22˚
İstanbul
22˚
hafif yağmur
Nem %51
Rüzgar 4.21 /s
Pazartesi
21˚/16˚
Salı
22˚/15˚
Çarşamba
24˚/16˚
Perşembe
25˚/18˚
22 Mayıs 2022 Pazar
Sonuç
Mikrofonun azizliğine uğradı! Fauci'den ABD'yi karıştıran skandal sözler

Mikrofonun azizliğine uğradı! Fauci'den ABD'yi karıştıran skandal sözler

ABD, salgın konusunda ABD'nin en yetkili ismi olarak lanse edilen Dr. Anthony Fauci'yi konuşuyor. Bu kez salgınla ilgili yaptığı bir açıklamadan değil mikrofonun açık olduğunu unutması nedeniyle sarf ettiği sözler yüzünden. Senato oturumunda konuşan Fauci, kendisini eleştiren Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall'a ‘aptal’ dedi. O esnada mikrofonu açık olan Fauci'nin bu sözleri duyulması üzerine şok yaşandı ve ardından tartışma çıktı.  MALİ HESAP SORULMASI ÜZERİNE Marshall, Fauci'ye “Geçmiş ve mevcut yatırımlarınızı içeren bir mali açıklamayı Kongre'ye ve kamuoyuna sunmaya hazır mısınız?” sorusunu yöneltti. Fauci'nin bu bilginin yıllardır açık olduğunu belirtmesi üzerine ikili kısa süre tartıştı. Bu esnada Fauci'nin 'İsa aşkına bu nasıl bir aptal' dediği duyuldu ve kısa sürede tartışma çıktı. Oturumdan sonra açıklama yapan Marshall, 'Senato oturumu sırasında bana moron demek, ABD'deki en az güvenilen bürokratın yaşadığı stresini hafifletmiş olabilir. Ancak gerçeklerden kaçamaz” ifadelerini kullandı. Yılda yaklaşık 435 bin dolar kazanan Fauci,  ABD'de en yüksek maaş alan kamu çalışanları arasında yer alıyor. AYLARDIR TARTIŞMALARIN MERKEZİNDE Fauci, Kongre'ye Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin (NIH) Çin'deki Wuhan Viroloji Enstitüsü'nde işlev kazanımı araştırmalarını finanse etmediğini söylemişti. Bunun üzerine eleştirilmişti. NIH daha sonra Fauci'nin verdiği bilgileri düzeltmişti. 3,1 milyon dolarlık hibe, 2014 ile 2019 arasındaki beş yıllık bir süre için verilmişti. Ardından finansman 2019'da yenilendikten sonra, Nisan 2020'de Trump yönetimi tarafından askıya alındı.

Haberler
12 Ocak 2022 - 09:51
Fransız Senatör Benbassa'dan "ayrılıkçı" yasa tasarısına tepki

Fransız Senatör Benbassa'dan "ayrılıkçı" yasa tasarısına tepki

Yeşiller Partisi (EELV) Senatörü Benbassa, meclis televizyon kanalı LCP'de "ayrılıkçı" yasa tasarısına ilişkin açıklamalarda bulundu. Merkez sağ Cumhuriyetçiler Partisinin (LR) Senato'da son günlerde tasarıya ilişkin onayladığı kararlarla 2022'de düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlandığını ifade eden Benbassa, LR'nin sağ ve aşırı sağcıların oylarını toplamaya çalıştığını belirtti. Benbassa, tasarıya ilişkin, "Beni şahsen şoke eden (bu tasarının) Müslümanlara karşı şiddetli saldırı olmasıdır. Kimi zaman rahatsız oluyorum." dedi. Yahudilik tarihçisi olduğunu aktaran Benbassa, bugün Müslümanlara yapılanları geçmişte Yahudilere yapılanlarla benzetti. Benbassa, tasarının Müslümanları hedef aldığını vurguladı. Benbassa, "Okullarda başörtüsü yasağına ilişkin yasalar var. Şimdi niye 18 yaşından küçük kişilere başörtüsü yasağı getiriyoruz. Tesettür mayo ile ilgili kararı havuzların yönetimi vermeli. Bunun kararını Senato vermemeli." dedi. Ulusal Meclis'te 16 Şubat'ta kabul edilen tasarı, Senato'da yapılacak oylama sonrası Meclis'te ikinci kez oylanacak. Senato'da yasa tasarısına, okul gezilerinde öğrencilere refakat eden annelerin ve 18 yaşından küçük kızların kamuya açık alanlarda başörtüsü takmalarını, havuzlarda tesettür mayonun giyilmesini yasaklayan maddelerin eklenmesi kararlaştırılmıştı.

