22˚
İstanbul
22˚
hafif yağmur
Nem %51
Rüzgar 4.21 /s
Pazartesi
21˚/16˚
Salı
22˚/15˚
Çarşamba
24˚/16˚
Perşembe
25˚/18˚
22 Mayıs 2022 Pazar
Sonuç
Almanya'da SDP’nin ardından FDP de koalisyon protokolünü onayladı

Almanya'da SDP’nin ardından FDP de koalisyon protokolünü onayladı

Almanya'da 26 Eylül'de yapılan genel seçimlerin ardından Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti (FDP) yetkilileri, 24 Kasım’da 'Trafik Lambası' adı verilen koalisyon protokolü üzerinde mutabakata varmıştı. Dün SPD’nin parti kongresinde ezici çoğunlukla onayladığı koalisyon protokolü, bugün de FDP’nin düzenlediği olağanüstü parti kongresinde yüzde 92,24 oranıyla onayladı. Yapılan oylamada, delegeler 535 lehte, 37 aleyhte ve 8 çekimser oy kullanıldı. 'SOLA DÖNÜŞ İÇİN MÜSAİT DEĞİL' FDP Başkanı Christian Lindner yaptığı açıklamada, "Bu koalisyon anlaşması ülkemizi sola değil, ileriye götürmek isteyen bir merkezin politikası için bir koalisyon anlaşmasıdır" ifadelerini kullandı. Kurulacak koalisyonda kendisini orta yolun garantörü olarak gördüğünü dile getiren Lindner, "Ülkemizde zaten çok fazla sol siyaset olduğu için Hür Demokratlar Almanya'da sola dönüş için müsait değil" dedi. MALİYE BAKANI OLACAK Koalisyonda maliye bakanı olması beklenen Lindner, "Sözleşme liberal eğitim ve terfi vaadinin yenilenmesini içeriyor. Sosyo-politik ilerlemeye finansman sağlayıp devletin ve toplumun dijitalleşmesini de içeriyor" ifadelerini kullandı. 7 ARALIK'TA İMZALANACAK Diğer koalisyon ortağı Yeşiller Partisi'nin oylama sonucunu yarın açıklaması ve söz konusu koalisyon protokolünün 7 Aralık’ta imzalanması planlanıyor. 8 Aralık'ta ise Trafik Lambası koalisyonunun başbakan adayı Olaf Scholz’un parlamentoda yapılacak oylama ile Almanya’nın yeni başbakanı olarak seçilmesi bekleniyor. #r-2803126,2802986,2799580,#

