23˚
İstanbul
23˚
açık
Nem %38
Rüzgar 2.03 /s
Çarşamba
22˚/11˚
Perşembe
16˚/11˚
Cuma
20˚/12˚
Cumartesi
22˚/13˚
17 Mayıs 2022 Salı
Sonuç
Mete Gazoz'un acı günü: Anneannesi Zarife Tahmaz trafik kazasında hayatını kaybetti

Mete Gazoz'un acı günü: Anneannesi Zarife Tahmaz trafik kazasında hayatını kaybetti

Sakarya’nın Sapanca ilçesinde yaşayan olimpiyat şampiyonu milli okçu Mete Gazoz’un anneannesi 76 yaşındaki Zarife Tahmaz, yolun karşısına geçmeye çalışırken hafif ticari aracın çarpmasıyla hayatını kaybetti.  Mahmudiye Mahallesi Kuruçay Caddesi'nde yolun karşısına geçmeye çalışan yaşlı kadın, hafif ticari aracın çarpması sonucu ağır yaralandı.  Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ Sağlık görevlilerinin ilk müdahaleyi olay yerinde yaptığı Tahmaz, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Burada doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayan yaşlı kadının olimpiyat şampiyonu milli okçu Mete Gazoz’un anneannesi Zarife Tahmaz olduğu öğrenilirken polis ekipleri, hafif ticari aracın sürücüsünü gözaltına aldı. Kazayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.  METE GAZOZ KİMDİR? Türk olimpik okçu ​Mete Gazoz, İstanbul Okçuluk Gençlik ve Spor Kulübü sporcusudur. Uluslararası spor kariyerine 2013 yılında başlayan sporcu, 10 Mayıs 2021 tarihinde dünya sıralamasında olimpik yay erkekler kategorisinde 2. sıraya ulaştı. Tokyo 2020 Olimpiyatlarında Erkekler Bireysel Okçuluk kategorisinde İtalyan rakibi Mauro Nespoli'yi 6-4 yenerek Türk okçuluk tarihinin ilk Olimpiyat altın madalyasının sahibi oldu. 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'da klasik yay bireysel finalinde İtalyan Mauro Nespoli'yi 6-4 yenen Mete Gazoz, altın madalya kazandı. Yumenoshima Okçuluk Alanı'nda 29 Temmuz Perşembe günü yapılan ilk tur maçında Lüksemburglu Jeff Henckels'i, ikinci tur müsabakasında ise Avustralyalı Ryan Tyack'ı yenen Mete Gazoz, son 16 turuna yükseldi. Son 16 turunda Avustralyalı Taylor Worth'u geçerek çeyrek finale kaldı. Bu turda da dünya sıralamasında 1 numara olan ABD'li Brady Ellison'u eledi ve yarı finale adını yazdırdı. Yarı finalde de Japon Takaharu Furukawa'yı mağlup ederek finalist olan Mete Gazoz, İtalyan Mauro Nespoli ile altın madalya maçına çıktı. Finalde, İtalyan Mauro Nespoli ile karşı karşıya gelen Mete, maçı 6-4 kazanarak Olimpiyat Şampiyonu oldu. ABD'de düzenlenen 2021 Dünya Okçuluk Şampiyonası'nda Mete Gazoz ile Yasemin Ecem Anagöz'ün oluşturduğu Klasik Yay Karışık Milli Takımı, Japonya'yı 6-2 yenerek bronz madalya kazandı. ABD'de düzenlenen 2021 Dünya Okçuluk Şampiyonası'nda Mete Gazoz klasik yay erkeklerde Brezilyalı Bernardo Oliveira, Alman Florian Unruh, Tayvanlı Wei Chun-Heng ve Büyük Britanyalı Patrick Huston'ı yendi. Çeyrek finalde İspanyol Miguel Alvarino Garcia ile karşılaşan Mete, rakibini 7-1 yenmeyi başardı. Yarı finalde Güney Koreli Kim Woojin'a 6-4 yenilen Mete, bronz madalya müsabakasında ABD'li rakibi Brady Ellison'a 6-2 kaybetti ve şampiyonayı 4. olarak tamamladı     #r-2796046,2792785,2791844,#

Haberler
08 Ekim 2021 - 09:31
Vahşice öldürülen karı koca cinayetinde kan donduran detaylar

