22˚
İstanbul
22˚
parçalı az bulutlu
Nem %45
Rüzgar 4.41 /s
Salı
23˚/16˚
Çarşamba
22˚/12˚
Perşembe
18˚/11˚
Cuma
20˚/12˚
16 Mayıs 2022 Pazartesi
Sonuç
Fas'ta Hint keneviri yasa tasarısı onaylandı

Fas'ta Hint keneviri yasa tasarısı onaylandı

Fas'ta parlamentonun birinci kanadı Temsilciler Meclisinde Hint keneviri tasarısı onaylandı.  DANIŞMANLAR MECLİSİNDE ONAYLANMASI GEREKİYOR Meclis oturumunda oylamaya sunulan tasarıya 119 milletvekili "evet" derken, ret oyu kullananların sayısı 48'de kaldı. Yasa tasarısının yürürlüğe girmesi için parlamentonun ikinci kanadı Danışmanlar Meclisinde de onaylanması gerekiyor FAS'TA TARTIŞMALARA NEDEN OLUYOR Fas'ta Hint kenevirinin tıbbi ve endüstriyel amaçlar için kullanımını yasallaştıran tasarının 11 Mart'ta Bakanlar Kurulu tarafından onaylandığı, nisanın başında ise meclise sevk edildiği duyurulmuştu. Hint kenevirinin kullanımının meşrulaştırılması konusu bir süredir Fas'ta tartışmalara neden oluyor. Bazı gruplar, kenevirin diğer mahsuller gibi ekilebileceğini savunurken, bazıları ekim yapılan yerlerde kaçakçılığın artabileceği uyarısında bulunuyor. ESKİ BAŞBAKAN, PARTİ ÜYELİĞİNİ DONDURMA KARARINDAN VAZGEÇTİ Eski Fas Başbakanı ve iktidarın büyük ortağı Adalet ve Kalkınma Partisinin (PJD) eski Genel Sekreteri Abdulilah Benkiran, Hint kenevirinin tıbbi ve endüstriyel amaçlarla kullanılmasına izin veren yasa tasarısının Bakanlar Kurulunda onaylanmasının ardından daha önce parti üyeliğini askıya alma kararından vazgeçtiğini açıkladı. Fas'taki parlamentonun birinci kanadı Temsilciler Meclisinde Hint keneviri tasarısını onaylanmasının ardından "Alyaoum 24" haber sitesine açıklama yapan Benkiran, daha önce aldığı parti üyeliğini askıya alma kararına ilişkin değerlendirmede bulundu. Açıklamada, PJD milletvekillerinin oylamada ret oyu kullanmasının ardından "Eski pozisyonuma döneceğim." ifadesini kullanan Benkiran, söz konusu tasarının parlamentonun ikinci kanadı Danışmanlar Meclisindeki oylamasının tamamlanmasını beklemeyi planladığını vurguladı. Benkiran, Temsilciler Meclisindeki oylamada PJD üyelerinin tasarıya ret oyu kullanmasından duyduğu memnuniyeti belirterek, "bu oylamanın, partinin görev tanımı ve ilkelerine bağlılığından hareketle bir ruhu olduğunu gösterdiğini" aktardı. Fas'ta Hint kenevirinin tıbbi ve endüstriyel amaçlar için kullanımına izin veren yasa tasarısı, PJD'den 48 milletvekilinin ret oyuna karşılık 119 oyla kabul edildi. #n-2746489# #n-2746154#

Haberler
27 Mayıs 2021 - 08:32
Kuveyt Parlamento Başkanı, ABD'nin sözde barış planını çöpe attı

