22˚
İstanbul
22˚
parçalı az bulutlu
Nem %45
Rüzgar 4.41 /s
Salı
23˚/16˚
Çarşamba
22˚/12˚
Perşembe
18˚/11˚
Cuma
20˚/12˚
16 Mayıs 2022 Pazartesi
Sonuç
OECD, Türkiye için büyüme tahminini yükseltti

OECD, Türkiye için büyüme tahminini yükseltti

Türkiye üçüncü çeyrekte yüzde 7,4 büyüdü. Büyüme rakamlarının açıklanmasının ardından Goldman Sachs, Türkiye için 2021 yılı büyüme tahmininin yukarı yönlü revize ederek yüzde 9,5'ten yüzde 10,5'e çıkardı. JP Morgan ise, Türkiye'nin 2021 için büyüme beklentisini yüzde 8,4'ten yüzde 9,8'e revize etti. Büyüme tahminlerinde güncelleme yapan bir diğer kurum ise OECD oldu. OECD bugün yayınladığı "Ekonomik Görünüm" raporunda Türkiye için 2021 yılı GSYH büyüme tahmini yüzde 8,4'ten yüzde 9,0'a çıkarıldı. 2022 yılı için tahmin yüzde 3,1'den yüzde 3,3'e yükseltilirken, 2023 yılı için tahmin yüzde 3,9 seviyesinde oluştu.   Kurum ortalama enflasyon beklentilerinde de yukarı yönlü revizyona gitti. Buna göre, bu yıl için ortalama tüketici fiyat tahmini yüzde 17,8'den yüzde 18,7'ye, 2022 yılı tahmini yüzde 15,7'den yüzde 23,9'a çıkarıldı. 2023 yılı ortalama tüketici fiyatları tahmini yüzde 21,7 olarak açıklandı. OECD, "Enflasyon çok yüksek ve yapışkan. Faiz oranlarındaki son indirimler enflasyon bekleyişleri, kur, reel hane halkıı geliri ve dış finansman üzerinde daha fazla baskı yarattı." değerlendirmesinde bulundu. YÜZDE 9 BÜYÜME TAHMİNİ Raporda, "Daha fazla bir şok yaşanmaması halinde GSYH büyümesi 2022 yılında yüzde 3,3'e yavaşlamadan önce bu yıl yüzde 9,0 büyüyecek. Aşılama hızlı ilerledi, ancak belirli nüfus grupları hala aşı konusunda isteksiz ve COVID-10 vaka sayıları sonbahar boyunca arttı. Makroekonomik politika duruşu ve politika karışımı normalleştirilmeli. Para politikası resmi enflasyon hedefine ulaşmak için gerçekçi bir patikaya yönelik güvenilir yönlendirme sunmalı. Bu, pandemi sürecinde sübvansiyonlu kredilere bel bağlayan yüksek borçlu şirketlere ve hane halklarına hedefli mali destek ile bir araya gelmeli. Türkiye, global değer zinciri yeniden yapılanmasından çalışanlar üzerinde alınan vergileri ve istihdamdaki katılıkları azaltarak yeni fırsatları daha iyi yakalayabilir" değerlendirmelerine de yer verildi. ÇEKİRDEK ENFLASYON TAHMİNİ ARTTI Manşet enflasyona paralel olarak çekirdek enflasyon tahminlerinde de artış görüldü. 2021 yılı için gıda ve enerji hariç tüketici fiyat beklentisi yüzde 17,3'ten yüzde 17,6'ya, 2022 yılı için yüzde 15,6'dan yüzde 21,6'ya gelirken, 2023 yılı için beklenti yüzde 21,4 oldu. OECD, 2021 yılı için işsizlik oranı beklentisini yüzde 14,0'ten yüzde 12,2'ye, 2022 yılı için yüzde 14,2'ten yüzde 12,5'e çekti. 2023 yılı için yüzde 12,6 tahmininde bulundu. Cari denge/GSYH için tahmin bu yıl yüzde -3,6'dan yüzde -2,1'e, gelecek yıl yüzde -3,4'ten yüzde -1,7'ye revize edilirken, 2023 yılı tahmini yüzde -1,6 olarak belirlendi. OECD'nin Türkiye ile ilgili değerlendirmesinde, makroekonomik politika duruşun normalleştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Değerlendirmede, "Para politikası inandırıcı olmalı ve enflasyon hedeflerine gerçekçi bir yakınsama yolu için ileriye dönük rehberlik yapmalı." denildi.   #r-2803633,2803709,#

Haberler
01 Aralık 2021 - 15:35
Goldman Sachs ve JP Morgan revize etti: Türkiye için yeni büyüme beklentisi

Goldman Sachs ve JP Morgan revize etti: Türkiye için yeni büyüme beklentisi

TÜİK Türkiye’nin 2021 yılı 3. çeyrek büyüme rakamlarını açıkladı. Türkiye üçüncü çeyrekte yüzde 7,4 büyüdü. Türkiye ekkonomik büyümede, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında Şili'nin ardından ikinci sırada yer aldı. Büyüme rakamları açıklamasının ardından Goldman Sachs ve JP Morgan da büyüme tahminlerini revize etti. BÜYÜME TAHMİNİNİ 10,5'E ÇIKARDI Goldman Sachs, Türk ekonomisinin bu yıl yüzde 7,4 büyüdüğüne işaret eden verilerin ardından yayınladığı değerlendirmede, 2021 yılı için GSYH büyüme tahminini yüzde 9,5'ten yüzde 10,5'e çıkardı ve 2022 yılı için beklentisini yüzde 4,0'dan yüzde 3,5'e revize etti. Yapılan değerlendirmede, "Türkiye'nin bugün açıklanan GSYH rakamları bize, Türk Lirası'nda yaşanan değer kaybının ekonomik aktiviteyi ciddi şekilde etkilemesinin büyük olasılık olarak değerlendirildiği ortamada, önümüzdeki dönemdeki ekonomik aktivitenin hızı konusunda çok az şey söylüyor" denildi. JP MORGAN'DAN YUKARI YÖNLÜ REVİZE JP Morgan da Türkiye'nin büyüme tahminini revize eden bir başka ekonomi derecelendirme kurumu oldu. JP Morgan, Türkiye'nin 2021 için büyüme beklentisini %8,4'ten %9,8'e revize etti. JP Morgan, Türkiye'nin 2022 için büyüme beklentisini %3,4 olarak korudu #r-2803642,2803633,2803614,#