Haberler
05 Aralık 2021 - 20:20
7 Avrupa ülkesi aylardır hükümet kuramıyor

7 Avrupa ülkesi aylardır hükümet kuramıyor

Avrupa'da güvenoyu alamayan hükümetlerin düşmesi, başbakanın istifası ve koalisyon görüşmeleri nedeniyle 7 ülkede siyasi kriz derinleşiyor. Almanya'da zorlu koalisyon görüşmeleri için süreç henüz başlarken, Hollanda'da 7 aydır süren görüşmelerden sonuç çıkmadı. ALMANYA'DA KOALİSYON PAZARLIĞI BAŞLADI Almanya'da yapılan genel seçimlerin ardından yeni hükümeti kurmak için partiler arasında zorlu koalisyon pazarlığı başladı. 16 yıllık Angela Merkel (CDU) iktidarının ardından ülkede yeni hükümetin nasıl şekilleneceği merak ediliyor. Genel seçimden oyların yüzde 25,7'sini alarak birinci çıkan Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller ve Hür Demokratlar (FDP) arasındaki koalisyon görüşmelerine geçildi. Seçimlerden 2,5 hafta sonra başlayan görüşmelerin başarılı olması durumunda SPD liderliğinde bir hükümet kurulacak. SPD Noel dönemine kadar hükümetin kurulması için çaba sarf edeceklerini görüşme süresinin 2017'deki kadar uzun sürmesini istemediklerini açıkladı. Özellikle Yeşiller ile FDP arasındaki vergi, çevre ve iklim konusunda derin görüş ayrılıkları mevcut. 1953'ten bu yana ilk kez 3 partili bir koalisyon hükümetinin gündemde olması ve görüş ayrılıkları nedeniyle görüşmelerin yılbaşından sonraya sarkabileceği yorumları yapılıyor. 2017'deki koalisyon görüşmeleri 172 gün, 2013'teki görüşmeler ise 86 gün sürmüştü. Almanya'da yeni bir hükümet kurulana kadar Angela Merkel hükümeti görevine devam edecek. AVUSTURYA'DA ERKEN SEÇİM BEKLENTİSİ Avusturya'da "rüşvet ve güveni kötüye kullanma" suçlamalarıyla hakkında soruşturma başlatılan Başbakan Sebastian Kurz, görevinden istifa etti. Kurz, lideri olduğu Avusturya Halk Partisi (ÖVP) başkanlığını bırakmazken, Ocak 2020'de kurulan ÖVP-Yeşiller Partisi koalisyonunu sürdürebilmek için, başbakanlık koltuğunu kendi partisinden Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg'e devretti. Kurz'un bir süre direndikten sonra attığı bu geri adım neticesinde ülkede hükümet krizi nispeten rahatlasa da muhalefet tarafında, Kurz'un "gölge başbakan" olacağı, "Kurz sistemi" verilen düzenin devam edeceği görüşü hakim. Mevcut hükümetin uzun ömürlü olmayacağı ve erken genel seçimlere gidilebileceği yorumları yapılıyor. ÇEKYA'DA HÜKÜMETİ KURMA GÖREVİNİN KİME VERİLCEĞİ BELİRSİZ Çekya'da 8-9 Ekim'de düzenlenen genel seçimlerin sonucu, beklenenin aksini ortaya koydu. İktidardaki Gayrimemnun Vatandaşlar Hareketi (ANO), yüzde 27,17 ile en fazla oy alan parti olsa da seçimlerin galibi üç partinin birlikte kurduğu muhalefet iktidarı (Spolu) oldu. Cumhurbaşkanı Milos Zeman'ın daha önce açıkladığı üzere, hükümeti, tek başına en çok oyu olan partiye vermesi bekleniyor. Ancak ANO, parlamentoya giren aşırı sağcı Özgürlük ve Doğrudan Demokrasi Partisi (SPD) ile anlaşması durumunda bile hükümeti kurmaya gerekli olan çoğunluğu sağlayamıyor. 200 sandalyeli meclisin 108 sandalyesini birlikte kazanan muhalefet ittifakı, hiçbir şekilde ANO ile görüşmeyeceğini açıkladı. Bu nedenle, Cumhurbaşkanı Zeman'ın, hükümeti kurma görevini, seçimin galibi muhalefet ittifakına değil de ANO lideri Başbakan Andrej Babiş'e vermesi durumunda ülkede uzun süre siyasi belirsizlik olacağı öngörülüyor. Hükümet kurulmasında belirleyici rol oynayan 77 yaşındaki Zeman'ın, son dönemde sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılması ülkede ayrıca endişelere yol açıyor. HOLLANDA'DA 210 GÜNDÜR HÜKÜMET KURULAMADI Hollanda'da 15-17 Mart'ta yapılan genel seçimlerin üzerinden 210 gün geçmesine rağmen halen hükümet kurulamadı. Toplam 17 partinin 150 sandalyeli Meclis'e girdiği Hollanda'da en az 4 partili bir koalisyon kurulması bekleniyordu. Geçici hükümetin idare ettiği ülkede koalisyon müzakereleri sancılı geçiyor. Çoğunluk veya azınlık koalisyonu kurma girişimleri şimdiye kadar başarısız olan partiler, yeniden dörtlü koalisyon görüşmelerine başladı. Muhalefetteki bazı partiler koalisyon müzakerelerinin tekrar başlamasını eleştirirken, yeni seçime gidilmesini savunuyor. Ülkede mevcut durumun değişmediğini ileri süren bir takım muhalefet partileri, seçmen iradesinin dikkate alınmadığı görüşünü dile getiriyor. Hollanda'da 2017'de yapılan genel seçimlerin ardından, koalisyon hükümetinin kurulması 225 gün sürmüştü. BULGARİSTAN BU SENE 3. KEZ SEÇİME GİDİYOR Bulgaristan'da 4 Nisan'da yapılan parlamento seçimi sonrası koalisyon hükümeti kurma çalışmaları başarısız olunca 11 Temmuz'da erken seçime gitme kararı alındı. Bu tarihteki genel seçimlerden sonra oluşturulan parlamentoda, 65 kişilik en büyük gruba sahip Böyle Bir Halk Var (İTN) partisi de hükümet kurma girişiminde başarısız oldu. Cumhurbaşkanı Rumen Radev, 16 Eylül'de parlamentoyu feshederek, seçimler öncesinde kurduğu geçici teknokratlar hükümetinde revizyon yaptı. Üç bakanı değiştiren Radev, 14 Kasım'da erken genel seçim yapılacağını, ülkeyi seçime götürecek hükümetin başbakanlığına Stefan Yanev'in devam edeceğini duyurdu. Bulgaristan böylece bir yıl içinde 3. kez seçime gitmiş olacak. NORVEÇ 28 GÜNDÜR YENİ HÜKÜMETİNİ BEKLİYOR Norveç'te 13 Eylül'de yapılan genel seçimler sonrasında geçen 28 gün içerisinde hala hükümet kurulamadı. Norveç'te yapılan genel seçimleri İşçi Partisi lideri Jonas Gahr Stoere önderliğindeki sol blok kazanmış, ancak hükümeti kurmak için yeterli çoğunluğa ulaşamamıştı. Stoere, koalisyon görüşmeleri sonrasında yaptığı açıklamada, Sosyalist Sol Parti (SV) ve Merkez Partisi (SP) ile büyük bir koalisyon kurmak istediklerini, ancak bunu başaramadıklarını söyledi. Jonas Gahr Stoere, sağ blokta bulunan Merkez Partisi (M) ile azınlık hükümeti kurmak için önemli ilerleme kaydettiklerini ve gelecek hafta hükümeti kurmayı umduklarını belirtti. ROMANYA'DA KURULAN HÜKÜMET GÜVENOYU ALAMADI Romanya'da, 6 Aralık 2020 tarihinde yapılan seçimlerin ardından Cumhurbaşkanı Klaus İohannis, hükümeti kurma görevini daha önce genel başkanı olduğu ve seçimi ikinci tamamlayan merkez sağdaki Ulusal Liberal Parti'ye (PNL) vermişti. PNL Genel Başkanı Florin Citu'nun kurduğu azınlık hükümeti, 5 Ekim'deki oturumda güvenoyu alamayarak düştü. Cumhurbaşkanı İohannis, hükümet kurma görevini vermek üzere PNL'den bir isim beklediğini açıkladı. Seçimin galibi Sosyal Demokrat Parti (PSD) lideri Marcel Ciolacu da buna tepki göstererek, siyasi krizin bitmesi için erken seçime ihtiyaç olduğunu dile getirdi. #r-2796281,2796620,2785787,#

