20˚
İstanbul
20˚
hafif yağmur
Nem %70
Rüzgar 4.97 /s
Salı
23˚/15˚
Çarşamba
23˚/15˚
Perşembe
25˚/17˚
Cuma
27˚/20˚
23 Mayıs 2022 Pazartesi
Sonuç
Memuriyetinden vazgeçti: Topraksız tarıma başladı

Memuriyetinden vazgeçti: Topraksız tarıma başladı

Adana’nın Kozan ilçesi ile Osmaniye’nin Kadirli ilçesi sınırında yer alan Akköprü Mahallesi'ndeki 1 dönüm araziye 4 sera kurarak topraksız tarım ile marul üretimi yapan 38 yaşındaki Süleyman Dal, küçük arazi sahiplerine örnek oldu İKİ İŞ FİKRİ VARDI İstanbul’da yaşarken ailesine vakit ayıramadığı için memleketine döndüğünü belirten Dal, "Aklımda iki iş fikri vardı. Hayvancılık veya tarım. Bu işi değerlendirdim. Çünkü geldiğimde köylülerin atıl küçük arazilerini değerlendirmediğini gördüm. Belki onlara fikir ve yenilik olur amacı ile bu işe girdim. Büyük topraklara sahip olanlar değil kısıtlı imkanlarla, insanlara belki fikir olur diye bu işe başladım” dedi. HİÇ TOPRAK YOK Her seradan yılda 8 kez ürün alabileceğimiz 7 bin 200 kök marul üretimi için yer hazırladıklarını anlatan Dal, "Toprağın görevini küçük saksılarda sağlıyoruz. Topraksız tarım oluyor. Hiç toprak yok. Toprağın işlevi tutunmayı sağlamak. Bitkiyi besleyen mineraller ve su sistemine eklediğimiz besinlerle beslenmesini sağlıyoruz. Suyu da boşa harcamıyor dönen bir sitem ve ısırgan otundan yaptığımız organik gübre ile bitkiyi besliyoruz" diye konuştu. 28 BİN TL KAZANÇ Marulun getirisinin yüksek olduğunu ve küçük arazilerin tarıma kazandırılabilmesi adına örnek olduğunu kaydeden Süleyman Dal, “Marulun tanesi 3-5 TL arasında satılıyor. Aracı olmadan kendimiz satıyoruz. Potansiyel olarak söylersek 7 bin kök aynı yerden 8 kez ürün almak anlamına geliyor. Şu anki şartlarda her seradan yaklaşık 28 bin TL civarında kazanç potansiyeli var” dedi. Anne 56 yaşındaki Hediye Dal ise marullar ile hayatının değiştiğini ifade ederek, “Her gün bunlarla uğraşıyorum spor yapmış oluyorum. Saksıya koy ve her gün 2 dalını ye. Çok keyifli ve güzel” diye konuştu. #r-2810490,2809863,2808990,#

Haberler
31 Ocak 2022 - 13:30
İki gün sonra hasat yapılacak seralar fırtınada yerle bir oldu

