22˚
İstanbul
22˚
açık
Nem %47
Rüzgar 2.19 /s
Çarşamba
22˚/12˚
Perşembe
17˚/11˚
Cuma
19˚/12˚
Cumartesi
23˚/13˚
17 Mayıs 2022 Salı
Sonuç
Vefalı koca, eşine karaciğerini verebilmek için 15 kilo verdi

Vefalı koca, eşine karaciğerini verebilmek için 15 kilo verdi

Ankara'da yaklaşık 20 yıllık evli çift, Emine Dur'un karaciğer rahatsızlığının ardından hastane koridorlarını mesken tuttu. Eşine donör olmak isteyen fedakar koca Kemal Dur, kilo vermesi gerektiği söylenince sıkı bir diyete girerek ve sürekli spor yaparak 15 kilo verdi. Daha sonrasında karaciğerini eşine veren Dur, nikah masasında ‘hastalıkta ve sağlıkta’ yanında olacağına söz verdiğini ve bunu gerçek hayatta da yaşayabilmenin kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi. BULDUĞU HER YERDE SPOR YAPTI Yaklaşık 10 yıldır karaciğer rahatsızlığı ile mücadele eden ve son 2 yıldır da rahatsızlığı artarak, karaciğer yetmezliği tanısı konan 37 yaşındaki Emine Dur, eşi Kemal Dur’un karaciğerini kendisine vermesi ile sağlığına kavuştu. Eşine karaciğerini verebilmesi için zayıflaması gerektiği söylenen Kemal Dur, sıkı bir diyete girerek ve hastane koridorlarında, evde, bulduğu her alanda spor yaparak 15 kilo verdi. Ankara Şehir Hastanesi’nde tedavi gören Emine Dur, Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı ve ekibi tarafından başarıyla gerçekleştirilen ameliyat sonrası sağlığına kavuştu. #vd-51149# "1 YIL ÖNCE RAHATSIZLIĞIM ARTTI" Bu süreci anlatan Emine Dur, “Bana karaciğer rahatsızlığı tanısı 10 yıl önce konmuştu. 1 yıl önce de çok rahatsızlandım, mide bulantılarım, kusma şikayetlerim artmaya ve zayıflamaya başladım. Karnım su topladı. Daha sonra Ankara Şehir Hastanesi'ne geldik ve doktorlarımızla tanıştık. Donör aramaya başladık. Ablalarımınki uyum sağlamadı. Eşim verici oldu. Bunun üzerine diyete girip zayıfladı. Doktorlar eşime karar verdiler. Bu süreçte çok zorlandım ve hastanede yattım. Doktorlarımız çok ilgilendiler sağ olsunlar” ifadelerini kullandı. "NAKİL OLALI 3 AY BİLE OLMADI AMA ÇOK İYİYİM" Nakil olmadan önceki sürece de değinen Emine Dur, “Çok halsizdim, yorgundum, yüzüm falan sararmıştı. İştahsızlık vardı, 10 kilo kadar verdim bu süreçte. Şu an çok iyiyim. Nakil olalı 3 ay olmadı ama çok iyiyim, çok şükür. Ayaktayım çok şükür, kontrollerime geliyorum. Eşime de çok teşekkür ediyorum. Benim için diyete girdi, spor yaptı, zayıfladı. Bu süreçte hastanede hep refakatçı olarak kaldı. Doktorlarım ve eşim sayesinde sağlığıma kavuştum” şeklinde konuştu. Dur çifti, ameliyatın ardından henüz 3 ay geçmesine rağmen sağlıklı ve mutlu. "PANDEMİDEN DOLAYI ÇIKAMADIM, KORİDORLARDA SPOR YAPTIM" Eşine karaciğerini verebilmek için 15 kilo zayıflayan Kemal Dur, hastalık sürecinin oldukça zor olduğunu, şu an ise sağlıklarına kavuştukları için çok mutlu olduklarını söyledi. Kemal Dur, ayrıca eşine karaciğerini verebilmek için sıkı bir diyetin yanı sıra spora da çok ağırlık verdiğini ve bu süreçte hastane koridorlarının kendisine çok yardımcı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Biz bu hastaneye mayıs ayının sonunda gelmiştik ve hareketli bir süreç olduğu için zaten bir zayıflama başlamıştı. Daha sonradan nakil işinin benden olacağını öğrenince biraz kilo vermem gerektiğini söylemişlerdi hocalarımız. O sırada diyet, spor, bayağı mücadele ettim yani. Verdik çok şükür, sağlıklı bir şekilde ameliyatımızı da olduk. Nasıl bir duygu bilmiyorum, söyleyecek bir şey bulamıyorum. Ben sürekli hastaneye geliyordum ve hastanede kalıyordum. Hastanede kaldığım sürede bizim hastanemizin koridorları maşallah çok geniş, koridorlarda spor yaptım. Pandemiden dolayı aşağılara inemedik. Kalabalığa girmememiz gerekiyordu, hocalarımızın söylediği şekilde yaptık her şeyi. Hastanede olsun, evde olsun, her yerde spor yaptım. Spor yapmayı da pek bilmiyordum, televizyonu açtım, oradan da hareketleri öğrendim yaptım. Şu an çok mutluyuz, huzurluyuz. Allah kimseye bu sıkıntıları yaşatmasın diyelim." Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı, organ bağışının yeterli oranda olmadığının altını çizdi. "GECE GÜNDÜZ SPOR YAPARAK HEDEFLEDİĞİMİZ KİLOYA ULAŞTI" Emine Dur’un ameliyatını gerçekleştirerek, sağlığına kavuşmasında büyük emekleri olan Ankara Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi ve Genel Cerrahi Eğitim ve İdari Sorumlusu ve Organ Nakli Mesul Müdürü Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı ise, “Az önce gördüğümüz hastamızın karaciğer rahatsızlığı vardı ve karaciğer yetmezliğine girmişti. Bizim kadavra listemizden organ beklemekteydi. Bu bekleme sürecinde organ bağışı yeterli olmadığı için süre uzadı ve hastamızın genel durumu kötüleşti. Bu sefer canlıdan nakil yapmak için araştırdık. En uygun olarak eşini seçtik. Tabii nakil yapabilmek için belirli hesaplamalarımız var. Karaciğerin boyutunun, hem alacak hastaya yetmesi hem de bıraktığımız miktarın da vericinin kendisine yetmesi gerekiyor. Bu hesaplamaları yaptığımızda vericide yağlanma tespit ettik. Belli bir kilo vererek bu yağlanmanın giderilmesinin uygun olacağını düşündük. Eşi de bunu duyar duymaz gece gündüz spor yaparak bizim hedeflediğimiz kiloyu verdi. Daha sonraki değerlendirmelerimizde de ölçümlerimizin uygun olduğuna karar verdik ve ameliyatı gerçekleştirdik. Nakil sonrasında yaklaşık 3 ay geçti, sizin de gördüğünüz gibi çiftimiz gayet sağlıklı” şeklinde konuştu. #r-2799692,2798109,#

