16˚
İstanbul
16˚
kapalı
Nem %57
Rüzgar 7.26 /s
Cuma
20˚/12˚
Cumartesi
23˚/13˚
Pazar
23˚/16˚
Pazartesi
20˚/16˚
19 Mayıs 2022 Perşembe
Sonuç
15 Temmuz'un 4. yıl dönümünde FETÖ'nün elebaşı Pensilvanya'da protesto edildi

15 Temmuz'un 4. yıl dönümünde FETÖ'nün elebaşı Pensilvanya'da protesto edildi

Dijital ilan kamyonları ve sivil araçlardan oluşan konvoy, gün boyu, elebaşı Gülen’in bulunduğu Pensilvanya’daki çiftliğin önünde tur atarak hain darbe girişimini protesto etti. "Terörist FETÖ’yü durdurun’’ yazılı pankart taşıyan bir uçak da FETÖ’nün çiftliğinin bulunduğu Saylorsburg Mahallesi ve Ross kasabası üzerinde defalarca tur attı. Türk Amerikan Yönlendirme Komitesinin (TASC) öncülüğünde gerçekleşen organizasyonda, ilan kamyonlarında, "15 Temmuz, Türk Demokrasisinin Zaferi" ve ''Türk Milletinin Zaferi'' yazılı sloganlarla bölgede yaşayan Amerikalılara duyuru yapıldı. Protesto gösterisine öncülük eden TASC Eş Başkanı Halil Mutlu, AA muhabirine, ''Dün ve bugün, New York, New Jersey, Washington D.C. ve Pensilvanya gibi eyaletlerin en yoğun bölgelerinde, 15 Temmuz’daki hain darbe girişimin azmettiricisi Fetullah Gülen ve terör örgütünün demokrasi düşmanlığına dikkat çektik.15 Temmuz darbe girişimini unutmadık, sesimizin ulaştığı herkese de unutturmayacağız.'' dedi. FETÖ’nün Pensilvanya’daki ''hamisi'' Howard Beers da çiftlikteydi 15 Temmuz protestosunun gerçekleştiği anlarda FETÖ'nün Pensilvanya'daki çiftliğinde bulunduğu anlaşılan Ross kasabasının eski belediye başkanı Howard. E. Beers, AA ekibi tarafından görüntülendi. Daha önce soruları cevapsız bırakan ve aracının içine saklanan Beers, iki farklı aracı ile defalarca giriş çıkış yaptığı FETÖ çiftliğinden çıkarken rahat tavırları ile dikkati çekti. FETÖ elebaşıyla takipçilerinin oyları ile desteklediği, örgütün Pensilvanya'daki "hamisi" olarak tanınan Ross kasabasının eski yöneticisi Howard A. Beers'in 30 yıl boyunca devam ettiği yöneticilik görevi, geçen yılki seçimde yenilmesiyle sona ermişti. Öte yandan, çiftlik önündeki FETÖ’nün maaşlı güvenlik görevlileri Türk basın mensuplarını protesto boyunca kayıt yaparak ve uyarılarda bulunarak taciz etti. Silahlı ve üniformalı güvenlikçilerin protestoyla ilgili sık sık bildirimde bulunduğu gözlendi. FETÖ çiftliğinde bina sorumlusu olan Yusuf Polat isimli FETÖ üyesinin de protesto süresince iki farklı araçla tur atarak kayıt yaptığı görüldü.

Haberler
16 Temmuz 2020 - 00:05
FETÖ'cü polisler ücretsiz izne ayrılıp Pensilvanya'da nöbet tutmuş

