22˚
İstanbul
22˚
açık
Nem %39
Rüzgar 2.03 /s
Çarşamba
22˚/11˚
Perşembe
16˚/11˚
Cuma
20˚/12˚
Cumartesi
22˚/13˚
17 Mayıs 2022 Salı
Sonuç
Moderna, HIV aşısını denemeye başladı

Moderna, HIV aşısını denemeye başladı

COVID-19 pandemisi ile biyoteknoloji şirketleri çalışmalarını hızlandırdı. Koronavirüse karşı geliştirilen bazı aşılar mRNA teknolojisine dayanıyor. Bu tür aşıların virüsü önlemek konusunda geleneksel (inaktif virüs taşıyan) aşılara kıyasla daha etkili olduğu söyleniyor.  Pfizer ve BioNTech şirketlerinin geliştirdiği COVID-19 aşısı da mRNA teknolojisine dayanıyor ve ülkemizde de kullanılıyor. Bir diğer mRNA teknolojisiyle COVID-19 aşısı geliştiren şirket ise Moderna. ABD’li şirketin aşısı, yüzde 90’ın üzerinde koruma sağlamakta ve ABD, Kanada ve Avrupa ülkelerinde tercih ediliyor.  Moderna, yeni bir açıklama yaparak HIV aşısının ilk evre klinik denemelerine başladığını duyurdu. Zaten şirket, geçtiğimiz yaz aylarında HIV’e karşı bir aşı geliştireceğini açıklamıştı. MODERNA, KLİNİK DENEMELERE BAŞLADI Şirket, Uluslararası AIDS Aşı Girişimi ile birlikte geliştirdiği bir aşının ilk dozlarını George Washington Üniversitesi Tıp ve Sağlık Bilimleri Okulundaki gönüllülere uyguladı. Moderna’nın COVID-19 aşısı gibi, yeni tedavi de insan vücudunu bir bağışıklık tepkisini tetikleyecek proteinler üretmesi için ‘kandırarak’ haberci RNA (mRNA) kullanıyor. Moderna, aşının B-hücreleri olarak bilinen ve daha sonra geniş ölçüde nötralize edici antikorlara dönüşebilen belirli bir beyaz kan hücresi sınıfını indükleyeceğini umuyor. Şirkete göre, bu proteinler "genel olarak HIV aşısının hedefi olarak kabul ediliyor ve bu, bu süreçteki ilk adım" olarak gösterildi.  Denemelerde Moderna, hem birincil dozu hem de takviye dozu uygulayacak. Faz 1 denemesi, 56 sağlıklı, HIV negatif yetişkin katılımcıyı içerecek. Şirket, bu bireylerden 48'ine mRNA aşısı verecek. Bu gruptan otuz ikisi de takviye dozu alacak. İlk denemeye katılan son sekiz kişiye, şirket yalnızca destekleyici atış yapacak. AIDS'E KARŞI TARİHİ BİR BAŞARI GELEBİLİR Moderna, daha sonra aşının güvenliğini ölçmek için tüm grubu altı ay boyunca takip edeceğini belirtti. Ayrıca, etkili olup olmadığını belirlemek için aşının tetiklediği bağışıklık tepkisini moleküler düzeyde incelemeyi planlıyor. mRNA teknolojisi, sıtma da dahil olmak üzere bir dizi ölümcül hastalığın tedavisini mümkün hale getirebilir. Ancak HIV'e karşı sağlanacak olası bir başarı özellikle dikkate değer olacak. Çünkü ölümcül AIDS hastalığına yol açan HIV, her yıl milyonlarca insanı enfekte ediyor ve vücuttan tam olarak asla atılamıyor.  Yeni tedavilerin ve ilaçların geliştirilmesi sayesinde 90'lı yıllardan bu yana HIV hastaları için sonuçlar önemli ölçüde iyileşirken, hiçbir HIV aşısı erken klinik denemeleri başarıyla geçemedi. #r-2803773,2803483,#

Haberler
28 Ocak 2022 - 09:39
Türk profesör alarm veren tabloyu yorumladı: Kapanmada sınır 50 bin