Haberler
07 Kasım 2021 - 14:01
''Hekim olmama rağmen tedirgindim ama doktorlarıma güvendim''

''Hekim olmama rağmen tedirgindim ama doktorlarıma güvendim''

1993 tarihinde kronik böbrek hastalığı olan Ig A Nefropatisi tanısı alan Prof. Dr. Mehmet Çilingiroğlu, 2018 yılında böbrek nakli olmasını gerektirecek sağlık sorunları yaşamaya başladı. Nakil için hayatını sürdürdüğü Amerika Birleşik Devletleri’nden Türkiye’ye gelen, Prof. Dr. Çilingiroğlu o süreçte yaşadıklarını şöyle anlattı: ''ABD’de bir Amerikalı böbreğini vermek istedi ancak kolesterol yüksekliği nedeniyle nakil yapılamadı. Ben de Prof. Dr. Alper Demirbaş ve Prof. Dr. Asuman Yavuz’un ekibiyle birlikte hizmet verdiği hastaneye geldim. Böbrek bağışı yapmak isteyen dört donörüm vardı ve dördü de uygun bulundu ve içlerinden en uygun olanı seçilerek nakil yapıldı.'' “HEKİM OLMAMA RAĞMEN TEDİRGİNDİM AMA DOKTORLARIMA GÜVENDİM” Nakil öncesi süreçte hekim olmasına rağmen tedirginlik yaşadığını ancak, doktorlarına güvenerek bu süreci atlattığını belirten Prof. Dr. Çilingiroğlu şunları söyledi: “Antalya’nın böbrek ve karaciğer naklindeki üstün başarısı dünyada da bilinen bir şey. Bu nedenle çok şanslıydım. Böbrek nakli sonrasında ailem ve dostlarımın destekleri ile güzel bir iyileşme süreci yaşadım. İkinci bir yaşamın anlamına vakıf olmak çok güzel bir duygu.” ''ORGAN BAĞIŞI, YENİ BİR HAYAT VE YENİ BİR ŞANS VERİYOR'' Nakilden sonra hekim olarak çalışmaya devam ettiğini belirten Prof. Dr. Çilingiroğlu, organ bağışının yeni bir hayat ve yeni bir şans verdiğini sözlerine ekledi ve ''Herkesi organ bağışında bulunmaya davet ediyorum.'' mesajını verdi. ''HASTALARIN TANIDAN 10 YIL SONRA HAYATTA KALABİLMESİ İÇİN NAKİL ÖNEMLİ'' Organ bağışında Türkiye’nin konumu ile ilgili bilgiler veren Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Alper Demirbaş, şunları söyledi: “Türk Nefroloji Derneği 2020 raporu yayımlandı. Bu raporla organ naklinin böbrek hastaları için hayati bir öneme sahip olduğunu tekrar görmüş olduk. Rapora göre Türkiye’de 60 bin böbrek hastası var ve bu hastaların 20 bini Sağlık Bakanlığı’nın listesine kayıtlı. 2020 yılında hayatını kaybedenlerin sayısı ise sadece 303. Bu veriler, listedeki hastaların 10 yıl sonra hayatta kalabilmesi için organ naklinin önemini vurgulamak konusunda yeterli bence.”    ''ORGAN NAKLİ OLAN KİŞİLER NORMAL HAYATLARINA DEVAM EDEBİLİYOR'' Organ nakli olan kişilerin ilerleyen dönemdeki sağlık durumları hakkında da bilgiler veren Prof. Dr. Demirbaş, bu kişilerin hâlâ hasta olarak değerlendirilebileceğini ama aynı zamanda sağlıklı bireyler olarak da hayatlarına devam edebileceklerini belirtti. “Organ naklini, hastaların kendi yaşıtları ile aynı derecede sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için yapıyoruz.” bilgisini veren Prof. Dr. Demirbaş, hastaların nakilden sonra mesleklerine devam edebildiklerini ve hatta isterlerse çocuk sahibi olabildiklerini de vurguladı.  ''COVID-19 SALGININDA DA ORGAN NAKLİNE DEVAM ETTİK'' Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını sürecinde organ nakli operasyonlarını aksatmama kararı aldıklarının altını çizen Prof. Dr. Demirbaş, “Bu radikal bir karardı ancak, organ naklinin öncelikli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bir hasta, haftada 3 kere diyaliz alabilmek için her seferinde yaklaşık 40-50 kişi ile temas etmek zorunda. Hatta aileleri de hesaba katarsak temaslı sayısı daha da artıyor. Nakil yapılan hastalar ise sadece aileleri ile temas ederek izole bir yaşam sürebilir. Ekim ayında yapılan 38. Nefroloji Kongresi’nde geriye doğru yapılan veriler incelenerek yapılan sunumlar da bunu kanıtlamış oldu.” bilgisini verdi. ''DİYALİZ YA DA BÖBREK NAKLİNE KARAR VERİLDİĞİ AN TEDAVİYE BAŞLANMALI'' Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman Yavuz ise böbrek yetmezliği konusunda önemli uyarılarda bulundu. “Böbrek yetmezliği geliştiği zaman üre gibi zehirli maddeler vücutta artmaya başlar ve bu maddeler vücudun temel yapılarına zarar verir.” şeklinde konuşan Prof. Dr. Yavuz, uzman hekimin diyaliz ya da böbrek nakli gerektiğine karar verdiği an tedaviye başlanmasının önemini vurguladı.  KİMLER CANLI VERİCİ OLABİLİR? Canlı vericilerde aranan özelliklerle ilgili de bilgiler veren Prof. Dr. Yavuz, “Böbrek nakli için, kan grubu uyumlu 4. dereceye kadar olan akrabalar canlı verici olabilir. Aynı zamanda bu kişilerin 18 yaşını geçmiş olmaları da gerekiyor.” şeklinde konuştu ve nakledilen böbreğin alıcıya uyum sağlaması konusunda en önemli etkenin, ameliyat başarısı olduğunu da sözlerine ekledi. NAKİL SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMESİ GEREKİYOR? Hastaların nakil sonrasında hekimlerinin önerilerine uymaları ve kontrollerini aksatmamaları gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Yavuz, şu noktaları vurguladı: “Böbrek koruyucu ilaçların mutlaka gününde ve aksatmadan alınması gerekir. Ayrıca sağlıklı kiloyu korumak ve mümkün olduğunca hareket etmek hem donör hem de hasta için çok önemlidir. Yine hem hastalar, hem de donör açısından ağrı kesici ilaç ve antibiyotik kullanımına dikkat etmek, kullanılması gerektiğinde ise nefroloji uzmanına danışmak gereklidir.”  