Haberler
02 Nisan 2021 - 22:51
ABD’de Cumhuriyetçi Senatör'den Trump açıklaması

ABD’de Cumhuriyetçi Senatör'den Trump açıklaması

ABD’de Başkan Donald Trump’ın destekçilerinin 6 Ocak’taki Kongre Binası baskını ile başlayan siyasi kriz devam ediyor. Cumhuriyetçi Senatör Pat Toomey katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamada, kendisi de Cumhuriyetçi olan Başkan Trump için, “Ülkemiz için en iyi yolun Başkanın istifa edip bir an önce gitmesi olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Yakın zamana kadar Trump'ın destekçisi olan Toomey, Trump’a istifa çağırısından bulunan ikinci Cumhuriyetçi senatör oldu. Senatör Toomey, ABD’nin seçilmiş Başkanı Joe Biden'ın Trump’tan Başkanlık görevini devralmasına sadece 10 gün kaldığını dikkat çekerek, suçlamalar için gerekli zamanın olmadığını ifade etti. Toomey, "Seçimden sonra Başkanın davranışının öncekinden farklı olduğuna dair hiçbir şüphe olduğunu sanmıyorum” ifadelerini kullanarak, Trump’ın çılgınlık seviyesine geldiğini, kesinlikle düşünülemez ve affedilemez bir faaliyette bulunduğunu açıkladı. Cumhuriyetçi Senatör Lisa Murkowski ise geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, Trump'ın derhal istifa etmesi gerektiğini belirtmiş, Cumhuriyetçilerin Trump’tan ayrılmaması durumunda kendisinin partiden ayrılmayı düşüneceğini açıklamıştı. Öte yandan ABD Temsilciler Meclisi'ndeki demokratlar, yarın Trump’ın azledilmesi için resmi suistimal suçlamalarında bulunacaklarını açıklamıştı.

Haberler
10 Ocak 2021 - 19:45
11 senatör, seçim sonucunun tescil edilmesine itiraz edecek

11 senatör, seçim sonucunun tescil edilmesine itiraz edecek

Cumhuriyetçi senatörler Ted Cruz, Ron Johnson, James Lankford, Steve Daines, John Kennedy, Marsha Blackburn ve Mike Braun ile seçilmiş Cumhuriyetçi senatörler Cynthia Lummis, Roger Marshall, Bill Hagerty ve Tommy Tuberville ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, 3 Kasım'daki başkanlık seçiminde bazı eyaletlerde hile yapıldığı iddialarının araştırılması gerektiğini kaydeden senatörler, "Kongre derhal bir seçim komisyonu tayin etmeli ve tartışmalı eyaletlerdeki seçim sonuçlarının araştırılacağı 10 günlük bir denetleme gerçekleştirmelidir." ifadesini kullandı. Bu denetleme işlemi yapılmadığı sürece 6 Ocak'taki oturumda seçim sonuçlarının tescil edilmesine itiraz edeceklerini vurgulayan senatörler, 20 Ocak'tan önce seçimlerde hile iddialarının mutlaka araştırılması gerektiğini ifade etti. İtirazlarından bir sonuç çıkmayabileceğini de kabul eden senatörler, "Bu konuda saf değiliz; Demokratların çoğunun ve bazı Cumhuriyetçilerin bunun aksi yönünde oy kullanmalarını bekliyoruz. Ancak seçim güvenliğini desteklemek parti meselesi olmamalıdır." değerlendirmesini yaptı. ABD'li bir diğer Cumhuriyetçi Senatör Josh Hawley'e 11 ismin daha eklenmesiyle Senato çatısı altında seçim sonuçlarının tescil edilmesine itiraz edeceklerini açıklayan kişilerin sayısı 12'ye çıkmış oldu. Temsilciler Meclisindeki bazı Cumhuriyetçi vekiller de seçim sonuçlarına Kongre'de itiraz edeceklerini duyurmuştu. Delege oyları 6 Ocak'ta Kongre'de tescil edilecek 6 Ocak'ta tüm Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerinin katılımıyla düzenlenecek ortak oturumda ABD Kongresi, 14 Aralık'ta başkanlık oylarını kullanan delegelerin oylarını sayacak ve sonuçları resmen tescil edecek. Kongre kurallarına göre her iki kanattan en az birer isim bu işleme itiraz ederse o zaman Senato ve Temsilciler Meclisi kendi içinde konuyu tartışacak. 2 saatlik bu tartışma bölümünün ardından Kongre'nin her iki kanadında da itirazların kabul edilip edilmemesine yönelik oylama yapılacak. İtirazın kabul edilebilmesi için her iki kanatta da salt çoğunluğun oyunu alması gerekiyor. Temsilciler Meclisi'nde Demokratlar çoğunlukta olduğu ve Senato'da da birden fazla Cumhuriyetçi isim Joe Biden'ın seçimleri kazandığını kabul ettiği için 2 saatlik tartışma bölümünün ardından "delege oylarının sayılacağı" asıl bölüme devam edilmesi ve seçim sonuçlarının Biden lehine tescil edilmesi bekleniyor. ABD Başkanı Donald Trump uzunca bir süredir Cumhuriyetçi Kongre üyelerine çağrıda bulunarak seçim sonuçlarına itiraz etmelerini ve 6 Ocak'ta sonuçları tescil etmemelerini istiyordu. 3 Kasım'da yapılan tartışmalı başkanlık seçimlerinin ardından 14 Aralık'ta ülke genelindeki 538 delege oylarını kullanmış, Demokrat aday Biden 306 delege ile seçimleri kazanmıştı.