Haberler
30 Kasım 2021 - 18:50
Türkiye, büyümede OECD ikincisi

Türkiye, büyümede OECD ikincisi

Geçen yıl koronavirüs salgını nedeniyle keskin düşüşler gösteren gayri safi yurt içi hasılada (GSYH), bu yılın ikinci çeyreğinde 2020'nin aynı dönemine göre baz etkisiyle yüksek büyüme oranlarına ulaşıldı. Yılın üçüncü çeyreğinde de büyümesini sürdüren OECD ülkelerinin temmuz-eylül döneminde ortalama büyümesi yüzde 4,5 olarak hesaplandı. Söz konusu dönemde ekonomik büyüme, Avrupa Birliği'nde yüzde 3,9, Avro Bölgesi'nde yüzde 3,7 olarak kayıtlara geçti. Şili, üçüncü çeyrekte yüzde 17,3 ile OECD'nin en çok büyüyen ekonomisi oldu. Şili, geçen yılın aynı çeyreğinde ise yüzde 9,8 küçülmüştü. TÜRKİYE EKONOMİSİNDE TOPARLANMA SÜRÜYOR Türkiye ekonomisi ise geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,4 büyürken ikinci çeyrekte salgının etkisiyle yüzde 10,4 daralmıştı. Ekonomide normalleşme adımlarının atıldığı üçüncü çeyrekte ise yüzde 6,3, son çeyrekte de yüzde 6,2 büyüme kaydetmişti. Böylece Türkiye, Kovid-19 ile mücadeleyle geçen 2020 yılında yüzde 1,8 büyüyerek diğer ülkelerden olumlu ayrışmıştı. Türkiye bu yılın ilk çeyreğinde de yıllık bazda yüzde 7,4 büyümüştü. İkinci çeyrekte baz etkisiyle ekonomisinde yüzde 22 büyüme kaydeden Türkiye, üçüncü çeyrekte de yüzde 7,4'lük büyüme oranını elde etti. Türkiye bu oranla, OECD ülkeleri arasında Şili'nin ardından ikinci sırada yer aldı. DİĞER OECD ÜLKELERİ Üçüncü çeyrek büyüme oranı, geçici verilere göre, Birleşik Krallık'ta yüzde 6,6 olurken, Macaristan'da yüzde 6,1 olarak belirlendi. Söz konusu dönemde büyüme verisi açıklanan OECD ülkelerinden ekonomisi en fazla büyüyen diğer ülkeler yüzde 6 ile Litvanya, yüzde 5,9 ile İsrail, yüzde 5,8 ile Meksika, yüzde 5,4 ile Danimarka, yüzde 5,2 ile Norveç ve Polonya oldu. Öte yandan bu dönemde Letonya yüzde 5,1, Hollanda, geçici verilere göre yüzde 5 ve ABD yüzde 4,9 büyüdü. Ayrıca Kovid-19 vakalarının ilk görüldüğü ve OECD üyesi olmayan Çin de salgının etkisinin devam ettiği süreçte ekonomik açıdan ivmelenmesini sürdürdü ve yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 4,9 büyüme kaydetti. G20 ÜLKELERİ ARASINDA LİDER Ayrıca  Türkiye, G20 ülkeleri arasında en yüksek oranda büyüyen ülke olarak da dikkati çekti. Birleşik Krallık yüzde 6,6, Suudi Arabistan yüzde 6,2'lik büyümeyle Türkiye'yi izledi. G20 ülkelerinden ABD ve Çin yüzde 4,9, Meksika yüzde 4,7 büyüme kaydetti. Güney Kore'nin 3'üncü çeyrekte elde ettiği büyüme oranı yüzde 4, İtalya'nın yüzde 3,8 ve Endonezya'nın yüzde 3,7 olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde Fransa yüzde 3,3, Almanya yüzde 2,6, Japonya yüzde 1,3 büyüme performansı sergiledi. #r-2803614,#

Haberler
30 Kasım 2021 - 11:27
FATF tam not verdiği Türkiye’yi nasıl gri listeye aldı?

FATF tam not verdiği Türkiye’yi nasıl gri listeye aldı?

Kara para başta olmak üzere suç gelirlerinin aklanması, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasıyla mücadele için çalışan Mali Eylem Görev Gücü (FATF)’nün 19-21 Ekim tarihleri arasında yapılan Paris’teki toplantısı, kuruluş amacına ters düşen gelişmelere sahne oldu.  TÜRKİYE 1991’DEN BERİ ÜYE Türkiye, 1991’den beri üyesi olduğu Mali Eylem Görev Gücü’nün üye ülkeler için belirlediği uluslararası standartlara uyum için bir dizi çalışma yaptı. Son olarak FATF tarafından hazırlanan rapor dikkate alınarak Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun’u çıkaran Türkiye; 2019 FATF Raporu’nda dile getirilen terörizmin finansmanı, kitle imha silahları alanında hedeflenen finansal yaptırımlar, iç kontrol ve iştirakler ile yaptırımlar konusundaki yükümlülükleri yerine getirdi. HAZİRAN’DAKİ TOPLANTIDA TAM NOT ALDIK Türkiye, Paris’te yapılan son toplantıda hak etmediği bir sonuçla gri listeye alındı. Haziran ayındaki toplantıda FATF’ın teknik heyeti ve sekretaryası ile toplantıya katılan birçok ülke temsilcisi Türkiye’nin uyum çalışmaları için yaptığı düzenlemeleri övdü. Türkiye’nin aldığı not, yasal süresi olan 14 günde herhangi bir itiraz görmedi. “BIRAKIN SUÇ İŞLESİNLER” ABD Hazine Müsteşar Yardımcısı olan Rembrandt’in itiraz ettiği konu Türkiye’nin FETÖ ve PKK terör örgütlerinin para trafiği ile Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren Soros destekli vakıf ve derneklerin suça karışan yöneticilerine yönelik idari kararlardı. ABD bu tavrıyla; Türkiye’de suç işleyen terör örgütü mensuplarını korumaya çalışması dikkat çekti. Komisyonun Alman başkanı da ABD ve ABD’nin etkisinde kalan ülkelerle aynı yönde tavır takındı. Daha önce Türkiye’nin çalışmalarına tam not veren Fransa ve İtalya temsilcileri ise toplantıda sessiz kalmayı tercih etti. Toplantıda Çin, Rusya ve Meksika ise Türkiye’yi destekledi.   #r-2799180,#