Haberler
05 Kasım 2021 - 17:13
Gelinden kaynanasına büyük fedakarlık! Birbirlerine 'ciğerim' diyorlar

Gelinden kaynanasına büyük fedakarlık! Birbirlerine 'ciğerim' diyorlar

4 yıldır karaciğer yetmezliğinden muzdarip olan 65 yaşındaki Nevin Tosun'un imdadına gelini Sibel Tosun yetişti. Kayınvalidesini kendi annesinden ayırmayan 2 çocuk annesi gelin, hiç düşünmeden donör olduğu kayınvalidesinin hayatını kurtardı. Aralarının önceden de iyi olduğunu belirten ikili, artık birbirine 'ciğerim' diye hitap ediyorlar. Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde yaşayan 2 çocuk, 3 torun sahibi 65 yaşındaki Nevin Tosun, 4 yıldır karaciğer yetmezliği ile mücadele etti. Durumu gittikçe kötüleşen Tosun'un imdadına ise 15 yıllık gelini yetişti. Kayınvalidesini öz annesinden ayırmayan 38 yaşındaki Sibel Tosun, donör olarak hiç düşünmeden karaciğerini verdi. Gelin-kayınvalide, 6 Ekim’de İstanbul’da özel bir hastanede ücretsiz operasyon geçirdi. "BAŞTA KABUL ETMEDİM, DOKTORLAR İKNA ETTİ" Zorlu bir süreçten geçtiğini anlatan Nevin Tosun, "Son 4 senede çok kötü günler yaşadım ama ameliyat olduktan sonra Allah’ıma binlerce şükürler olsun sağlığıma kavuştum. Eski sıkıntılarımın hiç biri yok, hepsi gitti. Çocuklarım maalesef donör olamadı, uymadı. Yeğenim de olmadı. Sibel kızım, “ben gönüllüyüm” dedi. Ben ilk başta kabul etmedim. Sonuçta 2 torunumun annesi, ben nasıl olsa hastayım onun da rahatsızlanmasını istemedim. Ama bana izah ettiler, vericinin zarar görmeyeceğini, vericiye hastadan daha önem verildiğini söylediler, beni ikna ettiler. Sibel’inki uydu. Öyle olunca 5 Eylül'de muayene oldum, 6 Ekim de de ameliyatım başarılı geçti. İki gün yoğun bakımda kaldım. Şimdi 1 haftadır evimdeyim, Allah'ıma şükürler olsun. Bu arada şeker ve tansiyon hastasıyım, hepsi normale döndü" dedi. "RABBİM BANA İKİ TANE HAZIR KIZ EVLAT VERDİ" Gelinine, "ciğerim" diyerek hitap ettiğini kaydeden Tosun, "Kızıma, "ciğerim nasılsın?" diyorum, gülüşüyoruz. Oğlum gelin kızımla beni tanıştırdığı zaman telefonuma "gelincik" diye kaydettim. Gelincik çiçeği narin, nazik ve güzeldir. Ben onu evlat yerine koydum. 2 erkek annesiyim ve bana "kız evladın yok, yazık" dediler, hayır dedim. Rabbim bana iki tane hazır kız evlat verecek dedim. Gerçekten de öyle oldu. Bir de küçük gelin kızım var. Her ikisinden de, annelerinden de Allah razı olsun. Evimizde mutlu bir yaşantımız var. Her şeyi paylaşıyoruz" diye konuştu. Birbirlerine 'ciğerim' diyen gelin ile kaynananın arasından su sızmıyor. "ANNEMİN SENELERDİR ÇEKTİĞİNE BİZ ŞAHİDİZ" Sibel Tosun ise ameliyat oldukları hastaneden, doktorlardan ve ekipten çok memnun olduklarının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: "Hocamız, nakil ekibi, hastane, bütün çalışanlardan çok memnunuz. Allah hepsinden razı olsun. Bize bebek gibi baktılar. Bu bizim için çok önemli. Devletimiz bize 5 kuruş ödetmeden, her şeyi tamamen karşıladı. Nakil olacak hastalar var, biz onlara ulaşmanın derdindeyiz. Ağrı’da ki Ayşe teyzemiz de, Tekirdağ'da ki Hasan amcamız da hastaneye gidebilir. İnsanlar hastanenin lüksünü görünce kapısının önünden geçmeye korkuyorlar. Bence gitsinler, araştırsınlar. Biz annemizin senelerdir neler çektiğine şahidiz. Önce Allah'ın rızasını gözetiyorum. Önce Allah rızası, sonra da annemin sağlığına kavuşması benim için önemli" Kayınvalide Tosun, 4 yıldır mücadele ettiği karaciğer yetmezliğinden