Türk profesör alarm veren tabloyu yorumladı: Kapanmada sınır 50 bin

Türkiye’de, Omicron varyantının hızla yayılmaya başlamasıyla beraber vaka sayılarında ciddi bir artış yaşanıyor. Dünkü Sağlık Bakanlığı Türkiye Kovid-19 Tablosuna göre rakamlar 40 bine dayandı. Peki 2022 yılının ilk ayları nasıl geçecek? Kapanma olur mu? Grip ile Kovid-19’u ayırt etmek mümkün mü?  Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, TGRT Haber’de Kovid-19 süreciyle ilgili kritik açıklamalarda bulundu.  ZORLU BİR SÜREÇ TÜRKİYE’Yİ BEKLİYOR  Ertuğrul, 2022 yılının ilk aylarının Omicron ve grip nedeniyle zor geçeceğini söyledi. İnsanların pandemi koşulları altında olduğunu tamamen unuttuklarını dile getiren Ertuğrul, ayrıca bunun gribin de yayılmasına yol açtığına dikkat çekti. “Sağlık sistemini zorlayacak durumlara doğru ilerliyoruz” diyen Ertuğrul, konuşmasına şöyle devam etti: “Bakalım ocak ve şubat ayı bizlere ne gösterecek? Sağlık hekimleri olarak hazırlıklarımızı yapmaya başladık.” TABLO KARIŞIK  Karışık bir tablo ile karşı karşıya olduklarını kaydeden Ertuğrul, süreci şöyle yorumladı: “Kovid-19 aşısı ve grip aşısı olmayanlarda karşımıza ağır tablolar geliyor. Akciğerde tutulma, yaygın kas ağrıları, öksürük ve ateş hem enflüanza hem de Kovid-19’da meydana gelebiliyor. Bunların ayrımı ancak PCR testi ile mümkün. Aşı olmuş kişilerdeyse hastalık, üst solunum yollarında görülebiliyor. Hafif öksürük, burun akıntısı, göz yaşarması, hapşırma, boğaz ağrısı şeklinde. Bu durumda Kovid-19 diğer sonum yolu enfeksiyonları ile karışabiliyor. Yine yapmamız gereken PCR testidir. Aşılı olup hastalığı üst solunum yolunda geçirenler tespit edilmezse hastalığı yaymaya devam ediyorlar. Bu yüzden herhangi bir belirti görüldüğünde mutlaka doktora başvurup test yaptırsınlar.”  BU GRUBA DİKKAT!  Ertuğrul, 2 doz mRNA aşısı olanların da özellikle Omicron’a yakalanılabileceğini ancak hastalığı hafif bir şekilde atlatabileceklerini söyledi. Aşının ağır hastalıktan koruduğunu kaydeden Ertuğrul, “Aşı olmayanlar için söyleyebileceğimiz tek şey kendilerini korumalarıdır. Maalesef yoğun bakımda yatan ve hayatını kaybedenlerin yüzde 90’ı aşı olmayanlar. Kalp hastalığım, tansiyonum var deyip aşı olmayan bir grup var. Aksine bu gurupların mutlaka aşı olması gerekiyor. Gerçekten hastalık tablosu bu gurupta çok ağır geçiriyor. Çünkü önümüzdeki günlerde özellikle zorlu bir sürece gireceğiz.”  50 BİNİ BULURSA KAPANMA OLABİLİR  Omicron’un verilerinin yansıdığı ülkelerin aşı oranlarının yüksek olduğuna dikkat çeken Ertuğrul, aşısızlarda Omicron’un ağır geçtiğini kaydetti. Türkiye’de aşı oranlarının çok yüksek olmadığının altını çizen Ertuğrul, bu oranın yüzde 40 oranında olduğunu belirtti. Vakaların 50 bini aşması durumunda kapanmadan bahsedilebileceğini belirten Ertuğrul, bu şartlarda sağlık sisteminde bir tıkanma olabileceğini belirterek şöyle devam etti:  “Bu hastalık nasıl olsa hafif geçiyor diye güvenmeyelim. Kalabalık ve kapalı yerlerden uzak duralım. Maskemizi takalım, aşımızı olalım.”    #r-2807180,2807154,2807052,#