İki gün sonra hasat yapılacak seralar fırtınada yerle bir oldu

Meteoroloji Bölge Müdürlüğü tarafından ‘turuncu kod’ uyarısı yapılan Antalya'da sabahın erken saatlerinde başlayan fırtına, Aksu ilçesinin Kundu ve Kemerağzı mahallelerinde bulunan çilek ve domates seralarında maddi hasara yol açtı. 2 gün sonra hasat yapacak sera sahipleri, kendilerini önce selin, sonra da fırtınanın vurduğunu söyledi. Serasında çilek üretimi yapan çiftçi Aslan Peker, “Parayla ölçülmez zararımız var. Seralarıma geldim baktım rüzgar, sera demirlerimizi yerinden söküp atmış” dedi. ÖNCE SEL ŞİMDİDE FIRTINA Antalya'nın Aksu ilçesinde gece saatlerinde başlayan fırtınadan çilek seralarının plastik örtüleri uçtu, sera demirleri yerinden söküldü. Kundu Mahallesinde 10 dönüm arazisinde çilek üreten Aslan Peker, 10 gün önce şiddetli yağışta sular altında kalan seralarının bugünde fırtınadan nasibini aldığını söyledi. Üretici olarak zor zamanlardan geçtiğini kaydeden Aslan Peker, "Fırtına sabahın erken saatlerinde başladı, uykuda yakaladı bizi. Hızı nerdeyse 100 kilometreyi buldu diyebilirim. Parayla ölçülmez zararımız var. Seralarıma geldim baktım rüzgar, sera demirlerimizi yerinden söküp atmış. Allah'tan gelen bir şey, elimizden ne gelir? Çok büyük zararımız var bu sefer" diye konuştu. “İKİ GÜN İÇİNDE HASAT YAPMAYI DÜŞÜNÜYORDUK” 10 dekar alanda çilek üreticiliği yapan Cihan Ergöz ise “3 buçuk dönüm seramız yerle bir oldu. Hasat zamanı geldi. Çilekler çıkmak üzeriydi böyle bir felaketle karşılaştık. Akşam haberlerinde duyduk fırtınanın çıkacağını. Sabah geldik, durum vaziyet bu. Yaklaşık 150 bin TL zararımız var. İki gün içinde hasat yapmayı düşünüyorduk daha hiç siftah yapmadan fırtına bu hale getirdi” dedi. Çilek seralarının yanı sıra, şiddetli fırtına bölgede domates seralarının da plastik örtülerini uçurdu. Maddi hasarların meydana gelmesine sebep oldu. #r-2804445,#

Haberler
07 Aralık 2021 - 16:55
'Şehirlerimiz sera gazlarının yaklaşık yüzde 70'ini üretiyor'

'Şehirlerimiz sera gazlarının yaklaşık yüzde 70'ini üretiyor'

Bu yıl Dünya Habitat Günü 4 Ekim tarihinde 'Karbonsuz Bir Dünya İçin Kentsel Eylemi Hızlandırmak' temasıyla kutlanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, “İklim krizinin etkilerini her geçen gün daha şiddetli yaşıyoruz. Gerek tüm dünyada gerekse de ülkemizde yaşanan yıkıcı seller, kuraklık ve şiddetli fırtınalar iklim değişikliğinden her geçen gün daha da çok etkilendiğimizi gösteriyor. Şehirlerimiz sera gazlarının yaklaşık yüzde 70'ini üretiyor. Acil önlem almadıkça, sürekli genişleyen şehir merkezlerinin ürettiği karbondioksit emisyonları, küresel hava sıcaklıklarını daha da yükseltmeye devam edecek. Gezegenimizin geleceği, sürdürülebilir sıfır karbon planları geliştirmeye bağlı” dedi. "Paris İklim Anlaşması önemli" Ülkemizin meclis onayına sunacağını belirttiği Paris İklim Anlaşmasının önemine de değinen Özelmacıklı, “TÜİK verilerine göre toplam sera gazı emisyonlarında 2019 yılında CO2 eşdeğeri olarak en büyük payı yüzde 72 ile enerji kaynaklı emisyonlar alırken bunu sırasıyla yüzde 13,4 ile tarım, yüzde 11,2 ile endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı ve yüzde 3,4 ile atık sektörü takip etti. Enerji sektörü emisyonları 2019 yılında, 1990 yılına göre yüzde 161 artarken bir önceki yıla göre yüzde 2,3 azaldı. Bu sözleşme ile Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği şekilde, ülkemiz iklim değişikliği ve çevrenin korunması hususlarında da üzerine düşenleri yapacaktır” dedi. "Daha yeşil binaya ihtiyacımız var" Kentleşmeye ilişkin tüm süreçlerde daha farklı bakış açılarına sahip olunması gerektiğini belirten Özelmacıklı, “Uzaktan çalışma ile trafikte geçirilen sürelerin azaltılmasından, yeni bisiklet yolları ve metro projelerinin yaygınlaştırılmasına kadar bu sürecin desteklenmesi büyük önem taşıyor. Binalar inşa edilirken atık yönetimlerinden, yenilebilir enerji kullanımlarına kadar üzerimize düşeni yapmalıyız. Tüm planlamalarda uzun vadeli, sürdürülebilir, ekonomik olarak sağlıklı, düşük karbonlu ve kapsayıcı düşünmeliyiz” dedi