Haberler
11 Ekim 2021 - 17:43
Koalisyon güçlerinden 400 YPG/PKK’lıya eğitim

Koalisyon güçlerinden 400 YPG/PKK’lıya eğitim

Suriye’de terör örgütü YPG/PKK işgalindeki bölgelerde varlık gösteren ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, terör örgütüne silahlı eğitim vermeye devam ediyor. Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, koalisyon güçlerinin 400 YPG/PKK'lı teröriste yönelik silahlı eğitimi Haseke'nin Abdülaziz Dağı'nda yapıldı. 3 ay süren eğitimlerde, hafif, orta ve ağır silahların kullanımı, köylere baskın ve sızma yöntemleri teröristlere uygulamalı olarak anlatıldı. HAİNLERE MEZUNİYET TÖRENİ BİLE YAPTILAR Eğitimlerin son bulmasıyla birlikte, Abdülaziz Dağı'nda teröristler için sözde "mezuniyet töreni" düzenlendi. Törene terör örgütü YPG/PKK güdümündeki SDG'nin elebaşlarından "Mazlum Abdi" kod adlı Ferhat Abdi Şahin ile bazı ABD'li komutanlar katıldı. Silahlı eğitimlerini tamamlayan teröristlerin Haseke'de YPG/PKK saflarına katılacağı öğrenildi. Terör örgütü DEAŞ'a karşı kurulan koalisyon içerisinde yer alan ABD ve Fransa, Fırat'ın doğusundaki Haseke ve Deyrizor topraklarında YPG/PKK'lı teröristlere daha önce de çeşitli askerî eğitimlerle destek olmuştu. Haseke'deki Abdülaziz Dağı ve Spor Kompleksi bölgesi ile Deyrizor'daki Ömer Petrol Sahası bölgesi eğitim alanına dönüştü. Eğitimlerde, silahların kullanımı, insansız hava araçlarının (İHA) belirlediği mevkileri karadan ele geçirme, topçu atışı, havadan indirme ve üslere saldırıları engelleme yöntemleri teröristlere uygulamalı olarak anlatılıyor. ABD helikopterleri için pist görevi gören Spor Kompleksinde de YPG/PKK'lı teröristlere uygulamalı havadan indirme eğitimleri veriliyor. Suriye'de hâlihazırda ABD himayesinde hareket eden Fransız askerleri ise YPG/PKK'lı teröristlere sık sık topçu atışı eğitimleri veriyor

