiyeli yıllık 115 milyar metreküp civarında. Ancak vahşi sulama yüzünden yılda 20 milyar metreküp su israf ediliyor. Son 60 yılda Marmara Denizi büyüklüğünde sulak alan kurudu. 1980'de kişi başına 5 bin ton olan su miktarı, 2020 sonunda bin tona düştü. ELEKTRİK İTHALATI GİTTİKÇE ARTIYOR Türkiye'nin elektrik tüketimi eylülde, 27 milyar 326 milyon kilovatsaat oldu. Elektrik ithalatı bu dönemde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 324 artış kaydetti. Bu arada sadece ağustosta enerji ithalatı için ödenen tutar; geçen yılın aynı ayına göre yüzde 104 arttı ve 4,4 milyar dolara yaklaştı. YALITIMSIZ BİNALARIN FATURASI 10 MİLYAR DOLAR Bugün enerjide de içinde bulunduğumuz durum, Türkiye’nin dört bir yanında ısı yalıtımı seferberliği başlatılmasını gerektiriyor. Ülkede yaklaşık 5,5 milyon konutun yalıtıma ihtiyacı var. Bu rakam, yapı stokunun da yaklaşık olarak yarısına işaret ediyor. Bunun gerçekleşmesi hâlinde yaklaşık 10 milyar dolarlık enerji tasarrufu sağlanacak. Enerji Verimliliği Derneği İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin "Bugün vatandaşın cebinden çıkan paranın büyük bir kısmı, ısıtılamayan ya da soğutulamayan evlerde uçup gidiyor. Yapılarda en fazla enerji kaçağı, ısı yalıtımı olmayan binalarda oluşuyor. Konutlarda tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 80'i verimsiz kullanılıyor. Isı yalıtımı yapılan bina sahiplerini, faturalarında yüzde 50’ye varan tasarruf elde edebiliyor. 50 milyar dolar civarında bir enerji ithalatımız var. Bunun 22,5 milyar doları doğrudan binaların ısıtılması ve soğutulmasına gidiyor. Bu rakamın yarıya indirilmesi lazım ki, cari açığımızda daralma olsun, döviz üzerinde baskı azalsın ve aynı zamanda vatandaşın cebine de bir şeyler girsin. Enerji verimliliğini maksimum seviyeye çıkarmalıyız” diye konuştu. Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneğinin verilerine göre; ısı yalıtımına yapılan harcamalar, faturaları yüzde 50 civarında düşürüyor. Böylece yalıtıma yapılan harcama, en fazla 5 yılda kendini amorti ediyor. #r-2788050,2784972,#

Haberler
03 Ekim 2021 - 09:24
Koronavirüs sonrası korkutan açıklama: 2021'de korkunç boyutta kıtlık olacak