Haberler
04 Ekim 2021 - 13:06
Sera gazı salınımında 800 bin yıllık rekor

Sera gazı salınımında 800 bin yıllık rekor

Amerikan Meteoroloji Derneğinin (AMS) yayımladığı 2020 İklim Değişikliği raporunda sera gazlarından biri olan karbondioksit miktarının (CO2) milyonda 412,5 birime (ppm) yükseldiği belirtilerek, bunun 2019 yılındakinden 2,5 ppm daha yüksek ve 800 bin yıldır kaydedilen en yüksek seviye olduğu ifade edildi. Raporda söz konusu kayıtlara 800 bin yıl önce oluşan buzulların incelenmesiyle ulaşıldığı belirtildi. Raporda, 2020'de küresel yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik faaliyetlerde yol açtığı kesinti nedeniyle insan üretimi karbondioksit seviyesinde görülen yüzde 6-7 civarındaki düşüşün, atmosferdeki yoğunluğu düşürmeye yetmediği kaydedildi. YÜKSELİŞİN NEDENİ AÇIKLANAMIYOR Fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan karbon yoğunluğunun 2020'de, 1999-2019 yıllarındaki ortalamasının yüzde 30 üzerinde çıktığı belirtildi. 2020'de metan gazı yoğunluğunda görülen 14,8 ppm artışın da kayıtlara geçen en büyük yıllık artış olduğu ancak bu anormal yükselişin nedeninin henüz açıklanamadığı vurgulandı. Ayrıca 2020 yılında tüm dünyada sıcaklıkların da ortalamanın üzerinde seyretmesinin çevresel değişikliklere yol açtığına işaret edildi. Dünyadaki buzullar 33 yıldır kütle kaybederken dağ ve kutuplardaki don bölgelerinde sıcaklık rekor seviyeye ulaştı. YANGINLAR ATMOSFERİ ÖLÜME SÜRÜKLÜYOR Küresel deniz seviyesinin her on yılda yaklaşık 3 santimetre yükseldiği belirtilen raporda, 2020'nin deniz seviyesinde yükselişin üst üste rekor kırdığı 9'uncu yıl olduğu bildirildi. Atmosfer ve iklim değişiklikleri dünyanın farklı bölgelerinde aşırı yağış ve kuraklığa neden olurken, kuraklık bölgelerinde yangın için ideal ortam oluştu. 2020'de ABD'nin batısındaki yangınlar 2003-2010 ortalamasından yaklaşık 3 kat fazla karbon salınımına yol açtı. Kuzey Kutbu'ndaki yangınların karbon salınım seviyesi ise bir önceki yıla göre yüzde 34 artış gösterdi. TÜRKİYE'NİN EN SICAK ÜÇÜNCÜ YILI Raporun Türkiye ve Güney Kafkasya bölümünde, bölgedeki sıcaklıkların yıllık ortalamanın 1 ila 1,6 santigrat derece üzerinde seyrettiği belirtildi. Türkiye'de ortalama sıcaklıkların 1,4 santigrat derece üzerinde geçen 2020'nin ülkede kayıtlara geçen en sıcak üçüncü yıl olduğu bilgisi yer aldı. İlkbahar aylarında sıcaklık ülkenin doğusunda mevsim normallerinin 4 santigrat derece üzerine çıkarken, sonbaharda ülke genelinde sıcaklığın normalin 2,5 santigrat derece üzerinde gerçekleştiği bildirildi. #r-2791116,2785522,#