Kuveyt Parlamento Başkanı, ABD'nin sözde barış planını çöpe attı

Arap Parlamentolar Birliği ve Ürdün Meclis Başkanı Atıf et-Taravine'nin çağrısıyla "Filistinli kardeşlerimizi haklı davalarında desteklemek ve yardımcı olmak. Bu, Arapların ve Müslümanların da davasıdır." temasıyla düzenlenen konferansın kapanış bildirisinde "Filistin meselesinin adil olmayan bir şekilde çözümünün reddedildiği" ifade edildi.  Konferansta konuşan Ganim, "Sözde barış planı ölü doğmuştur, bin hükümet de gelse bunu pazarlayamaz. Barışçıl bir çözümü pazarlamak isteyenlerin, Filistin topraklarında Filistin devletinin kurulmasını sağlayacak gerçek bir barışın tesisi için adil bir müzakere ortamı oluşturmaya çalışması gerekir." dedi. Ganim, "Arap ve Müslüman halklar adına Yüzyılın Anlaşması olarak adlandırılan bu belge ve kağıtların yerinin tarihin çöplüğü olduğunu söylüyorum." diyerek planın nüshasını çöpe attı. Ganim'in bu hareketi toplantıya katılan Arap ülkeleri heyetleri tarafından alkışlandı. "Avrupalılar da çok istekli değiller ve planın gerçek dışı ve uygulanamaz olduğunu biliyorlar. Ancak bu sefer ironik olan ABD ve İsrail'den de bu plana karşı çıkan seslerin çok olması. Kimse bu komik ve farazi çözüm planından yana değil." diyen Ganim, Filistin ve Kudüs'ün er ya da geç sahiplerine döneceğini sözlerine ekledi. Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi de Arap Parlamentolar Birliği adına, bölgesel ve uluslararası parlamentolara Arapların sözde barış planına karşı olduğunu ifade etmek amacıyla mektup gönderilmesini teklif etti. Gannuşi, konferansa katılan parlamenterleri plana karşı somut adımlar atmaya çağırarak "Yüzyılın Anlaşması uluslararası meşruiyete aykırı ve Filistin halkının hakları üzerinde bir tehdit. Kudüs, ticari bir meta değil, aksine ümmetin ölümsüz ideolojisinin bir parçasıdır." diye konuştu. Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Selim ez-Zanun ise Arap ülkelerine, Filistin halkının haklarının korunması için somut adımlar atma, maddi ve siyasi destek sağlama çağrısı yaptı. Zanun, sözde barış planının yalnızca Filistin'i değil tüm Arap halklarını etkilediğine dikkati çekti. Arap Birliği de 1 Şubat'ta gerçekleştirdiği toplantıda, ABD Başkanı Donald Trump'ın sözde barış planını tamamen reddettiğini ve hiçbir şekilde dikkate alınmayacağını açıklamıştı.

Haberler
09 Şubat 2020 - 00:36
İsrail parlamentosu erken seçim için kendini feshetti

İsrail parlamentosu erken seçim için kendini feshetti

Yedioth Ahronoth internet sitesinin haberine göre, İsrail parlamentosu, fesihle ilgili yasa tasarısını ikinci ve üçüncü okumalarda 2 milletvekilinin ret oyuna karşılık 102 milletvekilinin evet oyuyla onayladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada da yarınki Brezilya ziyaretinin gerçekleştirileceği, Netanyahu'nun parlamentonun feshedilmesi nedeniyle ziyaret süresini kısaltmayacağı belirtildi. Başbakan Netanyahu liderliğindeki koalisyon partilerinin başkanları önceki gün erken seçim kararı almıştı. Koalisyon partileri tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail'de gelecek yıl kasım ayında yapılması planlanan genel seçimlerin nisan ayına alındığı ifade edilmişti. İsrail basını da erken seçimin 9 Nisan'da yapılacağını yazmıştı. Erken seçim tartışmaları yaşanmıştı Eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman, geçen ay abluka altındaki Gazze Şeridi'nde yaşanan son gerginliğin ardından İsrail ile Filistinli gruplar arasında sağlanan ateşkesi eleştirerek, 14 Kasım'da görevinden istifa ettiğini açıklamıştı. Mecliste 5 sandalyeye sahip İsrail Evimiz Partisi lideri Liberman'ın istifasının ardından bir diğer koalisyon ortağı Yahudi Evi Partisi milletvekillerinden Shuli Moale, "Savunma Bakanlığını Naftali Bennett ve partisi Yahudi Evi'ne vermenin zamanı geldi. Eğer Bennett bu göreve getirilmezse partimiz koalisyon hükümetinin parçası olmaya devam etmeyecek." demişti. Netanyahu ile Bennett, 16 Kasım'da koalisyonun geleceğini görüşmek üzere bir araya gelmiş ancak Netanyahu, Savunma Bakanlığının kendisi tarafından yürütüleceğini duyurmuştu. Binyamin Netanyahu liderliğindeki 6 partili koalisyon hükümeti 120 sandalyeli İsrail meclisinde 66 milletvekiliyle temsil ediliyordu. Liberman'ın istifası ile 5 ortaklı olarak devam eden koalisyon hükümetinin sandalye sayısı da güvenoyu için gereken kritik sayı 61'e düşmüştü.