gelini sayesinde kurtuldu. "AYNI EVDE GAYET MUTLU YAŞADIK" Kayınvalidesi Nevin Tosun’un çocuklarına ve torunlarına çok bağlı olduğunu dile getiren Tosun, "15 yıldır beraberiz, 5-6 yıl aynı evde kaldık. Bu zamanda gelin ve kayınvalideler pek aynı evde kalmıyor. Biz gayet mutlu şekilde yaşadık. Birbirimize çok bağlıyız. Annemin evlatlarına bağlılığını görmek beni çok mutlu ediyor. Söylediği hiçbir şeyi yanlış anlamıyorum. Çünkü evlatlarının iyiliğini düşünüyor” şeklinde konuştu. Nakil bekleyen çok sayıda hasta olduğunu vurgulayan Tosun, “Hastane sürecinde yatan hastaların bebek olduğunu gördük. Nakil için donör arandığını gördük. Neden olmasın? Gördüğünüz gibi ben çok sağlıklıyım. 6 aya kadar ciğer kendisini yeniliyor. Lütfen herkes nakil konusunda duyarlı olsun. İnsanın hayatını kurtarmak, onu yaşatmak kadar kıymetli bir şey yok. Ben bunun onurunu hep yaşayacağım" dedi. #r-2775276,2670986,#

Haberler
27 Ekim 2021 - 17:14
'Türkiye'de organ bağışı düşük'

'Türkiye'de organ bağışı düşük'

Türkiye Organ Nakli Vakfı Başkanı Eyüp Kahveci, İl Sağlık Müdürlüğünce Kayseri Şehir Hastanesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Kayseri Yoğun Bakım ve Organ Nakli Paneli"ne katıldı. Sağlıklı bir kişinin hayattayken rızası ile ancak böbrek ve karaciğerini bağışlayabildiğini söyledi. Kahveci, beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların ise yakınlarının rızasıyla böbrek, karaciğer, pankreas, kalp, kalp kapakları, kornea, yüz, el, kol ve bacaklarının bağışlanabileceğini ifade etti. Yoğun bakımda hayatını kaybeden hastaların çok azının ailesinin organ bağışına izin verdiğine dikkati çeken Eyüp Kahveci, "Türkiye'de organ ve doku nakilleri başarılı bir şekilde yapılıyor, ancak organ bağışı düşük. Ölen insanların organlarının bağışlanması konusunda bazı sıkıntılar var. Bu konuda birçok çalışma yapmak gerekiyor. Avrupa'da ise ölen insanların organlarının bağışlanma oranının yüksek olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla organ temininde sıkıntılar yaşıyoruz." dedi. "Türkiye'de nakil için yeterli doktor var" İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ali Ramazan Benli ise Kayseri Şehir Hastanesinde böbrek nakli yapabilmek için başvuruda bulunduklarını dile getirerek, ilerleyen süreçte böbrek nakli ameliyatlarına başlamak istediklerini dile getirdi. Nakil için gerekli eğitimlerin tamamlandığını belirten Benli, şunları kaydetti: "Organ bağışı yetersiz. Bağışı uluslararası seviyeye getirebilmemiz için bugün burada olduğu gibi çeşitli etkinlikler gerçekleştirmemiz gerekiyor. Aslında bizim organ bağışında çok ileri bir noktaya gitmemiz gerektiğini düşünüyorum. Yoğun bakımlarda beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların organlarının bağışlanması önem arz ediyor. Çünkü hastanın hayat belirtisi kalmamış oluyor. Dolayısıyla o organlar birçok hayatı kurtaracaktır. Nakil bekleyen birçok hasta var. Bir hastanın haftada 3 gün diyalize girdiğini düşünürsek, o günü tamamen iptal ediyor. Hayatının yüzde 50'si hoşnut olmayan bir formatta gidiyor. Bu durumu ortadan kaldırmanın yolu, organ naklini gerçekleştirmekten ve organ bağışının yüksek olmasından geçiyor. Herkesi organ bağışı yapmaya davet ediyorum." Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Zeki Yılmaz da Türkiye'nin organ nakli konusunda yeterli doktor ve teçhizata sahip olduğunu vurguladı.