Haberler
28 Ağustos 2021 - 15:16
Sabahın ilk ışıklarıyla girdikleri seralarda gece gündüz üretmeye devam ediyorlar

Sabahın ilk ışıklarıyla girdikleri seralarda gece gündüz üretmeye devam ediyorlar

Korona virüsle (Covid-19) mücadele çerçevesinde uygulanan 3 günlük sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulan çiftçiler, sıcak havaya rağmen üretimlerini sürdürdü. Türkiye'nin örtü altı üretim merkezi konumundaki Antalya'da çiftçiler, Ramazan ayında da sera içindeki çalışmalarına ara vermedi. Sabahın ilk ışıklarında sera içine giren çiftçiler, hava ısınmadan işlerini bitirip çıkmanın derdine düşüyor. Çiftçiler, hem sokağa çıkma kısıtlaması hem de Ramazan ayında üretimde aksama yaşanmaması için çalışıyor. Daha çok domates, patlıcan, salatalık ve kesme çiçeklerin olduğu seralarda ürünlere bakım yapıp, hasat yapan üreticiler, yüksek nem ve sıcağa rağmen çalışıyor. Hava sıcaklığının 33 dereceyi bulduğu serada çalışanlar sosyal mesafe kuralını ihlal etmezken, yerine göre maske de takıyor. "Seraya sabah erken giriyoruz" Serada çalışmaya devam eden Salim Koç, Altınova bölgesinde patlıcan, biber ve domates üretimi yaptıklarını söyledi. Kısıtlama dönemi olsun olmasın genelde serada olduklarını ifade eden Koç, “Havaların ısınmasıyla birlikte sabah 06.00’da girdiğimiz seradan öğlen 12.00 gibi çıkıyoruz. Öğleden sonra ise saat 16.00’dan sonra çalışıyoruz. Seranın içinde sıcaklık yüksek. Bir de patlıcanın tozu eklenince etkisi kat kat artıyor. Ama çalışmak mecburiyetindeyiz. Halkımız kendilerini korusunlar, biz çalışıyoruz, onlar için üretmeye devam ediyoruz” diye konuştu. "Allah dayanma gücü veriyor" Ramazan ayında biraz daha zorlandıklarını dile getiren Koç, “Bu ay öğleden sonra seraya giriyoruz. Allah’ım dayanma gücünü veriyor. Oruç etkiliyor ama dayanıyoruz. Emeğimizin karşılığını da alıyoruz. Kısıtlama döneminde hep serada oluyoruz. Her ürünün günlük bakımları var, onları yapmak zorundayız” dedi. "Üretmek zorundayız" Serada cerbera çiçeği kesimi yapan Dudu Kaypak, “Seranın içi çok sıcak. Korona virüsten dolayı iş imkanları zaten kısıtlı. Şu an herkes evinde ama biz burada çalışıyoruz, üretim yapıyoruz. Herkes evinde ama biz üretmek zorundayız. Şu an şartlar bizi zorluyor ama eve gidince her şey bitiyor. Zaten biz dışarı çıkmıyoruz, kalabalık ortamlara girmiyoruz. Bu da avantajımız. Sera içinde de zaten çalışma alanlarımız mesafeli” ifadelerine yer verdi. Sıcak havada yüzünden terler akan Perihan Çetin, "Hava sıcakta olsa çalışıyoruz. Üretiyoruz, kazanıyoruz. Çok zor oluyor sıcak havada çalışmak ama mecburuz" dedi.