Haberler
25 Ekim 2021 - 10:10
Türkiye'nin OECD başarısı: En yüksek oranda büyüyen ikinci ülke

Türkiye'nin OECD başarısı: En yüksek oranda büyüyen ikinci ülke

Türkiye ekonomisi, 2021'in ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 21,7 büyüme kaydederken Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında Birleşik Krallık'ın ardından ikinci sırada yer aldı. Koronavirüs salgını nedeniyle keskin düşüşler gösteren gayri safi yurt içi hasılada (GSYH), bu yılın ikinci çeyreğinde 2020'nin aynı dönemine göre baz etkisiyle yüksek büyüme oranlarına ulaşıldı. OECD ülke ekonomilerinin ikinci çeyrekte ortalama büyümesi yüzde 13 olarak hesaplandı. Söz konusu dönemde ekonomik büyüme Avrupa Birliği'nde yüzde 13,2, Avro Bölgesi'nde yüzde 13,6 olarak kayıtlara geçti. BİRLEŞİK KRALLIK ZİRVENİN SAHİBİ Birleşik Krallık, ikinci çeyrekte yüzde 22,2 ile OECD'nin en çok büyüyen ekonomisi oldu. Birleşik Krallık, geçen yılın aynı çeyreğinde 21,4 küçülmüştü. İkinci çeyrek büyüme oranı, geçici verilere göre İspanya'da yüzde 19,8, Meksika'da yüzde 19,5 olarak belirlendi. İkinci çeyrek büyüme verisi açıklanan OECD ülkelerinden ekonomisi en fazla büyüyen diğer ülkeler yüzde 18,7 ile Fransa, yüzde 18,1 ile Macaristan, yüzde 17,3 ile İtalya yüzde 17,2 ile Şili ve yüzde 17 ile Kolombiya şeklinde sıralandı. Öte yandan ikinci çeyrekte Norveç yüzde 5,7, Güney Kore yüzde 5,9, Finlandiya yüzde 7 ve Japonya yüzde 7,6 büyüdü. TOPARLANMA SÜRÜYOR Türkiye ekonomisi ise geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,4 büyürken ikinci çeyrekte salgının etkisiyle yüzde 10,4 daralmıştı. Ekonomi normalleşme adımlarının atıldığı üçüncü çeyrekte ise yüzde 6,3, son çeyrekte de yüzde 6,2 büyüme kaydetmişti. Böylece Türkiye, Kovid-19 ile mücadeleyle geçen 2020 yılında yüzde 1,8 büyüyerek diğer ülkelerden olumlu ayrışmıştı. Türkiye bu yılın ilk çeyreğinde de yıllık bazda yüzde 7,2 büyümüştü. İkinci çeyrekte baz etkisiyle ekonomisinde yüzde 21,7 büyüme kaydeden Türkiye, bu oranla OECD ülkeleri arasında Birleşik Krallık'ın ardından ikinci sırada yer aldı. Öte yandan bu oran, 1999'dan bu yana elde edilen en yüksek büyüme rakamı olarak dikkati çekti. Ayrıca ilk koronavirüs vakalarının görülmeye başlandığı ve OECD üyesi olmayan Çin de salgın sonrası ekonomik toparlanmasını sürdürerek yılın ikinci çeyreğinde yüzde 7,9 büyüme kaydetti. #r-2793555,#

Haberler
01 Eylül 2021 - 12:15
Erdoğan: Az gelişmiş ülkeler kaderine terk edildi

Erdoğan: Az gelişmiş ülkeler kaderine terk edildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğna, “Katar Ekonomi Forumu” etkinliğine video mesajla katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılının ilk çeyreğinde yakalanılan yüzde 7'lik büyüme oranının yılın geri kalanı için beklentileri arttırdığını belirtti, pandemide dünyadaki gelir adaletsizliğinin arttığına dikkat çekti.    OECD raporlarında Türk ekonomisi için 2021'de yüzde 5,7 ve 2022'de yüzde 3,4 büyüme öngörüldüğünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu, OECD üyeleri arasında öngörülen en güçlü toparlanmalardan biridir" diye konuştu. Erdoğan, bu yıl toplam ihracatta 200 milyar dolara ulaşarak yeni bir rekora imza atmayı beklediklerini söyledi.  EKONOMİK VERİLERİ İŞARET ETTİ 2020 yılına dair ekonomik verilerin dünyanın nasıl bir girdabın içinde olduğunu göstermeye yeterli olduğunu aktaran Erdoğan, "Mesela 2020 yılında dünya ekonomisi yüzde 3,5 küçülmüş, küresel ticaret yüzde 10'a yakın daralmıştır. Uluslararası doğrudan yatırımlar yüzde 42 azalırken 90 milyondan fazla insan aşırı yoksulluk sınırının altına düşmüştür. Küresel borç toplamı 282 trilyon dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördü. Gıda fiyatları ve metal fiyatları dünya çapında son 10 yılın rekorunu kırdı. Bilhassa küresel sistemin çeperinde yer alan az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler salgın karşısında adeta kaderlerine terk edildi. Aynı kayıtsızlığın salgına karşı en önemli silahımız olan aşı meselesinde de sergilendiğine şahit oluyoruz. Dünyanın 100'e yakın ülkesinin halen ilk doz aşıya dahi ulaşamadığı vahim bir tabloyla karşı karşıyayız. Üstelik yapılan analizler 2023 yılına kadar 85 yoksul ülkenin aşıya erişim imkanı bulamayacağını işaret ediyor. İnsanlık olarak bize büyük bir aile olduğumuzu tekrar hatırlatan salgın, ne yazık ki küresel dayanışma açısından bir fırsata tahvil edilemedi" açıklamasında bulundu. #n-2784097#

Haberler
22 Haziran 2021 - 15:14
OECD, Türkiye için 2021 büyüme tahminini iki katına çıkardı