Haberler
31 Aralık 2021 - 14:28
mRNA aşısı nedir? mRNA aşıları güvenilir mi? mRNA aşı ile inaktif aşının farkı

mRNA aşısı nedir? mRNA aşıları güvenilir mi? mRNA aşı ile inaktif aşının farkı

Türkiye'de onay almış üç koronavirüs aşısı bulunuyor. Bu aşılar; Çin'in Sinovac şirketinin geliştirdiği CoronaVac, Rus üretimi Sputnik V ve Pfizer/BioNTech olarak geçiyor. Biontech aşısı mRNA aşı türlerinin içinde yer alıyor. Geçtiğimiz günlerde Çin Ulusal Biotec Grubu Sinopharm isimli bir mRNA aşısı üzerine çalıştıklarını belirtti. Peki mRNA aşısı yan etkileri var mı? İşte mRNA aşısı hakkında bilmeniz gerekenler.   mRNA AŞISI NEDİR?   Türkiye’de kroonavirüs aşı uygulaması hız kesmeden devam ediyor. Güncel olarak 102 milyon 919 bin 818 kişiye Covid-19 aşısı uygulandı. Aşı uygulaması mRNA aşısı olan Biontech ve inaktif aşı grubunda bulunan Sinovac olmak üzere iki tercih şeklinde yapılıyor. Yaygın olarak kullanan inaktif aşılardan farklı olması birçok komplo teorisinin ortaya atılmasına neden oldu. İnaktif aşılar bağışıklığı tetiklemek için zayıflamış veya etkisiz hale getirilmiş bir mikrop yerleştirir. Ancak mRNA aşıları bağışıklık tepkisini tetikleyen bir protein yerleştirir. Böylece antikor üreten bu bağışıklık oluşmasına yardımcı olurken gerçek virüs vücuda girdiğinde insanları enfekte olmaktan korur.   mRNA aşıları ile ilgili en yaygın komplo teorisi aşıların DNA sistemini değiştirmesidir. Ancak araştırmalar mRNA aşısı DNA sisteminin tutulduğu hücrenin çekirdeğine asla girmez.  MRNA aşıları laboratuvarda üretilebiliyor olması ve inaktif aşıların temelini oluşturan gücünü kaybetmiş virüse ihtiyacının olmaması nedeniyle aşı geliştirmeyi geleneksel aşı yapma yöntemlerinden daha hızlı hale getirir.   mRNA AŞISI GÜVENİLİR Mİ?   Günümüzde mRNA yöntemiyle geliştirilmiş ve dünya genelinde kullanım onayı alan iki farklı aşı vardır. Bunlar Moderna ve Biontech aşılarıdır. Moderna aşısı Türkiye’de kullanılmıyor. MRNA aşısının etkinliği sorgulanırken insanlar ''mRNA aşıları güvenilir mi? mRNA aşıları ne kadar koruyor?'' sorularına odaklandı.   Dünyada en hızlı aşılama programı uygulayan ülkelerden İsrail'de de BioNTech aşısının iki dozun ardından semptomatik vakaları yüzde 94, hastaneye yatışları da yüzde 87 oranında düşürdüğü açıkladı. Sayısız asılsız iddia ve komplo teorisiyle karşı karşıya olan mRNA aşıları herhangi bir DNA değişikliğine ve insan genetiğiyle oynamaya neden olmuyor. mRNA aşıları, influenza virüsü, Zika virüsü, kuduz virüsü ve diğerlerinin hayvan modellerinde kullanıldı.   mRNA AŞISI YAN ETKİLERİ NELERDİR?   Sağlık Bakanlığı koronavirüs pandemisine karşı aşı uygulaması yapmaya devam ediyor. Toplum bağışıklığı kazanmak için ülkenin %70’inin aşı olması gerektiğini vurgulayan uzmanlar vatandaşların bir an önce aşı olması gerektiğini vurguluyor. MRNA aşı yan etkileri nedeniyle aşı olmak istemeyen vatandaşlar ''mRNA aşısı yan etkileri nelerdir?'' sorusunu araştırıyor. Buna göre mRNA aşısı yan etkileri:   Vurduğun kolda:  Ağrı  Kırmızılık  Şişme  Vücudunuzun geri kalanı boyunca:  Yorgunluk  Baş ağrısı  Kas ağrısı  Titreme  Ateş  Mide bulantısı  İNAKTİF AŞI NEDİR?   Türkiye’de inaktif aşı türlerinden olan Sinovac aşısı mRNA aşısı yani Biontech olmak istemeyenlerin tercih ettiği bir aşı türüdür. İnaktif aşılar, hastalığa neden olan yaban virüsün ya da bakterinin laboratuvar koşullarında zayıflatılmasıyla elde edilir. Bu sayede elde edilen aşıdaki mikroorganizma çoğalma ve bağışıklık yanıtı oluşturur.  İnaktif aşılar, geçmiş yıllardan bu yana yaygın olarak kullanılır. İnaktif aşı örnekleri;   Sarı humma,   Rotavirus aşısı,   BCG,   Oral polio aşısı (OPA),   Kızamık  Kızamıkçık   Kabakulak (KKK)   Suçiçeği  #r-2794663,2787901,2787841,#