Haberler
27 Aralık 2018 - 09:07
Arap Parlamentosundan 'Yahudi ulus devlet' yasasını reddetme çağrısı

Arap Parlamentosundan 'Yahudi ulus devlet' yasasını reddetme çağrısı

Arap Parlamentosu, Filistin'i daha fazla destekleme, İsrail meclisinde kabul edilen "Yahudi ulus devlet" yasasını reddetme çağrısında bulundu. Arap Parlamentosu, Mısır'ın başkenti Kahire'de Kuveyt'in talebi üzerine Filistin meselesindeki son gelişmeleri görüşmek için olağanüstü oturum düzenledi. Oturumda Katar Şura Meclisi Başkanı Ahmed bin Abdullah Al Mahmud, ülkesinin Filistin halkı haklarına kavuşana kadar Gazze Şeridi ve Batı Şeria sakinlerini desteklemeye devam edeceğini belirtti. Al Mahmud, Arapları birlik olmaya, iş birliği yapmaya, Filistin'e daha fazla destek vermeye, Gazze ablukasını kaldırmaya, Filistinlilerin kendi kaderini tayin etme ve devlet kurma hakkını desteklemeye çağırdı. "Filistin meselesi bizim için olağanüstü bir durumdur" Kuveyt Parlamentosu Başkanı Merzuk Ali Ganim, "Olup bitenlerin yansımalarını görüşmek için bir olağanüstü toplantı istediğimizde, bize ne olduğuna dair soru sorulmasını beklerdik. Filistin meselesi bizim için sürekli olarak olağanüstü bir durumdur." dedi. Ganim, "Biz susuyoruz, düşman saldırılarını artırıyor, gerçekçi sloganlar dillendiriyoruz, onların kibri artıyor, biz siyaset sanatıyla uğraşıyoruz onlar büyükelçiliklerini Kudüs'e taşıyor." diye konuştu. Filistin davasının çözümsüz kalmasının ve unutulmaya terk edilmesinin çok kötü sonuçları olacağını vurgulayan Kuveyt Meclis Başkanı Merzuk el-Ganim, Filistin’in isminin zikredildiği herhangi bir toplantı ya veya etkinliğin önemli olduğunu ve İsrail’i rahatsız edeceğini dile getirdi. Filistin krizini çözmek ve desteklemek için ciddi tutum sergilenmesi çağrısında bulunan Ganim, "Halklar unutmaz. Düşmanın da şunu çok iyi bilmesi gerekir; Sonunda sadece doğru olan gerçekleşecektir. İşgal sona erecek ve başkenti Kudüs olan Filistin devleti kurulacaktır. Başka bir şey olmayacak." diye konuştu. "Filistin davası tüm Arap halkının uykusunu kaçırmaya devam edecek" Libya Meclis Başkanı Akil Salih de Filistin davasının tüm Arap halkının uykusunu kaçırmaya devam edeceğini söyledi. ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs'e taşımasının yansımalarının olacağı uyarısında bulunan Salih, ülkesinin, İsrail'in Yahudi ulus devlet yasasını reddettiğini belirterek yasayı "tehlikeli" olarak nitelendirdi. Salih, "Toprağın sahipleri olan Filistinlilere karşı ırkçılığı ve ayrımcılığı meşrulaştıran, kendi kaderini tayin hakkını reddeden ve Yahudi yerleşimciliğini meşrulaştıran bu yasayı üzülerek izledik." dedi. Yemen'de Meclis Başkan Yardımcısı Muhammed Ali eş-Şeddadi de ABD Büyükelçiliği'nin Kudüs'e taşınmasını "kışkırtıcı" bir durum olarak nitelendirerek, Filistinlilerin haklarını sağlama ve ablukayı ortadan kaldırma çağrısında bulundu. Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı ve Filistin Bölümü Başkanı Said Ebu Ali ise konuşmasında Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt'ın İsrail'in Filistin halkına yönelik işlediği suçlarla ilgili uluslararası soruşturma yürütülmesini talebini iletti. Sudan, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir temsilcileri ise uluslararası topluma Filistin halkına ve kutsallarına koruma sağlanması çağrısı yaptı. Yahudi ulus devlet yasası ne getiriyor? İsrail meclisinde çok az bir oy farkıyla kabul edilen Yahudi ulus devlet yasası, iki farklı vatandaş modeli öngörüyor. Buna göre, 8 milyonu aşkın nüfuslu ülkenin yüzde 20'den fazlasını oluşturan Arapların ikinci sınıf vatandaş konumuna düşeceği belirtiliyor. Hâlihazırda uygulamada var olduğu belirtilen ayrımcı politikaları hükme bağladığı eleştirileri yöneltilen yasayla, Arapça resmi dil olmaktan çıktı ve ülkenin tek resmi dili İbranice oldu. Bununla birlikte yasanın en çok tepki çeken diğer maddeleri arasında şu hükümler yer alıyor: Ülkede kendi kaderini tayin etme hakkı sadece Yahudilere aittir, İsrail dünyadaki tüm Yahudilerin tarihi ana vatanıdır, dünyadaki tüm Yahudilerin İsrail'e dönme hakkı vardır, Yahudilerin dini günleri resmi tatil sayılacaktır ve İsrail'in başkenti Kudüs'tür. Yasada, "İsrail, tüm dünyadaki Yahudilerin tarihi ana vatanıdır." denilerek Filistinlilerin bu topraklar üzerindeki tarihi varlığı ve haklarının da görmezden gelinmiş olduğu dile getiriliyor. İsrail, dünyanın değişik bölgelerinde bulunan Yahudileri İsrail'e gelip yerleşmeye teşvik ederken, 1948'de vatanlarından sürdüğü Filistinlilere geri dönme hakkını tanımayı ise reddediyor.