Haberler
18 Ekim 2019 - 16:31
20 yaşındaki genç annenin vasiyeti yerine getirildi

20 yaşındaki genç annenin vasiyeti yerine getirildi

“ Ölürsem organlarımı bağışlayın “ dedikten 2 ay sonra geçirdiği trafik kazası sonucu beyin ölümü gerçekleşen ve hayatını kaybeden 20 yaşındaki Esra Öztürk'ün organları ailesi tarafından bağışlanarak, genç kadının vasiyeti yerine getirildi. Esra, organlarıyla hastalara umut oldu.  Muğla Yatağan-Milas karayolunun Korucak mevkiinde 3 Haziran tarihinde meydana gelen kazada, Esra Öztürk, kullandığı 48 YJ 232 plakalı otomobilin yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda devrilmesi sonucu ağır yaralandı. Eşinin de hafif şekilde yaralandığı kazanın ardından Yatağan Devlet Hastanesi'nden Kuşadası'ndaki özel bir hastaneye sevk edilen Esra Öztürk, 4 gündür yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini kaybetmişti. Genç annenin vasiyeti yerine getirildi Beyin ölümü gerçekleşen genç kadının organları, 2 ay önce eşi Sefa Öztürk'e söylediği vasiyet üzerine, babası Turgut Camcı ile annesi Serpil Camcı tarafından bağışlandı. Doktorların görüştüğü Öztürk'ün annesi Serpil Çamcı, babası Turgut Çamcı ve aynı kazada yaralanan eşi Sefa Öztürk, beyin ölümü gerçekleşen Esra Öztürk'ün organlarının bağışlanmasına onay verdi. Durum, Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi'ne bildirildi. Ankara ve İzmir'den iki özel ekip, Öztürk'ün bağışlanan organlarını almak için Kuşadası'na geldi. Yapılan operasyonda Öztürk'ün ameliyatla alınan karaciğer ve iki böbreği, uygun hastalara nakledilmek üzere İzmir ve Ankara'ya gönderildi. Öztürk'ün organlarının İzmir ve Ankara'da 2 hastaya nakledileceği öğrenildi. Öztürk'ün diğer organlarının ise nakil için uygun bulunmadığı belirtildi.  Eşinin öleceğini hissettiğini ve kendisine organ bağışı vasiyetinde bulunduğunu belirten acılı eş Sefa Öztürk, " Eşimin organları başkalarının bedenlerinde hayat bulacak olması tek tesellimiz" dedi. 3 yaşında bir kız annesi olan Esra Öztürk'ün cenazesi Muğla'nın Yatağan ilçesindeki Kavaklıdere mahallesi mezarlığına defnedildi. 

Haberler
09 Haziran 2019 - 20:30
Oğlunun organlarını bağışlayan anne 6 hayata umut oldu

Oğlunun organlarını bağışlayan anne 6 hayata umut oldu

12 saatlik süren organ nakli operasyonu  Mardin’de özel bir hastanede 12 saatlik operasyonla organların zamanında ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için hastane yönetimi, sağlık ekipleri ve yardımcı sağlık personeli adeta saniyelerle yarışarak, organların ihtiyaç sahiplerine ulaşması için seferber oldu.  Hastane organ koordinatörü uzman doktor Ali Rıza Şeren nakil için gerekli işlemlerin başlatıldığını belirterek “2 kornea göz, 2 böbrek, karaciğer ve kalbin toplamda 6 doku ve organlar Ankara, Malatya ve Diyarbakır’a uçak ambulanslar ile başarılı bir şekilde sevk edildi” dedi.  Mardin Valisi Mustafa Yaman telefonla aileye başsağlığı dileyerek yaptıkları örnek davranış için teşekkür ederken, İl Sağlık Müdürü Saffet Yavuz, İl Müftüsü İsmail Çiçek ailenin yanına gelerek organ bağışı bekleyen 6 hayata umut oldukları için teşekkür etti ve tüm insanlara örnek olması temennisinde bulundu.  Organlar Ankara, Diyarbakır ve Malatya’ya gitti Hastane yönetimi adına açıklama yapan Hastane Halkla İlişkiler Müdürü Saadettin Ersöz, Mesut Dağ’ın ailesine teşekkürlerini ve şükranlarını ileterek bu 6 organın Ankara, Diyarbakır ve Malatya'ya başarılı bir şekilde organ naklinin yapıldığını ifade etti. İl Sağlık Müdürü Saffet Yavuz, annenin göstermiş olduğu örnek davranış için teşekkür ederek , “Acılı aileye göstermiş oldukları erdemli davranış ile büyük fedakarlık için anne Saime Sayar Dağ'a teşekkür ediyorum. Bağışlanan organlar ihtiyacı olan 6 hastaya ikinci bir hayat verecek. Bu noktada aile çok önemli bir karar aldı. Çünkü Türkiye genelinde organ bağışı bekleyen binlerce kişi var" diyerek merhuma Allah’tan rahmet diledi. Ülkemizde sağlık alanında geldiğimiz noktanın çok iyi olduğunu ve organ nakli konusunda da önemli bir gelişmenin kat edildiğini belirten doktor Saffet Yavuz , "Tabi tek eksiğimiz verici problemi. İnşallah bu anlamda düzenlediğimiz kampanyalarla bu verici oranlarımızı artıracağız. Bu hasta yakını ailesinin gösterdiği erdemli davranışından dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Sağlık Müdürlüğü olarak organ nakli farkındalığını artırmak ve bu işin önemini kavratmak ve organ bağışını artırmak için çalışmalarımız devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Haberler
22 Kasım 2017 - 19:27
Organlarıyla 5 kişiye umut oldu