Haberler
02 Ocak 2021 - 22:26
Amerikalı senatör, Vuhan'daki laboratuvarlarda inceleme istedi

Amerikalı senatör, Vuhan'daki laboratuvarlarda inceleme istedi

Fox News kanalına açıklamalarda bulunan Graham, Çin'in ABD'de koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden en az 53 bin kişiden ve işsiz 26 milyon kişiden sorumlu olduğunu belirterek, Çin eğer şimdiki tutumunu sergilemeye devam ederse, bu ülkeye yönelik yaptırımların uygulanması gerektiğini söyledi. Graham, Çin'de insanların inancı ya da dini nedeniyle cezaevlerine konulduğunu ve tarihte dünyayı bu kadar çok zarara uğratan başka bir ülke olmadığını savundu. Vuhan'daki laboratuvarların incelenmesi için Çin'in müfettişlerle iş birliğine gitmesi gerektiğini ifade eden Graham, Vuhan'daki yarasa, maymun ve egzotik hayvanların satıldığı pazarların kapatılmasının önemine işaret etti. Graham, Avrupa Birliği'nin Çin konusunda zayıf olduğunu ve hiçbir şey yapmadığını söyledi. Kendilerinin yapacak bazı şeyleri olduğunu kaydeden Graham, Çin davranışlarını değiştirene ve müfettişlerle iş birliği yapana kadar Çin'den seyahatlerin durdurulması, Çin'den ABD'deki üniversitelerde okumak için gelecek öğrencilere izin verilmemesi, Çinli yetkililerin ABD'ye gelmesinin yasaklanması ve Çinli şirketlerin ABD'de doğrudan yatırım yapmalarına izin verilmemesi gibi yaptırımlar uygulanabileceğini belirtti. Çin'in ABD ekonomisine verdiği zararın çok büyük olduğuna işaret eden Graham, Çin'in bunun bedelini ödemesi gerektiğini vurguladı.

Haberler
26 Nisan 2020 - 15:14
ABD'li bazı senatörlerden 'Türkiye'ye destek' çağrısı

ABD'li bazı senatörlerden 'Türkiye'ye destek' çağrısı

Cumhuriyetçi senatörler Tom Cotton ve Marco Rubio ile Demokrat Senatör Bob Menendez ve Temsilciler Meclisi Üyesi Steny Hoyer, İdlib'deki duruma ilişkin Twitter'dan açıklama yaptı. İdlib'deki insani krizden doğrudan Rusya ve Esad rejiminin sorumlu olduğunu belirten Cotton, "NATO ortağımız Türkiye, doğruyu yapıyor. Putin ve Esad, sözünü tutmalı ve katliama son vermeli." ifadesini kullandı. "Türkiye ile çalışılmalıdır" Hoyer de Suriye'de ve İdlib'de yaşananları "korkunç bir felaket" olarak nitelendirdi. Hoyer, "Milyonlarca kadın ve çocuk için kaçacak yer kalmadı. ABD, sivilleri korumak adına Türkiye ile çalışmalıdır. Hızla harekete geçilmelidir." değerlendirmesinde bulundu. Birkaç gün önce Washington Post gazetesinde yayımlanan, Türkiye'nin Suriye'deki siviller için harekete geçen tek ülke olduğunun vurgulandığı yazıya atıfta bulunan Senatör Rubio da dün İdlib'den gelen şehit haberlerine dikkati çekti. Rubio, "Türkiye Suriye'de büyük bir kayıp verdi. NATO ortağı, Rusya ile askeri bir çatışmanın eşiğinde." ifadesini kullandı. "ABD insani süreç için öncülük yapmalı" Senatör Menendez de Suriye'de soğuk hava nedeniyle çocukların hayatlarını kaybettiklerine dikkati çekerek, Esad rejimi, Rusya ve İran'ın Suriye'de tahmin edilenden daha fazla tahribata neden olduğunu belirtti. Menendez, "ABD, BM ve müttefiklerimizin üzerinden gerçekçi bir politika ve insani süreç için öncülük yapmalıdır." değerlendirmesinde bulundu. ABD'nin Güney Carolina eyaleti Senatörü Cumhuriyetçi Lindsey Graham da geçen günlerde, ABD Başkanı Donald Trump ve uluslararası topluma, İdlib'de uçuşa yasak bölge ilan edilmesi çağrısında bulunmuş, "Dünya hiçbir şey yapmadan İdlib'in Esad, İran ve Rusya tarafından yok edilmesini izliyor." ifadesini kullanmıştı. Esad rejim güçlerinin dün İdlib'de TSK mensuplarına karşı saldırıları sonucu 33 asker şehit olmuştu.