Haberler
21 Temmuz 2018 - 17:29
AK Parti altıncı kez birinci çıktı

AK Parti altıncı kez birinci çıktı

AK Parti, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi'nde birinci olarak, üst üste girdiği altı genel seçimden de birinci çıkma başarısını gösterdi. AK Parti, kurulduğu 14 Ağustos 2001 yılından bu yana 6 kez genel seçime girdi. 2002, 2007, 2011, 7 Haziran 2015, 1 Kasım 2015 ve bugünkü cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçimlerinin yanı sıra, 2004, 2009 ve 2014 yerel seçimlerini kazanan AK Parti, Türk siyasi hayatında en uzun süre iktidarda kalan parti oldu. 17 yaşındaki AK Parti, 16 yıldan beri iktidarda bulunuyor. AK Parti'nin seçim başarıları 15 aylık bir parti olarak 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimlerde geçerli oyların yüzde 34,3'ünü alarak en yüksek oy oranına ulaşan ve 363 milletvekili alan AK Parti, Abdullah Gül başkanlığında 58. Cumhuriyet Hükümeti'ni kurdu. Aldığı siyaset yasağı nedeniyle kabine ve TBMM'de yer alamayan genel başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yasağı, anayasa değişikliği ile kaldırıldı. Erdoğan, 8 Mart 2003 tarihinde Siirt'te yapılan yenileme seçimlerinde milletvekili olarak Meclise girdi. Bunun üzerine Gül başkanlığındaki 58. Hükümet'in 11 Mart 2003 tarihindeki istifasının ardından Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den hükümeti kurma görevini alan Recep Tayyip Erdoğan, 15 Mart 2003 tarihinde 59. Cumhuriyet Hükümeti'ni kurdu. AK Parti ilk yerel seçimini 23 Mart 2003 tarihinde Çorum'da kazandı. Eski Belediye Başkanı Prof. Dr. Arif Ersoy, 2002 genel seçimlerinde milletvekilli adayı olmak için belediye başkanlığından istifa etti. Boşalan başkanlığa, belediye meclisi kendi içinden birini seçemediği için, 23 Mart 2003 tarihinde Çorum'da belediye başkanlığı seçimi yapıldı ve belediye başkanı AK Parti'nin adayı Turan Atlamaz oldu. AK Parti, 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde, İl Genel Meclisi seçim sonuçlarına göre yüzde 41,67'lik oyla birinci oldu ve belediyeler bazındaki sonuçlara göre, bin 950 belediye başkanlığı kazandı. AK Parti, 15 büyükşehir belediyesinden 11'ini de kazanarak, Ege ve Güneydoğu Anadolu'daki bazı il belediyeleri hariç tüm Türkiye'de başarı elde etti. 367 kararı ve Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçiminde, cumhurbaşkanı adayı olarak Abdullah Gül gösterildi. CHP, ilk oturumda 367 milletvekili bulunmasına rağmen, toplam oy 367'nin altında kalınca cumhurbaşkanlığı seçimi oturumlarının iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Mahkemenin seçimi iptal etmesi üzerine, erken seçime gidilmesi kararı alındı. AK Parti, 22 Temmuz 2007 seçimlerinde de oyların yüzde 46,6'sını alarak, seçimden oylarını artırarak çıktı. Böylece Recep Tayyip Erdoğan, hükümeti kurma görevini aldı. 2007 yılında yapılan genel seçimlerde, cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 27 Nisan e-muhtırasına yönelik tartışmalarının ardından, yüzde 46,66'lık bir oy oranıyla Türkiye tarihinde hükümette bulunurken girdiği seçimlerde oy oranını artıran az sayıdaki partiden biri oldu ve 341 milletvekili aldı. AK Parti, Tunceli hariç 80 ilden milletvekili çıkardı. Erdoğan, 60. Cumhuriyet Hükümeti'ni kurdu. 