Organlarıyla 5 kişiye umut oldu

Salihli’de ikamet eden Arife ve Ali Dal çiftinin kızları Sibel Dal, aniden rahatsızlanınca ailesi tarafından Salihli Devlet Hastanesine götürüldü. Yapılan tetkikler sonucunda, 33 yaşındaki Dal’ın beyin kanaması geçirdiği belirlendi ve yoğun bakım servisinde tedaviye alındı. Bilinci kapalı olan Dal, daha sonra sağlık ekipleri tarafından Özel bir hastanenin 3.seviye yoğun bakım ünitesine sevk edildi. Ancak, burada yapılan tetkikler ve oluşturulan kurul sonucu 33 yaşındaki Sibel Dal’ın, kalbinden, beynine kan gitmediği ve beyin ölümünün gerçekleştiği belirlendi. Hastane Anestezi ve Reaminsyon Uzmanı Dr. İbrahim Uğur’un görüştüğü ailesi Sibel Dal’ın organlarını bağışlama kararı aldı. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığına bağlı Manisa Organ Nakli Koordinatörlüğü ile irtibata geçildi. Pamukkale Üniversitesi’nden gelen ekibin gerçekleştirdiği operasyonla Dal’ın karaciğer, pankreas, 2 böbreği ile 2 korneası alındı. Dal’ın alınan organları ise 5 hastaya umut olmak üzere ambulanslarla yola çıktı. Acılı aileye göstermiş oldukları erdemli davranış ile büyük fedakarlık için teşekkür eden Hastanenin Başhekimi Op. Dr. Seçkin Meriçeli, “Bağışlanan organlar ihtiyacı olan 5 hastaya ikinci bir hayat şansı verecek. Bu noktada aile çok önemli bir karar aldı. Çünkü Türkiye genelinde organ bağışı bekleyen binlerce kişi var" diyerek merhumeye Allah'tan rahmet diledi. Öte yandan organlarıyla 5 kişiye umut olan 1 çocuk annesi Sibel Dal’ın öğle namazına müteakip Salihli’nin Yılmaz Mahallesi’ndeki Merkez Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Yılmaz Mahalle Mezarlığına defnedildiği öğrenildi.

Haberler
19 Ağustos 2017 - 20:36
Organ bağışında örnek ilçe Atakum

Organ bağışında örnek ilçe Atakum

Türkiye genelinde yapılan organ bağışlarında, 2017 yılı Temmuz ayının ‘en çok bağış yapılan ilçesi’ Atakum ilçesi olarak açıklandı.  Türkiye’de milyon başına donör sayısında ilk sırada Samsun yer alırken, yine Türkiye’de en fazla organ bağışçısının Atakum ilçesinde bulunmasından duyduğu mutluluğu ifade eden Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, “Organlarıyla başkalarını yaşatan bağışçıların ismini, biz de ilçemizdeki parklarda yaşatıyoruz” dedi. Samsun Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi öncülüğünde gerçekleştirilen organ bağışı kampanyalarının hızlandırılması sonucunda elde edilen yeni bağışçılar, Atakum ilçesini, organ bağışı konusunda Türkiye’nin zirvesine taşıdı. 2017 yılı Temmuz ayı bağışçı sayısında, Türkiye’nin en fazla organ bağışçı sayısına ulaşan Atakumluların, bu duyarlılığının Türkiye’ye örnek olması gerektiğini söyleyen Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, organ bağış farkındalığı için başlattıkları yeni çalışmadan bahsetti. Başkan Taşçı, “Organ bağışı yaparak, başkalarını yaşatan vatandaşlarımızın adlarını, bizler de ilçemizdeki parklarda yaşatıyoruz” diye konuştu. Taşçı'nın haklı gururu Türkiye’de en çok organ bağışı yapılan Atakum ilçesinde, belediye başkanı olmanın gururunu yaşadığını söyleyen Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, “Atakum, duyarlılıkları ve sosyal konulardaki öncülükleriyle hep ön planda olmuş bir ilçe. Bu duyarlılıklarından birisi de organ bağışıdır. Samsun Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi öncülüğünde, Sağlık İl Müdürlüğü ve Atakum İlçe Sağlık Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen bağış kampanyalarına, biz de Atakum Belediyesi olarak destek veriyoruz. Elde edilen 2017 Temmuz ayı verilerinde, Atakum ilçesinin, ‘Türkiye’deki en fazla organ bağışçısı olan ilçe’ olarak açıklanmasından dolayı mutlu ve gururluyuz. Bu anlamda, biz de Atakum Belediyesi olarak, organ bağışı yapıp, başkalarının hayatını kurtaran vatandaşlarımızın adını parklarımızda yaşatmaya başladık. Amacımız bu konuda ciddi bir farkındalık oluşturmaktır. Gerek sağlık kurumlarımız gerekse biz yerel yöneticilerin bu konuda gösterdiği çalışmalar, vatandaşlarımızın duyarlılıklarıyla birleşince, böyle güzel sonuçlar alınıyor” diye konuştu. İsimleri Atakum'da yaşıyor Organ bağışçılarının adlarının parklarda yaşatılması noktasında iki parka bağışçıların isimlerinin verildiğini söyleyen Başkan Taşçı, “Organlarıyla 3 vatandaşımıza hayat veren Esin Poyraz ve yine organları ile 6 kişiye hayat veren Duygu Gürcan’ın isimlerini, ilçemizdeki 2 güzel parkımıza verdik. Yine aynı şekilde, organ bağışı ile başkalarının yaşama tutunmasını sağlayan bağışçıların tespitini sürdürüyoruz. Böylesi önemli bir kararı veren ve kendilerinden sonra organlarıyla başkalarının yaşama yeniden tutunmasını sağlayan vatandaşlarımızın adları ilçemizde yaşayacak. Bu parklarda, bağışçılarımızın isimleri, hayat ve bağış hikayeleri yer alıyor. Bu sayede bir farkındalık oluşturmayı, organ bağışına dikkat çekmeyi ve daha çok duyarlı olunmasını sağlamayı hedefliyoruz. Vatandaşlarımızı, İl Sağlık Müdürlüklerine, devlet hastanelerine, özel hastanelere, Organ ve Doku Bağışı Koordinatörlüğüne, organ bağışı konusunda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına, Toplum Sağlığı Merkezlerine, Aile Sağlığı Merkezlerine başvurmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Haberler
10 Ağustos 2017 - 14:51
Doktor olmak isterken bir doktora hayat oldu