Vahşice öldürülen karı koca cinayetinde kan donduran detaylar

Dehşete düşüren olay, 1 Temmuz Perşembe günü Sapanca ilçesi Kırkpınar Mahallesi Bağdat Caddesi üzerinde meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, arazide gezen köpekler kesik bir ayak buldu. Durumun ihbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, toprağa gömülü şekilde çöp poşeti buldu. Çöp poşetinin içerisinden parçalanmış halde iki kişinin cesedini buldu. Cesetlerin İran uyruklu 40 yaşındaki A.S. ile 39 yaşındaki M.Z.’ye ait olduğunu ve emlak işiyle uğraştıkları belirleyen ekipler konuyla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. ÜVEY KIZ KARDEŞ VE ERKEK ARKADAŞI İRAN'A KAÇTI Konuyla ilgili ise yabancı uyruklu A.M. gözaltına alınmış, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İranlı karı kocanın Türkiye'de iş yeri olmadan zengin yabancılara emlakçılık hizmeti verdiklerinden yola çıkan polis ekipleri, cinayetin emlak komisyonu yüzünden çıkan anlaşmazlık sebebiyle işlendiği ihtimali üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda ekipler, öldürülen M.Z.'nin üvey kız kardeşi ve üvey kız kardeşinin sevgilisinin cinayette olağan şüpheli olarak görüldüklerine dair bulgulara ulaştı. Cinayetten kısa bir süre sonra üvey kız kardeş ve erkek arkadaşının İran’a kaçtığı öğrenilirken, polis ekipleri, şüphelileri sorgulamak için İnterpol aracılığı ile İran’dan iadelerini istedi. #r-2787520,2782271,#