22 Temmuz seçimlerine göre, TBMM'ye giren üçüncü parti konumundaki MHP, CHP'nin aksine cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot etmek amacıyla genel kurula gelmeme fikrini benimsemedi ve bunun sonucu olarak tekrar aday gösterilen Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. cumhurbaşkanı oldu. 2009 yerel seçimlerinde 15 milyon 513 bin 554 seçmenin oyunu alan AK Parti, yüzde 38,8 ile bir önceki seçime göre oy oranına düşse de Türkiye genelinde birinci parti konumunu korudu. İstanbul ve Ankara gibi 10 büyükşehir belediyesi ile beraber toplamda da bin 442 belediye kazandı. AK Parti, 2011 genel seçimlerinde ise yüzde 49,83 oranıyla yaklaşık 21,5 milyon oy alarak 326 milletvekili çıkardı. Erdoğan, 61. Cumhuriyet Hükümeti'ni kurmakla görevlendirildi. Gül'ün görev süresinin dolmasının ardından AK Parti, kurucu genel başkanı ve başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı cumhurbaşkanı adayı gösterdi. Erdoğan; CHP ve MHP'nin çatı aday olarak gösterdiği Ekmeleddin İhsanoğlu'nun yüzde 38,44, HDP'nin aday gösterdiği Selahattin Demirtaş'ın yüzde 9,76 oy aldığı seçimde, yüzde 51,79'luk oy desteğiyle halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu. Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından, AK Parti Kongresi'nde genel başkanlığa getirilen Ahmet Davutoğlu, 62. Cumhuriyet Hükümeti'ni kurma görevini aldı. Davutoğlu'nun, Başbakan olarak girdiği ilk seçim olan 7 Haziran'da AK Parti dördüncü kez birinci parti çıktı. Yüzde 40,8 oyla 258 milletvekili çıkarmasına karşılık AK Parti tek başına iktidar olamadı. Koalisyon görüşmelerinden hükümet seçeneği çıkmaması üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa'nın kendisine tanıdığı yetkiyi kullanarak seçimlerin yenilenmesine karar verdi. 2015 yılında Türkiye, bir ilki de yaşadı ve "seçim hükümeti" ile seçimlere gitti. Referandumlar 17 yaşındaki AK Parti, siyasi hayatında iki referandumu da kazandı. İlk referandumda, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, milletvekili genel seçimlerinin beş yıl yerine dört yılda bir yapılması ve TBMM'nin, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tam sayısının en az üçte biri ile toplanması, Anayasa'da başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar vermesi ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tam sayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaması ve Anayasa değişiklikleri; yüzde 31,05 "hayır" oyuna karşılık yüzde 65,95 ile kabul edildi. 2007 referandumunun katılım oranı yüzde 67,49 oldu. AK Parti döneminde gerçekleştirilen diğer referandumla, Anayasa'da yapılan birtakım değişiklikler 12 Eylül 2010 tarihinde halk oylamasına sunuldu. 