OECD, Türkiye için 2021 büyüme tahminini iki katına çıkardı

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) "Mart Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu" yayımlandı. Raporda, Kovid-19’a karşı aşıların kademeli uygulanmasının ve ABD başta olmak üzere bazı ülkelerde ilave mali desteklerin küresel ekonomik görünümde önemli ölçüdeki iyileşmeye yardımcı olduğu kaydedildi. OECD raporunda, “Küresel ekonomik görünüm, etkili Kovid-19 aşıların kademeli olarak uygulanması, bazı ülkelerde ek mali destek açıklanması ve ekonomilerin salgının yayılmaması için uygulanan kısıtlamalarla daha iyi başa çıktığına dair işaretlerin yardımıyla son aylarda önemli ölçüde iyileşti.” ifadesine yer verildi. BEKLENTİLER Raporda, Kovid-19 kısıtlamalarının bazı ülke ve sektörlerde kısa vadede büyümeyi geciktirdiğine vurgu yapıldı. Ekonomiye yönelik büyük risklerin devam ettiğine yer verilen raporda, ülkelerde aşılamanın daha hızlı ilerlemesinin kısıtlamaların daha çabuk kaldırılmasını, güven ve harcamaların artırılmasını sağlayacağına işaret edildi. Raporda, “Aşılamada yavaş ilerleme ve mevcut aşıların etkisiz kaldığı yeni virüs mutasyonlarının ortaya çıkması daha zayıf bir ekonomik toparlanma, daha büyük istihdam kayıpları ve daha fazla şirket iflasıyla ile sonuçlanır.” uyarısı yapıldı. Ekonomik toparlanmanın güçlendirilmesi için aşılamada hıza ihtiyaç olduğunu kaydedilen raporda, fırsatları ortaya çıkarmak, ekonomik dinamizmi geliştirmek ve güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir toparlanmayı teşvik etmek için tüm ülkelerde geniş kapsamlı yapısal reformlara ihtiyaç olduğuna da vurgu yapıldı. OECD'nin 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ekonomik büyüme öngörülerine de yer verilen raporda, aralıkta 2021 için yüzde 4,2 olarak açıklanan küresel ekonomide büyüme tahmini yüzde 5,6’ya yükseltildi. Bu rakam, 2022 için de yüzde 3,7’den 4’e çıkarıldı.    Daha önce 2021 için yüzde 3,2 olarak açıklanan ABD ekonomisinin büyüme tahmini 6,5'e, 2022'de ülke ekonomisinin büyüme tahmini de yüzde 3,5’ten 4’e revize edildi. Avro Bölgesi için 2021’de öngörülen yüzde 3,6'lık büyüme tahmini yüzde 3,9’a, gelecek yıl için de yüzde 3,3’ten 3,8’e yükseltildi. İngiltere ekonomisi için 2021 yılı büyüme tahmini yüzde 4,2’den 5,1’e, gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini yüzde 4,1’den yüzde 4,7’ye çıkarıldı. ÇİN, BÜYÜME TAHMİNİNE AŞAĞI YÖNLÜ REVİZE Çin ekonomisine yönelik bu yıl için daha önce yüzde 8 olarak açıklanan büyüme tahmininin 0,2 puan aşağı çekilmesi dikkati çekti. Çin ekonomisinin bu yıl yüzde 7,8, 2022'de yüzde 4,9 büyüyeceği öngörülüyor.  Nisanda başlayan mali yıl için büyüme tahmini Hindistan için yüzde 7,9’dan 12,6’ya revize edildi. Meksika için bu yıla yönelik büyüme tahmini 3,6’dan 4,5’e ve Arjantin için 3,7’den yüzde 4,6’ye çıkarıldı. OECD raporunda, Türk ekonomisine yönelik aralıkta bu yıl için yüzde 2,9 olan büyüme tahmini de 5,9’a yükseltildi. Türk ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini ise yüzde 3,2’den yüzde 3'e çekildi. 

Haberler
09 Mart 2021 - 14:29
OECD: Kovid-19 nedeniyle ekonomide belirsizlik yüksek kalmaya devam ediyor