FETÖ'cü polisler ücretsiz izne ayrılıp Pensilvanya'da nöbet tutmuş

Kars'ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) "mahrem imam yapılanması"nda yer aldığı gerekçesiyle hakkında dava açılan eski emniyet amiri E.Ü, geçmişte Türkiye'de görev yapan cemaat mensubu bazı polislerin ücretsiz izne ayrılıp ABD'ye giderek örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in Pensilvanya'daki malikanesinde nöbet tuttuğunu itiraf etti. Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY'nin Kars Emniyet Müdürlüğündeki mahrem imam yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma sonucu, İl Emniyet Müdürlüğünde görevli iken meslekten ihraç edilip hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan ByLock kullanıcısı eski emniyet amiri E.Ü, örgüte ilişkin önemli bilgiler verdi. Mahkemece kabul edilen davanın iddianamesinde ifadesine yer verilen E.Ü, 2010 yılında misyon koruma sınavına girdiğini anlatarak, "Bu dönemde kod ismi 'Alper' olan kişi, bizim misyon koruma sınavına girmemizi ve misyon korumaya gitmemizi istemiyordu. 'Cemaate yakın birisini koruyabilirseniz gidin, yoksa bulunduğunuz yerde kalın' dedi." diye konuştu. E.Ü, buna rağmen girdiği misyon koruma sınavını kazandığını ancak cemaat mensuplarından tepki aldığını belirterek, "Ben sınavı kazanınca 'Alper' bana tepki gösterdi. Ben misyon koruma için Kuveyt, Arnavutluk ve Kosova'yı tercih ettim. Aynı dönemde eşimin rahatsızlığı vardı, eşimin rahatsızlığıyla ilgili rapor tercihimi dosyaya ekledim. Bunun üzerine tercihim dışında ABD'deki Boston Türk Başkonsolosluğunda görevlendirildim." dedi. ABD'ye ilk gittiği dönemde kafelerde cemaat mensuplarıyla tanıştığını ve dini sohbetler yaptıklarını beyan eden E.Ü, şunları kaydetti: "Dini sohbetler sonunda Nuh G, isimli şahıs bana 'Başkonsoloslukta önemli bir konu veya gelişme olup olmadığını veya başkonsolosun nasıl birisi olduğunu sorar, birtakım bilgiler almaya çalışırdı. Nuh G, ByLock isimli uygulamayı indirmemi istedi. Bana cemaatten gelen talimata göre tüm haberleşmelerin ByLock uygulaması üzerinden yapılacağını, hadis, ayet ve dini içerikli bilgiler göndereceğini, önemli gelişmelerin de bu uygulamadan iletilebileceğini söyledi. ByLock indirdikten sonra birbirimizi kişi listesine ekledik." Polisler ücretsiz izne ayrılıp Gülen'in malikanesinde nöbet tutmuş ABD'de bulunduğu dönemde örgütün elebaşı Gülen'in malikanesinin yer aldığı Pensilvanya'ya ziyaretlerde bulunduğunu anlatan E.Ü, burada anlam veremediği olaylarla karşılaştığını vurguladı. E.Ü, söz konusu dönemde Gülen'in malikanesinde Türkiye'den giden örgüt mensubu polislerin görev yaptığını dile getirerek, şunlara aktardı: "Gülen'in, Pensilvanya eyaletindeki çiftliğe benzer malikanesine Mayıs 2015'te son gidişimde yerleşkenin ana binasının girişine bir güvenlik kapısı kurulduğunu gözlemledim. Cemaatin üst sorumlularından Suray D, bana 'Gülen'in malikanesinin güvenlik noktasındaki iki erkek görevli, Türkiye'de görev yapan cemaat mensubu polis memurları. Ücretsiz izin alıp buraya nöbet tutmaya geldiler' dedi. Pensilvanya ziyaretimde Türkiye'deki örgüt mensuplarının önemli şahıslarını da burada görmüştüm." Sanık E.Ü'nün yargılanmasına önümüzdeki günlerde Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinde başlanacak.