Koronavirüs sonrası korkutan açıklama: 2021'de korkunç boyutta kıtlık olacak

Dünya Gıda Programı (WFP) Direktörü David Beasley, gelecek yıl büyük çapta kıtlık beklendiği uyarısında bulundu. Gelecek yıl büyük çapta kıtlık beklendiği uyarısında bulundu. Merkezi Roma'da bulunan WFP'nin Amerikalı İcra Direktörü Beasley, Associated Press (AP) ajansına verdiği mülakatta, bu yıl verilen Nobel Barış Ödülü'nün WFP'ye dünya liderlerini gelecek yılın bu yıldan daha kötü olacağına dair uyarması için megafon görevi gördüğünü söyledi. Beasley, "2021'de korkunç boyutta kıtlık olacak." dedi. Ödülün tam zamanında verildiğine dikkati çeken Beasley, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) nisan ayında yaptığı "dünyada yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınıyla uğraşılırken bir de birkaç ay içinde önlem alınmazsa korkunç boyuttaki kıtlık salgınının eşiğinde olunduğuna" dair uyarısını yineledi.  Beasley, dünya liderleri para ve teşvik paketleri sağladıkları için bu kıtlık salgınını 2020'de engelleyebildiklerini söyledi. COVID-19 vakalarındaki artışa dikkati çeken Beasley, salgın nedeniyle özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerin ekonomilerinin kötüye gittiğini vurguladı. Beasley, sokağa çıkma yasaklarının başladığını ve işlerin durdurulduğunu ifade etti. Bu yıl ulaşabildikleri paranın 2021'de olmayacağının altını çizen Beasley, herkesin Nobel Barış Ödülü kazananıyla görüşmek istediğini bu yüzden de liderle görüşmek ve parlamentolarda konuşmak için Nobel Ödülü'nden faydalandığını dile getirdi. Beasley, bu şekilde liderlere gelecek yılın kıtlık açısından ne kadar zor geçeceğini anlatabildiğini vurguladı. Karşılaşılan trajedi ve krizlerin gelecek 12-18 ayda olağandışı bir hal alacağına dikkati çeken Beasley, kıtlık, açlık, istikrarsızlaştırma ve göç konularına odaklanması gerektiğini vurguladı. Beasley, WFP'nin gelecek yıl kıtlıkla mücadele için 5, dünya genelindeki programlarını sürdürebilmek için de 10 milyar dolara ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Yeterli paraya erişmezlerse yaklaşık 30 ülkenin kıtlık şartlarına girebileceğini belirten Beasley, COVID-19 aşısının sayesinde dünya genelindeki ekonomilerde sıçramalar olabileceğini de anlattı. Beasly ayrıca düşük ve orta gelirli ülkelerin ertelenen borç ödemelerinin zamanının gelmesiyle 2021'in kötü bir yıl olacağı değerlendirmesinde bulundu. Nobel Barış Ödülü ekim ayında Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programına verilmişti.

Haberler
16 Kasım 2020 - 09:41
Dünya Gıda Programı'ndan Kovid-19 yüzünden 36 ülkede kıtlık görülebilir uyarısı

Dünya Gıda Programı'ndan Kovid-19 yüzünden 36 ülkede kıtlık görülebilir uyarısı

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) Direktörü David Beasley, dünyanın şu an sadece yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla değil aynı zamanda "açlık salgınıyla" da karşı karşıya olduğu uyarısında bulunarak, en kötü senaryoya göre yaklaşık 36 ülkede kıtlık görülebileceğini söyledi. Beasley, BM Güvenlik Konseyi'ni video konferans yoluyla savaşlar ve silahlı çatışmaların neden olduğu açlığın siviller üzerindeki etkisi hakkında bilgilendirdi. Kovid-19 salgını başlamadan önce, 2020'de 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana en kötü insani krizin yaşanacağı konusunda uyarıda bulunduklarını belirten Beasley, "Şu an sadece Kovid-19 salgınıyla değil aynı zamanda açlık salgınıyla karşı karşıyayız." ifadesini kullandı. Beasley, Yemen, Suriye ve Güney Sudan'daki savaşların yanı sıra Doğu Afrika'daki çekirge istilası, doğal afetler ve iklim değişikliğinin oluşturduğu sonuçlara dikkati çekerek, "Bugün Kovid-19 yüzünden sadece küresel bir sağlık pandemisi değil ayrıca küresel insani bir felaketle karşı karşıyayız." diye konuştu. Savaş bölgelerindeki milyonlarca kişinin her geçen gün kıtlığın eşiğine sürüklendiğinin altını çizen Beasley, "821 milyon kişi her gece yatağa aç giriyor ve kronik açlık çekiyor." dedi. Beasley, bugün yayımlanan Küresel Gıda Krizi raporundaki verileri de hatırlattı. Yaklaşık 135 milyon kişinin açlık riskiyle karşı karşıya kalabileceğini aktaran Beasley, Kovid-19 nedeniyle bu rakama 130 milyonun daha eklenebileceğini ve toplam sayının 265 milyona çıkabileceğini vurguladı. Beasley, en kötü senaryoya göre yaklaşık 36 ülkede kıtlık görülebileceğini ve 10 ülkede birer milyon kişinin hali hazırda açlığın pençesinde olduğunu dile getirdi. Salgının, ekonomi ve sağlık imkanları göz önünde bulundurulduğunda en fazla Afrika ve Orta Doğu için endişe verici sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Beasley, bu noktada küresel bir ateşkese ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi. Beasley, şunları kaydetti: "Henüz kıtlık yok ama sizi uyarmam gerek. Eğer şimdi hazırlanmaz ve harekete geçmezsek ticaretteki aksamaları ve fon kesintilerini önleyemezsek sadece birkaç ay içinde birden fazla devasa kıtlıklarla karşı karşıya kalabiliriz. Atacağımız adımlar sürdürülebilir gıda sistemleri ve barışçıl toplumlar oluşturup oluşturamayacağımızı belirleyecek. Zaman bizden yana değil, akıllı ve hızlı hareket etmek zorundayız."