26 maddelik bir değişikliği içeren paket, TBMM tarafından kabul edildikten sonra, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından referanduma sunuldu. Vatandaşlara Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapma hakkı veren pakette, Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilmesi, Yüksek Askeri Şura'daki ihraç kararlarına yargı denetimi getirilmesi, memurlara verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargıya gidilebilmesi, askeri yargının görev alanının daraltılması,12 Eylül Darbesi'nin sorumlularının yargılanmasını engelleyen "geçici 15. madde"nin kaldırılması, Kamu Denetçiliği Kurumu (ombudsmanlık) kurulması ile partisinin kapatılmasına eylem ve söylemleriyle neden olan milletvekillerinin milletvekilliğinin düşmemesi de yer aldı. 2010 yılı referandumu yüzde 42,22 "hayır" oyuna karşılık, yüzde 57,88 "evet" oyuyla kabul edildi, katılım ise yüzde 73,71 olarak gerçekleşti. Kapatma davası AK Parti'nin tarihindeki önemli olaylardan biri de hakkında açılan kapatma davası oldu. AK Parti hakkında 14 Mart 2008 tarihinde Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından, "Laikliğe aykırı eylemlerin odağı durumuna geldiği" savıyla, Anayasa Mahkemesinde partinin temelli kapatılma davası açıldı. Başsavcı, Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan'ın da aralarında olduğu 71 kişinin, siyasetten 5 yıl uzaklaştırılmasını istedi. Yüksek Mahkeme, 30 Temmuz 2008'de açıkladığı kararıyla partinin kapatılmamasını ancak Hazine gelirinin yarısının kesilmesini istedi. Üç dönem kuralı AK Parti tüzüğündeki "en fazla üç dönem" kuralı nedeniyle 68 isim, 7 Haziran 2015 seçimlerinde milletvekili adayı olmazken, Kongre'de yapılan tüzük değişikliğiyle 1 Kasım 2015 seçimlerinde bu kural uygulanmadı. 1 Kasım 2015 seçiminin galibi AK Parti oldu. Oy oranlarında 5 ay içinde yaklaşık 9 puan artış sağlayan AK Parti, neredeyse en yüksek oyu aldığı 2011 seçimindeki oranı yakalamış oldu. Türkiye'de her iki insandan birinin oyunu olan AK Parti, kesin sonuçlara göre 316 milletvekili çıkarmayı başararak 2015 yılında yeniden tek başına iktidara kavuştu. AK Parti'nin altıncı seçim başarısı Bugün yapılan seçimde de yüzde 98 oranıyla açılan sandık sayısına göre, AK Parti birinci oldu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeniden cumhurbaşkanı seçildi. Cumhurbaşkanı seçiminde Erdoğan'ın oy oranı yüzde 52,5 olurken, CHP'nin adayı Muharrem İnce yüzde 30,7, HDP'nin adayı Selahattin Demirtaş yüzde 8,2, İYİ Parti'nin adayı Meral Akşener yüzde 7,3, Saadet Partisi'nin adayı Temel Karamollaoğlu yüzde 0,89, Vatan Partisi'nin adayı Doğu Perinçek ise yüzde 0,2 oy aldı. Milletvekili genel seçiminde ise AK Parti'nin oy oranı yüzde 42,4 olarak gerçekleşti. AK Parti bu oran ile 293 milletvekili çıkardı. CHP yüzde 22,7 oy oranı ile 146, MHP yüzde 11,1 oy oranı ile 49, İYİ Parti yüzde 10 oy oranı ile 45, HDP de yüzde 11,4 oy oranı ise 67 milletvekili çıkardı. Bu durumda AK Parti ve MHP'den oluşan "Cumhur İttifakı"nın toplam oy oranı yüzde 53,5, CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi'nden oluşan "Millet İttifakı"nın oy oranı ise yüzde 34,1 olarak gerçekleşti. Buna göre, AK Parti girdiği altıncı genel seçimden de birinci parti olarak çıktı. 27. Yasama Dönemi'nde 550 yerine, 600 milletvekili görev yapacak. Bu durumda "Cumhur İttifakı"nın milletvekili sayısı 342, "Millet İttifakı"nın milletvekili sayısı 191, HDP'nin ise 67 oldu. Bu durumda "Cumhur ittifakı" Parlamento'da çoğunluğu elde etti.