Haberler
28 Şubat 2020 - 23:57
ABD'li Senatör Graham: 'Azil süreci Senato'ya gelir gelmez hızlıca son bulacak'

ABD'li Senatör Graham: 'Azil süreci Senato'ya gelir gelmez hızlıca son bulacak'

Graham, Katar'ın başkenti Doha'da katıldığı "19. Doha Forumu"nda CNN televizyonuna ABD Başkanı Trump'a yönelik azil süreci hakkındaki açıklamalarda bulundu. Azil soruşturmanın Temsilciler Meclisinde oylandıktan sonra Senatoya geleceğini hatırlatan Graham, "Senatoya gelir gelmez hızlı bir şekilde ölecek ve hızlıca son bulmasını sağlamak için elimden geleni yapacağım." ifadesini kullandı.  "Partizan bir saçmalık" Azil sürecini "partizan bir saçmalık" olarak nitelendiren  ve Senato'ya ocak ayının ortası gibi gelebileceğini kaydeden Graham, "Başkan Trump'ın bu süreçten daha güçlü bir şekilde çıkacağını düşünüyorum." diye konuştu.  Trump'ın yabancı hükümetlerden, Demokrat başkan aday adaylarından Joe Biden ve ailesini soruşturmasını talep etmesinin doğru olup olmadığı sorulan Graham, şunları söyledi: "Joe Biden yakın bir arkadaşım, onunla dünyanın her yerine seyahat ettim. Demokrat aday olarak yarışıyor ve iyi iş çıkaracak. İşin aslı, oğlu Ukrayna'da yolsuz biri tarafından yönetilen bir gaz şirketinden ayda 50 bin dolar alıyordu ve iki ay sonra bu şirketin sahibinin evine baskın düzenlendi, sonra savcı kovuldu. Evet bu tür şeyler hakkında konuşmak gerek." Trump'a yönelik azil soruşturması ABD Başkanı Trump'ın, Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy ile temmuzda yaptığı telefon görüşmesinde, Zelenskiy'e rakibi Biden ve ailesini soruşturması durumunda ABD'nin ülkesine yardım edeceğini söylediği iddialar eylül ayında basına yansımış ve Demokratlar söz konusu iddialar üzerine azil soruşturmasını başlatmıştı. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, 24 Eylül'de "ABD'nin ulusal güvenliğine zarar verdiği" ve "Başkanlık yeminine ihanet ettiği" gerekçesiyle Trump'a yönelik azil soruşturması sürecini başlattıklarını açıklamıştı. Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesindeki kamuya açık oturumlar 13-21 Kasım'da yapılmış, Komite daha sonra 300 sayfalık rapor hazırlayarak Adalet Komitesine göndermişti. Adalet Komitesi ise azil gerekçelerini  "Görevi kötüye kullanmak" ve "Kongrenin işleyişini engellemek" olarak onaylamıştı. Azil maddelerinin yer aldığı dava taslağı, Temsiciler Meclisi Genel Kurulunun salt çoğunluğunun oyunu alması durumunda Cumhuriyetçilerin çoğunlukta bulunduğu Senato'ya gidecek.