Haberler
03 Ocak 2018 - 12:56
FETÖ’ye malikane Adil Öksüz’e otomobil

FETÖ’ye malikane Adil Öksüz’e otomobil

FETÖ'nün finans kaynağı Kaynak Holding'e yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 130 şüpheli hakkında fezleke hazırlanmıştı. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü'nde mahrem imam Adil Öksüz'le yakalanan Kemal Batmaz ve Harun Biniş'in yanı sıra TRT'nin Ulus'taki binasını işgal eden darbecilere teknik destek sağlayan Niyazi Akalın da şüpheli oldu. Fezlekede, örgütün finans baronlarından Mustafa Talat Katırcıoğlu'nun, firari mahrem imam Adil Öksüz'e araç ve ev temin ettiği belirlendi. PENSİLVANYA'YA FİNANSÖR OLDU Kaynak Holding'in ortaklarından olan Katırcıoğlu'nun ayrıca elebaşı Gülen'in Pensilvanya'daki ikametinin alınmasına aracılık eden ve finans sağlayan Akasya Alçı Maden şirketinin sahibi olduğu tespit edildi. Bu alım ise 22 Ağustos 2005'te gerçekleştirildi. 17-25 Aralık darbe girişiminin başarısız olması sonucu ise şirket FETÖ'ye bağlı yurt dışı kaynaklı Golden Generetion Worship and Retreat Center'a bağışlandı. Tutuklu FETÖ imamı Kemal Batmaz'ın ortağı olduğu GÜRMED'de 2002 yılından beri çalışan İhsan M. ise Adil Öksüz'ün Ankara'daki ofise 2-3 kez tek başına geldiğini aktardı. GÜRMED şirketinde çalışan Erkan Y. ise uzunca yıllar bu şirkette çalışmasına rağmen Kemal Batmaz'ı holding bünyesinde hiç görmediğini belirterek, "2013'te Mehmet Sungur'la görüşmek için Çengelköy'deki ofisine gittim. Kemal Batmaz'ı ilk defa orada gördüm" dedi. .

Haberler
23 Ekim 2017 - 12:06
'Pensilvanya'daki erkek gibi gelsin, savunmasını versin'

'Pensilvanya'daki erkek gibi gelsin, savunmasını versin'

 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin davanda, 2'si firari, 43'ü tutuklu 47 sanığın yargılanmasına Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ediliyor. Adliye binasındaki salonların fiziki yetersizliği nedeniyle Muğla Ticaret ve Sanayi Odasının salonunda görülen davanın beşinci duruşmasının altıncı oturumunda, suikast girişimini planlamak ve yönetmekle suçlanan tutuklu sanık eski tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'e esas hakkında savunma yapması için söz verildi. Sönmezateş, yargılanan generaller içinde 15 Temmuz'la ilgili tek sorumluluk alanın kendisi olduğunu savundu. Sanıklardan eski başyaver Ali Yazıcı ile darbe girişimi günü görüşmediğini iddia eden Sönmezateş, "Ali Yazıcı ile görüşmüş olsam bugün burada olmazdım. Ali Yazıcı'nın söylediklerinden hiçbir şey anlamadım. Sağlıklı düşünebildiğine inanmıyorum." dedi. "Şu anda herkes inkar ediyor, salağa yatıyor" "Ben tuzağa düşürüldüm, ekibim de tuzağa düşürüldü." iddiasında bulunan Sönmezateş, savunmasına şöyle devam etti: "İzmir'e gitmişken neden Ankara'ya gittim? Birileriyle telefonla görüşüp hesap sormak istedim. O gece evimde uyuyup iş yerime gittim. Hava Kuvvetleri ve Genelkurmay'ı arayıp telefonla birileriyle görüştüm, hesap sormak için. 'Teslim ol.' dediler. Ben inandığım için bu işin içindeydim. Kandırılmışım. Şu anda herkes inkar ediyor, salağa yatıyor. Havacı generalin bu kadar insanı hareket ettirmesi mümkün değil. Kralın peşinde kimse yok. Bu kadar adamı kim organize etti? Darbe girişimi iyi ki başarılı olmamış ve verdiği emirlerin arkasında duramayan insanlar başa geçmemiş." Suikast girişiminin planlayıcı olmak ve ekibi koordine etmekle suçlandığını hatırlatan Sönmezateş, "Operasyonun baştan beri planlayıcısı olsaydım, başarılı olunamayacağını söylerdim. Baştan beri planlayıcısı olmadığım için bu tuzağa düştüm. Emri veren adamın geçmişi ve referanslarına güvenerek bu işe girdim." iddiasında bulundu. Ankara'daki bir villada darbe planlarının yapıldığı toplantıya katılmadığını iddia eden Sönmezateş, 6-9 Temmuz tarihleri arasında nerede olduğunu devletin bildiğini savundu. FETÖ'cü bir firmaya kendi imzasıyla para aktarılmasını kabul eden Sönmezateş, bu rakamın söylenenin 4 katı yani 20 milyon dolar olduğunu söyledi. Sanık Sönmezateş, "Hava Kuvvetleri Komutanı 'Benim bu paradan haberim yok' diyorsa ve devletin böyle idare edildiğine inanılıyorsa 'tamam' diyorum." dedi. "Pensilvanya'dakini niye koruyayım? Erkek gibi gelsin savunmasını versin." diyen Sönmezateş, "Birileri ve ailem zarar görecek diye söylemek istediklerimin hepsini söyleyemiyorum." ifadelerini kullandı. Duruşmaya ara verildi.