Haberler
23 Temmuz 2021 - 06:59
SMDK'dan Erdoğan'a Suriye çağrısı: YPG/PKK'yı çıkarın

SMDK'dan Erdoğan'a Suriye çağrısı: YPG/PKK'yı çıkarın

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), sivillere karşı işledikleri suçlar nedeniyle YPG/PKK'lı teröristlerin Suriye'den çıkarılması için uluslararası askeri müdahale talep etti. "ORTAK AKIL OLDUĞUNUN DELİLİDİR" SMDK Başkanı Nasır Hariri, İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında, terör örgütü YPG/PKK'nın Suriye'nin kuzeyindeki Afrin'de bir hastaneye gerçekleştirdiği saldırıya tepki gösterdi. Çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği saldırının Suriye muhalefetinin bölgelerine yönelik rejim saldırılarıyla eş zamanlı olduğuna dikkati çeken Hariri, "Ölü hücreler üzerinden hassas bölgelerin patlatılması operasyonları, aralarında ortak bir akıl olduğunun delilidir." dedi. YIKICI VE AYRILIKÇI PROJE  Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen NATO Zirvesi'ne işaret eden Hariri, "Bu dosyanın Brüksel'deki uluslararası görüşmelerin gündeminde olması gerekir; özellikle ABD, terörle mücadelede uluslararası koşullardan istifade eden örgüte destek veriyor." ifadelerini kullandı. Örgütün "terörle mücadele" bahanesiyle mali ve askeri büyük destek aldığını dile getiren Hariri, bunu kullanarak gündemini ve projesini Suriye halkına dayattığını, bunun yıkıcı ve ayrılıkçı bir proje olduğunu vurguladı. ULUSLARARASI ASKERİ MÜDAHALE ÇAĞRISI ABD himayesindeki Suriye Ulusal Kürt Konseyi müzakerelerinden aradan 14 ay geçmesine rağmen hiçbir sonuç alınamadığına dikkati çeken Hariri, şunları söyledi: "Bu, toprak bütünlüğü ve sosyal dokuyu tehdit eden ve başta Türkiye olmak üzere komşu ülkeler için tehdit oluşturan örgütün geniş bir alana (Suriye) gündemini empoze etme kararlılığıdır. Örgütün uygulamaları ve ihlalleri onu destekleyen ülkeler için yasal bir sorumluluk taşımaktadır. İnsanlığa karşı işlediği suçları ve keyfi tutuklamaları nedeniyle PKK ile ilişkili olan ülkelerden koalisyonun talepleri vardır." SMDK Başkanı Hariri, taleplerini şu şekilde sıraladı: "Türkiye'den, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan ve Suriye'yi önemseyen tüm özgür dünyadan, halkın ve ulusal ordunun yanında yer alarak Münbiç ve Tel Rıfat kentleri ile Suriye'nin geri kalan bölgelerinden milislerin dışarı çıkarılması için uluslararası askeri müdahale talep ediyoruz. Terör örgütüne destek veren ülkelerden özellikle ABD'den örgüte askeri ve siyasi desteği durdurmalarını, sivillere karşı ihlallerde kullanılan ağır silahlarını geri çekmelerini istiyoruz." Hariri, "düşünce mahkumlarının serbest bırakılması için doğrudan müdahalenin yanı sıra gizli ve bilinen cezaevlerine uluslararası kuruluşların girişinin sağlanması, evinde olan ya da olmayan kişilerin barınma ve mülkiyet haklarının korunması, göçmen çocuklarının geri dönmesi, uluslararası soruşturmalar açılarak sorumlular hakkında inceleme başlatılması, kurbanlar için adaletin tesisi, petrol kuyularının korunması ve tüm Suriyelilere insani yardım amaçlı kullanılmasını" da talepleri arasında saydı. Nasır Hariri, "Ayrıca uluslararası kararlar yoluyla siyasi sürecin desteklenmesi ve gelecek ay BM Güvenlik Konseyinde görüşülmesi beklenen insani yardımın girişi için uluslararası mekanizmanın uzatılmasını talep ediyoruz." ifadeleriyle sözlerini tamamladı. #n-2785090# HASTANE SALDIRISINDA 14 SİVİL ÖLDÜ Terör örgütü YPG/PKK'nın 12 Haziran'da Afrin'de sivillerin tedavi gördüğü hastaneye Tel Rıfat'tan düzenlediği saldırıda aralarında bir bebeğin de bulunduğu 14 sivil hayatını kaybetmiş, 32 sivil yaralanmıştı. YPG/PKK'nın 6 yıl boyunca işgal ettiği Afrin, Zeytin Dalı Harekatı’yla terörden arındırılmıştı ancak örgüt, ilçenin güneydoğusundaki Tel Rıfat'ta varlığını sürdürüyor.  