Haberler
15 Aralık 2019 - 00:28
Amerikalı senatörden Suriye tasarısına ikinci engel

Amerikalı senatörden Suriye tasarısına ikinci engel

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'nin kuzeyinden çekilme kararına tepki olarak sunulan ve ABD Temsilciler Meclisinde geçen hafta oy çokluğuyla geçen karar tasarısı ABD Senatosuna geldi. Oylamayı ikinci kez engelleyen Cumhuriyetçi Senatör Paul, yaptığı açıklamada, "Demokratlar, genç kadın ve erkeklerimizi Suriye'deki iç savaşa göndermek istiyorsa bunu detaylı bir şekilde konuşmalıyız. Hadi bugün Senato'da anayasal bir müzakere yapalım." dedi. Senato azınlık lideri Chuck Schumer, Paul'un sözlerine tepki göstererek Amerikan halkı ve Senato üyelerinin savaş ilanı konusunda Paul ile çok farklı bir anlayışa sahip olduğunu belirtti.  Schumer'e cevap veren Paul ise "ABD, orada bir Kürt devleti kurmak istiyorsa kesinlikle bu konuyu tartışmak zorundayız. Bölge tam anlamıyla kaos ve oradan defolup gitmenin zamanı geldi." ifadelerini kullandı. Paul, ilk karar tasarısını da "bölgedeki sorunlara çözüm bulmadığı" gerekçesiyle engellemişti.  Senato kurallarına göre, her senatör genel kurula karar tasarısı sunabiliyor ancak tasarının oylama faslına geçebilmesi için tüm senatörlerin tasarıyı imzalaması gerekiyor. Bu sebeple tek bir senatör, sunulan tasarıyı engelleyebiliyor. Söz konusu karar tasarısında, Trump'ın Suriye'den çekilme kararı eleştiriliyor ayrıca Türkiye'ye Suriye'nin kuzeydoğusundaki YPG/PKK hedeflerine yönelik operasyonu durdurma çağrısı yapılıyordu.

Haberler
23 Ekim 2019 - 11:00
Trump, senatörlerle Türkiye'yi konuştu

Trump, senatörlerle Türkiye'yi konuştu

Bugün yerel saat ile 16:00’da Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhuriyetçi Parti üyesi Senatörler ile toplantı gerçekleşti yaklaşık bir buçuk saat süren toplantıya 40’ı aşkın Cumhuriyetçi temsilci katılırken, toplantıda yer alan başlıklar arasında Senato’ya sunulması planlanan Amerika’nın Hasımları ile Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası CAATSA çerçevesinde Türkiye’ye yönelik planlanan yaptırımlar yer aldı.  Basına kapalı yapılan toplantı ardından herhangi resmî açıklama yapılmazken Trump’ın Senato üyelerini ikna edebilmiş olmasının zor olduğu düşünülüyor.  SENATÖRLER KARŞI ÇIKIYOR Donald Trump’ın yaptırımlar konusunda sabırlı olunması ve yumuşak davranılması, yaptırım uygulanacaksa bile bunların geri döndürülebilir olması ve Mart 2020’ye kadar zaman tanınması isteğine bazı senatörler karşı çıkıyor. Türkiye’nin S-400 Hava savunma sistemlerini satın almasından sonra F-35 programında gerçekleşen yaptırımları yeterli bulmayan bazı senatörler CAATSA kapsamında senatoya yeni yaptırımlar için tasarı sunmuştu.  CAATSA’nın 231’ıncı maddesi Rusya'nın istihbarat veya savunma sektörleri ile alışveriş yapan kişi veya kurumlara yönelik yaptırım uygulanmasını öngörüyor.  TRUMP'A MEKTUP GÖNDERDİ Türkiye’ye karşı yaptırım uygulanmasını isteyenlerin başında ise Cumhuriyetçi Senatörler Rick Scott ve Todd C. Young yer alıyor.  Ayrıca Senato Yabancı İlişkiler Komitesi’nin üst düzey üyesi olan Demokrat Bob Menendez’de hafta başında Trump’a gönderdiği mektupta Rusya rejimine uygulanan yaptırımların Türkiye’ye tepki verilmemesi durumunda ağır yara alabileceği konusunda uyarıda bulunarak Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını önermişti. 

Haberler
24 Temmuz 2019 - 08:50
Senatör McSally, ordudaki görevi sırasında tecavüze uğradığını açıkladı