Haberler
29 Temmuz 2021 - 13:45
Sapanıyla İsrail askerlerine karşı direniyor

Sapanıyla İsrail askerlerine karşı direniyor

Elinde sapanla gençlerle omuz omuza İsrail askerlerine taş atarken Anadolu Ajansı kameramanı tarafından çekilen görüntülerle dünyanın tanıdığı 51 yaşındaki Filistinli Hacı Said Arme (Ebu’l Abd), direniş saflarının "ihtiyar delikanlısı" olarak biliniyor. Başında puşisi ve kufiyesiyle, üstünde cellabiyesi, beyaz sakalı ve elindeki sapanıyla İsrail askerlerine taş atarken Anadolu Ajansı kameramanı Hişam Ebu Şakra tarafından görüntülenen Ebu’l Abd açıklamalarda bulundu. Dünya onu, işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentine bağlı Deyr Cerir beldesinde yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini protesto ettiği sırada Filistinlilere müdahalede bulunan İsrail askerlerine sapanla taş atarken tanıdı. Filistinlilerin ihtiyar delikanlı olarak tanımladığı 51 yaşındaki Ebu’l Abd de, İsrail’in Yahudi yerleşim birimi inşa etmeyi planladığı Deyr Cerir’in Eş-Şurfe bölgesinde, cuma günü düzenlenen ve tüm belde halkının genci ve yaşlısıyla beraber katıldığı gösteride yer aldı. Sosyal medya kullanıcılarının büyük takdirini toplayan Ebu’l Abd için, Filistinli gençlerle omuz omuza sapanı büyük bir maharetle kullandığı, İsrail askerlerinin mermilerinden çevik manevralarla kaçabildiği yönünde yorumlar yapıldı. Ebu’l Abd, İsrail askerleriyle sıcak temas noktasında bulunarak birçok defa canını tehlikeye attı. “Vatan savunması sadece gençlerle sınırlı tutulamaz” Deyr Cerir beldesindeki evinde gösterilere katılımına ilişkin yaptığı açıklamada Ebu’l Abd, “Vatan savunması sadece gençlerle sınırlı tutulamaz. Bilakis toplumun tüm kesimleri bu savunmaya katılmalıdır. Biz de beldenin kadınları bile bu mücadeleye katılıyor.” dedi. Gösterilere katılımının, toprakları gasp edilmiş ve gasp edilme tehdidiyle karşı karşıya olan vatanın çağrısına sadece doğal bir cevap olduğunu belirten Ebu’l Abd, "Dolayısıyla herkesin katılımı şarttı. Yaşın vatan savunması karşısında hiçbir değeri kalmıyor. Benim tek gerekçem vatanımın çağrısına karşılık vermem ve savunmaya geçmem olabilir.” ifadelerini kullandı. 9 çocuk babası Altısı erkek üçü kız olmak üzere 9 çocuk babası ile bir torun dedesi olan Ebu’l Abd, “Ben ve çocuklarım işgal güçlerine karşı omuz omuza direniş safındaydık. Orada kimisi çocuklarıyla, kimisi de torunlarıyla yer alıyordu.” şeklinde konuştu. Ebu’l Abd, sapan kullandığı gösterilerdeki duygularını şöyle aktardı: “Taşı alıp sapanla düşmana fırlattığımda nefsimden razı oluyorum. Çünkü imkanlarım kadarınca işgal karşı direniyorum. Bu tarif edilemez bir duygudur.” Daha önce ne yaralanan ne de gözaltına alınan, ancak bazı çocuklarının plastik mermilerle yaralandığı Ebu’l Abd, İsrail askerlerinin silahlarına karşı “taşın gücüne” inandığını kaydederek, güç orantısı konusunda şunları ekledi: “Elbette bir güç orantısı yok ortada, mukayese edilemez. Güç dengesi, silahları ve çatışmalar sırasında üzerimize gaz bombası atacak insansız hava araçları nedeniyle işgal güçlerinde yana, ama elimizde olan bu, taş.” Direniş meydanından hiçbir zaman geri durmadım” Ebu’l Abd, görüntülerinin sosyal medya kullanıcılarınca genci ve yaşlısıyla katılan Filistinlilerin 1987’deki Birinci İntifadasını (Taş İntifadası) hatırlattığı yorumlarına ilişkin ise, “Ben 1987’deki Taş İntifadasını yaşadım. O zaman da direnişin ön saflarında yer aldım. İntifada senelerce sürdü. Sonrasında da intifadalar ve halk direnişleri devam etti. Hiçbirinden bir an olsun geri durmadım.” değerlendirmesinde bulundu. Görüntülerinin yayılması sonrasında İsrail güçlerince gözaltına alınma veya kovuşturmaya maruz kalma ihtimaline ilişkin Ebu’l Abd, “Ne yaralanmaktan ne de gözaltına alınmaktan korkuyorum. O alana giden hiçbir şeyden korkmaz. Allah’ın ihsanı ve keremiyle orada bulunanlar hiçbir şeyden korkmuyor.” ifadelerini kullandı. Ebu’l Abd, “Gözaltına alınmaktan, yaralanmaktan veya şehit olmaktan korkan, vatan kurtaramaz.” dedi. Arap dünyasına İsrail ile normalleşmeme çağrısı Filistin’in geleneksel giyim kuşamını da çok sevdiğini belirten Ebu’l Abd, “Filistin kültürüne, geleneksel kıyafetlerine aşığım. Yaklaşık 10 yıldan beridir böyle giyiniyorum ve gurur duyuyorum. Haddi zatında bu kıyafetle direniş alanında bulunmak bile bir direniştir.” diye konuştu. Ebu’l Abd, İsrail güçlerine karşı direniş alanlarında bulunmaya devam edeceğine vurgu yaparak, Arap dünyasına da İsrail ile normalleşmek yerine İsrail’e karşı mücadele eden Filistin halkına yardım etmeleri ve Filistin davasına sahip çıkmaları çağrısında bulundu. Ebu’l Abd son olarak, “Direnişçi ve sabreden halkımız, gücünü arttırarak direnişe devam edecek, vatanını ve topraklarını savunmaktan geri durmayacaktır.” ifadelerini kullandı. İsrail, 1967’de işgal ettiği Batı Şeria’nın Deyr Cerir beldesinde yaşayan Hacı Ebu’l Abd ailesine ait 150 dönüm araziye de el koydu. Yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri ve Ayrım Duvarı İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria'da 250'den fazla yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Bu yerlerde ikamet eden 400 binden fazla Yahudi yerleşimci, Batı Şeria'da işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor. Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor. Filistin'de 2000 yılında patlak veren Aksa İntifadası'nın (2. İntifada) ardından İsrail yönetimi, 2002'de "güvenlik" gerekçesiyle Batı Şeria ile İsrail arasına "Ayrım Duvarı" inşasına başlamıştı. Ayrım Duvarı nedeniyle Batı Şeria'daki 3 milyona yakın Filistinli, işgal altındaki Doğu Kudüs ve İsrail'e geçemiyor. Ayrım Duvarı ve yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri inşasına karşı her hafta cuma günü düzenlenen protestolara, İsrail askerleri gerçek ve plastik merminin yanı sıra göz yaşartıcı gaz ve bazen tazyikli atık suyla müdahale ediyor.