Haberler
25 Nisan 2021 - 12:11
Jeotermal kaynaklı seralar kadınlara ekmek kapısı oluyor

Jeotermal kaynaklı seralar kadınlara ekmek kapısı oluyor

Doğu Anadolu Bölgesinin en doğusunda yer alan Ağrı’nın Diyadin ilçesinde bulunan Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesinde var olan jeotermal enerjinin kullanılmasıyla önem kazanan seracılık, vatandaşların iş bulmak için farklı illere göç etmesinin önüne geçerken, bölgede yaşayan birçok kadına da ekmek kapısı oluyor. Hava sıcaklığının sıfırın altında 35 dereceye kadar düşmesine rağmen domates üretiminin yapıldığı seraların sıcaklığı ise jeotermal kaynaklar ile sağlanıyor. “Kadınları iş hayatına dahil ediyoruz“ Jeotermal kaynaklarla beslenen seralarda üretilen domateslerin iç pazarlama ile Türkiye’nin birçok iline gönderildiğini söyleyen Ziraat Mühendisi Yasemin Kaya, sera sayesinde bölgede iş bulmakta zorluk yaşayan kadınlara iş istihdamının sağlandığını belirterek, “12 ay boyunca üretim yapılmakta burada. Hava sıcaklığı kışın eksi 35 dereceleri buluyor. Ona rağmen otomasyon sistemine bağlı olarak gerçekleştirdiğimiz iklimlendirme ve sulamayı istediğimiz şekilde tutturabiliyoruz burada. Sadece içeride çalışan 40’a yakın personelimiz var. Kadın istihdamı sağlamak için çok sayıda kadın çalışanımız da var. Özellikle doğu bölgesinde kadınlar iş konusunda biraz sıkıntı yaşıyor. Sera bu nedenle kadınlar açısından da güzel bir yer. Kadınları iş hayatına dahil ediyoruz. Topraksız tarım yapıyoruz. Topraklı tarım olduğu zaman üretim alanının biraz daha kısa tutulması gerekiyor. Sıcaklıkta jeotermal kaynaklardan sağlanıyor. Yılda bin 700’e kadın tonaj elde etmekteyiz. İç pazarlama gerçekleştiriyoruz. İstanbul, Ankara, Mersin bazen de Antalya’ya kadar da domates gönderdiğimiz oluyor” ifadelerine yer verdi. “Kendimizi ve memleketimizi geliştirme noktasında çok iyi bir iş yapıyoruz” Bölgenin kalkınması için jeotermal kaynaklı seraların büyün önem taşıdığını vurgulayan işçilerden Vahapcan Çetin, bu sayede iş için farklı illere giden vatandaş sayısında da düşüş yaşandığını belirterek, “Küçük bir memlekette böyle büyük bir üretimin yapılması her zaman önemli. İstihdamın sağlanabilmesi de bizim için önemli. Bizim memlekette böyle büyük bir sera olmasaydı kesinlikle İstanbul ve İzmir gibi yerlerde çalışırdık. Yani bu imkanlar olduğu için gerçekten mutluyuz. Bu memlekette çalışmak bizim için gerçekten iyi oldu. Ailemize yardımcı olabiliyoruz. Kendimizi ve memleketimizi geliştirme noktasında çok iyi bir iş yapıyoruz” dedi.