Haberler
21 Nisan 2020 - 21:50
Kadınlar erkeklerden daha dayanıklı

Kadınlar erkeklerden daha dayanıklı

"Proceedings of the National Academy of Sciences" dergisinin internet sitesinde yer alan çalışmada, kriz dönemlerine ait veriler, kadınların erkeklerden daha dayanıklı olduğunu ortaya koydu. Güney Danimarka Üniversitesinden Virginia Zarulli ile ABD'nin Duke Üniversitesinden James Vaupel'in öncülük ettiği çalışmada, kıtlık ve hastalık vakalarında yaşamları erken sona eren kişileri inceleyen araştırmacılar, yaklaşık 250 yıl öncesine kadar uzanan ölüm verilerini analiz etti. Araştırmacılar, tarihi kayıtlara göre kadınların normal şartlardaki yaşam sürelerinin kıtlık ve salgın hastalıklar gibi kriz dönemlerinde de erkeklerden daha yüksek olduğunu bildirdi. Kriz dönemlerinde yeni doğan kız bebeklerin hayatta kalma ihtimallerinin erkek bebeklere göre daha yüksek olduğunu belirten araştırmacılar, ortalama yaşam süresi konusunda kadınların genelde erkeklerden daha uzun yaşıyor olmasının, kadınların yetişkinlikten ziyade bebeklik döneminde daha dayanıklı olmasından kaynaklandığını kaydetti. Kriz zamanlarında kadınların sahip olduğu avantajın genetik ya da hormonlar gibi biyolojik faktörlere bağlı olabileceğine dikkat çekilen çalışmada, kadınlardaki östrojen hormonunun bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklık savunmasını geliştirmesi örnek olarak verildi. Çalışmada, her iki cinsiyette de ölüm oranlarının çok yüksek olduğu dönemlerde bile, kadınların erkeklerden ortalama altı aydan dört yıla kadar daha fazla yaşadığını gözlemlendi. Örnek olarak, 1933'te Ukrayna'yı vuran açlık döneminde doğan çocukların yaşam ortalamalarının kızlarda 10,85, erkeklerde ise 7,3 yaş olduğu ifade edildi. Sonuçlar, ortalama yaşam süresindeki cinsiyet farkının, risk alma veya şiddet gibi cinsiyetler arasındaki davranışsal ve sosyal farklılıklarla tam olarak açıklanamayacağını gösterdi.

Haberler
10 Ocak 2018 - 14:51
Güney Sudan'ın bazı bölgelerinde kıtlık ilan edildi

Güney Sudan'ın bazı bölgelerinde kıtlık ilan edildi

Güney Sudan'da halkın kıtlıkla mücadele ettiği bildirildi. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Dünya Gıda Programı (WFP), Gıda ve Tarım Örgütü (FOA) ile Güney Sudan hükümetinin yaptığı ortak yazılı açıklamada, ülkenin Unity eyaletine bağlı iki bölgesinde yaşayanların açlıkla boğuştuğu belirtildi. Yaklaşık 100 bin kişinin yaşadığı söz konusu bölgelerde kıtlık ilan edildiği ve kıtlığın yayılma tehlikesinin bulunduğu kaydedilen açıklamada, Güney Sudan nüfusunun yüzde 40'ını oluşturan 4,9 milyon kişinin ise acil gıda yardımına ihtiyaç duyduğu vurgulandı. FOA Güney Sudan Başkanı Serge Tissot, konuyla ilgili değerlendirmesinde, ülkedeki iç savaşın tarımı bitirdiğini ve buradaki insanlarının çoğunun çiftçi olduğunu ifade ederek, "Korktuğumuz başımıza geldi. Çok sayıda aile hayatta kalmak için sahip olduğu her şeyi tüketti." dedi. "Yardım ulaşmazsa çocuklar ölecek" UNICEF Güney Sudan Başkanı Jeremy Hopkins de 250 binden fazla çocuğun yetersiz beslendiğine işaret ederek, "Eğer bu çocuklara acil yardım ulaştıramazsak çoğu ölecek." diye konuştu. Gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan Güney Sudanlılar komşu ülkelere sığınmaya da devam ediyor. BM rakamlarına göre, Güney Sudan'dan komşu ülkelere giden mülteci sayısı 1,5 milyonu aştı. Uganda 698 bin, Etiyopya 342 bin, Sudan 305 bin, Kenya 89 bin, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ise 68 bin Güney Sudanlı mülteciye ev sahipliği yapıyor. Güney Sudan'da Aralık 2013-Ağustos 2015 döneminde yaşanan iç savaşta yaklaşık 50 bin kişi yaşamını yitirirken, milyonlarca kişi de evini terk etmek zorunda kalmıştı.