Haberler
04 Ocak 2021 - 13:39
Sapanca Gölü'nde alarm! Su seviyesi kritik noktada

Sapanca Gölü'nde alarm! Su seviyesi kritik noktada

Sakarya ile Kocaeli illerinin içme suyu ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü’nde tehlike giderek artıyor. Gölde su miktarı, 32,5 metre kotundan 30,62 metre kotuna geriledi. Su ihtiyacının artması, gölü besleyen dere, kaynak sularını işletme haklarına sahip şirketlerin çok olması ve kış aylarına girilmesine rağmen yağışların başlamaması göldeki su seviyesini giderek düşürdü. Uzun zamandır Sapanca Gölü’ne gelmemiş vatandaşlar ise gölün sahil şeridindeki çekilmeyi görünce şaşkınlıklarını gizleyemedi. Göldeki yosunlaşma dikkatlerden kaçmazken çekilen suyla insanların göle attıkları atıklar gün yüzüne çıktı. Sapanca Gölünün son halini gören vatandaşlar ise durumdan şikayetçi oldu. Kritik noktada olan gölün seviyesi ile ilgili yetkilerin yapacağı işlemler ise merak konusu oldu. Sapanca Gölü’nün kıymetini bilmemiz gerekiyor Sapanca Gölü kenarında bulunan piknik alanında ailesi ile zaman geçirmeye gelen Hakan Yavuz, “Sapanca Gölü harika bir göldür. Türkiye'nin nadide göllerinden bir tanesidir. İçme suyu olarak Sakarya ve hatta İzmit Kocaeli'ye da hitap etmektedir. Ne var ki Sapanca'ya fazla yüklenilmektedir. Bunu sebeplerinden bir tanesi ise fabrikaların buradan çok su çekmeleri hatta aldığımız duyumlara göre de su satan firmaların yetmediği zaman gölden su aldıkları duyumlarını alıyoruz. Sapanca Gölü'nü bizim kıymetini bilmemiz gerekiyor. Niye bilmemiz gerekiyor eskiden çocukluğumuzda bir çeşmelerinden kana kana su içerdik şimdi çeşmelerden su içilmesini tavsiye ediyorlar fakat hala biz evlerimize içme suyunu damacanalarla alıyoruz. Bu acı bir gerçektir ileride bu Sapanca Gölü gerçekten içilemeyecek hatta musluktan akan su ile belki de bulaşıklar dahi yıkananayacak duruma gelecektir” dedi. Fabrikaların çektikleri su, gölün seviyesinin düşmesine neden oldu Sapanca Gölü’nde meydana gelen çekilme olayının kuraklığın yanı sıra fabrikaların bilinçsizce su çekmeleri olduğunu belirten Yavuz, “Evet, bir çekilme var bu tabiat olaylarıyla ilgili bir olay tabii ki yağmurların fazla yağmaması bunun için çok büyük bir etken ama gölün de kendi kendini yenilemesi gerekiyor. İlk önce gölün dolu olması gerekiyor ki kendi kendine yenileyebilsin. Fakat fabrikaların çektikleri su gölün seviyesinin düşmesine neden oldu. Bugün bizler yarın çocuklarımız var, çocuklarımız şu anda damacanalardan içiyor suyu. Allah korusun bu damacanalarla bir gün suyu da bulamayacak hale geleceğiz. Onun için elimizdeki değerlerin çok kıymetini bilmemiz gerekiyor her şeyin başı eğitim. İnsanlarımız gerçekten çok bilinçsiz bir şekilde buraya geldikleri zaman pikniğe, eşyaları pisliklerini buraya bırakıp gidiyorlar sanki ertesi günü tekrar buraya gelmeyecekmiş gibi. Lütfen buraya geldiğiniz zaman etrafımızda pislik varsa alıp çöpe atalım lütfen çöplerimizi atmayalım bu bir insanlıktır. Bakın başka Sapanca yok Sapanca Adapazarı'nda bir tane var Türkiye'de bir tane var ve bu güzide olan yerlerin lütfen kıymetini bilelim” diye konuştu. Su çekilince insanların pislikleri ortaya çıktı Sapanca Gölü kıyısında esnaflık yapan ve suyun çekilmesi sonrasında gölde biriken pisliklerin ortaya çıktığını ifade eden Murat Çakır, “Burada esnafım, yıllardır buradayım. Yola kadar gelen göl şu anda bu seviyelerde ne olacak hiç bilmiyorum. Bunun nedenini neye bağlıyorum. Kuraklık, insanların bilinçsiz su çekmesi bu ileride sıkıntı çekeceğimiz anlamına geliyor ama şu an için yetkililer ne yapıyor bilmiyorum bir an önce el atılması gerekiyor. Sapanca Gölü sayılı içme su kaynaklarından biri Kocaeli, Sakarya bu gölden su alıyor. Fabrikaların bilinçsiz olarak kendi çıkarları için buradan su alması ileride bizim kuraklık ve sıkıntı çekmemize yol açacak. Bu göl kendi kendini temizleyebilen bir göl, Sapanca Gölü’nün 14 adet pınarı var. Bu böyle giderse ne olacak ne bitecek bunu düşünüyorlar mı? Planlıyorlar mı? Bilmiyorum. Su çekilince de insanların pislikleri ortaya çıktı. Buraya gelen turistler buranın ne kadar pis olduğunu görünce gelmek istemeyecekler. Gerçekten baya pislik var insanlarımızdan doğayı kirletmemeleri konusunda anlayış göstermelerini istiyorum” şeklinde konuştu.