Senatör McSally, ordudaki görevi sırasında tecavüze uğradığını açıkladı

ABD Hava Kuvvetlerinde 26 yıldır görev yapan ve muharebeye katılan ilk kadın savaş pilotu olan şu anda da Arizona Eyaleti Senatörü olan Martha McSally, ABD Silahlı Kuvvetlerindeki suistimalleri değerlendiren bir komiteye ifade verdi. Yüksek rütbeli bir komutanı tarafından taciz ve tecavüze uğradığını itiraf eden McSally, "Failler güçlerini derin bir şekilde kötüye kullandılar" dedi.  Arizona eyaletinin Cumhuriyetçi Senatörü Martha McSally, ABD Senatosu’nda Silahlı Kuvvetlerdeki cinsel tacizleri araştıran komite önünde yüksek rütbeli bir Hava Kuvvetleri komutanının orduda görev yaparken kendisine tecavüz ettiğini açıkladı. ABD’nin ilk kadın savaş pilotu olan McSally, milletvekilleri önünde verdiği ifadede "Ordudaki cinsel tacize uğrayanlardan sadece biriyim, ancak birçok cesur mağdurun aksine cinsel tacize uğradığımı açıklayamadım" itirafında bulundu. Senatör sisteme güvenmediği için sessiz kaldığını söyledi.  Senatör McSally ifadesinde ayrıca, "Kendimi suçladım, utandım ve kafam karıştı. Güçlü olduğumu düşündüm ama güçsüz olduğumu hissettim. Failler güçlerini derin bir şekilde kötüye kullandılar" ifadelerini kullandı.  Saldırganın kimliğini açıklamayan senatör, "Uzun yıllar sessiz kaldım. Daha sonra kariyerim boyunca orduda skandallarla uğraşırken gördüm ki cevapları tamamen yetersizdi. Bazı insanların kurtulanlardan birisinin de ben olduğumu bilmeleri gerektiğini hissettim" dedi.  McSally, ordu komutanlarının cinsel saldırıyı önlemek, tespit etmek ve kovuşturmak için karar verme sorumluluğundan çıkarılmamaları gerektiğinin de altını çizdi.  Öte yandan Pentagon, Ocak ayında ABD Askeri Akademisi ve Hava Harp Okulunda cinsel tacizlerde neredeyse yüzde 50'lik bir artış olduğunu ortaya koyan bir rapor yayınlamıştı. Ocak ayında da bir başka Cumhuriyetçi Senatör Joni Ernst, Iowa Eyalet Üniversitesinde öğrenci olduğu yıllarda tecavüze uğradığını açıklamıştı. 

Haberler
07 Mart 2019 - 09:52
Cinayetle suçlanan Çerkes senatör, balkondan kaçmaya çalışırken yakalandı

Cinayetle suçlanan Çerkes senatör, balkondan kaçmaya çalışırken yakalandı

İngiltere'de yayımlanan Guardian gazetesinin haberine göre, Rusya Senatosu Başkanı, dün 34 yaşındaki Arashukov'un yerine oturmasından sonra oturumun basına kapalı yapılacağını açıkladı. Ardından Arashukov'un dokunulmazlığının kaldırılması için oylama yapıldı. BBC Türkçe'nin aktardığına göre, karardan sonra senatonun ziyaretçilere ayrılan bölümüne çıkarak balkondan kaçmaya çalışan Arashukov, Senato Başkanı tarafından yerine oturtuldu ve kendisini gözaltına almaya gelen polis memurlarına teslim oldu. BABASI DA GÖZALTINDA Ardından aynı zamanda cinayetlerle ilgili soruşturma komisyonunun başkanı olan Rusya Başsavcısı, senatoya gelerek Arashukov'a yönetilen suçlamaları okudu. Arashukov'un 2010'da Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nde bir cumhurbaşkanı danışmanıyla, genç bir siyasetçiyi öldürttüğü öne sürülüyor. Öldürülen kişilerin ailelerinin avukatları, Arashukov'un en az dört cinayetten daha sorumlu olabileceğini söylüyor. Aynı gün Arashukov'un, devlete ait Rus enerji şirketi Gazprom'da üst düzey yönetici olan babası Raul Arashukov'un da gözaltına alındığı belirtiliyor. Raul Arashukov, zimmetine 30 milyar ruble (yaklaşık 460 milyon dolar) geçirmekle suçlanıyor. Rauf Arashukov, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nin temsilcisi olarak Rusya Federasyonu Konseyi'ne (Senato) 2016'da seçilmişti.

Haberler
31 Ocak 2019 - 13:52
'NAFTA hakkında dikkatli olmamız lazım'

'NAFTA hakkında dikkatli olmamız lazım'