Haberler
12 Eylül 2017 - 14:17
'Pensilvanya'daki gelsin hesap versin'

'Pensilvanya'daki gelsin hesap versin'

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki mahrem yapılanmasına ilişkin davada savunma yapan tutuksuz sanık Erkan P, örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in Türkiye gelerek herkes gibi hesap vermesini istedi. FETÖ'nün mahrem imamları ile bunlardan talimat aldıkları iddia edilen pilotların yargılandığı Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaya sanık savunmalarıyla devam edildi. Tutuklu sanık eski hava tabip teğmen Mesut Zurnacı, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek, FETÖ üyesi olmadığını savundu. Gülhane Askeri Tıp Akademisinden mezun olduktan sonra Cizre'ye atandığını, görevinin üçüncü ayında "terör örgüt üyeliği" gerekçesiyle gözaltına alındığını, soruşturma kapsamında Ankara'ya getirildiğini anlatan Zurnacı, burada kötü muameleye maruz kaldığını iddia etti. Aleyhindeki ifadeleri kabul etmediğini kaydeden Zurnacı, lise arkadaşı Cihan S'nin beyanında kendisinin örgüt üyesi olduğuna yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Zurnacı, "Cihan S'nin iddiaları arasında yer alan bizden sorumlu örgüt abisi diye bahsettiği şahsa yönelik bir tanım ve teşhis yoktur. Muhtemelen etkin pişmanlıktan yararlanmak için böyle bir ifade verdi. Cihan S, darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü'nde yakalandı." dedi. Cihan S'nin hakkındaki beyanları dışında iddianamede aleyhinde delilin bulunmadığı iddia eden Zurnacı, örgütün kriptolu yazışma programını kullanmadığını, bankasında hesabının bulunmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Kaldığı evlerin adresini veremedi Örgütün mahrem abisi olarak suçlanan tutuklu sanık Mehmet Fatih Ballı da göz doktoru olduğunu, darbe girişiminin yaşandığı sırada hiç kimseden kanunsuz bir emir almadığını söyledi. Görev yeri Siirt'te gözaltına alındığını, burada bazı teğmenlerin kendisini teşhis ettiğinin söylendiğini aktaran Ballı, söz konusu isimlerden kimseyi tanımadığını, doktor olması nedeniyle muayenesine günlük 70 kişinin geldiğini, bu nedenle tanınmasının doğal karşılanması gerektiğini öne sürdü. Öğrencilik yıllarında, kış aylarında havanın soğuk olması nedeniyle bir arkadaşının daveti üzerine 5 ay boyunca bir evde kaldığını, buranın cemaat evi olup olmadığı konusunda bilgisinin bulunmadığını iddia eden Ballı, "Geçmişte Gülen cemaati, şimdi ise terör örgütü olan bu yapının sohbetlerine katılmadım. Bu yapıyla hiçbir şekilde irtibatım ve ilişkim olmamıştır." iddiasında bulundu. Çapraz sorgu sırasında Milli Savunma Bakanlığı avukatının, "Siz hiç görmeyen, tanımayan 4 teğmen sizinle ilgili neden bu kadar detaylı ifade versin ki?" sorusuna Ballı, "Bunlar asker ve beraberler, bir senaryo kurduklarını düşünüyorum. Bu şahıslar dinlendikten sonra bu durumun açığa çıkacağını