Haberler
18 Kasım 2020 - 10:03
Sapanca'da restorana bomba attılar

Sapanca'da restorana bomba attılar

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde bulunan bir turistik tesiste el yapımı bombanın patlaması sonucu 2 çalışan yaralandı. Alacak verecek meselesi yüzünden yaşandığı iddia edilen olayda 2 kişi gözaltına alındı.  Tesisin bahçesinde patlatıldı Olay, Kocaeli’nin Kartepe ilçesi Acısu Mahallesi Sapanca Gölü kıyısında bulunan bir turistik tesiste meydana geldi. Öğrenilen bilgilere göre, tesisin bahçe kısmında el yapımı bomba patladı. Patlama anında tesiste fotoğraf çekim işi için bulunan Suriye uyruklu 24 yaşındaki Abdul Rahman A. ve Afgan uyruklu 20 yaşındaki Şöhret B. yaralandı. Olayı gören çevredeki vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Yardım ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi.  Patlamada 2 kişi yaralandı  Kısa süre sonra olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi olay yerinde yapılan vatandaş Kocaeli Devlet Hastanesine kaldırıldı. Olay yerinde geniş çaplı güvenlik önlemi alan ekipler olayla ilgili inceleme başlattı. Ekipler çalışmalarını sürdürürken, ilk belirlemelere göre tesis işletmecisi ile arasında alacak verecek meselesi olan şahısların yanlarında getirdikleri el yapımı bombayı patlattıkları iddia edildi. El yapımı bombayı patlattıktan sonra kaçan 2 şahıs, iş yeri çalışanları ve polis ekiplerinin takibi sonucu yakalanarak gözaltına alındığı öğrenildi.  Daha önce de bomba yerleştirmişler  Öte yandan tesiste daha önce de el yapımı bomba düzeneğinin bulunduğu, işçiler tarafından etkisiz hale getirildiği iddia edildi. Olayda yaralanan Suriye uyruklu gencin patlamanın şiddetiyle 10 metre savrularak yere düştüğü, düşmenin etkisiyle vücudunda kırıklar oluştuğu, Afgan uyruklu gencin ise patlamanın gürültüsünden etkilendiği öğrenildi. 

Haberler
07 Ağustos 2019 - 15:54
Sapanca Gölü'nde şoke eden manzara! Buzdolabı ve küvet çıktı

Sapanca Gölü'nde şoke eden manzara! Buzdolabı ve küvet çıktı

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) tarafından Sapanca Gölü kıyı şeridinde ve gölü besleyen derelerde gerçekleştirilen rutin temizlik çalışmaları devam ediyor. Havza Koruma Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda gölden aralarında şaşırtıcı materyallerinde bulunduğu çok miktarda çöp çıkarılıyor. Bu kapsamda son yapılan temizlik çalışmalarında göl içi ve çevresinden buzdolabı ve banyo küvetinin de olduğu çok miktarda çöp ekipler tarafından çıkarıldı.  Sapanca Gölü Uzunkum yürüyüş yolu kesiminde yapılan temizlik çalışmaları hakkında bilgi veren Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı İbrahim Bal, “Son temizliğimizin üzerinden kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen bölge yine aynı şekilde çöplerle dolmuş vaziyetteydi. Ekiplerimiz gölden buzdolabı, araç lastiği, koruger boru, küvet, diş fırçası, ayakkabı, inşaat malzemesi, çok sayıda cam ve plastik şişe gibi materyallerin bulunduğu iki kamyon çöp çıkardılar. Şehrimizin büyük bir bölümünün ana içmesuyu kaynağı Sapanca Gölü. Bu kaynağı korumak sadece bizler için değil gölü paylaştığımız canlılar için de son derece önemli. Hemşehrilerimizden gölün ve gölü besleyen derelerin kirlenmemesi, kirletenlerin uyarılması konularına büyük bir hassasiyetle yaklaşmalarını rica ediyoruz. Su kaynaklarımızı ancak duyarlılıkla koruyabiliriz” dedi. 

Haberler
04 Nisan 2019 - 18:03