ABD'nin Teksas eyaletinin Houston kentinde düzenlenen IHS Markit CERAWeek 2018 Enerji Konferansı'nın son gününde konuşan Cornyn, yeniden müzakere edilen NAFTA görüşmeleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. John Cornyn, ABD Başkanı Donald Trump'ın dış ticaret açığını düşürmek için NAFTA'nın yeniden müzakere edilmesini talep ettiğine işaret ederek, Trump'ın bazı ticaret ilişkilerinin ABD'ye zarar verdiğini düşünmekte haklı olduğunu savundu. NAFTA'nın yeniden müzakere edilmesi konusunda açık olduğunu ancak ABD'nin anlaşamadan çekilmemesi gerektiğini belirten Cornyn, "NAFTA müzakerelerinde dikkatli olmamız lazım. Çelik ve alüminyuma getirilen ek vergiler gibi birçok ülkeyi aynı kefeye koymamalıyız." ifadelerini kullandı. Senatör Cornyn, ABD'nin bütün eyaletleri içinde kendi eyaleti Teksas'ın en yüksek ihracat hacmine sahip olduğunun altını çizerek, bu ihracatın büyük bölümünün ABD'nin güney komşusu Meksika'ya yöneldiğini vurguladı. Teksas eyaletinde birçok kişinin ve kurumun NAFTA'nın yeniden müzakere edilmesinden endişe duyduğunu dile getiren Cornyn, ABD'de 5 milyon kişilik istihdamın Meksika'yla olan ticarete, 8 milyon kişilik istihdamın da Kanada'yla olan ticarete bağlı olduğu bilgisini verdi. "Trump'a iyi tavsiyeler verilmeli" John Cornyn, ABD'de herkesin "serbest ve adil ticaret" istediğini kaydederek, "Başkan Trump'ı ticaret anlaşmalarının ticaret açığını arttırmadığı konusunda ikna etmemiz gerekiyor. Bu konuda kendisine iyi tavsiyeler verilmeli." yorumunu yaptı. Donald Trump'ın ülkede regülasyonları azaltarak ve kurumlar vergisi oranını düşürerek ekonomiye katkıda bulunmaya çalıştığına dikkati çeken Cornyn, NAFTA'nın koşullarının değiştirilmesi durumunda söz konusu ekonomik katkıların da yok olacağı konusunda Trump'ın bilgilendirildiğini aktardı. Vergi oranlarının düşürülmesi sayesinde ABD'de yatırımların artacağına işaret eden John Cornyn, sıkılaşan iş gücü piyasasında maaşların artacağına ve ülke ekonomisine olumlu katkı yapacağına inandığını da sözlerine ekledi.

Haberler
10 Mart 2018 - 03:06
Trump'ın ek gümrük vergisi planına destek

Trump'ın ek gümrük vergisi planına destek

ABD'nin Teksas eyaletinin Houston şehrinde bugün başlayan IHS Markit CERAWeek 2018 Enerji Konferansı'nda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Sullivan, Trump hükümetinin bu hafta açıklaması beklenen ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 ek gümrük vergileri getirme planı hakkında değerlendirmelerde bulundu.  Küresel çelik piyasasında Çin'e işaret eden Sullivan, "Asıl sorun Çin'in hızla artan çelik üretimi nedeniyle küresel çelik piyasasındaki fazla kapasiteden oluşuyor. Bu sadece çelikle ilgili de değil. Çin'den kaynaklanan zorluklarla da ilgili." ifadelerini kullandı.  Sullivan, son 10 gün içinde bazı Asya ülkelerinden bakanlarla bir araya geldiği bilgisini paylaşarak, söz konusu yetkililerin de Çin'in artan çelik üretiminin uluslararası çelik piyasasında oluşturduğu zorluklar hakkında ABD ile hemfikir olduğunu kaydetti.  ABD'nin müttefikleriyle hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Sullivan, "Çin, uzun vadede ekonomik tehlikeler dayatıyor." yorumunda bulundu. Dünya Çelik Birliği verilerine göre, geçen sene 81,6 milyon ton çelik üreten ABD dünyada 5'inci sırada gelirken, Çin 831,7 milyon ton çelik üretimiyle bu alanda zirvede yer almıştı. "NAFTA'nın yeniden müzakeresi fırsatlar sunacak" Sullivan, Trump hükümetinin Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) yeniden müzakeresi hakkında da konuştu.  NAFTA'nın yeniden gözden geçirilmesinin ABD enerji sektörü için önemli fırsatlar sunacağına inandığını dile getiren Sullivan, anlaşmanın bugünün şartlarına göre uyarlanmasının Kuzey Amerika enerji altyapısı ve güvenliği için de önemli olduğunu vurguladı.  Sullivan, Trump hükümetinin aralık ayı sonunda ABD'de kurumlar vergisini düşürmesinin Amerikalı enerji şirketlerine katkıda bulunacağının altını çizerek, "Vergi kesintisi sayesinde Amerikan ekonomisinin daha iyiye gideceğine inanıyorum. Enerji sektörü de ekonomiye inanılmaz katkıda bulunacak." yorumunu yaptı.  "ABD'de enerji rönesansı" Sullivan, ABD'de hızla artan petrol ve doğalgaz üretimi hakkında da değerlendirmelerde bulunurken, ülkede "enerji rönesansı" yaşanması için enerji projelerinin daha hızlı biçimde hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.  Eski ABD Başkanı Barack Obama hükümetini eleştiren Sullivan, 2008-2016 yılları arasında ülkedeki petrol ve doğalgaz projelerinin önünün Obama hükümeti tarafından kesildiğini öne sürdü.  Sullivan, "Tek bir boru hattının inşası için izin süresi 8 yıl sürmemeli. ABD'nin enerji güvenliği için daha hızlı izin süreçleri, düzenlemelerde reformlar ve şeffaflık gerekiyor." şeklinde konuştu.  Trump hükümetinin petrol ve doğalgazda üretimi arttırmak için girişimlerinin ABD enerji sektörüne katkıda bulunacağının altını çizen Sullivan, senatörü olduğu Alaska eyaletinin de Asya'ya sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatı için yeni projeler geliştirdiğini sözlerine ekledi.  Kanada'dan ABD'ye petrol taşıması planlanan Keystone XL ham petrol boru hattı Obama hükümeti tarafından 7 yıl değerlendirdikten sonra çevresel nedenlerden ötürü Kasım 2015'te reddedilmişti. Trump ise Beyaz Saray koltuğuna oturduktan kısa süre sonra geçen sene mart ayında projeyi onaylamıştı.   