düşünüyorum." cevabını verdi. Aynı avukatın üniversitede kaldığı evlerin adreslerini vermesini istemesi üzerine sanık Ballı, öğrenciliğinin üzerinden uzun yıllar geçtiğini belirterek evlerin adreslerini hatırlamadığını söyledi. "Himmet vermedim, belgesi olan varsa çıkarsın" Sanık eski hava pilot üsteğmen Serhat İnal ise evde bulunduğu sırada darbe girişiminden haberdar olduğunu, filoya katılış yapması konusunda emir almadığını, olaylardan bir hafta sonra mesaiye başladığını söyledi. İlerleyen günlerde görev yeri Malatya'da gözaltına alınarak Ankara'ya getirildiğini belirten İnal, örgütsel faaliyette bulunmadığını iddia etti. Resul D'nin örgüt üyelerini deşifre ettiği iddia edilen beyanında geçen isimleri tanımadığını öne süren İnal, "Kendini kurtarmak için nasıl bir anlaşmaya yaptıklarını bilmiyorum. Sadece birlikte tuttuğumuz evi paylaştık. Onun dışında bir ilişkimiz, irtibatımız yoktur. Resul D'nin, Harp Okulunda birlikte cemaat evlerine gittiğimiz iddialarını kesinlikle kabul etmiyorum." savunmasını yaptı. İddianamede, örgüt üyelerinin kod isim kullandıklarına dair bilgi yer aldığını aktaran İnal, kendisinin böyle bir isminin olmadığını, örgüt üyeliğine ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığını belirterek, "Himmet vermedim, belgesi olan varsa çıkarsın, böyle bir şey söz konusu olamaz. Dışarıda FETÖ'cülere uçak veriliyor, uçuruluyor, benim gibi alakası olmayanlar da tutuklu. Terör örgütüyle adımın yan yana gelmesi çok onur kırıcıdır. Bulunduğum noktaya kendi imkanlarımla geldim, kimseden destek almadım." ifadelerini kullandı. "Bildiğim her şeyi anlattım" Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen tutuksuz sanık Erkan P. de "cemaat" olarak anıldığı dönemde FETÖ yapılanmasında yer aldığını kaydetti. Kayseri'de "cemaat evleri"nde kalmaya başladığını, sürekli ev değişikliği nedeniyle bu evlerin adreslerini hatırlayamadığını kaydeden Erkan P, "Allah rızası" düşüncesiyle faaliyetlerde bulunduğunu savundu. O dönemlerde Akıncı Üssü'ndeki mahrem yapılanma kapsamında, üçü pilot, beş subaydan sorumlu olduğunu kabul eden Erkan P, 2013'te ailevi sebeplerden dolayı FETÖ ile bağını kopardığını anlattı. FETÖ'nün "cemaat" olarak bilindiği dönemde, bu yapıyla bağlantılı tanıdığı kişilerin terörist olmadığını, kendisinin de böyle bir düşünceyle hareket etmediğini iddia eden Erkan P, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra "cemaat"in bir terör örgütü olduğunu anladığını söyledi. Kanlı darbe girişiminin faili FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye gelerek adalete hesap vermesini isteyen Erkan P, "Pensilvanya'daki (FETÖ elebaşı Gülen) gelip cezaevindeki insanlar ne çekiyorsa o da çeksin. Gelsin insanların yaşadıklarını görsün. Öyle sürekli susmakla bir şey olmayacağını ben anladım ve bildiğim her şeyi anlattım." ifadelerini kullandı.

Haberler
20 Temmuz 2017 - 20:36