OECD: Kovid-19 nedeniyle ekonomide belirsizlik yüksek kalmaya devam ediyor

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel ekonomik görünümün yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle son derece belirsiz kalmaya devam ettiğini belirterek, haziranda yüzde 6 olarak açıkladığı küresel ekonomide küçülme tahminini yüzde 4,5'e düşürdü. OECD'nin Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu yayımlandı. Raporda, Kovid-19 salgınının ekonomiler ve toplumlar üzerinde önemli bir yük oluşturduğu belirtilerek, 2020'nin ikinci çeyreğinde küresel üretimin 2019'un sonuna göre yüzde 10'un üzerinde düşüş gösterdiği kaydedildi. Salgın nedeniyle küresel ekonomide belirsizliğin yüksek kalmaya devam ettiği vurgulanan raporda, ekonomik toparlanmanın gücünün ülkeler ve sektörler arasında önemli ölçüde farklılıklar gösterdiği aktarıldı. Salgında ekonomik faaliyetlere kısıtlama getirilmesinin ulusal değil, yerel olarak devam edeceği tahminine yer verilen raporda, Kovid-19'a karşı bir aşının 2021'in sonlarına kadar yaygın olarak mevcut olmayacağının varsayıldığı belirtildi. Raporda, Kovid-19 salgınında küresel üretimde düşüşün beklenenden daha az olduğuna vurgu yapıldı.  Beklentiler OECD, haziranda yüzde 6 olarak açıkladığı küresel ekonomide küçülme tahminini yüzde 4,5'e düşürdü. 2021 için ise büyüme tahmini yüzde 5,2'den yüzde 5'e çekildi. Raporda, 2020'de Türkiye, Çin, ABD ve Avrupa ekonomileri için yukarı yönlü, son haftalarda Kovid-19 salgınından en fazla etkilenen ülkeler olan Arjantin, Hindistan ve Meksika ekonomileri ise aşağı yönlü revizyon yapıldı. Daha önce ikinci dalganın yaşanmayacağı senaryosunda 2020 için yüzde 7,3 olarak açıklanan ABD ekonomisinin küçülme tahmini yüzde 3,8'e indirilirken, 2021'de ülke ekonomisinin yüzde 4 büyüyeceği öngörüldü. Avro Bölgesi için 2020'de öngörülen yüzde 9,1 küçülme tahmini yüzde 7,9'a düşürüldü, gelecek yıl ise yüzde 5,1 büyüme öngörüldü. İngiltere'nin, OECD ülkeleri içinde en fazla küçülen ülkelerden olması bekleniyor. Ülke ekonomisi için 2020 yılı küçülme tahmini yüzde 11,5'ten yüzde 10,1'e çekilirken, gelecek yıl yüzde 4 büyüme olacağı varsayılıyor.  Çin büyümeye devam edecek Çin ekonomisine yönelik bu yıl için daha önce yüzde 2,6 olarak açıklanan küçülme tahmini, yüzde 1,8 büyüme olarak revize edildi. Çin ekonomisinin gelecek yıl 1,2 puanlık artışla yüzde 8 büyüyeceği öngörülüyor. Daralma tahmini Hindistan için yüzde 3,7'den yüzde 10,2'ye, Meksika için yüzde 8,5'ten yüzde 10,2'ye ve Arjantin için yüzde 8,3'ten yüzde 11,2'ye çıkarıldı. OECD raporunda, Türk ekonomisine yönelik haziranda bu yıl için yüzde 4,8 olan daralma tahmini yüzde 2,9'a düşürüldü. Türk ekonomisinin 2021'de ise yüzde 3,9 büyüyeceği tahminine yer verildi.  Salgının uzun süre etkisi devam edecek Küresel ticarette bu yılın ilk yarısında yüzde 15 düşüş görüldüğü belirtilen OECD raporunda, iş gücü piyasasının; çalışma saatlerinde kısalma, iş kayıpları ve işletmelerin zorunlu olarak kapatılmasından dolayı ciddi şekilde etkilendiği vurgulandı. Raporda, "Kovid-19 krizinin hanehalkı ve şirketler üzerindeki etkisini azaltmak için tüm ekonomilerde görülen hızlı ve etkili politika desteği olmasaydı üretim ve istihdamdaki daralma önemli ölçüde büyük olacaktı." denildi. Çoğu ekonomide, gelecek yılın sonunda üretim seviyesinin 2019'un altında kalacağının tahmin edildiği raporda, bunun salgının uzun süreli etkisine vurgu yapıldı. Raporda, Kovid-19 salgınının daha güçlü bir şekilde yeniden canlanması ve daha sıkı karantina önlemlerine başvurulması halinde bunun gelecek yıl küresel büyümeyi 2-3 puan aşağı çekeceği konusunda uyarıda bulunuldu. "Hükümetlerin desteği sürekli olmazsa şirket iflasları ve işsizlik artacak" OECD Başekonomisti Laurence Boone, raporun sunumunda, dünyanın, ağır bir sağlık krizi ve İkinci Dünya Savaşı'ndan beri en dramatik ekonomik yavaşlamayla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Boone, "Bunun (sağlık krizi ve ekonomik yavaşlama) ne zaman biteceği henüz belli değil ancak politika yapıcıların güven oluşturmaya yardımcı olmak için yapabileceği çok şey var." ifadesini kullandı. 2008 finansal krizinden sonraki gibi hükümetlerin maliye politikasını çok çabuk sıkılaştırma hatasından kaçınmaları gerektiğini vurgulayan Boone, hükümetlerin desteğinin sürekli olmaması halinde şirket iflasları ve işsizliğin artacağı uyarısında bulundu. Ekonomide dijitalleşmeye dikkati çeken Boone, hükümetlere "yeşil ekonomi" için daha fazla harcama yapması çağrısı yaptı.

Haberler
16 Eylül 2020 - 13:24
OECD: Karantinadaki her ay GSYH büyümesinde yüzde 2’lik bir kayba yol açacak

OECD: Karantinadaki her ay GSYH büyümesinde yüzde 2’lik bir kayba yol açacak

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Genel Sekreteri Angel Gurria, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik etkisinden dolayı birçok ekonominin resesyona gireceğini belirterek, karantinada geçirilen her bir aylık dönem için, büyük ekonomilerin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) büyümesinde yüzde 2’lik bir kayıp olacağını bildirdi. Gurria’nın dünya genelinde alınan koronavirüs önlemleri kapsamında video konferans yöntemiyle yapılan 'G20 Liderler Olağanüstü Zirvesi'de yaptığı konuşma OECD’nin internet sayfasında yayınlandı. Gurria, G20 liderlerine, “Son tahminlerimiz, ekonomik faaliyetlerin kısmen durdurulmasının büyük ekonomilerdeki GSYH'nın üçte birine kadar olan sektörleri doğrudan etkileyeceğini gösteriyor.” diyerek, sadece turizm sektörünün yüzde 70’e varan bir daralmayla karşı karşıya bulunduğunu vurguladı. OECD Genel Sekreteri Gurria, "Karantinada geçirilen her bir aylık dönemi için, gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) büyümesinde yüzde 2’lik bir kayıp olacağını hesaplıyoruz. Birçok ekonomi resesyona girecek.” değerlendirmesine bulundu. Bugün halk sağlığı önlemlerinin yüksek maliyetlerinin yarın ekonomiler üzerinde çok daha trajik sonuçlardan ve daha da kötü etkilerden kaçınmak için gerekli olduğunu vurgulayan Gurria, “Salgının yavaşlatılması ve insan hayatının kurtarılması hükümetlerin birinci önceliği olmalı.” ifadesini kullandı.