Haberler
14 Eylül 2021 - 16:24
Özlem Türeci ve Uğur Şahin'den yeni müjde: Zarar görmüş hücreler iyileşebilir

Özlem Türeci ve Uğur Şahin'den yeni müjde: Zarar görmüş hücreler iyileşebilir

Almanya'da mRNA teknolojisiyle Covid-19'a karşı aşı geliştiren BioNTech'in CEO ve kurucu ortakları Uğur Şahin ile Özlem Türeci, Alman Bild gazetesine açıklamalarda bulundu. Ünlü ikili, gelecekte, hasar görmüş organların gençleştirilmesinin mümkün olabileceğine inandığını söyledi. Şahin, yaşlanmanın da biyolojik bir durum olduğunu belirterek deri hücrelerinin belirli faktörlerle yeniden programlanabileceğinin, yani gençleştirilebileceğinin onlarca yıl önce görüldüğünü ifade etti. Şahin, bu faktörlerin mRNA aracılığıyla da hücrelere sızdırılabileceğini anlattı: "Bir bilim kurgu filmindeki gibi birdenbire yaşlı insanları genç insanlara dönüştüremezsiniz. Ancak belki hasar görmüş bir kalbin veya diğer hasarlı veya eski organların tamamen veya kısmen yaşlanma sürecini tersine çevirebilirsiniz. Bunun bir gün mümkün olacağına kesinlikle inanıyoruz."  Şahin, Kovid-19’un hayatı ve manşetleri ne kadar daha belirleyeceğine ilişkin soruya da virüsün, umulmadık bir şekilde değişim göstermemesi ve gelecek haftalarda aşı oranının artırılmasının başarılması durumunda sonbahar ve kışı aylarını iyi geçirme şansının yüksek olduğunu kaydetti. Dr. Türeci de mRNA metoduyla geliştirilen aşının yüksek hızla piyasaya çıkmasının, ilgili yetkililerin aciliyet konusunda net bir anlayış göstererek birlikte çalışma yapmalarından kaynaklandığını söyledi. Bu hızlılığın ve gerekli ek kaynağın diğer terapilere de aktarılmasını istediklerini ifade eden Türeci, "Kanser hastalıklarında da yüksek aciliyetimiz var." ifadesini kullandı. Türeci, yeni başarıların ön koşulunun bir hastalığın biyolojisini kesin bir şekilde anlamak olduğunu vurguladı: "Ardından mühendisler gibi, ilgili hastalık mekanizmalarını onarmak için hangi özel araçlara ihtiyaç duyduğumuzu düşünmeliyiz. Daha sonra, belirli hastalık için uygun araçları mRNA teknolojisindeki araç kutusundan alacağız ki bu araç kutusu çok zengindir. Neyin mümkün olduğunu henüz öngöremiyoruz." 5 ila 11 yaş grubu çocuklar için Kovid-19 aşısına ilişkin bilgileri de paylaşan Türeci, bu yaş grubu için bulunan dozun 10 mikrogram olduğunu, bunun yetişkinlerdeki dozun üçte birine karşılık geldiğini anlattı. Türeci, daha küçük çocuklar için verilerin yıl sonuna kadar hazır olacağı bilgisini paylaştı. #r-2794743,2789511,2794354,#