Haberler
15 Haziran 2021 - 19:41
İsrail'de koalisyon hükümeti güven oyu aldı

İsrail'de koalisyon hükümeti güven oyu aldı

İsrail'de muhalif partilerin kurduğu koalisyon hükümetinin Mecliste güven oyu almasıyla 12 yıllık Binyamin Netanyahu dönemi sona erdi. SİYASİ KRİZ BAŞ GÖSTERDİ İsrail’de 23 Mart’ta yapılan erken genel seçimde hiçbir partinin hükümeti kurmak için gereken milletvekili sayısına ulaşamaması ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun hükümeti kurmakta başarısız olmasının ardından ülkede siyasi kriz baş göstermişti. Siyasi krizin ardından Yamina Partisi lideri Naftali Bennett ve Yesh Atid Partisi lideri Yair Lapid ise koalisyon hükümeti kurmayı başardığı konusunda Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin’i bilgilendirmişti. 8 PARTİ KOALİSYON KURDU Bennet ve Lapid öncülüğündeki sağ, sol, merkezci ve Arap toplamda 8 partiden oluşan koalisyon hükümetinin güvenoyu oylamasına yerel saatle 16.00’da 120 sandalyeli İsrail Parlamentosu’nda (Knesset) başlamıştı. Yapılan oylamada, 60 milletvekilinin lehte, 59 milletvekilinin ise aleyhte oy vermesi ile Bennet ve Lapid öncülüğündeki koalisyon hükümeti güvenoyu alarak, İsrail’de 36’ıncı hükümet oldu. Koalisyona desten veren Birleşik Arap Listesi’nden (Ra'am) Said al-Harumi ise çekimser kaldı. NETANYAHU DÖNEMİ SONA ERDİ Bennett, 2023’e kadar Başbakanlık görevini üstlenmesinin ardından görevi Lapid'e devredecek. İsrail’de 12 yıldır devam eden Binyamin Netanyahu dönemi ise resmen sona erdi. Netanyahu, artık Likud Partisinin Genel Başkanı ve muhalefet lideri pozisyonunda olacak. #n-2784176#

Haberler
13 Haziran 2021 - 21:00
İlk kez Filistinleri temsil eden bir parti İsrail'de hükümete katılacak