Doktor olmak isterken bir doktora hayat oldu

Hatay’ın Dörtyol ilçesinde oturdukları evlerinin balkonundan düşerek ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşen 18 yaşındaki Kübra Nur Coşkun'un bağışlanan organları biri doktor 6 kişiye umut oldu. Doktor olmak isteyen Kübra'nın akciğeri, 29 yaşındaki Dr. Muhiddin Demirel'e nakledildi. Özerli Mahallesi'nde ailesiyle birlikte ikamet ettiği evlerinin balkonundan 28 Temmuz 2017 günü yere düşerek ağır yaralanan Kübra Nur Coşkun, İskenderun Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Durumu ağır olan genç kızın beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından ailesi genç kızın organlarını bağışlama kararı aldı. Kübra Nur Coşkun'un alınan böbrekleri, karaciğeri, kornea ve akciğeri organ nakli bekleyen aralarında Dr. Muhiddin Demirel'in de bulunduğu 6 kişiye umut oldu. Ağabey Hakan Coşkun, kardeşini balkondan düşmesi sonucu kaybettiklerini belirterek, "Hastanede beyin ölümü gerçekleşen kardeşimin organlarının nakli için bana yetkililer konuyu izah etti. O an bir karar veremedim ama annem, babam ve kardeşlerimle organlarının nakli için konuyu anlattım onlarda olumlu baktılar ve kardeşimin organlarının toprak altı olacağına belki bir hayat kurtarır amacıyla karar vererek kardeşimin organlarını bağışladık. Kardeşim organlarının 6 tane nakil bekleyen hastanın hayatını kurtardığını söylüyorlar ama biz görmedik sadece duyduklarımız. İnşallah bacımın organları onlarda çalışır tek isteğimiz bu, onlar yaşadıkça bizde mutlu oluruz" dedi. Hakan Coşkun, "Tek dayanağımız bu” diyerek vatandaşlardan bir hayat kurtarmak için organ bağışı konusunda bilinçli olmaya davet etti. Anne Leyla Coşkun ise kızının doktor olmak istediğini belirterek, "Kızım 4 yıllık ebeliği, hemşireliği kazandı. Kızım beni hiç üzmedi kızım çok akıllıydı. Kızım 6 tane hayat kurtarmış, doktorun hayatını kurtarmış. Bana sordular verin kuzumun organlarını can kurtarsın bedeni çürümesin dedim. Daha kızım 17 yaşındaydı" diyerek gözyaşlarını tutamadı. Kalp yetersizliği hastalığı olan ve 3 yıldır organ bağışı beklediğini söyleyen baba Bestami Coşkun, "Kızımın ani ölümü hepimizi çok derinden üzdü. Allah kimsenin başına vermesin. Evet üzüntümüz büyük ama bir yandan da mutlu olduk kızımın organları diğer organ bekleyen hastalara şifa oldu. Bu yönden de çok mutluyuz. Allah’ım kimseye evlat acısı vermesin” dedi. Abla Esra Nur ise kardeşiyle birlikte büyüdüğünü aynı odayı, aynı yastığı, aynı hayatı paylaştıklarını ifade ederek, "Çok seviyordum kendisini ani ölümü beni çok üzdü. İnşallah bacımın bağışladığımız organları diğer hastalarda hayat bulur. Keşke yanımızda bir gün daha olsa doya doya yaşasaydık ama olmadı" diye konuştu. Ağabey Yunus Coşkun'da , "Kübra Nur, bana “abiş” diye hitap ederdi. Bir gün dahi beni üzmedi Allah’ım mekanını cennet eylesin. Bağışladığımız bacımın organları inşallah sahiplerinde çalışır ve bacımın organları o insanlarda hayat bulur" ifadelerini kullandı. Evde kurulan taziye çadırında taziyeleri kabul eden Coşkun ailesine aile yakınları ve sevenleri ziyaret ederek destek olmaya çalışıyor.