Haberler
12 Eylül 2021 - 16:08
Doktora yarım saat yetti: Aşı karşıtı vatandaşı çizimle ikna etti

Doktora yarım saat yetti: Aşı karşıtı vatandaşı çizimle ikna etti

Birinci doz aşılamada maviye dönen Samsun’da İl Sağlık Müdürlüğü’nün kurduğu aşı noktalarında vatandaşları aşılama çalışmaları ile ikinci doz aşılama oranının da yükseltilmesi hedefleniyor. Atakum Kent Merkezi’ne kurulan aşı noktasına gelen ve ’Biontech aşısının hücre olduğunu’ iddia eden bir vatandaş, bu yüzden aşı olmak istemediğini söyledi. DOKTORDAN AŞI KARŞITINA MÜNAZARA TEKLİFİ 35 yaşındaki Hasan Odabaş isimli aşı karşıtına bir anlaşma sunan aşılama ekiplerinin koordinatörü Dr. Nurettin Erol Uyar birbirlerini ikna etmek için münazara teklif etti. #vd-49970# AŞININ FAYDALARINI ANLATTI Dr. Nurettin Erol Uyar, Hasan Odabaş’a neden aşı olmak istemediğini sordu. Odabaş’tan  ‘Biontech aşısında insanların vücuduna hücre verildiği’ cevabını alan Dr. Uyar bunun doğru olmadığını belirterek yarım saat boyunca mRNA ile inaktif aşının çalışma prensibini ve faydalarını aşı karşıtı Hasan Odabaş’a anlattı. YARIM SAATTE AŞIYA İKNA ETTİ Dr. Uyar, eline aldığı kağıda ‘Cin Ali’ şeklinde insan vücudu çizdi. mRNA aşısının ne işe yaradığını, virüs ve virüsün tutunduğu çıkıntılar, oluşan antikoru ve diğer etmenleri de kağıda çizerek anlattı. Aşı karşıtı Hasan Odabaş, yarım saat süren münazaradan sonra aşı olmayı ve Biontech olmayı kabul etti. Aşı formlarını doldururken de görevli hemşire ve doktorlara aynı tedirginliklerden bahsetti. AŞI KARŞITI AŞI OLDU Aşı karşıtı vatandaşın tedirginliklerini dinleyen doktor ve hemşireler kendilerinin de 3. doz için Biontech aşısı olduklarını belirtip bunu e-nabız uygulamasından gösterince Hasan Odabaş ikna oldu ve aşı olmayı kabul etti. Aşı olmaktan korkan Odabaş, aşı sandalyesinde doktorlarla sohbet etti. Sohbet esnasında aşısını olan ve bunun farkında bile varmayan vatandaş hiç acımadığını ve aşının sandığı kadar korkulacak bir şey olmadığını belirterek herkesi aşı olmaya çağırdı. "SORU İŞARETLERİNİ AÇIKLIĞA KAVUŞTURDUK" Dr. Nurettin Erol Uyar, ’Biontech aşısının hücre olduğunu’ iddia eden Hasan Odabaş’ı nasıl ikna ettiğini anlattı. Arkadaşımızın çekincesi olduğunu ve bunu kendileriyle paylaştığını belirten Dr. Uyar, aşı noktalarında vatandaşlara yardımcı olmaya çalıştıklarını ve çünkü salgına karşı ellerindeki tek silahın bu olduğunu ve bu silahın da kullanılması gerektiğini söyledi. Vatandaşın aşı çekincesi olduğunu öğrendiğinde kendisini ikna etmek için bir yol aradığını belirten Dr. Uyar, “Kendisine bir soru soracağımı, cevabını istediğimi söyledim. Onun da bana bir soru soracağını ve cevabını vereceğimi söyledim. Bu şekilde kendimizi ikna etmek istedik. Kendisine neden Biontech (mRNA) aşısı olmak istemediğini sorduğumda, ‘Bu aşının bir hücre olduğunu, bu yüzden de aşı olmak istemediğini’ söyledi. Ben de aslında bu aşının aslında hücre olmadığını ve açıklayacağımı ifade ettim” şeklinde konuştu. "DNA'MIZA KADAR ÇİZEREK ANLATTI" Aşı olmayı düşünmediğini belirten Hasan Odabaş ise doktorun aşının önemini resmederek anlattıktan sonra ikna olduğunu söyledi. Aşıya karşı çok büyük ön yargısı olduğunu, özellikle Biontech aşısına karşı çevresindeki insanlardan duydukları yüzünden mRNA aşısı olmayı tercih etmediğini aktaran Odabaş, bu düşüncelerini aşı noktasındaki doktorlarla paylaştığını söyledi. Doktorun da buna karşı kendisine açıklamalarda bulunduğunu ve açıklamaların mantıklı geldiğini belirten Odabaş, “Sağlık personellerinin de hepsinin Biontech aşısını yaptırdığını duyunca aşı olmaya karar verdim” dedi. DOKTOR HER ŞEYİ ANLATTI Doktorun kendisini ikna etmek için mRNA aşısının çalışma şeklini DNA’larına kadar çizerek anlattığını ifade eden Odabaş, “DNA-RNA her şeyini anlattı. İğneden de korkuyorum. Buna rağmen aşı olduğumu bile hissetmedim. İnşallah sonucunda da endişe yaşamayız” dedi. Eşinin yabancı uyruklu olduğunu ve tüm ailesinin koronaya yakalandığı için eşiyle 6 aydır görüşemediğini belirten Odabaş, “Bugünden sonra ikinci dozu olmaktan da korkmam ve kesinlikle olurum” diye konuştu. Kendisiyle ilgilenen doktor ve sağlık çalışanlarına teşekkür eden Odabaş, çevredeki insanlardan etkilenilmemesi gerektiğini ve aşının aslında korkulacak bir şey olmadığını söyleyerek aşı noktasından ayrıldı.    