İlk kez Filistinleri temsil eden bir parti İsrail'de hükümete katılacak

İsrail’de Filistinliler tarafından kurulan 1948 İslami Hareketi’nin siyasi uzantısı olan Arap Listesi (Ra’am) lideri Mansur Abbas, kalisyon hükümetine katılmak için imza attı. Güven oylamasından sonra hükümette yer alacak.Mansur, İsrail Kamu Yayın Kuruluşunun yaptığı açıklamada, koalisyon hükümetinin kurulmasıyla ilgili anlaşmanın Arapların yararına birçok madde içerdiğini ve büyük bütçe tahsisleri olduğunu söyledi. “ZOR BİR KARARDI” İlk kez Filistinlileri temsil eden bir partinin hükümete katılacağını belirten Mansur, “Zor bir karardı. Pek çok tartışma var ama biz hükümetin kurulması için iyi bir fırsat olduğuna inanıyoruz” dedi. “TARİHİ BİR ANLAŞMA İMZALANDI” Ra’am'dan yapılan yazılı açıklamada ise Arapların yarına olacak büyük ve geniş kazanımlar karşılığında tarihi bir anlaşma imzalandığı değerlendirmesi yapıldı. Koalisyon anlaşmasının maddelerine ilişkin bilgi verilen açıklamada, İsrail Meclisinin 2017'de çıkardığı ve Araplara ait evlerin yıkım sürecini hızlandırmayı amaçlayan yasada 120 gün içinde değişiklik yapılmasının öngörüldüğü ifade edildi. KOALİSYON İÇİN EN SON TARİH 14 HAZİRAN Netanyahu'yu koltuğundan edecek koalisyon hükümetinin kurulabilmesi için en geç 14 Haziran'a kadar güven oyu alıp yemin etmesi gerekiyor. Bennett-Lapid liderliğindeki koalisyon hükümeti belirtilen sürede Meclis'te güven oyu alırsa, İsrail'de Mart 2009'dan bu yana başbakanlık koltuğuna oturan Netanyahu dönemi bitecek. #n-2784247# #n-2784098#    

Haberler
03 Haziran 2021 - 09:48
İtalya'da koalisyon hükümeti dağıldı

İtalya'da koalisyon hükümeti dağıldı

İtalya yönetimindeki koalisyon hükümetinin ortaklarından olan İtalia Viva (IV) partisinin lideri Matteo Renzi İtalya Senatosu’nda düzenlenen basın toplantısında, Tarım Bakanı Teresa Bellanova ile Aile Bakanı Elena Bonetti'nin istifa edeceğini ve Dışişleri Bakanı Yardımcısı Ivan Scalfarotto da görevinden ayrılacağını belirterek, koalisyon hükümetinden çekildiklerini duyurdu. Ülkede hükümet krizi çıkararak pandemi sürecinde sorumsuzca davrandığı eleştirilerini cevaplayan Renzi, "Kurumlarda karşılaşılan bir siyasi kriz var zaten. Bu kriz uzun zamandan beri var ve bizim tarafımızdan çıkarılmadı. Dramatik bir pandemi ile karşı karşıyayız ancak bu, hükümeti ayakta tutan tek şey olmamalı" ifadelerini kullandı. Renzi, "Gerçeği konuşmak için cesaret gerekiyor. Demokrasi reality show değildir" dedi. Bütçe değişikliğine onay vereceklerini ve hükümetin yanında olacaklarını ifade eden Renzi, Cumhurbaşkanı Sergio Matterella'ya güvendiğini vurguladı. Hükümet ortaklarından Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Andrea Orlando Renzi'nin çekilme kararını, "Bunu bedelini hepimiz ödeyeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Gün içinde Cumhurbaşkanı Mattarella'yı ziyaret eden Başbakan Giuseppe Conte, görüşme sonrası basın mensuplarına "Kriz mi? Umarım çıkmaz" yorumunda bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Mattarella ise, Başbakan'dan kısa sürede belirsizliklerin çözülmesini istediğini ifade etmişti. İtalya’nın eski Başbakanı Renzi, bir süredir AB korona virüs (Covid-19) pandemisi destek fonlarının kullanımı hakkında Başbakan Conte'ye yoğun eleştirilerde bulunuyordu. Renzi, AB fonlarının özellikle sağlık sistemine olmak üzere, kültür gibi krizden en çok etkilenen sektörlere aktarılması gerektiğini savunuyor ve bir süredir Başbakan Conte'ye sert çıkışlarda bulunuyordu. Parlamentonun üst kanadı Senato'da 18 sandalyesi olan Italia Viva'nın, Conte başbakanlığındaki 5 Yıldız Hareketi (MS5), Demokrat Parti (PD), Özgürler ve Eşitler (LeU) koalisyonundaki varlığı ile çoğunluk açısından kilit öneme sahipti.

Haberler
13 Ocak 2021 - 20:26