Haberler
20 Şubat 2017 - 15:53
Fransa'da kıtlık başladı

Fransa'da kıtlık başladı

Fransa'nın en büyük işçi konfederasyonu CGT, kendisine bağlı enerji sendikalarına nükleer santrallerde iş bırakma çağrısında bulundu. Çağrının ardından gece yarısından itibaren, Türkiye saati ile 22:00'da Aube kentindeki Nogent-sur-Seine nükleer reaktöründe üretimin durduğu açıklandı. STRATEJİK REZERVLER KULLANILMAYA BAŞLANDI Öte yandan Fransız Petrol Endüstrisi (UFIP), hafta sonundan bu yana devam eden rafineri eylemleri nedeniyle ülkenin stratejik petrol rezervlerinin kullanılmaya başlandığını duyurdu. UFIP Sözcüsü Catherine Enck, bir miktar petrol rezervinin hükümetin izniyle kullandığını belirtti. UFIP Başkanı Francis Duseux  da rezervden 2 günlük petrol ihtiyacının karşılandığını kaydetti. Duseux, en kötü senaryoda 3 ay boyunca rezervden petrol kullanımına devam edilebileceğini söyledi. BENZİN BİTİYOR Fransa'daki 12 bin benzinlikten 2 bin 400'ünde benzin kalmadı, ülkedeki 8 rafinerinin hepsinde grev var. Sendikalar, hükümetin yeni tasarıyı çekmemesi halinde eylemin boyutunun artacağını vurgularken, hükümet geri adım atmayacağını ifade ediyor. UZUN KUYRUKLAR VE KAVGALAR Hafta başından bu yana Seine-et-Marne'de bulunan ve Paris'in de yer aldığı Ile de France bölgesine dağıtım yapan Grandpuits petrol rafinerisinin bloke edilmesiyle benzin kıtlığı Paris ve çevresinde de hissedilmeye başlamıştı. Paris'te bazı benzinlikler önünde kuyruklar oluşurken, bazı benzinlikler de yakıt olmadığı için benzin pompalarının üzerine "Benzin yok" uyarısı astı. Hafta sonundan itibaren kademeli olarak başlayan yol kapatma eylemleriyle göstericiler, rafinerilerden ve depolardan akaryakıt istasyonlarına nakil yapılmasını engelliyor. Rafineri eylemleri özellikle ülkenin kuzey ve iç kesiminde etkili olurken, diğer bölgelerden de eylemlerle destek gelmeye başladı. Eylemler sonucunda, Fransa'daki benzin istasyonlarının yüzde 20'si hizmet veremeyecek noktaya geldi. Ülkede yoğun protestoların hedefi olan yeni çalışma yasa tasarısının yasalaşması halinde, günlük azami 10 saatlik çalışma süresi 12 saate çıkarılacak, iş sözleşmesinde değişiklik yapmak isteyen çalışanlar işten atılabilecek, yarı zamanlı çalışanların haftalık 24 saat olan asgari çalışma süresi düşürülecek, fazla mesailerde daha az ödeme yapılabilecek. Yeni tasarı ayrıca, işverenlere çalışanlarının mesai süresini artırma ve maaşlarını düşürme yetkisi veriyor.

Haberler
26 Mayıs 2016 - 01:31