Haberler
06 Ağustos 2017 - 15:08
Üç çocuk annesinin organları 6 hastaya umut olacak

Üç çocuk annesinin organları 6 hastaya umut olacak

Adıyaman’ın Besni ilçesine bağlı Çakırhöyük beldesinde ikamet eden 3 çocuk annesi Meryem Arslan, 31 Temmuz günü aniden rahatsızlandı. Olay yerine çağrılan 112 Acil Sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulansla önce Besni Devlet Hastanesi'ne daha sonra ise Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Arslan, beyin kanamasından dolayı iki defa burada ameliyat edildi. Ancak Arslan’ın beyin ölümü gerçekleşince, yakınları organ bağışında bulundu. Arslan ailesi tarafından alınan organ bağışı kararı sonrası Meryem Arslan’ın organları sabaha karşı gerçekleştirilen operasyonla alındı. Meryem Arslan’ın 2 kornea, 2 böbrek ve karaciğer, akciğeri için sabaha karşı gelen doktorlar, organları alarak Sağlık Bakanlığına ait helikopterle ayrıldı. Meryem Arslan’ın organlarının Malatya, Elazığ ve İstanbul’da 6 hastaya nakledileceği öğrenildi. Gözyaşları arasında açıklamalarda bulunan Meryem Arslan’ın eşi Ahmet Arslan, “Bekleyen hastalara hayat vermek, onlara güç vermek, ne bileyim yani, inşallah yerini bulur” dedi. Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Fatih Doğan ise gazetecilere yaptığı açıklamada, hastanın yaklaşık bir hafta önce beyin kanamasından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirildiğini, tedavi süreci boyunca 2 defa beyin ameliyatının yapıldıktan sonra yoğun bakım ünitesine kaldırıldığı ve müdahalelere rağmen beyin ölümünün gerçekleştiğini söyledi. Doğan, hastanın vasiyetinin olduğunu belirterek, "31 Temmuz’da beyin kanaması nedeniyle hastanemize başvuran 54 yaşındaki bayan hastamız 2 defa ameliyat oldu. Yaptığımız bütün müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşti. Çok değerli ailesiyle yaptığımız değerlendirmeler sonucunda organ bağışı için çalışmalarımıza başladık. Hastamızın organlarını alıp, her iki korneasını Malatya’ya, her iki böbreğini Malatya’ya, karaciğerini Elazığ’a, akciğerlerini de İstanbul’da şifa bekleyen hastalarımıza şifa olması için transferleri sağlandı. Hastamızın akciğerleri sabah uçakla İstanbul’a gönderildi. Diğer organlar da helikopterle diğer ilgili merkezlere nakli sağlandı. İnşallah umut bekleyen hastalarımıza şifa olacak" ifadelerini kullandı.

Haberler
04 Ağustos 2017 - 13:00
Balıkesir organ bağışında Türkiye 4. oldu

Balıkesir organ bağışında Türkiye 4. oldu

Balıkesir Devlet Hastanesi Organ Doku Nakil Koordinatörlüğü 5 bin 245 organ bağışı ile bir çok ili geride bırakarak Türkiye’de 4. sırada yer aldı. Devlet Hastanesi Organ Doku Nakil Koordinatörlüğü, 5 bin 245 organ bağışı ile bir çok ili geride bırakarak Türkiye’de 4. sırada yer aldı. Balıkesir Kamu Hastaneleri Birliği Mali Hizmetler Başkanı ve Organ Doku Nakil Koordinatörü Dr. Mehmet Suluoğlu, “Bizim için iki önemli şey var. Birincisi, beyin ölümü gerçekleşen hastaların ailelerinden aile onay alıyor ve bunun akabinde organ nakli gerçekleştirebiliyoruz. Bunun aslında en büyük temel taşı da bizlerin yaşarken vermiş olduğumuz bir karar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra aileler çok zor bir karar vermek zorunda kalıyor. Eğer bu konuda biz yaşarken bir karar verip vasiyet haline getirirsek çok büyük bir yol kat ediyoruz, hem de bizden sonra geride kalanları bu sorumluluktan ve zor karardan kurtarmış oluyoruz” dedi.  Balıkesir Devlet Hastanesi Organ Doku Nakil Koordinatörlüğünde görevli hemşire Emine Ekinci 2013 yılından bu yana eğitimlere ve bağışlara çok önem verdiklerini dile getirerek, “Verdiğimiz önem çerçevesinde bu güne kadar Türkiye’de ilk 10. sırayı her zaman koruduk. İlk 4. sıradayız. Son 1 ayda 342 bağış aldık. 2013 yılından bu yana Balıkesir Devlet Hastanesi olarak 5245 bağış aldık. Ocak ayından bu yana da 812 bağışımız var. Halka mümkün olduğunca ulaşmaya çalışıyoruz. 8 yıl öncesine nazaran çok iyi yerlerde olduğumuzu. Herkesi organ bağışlamaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

Haberler
04 Ağustos 2017 - 09:57