Haberler
27 Mart 2020 - 22:58
OECD Türkiye'nin 2019 ve 2020 büyüme beklentisini yükseltti

OECD Türkiye'nin 2019 ve 2020 büyüme beklentisini yükseltti

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisine ilişkin 2019 ve 2020 büyüme öngörülerini yukarı yönlü güncelledi. OECD'nin "Kasım Ayı Geçici Dönem Ekonomik Görünüm Raporu" yayımlandı. Raporda, küresel ekonomik görünümün kırılgan olduğu belirtilerek, konjonktürel krizin sağlamlaştığına dair işaretlerin arttığı bildirildi. Raporda, dünya ekonomisi için eylül ayında yayımlanan ara rapordaki yüzde 2,9'luk 2019 büyüme tahmini korunurken, yüzde 3'lük 2020 büyüme öngörüsü ise yüzde 2,9'a düşürüldü. Raporda, Türkiye ekonomisinin 2019'da yüzde 0,3 büyüyeceği öngörüsüne yer verildi. Söz konusu oran, bir önceki raporda yüzde eksi 0,3 olarak tahmin edilmişti.  Türkiye ekonomisinin 2020'de yüzde 1,6 büyüyeceğine yönelik tahmininin yüzde 3'e yükseltildiği raporda, Türkiye ekonomisindeki büyümenin 2021'de toparlanarak yüzde 3,2'e çıkacağı kaydedildi. Raporda, Türk ekonomisinde büyümenin son aylarda toparlandığı, hükümetin sağladığı teşviklerin iç talebi tahmin edilenden daha fazla canlandırdığı, TL'deki değer kaybının da ihracatı desteklediği vurgulandı. Küresel ekonomik görünüşün bastırılmış olmaya devam ettiği ve aşağı yönlü risklerin büyüyen politika belirsizliği ve zayıflayan iş iklimi ortasında artış gösterdiği kaydedilen raporda, belirsizliğin dünyadaki şirketler için ana endişe haline geldiği belirtildi. 

Haberler
21 Kasım 2019 - 15:28
Uluslararası alüminyum birliklerinden ortak açıklama

Uluslararası alüminyum birliklerinden ortak açıklama

A.B.D. Alüminyum Birliği, Avrupa Alüminyum Birliği, Kanada, Meksika, Brezilya ve Japonya alüminyum birlikleri, 70 milyar dolarlık sübvansiyonlara karşı önlem talep etti. Bu sübvansiyonların yüzde 90’ı Çinli üreticilere Çin devletinin verdiği doğrudan ve dolaylı desteklerden oluşuyor.  Birlikler şu açıklamayı yaptı: "Ekonomik Kalkınma ve İş birliği Örgütü (OECD), 2019 yılının Ocak ayında dönüm noktası olarak adlandırılabilecek Uluslararası Pazarlardaki Çarpıklıkların Ölçümü: Alüminyum Değer Zinciri başlıklı bir rapor yayınladı.  Rapor, piyasa dışı güçlerin alüminyum üretim kapasitelerindeki artışlara nasıl neden olduklarını, değer zincirindeki olumsuz etkileriyle birlikte vurguluyor. Ayrıca ekonomik önem ve coğrafi dağılımları nedeni ile seçilen 17 uluslararası şirketin aldığı devlet desteğinin büyüklüğünü temkinli bir yaklaşımla tahmin ediyor. Bu şirketlerin 2013-2017 döneminde doğrudan ve dolaylı olarak 70 milyar dolara varan devlet desteklerinden yararlandığını gösteren raporun bir diğer dikkat çekici noktası ise bu sübvansiyonların yüzde 85'inin sadece beş firmaya gitmiş olması.  Rapor, sübvansiyonların yol açtığı sorunların giderilmesi için DTÖ'nün ticaret kurallarının yapısında iyileştirmeler öneriyor. Bunun yanı sıra tüm değer zinciri boyunca devlet desteğinin etkisini değerlendirme ve bazı Kamu İktisadi Teşebbüslerinin (KİT) hem destek veren hem de destek alan olmaları nedeniyle devlet aktörlerinin etkilerini daha iyi hesaba katma ihtiyacını da ortaya koyuyor.  Birkaç yıldır bu durumla ilgili ciddi endişelerini dile getiren birlik liderleri olarak, OECD tarafından üstlenilen ve alüminyum üreticileri açısından uzun vadeli sorunlar oluşturan yıkımın temel nedenlerine ilişkin gerçeğe dayalı kanıtlar ortaya koyan bu çalışmayı takdir ediyoruz; bu tür çalışmalar bahsi geçen çarpıklıkların ele alınması için ikna edici bir destek anlamına geliyor.  Sektörümüzün maruz kaldığı zararın kapsamını ve süresini göz önüne alarak, hem çarpıklık oluşturan devlet destekleri hem de kapasite fazlalığına karşı üst akım ve alt akım alüminyum sektörlerine ilişkin hızlı, hedefe odaklanmış ve kararlı eylemlerin hayata geçirilmesi için çağrıda bulunuyoruz. Tüm üyelerimiz adına, sahip olduğumuz bilgi, deneyim ve sorumlulukla, alüminyum değer zincirindeki üreticilerin hakkaniyetli ve şeffaf koşullar altında rekabet edebilmesi için daha iyi dış ticaret kurallarını ortaya çıkarma ve normal pazar işleyişini yeniden tesis etmeye yönelik olarak hükümetlere ve uluslararası kuruluşlara destek vermeye hazırız".  