Haberler
06 Mart 2018 - 01:47
Azerbaycanlı Türklerden Kaliforniya senatörüne sert tepki

Azerbaycanlı Türklerden Kaliforniya senatörüne sert tepki

Azerbaycan'ın Sumgayıt şehrinde 1988 yılında 26 Ermeni ve 6 Azerbaycanlının hayatını kaybettiği Sumgayıt olaylarının 30'uncu yılı nedeniyle Kaliforniya Senatosunda Dağlık Karabağ ile ilgili özel bir oturum düzenlendi. Oturumda, Kaliforniya eyaletinin Türkiye ile ekonomik ilişkileri kesmesi önerisinden ve sözde "Ermeni soykırımı" iddiasından bahseden Amerikalı senatörlere, salonda bulunan Azerbaycanlı Türkler sert karşılık verdi. Senatöre sert tepki Sırayla söz alarak hem Hocalı Katliamı'nı hem de Dağlık Karabağ'daki Ermeni zulmünü dile getiren Azerbaycanlı Türkler, oturumu düzenleyen ve Ermeni tezlerine destek veren eyalet senatörü Anthony Portantino'nun sözlerine tepki gösterdi. ABD vatandaşları olarak söz alan Azerbaycanlılar oturumun tek taraflı düzenlendiği gerekçesiyle senatörlere tepki gösterirken, iki tarafın da temsil edildiği toplantıların yapılması gerektiğine dikkati çektiler. Görüşlerini dile getiren Azerbaycanlı Türklerden birisi, "Siz bütün Kaliforniyalıların temsilcisisiniz. Bu soruları sormamanız lazım. Herkes sorabilir ama siz değil. Kaliforniyalı olarak, vatandaş olarak sizlerden yana büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Bizler Azerbaycanlıyız, desteklediğiniz Ermenistan yönetimi tarafından katledildik. Utanç duyuyorum. 1992'de Hocalı'da öldürülen 613 Azeri ile ilgili hiç kimse adalet önüne çıkarılmadı. Bu oturumda tarafsızca Hocalı Katliamı hakkında konuşmak daha doğru olmaz mıydı?" ifadelerini kullandı. Daha sonra söz alan Azerbaycanlı Türkler de Hocalı Katliamı'ndan hiç bahsetmeyen senatörlere Hocalı'da yaşananları anlattılar. Hocalı Katliamı ve Sumaygıt olayları Ermeniler tarafından 26 Şubat 1992'de Hocalı kasabasında gerçekleştirilen katliamda, Azerbaycan kaynaklarına göre 106'sı kadın, 63'ü çocuk ve 70'i yaşlı olmak üzere işkence neticesinde 613 kişi öldürülmüştü. 1275 kişinin esir alındığı Hocalı'da, bu esirlerden 150'sinden şu ana kadar haber alınamadı. Dağlık Karabağ'da 1988'de 2 Azerbaycanlının öldürülmesinin ardından Azerbaycan'ın 3'üncü büyük kenti Sumgayıt'ta mitingler düzenlenmişti. Mitingler sırasında çıkan olaylarda 26'sı Ermeni, 6'sı Azerbaycanlı 32 kişi hayatını kaybetmişti. Daha sonra yapılan araştırmalarda, Ermenilere saldıran grupların liderlerinden bazılarının Ermeni asıllı olduğu belirlenmişti.

Haberler
05 Mart 2018 - 03:49