Haberler
25 Haziran 2018 - 01:33
İtalya'da meclis ve senato başkanları seçildi

İtalya'da meclis ve senato başkanları seçildi

İtalya'da 4 Mart'ta yapılan genel seçimin ardından ilk kez dün toplanan İtalyan parlamentosunda iki gündür süren müzakere ve seçimler sonucunda 18. Yasama Dönemi'nde Temsilciler Meclisi Başkanlığına 5 Yıldız Hareketi'nden (M5S) Roberto Fico, Cumhuriyet Senatosu Başkanlığına Forza Italia'dan Maria Elisabetta Alberti Casellati seçildi. İtalyan ANSA ajansının haberine göre, İtalyan parlamentosunda Temsilciler Meclisi ve Cumhuriyet Senatosunun başkanlarının seçilmesi için dün oylama başladı. Başkanlar, merkez sağ ittifakı ile 5 Yıldız Hareketi arasında anlaşmaya varılması sonucunda belirlendi. Temsilciler Meclisi Başkanı, yapılan dördüncü tur oylama sonucunda 422 oyla sistem karşıtı 5 Yıldız Hareketi'nden Roberto Fico oldu. Fico, 630 sandalyeli Temsilciler Meclisinde başkan seçilmek için aranan çoğunluk sayısı 311'i büyük farkla geçerek başkan seçildi. 10 Ekim 1974 doğumlu Fico, Trieste Üniversitesinden İletişim Bilimleri Bölümü'nden mezun oldu. Fico, 2005 yılında daha sonra 5 Yıldız Hareketi'nin doğacağı komedyen "Beppe Grillo'nun arkadaşları" grubunun kurucuları arasında yer aldı. 2010 yılında Kampanya Bölgesi'nin Başkanı olan Fico, 2013 yılındaki seçimlerde M5S'den Temsilciler Meclisi üyeliğine seçildi. İtalya'da ilk kez bir kadın Cumhuriyet Senatosu Başkanı oldu 315 sandalyeli Cumhuriyet Senatosu Başkanlığına ise üçüncü tur oylamada 240 oyla merkez sağ ittifakı içinde yer alan ve eski Başbakan Silvio Berlusconi'nin partisi Forza Italia'dan (Haydi İtalya) Maria Elisabetta Alberti Casellati seçildi. Casellati, İtalya'da Cumhuriyet Senatosu Başkanlığına seçilen ilk kadın oldu. 12 Ağustos 1946 doğumlu Casellati, Pontifical Lateran Üniversitesinde Hukuk ve Kilise Kanunu Bölümü'nden mezun oldu. 1994 yılında ilk kurulduğunda Forza Italia'ya katılan Casellati, ilk kez o yıl yapılan seçimlerde senato üyeliğine seçildi. Ardından Forza Italia'nın başı çektiği merkez sağ ittifakı hükümetleri döneminde 2004-2006 ve 2008-2011 yılları arasında Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı yapan Casellati, Eylül 2014'ten bu yana İtalyan Yüksek Yargı Kurulunun da üyeliğini yürütüyor. PD'nin adayları büyük farkla geride kaldı Seçimlerde büyük oy kaybeden iktidarın büyük ortağı Demokrat Parti (PD) ise kendi adayları Temsilciler Meclisinde Roberto Giachetti ve Cumhuriyet Senatosunda Valeria Fedeli'ye oy verdi. Temsilciler Meclisi başkanlığı oylamasında Giachetti, 102 oyla M5S'nin adayı Fico'nun bir hayli gerisinde kaldı. Geri kalan oylar ise M5S'nin geri çekilen adayı Riccardo Fraccaro'ya 7, Forza Italia'dan Renato Brunetta'ya 3 ile 86 geçersiz ve boş oy şeklinde bölündü. Cumhuriyet Senatosu başkanlığı oylamasında ise PD'nin adayı Fedeli 54 oyuyla 240 oy alan Casellati'nin gerisinde kaldı. Senato oylamasında, birkaç farklı isme 1 ile 3 arası oy giderken, 14 tane de boş oy kullanıldı.