Haberler
01 Mart 2019 - 11:18
OECD, 2019 küresel büyüme tahminini düşürdü

OECD, 2019 küresel büyüme tahminini düşürdü

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), dünya ekonomisinin “yumuşak inişe” hazır göründüğünü belirterek, küresel büyümenin gelecek yıl yüzde 3,5'e gerileyeceği tahmininde bulundu. OECD'nin "2018 Ekonomik Görünüm Raporu’nun" ikincisi yayımlandı Raporda, dünya ekonomisi için eylül ayında yayınlanan ara rapordaki yüzde 3,7'lik 2018 büyüme tahmini korunurken, 2019'a ilişkin büyüme tahminini 0,2 puan düşürülerek yüzde 3,5'e çekildi. 2020 büyüme tahmini de yüzde 3,5 Kuruluş, dünya ekonomisi için 2020 büyüme tahminini de yine yüzde 3,5 olarak açıkladı. Avro Bölgesi, Japonya, Çin ve Hindistan’a yönelik tahminlerin aşağı yönlü revize edildiği belirtilen raporda, ABD ekonomisi için bu yıl yüzde 2,9 ve gelecek yıl için yüzde 2,7 büyüme tahmininde değişikliğe gidilmedi. OECD, G20’ye ilişkin büyüme tahminini aşağı çekerken, bu yıl yüzde 3,8 gelecek yıl ise yüzde 3,7 oranında büyüme öngördü. Raporda, politika yapıcılarına uluslararası diyalog ve kurumlarda güven ortamını yeniden sağlama çağrısı yapılarak, küresel ticaret ihtilaflarına ilişkin G20 seviyesinde somut adımlar atılması da istendi. "Küresel ekonomi yumuşak bir inişe hazır görünüyor" OECD Başekonomisti Laurence Boone, raporda "küresel ekonomi kaba dalgalı denizlerde geziniyor” ifadesini kullanarak, küresel büyümenin güçlü olduğunu, zirveye ulaştığını belirtti. Küresel ticaretin ve yatırımların karşılıklı gümrük tarifeleri ile yavaşlamaya başladığını belirten Boone, gelişmekte olan piyasaların da sermaye çıkışları ve para birimlerinin zayıflamasıyla karşı karşıya kaldığını kaydetti. Boone, “2018’de yüzde 3,7 olan öngörülen küresel büyümenin yavaşlayarak 2019 ve 2020'de yüzde 3,5’e düşmesiyle birlikte küresel ekonomi yumuşak bir inişe hazır görünüyor. Bununla birlikte, aşağı yönlü riskler çok ve politika yapıcılar ekonomilerini daha yavaş olsa da sürdürülebilir büyümeye doğru yönlendirmek zorunda kalacak,” ifadesi kullandı. Ekonomilerde yumuşak inişlerin her zaman “hassaslık” gerektirdiğine işaret eden Boone, özellikle yumuşak inişlerin merkez bankalarının artan oranda gereğine uygun bir şekilde likiditesini azalttığı, piyasaların bazı varlık fiyatlarındaki gerileme ile riskleri yeniden fiyatlamaya başladığı bugünlerde "daha zor" olduğunu vurguladı. "Çin ekonomisinde sert yavaşlama ekonomileri vurabilir" Küresel ticaretteki gerilimlerin şirketler için belirsizliği artırarak yatırımların ve küresel değer zinciri üzerinde riskleri artırdığına değinen Boone, şu uyarılarda bulundu: “Avrupa ve Ortadoğu’da politik ve jeopolitik belirsizlikler arttı. Risk birikimleri küresel ekonomide beklenen inişten daha sert inişlere yol açabilir. Birincisi; ticaret gerilimlerinin daha da artması küresel ticarete ve küresel büyümeye zarar verebilir. Şirketlerin planları ve yatırımları için daha fazla belirsizlik oluşturabilir. İkincisi; finansal sıkılaştırma gelişmekte olan piyasa ekonomilerinden sermaye çıkışlarını hızlandırabilir. Üçüncüsü; Çin ekonomisinde sert bir yavaşlama gelişmekte olan piyasa ekonomilerini vurabilir. Eğer Çin'deki talep şoku küresel hisse senedi fiyatlarında ve daha yüksek küresel risk priminde önemli bir düşüşe yol açarsa bu gelişmiş ekonomileri de vurabilir.” Türkiye için büyüme oranı tahmini 3,3 OECD raporunda Türkiye için bu yıl öngörülen büyüme oranı yüzde 3,3 olarak yer alırken, gelecek yıl Türkiye’nin geçici olarak yüzde 0,4 küçüleceği tahmin edildi. Raporda iç güven ve talepteki kademeli toparlanmanın etkisiyle 2020’de büyümenin yüzde 2,7’ye yükseleceği öngörüsünde bulunuldu. Raporda Türkiye'de enflasyonun bu yıl için yüzde 16,8, gelecek yıl için yüzde 19,5, 2020 yılında ise yüzde 10,7 olarak gerçekleşmesinin beklendiği ifade edildi. İşsizlik oranının bu yıl için yüzde 10,8 olacağı, 2019’da 12,7, 2020'de yüzde 12,8 seviyesinde gerçekleşeceği tahminine yer verilen raporda, cari açığın Gayrisafi Yurtiçi Hasılaya (GSYH) oranının 2018'de yüzde 5,3, 2019 ve 2020'de sırasıyla yüzde 2,9 ve 3,1 olacağı öngörüsünde bulunuldu. OECD’nin raporunda, Türkiye’de maliye ve para politikasında işletmelerin, hane halkının ve yatırımcıların güvenini yeniden kazanmanın çok önemli olacağına işaret edilerek, merkez bankasının bağımsız kalmasının ve enflasyon hedefine yaklaşıldığından emin olmak için para politikasının sıkı kalmasının sağlanmasının gerekli olduğu ifade edildi.

Haberler
21 Kasım 2018 - 17:30
TİKA'nın yardımları Türkiye'nin yardımlarının sadece yüzde 2,7'sini oluşturuyor