Haberler
04 Eylül 2021 - 15:23
Koronavirüse karşı bir silah daha: İlk DNA bazlı aşıya izin

Koronavirüse karşı bir silah daha: İlk DNA bazlı aşıya izin

Korona virüsten en kötü etkilenen ülkelerden Hindistan'da salgınla mücadele sürüyor. Hindistan İlaç Düzenleme Kurumunun, Hint ilaç firması Zydus Cadila tarafından geliştirilen 3 dozluk "ZyCoV-D" aşısının acil kullanımına onay verdiği duyuruldu. 50'den fazla merkezde 28 binden fazla gönüllünün katılımıyla Hindistan'da aşı için şimdiye kadarki en büyük klinik denemenin gerçekleştirildiği belirtilirken, 3 dozlu aşının yüzde 66.6 etkinliğinin olduğu kaydedildi. ÇOCUKLARA DA UYGULANABİLECEK ZyCoV-D'nin yetişkinlerle birlikte 12-18 yaş arasındakilere de yapılabileceği ifade edildi. Aşının korona virüsün mutasyon türlerine, özellikle Delta mutasyonuna karşı etkili olduğu vurgulanırken, iğnesiz bir aplikatörle uygulandığı belirtildi. ZyCoV-D, ülkede kullanımına onay verilen 6. korona virüs aşısı olurken, ilaç firması yılda 100-120 milyon doz aşı üretmeyi hedefliyor. Hindistan Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 24 saatte 34 bin 457 yeni vaka tespit edilirken toplam vaka sayısı 32 milyon 393 bin 286'ya yükseldi. Son 24 saatte 375 kişinin virüse yenik düştüğü ülkede toplam can kaybı sayısı ise 433 bin 964'e ulaştı. Ülkedeki aktif vaka sayısı ise 361 bin 340 olarak açıklandı. Türkiye ve dünyadaki aşılama durumu. (18 Ağustos 2021) Koronavirüs verilerinin derlendiği "Worldometers" internet sitesine göre, dünya çapında salgında tespit edilen vaka sayısı 210 milyonu geçti. ABD, en fazla vakanın olduğu ülke. Hindistan ise ikinci sırada. Brezilya, Rusya, Fransa, İngiltere, Türkiye, Arjantin, Kolombiya ise ilk sıralarda yeralıyor. Türkiye mRNA aşısı Bionteck ve Çin'in geliştirdiği Sinovac aşılarını kullanıyor. Türkiye'nin geliştirdiği "Turkovac" için Faz 3 çalışması sürüyor. Ankara ve İstanbul’da toplam 4 merkezde "üçüncü dozda Sinovac -Turkovac karşılaştırması" için Faz 2 araştırmalarına da geçen hafta başlanmıştı. Sağlık Bakanlığı'nın internet sitesindeki bilgilendirmeye göre Koronavirüs aşı çeşitleri şöyle:   COVID-19 için birkaç farklı aşı türü geliştirilmektedir. Bu aşıların tümü vücudun bağışıklık sistemine COVID-19’a neden olan virüsü güvenli bir şekilde tanıtmayı ve yok etmeyi öğretecek şekilde tasarlanmıştır. •Hastalığa neden olmayan ancak bağışıklık yanıtı oluşturan etkisizleştirilmiş virüs içeren aşılar (İnaktif aşılar). •Hastalığa neden olmayan ancak bağışıklık yanıtı oluşturan zayıflatılmış virüs içeren aşılar (Canlı atenüe aşılar). •Güvenli bir şekilde bağışıklık yanıtı oluşturmak için COVID-19 virüsünün yapısını taklit eden protein parçalarını kullanan protein bazlı aşılar. •Güvenli bağışıklık yanıtı oluşturmak için COVID-19 virüsünün RNA parçacıklarını taşıyan hastalık yapıcı etkisi olmayan virüslerin kullanıldığı viral vektör aşıları. •Kendi başına güvenli bağışıklık yanıtı oluşturan protein üretmek için genetik olarak tasarlanmış RNA ve DNA parçacıklarını kullanan son teknoloji bir yaklaşım olan m-RNA ve DNA aşıları. #r-2792207,2792115,#