Haberler
23 Nisan 2021 - 09:40
Seralarda yetişiyor aşevinde pişiriliyor

Seralarda yetişiyor aşevinde pişiriliyor

SAKEM Emek şubesinde her gün 23 aileye 50 kişilik ücretsiz yemek gönderiliyor. Safranbolu Belediyesi seralarında yetiştirilen ürünler yemeklerde kullanılıyor. Kentte desteğe ihtiyacı olan aileler tespit edilerek, aşevinde pişirilen yemekler günde 2 öğün olacak şekilde hazırlanarak sefer taslarına konularak ailelerin evlerine bırakılıyor. Bu uygulamadan, maddi durumu yeterli olmayan ve sağlık sorunları sebebiyle yemek pişiremeyen aileler ve kimsesi olmayan ihtiyaç sahibi kişiler faydalanabiliyor. Düzenli aralıklarla gıda mühendislerinin kontrolünden geçen yemek çeşitleri, ailenin sağlık durumu dikkate alınarak hazırlanıyor.  Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, sosyal belediyecilik anlayışıyla Safranbolu’da yaşayan vatandaşların yanlarında olmaya devam edeceklerini ve pandemi tedbirleri kapsamında aşevinde yemeklerin pişirildiğini belirtirken, ‘’Bizler vatandaşımızın temel ihtiyaçlarını öncelikli tutan bir belediyecilik anlayışıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz. İlçede bulunan ihtiyaç sahibi ailelerimize hizmet veren ekibimiz, her sabah saat 10.30’da yola çıkarak öğle saatlerine kadar yemekleri ihtiyaç sahiplerinin evlerine kadar ulaştırıyor. Burada pişen yemeklerimizin çoğu kendi seralarımızda ürettiğimiz, çeşitli sebzeler ve kış için hazırladığımız ürünlerden oluşuyor. Aşevinde bayan aşçılar tarafından yapılan yemeklerin hijyen kuralları içinde pişirilmesi sağlanıyor. Çalışanlar; galoş, bone, eldiven ve önlüklerini giymeyi de ihmal etmiyor ’’dedi. 

Haberler
04 Kasım 2020 - 13:24
Koronavirüs tedbirleri Türkiye'nin günlük sera gazı emisyonunu azalttı

Koronavirüs tedbirleri Türkiye'nin günlük sera gazı emisyonunu azalttı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, ülkelerin ekonomik gelişimini olumsuz etkileyen ve binlerce insanın hayatına mal olan koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirler, hava kalitesinin artmasının yanında çevrenin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağladı. Dünya genelinde Kovid-19 ile mücadele kapsamında alınan tedbirler, kömür ve petrol talebinin düşmesini sağladı. Buna göre, ilk çeyrekte kömür talebi geçen yıla oranla yüzde 8 oranında, küresel petrol talebi de yaklaşık yüzde 5 oranında düştü. Koronavirüs ile mücadele kapsamında seyahat kısıtlamaları, sınırların ve iş yerlerinin kapanmasına yönelik tedbirler, kişisel araç kullanımı ve hava yolculuğunun da azalmasını sağladı. Küresel ekonomik faaliyetler üzerindeki kısıtlamalar nakliye için akaryakıt kullanımında ciddi oranda azalmaya sebep oldu. Nükleer santrallerinden elde edilen üretim özellikle Avrupa ve ABD'de ciddi oranda azalırken, doğal gaz talebinde de geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 2'lik düşüş yaşandı. - KÜRESEL YILLIK ENERJİ TALEBİ YAKLAŞIK YÜZDE 1,5 AZALDI Koronavirüse karşı alınan önlemler ve yapılan kısıtlamalar nedeniyle haftalık enerji talebi Çin'de yüzde 15, Avrupa'da yüzde 17, tam karantina uygulayan Hindistan’da ise yüzde 30 oranında azaldı. Tüm ülkelerde uygulanan kısıtlamalarla küresel yıllık enerji talebi yaklaşık yüzde 1,5 oranında azaldı. Bu düşüş yılın ilk çeyreğinde geçen yıla oranla yüzde 3,8 olarak gerçekleşti. Dünya genelinde seyahatlerin sınırlandırılması ve diğer kısıtlamalar sebebiyle fosil yakıtların kullanımının azalması sonucunda sera gazı emisyonlarında da ciddi oranda düşüş yaşandı. Sera gazı emisyonları 2019 yılına göre 2020 başından itibaren pandemi sebebiyle azalmaya başladı. Dünya genelinde 6 Ocak 2020'de 0,1 olan günlük sera gazı emisyonu azaltımı oranı, 7 Nisan 2020 tarihine gelindiğinde yüzde 17,3 seviyelerine ulaştı. Türkiye'de ise 21 Ocak 2020 tarihinde yüzde 0,8 (9,510 ton karbondioksit) olan günlük sera gazı emisyonu azaltımı, 30 Nisan 2020 tarihi itibarıyla yüzde 17,4 (210, 429 ton CO2) oldu.

Haberler
02 Haziran 2020 - 14:38