TİKA'nın yardımları Türkiye'nin yardımlarının sadece yüzde 2,7'sini oluşturuyor

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA), geçen yıl yaptığı yardım miktarı, Türkiye'nin yaptığı resmi kalkınma yardımının yüzde 2,7'sini oluşturuyor. TİKA'dan yapılan yazılı açıklamada Başkanlığın, geçen yıl TBMM'de onaylanmış bütçesinin 304 milyon TL (yaklaşık 65 milyon dolar) olduğu belirtildi. Açıklamada, buna ek olarak, diğer resmi kurumlardan alınan fon ve ödeneklerin yanı sıra kişi ve kurumların bağışlarıyla toplamda 120 milyon dolarlık bir kaynağın kullanıldığı kaydedildi. Söz konusu kaynakla gerçekleştirilen projelerin uluslararası maliyetlendirme standartlarıyla bütçelendirildiği ve OECD'ye beyan edildiği vurgulanan açıklamada, bu kapsamda, geçen yıl TİKA tarafından yapılan yardım tutarının uluslararası piyasaya etki değerinin yaklaşık 220 milyon dolar olduğu ifade edildi. Açıklamada, Sayıştay denetimine tabi olan TİKA'nın, 2016'daki bütçesinin 277 milyon 801 bin TL ve 2015'teki bütçesinin ise 221 milyon 417 bin TL olduğu hatırlatıldı. TİKA'nın Türkiye'deki resmi kurumların yaptığı tüm yardımların istatistiklerini OECD'ye raporladığı kaydedilen açıklamada, geçen yıl Başkanlığın yaptığı yardım miktarının, Türkiye’nin yaptığı yardımın sadece yüzde 2,7'sini oluşturduğu vurgulandı. Türkiye kalkınma yardımlarında dünya sıralamasında Afrika'dan Asya'ya, Latin Amerika'dan Ortadoğu'ya dünyanın dört bir yanında yardım elini uzatan Türkiye, 2017'deki 8,14 milyar dolarlık resmi kalkınma yardımıyla en çok yardımda bulunan ülkeler arasında yer aldı. 2016'da 6,48 milyar dolar olarak hesaplanan bu tutar, 2017'de yüzde 25 arttı. Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik mücadele koşullarına rağmen dış yardımlarını yüzde 25 artırması insan odaklı siyaset anlayışı ve uluslararası etkinliğinin önemli bir göstergesi. Kırgızistan'daki kreşlere kırtasiye ve oyuncak yardımı TİKA Kırgızistan'daki yaylalarda hizmet veren kreşlere kırtasiye ve oyuncak yardımı yaptı. Uluslararası Roza Otunbayeva İnisiyatifi Vakfında, TİKA Bişkek Program Koordinatörü Ali Muslu ve Vakıf İcra Başkanı Dogdurgül Kendirbayeva'nın katılımıyla malzeme ve oyuncakların teslimi dolayısıyla tören düzenlendi. TİKA Bişkek Program Koordinatörü Muslu, dağlık bölgelerde yaşayan çocukların eğitimlerinin aksamaması için yürütülen Yayla Kreşleri Projesi kapsamında ihtiyaç duyulan 17 bin dolar tutarındaki kırtasiye malzemesi ve oyuncakları teslim etti. Vakıf İcra Başkanı Kendirbayeva, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dağlık bölgelerde çeşitli nedenlerle geçici olarak barınan 3-14 yaş grubu çocukların eğitim ihtiyacını karşılamak için 100 yayla kreşi açtıklarını belirtti. Kendirbayeva, TİKA'nın desteği sayesinde üç yıldır kreşlerin kırtasiye malzemesi, oyuncak ve kitaplarını karşıladıklarını söyledi. Arnavutluk'ta otizm merkezine donanım desteği TİKA, Arnavutluk’un Kukes şehrindeki otizm merkezine elektronik cihaz, mutfak malzemesi, mobilya ve eğitim materyali sağlayarak, oyun parkı inşa etti. Kukes Belediye Başkanı Bashkim Shehu, otizmli çocukların tedavi göreceği merkeze yapılan yardım töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'ye teşekkürlerini ileterek, TİKA'nın vermiş olduğu desteğin Kukesli ailelerce hiçbir zaman unutulmayacağını söyledi. Arnavutluk Çocuklar Vakfı Başkanı Liri Berisha da vakıf olarak önemli bir misyonu üstlendiklerini, 2008'den itibaren otizm hastalığına odaklandıklarını kaydetti. Berisha, merkezin Kosova, Makedonya ve Karadağ halklarına da hizmet vereceğini belirtti. Somali Üniversitesine bilgisayar laboratuvarı TİKA, Somali'nin en büyük üniversitelerinden Somali Üniversitesinde 51 kişilik bilgisayar laboratuvarı kurdu. Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Olgan Bekar, laboratuvarın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Somali'de faaliyet yürüten en önemli kurumlarından birinin TİKA olduğunu belirterek, Somali Üniversitesine bu bilgisayar laboratuvarını kazandırdığı için başkanlığa teşekkür etti. TİKA Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Birol Çetin, TİKA'nın 25 yılda 25 bin projeye imza attığını hatırlatarak, Somali'de de birçok önemli proje gerçekleştirildiğini söyledi. Somali Üniversitesi Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Maalim Ahmed, "Tüm dünyanın Somali'de yaşanan insanlık dramına kör ve sağır olduğu bir dönemde Sayın Recep Tayyip Erdoğan Somali'ye gelerek ülkenin kalkınması için seferberlik başlattı." dedi.

Haberler
20 Haziran 2018 - 16:35
OECD, Türkiye'nin büyüme beklentisini yükseltti!

OECD, Türkiye'nin büyüme beklentisini yükseltti!

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye'nin büyüme tahminini 2017 için yüzde 6,9'a, bu yıl için yüzde 5,3'e, 2019 için de yüzde 5,1'e çıkarttı. OECD'nin "Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu" yayımlandı. Bir önceki rapora göre Türkiye'nin büyüme tahmini, geçen yıl için yüzde 6,1'den yüzde 6,9'a, 2018 için yüzde 4,9'dan yüzde 5,3'e, 2019 için de yüzde 4,7'den yüzde 5,1'e yükseltildi. İç talepteki güçlü artışın gelecek dönemde Türkiye'de büyümeyi destekleyeceği belirtilen raporda, Türkiye'de teşviklerin azalmasıyla büyümenin gelecek yıllarda yüzde 5 civarında seyredeceği bildirildi. Kurdaki değişimlerin ve emtia fiyatlarında yaşanabilecek dalgalanmaların Türkiye, Meksika ve Arjantin'de enflasyon baskılarını artırabileceği vurgulanan raporda, küresel ekonomik büyümenin Avro Bölgesi, Çin, Türkiye ve Brezilya'nın olumlu katkısıyla 2017'de yüzde 3,7 gerçekleştiği kaydedildi. Söz konusu oranın 2011'den beri en güçlü büyüme oranı olduğuna işaret edilen raporda, sanayi üretimi, yatırım ve ticaretin yükseldiği, iş dünyası ve tüketici güveninin arttığı belirtildi. Raporda, güçlü büyümeye yeni istihdamın eşlik ettiği, OECD çapında işsizlik oranının kriz öncesi seviyelere gerilediği, özellikle 55 yaş ve üzerindeki nüfusun istihdam oranında artış yaşandığı ancak genç işsizlikte önemli bir ilerleme sağlanamadığı kaydedildi. Dünyanın 2018 ve 2019'da yüzde 3,9 büyüyeceği, Avro Bölgesi'nin 2018'de yüzde 2,3 ve 2019'da yüzde 2,1, ABD'nin 2018'de yüzde 2,9 ve 2019'da 2,8 büyüyeceği tahminine yer verilen raporda, en hızlı büyümenin Hindistan'da yaşanacağına işaret edildi. Hindistan'ın 2018'de yüzde 7,2 ve 2019'da yüzde 7,5, Çin'in 2018'de yüzde 6,7 ve 2019'da yüzde 6,4 büyüyeceği belirtildi.

Haberler
13 Mart 2018 - 13:32