Haberler
21 Ağustos 2021 - 11:43
Bütün testler yapıldı: Aşının çocuğa zararı yok

Bütün testler yapıldı: Aşının çocuğa zararı yok

Ülkemizde okulların güvenle açılabilmesi için Covid-19 aşılama yaşının düşürülmesinin önemli bir karar olduğunu vurgulayan uzmanlar, özellikle mRNA aşılarının çocuklar üzerinde güvenli olduğunun gösterildiğini bildiriyor. Okulların açılma hazırlıkları öncesinde Sağlık Bakanlığının 15 yaş üstü ve kronik hastalığı olan 12 yaş üstü çocukların aşılanması ile ilgili kararı uzmanlar tarafından da olumlu karşılandı. Virüsün bulaş zincirinin kırılması için bunun bir gereklilik olduğunu söyleyen Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bülent Ertuğrul “Özellikle mRNA aşıları için söylüyorum, Covid-19 aşılarının çocuklar üzerinde bütün güvenilirlik çalışmaları yapıldı; sakıncası olmadığı gösterildi ve onaylandı. ABD’de ve bazı Avrupa ülkelerinde 12 yaş üzerindeki çocuklar aşılanmaya başladı. Okulların açılması ile ilgili tartışmaların sürdürüldüğü bu dönemde çocukların aşılanması zaten bir gereklilik” dedi. DÜNYADA ÇOCUK HASTA SAYISI ARTIYOR Covid-19’un çıktığı ilk dönemde çocukların risk altında olmadığı belirtilmişti. Ancak son aylarda bütün dünyada çocuk vaka sayısında belirgin bir artış olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ertuğrul, bunun sebebinin birçok ülkede ileri yaştakilerin aşılarının tamamlanmasına karşın genç ve çocuk grupta aşıların yapılmamış olması olduğunu ifade ederek “Covid-19 aşısızların hastalığı haline geldi. Artık servislere yatırdığımız hastaların neredeyse tamamı aşısız. Akciğerleri bitik durumda geliyorlar. Aşının etkinliği günlük gözlemlerimizde de ortaya çıkıyor. Dünyada da ve benzer şekilde ülkemizde de erişkin nüfusta aşılanma oranları arttıkça, hastalanan ve hastanelere yatan genç ve çocuk sayısında da artış oluyor. Buradan çıkışın tek yolu genç ve çocukların da aşılanması” dedi. OKULLARIN AÇILMASI İÇİN ÇOCUKLAR AŞILANMALI Çocukların hastalığı genellikle hafif geçirdiğini ancak bulaştırıcılıklarının büyüklerle aynı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ertuğrul “Şu anda çocuklarımızı aşılamanın en önemli sebeplerinden biri çocukları korumanın yanında bulaştırıcılıklarını engellemek. Çünkü yetişkin grupta aşılama henüz tamamlanmadı. Okuldan gelen çocuk, aşısız anne babasına, dedesine anneannesine sarılacak ve onları hasta edecek. Eğitime sağlıklı bir şekilde devam edebilmek için bu yaş grubunun aşılanması önemli” diye anlattı. AŞI KISIRLIK YAPMAZ Aşı karşıtlarının Covid-19 aşıları için kısırlık yaptığı iddialarının hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını anlatan Prof. Dr. Ertuğrul “Nereden çıktığı belli olmayan bu dedikodu bütün çocukluk çağı aşıları için söylendi. Şimdi de Covid-19 aşısı için bu söylenti yayılıyor. Aşılar kısırlık yapsaydı dünya nüfusu yok olurdu. Tam tersine artıyor. Bu söylentiyi kanıtlayacak tek bir vaka bile yok. Covid-19 aşısı da kısırlık yapmaz. mRNA aşılarının çocuklar üzerinde hiçbir zararının olmadığı güvenlik çalışmalarında gösterildi. Bu konularda hiçbir anne babanın kafası karışmasın” diye konuştu. #r-2791672,2791668,#