Haberler
24 Mart 2018 - 17:34
Katalonya Parlamentosu Puigdemont'un başkanlığını oylayacak

Katalonya Parlamentosu Puigdemont'un başkanlığını oylayacak

Katalonya Özerk Yönetimi Parlamentosu Başkanı Roger Torrent imzasıyla yayımlanan gündeme göre, 30 Ocak Salı günü saat 15.00'te, başkanlık için aday gösterilen Puigdemont hakkında güven oylaması yapılacak. Gündeme ilişkin metinde, Belçika'ya kaçan ve İspanya'ya dönmesi durumunda tutuklanacak olan Puigdemont'un, parlamentoda şahsen bulacağı ya da video konferans yoluyla bağlanarak yemin edeceği konusunda ifade yer almadı.  Öte yandan, hükümetin başvurusu üzerine olağanüstü toplanan Danıştay, Madrid'in beklentisinin aksine Puigdemont'un başkan olmasını engelleyecek bir durum bulunmadığını yönünde görüş bildirdi. Bunun üzerine merkezi hükümet Puigdemont hakkındaki güven oylamasını durdurmak için Anayasa Mahkemesine başvurma kararı aldı. Yerel basın, başvurunun bugün yapılmasının beklediğini yazdı.   Katalonya'yı kaçtığı Belçika'dan yönetmek istiyor  "Devlete karşı isyan ve başkaldırma", "ayaklanma" ve "kamu malını kötüye kullanmak" ile suçlanan Puigdemont, tutuklamadan kaçmak için görüntülü bağlanarak toplantılara katılabileceğini ve oyunu da vekalet vererek kullanabileceğini savunuyor. Merkezi hükümetin engelleyememesi durumunda, Puigdemont'un parlamentodaki oturuma görüntülü bağlanarak yemin etmesi öngörülüyor.  Katalonya Parlamentosu Başkanı Torrent, görevden alınan Puigdemont'u özerk yönetim başkanlığı için yeniden aday göstermişti. 27 Ekim'deki tek taraflı bağımsızlık ilanı sonrası "devlete karşı isyan ve başkaldırma", "ayaklanma" ve "kamu malını kötüye kullanmakla" suçlanan Puigdemont, dört eski bakanla Belçika'ya kaçmıştı. Merkezi hükümetin aldığı karar çerçevesinde 21 Aralık'ta yapılan erken seçimlerde, ayrılıkçı partiler çok az farkla hükümet kurma çoğunluğunu elde etmişti.       

Haberler
26 Ocak 2018 - 02:01