Haberler
17 Ağustos 2021 - 08:14
mRNA aşıları DNA’yı değiştiriyor mu? Bilim Kurulu üyesi açıkladı

mRNA aşıları DNA’yı değiştiriyor mu? Bilim Kurulu üyesi açıkladı

mRNA aşılarının DNA’yı değiştirdiği iddialarını değerlendiren Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doçent Doktor Afşin Emre Kayıpmaz, acil kullanım onayı alan aşıların şu anda ciddi güvenlik ve etkinlik testlerinden geçmiş aşılar olduğunu söyledi. Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doçent Doktor Afşin Emre Kayıpmaz, mRNA aşılarının DNA'yı değiştirdiği iddialarını değerlendirdi. “İnsan sağlığını tehdit edici etkilerinin olmasını beklemiyoruz” dedi. "MRNA TÜRÜNDEKİ AŞILAR DNA'YA GİRMİYOR" mRNA türündeki aşıların hücrelerimizin sitoplazmasında kaldığını belirten Kayıpmaz, ”Genetik yapımızın olduğu DNA’ya girmiyor. Bu aşıların beklenmedik, uzun dönemli, insan sağlığını tehdit edici etkilerinin olmasını beklemiyoruz.” açıklamasını yaptı. Aşının sağlayacağı katkı ve önemine de değinen Kayıpmaz şunları söyledi: Aşının şu anda bize sağlayacağı katkı, acil servise, yataklı servis ya da yoğun bakıma ihtiyacımızı çok çok düşük oranlara indirmesi. Aşı, bu hastalık dolayısıyla sağlık kuruluşuna duyduğumuz ihtiyacı en aza indirecek ve bu hastalıkla karşılaşsak dahi daha hafif atlatmamızı sağlayacak. #vd-48622# "AŞININ ETKİNLİĞİNİ UNUTMAMAMIZ GEREKİR" Aşıların, halsizlik, baş ağrısı, uygulama bölgesinde ağrı gibi basit, tolere edilebilir yan etkileri olduğunu ifade eden Kayıpmaz, “Her türlü ilacın olduğu gibi aşıların da çok nadir yan etkileri bulunabilir. Bundan dolayı bu yan etkilerden kaçıp, aşının etkinliğini hiçbir zaman unutmamamız gerekir” dedi. Kayıpmaz, aşıların kısırlık yapabileceği yönündeki iddialara ilişkin de üreme sağlığı üzerinde herhangi olumsuz etkisinin bulunmadığını söyledi. #n-2783225# #vd-42734#

Haberler
16 Haziran 2021 - 14:43